Etiket: Ukrayna krizi

  • Batılı liderlerden Rusya’ya ortak yaptırım mesajı; Ukrayna, NATO’dan net takvim istedi

    Batılı liderlerden Rusya’ya ortak yaptırım mesajı; Ukrayna, NATO’dan net takvim istedi


    Rusya-Ukrayna krizinin devam ettiği dönemde Münih Güvenlik Konferansı’nda bir araya gelen Batılı liderler, Moskova’nın işgal planına ‘yaptırımlarla’ sert yanıt vereceklerini duyurdu. Kiev yönetimi de NATO’ya üyelik için Ukrayna’ya “net takvim verilmesi” çağrısı yaptı.

    ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda, ABD’nin müttefikleriyle Moskova’ya “büyük ve eşi görülmemiş ekonomik bedel” ödeteceğini söyledi.

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD, İngiltere ve Kanada ile Rusya’ya karşı olası mali yaptırımlardan oluşan “sağlam ve kapsamlı bir paket” hazırladıklarını duyurdu.

    Bu arada Fransa ve Almanya, vatandaşlarına Ukrayna’yı acil terk etmeleri çağrısı yaparken, Alman havayolu şirketi Lufthansa, Kiev ve Odesa uçuşlarını durdurma kararı aldı.

    “Ulusal sınırlar zorla değiştirilmemeli”

    Almanya’da düzenlenen 58. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı’da konuşan Harris, “Ulusal sınırlar zorla değiştirilmemelidir” işgal durumunda “Rusya’nın finans kurumlarını ve kilit sektörlerini hedef alcağız” ifadesini kullandı.

    Avrupa güvenliğinin geleceğinin doğrudan tehdit altında olduğunu söyleyen Harris, “Avrupa güvenliğinin temeli Ukrayna’da doğrudan tehdit altında.” dedi. NATO’yu dünyanın en büyük askeri ittifakı olarak niteleyen Harris, ABD’nin NATO’nun 5. maddesine bağlılığının sağlam ve kutsal olduğunu kaydetti.

    ABD kuvvetlerinin Ukrayna’da savaşmayacaklarını yineleyen Harris, “Ekonomik tedbirlerle de durmayacağız. Doğu kanadındaki NATO müttefiklerimizi daha da güçlendireceğiz.” diye konuştu.

    Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Tarih henüz yazılmadı. Rus hükümetinin her an seçebileceği bir çıkış var. Onlara ortak mesajımız çok açık. Bu ölümcül hatayı yapmayın. Birliklerinizi geri çekin, konuşalım.” dedi.

    Rusya’ya yönelik yaptırımlar enerjiyi de kapsayacak

    Konferansta konuşan AB Komisyonu Başkanı Leyen, “Kremlin’in karanlık bir geçmişten gelen tehlikeli düşüncesi Rusya’nın müreffeh geleceğine mal olabilir” ifadesini kullandı.

    Moskova’ya yaptırımların enerji alanını da kapsadığını belirten Leyen, Rusya’nın saldırması durumunda, Rus ekonomisi için finansal piyasalara erişimi sınırlandıracağız. Rusya’nın ekonomisini modernize etme ve çeşitlendirme ihtimalini durduracak ihracat kontrolleri empoze edeceğiz” dedi.

    Von der Leyen, “Bugün itibarıyla Rusya’nın gaz arzını tamamen kesmesi halinde bile kışı rahat geçirebiliriz. Orta ve uzun vadede yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmada kararlıyız. Bu, Avrupa’nın stratejik enerji bağımsızlığını artıracaktır.” diye konuştu.

    Zelensky’den NATO ve Türkiye mesajı

    Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelensky, Münih’teki zirvede ülkesinin NATO üyeliği için “açık ve ulaşılabilir” bir zaman çizelgesi verilemesi çağrısında bulundu.

    Ukrayna’yı “Avrupa’nın Rusya’ya karşı kalkanı” olarak nitelendiren Zelensky, “Ülkemiz 8 yıl boyunca dünyanın en büyük ordularından birini geride tuttu. Bu nedenle daha fazla uluslararası desteği hak ediyoruz.” diye konuştu.

    Rusya ile yaşadıkları gerilime ilişkin askeri çatışma yerine diplomatik çözüm istediklerini belirten Zelensky, “Önümüzdeki haftalarda, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) üyelerinin yanı sıra Avrupa, Almanya ve Türkiye’nin katılımıyla bir zirve düzenlenmesini öneriyorum.” ifadesini kullandı.

    Rusya’nın Ukrayna sınırına yığdığı birliklerini geri çekmesi şartıyla yaptırımlara duyulan gereksinimin ortadan kalkacağını vurgulayan Zelensky, “Bombardıman gerçekleştikten sonra yaptırımlara ihtiyacımız yok.” dedi.

    Almanya ve Fransa’dan vatandaşlarına ‘Ukrayna’yı acil terk edin’ çağrısı

    Almanya ve Fransa’nın dışişleri bakanlıkları yayınladıkları mesajda vatandaşlarından Ukrayna’yı ‘derhal’ terk etmesini istedi.

    Almanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna’ya bir Rus saldırısı olması durumunda Almanya vatandaşlarını destekleme imkanının sınırlı olduğu belirtildi.

    Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin Ukrayna sınırında Rus askeri birliklerin varlığı ve hareketleri nedeniyle arttığı aktarılan açıklamada, “Askeri çatışma her an için mümkündür.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın duyurusunda da Rus askerlerinin Ukrayna sınırına yığılmasıyla oluşan gerginlik nedeniyle Ukrayna’nın kuzey ve doğu sınır bölgelerine gidilmemesi ve burada bulunanların derhal ayrılması tavsiye edildi.

    Fransız vatandaşlarından Ukrayna’yı terk etmeleri, bu ülkeye yapılması planlanan ve zorunlu olmayan seyahatlerin ertelenmesi istendi.

    Lufthansa, Kiev ve Odesa uçuşlarını askıya aldı

    Alman hava yolu şirketi Lufthansa, 21 Şubat’tan itibaren Kiev ve Odesa uçuşlarını askıya alacağını bildirdi.

    Ülkeyi terk etmek isteyenler için uçuşların cumartesi ve pazar günleri için planlandığı belirtilen açıklamada, “Yolcularımızın ve mürettebat üyelerimizin güvenliği en büyük önceliğimizdir” denildi.

    21-28 Şubat arası iptal edilecek uçuşların geleceğiyle ilgili kararın daha sonra değerlendirileceği kaydedildi.

    Şirket, Ukrayna’nın batısındaki Lviv şehrine hizmet vermeye devam edeceğini bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden’dan Rusya’ya hem uyarı hem diplomasi çağrısı

    Biden’dan Rusya’ya hem uyarı hem diplomasi çağrısı


    ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’ya, Ukrayna’ya saldırması durumunda ABD’nin buna sert karşılık vereceği uyarısında bulundu, Ukrayna krizinin çözülmesi için de diplomasiye her türlü şansın verilmesi gerektiğini söyledi.

    ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da Ukrayna krizine ilişkin son gelişmeleri değerlendirdiği bir basın açıklaması yaptı.

    Ukrayna ve Rusya arasındaki gerginliğin başından beri ABD’nin açık ve net olduğunu belirten Biden, “ABD her ne olursa olsun hazırlıklı. Avrupa’da barış ve istikrarı geliştirmek için ortak ve müttefiklerimizle, Rusya ile diplomasiye hazırlıklıyız. Aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasına da hazırlıklıyız ki bu hala yüksek bir olasılık.” ifadelerini kullandı.

    ABD’nin her zaman diplomasiden yana olduğunu dile getiren Biden, “Diplomasinin başarıya ulaşması için ona her türlü şansı vermeliyiz.” diye konuştu.

    Biden, Rusya Savunma Bakanlığının bazı birliklerin Ukrayna sınırını terk ettiğini bildirdiğini anımsatarak, “Bu iyi bir haber olur ancak Rus askeri birimlerinin ana üslerine döndüğünü henüz teyit etmedik. Bizim analistlerimiz Rusların hala tehdit edici bir konumda olduğunu belirtiyor.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO: Rusya’nın Ukrayna sınırlarında güçlerini azalttığına dair işaret görmedik

    NATO: Rusya’nın Ukrayna sınırlarında güçlerini azalttığına dair işaret görmedik


    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya’nın bazı birliklerinin geri döndüğü açıklaması üzerine, Ukrayna sınırlarında güçlerin azaldığına dair işaret görmediklerini söyledi.

    Stoltenberg, yarın başlayacak ve iki gün sürecek NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulundu.

    Rusya Savunma Bakanlığının tatbikatlar kapsamında görevlerini tamamlayan bazı askeri birliklerin, bağlı bulundukları üslere dönmeye başladıklarını duyurduğunu hatırlatılan Stoltenberg, “Şu ana kadar sahada herhangi bir gerileme görmedik. Ukrayna sınırlarında Rus askeri personelinin azaldığına dair herhangi bir işaret görmedik.” ifadelerini kullandı.

    Stoltenberg, “Ancak Rusya’nın yaptıklarını ve Moskova’dan gelen ve temkinli bir iyimserlik sağlayan, diplomatik çabalara devam etme istekliliğine ilişkin işaretleri izlemeyi ve yakından takip etmeyi sürdüreceğiz.” dedi.

    Geçen bahardan bu yana sahada hareket halinde güçler gördüklerini, bu hareketin “gerçek bir gerilimi azaltmayı” temsil etmediğini vurgulayan Stoltenberg, Rusya’nın birlikleri çekse de ekipmanı geride bıraktığının ve bunun çok hızlı şekilde takviye edebilir olduğunun altını çizdi.

    Stoltenberg, “Görmemiz gereken şey, birliklerin ciddi ölçüde geri çekilmesi ve bu sırada geride ağır teçhizat bırakmamasıdır.” şeklinde konuştu.

    Rusya’dan çekilme açıklaması

    Rusya Savunma Bakanlığı, tatbikatlar kapsamında görevlerini tamamlayan bazı askeri birliklerin, bağlı bulundukları üslere dönmeye başladıklarını duyurdu.

    Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya’nın Güney ve Batı Askeri Bölgelerindeki bazı birliklerin tatbikat kapsamındaki görevlerinin tamamlandığını belirtti.

    Söz konusu birliklerin bağlı bulundukları garnizonlara döndüğünü kaydeden Konaşenkov, “Söz konusu birlikler demir yolu ve kara yolu ile bağlı bulundukları garnizonlara dönmek için gerekli yüklemeleri yapmaya başladı.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya ile Belarus arasında ortak askeri tatbikat başladı

    Rusya ile Belarus arasında ortak askeri tatbikat başladı


    Rusya ile NATO arasında gerginliğin devam ettiği bir dönemde Rusya’nın Belarus topraklarında planladığı ortak askeri tatbikat bugün başladı.

    Rusya-Belarus askeri güçlerinin denetlenmesinin yapılacağı Müttefik Kararlılığı 2022 ortak askeri tatbikatı 20 Şubat tarihlerine kadar sürecek.

    Belarus Silahlı Kuvvetlerinin bazı askeri birliklerinin de yer alacağı tatbikata, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin de Doğu Askeri Bölgesi’ne bağlı askeri birlikleri katılıyor.

    Rusya, askeri tatbikat için Belarus’a 2 S-400 hava savunma füze sistemi gönderdi. S-400’lerin yanı sıra Pantsir-S hava savunma füze sistemleri ve 12 Rus Su-35 savaş uçağı da tatbikatta görev alacak.

    Tatbikatlar Belarus topraklarında yer alan Obuz-Lesnovskiy, Osipoviçskiy, Brestskiy, Gojskiy, Domanovskiy poligonları ve Baranoviç, Luninets, Lida, Maçulişçi askeri hava üslerinde gerçekleşecek.

    Katılan personel sayısı, silah ve teçhizat sistemleri ile ilgili parametrelere göre tatbikatın 2011 Viyana Belgesi kapsamında bildirime tabi olmadığı bildirilmişti.

    Rus Genelkurmay Başkanı Gerasimov Belarus’a gitti

    Belarus Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’un tatbikatı yerinde takip etmek üzere Belarus’a ulaştığı bildirildi.

    Belarus ve Rusya devlet başkanlarının kararlarına uygun olarak tatbikatın ocak ayında başlayan birliklerin denetlenmesinin son aşaması olduğu kaydedilen açıklamada, “Tatbikatın uygulandığı süre boyunca, savunma operasyonu yürütme, dış saldırıları bastırma ve püskürtme, ayrıca terörle mücadele ve Birlik Devleti’nin çıkarlarını koruma görevlerini yerine getirmesi planlanmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

    Aralık 2021’de Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Belarus’un batı ve güney sınırlarında ortak askeri tatbikat yapılması konusunda anlaşmaya varmıştı.

    Ukrayna krizi ile birlikte Rusya ile NATO arasında gerginliğin had safhada olduğu bir dönemde Rusya ve Belarus’un NATO ve Ukrayna sınırları yakınında ortak tatbikat yapacak olması eleştirilere neden oluyor. Özellikle Baltık ülkeleri ile Polonya ve Ukrayna yapılacak bu tatbikattan rahatsızlıklarını açıkça belirtiyor.

    Ukrayna Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov da Belarus-Rusya ortak askeri tatbikatının yapılacağı 10-20 Şubat tarihlerinde ülkesinde paralel bir tatbikat yapacağını duyurmuştu

    Ukrayna tatbikatlarda, Bayraktar insansız hava araçları, Javelin ve NLAW tanksavar sistemlerini kullanacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan: ‘Topraklarımıza daha fazla NATO askeri girmesine izin vermeyeceğiz’

    Macaristan: ‘Topraklarımıza daha fazla NATO askeri girmesine izin vermeyeceğiz’


    Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, ülkesinin Ukrayna kriziyle ilgili topraklarına daha fazla NATO askeri kabul etmeyeceğini söyledi.

    Bakan’ın euronews’e yaptığı açıklama, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Polonya ve Romanya’ya fazladan asker gönderdiği, Almanya’nın ise Litvanya’daki asker sayısını artırdığı sırada geldi.

    Bu durumu başından beri kabul etmediklerini söyleyen Szijjarto, “Hayır, bunu kabul etmedik ve kabul etmeyeceğiz çünkü ülke topraklarında zaten NATO’nun askerleri var, yani Macar ordusu ve Macar silahlı kuvvetleri, güvenliği garanti altına almak için uygun durumdalar. Bu yüzden Macaristan topraklarında ek birliklere ihtiyacımız yok” ifadelerini kullandı.

    “Taraflar en kötü senaryodan kaçınmak için temaslarını sürdürmeli”

    ABD, Avrupa ve Rusya’yı Ukrayna kriziyle ilgili “en kötü senaryodan” kaçınmak için temaslarına devam etmeye çağıran Szijjarto, bir çatışma çıkması durumunda “en büyük kaybedenin” Orta Avrupa olacağını vurguladı.

    Krizin Soğuk Savaş dönemini ve “yıllarca çekilen acıları” hatırlattığını ifade eden Bakan, “Bu yüzden bu zamanların geri gelmesini istemiyoruz” dedi.

    “Soğuk Savaş ruhunun bile geri dönmesini önlemek için uluslararası toplumu elinden gelenin en iyisini yapmaya çağırıyoruz” diyen Macar diplomasisinin lideri, tarih bize ne yazık ki çok net bir şekilde, ne zaman bir Doğu-Batı çatışması olsa Orta Avrupa ülkelerinin kaybettiğini gösterdi. Artık kaybeden olmak istemiyoruz”

    “Rusya’ya yaptırımlar başarısız”

    Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler Moskova’yı, Ukrayna’ya yapılacak herhangi bir askeri müdahalenin, cezalandırıcı ekonomik yaptırımlar da dahil olmak üzere Rusya için “büyük” sonuçları olacağı konusunda uyardı.

    Ancak Szijjarto, Rusya’nın Kırım’ı yasadışı bir şekilde ilhak ettiği ve doğu Ukrayna’daki ayrılıkçıları desteklemeye başladığı 2014’ten beri yaptırımlara maruz kaldığına işaret ederek bu tür önlemlerin “işe yaramadığına” inandığını söyledi.

    “Yaptırımlar işe yaramıyor. Başarısızlar” diyerek sözlerine devam eden Dışişleri Bakanı, yaptırımların yürürlüğe girmesinden beri Almanya ile Rusya Federasyonu arasındaki ticaretin arttığına dikkat çekti.

    Aynı yorumu geçen hafta Rusya ziyaretinde bulunan Başbakan Viktor Orban da yapmıştı. Orban Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile düzenlediği ortak basın toplantısında AB yaptırımlarının “Macaristan’a Rusya’dan daha fazla zarar verdiğini” söylemişti.

    Tüm üye ülkeler tarafından onaylanması gereken AB yaptırımları 2014’ten beri düzenli olarak yenileniyor. En son ocak ayında uzatılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çijov: Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceği korkusu, Batı’nın ‘blöfü’ ve ‘histerik’ tepkisi

    Çijov: Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceği korkusu, Batı’nın ‘blöfü’ ve ‘histerik’ tepkisi


    Rusya’nın Avrupa Birliği Daimi Temsilcisi Vladimir Çijov, Moskova’nın Ukrayna’yı işgal etme korkusunun Batılı ülkeler tarafından yayılan bir “blöf” ve “histerik bir mesaj” olduğunu söyledi.

    “Rusya’nın ne Ukrayna’yı ne de başka bir ülkeyi işgal etme planı var.” diyen Çijov, “herhangi bir farklılığın diplomatik yollarla çözülebileceğine” inandıklarını kaydetti.

    Rusya ile Batı arasında Ukrayna konusunda diplomatik görüşmeler yoğun şekilde devam ediyor. Rusya, Ukrayna sınırına binlerce asker yığarken, ABD, Avrupa’ya konuşlanmaya hazır askerleri yüksek alarma geçirerek yanıt verdi. Savaş şimdi her zamankinden daha mı yakın?

    Son gelişmeleri Rusya’nın Avrupa Birliği Daimi Temsilcisi Vladimir Çijov ile konuştuk.

    Efi Koutsokosta, Euronews:

    “En açık soruyla başlayayım. Rusya, Ukrayna’yı işgal etmeye hazır mı yoksa olanların hepsi bir blöf mü?”

    Vladimir Çijov, Rusya’nın Avrupa Birliği Daimi Temsilcisi:

    “Bu bir hazır olma durumu değil. Rusya’nın ne Ukrayna’yı ne de başka bir ülkeyi işgal etme planı var. Bu, Rusya’da değil, şu anda bu histerik mesajı Avrupa ve dünya çapında yayan ülkelerde yaratılmış bir blöf.”

    Euronews:

    “Histerik mesaj, dediniz. Ancak Rusya’nın Ukrayna sınırında saldırı silahları ve sistemlerini atış mesafesinde ilk konuşlandırdığı da bir gerçek. Bu, ülkenin egemenliğine doğrudan bir meydan okuma değilse, nedir?”

    Vladimir Çijov:

    “NATO’nun Rusya sınırları boyunca ne kadar çok saldırı silahı konuşlandırdığına şaşıracaksınız. Askeri üsler falan demiyorum. Hatta buna istatistik olarak şunu da ekleyebilirim, örneğin geçen yıl Karadeniz bölgesinde Rusya sınırları boyunca gerçekleşen uçuşların sayısı yüzde 60 arttı.”

    Euronews:

    “NATO’nun bunu yaparak güvenliğiniz için ciddi bir tehdit oluşturduğunu görüyorsunuz, ancak bunu yaptınız. Ukrayna sınırına binlerce asker yığdınız. Şimdi Rusya için tehlikeli olan ne?”

    Vladimir Çijov:

    “Rusya’nın ulusal güvenliği Rusya’nın çıkarıdır. Rusya’nın ABD ve NATO ülkeleriyle son 30 yılda üzerinde anlaşmaya varılan bir dizi taahhüdü yasal olarak bağlayıcı bir biçimde kağıda dökecek bir anlaşma taslağı için girişimde bulunmasının nedeni bu. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonraki günlerde NATO doğuya doğru genişlemeyeceğine dair söz vermişti. O zamanki ABD dışişleri bakanının deyimiyle, doğuya doğru ‘bir inç bile’ gidilmeyecek. O zamandan beri, NATO’nun doğu yönünde beş kadar genişleme dalgasıyla karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla bugün bazı insanlar Rusya’nın NATO’ya yaklaşmasından endişe duymasına karşılık, şunu söyleyebilirim, Rusya, NATO’ya değil, NATO, Rusya’ya yaklaşıyor.”

    Euronews:

    “Ancak Rusya, sizin de söylediğiniz gibi, NATO’nun doğuya doğru genişlemesine son vermek ve Ukrayna’nın ittifaka katılma emellerini fiilen sona erdirmek de dahil olmak üzere taleplerini sundu. Ama bu eski Sovyet etki alanlarını yeniden yaratma girişimi değil mi? Yapmaya çalıştığınız şey bu mu?”

    İstanbul’da kabul edilen Avrupa Güvenlik Şartı hatırlatması

    Vladimir Çijov:

    “Hayır, aslında son haftalarda ve aylarda ister ABD’den, ister NATO’dan, hatta Avrupa Birliği’nden olsun Batı’dan duyduklarımız, tüm bağımsız ve egemen ülkelerin kendi güvenlik düzenlemelerine sahip olma hakkı ilkesinin bir tekrarı ve NATO’nun kapıları herkese açık. Ama 1999’da İstanbul’da üzerinde anlaşmaya varılan formülün ikinci kısmını her zaman atlıyorlar. Avrupa Güvenlik Şartı’ndan alıntı yapabilirim: ‘Her katılımcı devlet eşit güvenlik hakkına sahip. İttifak anlaşmaları da dahil olmak üzere, her devletin güvenlik düzenlemelerini seçme ve değiştirme özgürlüğüne sahip olma hakkını yeniden teyit ediyoruz.’ NATO’nunki gelişmedi, dahası, ‘her devletin tarafsızlık hakkı da var. Katılımcı devletlerin her biri, bu bağlamda diğerlerinin haklarına saygı gösterecek ve güvenliklerini diğer devletlerin güvenliği pahasına güçlendirmeyecek.”

    Euronews:

    “Ukrayna’nın ittifaka katılma arzusu ya da diğer ülkelerin Sovyet sonrası demokrasi arzusu sizin ulusal güvenliğinize, Rusya’nın güvenliğine bir tehdit mi diyorsunuz?”

    Vladimir Çijov:

    “Herhangi bir güvenlik ittifakına katılmaya yönelik arzu ve plan, komşu olan diğer ülkelerin ulusal güvenlik çıkarlarını dikkate alma konusunda orantılı olmalı. NATO’nun açık kapı politikası, sanki NATO bir boşluğun ortasındaymış gibi, sanki NATO’nun etrafında kimse yokmuş gibi formüle edilmiş.”

    Euronews:

    “Yani askeri gerginlik de dahil olmak üzere tüm seçenekler masada mı?”

    Vladimir Çijov:

    “Nükleer savaş değil.”

    Euronews:

    “Bunu bilmek iyi. Ama herhangi bir askeri tırmanış, herhangi bir Ukrayna işgali…”

    Vladimir Çijov:

    “Biz diplomasiye inanıyoruz. Avrupa’da ve Atlantik ötesindeki muhataplarımızın, herhangi bir farklılığın diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğine dair aynı ilkeye bağlı kalmalarını umuyorum.”

    “Kuzey Akım 2 boru hattı biterse Rusya gazı nereye satacağını bulacaktır”

    Euronews:

    “Herhangi bir askeri gerilim, örneğin Kuzey Akım 2 boru hattının varlığını riske atıyor. Bunu gerçek bir risk olarak görüyor musunuz ve Rusya bunun olmasına izin verebilir mi?”

    Vladimir Çijov:

    “Biliyorsunuz, sorun sadece Kuzey Akım 2 değil, Avrupa güvenliğiyle ilgili genel durum. 1975’te Helsinki’de hepimizin öngördüğü Avrupa güvenlik sistemi.”

    Euronews:

    “Kuzey Akım 2 boru hattından bahsetmediniz. Bu projenin bir darbe alması konusunda endişeli misiniz?”

    Vladimir Çijov:

    “Bence ilk endişelenecek olan Avrupalı tüketiciler olmalı, çünkü onlar nispeten ucuz ve bol Rus gazı olmadan yaşamak zorunda kalacak ve evlerini ısıtmak için başka yollar bulmak zorunda kalacaklar. Kış henüz bitmedi.”

    Euronews:

    “Ama aynı zamanda Rusya için milyarlarca euroluk devasa bir maliyet olacak.”

    Vladimir Çijov:

    “Rusya, gazını nereye satacağını bulacaktır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı Biden’dan Ukrayna işgaline karşı Putin’e ‘kişisel yaptırım’ tehdidi

    ABD Başkanı Biden’dan Ukrayna işgaline karşı Putin’e ‘kişisel yaptırım’ tehdidi


    ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yaptırım uygulayabileceğini söyledi.

    Biden, başkent Washington’da küçük bir işletmeye yaptığı ziyaret esnasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Bir gazetecinin “Ukrayna’yı işgal ederse Putin’in kendisine yaptırım uygular mısınız?” sorusuna Biden, “Evet” yanıtını verdi.

    Biden, NATO’nun Doğu kanadındaki ülkelerin korunması için 8 bin 500 Amerikan askerinin alarmda beklediğini ve bu askerlerin bir kısmının yakın zamanda Avrupa’ya hareket edebileceğini belirterek, “Hiçbir NATO ülkesinin korkmasına gerek yok, NATO olarak biz onların savunmasına geleceğiz.” dedi.

    Olası bir Ukrayna işgalinin Rusya için ekonomik sonuçları olacağını belirten Biden, “Ukrayna’ya Amerikan askeri ya da NATO askeri yerleştirme planımız yok.” diye konuştu.

    Biden, Putin’i de işgalin bedelinin “çok ağır” olacağı konusunda uyardığını vurgulayarak, “Ona eğer Ukrayna’ya sınıra yığdığı tüm askerleri ile girerse bunun 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük işgal olacağını söyledim. Bu durum tüm dünyayı değiştirir.” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna krizinde taraflar ne istiyor?

    Başını ABD’nin çektiği Batı bloku ile Rusya, Ukrayna konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Ukrayna sınırına 100 bin asker yığan Rusya’yı ‘işgal planı’ yapmakla suçlayan Batı, yaptırımla tehdit ediyor. ‘İşgal’ iddiasını kabul etmeyen Rusya ise Ukrayna’nın NATO’ya alınmaya çalışıldığını ve bunun kendisi için bir ulusal güvenlik tehdidi olduğunu belirtiyor.

    Moskova, krizin aşılması için ABD ve NATO’dan güvenlik garantileri istiyor. Moskova’nın Ukrayna’nın NATO’ya alınmayacağına dair istediği garanti ise kabul edilmedi. İki taraf arasında yapılan doğrudan görüşmeler sonuçsuz kaldı.

    NATO, Rusya’nın yazılı istediği güvenlik garantilerine bu hafta içerisinde yanıt verecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna krizi: NATO’nun genişlemeyeceğine dair yazılı yanıt isteyen Lavrov bir hafta süre verdi

    Ukrayna krizi: NATO’nun genişlemeyeceğine dair yazılı yanıt isteyen Lavrov bir hafta süre verdi


    Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Batılı ülkelerden NATO’nun doğuya doğru genişlemeyeceğine dair yazılı bir yanıt talep etti ve bunun için bir hafta süre verdi.

    Moskova’da düzenlediği basın toplantısında “Artık sabrımız kalmadı” diyen Lavrov kibirle hareket eden Batı’yı yükümlülüklerini ve sağ duyuyu ihlal ederek gerilimi arttırmakla suçladı. Lavrov Washington ve NATO’dan önümüzdeki haftaya kadar yazılı bir yanıt beklediklerini kaydetti.

    Rusya, NATO’dan Ukrayna ve diğer eski Sovyet ülkelerine kapsayacak şekilde genişlememesini ve bu bölgelere asker göndermemesini talep ediyor.

    Washington ve müttefikleri Moskova’nın bu talebini kesin bir dille reddediyor. Taraflar arasında bu hafta gerçekleştirilen yoğun diplomatik trafiğin ardından NATO kapısının yeni üyelere açık kalacağını vurguladı.

    Görüşmelerin tıkandığını bildiren Rusya ise Ukrayna sınırına yığdığı 100 bin asker ve silahı geri çekmesi konusundaki Batı’nın taleplerine karşı çıkıyor. Rusya toprakları içinde istediği yere asker konuşlandırabileceğini belirtirken, Batılı ülkeler bu askeri yığınağın Ukrayna’yı işgal amacı taşıdığını savunuyor.

    2014’te Kırım’ı ilhak eden Rusya, komşusunun topraklarını işgal etmek gibi bir niyeti bulunmadığını ifade ediyor, ancak Ukrayna ve eski Sovyet cumhuriyetlerinin NATO’ya üye kabul edilmesini kırmızı çizgi olarak tanımlayarak bu çizginin aşılmaması konusuna uyarıyor.

    Rusya’dan “ani tatbikat” açıklaması

    Rusya Savunma Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada “doğu Sibirya ve uzak doğudaki askerlerin uzak mesafelere konuşlandırıldıktan sonra görevlerini yerine getirmek için ne derece hazır olduklarını ölçmek üzere ani bir tatbikatın bir parçası olarak hareketlendirildiklerini açıkladı.

    Bakanlık ülkenin ulaşım alt yapısının değerlendirilmesine özel bir önem verileceği vurgulandı ve ayrıca tatbikat kapsamında birliklerin gerçek mermi ile atış gerçekleştireceği kaydedildi.

    Öte yandan Ukrayna’da aralarında Dışişleri Bakanlığı’nın da bulunduğu birçok devlet kurumunun internet sitesini hedef alan geniş çaplı bir siber saldırı meydana geldiği bildirildi. Avrupa Birliği, saldırıyı kınadı ve Ukrayna’ya teknik yardım destek sözü verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’den Rusya’ya uyarı: Ukrayna’ya karşı provokasyon ve saldırının ciddi sonuçları olur

    AB’den Rusya’ya uyarı: Ukrayna’ya karşı provokasyon ve saldırının ciddi sonuçları olur


    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Ukrayna’ya karşı herhangi bir provokasyon ya da saldırının ciddi sonuçları olacağı uyarısında bulundu.

    Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba ve diğer yetkililerle görüşmek üzere başkent Kiev’e giden Borrell, görüşme öncesinde açıklama yaparak Rusya’ya mesajlar verdi.

    Polonya haber ajansına mülakat veren Borrell “AB Ukrayna’nın en yakın ortağıdır ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tamamen destekliyoruz” diye konuştu.

    Borrell çabalarının Ukrayna sınırında oluşan krizi yatıştırmak üzere uluslararası hamlelerin bir parçası olduğunu belirtti.

    Rusya’nın haftalardır Ukrayna sınırına on binlerce asker ve silah yığdığı bilgisi Batı’da Rusya’nın Ukrayna’ya karşı bir işgal hazırlığında olduğu endişesi yaratıyor. Gelişmeler 2014’te Rusya’nın Krırım’ı ilhak ettiği ve Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı gruplara destek vermeye başladığı dönemdeki olayları çağrıştırıyor.

    Rusya ise bu iddiaları reddederek Ukrayna’nın Rusya yanlısı ayrılıkçıların elindeki toprakları geri almak için bölgeye asker göndermekle suçluyor. Rusya gerilimin azaltılması için Batı’dan adım bekliyor ve Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyesi olmayacağına dair Batı’dan garanti istiyor.

    Gözler NATO-Rusya toplantısında

    NATO ve Rusya 12 Ocak’ta bir görüşme planlıyor. Ukrayna krizini görüşmek için Brüksel’de yapılacak toplantıda NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifak üyelerinin büyükelçileri ve üst düzey Rus yetkililer bir araya gelecek. Toplantıya Rusya adına Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Riyabkov’un katılması bekleniyor.

    Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya arasında bir süredir yürütülen görüşmelerin sonuncusu dün İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirildi.

    ABD Başkanı Joe Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında da bir süredir telefon diplomasisi yaşanıyor. İki lider arasında 30 Aralık’ta yapılan görüşme sonrasında Biden Moskova’nın Ukrayna’ya girmesi durumunda ağır bedel ödeyeceklerini söylediğini ifade etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Amerikalı temsilciler: Putin Ukrayna’yı işgal etmeden ön yaptırımlarla caydırılsın

    Amerikalı temsilciler: Putin Ukrayna’yı işgal etmeden ön yaptırımlarla caydırılsın


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi üyeleri Ukrayna sınırında askeri yığınak yapan Rusya’ya karşı ön yaptırımlar getirilmesi ve Kiev’e silah gönderiminin genişletilmesi çağrısında bulundu.

    Ukrayna’yı ziyaret eden eski ordu kökenli üç temsilci, ziyaret sonrasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ciddi bir saldırı arayışında olduğu kanaatine vardıklarını belirtti.

    Demokrat Partili temsilcilerden Seth Moulton gazetecilere yaptığı açıklamada Putin’i kışkırtmaktan çok caydırmaya odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer Putin işgal ederse, NATO’nun bu konuda ne yapacağını tartışmak için önümüzdeki haftalarda toplanacağını değil, beş dakika sonra otomattan içecek almakta zorlanacağını bilmesini isterim” ifadelerini kullandı.

    ABD Başkanı Joe Biden geçen hafta Putin’le yaptığı görüşmede Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi halinde “bugüne kadar görülmemiş” yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını belirtmişti.

    “Yaptırımlar şimdiden dayatılmalı”

    Cumhuriyetçilerde Mike Waltx ise ABD’nin istikrarsızlaştırmaya yönelik yaptırımları şimdiden dayatması gerektiğini savundu. Waltz, “Bence işgalden sonra sert bir eylem yapılacağı taahhüdü Putin’in planlarını fazla değiştirmeyecektir” dedi.

    Demokrat Ruben Gallego ise kanlı ve uzun süreli bir savaşın Putin’in liderliği için varoluşsal bir tehdit olacağını kaydederek Ukrayna’nın bu açıdan Putin’i caydırması gerektiği görüşünü dile getirdi.

    Üç temsilci de Biden gibi Amerikan askerlerinin bölgeye gönderilmesi fikrini reddetti.

    Baerbock, Lavrov ile Ukrayna krizini görüştü

    Öte yandan, Almanya’nın yeni Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’la telefonda görüştü. Görüşmeye ilişkin Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan sosyal medya üzerinden paylaşılan bilgide Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ihlal edilmemesi gerektiği belirtildi.

    Ayrıca Normandiya formatında ilerlemeye ihtiyaç duyulduğu belirtilen görüşmede, genç Ruslara vizesiz seyahat ve hidrojen alanında iş birliğinin de tartışıldığı kaydedildi.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı ise görüşmede, “Rusya ve Almanya’nın Avrupa’da ve dünyada güvenlik ve istikrar için birlikte çalışması gerektiğinin” vurgulandığını ve Rusya’nın Ukrayna’nın asla bir NATO üyesi olmayacağına dair güvence verilmesi talebini yinelendiğini belirtti.

    Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ülkesinde NATO’ya karşı ‘tam bir güvensizlik’ olduğunu kaydederek Ukrayna krizine siyasi ve diplomatik bir çözüm bulunamaması halinde Avrupa’ya orta menzilli nükleer füzeler yerleştirmek zorunda kalabileceklerini belirtmişti.

    Ukrayna, ülkenin doğusunda ayrılıkçı Ruslarla çatışmaların yaşandığı Donbass bölgesi sınırı yakınlarında Rusya’nın yüzbine yakın asker ve çok sayıda ağır silah yığarak bu bölgeyi işgal etme hazırlığında olduğunu ileri sürüyor, Rusya ise böyle bir niyetinin olmadığını, ancka bu bahaneyle Batı’dan silah depolayan Ukrayna’nın silahlı çatışma ile işgal altındaki toprakları geri alma arzusunda olduğunu iddia ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***