Etiket: Türkiye İşçi Partisi – TİP

  • Hala tahliye edilmeyen vekil Can Atalay: İki ihtimal var

    Hala tahliye edilmeyen vekil Can Atalay: İki ihtimal var



    Hukuk tarihine adını bir ‘skandal’ olarak yazdıran Gezi davası kapsamında Nisan 2022’den bu yana tutuklu bulunan ve geçtiğimiz ay Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili seçilmesine rağmen halen tahliye edilmeyen avukat Can Atalay, gelişmeleri T24’ten Candan Yıldız‘a değerlendirdi. 

    Cezaevinden halen çıkamamasıyla ilgili olarak iki ihtimal olduğunu dile getiren Atalay, şunları kaydetti:

    “Birincisi yargıda birileri siyasal iktidarın işaretini bekliyor ve siyasal iktidar bu konuda henüz bir karar veremedi. İkincisi ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dosyanın bütün ile ilgili ‘tebliğname’ öncesinde bir işlem yapmama eğiliminde. Bu da hukuka aykırıdır kanımca, içtihat çok açık. Üstelik Hatay’da yapılacak çok iş var ve iradesinin yok sayılarak ‘beklemeye alınması’ dayanaksızdır.”

    Yıldız’ın soruları ve Atalay’ın bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

    – 28 Mayıs akşamı televizyondan mı takip ettiniz seçim sonuçlarını? Hatay’dan seçildiğiniz bilgisini nasıl öğrendiniz? Yorumunuz tepkiniz duygunuz ne oldu?

    14 Mayıs akşamı erken sayılabilecek bir vakitte arkadaşım Timur Soykan’ın Halk TV’de ‘haberi’ vermesi ile öğrendim. Ama sevinemedim. Kilit soruna Cumhurbaşkanlığı seçimi olan bir rejimde sevinilecek bir hâl yoktu. 28 Mayıs’ta önce bir ‘acaba’ dedik ama sonra manzara netleşti.

    – Bekliyor muydunuz seçilmeyi? Zira TİP ve Yeşil Sol Parti Hatay’da ayrı listelerden girdi…

    Açıkçası merak içindeydim. Hatay’dan gelen haberler hep çok olumluydu ancak ben hem ittifak içi durum nedeniyle hem de Hatay dışına çıkanların oy kullanımı ne oranda olacak bilemediğim için hep bir merak içindeydim.

    – Yeşil Sol ve TİP arasında liste tartışmasının artçılarını takip edebildiniz mi bilmiyorum ama, geriye nasıl bir muhasebe kaldı sizce?

    Emek ve Özgürlük İttifakı içinde yaşanan ‘liste tartışmaları’nda Hatay özel olarak ele alınmalı. Ben mahpustayken dışarıda olanlarla ilgili yorum yapmayacağım. ‘Muhasebe’ çıkınca gündemim olacak diye umuyorum.

    – Mazlumder’den de tahliye edilmeniz gerektiğini söyleyen bir açıklama geldi. Kamuoyunda da bu konuda bir farkındalık var. Ama diğer yandan yeni Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un Anayasa 14’e atfı var… Sizin tahliye edilip edilmemeniz yeni kabine için ne söyleyecek?

    Mazlum-Der açıklamasını sizin aracılığınızla öğrendim. Hukuken ve demokrasinin yanında durdukları için teşekkür etmeyi borç bilirim.

    Adalet Bakanı’nın açıklaması akla ziyandır. Üç ihtimal var: 1- Bakan Bey konu ile ilgili Anayasal durumu ve içtihatları bilmiyor. 2 -Biliyor ama doğruyu söylemiyor. 3- Yargıyı olmaz işleri oldurma yönlendirme çabası telaşı içinde.

    Bu üç ihtimal de birbirinden vahimdir. Bu tahliye siyasal iktidar açısından turnusol kağıdı niteliğindedir. Bir adım daha hukuki hiçbir dayanağı olmayan Gezi davasında insanlara zulmedilmeye de artık son verilmelidir.

    – Anayasa Mahkemesi ise, Adalet Bakanı’nın atıf yaptığı Anayasa 14. Madde ile ilgili daha önceki kararlarında “öngörülebilir ve belirlilik yok” demiş. Bakan sizce bu kararı bilmiyor olabilir mi?

    Bilmiyorsa üzücü ama öğrenebilir anlamına da gelir bu. Bir yönüyle de sevindirici olabilir. Ama biliyor da doğruyu söylemiyor ve yargıyı olmaz işlere yönlendirmeye çalışıyorsa yazık bu memlekete…

    – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da çağrıda bulundunuz. “Yasama meclisinin bir üyesinin hakları ihlal edilmekte, görevini yapması hukuka aykırı biçimde engellenmektedir, görevinizin size yüklediği sorumlulukla davranmanızı talep ediyorum” dediniz. Adalet Bakanı da “Yargıtay’dan gelecek cevaba göre TBMM hareket edecektir” dediniz. Kurtulmuş’un nasıl bir sınavı olduğunu düşünüyorsunuz?

    Numan Bey’in Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildiği seçimde ben de adaydım. Sonuçta -beklendiği üzere- Numan Bey seçildi. Numan Bey görevinin sorumluluğu ile davranacak mı davranmayacak mı? ‘Kilit altında’ bir milletvekili olan bir meclis nasıl ‘milli irade’den söz eder? Milli irade bölünebilir mi? Ne demokrasi ne de milli irade bölünemez.

    Mazbatanızın verilmesine rağmen, şu ana kadar tahliye edilmemenizi neye bağlıyorsunuz?

    İki ihtimal var. Birincisi yargıda birileri siyasal iktidarın işaretini bekliyor ve siyasal iktidar bu konuda henüz bir karar veremedi.

    İkincisi ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dosyanın bütün ile ilgili “tebliğname” öncesinde bir işlem yapmama eğiliminde. Bu da hukuka aykırıdır kanımca, içtihat çok açık. Üstelik Hatay’da yapılacak çok iş var ve iradesinin yok sayılarak “beklemeye alınması” dayanaksızdır. Ötesi Gezi davasını doğrudan ilgilendiren önceki Yargıtay kararı (Çarşı davası ile ilgili) ve Gezi davası ile ilgili istinafın önceki bozma kararında belirtilen “usuli nedenlerle” dahi dosyanın hiç gecikmeden bozulması zorunlu. Dosyada hiçbir sanıkla ilgili “cebir ve şiddet” iddiası daha olmayışını, delilsizliği, daha önce verilen beraat kararlarını muhalefet şerhini, AİHM kararı gibi çok sayıda “esastan bozma” nedenini bir an için unutarak bu “usuli bozma” nedenlerine işaret ediyorum.

    – Tahliye olduğunuz ilk gün planınız? Hemen Hatay’a mı gideceksiniz?

    Cezaevinden çıkar çıkmaz bulduğum ilk uçakla Hatay’a gideceğim.

    – Cezaevinde günleriniz nasıl geçiyor? Davalarını takip edebiliyor musunuz? Davacı ailelerden mektuplar alıyor musunuz?

    Sabah spor, sonra okuma/yazma, çok geçmeden avukat ziyaretleri başlıyor. Oralarda da yine okuma… Akşamları belki bir dizi, bir film yahut maç, sonra yine kısa bir spor sonra yine okuma… Bütün dosyalarımızla ile ilgili düzenli bilgi alıyorum. Sağ olsunlar ne Somalılar, ne Sakaryalılar ne Aladağlılar ne de Çorlulular ne de diğer müvekkiller hiç yalnız bırakmadılar.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Can Atalay’dan muhalefete Gezi davası eleştirisi: ‘Eksik kaldılar’

    Can Atalay’dan muhalefete Gezi davası eleştirisi: ‘Eksik kaldılar’



    Gezi davasında çıkan karar ile tutuklanan ve Türkiye İşçi Partisi’nden Hatay Milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmeyen Can Atalay, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    Cumhuriyet gazetesinden İklim Öngel’in sorularını yanıtlayan Atalay, “Yalnız kaldığınızı veya bırakıldığınızı hissettiğiniz zamanlar oluyor mu, neden?” sorusuna, “Kişisel olarak ailemden ve arkadaşlarımdan razıyım. Ama Gezi davası ile ilgili siyasal ve toplumsal muhalefetin çok önemli bir eksiklik yaşadığını artık söylemeliyim. Adına karar verilen mahkeme kararlarında ‘Türk milleti adına’ vurgusu ile meşruiyet kaynağı olarak işaret edilen yurttaşlar bu hukuksuzluğu kabul etmiyorlar. Sözcülük vazifesine talip olanların buna uygun davranması gerekiyor, daha fazla gecikmeden…” yanıtını verdi.

    TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, “Gezi Davası ile ilgili siyasal ve toplumsal muhalefetin çok önemli bir eksiklik yaşadığını artık söylemeliyim” diye belirtti.

    ‘KOMİSYON ÜYELERİNİ İLK TOPLANTI İÇİN SİLİVRİ’YE DAVET EDİYORUM’

    TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyelerini ilk toplantılarını yapmak üzere Silivri 9 Nolu Cezaevi’ne davet eden Atalay, “Adalet Bakanlığı bürokrasisinin bu konuda kendilerine izin vereceğini, zorluk çıkarmayacağını umuyorum. Eğer bir zorlukla karşılaşmaları durumunda, üyesi bulundukları parti genel başkanları ile görüşerek bu sorunu kararlılıkla aşacaklarına eminim” diye konuştu.

    “Özgür kaldığınızda yapmayı planladığınız ilk üç şey nedir?” sorusuna Atalay, “Bulduğum ilk araçla Hatay’a gideceğim. Hatay’dan hemen sonra Ankara’ya geçip, yemin edeceğim. Ailemle biraz vakit geçirdikten sonra yeni dönem planlaması için arkadaşlarımın mesaisine katılacağım”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TİP Milletvekili Can Atalay TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna asil üye olarak seçildi

    TİP Milletvekili Can Atalay TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna asil üye olarak seçildi



    Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna asil üye olarak seçildi. 

    Gezi davası nedeniyle 18 yıl hapse mahkum edilen Atalay, 14 Mayıs genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nden Hatay milletvekili seçildi. Atalay seçimin ardından yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen hala serbest bırakılmaması tepkilerle karşılanıyor. 

    TİP, tutuklu milletvekilini Meclis’te kurulacak İnsan Hakları Komiyonu’na da aday gösterdi. TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Atalay’ın komisyona asil üye olarak seçildiğini duyurdu. 

    Kadıgil, “Hatay Milletvekilimiz Can Atalay az önce Genel Kurulda TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna asil üye olarak seçilmiştir. TBMM Başkanlığı komisyonların birazdan toplanacağını söyleyip yerlerini açıkladı. İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Can Atalay HALA SİLİVRİ’de ESİR TUTULDUĞU için seçildiği komisyonun ilk toplantısına da katılamayacak” dedi. 


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emek ve Özgürlük İttifakı’ndan seçim değerlendirmesi: Her bileşen muhasebe yapacak

    Emek ve Özgürlük İttifakı’ndan seçim değerlendirmesi: Her bileşen muhasebe yapacak


     Emek ve Özgürlük İttifakı seçimlerin ardından ilk toplantısını Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi’nde yaptı. Partilerin eş genel başkanları ve başkanlarının katılmadığı koordinasyon toplantısında, HDP, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) temsilcileri yer aldı

    Koordinasyon seçimlerin değerlendirildiği toplantının ardından ortak açıklama yaptı. Açıklamada, “İttifakımızın varlık sebebi olan emekçilere ve halklarımıza olan sorumluluğumuzun bilinciyle hem seçim sürecine hem de seçim sonuçlarına ilişkin ilk değerlendirmeleri yaptık” ifadeleri yer aldı.

    ‘HEDEFLEDİĞİMİZ SONUÇLARI ALAMADIK’

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın her bir bileşeninin kendi değerlendirmelerini ittifakın diğer bileşenleriyle paylaştığı belirtilen ve “Emek ve Özgürlük İttifakı olarak seçimlerden hedeflediğimiz sonuçları alamadığımızı açık yüreklilikle ortaya koyduk” denilen açıklama şöyle devam etti: “Bundan sonraki süreçte eleştiri ve özeleştiri mekanizmalarını işleterek, bu dönemi bütün boyutlarıyla ele almak, tartışmak ve bundan gerekli sonuçları çıkarmak için ittifakı oluşturan her bileşenin bir seçim muhasebesi yapması gerektiği tespitinde bulunduk. Toplantımızda bir kez daha ortak toplumsal mücadelenin önemine dair güçlü bir irade açığa çıktı. Bu temelde, Emek ve Özgürlük İttifakı olarak halkların, ezilenlerin ortak mücadelesinin kıymetli olduğunu güçlü bir şekilde vurguluyoruz.” 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erkan Baş’tan Adalet Bakanı’na Can Atalay tepkisi: Hüküm varsa nasıl aday olabildi?

    Erkan Baş’tan Adalet Bakanı’na Can Atalay tepkisi: Hüküm varsa nasıl aday olabildi?


    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Gezi Davası’ndan tutuklu Hatay Milletvekili Can Atalay’ın tahliyesine ilişkin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un “Gezi davası anayasal düzenle alakalı bir konu. Anayasanın 14. maddesindeki dokunulmazlık kapsamı dışında olan dosyalardan” şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Baş, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Tunç’a;  “1- Kesinleşmiş hüküm yok, dosya Yargıtay’da. 2- Kesin hüküm olmadığına göre Anayasa 14 kapsamında olduğuna kim, nasıl karar veriyor? 3- Hüküm varsa nasıl aday olabildi ve seçildi? 4- Milletvekili değilse şu anda yapılan seçimde nasıl TBMM Başkanlığı’na aday olabiliyor?” diye sordu.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bugün TBMM’deki yemin töreninin ardından Atalay’ın tutukluluk durumu ile ilgili soru üzerine “Yargı süreci devam ediyor. TBMM Başkanlığı’na başvurular var. Bu başvurular neticesinde elbette ki o yargı süreciyle ilgili Meclis Başkanlığı gelen cevaplara göre hareket edecektir. Yargıtay’da şu anda hükümlü olarak dosyası devam ediyor ve hüküm verilmiş. Yargıtay’dan gelecek cevaba göre Meclis Başkanlığı hareket edecektir. Biliyorsunuz Gezi davası anayasal düzenle alakalı bir konu anayasanın 14. maddesindeki dokunulmazlık kapsamı dışında olan dosyalardan. Tabii ki bunun takdiri Meclis Başkanlığımız ile Yargıtay arasındaki yazışma sonrasında ortaya çıkacak hususlar” açıklamasını yaptı.

    TIKLAYIN | Adalet Bakanı’ndan Can Atalay açıklaması: Gezi davası dokunulmazlık kapsamı dışında

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Adalet Bakanı Tunç’un sözlerine Twitter hesabından yaptığı açıklamayla yanıt verdi. Baş, Twitter paylaşımına Tunç’un açıklamalarını da ekleyerek şunları ifade etti:

    “1- Kesinleşmiş hüküm yok, dosya Yargıtay’da. 2- Kesin hüküm olmadığına göre Anayasa 14 kapsamında olduğuna kim, nasıl karar veriyor? 3- Hüküm varsa nasıl aday olabildi ve seçildi? 4- Milletvekili değilse şu anda yapılan seçimde nasıl TBMM Başkanlığı’na aday olabiliyor?”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • “Can Atalay” açıklamasına hukukçulardan tepki: Adalet Bakanı’nın yaptığı, yargıyı etkileme teşebbüsü

    “Can Atalay” açıklamasına hukukçulardan tepki: Adalet Bakanı’nın yaptığı, yargıyı etkileme teşebbüsü


    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay’ın durumuyla ilgili konuştu. Tunç, Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay ile ilgili soruya ilişkin şunları söyledi:

    “Yargıtay’da şu anda hükümlü olarak dosyası devam ediyor ve hüküm verilmiş. Yargıtay’dan gelecek cevaba göre Meclis Başkanlığı hareket edecektir. Biliyorsunuz Gezi davası anayasal düzenle alakalı bir konu anayasanın 14. maddesindeki dokunulmazlık kapsamı dışında olan dosyalardan. Tabii ki bunun takdiri Meclis Başkanlığımız ile Yargıtay arasındaki yazışma sonrasında ortaya çıkacak hususlar.”

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un “Gezi davası anayasal düzenle alakalı bir konu anayasanın 14. maddesindeki dokunulmazlık kapsamı dışında olan dosyalardan” ifadesini hukukçular Gerçek Gündem’e değerlendirdi.

    Can Atalay’ın avukatı Deniz Özen, Adalet Bakanı’nın yaptığı açıklamanın kabul edilebilir yanının olmadığını söyledi. Özen, Bakan’ın yaptığı açıklamayı adil yargılamayı etkileyecek teşebbüs olarak değerlendirdi ve “Umarım hakimler bu teşebbüsün sonuç doğurmasına imkân vermezler ve bir an önce Can Atalay’ı tahliye ederler” dedi.

    ÖZEN: ADALET BAKANI’NIN AÇIKLAMASI TÜMÜYLE YANLIŞ

    Anayasa’nın 14’üncü maddesine göre Gezi Davası’nın anayasal bir suç kapsamında olduğunu söyleyen Adalet Bakanı’nın açıklamasının tümüyle yanlış olduğunu söyleyen Özen, Yargıtay Ceza Kurulu’nun çok yakın bir tarihte verdiği Cumhuriyet davasıyla ilgili bozma kararının olduğuna dikkat çekti:

    “Bu bozma kararı kritik önem taşıyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Ahmet Şık milletvekili seçildiği an itibariyle dosyanın kendisi yönünden durdurulması gerektiğini söyledi. Bunun yapılmamış olmasını da bozma sebebi saydı. Çünkü Ahmet Şık milletvekili seçildiği an itibariyle yasama dokunulmazlığına kavuştu ve dolayısıyla dosya o kişi yönünden durması gerekir dedi.”

    “ADALET BAKANI’NIN DOSYANIN TARAFI GİBİ GÖRÜŞ VERMESİ ANAYASA’NIN 138’İNCİ MADDESİNE AYKIRI”

    Adalet Bakanı’nın dosyanın tarafı gibi dosyanın esasına ilişkin bu şekilde görüş vermesinin Anayasa’nın 138’inci maddesine aykırı olduğunu belirten avukat Özen, Bakan’ın hiçbir şekilde görüş belirtmemesi gerektiğini ifade etti:

    “Anayasa’nın 138’inci maddesine göre hiçbir karar mercii sürmekte olan bir davayla ilgili talimat veremez, telkinde bulunamaz, görüş belirtemez. Ancak görüş bildiren kişi Adalet Bakanı. Yargıtay’daki hakimler idari olarak bu kişiye bağlılar ve Yargıtay’da sürmekte olan bir davayla ilgili hakimlere ‘bu şekilde karar verin’ diyor.”

    “HATALI VE YANLIŞ BİR HUKUKİ DEĞERLENDİRME”

    Adalet Bakanı’nın açıklamasında bahsettiği Anayasa’nın 14’üncü maddesinde muğlak bir tanımlama olduğunu belirten Özen, hangi suçların 14’üncü madde kapsamındaki suçlar olduğuna dair herhangi bir düzenlemenin olmadığını ifade etti.

    Hiçbir yargı makamının kendisini yasa koyucu ya da Anayasa Mahkemesi yerine koyarak 14’üncü maddedeki belirsizliği Anayasal hak ve özgürlükler aleyhine yorumlayamayacağını ifade eden Özen, “Hangi suç söz konusu olursa olsun Anayasa’nın 14’üncü maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılamayacağı söyleniyor. Dolayısıyla Adalet Bakanı’nın madde 14’e atıf yapıp dokunulmazlık kapsamı dışındadır demesi tümüyle hatalı ve yanlış bir hukuki değerlendirmedir” dedi.

    EMİNAĞAOĞLU: YARGITAY’IN SEÇMENİN DEMOKRATİK TALEBİNİ GÖZETMESİ GEREK

    Yargıçlar ve Savcılar Birliği’ni (YARSAV) kuran, Birliğin kurucu başkanlığını ve bir dönem de başkanlığını yapan Ömer Faruk Eminağaoğlu, “Anayasa’nın 83. maddesi milletvekillerinin dokunulmazlığını anlatırken der ki, 14. maddesinin konusuna giren bir soruşturma varsa burada dokunulmazlık hükümlerinden yararlanamaz. Anayasa’nın 14. maddesi bu kapsamın dışındadır. Can Atalay’ın, 14 Mayıs öncesi yargılaması başladığı için dokunulmazlığa girmiyor. Yargıtay’ın seçmenin demokratik talebini gözeterek bu tartışmaya son vermesi, bu dosyayı bir an önce karara bağlaması gerekiyor” diye konuştu.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adalet Bakanı Tunç’tan Can Atalay açıklaması: Gezi davası dokunulmazlık kapsamı dışında

    Adalet Bakanı Tunç’tan Can Atalay açıklaması: Gezi davası dokunulmazlık kapsamı dışında


    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay‘ın durumuyla ilgili konuştu. Tunç, “Yargıtay’dan gelecek cevaba göre Meclis Başkanlığı bir karar verecektir” dedi.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay ile ilgili soruyu yanıtladı. Atalay’ın Gezi davasından tutuklu olduğunu hatırlatan Tunç, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Yargı süreci devam ediyor. TBMM Başkanlığı’na başvurular var. Bu başvurular neticesinde elbetteki o yargı süreciyle ilgili Meclis Başkanlığı gelen cevaplara göre hareket edecektir. Yargıtay’da şu anda hükümlü olarak dosyası devam ediyor ve hüküm verilmiş. Yargıtay’dan gelecek cevaba göre Meclis Başkanlığı hareket edecektir. Biliyorsunuz Gezi davası anayasal düzenle alakalı bir konu anayasanın 14. maddesindeki dokunulmazlık kapsamı dışında olan dosyalardan. Tabii ki bunun takdiri Meclis Başkanlığımız ile Yargıtay arasındaki yazışma sonrasında ortaya çıkacak hususlar.”

    HUKUKSUZ ŞEKİLDE SİLİVRİ’DE TUTULUYOR

    Gezi Parkı davası nedeniyle 25 Nisan 2022 tarihinden bu yana tutuklu olan avukat Can Atalay, Türkiye İşçi Partisi (TİP) listelerinden girdiği seçimde Hatay’dan milletvekili seçildi. Atalay, seçimlerin üzerinden günler geçmesine rağmen halen keyfi olarak Silivri’de tutuluyor.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Özgür Özel: Can Atalay Çarşamba’ya kadar tahliye edilip yemin etmeli

    CHP’li Özgür Özel: Can Atalay Çarşamba’ya kadar tahliye edilip yemin etmeli


    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) milletvekili seçilen Gezi tutuklusu Can Atalay’ın hâlâ tahliye edilmemesiyle ilgili, “TBMM’nin 30. Başkanı’nın 7 Haziran Çarşamba günü seçilmesi öngörülmektedir. Can Atalay’ın çarşambaya kadar tahliye edilip yemin etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde Meclis Başkanlığı seçimi sakatlanacaktır ve seçilecek olan Meclis Başkanı’nın meşruiyeti tartışmaya açılabilecektir” dedi. 

    Özel, TİP Hatay Milletvekili Atalay’ın hâlâ tutuklu olması ve Meclis’te yemin edememesiyle ilgili basın açıklaması yaptı. 

    Özel, şunları kaydetti:

    “14 Mayıs seçimlerinin ardından oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarına bir milletvekili eksiğiyle 2 Haziran Cuma günü gerçekleştirilen ant içme töreniyle başlamıştır. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay, seçilmesine karşın, tahliye edilmemiş olması nedeniyle milletin vekâletini üstlenme görevine başlayamamıştır.

    Ülkemiz ‘tutuklu milletvekili’ gerçeğiyle yargının alabildiğine siyasallaştırıldığı Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında tanışmıştır. Can Atalay’ın halen tutuklu olması ülkemizin demokrasiye ve adalete olan ihtiyacında yıllardır milim ilerleme sağlanamadığını göstermektedir. Can Atalay’ın tahliye edilmemiş ve dolayısıyla görevine başlayamamış olması, sadece kendisinin ve partisinin değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ve TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partilerin sorunudur.

    Hâlihazırda tartışmalı ve siyasallaşmış bir yargı kararıyla tutuklu bulunan Can Atalay’ın millet iradesine rağmen tahliye edilmemiş olmasını kabul etmiyor, anayasaya aykırı bu tutumdan bir an önce geri dönülmesini talep ediyoruz.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 30’uncu Başkanının 7 Haziran Çarşamba günü seçilmesi öngörülmektedir. Can Atalay’ın çarşamba gününe kadar tahliye edilip yemin etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde Meclis Başkanlığı seçimi sakatlanacaktır ve seçilecek olan Meclis Başkanı’nın meşruiyeti tartışmaya açılabilecektir.

    Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay’ın Anayasa’nın 83’üncü maddesine rağmen tahliye edilmemesi, hukuk devleti ilkesinin çiğnenmesi yanında geçen her gün yeni bir hak gaspına neden olmaktadır. Soma’da, Çorlu’da, Hendek’te mağdurların ve adaletin yanında durmuş olan Can Atalay bir an önce tahliye edilmelidir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TİP Hatay milletvekili Can Atalay hâlâ tutuklu… “Sadece TİP’lilerin ve Hatay halkının değil tüm Türkiye’nin sorunudur bu”

    TİP Hatay milletvekili Can Atalay hâlâ tutuklu… “Sadece TİP’lilerin ve Hatay halkının değil tüm Türkiye’nin sorunudur bu”


    SERBEST GÖRÜŞ – Gezi Parkı davası nedeniyle 25 Nisan 2022 tarihinden bu yana tutuklu olan avukat Can Atalay, 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde Hatay’da Türkiye İşçi Partisi (TİP) listesinden girdiği seçimlerde, 76 bin oy alarak milletvekili oldu.

    Atalay, 14 Mayıs Genel Seçimi’nin üzerinden günler geçmesine rağmen halen tahliye edilmedi. Atalay, 2 Haziran’da yapılan Meclis yemininde kürsüye çağırıldı ancak yemin edemedi.

    Yemin töreninde Atalay’ın ismi okunduğunda TİP İstanbul milletvekili Sera Kadıgil “Silivri’de esir tutulduğu için şu anda yemin edemiyor” diye seslendi.

    Atalay’ın hukuka aykırı olarak halen tahliye edilmemesi yargının iktidar eliyle ne kadar siyasallaştırıldığını da bir kez daha gözler önüne serdi.

    Atalay’ın günler geçmesine rağmen halen tahliye kararının Yargıtay’da bekletilmesine ilişkin Gerçek Gündem’e değerlendirmede bulunan TİP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Hakan Güneş, “Siyasi bir karar çerçevesinde tahliye talebimizi beklettiklerini görüyoruz” dedi.

    “YARGITAY GÖREVİNİ YERİNE GETİRMİYOR”

    Anayasa’nın 83’ün maddesini hatırlatan Güneş, “Bizim yaklaşımımız şu: Anayasa’nın açık hükmü var. 83’üncü Maddesi çok açıkça diyor ki, seçimden önce veya sonra bir milletvekili Meclis kararı olmaksızın, sorguya çekilemez, tutuklanamaz, yargılanamaz. 83’üncü Madde çerçevesinde Yargıtay savcısının derhal bu konuyu işleme koyması ve tahliyeyi gerçekleştirmesi gerekir.

    Bizim gördüğümüz şey şu an Anayasal bir kurum olan Yargıtay’ın şu an görevini yerine getirmediği” ifadelerini kullandı.

    “ANAYASAL DÜZENLEMEYE İTİRAZDIR BU”

    Atalay’ın tahliye edilmeme sürecine ilişkin TİP olarak üç şeye dikkat çekmek istediklerini belirten Güneş, “Üç şeye dikkat çekmeye çalışıyoruz. Bir tanesi, seçme seçilme hakkına ilişkin durum. Seçilmiş bir milletvekilinin görevini yapması gerekiyor. Duruma uygun şekilde tahliye edilmesi gerekiyor” dedi.

    Güneş, açıklamasında ‘kişi hürriyetinin engellenmesine’ dikkat çekerek, diğer konuyu ise şöyle açıkladı:

    “İkincisi, halkın iradesine saygısızlık, Anayasal düzenlemeye itirazdır bu. Milletvekili seçilmiş ve görevini yapamamaktadır. Dolayısıyla oylarıyla seçildiği halkı temsil edememektedir. Bunu engelleyen bir durum söz konusudur. Halkın iradesine bir saygı bekliyoruz. Bu konuda bir kampanya yapmaya çalışıyoruz.

    Zaten tutuksuz yargılanabileceği halde, çünkü Yargıtay’da dosyası sürüyor. Kişi hürriyetinin engellenmesidir bu milletvekili olarak da birey olarak da.

    Üçüncüsü de, çok büyük bir felaket yaşamış olan Hatay halkını, Hatay’ın yeniden inşası noktasında Can’ın halkına verdiği söz var, halkın Can’a verdiği bir görev var. Bu başlıkları öne çıkaracak şekilde bir kampanya başlattık.”

    ALADAĞ’DAN SOMA’YA, ÇORLU TREN KATLİAMI’NDAN HENDEK’E BİRÇOK DAVANIN AVUKATI

    Atalay’ın TİP milletvekili olmasının yanı sıra, kamuoyunu ilgilendiren birçok davanın da avukatı olduğuna dikkat çeken Güneş, Atalay’ın Meclis’e girmesinin Aladağ, Soma, Hendek, Çorlu Tren Kazası, Gezi’de hayatını kaybeden yurttaşların da sesinin taşınması anlamına geleceğini söyledi. Güneş konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Can’ın Türkiye İşçi Partisi milletvekili olması önemli ama aynı zamanda Can, birçok davanın avukatı. Aladağ, Soma, Hendek, Çorlu Tren Kazası, Gezi’de kaybettiğimiz insanların davaları…  gibi… Bütün buralardaki insanların sözünün taşınması anlamını da taşıyor. Bu topluluklarla beraber, hukukçularla, Hataylılarla beraber bir kampanya yürüyoruz. Daha belirgin hale gelecek bu.”

    “SEÇİMİN ARDINDAN TÜRKİYE’NİN NE YÖNDE İLERLEYECEĞİNİN GÖSTERGESİ OLACAK”

    Atalay hakkında verilecek olan kararın, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından Türkiye’nin ne yönde ilerleyeceğinin de göstergesi olacağının altını çizen Güneş, sözlerini şöyle noktaladı:

    “Kanunlara uyulacak mı yoksa kanuna aykırı siyasi kararlarla bir dönem mi devam edecek, bunun da çok önemli bir göstergesi olacak. Bu bakımdan, sadece Can’a oy vermiş seçmenin, Hataylıların, Türkiye İşçi Partililerin sorunu değil bu. Türkiye’nin bir meselesi ve davasıdır bu aynı zamanda. Tüm toplumun ses vermesi için elimizden geleni yapacağız ve bunu göstermeye çalışacağız.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Can Atalay’ın avukatı Evren İşler: ‘‘Cezaevinde bulunduğu her dakika haksız alıkoyma niteliğinde’’


    Can Atalay’ın avukatı Evren İşler: ‘‘Cezaevinde bulunduğu her dakika haksız alıkoyma niteliğinde’’



    Can Atalay, Gezi Parkı’na AVM yapılması adına girişime karşı kurulan Taksim Dayanışması’nın avukatlığını üstlendi. Daha sonra Gezi Davası’nda sanık olarak davaya dahil edilerek gözaltına alındı. Atalay, yargılandığı iki davadan beraat etti. Ancak daha sonra tekrar açılan ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla yargılandığı davanın 25 Nisan 2022’de görülen duruşmasında 18 yıl hapis cezası aldı.

    MECLİS’TE YEMİN TÖRENİ YAPILACAK ATALAY HALA HAPİSTE

    Bugün Meclis’te, yeni seçilen milletvekillerinin yemin töreni yapılacak. Ancak Hatay TİP 1. sıradan aday gösterilen Can Atalay milletvekili seçildi. Milletvekili mazbatasını da alan Atalay’ın tahliye edilmesi için Yargıtay’a başvuru yapıldı ancak hala hapishanede tutuluyor.

    AVUKAT EVREN İŞLER: ‘‘CAN ATALAY’IN CEZAEVİNDE BULUNDUĞU HER DAKİKA HAKSIZ ALIKOYMA NİTELİĞİNDEDİR’’

    Gerçek Gündem’e konuşan Can Atalay’ın avukatı Evren İşler, müvekkilinin hapiste tutulmasının hem seçme hem de seçilme hakkı açısından hak ihlali olduğunu belirtti:

    ‘‘Mazbatanın alındığı gün, geçen hafta çarşamba itibarıyla Yargıtay’a başvurumuzu yaptık. Yargıtay’a yapmamızın sebebi dosyanın şu an Yargıtay’da olması. Hangi mahkeme önündeyse o mahkemeye başvuru yapılması gerekiyor. Durma kararı ve tahliye kararı verilmesi gerekir derhal. Bunun aksine davranış, net şekilde hukuka aykırıdır. Bu konuyla ilgili olarak daha önceden verilmiş Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararları var. Bütün kararların ortak noktası Milletvekilinin tutuklu olması halinin hem milletvekili açısından hem millet açısından hak ihlali olduğunu saptamış durumda.’’

    İşler, depremden çıkmış Hatay halkının ortaya koyduğu siyasi iradenin yok sayıldığını vurguladı. Atalay’ın ‘alıkonulduğunu’ anlatan İşler, şöyle konuştu:

    ‘‘Çünkü seçme seçilme hakkı birbiriyle bakışımlı, karşılıklı haklar. Seçilme hak olduğu kadar seçme de hak vardır. Şu haliyle depremden çıkmış Hatay halkının gösterdiği, ortaya koyduğu siyasi iradenin yok sayılması anlamına geliyor Can Atalay’ı tutuklu olmaya devam ettirilmesi. Anayasada açıkça düzenlenmiş milletvekili dokunulmazlığı açısından Can Atalay’ın cezaevinde bulunduğu her dakika haksız alıkoyma niteliğindedir.’’

    MECLİS’TE PROTESTO

    Atalay’ın tahliye edilmemesi üzerine, Meclis’te kendisine verilen odanın girişine Can Atalay’ın fotoğrafı asıldı.

    MİLLETVEKİLİ DOKUNULMAZLIĞI NEDİR?

    Milletvekili yasama dokunulmazlığı, seçimden sonra ya da önce bir suç işlediği iddia edilen milletvekilinin meclis kararı çıkmadıkça, sorguya çekilmemesi, tutuklanamaması ve yargılanamamasıdır.

    Yasama dokunulmazlığının temel amacı, milletvekilinin görevini her türlü kuşkudan uzak olarak yapmasını sağlamak ve suç işlediği düşüncesiyle görevinden geçici de olsa uzaklaşmasını önlemektir.

    1982 Anayasası kararına göre;

    “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***