Etiket: Türkiye İşçi Partisi – TİP

  • TKP ve SMF’ye eleştiri: TİP’in ardından bir parti daha Maçoğlu’na kapıları kapattı

    TKP ve SMF’ye eleştiri: TİP’in ardından bir parti daha Maçoğlu’na kapıları kapattı



    Geçtiğimiz 10 yıl boyunca, adını Ovacık’ta ve Tunceli’de duyuran Fatih Mehmet Maçoğlu, 31 Mart Yerel Seçimlerinde İstanbul Kadıköy’den aday oldu.

    Partisi SMF’nin TKP ile yaptığı ortaklık ile Kadıköy’den aday olan Maçoğlu’na, TİP destek vermeyeceğini açıklamıştı.

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Bize herhangi bir şey sorulmadı. Telefonla bile nezaketen görüşümüz alınmadı. Daha önce Hatay’ın Defne ilçesi belediye başkanlığı için de aynı şeyi yaptılar. Ön almak istiyorlar, Maçoğlu’na karşı değiliz ama yaptıkları hiç şık değil” diyerek Kadıköy’den aday çıkaracaklarını açıklamışlardı.

    Emek ve Özgürlük İttifakı ve DEM Parti bileşenlerinden SODAP(Sosyalist Dayanışma Platformu), Maçoğlu’nun adaylığını desteklemeyeceklerini duyurdu.

    TKP’nin tavrını ve SMF’yi eleştiren SODAP’ın açıklaması şöyle:

    “Dersim Belediye Başkanı Maçoğlu’nun TKP listesinden Kadıköy Belediye Başkanlığı’na aday olmasına SODAP olarak destek vermeyeceğiz.Bu girişimi, TKP’nin “CHP’den ve DEM Parti’den bağımsız bir sol odak inşa etme” olarak formüle ettiği gerici politik tutuma meşruiyet kazandırmaya yönelik bir hamle olarak değerlendiriyoruz. Türkiye devrimci komünist hareketinin doğuş konağı olan tarihsel TKP’nin ismini kullanmayı bir politik oportunizmle başarmış bir grup olma dışında kendisini bütünüyle anti-devrimci, anti-enternasyonalist bir konuma yerleştirmiş olan bir hattın temel olarak Kemalizmle ve dolayısıyla CHP’yle bir derdinin olmadığı ortadadır. Bu taktiğin gerici içeriği Kürt Özgürlük Hareketiyle Türkiye Devrimci Hareketi arasında gelişen stratejik tarihsel ittifakın karşısında konumlanmayı temel zemin olarak tarif etmiş olmasıdır.

    ‘KAYPAKKAYA’NIN TAKİPÇİLERİNİN BU GİRİŞİMDE ROL ALMASI İSE ÇOK DAHA ŞAŞIRTICIDIR’

    Sol Kemalizmin bu güncel yorumunun çeşitli düzen içi mihraklardan destek ve onay alabilmek adına böylesi bir hatta demirlemesi kendisi açısından makuldür ancak devrimci hareketin desteğini hak eden hiçbir öz barındırmamaktadır. Sol Kemalizmin kendisini “sosyalist-komünist odak” olarak lanse etmeye, enternasyonalist devrimci hareketi neredeyse “sola” dışarlak bir varlık olarak tarif etmeye çalışma cüretinin komünistler açısından başat bir ideolojik mücadele başlığı olması gerekirken kimi devrimci geleneklerin bu tutuma meşruiyet kazandırma çabaları anlaşılmazdır. Teorik mirasının belki de en önemli boyutu, eksik ve abartılı yönlerine rağmen öncü bir Kemalizm eleştirisi olan Kaypakkaya’nın takipçilerinin bu girişimde rol alması ise çok daha şaşırtıcıdır. Bu tabloyu devrimci ve sosyalist hareketlerimizin içinde bulunduğu krizin güncel ve absürt bir tezahürü olarak okumaktayız. SODAP olarak faşizme karşı devrimci demokrasi güçlerinin en geniş birlikteliğini savunmaya devam edeceğiz. Ancak bu kararlılığımız, halk güçleri arasında karşıtlıkları derinleştirmeyi temel düstur edinmiş girişimleri gözü kapalı destekleyeceğimiz anlamına gelmemektedir. Yaşasın İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği ve Eşitliği! Yaşasın Devrimci Dayanışma!”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TİP’ten ‘Gökhan Zan’ açıklaması

    TİP’ten ‘Gökhan Zan’ açıklaması



    Halk TV programcısı İsmail Küçükkaya, Aralık ayında İYİ Parti’den istifa eden Gökhan Zan’a TİP’ten Hatay adaylık teklifi götürüldüğünü iddia etmişti.

    TİP’TEN AÇIKLAMA

    14 Mayıs’ta yapılan genel seçimlerde İYİ Parti’nin Hatay 2’nci sıra milletvekili adayı olan Gökhan Zan’ın Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olacağı iddiasına ilişkin açıklama yaptı.

    Gazete Pencere’den Ersan Kınık’a açıklama yapan TİP Basın Bürosu, Gökhan Zan’a adaylık götürüldüğüne ilişkin iddiaları yalanladı.

    Açıklamada “Ortada somut bir adaylık teklifi yok, önümüzdeki günlerde Genel Başkanımız Erkan Baş, Hatay’ın durumuna dair genel bir fikir almak ve değerlendirme yapmak için kendisini aradı. Önümüzdeki günlerde de yüz yüze görüşmeyi planlıyorlar” denildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tutuklu milletvekili Can Atalay’dan mektup: Benim için TBMM bu hücredir

    Tutuklu milletvekili Can Atalay’dan mektup: Benim için TBMM bu hücredir



    Gezi Davası kapsamında halen Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, Anayasa Mahkemesi’nin hakkında iki kez hak ihlaline hükmetmesine rağmen Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararı uygulamamasına tepki gösterdi.

    Tutuklu milletvekili Can Atalay'dan mektup: Benim için TBMM bu hücredir - Resim : 1

    ‘TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BURASIDIR, CEZAEVİDİR’

    Atalay’ın konuya ilişkin mektubu, avukatları tarafından yönetilen kişisel X hesabından yayınlandı.

    Atalay mektubunda “Bulunduğum 20 metrekarelik hücreden çıkıp Mecliste yemin etmem, siyaset yapmam istenmiyor. Hatay halkı için çalışmam engelleniyor. Engelleri aşmak gerekiyor. O halde artık benim için Türkiye Büyük Millet Meclisi burasıdır, cezaevidir, bu hücredir” ifadelerini kullandı.

    Can Atalay şunları kaydetti:

    “Demokrasi ve hukukun üstünlüğü için endişe duyarak Anayasa Mahkemesinin verdiği kararların uygulanması beklendiği halde uygulanmadı. Oysa; Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararları temel insan hak ve özgürlüklerin, demokrasi ve hukuk devletinin geleceğini belirleyen kararlardır. Anayasa Mahkemesi kararları hakkımda verilmiş olsa dahi; sahip çıkılması gereken demokrasidir, insan haklarıdır, hukuk devletinin ve hukukun üstünlüğüdür.

    Tartışılan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olan bir milletvekilinin özgürlüğüdür. Ancak asıl mesele vatandaşların seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma hakkına sahip çıkabilmektir. Asıl meselemiz demokrasi ve hukukun üstünlüğü olmalıdır.

    Hangi şartlar altında olursa olsun bu sorumluluğu yerine getirmek topluma olan borcumdur.

    Bulunduğum 20 metrekarelik hücreden çıkıp Mecliste yemin etmem, siyaset yapmam istenmiyor. Hatay halkı için çalışmam engelleniyor.

    Engelleri aşmak gerekiyor.

    O halde artık benim için Türkiye Büyük Millet Meclisi burasıdır, cezaevidir, bu hücredir.

    Dün olduğu gibi bugün de Anayasa’nın uygulanmasını savunuyorum.

    Hukukun egemen olması için başta Hataylılar olmak üzere hepimiz için mücadele vermeyi sürdürüyorum, sürdüreceğim.

    Yolumuza devam ederken Hatay’da yitirdiklerimizin davasını üstleneceğimizi, 6 Şubat depremleri ile yerle bir olan Hatayı hep birlikte ayağa kaldırmak için canla başla çalışacağımızı, insan canını imar rantı içerisinde bir maliyet kalemi olarak görenlere ve insanımızı bu yıkıma mahkûm eden anlayışa karşı mücadele edeceğimizi söylemiştik.

    Keyfiliğin sonucunun otoriterliktir. 100 yılını arkada bırakan Cumhuriyetimiz, ancak demokratik hukuk devletinin kurallarıyla daha da ileri taşınabilir.

    Sözümüz, sözdür.

    Yolumuzdan dönmeyeceğiz.

    Karşı karşıya olduğumuz tehlikelerin farkındayız. Yöneticilerin keyfiliğine, hukuksuzluğuna karşı çıkan bütün yurttaşlarımızı, yan yana duruşumuz ve dayanışmamız kurtaracaktır.

    Bu nedenle; hangi mahkeme kararının ne zaman ve ne şekilde uygulanacağını, uygulanıp uygulanmayacağını bir kenara bırakmanın vaktidir. Mücadele ve dayanışmayı sürdürmeye devam etmenin zamanıdır.

    Bir kez daha söylüyorum: mevcut durum ve önüme çıkarılabilecek hiçbir engel, beni Hatay halkına karşı olan sorumluluğumu yerine getirmekten alıkoyamayacaktır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Can Atalay: Hataylılar hala canlarıyla sınanıyor

    Can Atalay: Hataylılar hala canlarıyla sınanıyor



    Hatay’ın Samandağ ilçesinde, prefabrik evde çıkan yangında 4 ve 1 yaşındaki iki kardeş hayatını kaybetti.

    Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, yaşanan can kaybının ardından sosyal medya hesabından mesaj yayınladı.

    Can Atalay: Hataylılar hala canlarıyla sınanıyor - Resim : 1

    Atalay, mesajında “Pazar günü haberleri gördükten sonra koğuştaki en zor gecelerimden biriydi. Alıkonulduğum bu ortamda Hatay’da yiten canlar için görevimi yapamıyor olmanın çaresizliği içerisindeyim. Depremin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen hala hayatta kalma mücadelesi veren Hataylılar hala canlarıyla sınanıyor. Sözüm olsun İsacan ve Doğa’nın da yitirdiğimiz canların da hesabını sormak için elimden geleni yapacağım. Ailenin ve Hataylıların acısını paylaşıyorum” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TİP’ten Can Atalay açıklaması: Yargı darbesine karşı kitlesel bir şekilde mücadele edeceğiz

    TİP’ten Can Atalay açıklaması: Yargı darbesine karşı kitlesel bir şekilde mücadele edeceğiz



    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay milletvekili Can Atalay hakkında verilen Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından uygulanmamasının ardından bir açıklama daha yaptı. TİP’ten yapılan açıklamada “Yargı darbesine karşı tüm ülke sathında kararlıkla ve kitlesel şekilde mücadele edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM), Gezi davasında 18 yıl hapis cezasına mahkum edilen Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında AYM’nin ikinci kez verdiği hak ihlali kararının da yerine getirilmemesi hakkında açıklama yaptı.

    TİP’in MYK ve PM toplantılarında alınan kararlar 4 maddede paylaşılırken TBMM Genel Kurulu’nun acilen toplanması, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin yer alacağı bir demokrasi kürsüsü oluşturulması gibi faaliyetler için harekete geçileceği bildirildi.

    4 MADDELİK AÇIKLAMA

    TİP’in yayımladığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “1- Türkiye İşçi Partisi, halk iradesinin yok sayılmasını, Anayasa’nın açık hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının tanınmamasını, halkın vekillerinin veya siyasi görüşleri nedeniyle yurttaşlarımızın tutsak edilmesini kabul etmeyecektir. Zorbaca uygulamalar normalleştirilemez, Türkiye’nin bir diktatörlüğe dönüşmesine seyirci kalınamaz, kalmayacağız. Yargı darbesine karşı tüm ülke sathında kararlıkla ve kitlesel şekilde mücadele edeceğiz.

    2- Tüm muhalefet güçlerinin ve yurttaşlarımızın, siyasi parti, demokratik kitle örgütleri ve hukuk örgütlerinin Anayasa darbesine dur demek üzere, Adalet ve Özgürlük talebiyle bir araya geleceği ortak bir demokrasi kürsüsünün yaratılması için çalışmalar başlatılmıştır.

    3- TBMM Genel Kurulu’nun en kısa sürede, Anayasa darbesine karşı olağanüstü toplantıya çağrılması için muhalefet partileri ve Meclis Başkanlığı ile temasa geçilmiştir.

    4- Anayasa’yı ayaklar altına almaya cüret eden Yargıtay üyeleri, onları bu darbeci eylemlerinde teşvik eden Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TİP yerel seçim kararını verdi

    TİP yerel seçim kararını verdi



    14 Mayıs parlamento seçimlerinde yaklaşık 1 milyon oy alan ve 4 milletvekilini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ( TBMM ) gönderen Türkiye İşçi Partisi’nin ( TİP ) yerel seçimlere hangi illerden gireceği belli oldu.

    TELE1’den Onur Öncü’nün haberine göre, TİP yerel seçim gündemli Merkez Yürütme kurulu ( MYK ) toplantısını yaptı ve MYK’da ortaya çıkan sonuç metnini Parti Meclisi’ne ( PM) gönderdi. Buna göre TİP, ilk etapta Bursa, Denizli, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Konya, Malatya, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Ordu, Samsun, Tekirdağ, Trabzon gibi Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İlçe Belediyelerinde kendi logosu altına seçime girecek.

    KAYYIM ATANAN BELEDİYELERDE ADAY GÖSTERMEYECEK

    TİP, 2019 yerel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi ( HDP) tarafından kazanılan ancak daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından kayyım atanan Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyeleri’nde ise aday göstermeyecek.

    İSTANBUL VE ANKARA’DA ADAYLAR GÖZDEN GEÇİRİLECEK

    TİP, MYK toplantısında ortaya çıkan PM’ye gönderilen genelgede, aralarında, 2019 yerel seçimlerinde AKP’den kazanılan İstanbul ve Ankara’nın da olduğu birçok ilde adaylarını belirlemeyi ancak bu şehirlerde muhalefetin belirleyeceği diğer aday profillerine göre, kendi adaylarını yeniden gözden geçirme kararı aldı. İlerleyen zamanlarda kararı yeniden gözden geçirilecek Büyükşehir belediyeleri şöyle: İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Eskişehir, Hatay, Muğla, Mersin.

    SOL İTTİFAK ÖN PLANDA

    TİP, uzun bir süredir Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yerel seçim çalıştayları ve toplantılar yapıyor. Son olarak 9-10 Aralık tarihlerinde Hatay’ın Defne ilçesinde, Emek Partisi ( EMEP ), Halkevleri, Kaldıraç, Sosyalist Meclisler Federasyonu ( SMF ) ve Toplumsal Özgürlük Partisi ( TÖP ) Yerel Yönetimler çalıştayı düzenledi. Bu çalıştay sonrası 31 Mart 2024 yerel seçimleri için “Sol İttifak” kurulması kararı çıktı ve Hatay Defne’de TİP çatısı altında seçime girme kararı çıktı.

    TİP, MYK’sından çıkan sonuca göre Sol İttifak olarak Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçeleri, Erzincan merkez ve beldeleri, Ardahan’ın Damal, Hanak ve Göle ilçelerinde seçime girecek.

    Öte yandan 24 il ve 281 seçim bölgesinde belediye başkanlığı ve Belediye meclis üyeliği başvuruları 15 Ocak Pazartesi gününe kadar uzatıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Can Atalay için Kadıköy’de eylem

    Can Atalay için Kadıköy’de eylem



    AYM’nin hakkında ikinci kez “hak ihlali” kararı verdiği Gezi Parkı davası tutuklusu TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın dosyasını İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dün yine Yargıtay’a gönderdi. İstanbul’un Silivri ilçesindeki Marmara Cezaevi’nde bulunan Atalay’ın tahliye edilmemesine karşı tepkiler de sürüyor.

    Bugün akşam saatlerinde TİP İstanbul İl Örgütü, Kadıköy İskelesi önünde eylem yaptı. Eyleme TİP Genel Başkanı Erkan Baş, TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ve Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo ve Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı da katıldı.

    “ANAYASA MAHKEMESİ, ANAYASA’YA SAHİP ÇIKMALIDIR”

    Eylemde konuşan TİP PM üyesi ve avukat Özgür Urfa, yargı darbesine karşı omuz omuza bugüne kadar mücadele ettiklerini ve bundan sonra da mücadeleyi güçlendirerek devam edeceklerini söyledi. Urfa, şöyle konuştu:

    “Dün adliye çıkışında da söylediğimiz gibi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapısında her ne kadar ‘mahkeme’ yazsa da orası artık bir mahkeme değildir. Karara imza atanlar her ne kadar cübbe giymekteyse de o kişiler hakim değildir. Dün açık açık bir kez daha suç işlemişlerdir. Anayasal düzene, Anayasa Mahkemesi’ne başkaldırmışlardır. Bunu kabul etmiyoruz, bundan sonra da etmeyeceğiz. Buradan sorumluluk çağrımızı tekrar ediyoruz. Hakimler Savcılar Kurulu, derhal bu hakimleri görevden almalıdır. Yerlerine yeni hakimler atayarak bu kadar yeniden değerlendirilmelidir. Anayasa Mahkemesi’ne çağrıda bulunuyoruz. Gerekçeli kararlarında yazdıkları gibi Anayasa’yı korumakla kendini görevli gördükleri için kendi kararlarının arkalarında durmalıdırlar. Anayasa’ya sahip çıkmalıdırlar. Aksi hâlde Anayasa Mahkemesi’nin varlığı sona erecektir. Bir daha oraya başvuru yapılmasının, oradan herhangi bir karar çıkmasının hiçbir anlamı, manası kalmayacaktır.

    “SUÇ İŞLEMEYİ BIRAKIN, GÖREVİNİZİ YAPIN”

    Barolara, Barolar Birliği’ne çağrımızdır. Artık hukuk örgütleri bu pespayeliğe son vermek için derhal bir araya gelmeli, etkin bir eylem planı ortaya koymalıdır. Aksi hâlde adliye binalarına gitmenin, dava açmanın, duruşmaya girmenin hiçbir anlamı kalmayacaktır, sonucu olmayacaktır. Bundan sonra hırsızlar, katiller mahkemelerde çıkıp ‘Biz de kanunları tanımıyoruz’ diyecektir. Ülkeyi bir kaosa sürükleyeceklerdir. Herkes sorumlu davranmalıdır. Herkes görevini yapmalıdır. Herkes oturduğu koltuğun ağırlığıyla hareket etmelidir. Burada oyun oynamıyoruz. Bu ülkeye kaosa sürüklemeye hakkınız yok. 24 saat geçti, Adalet Bakanı hiçbir açıklama yapmış durumda değil. Her gün bu konuya dair açıklama yapanlar bugün sessizliğe gömülmüş durumda. Devlet Bahçeli’nin ‘Anayasa Mahkemesi’ni kapatacağız’ dediğinden sonra Yargıtay’la yerel mahkeme, fiili olarak Anayasa Mahkemesi’ni işlevsiz kılmaya çalışmaktadır. Bir siyasi partinin söylemlerini, yasa dışı taleplerini yerine getirmek; mahkemelerin görevi değildir. Buradan bir kez daha uyarıyoruz. Suç işlemeyi bırakın. Görevinizi yapın. Anayasal çizginize geri dönün. Kanunları uygulayın. Mahkeme kararlarını uygulayın. Yargı darbesinin parçası olmayın. Can Atalay’ı derhal serbest bırakın.”

    “YERERL MAHKEMENİN KARARI, SARAY’DAN GELEN TALİMATIN YAZILDIĞI METİN”

    Siyasi parti temsilcilerinin de sırayla konuşmasının ardından TİP adına hazırlanan ortak açıklamayı PM üyesi Meltem Kolgazi okudu. Atalay’ın cezaevindeki 228’inci günü olduğuna dikkat çeken Kolgazi, şunları söyledi:

    “Anayasa Mahkemesi, 21 Aralık’ta Can Atalay’ın başvurusu hakkında ‘seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı’ ve ‘kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı’ ile ‘Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının’ ihlal edildiğine ve tahliyesine hükmetti ve bu hükmün gerekçeli kararını dün kararı uygulamakla yükümlü olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dün basitçe Anayasa Mahkemesi kararını uygulayın hükmü içeren bu kararı görüştü ve topu daha önce yaptığı gibi Yargıtay’a atan bir karar verdi. Karar diyoruz fakat 10 saat boyunca toplanıp yarısı boşluk olan 2,5 sayfadan oluşan bu metnin Anayasa’ya ve hukuka uygun bir karar olmadığını görüyoruz. Bunun Saray’dan gelen talimatın yazıldığı bir metin olduğunu biliyoruz. Üzerinde cüppe bulunan ve hakim koltuğunda oturan kişilerden oluşan bu heyetin talimatla hareket ettiğini ve açık şekilde Anayasa Mahkemesi kararını tanımadığını söylediği bir metnin kabul edilmesi mümkün olmayan büyük bir sorumsuzluk olduğunu buradan bir kez daha söylüyoruz.

    “MİLLETVEKİLİMİZİN ÖZGÜRLÜĞÜ DAHA FAZLA GASP EDİLMEMELİ”

    Anayasanın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yapması gereken, AYM’nin bu kararını uygulamak ve milletvekilimiz Can Atalay’ı tahliye etmek iken mahkeme bir kez daha AYM kararını, hukuku tanımadığını söylemiş durumdadır. AYM kararını uygulamayan, talimatla hareket eden mahkeme heyetinin bu tutumu karşısında onları ve yazdıkları talimatı tanımıyoruz. İşlerini yasalara uygun ve ciddiyetle yapması gereken bu mahkemenin, uygulama zorunluluğu bulunan AYM kararı karşısındaki bu tutumu aleni bir suçtur ve bu heyetin üyeleri bir an önce HSK tarafından görevden alınmalıdır. Hatay halkının iradesi olan milletvekilimizin özgürlüğü artık daha fazla gasp edilmemelidir. Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmalıdır. Can Atalay serbest bırakılmalıdır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM kararının ikinci kez uygulanmamasının ardından Can Atalay cezaevinden mesaj gönderdi: ‘Ortak tutum almak tarihsel sorumluluk’

    AYM kararının ikinci kez uygulanmamasının ardından Can Atalay cezaevinden mesaj gönderdi: ‘Ortak tutum almak tarihsel sorumluluk’



    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Gezi Parkı davası tutuklularını İstanbul Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde ziyaret etti. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, Çakırözer aracılığıyla “Ortada bir devlet krizi var ve bu devlet krizinin çözülmesi iktidarıyla, muhalefetiyle memlekete karşı sorumluluk duyan herkesin sorumluluğudur. Bir kırılma anındayız. Zaten yoğun bakımda olan, demokrasimizden yana olan, hukuk düzeninin zerresine sahip çıkmak isteyen tüm politik ve toplumsal kesimlerin ayrı ayrı ama mutlaka ortak tutum alması tarihsel bir sorumluluktur” mesajını iletti.

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Gezi Parkı davası kapsamında tutuklanan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, iş insanı Osman Kavala ile şehir plancısı Tayfun Kahraman’ı İstanbul’un Silivri ilçesindeki Marmara Cezaevi’nde ziyaret etti.

    Ziyareti sonrası cezaevi önünde açıklama yapan Çakırözer, “Hatay Milletvekili Can Atalay, seçilmesinden bu yana 7 ay geçmesine rağmen Silivri Cezaevi’nde tutuluyor. Anayasa Mahkemesi iki kez karar aldı hak ihlali olduğu yönünde. Maalesef Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelip görevine başlayabilmiş değil. Bugün kendisiyle görüştüm. Dün Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrasında mahkeme onunla ilgili kararı Yargıtay’a gönderdi” dedi.

    ATALAY: BİR KIRILMA ANINDAYIZ

    Can Atalay da Çakırözer aracılığıyla “Ortada bir devlet krizi var ve bu devlet krizinin çözülmesi iktidarıyla, muhalefetiyle memlekete karşı sorumluluk duyan herkesin sorumluluğudur. Bir kırılma anındayız. Zaten yoğun bakımda olan, demokrasimizden yana olan, hukuk düzeninin zerresine sahip çıkmak isteyen tüm politik ve toplumsal kesimlerin ayrı ayrı ama mutlaka ortak tutum alması tarihsel bir sorumluluktur” çağrısını yaptı.

    KAHRAMAN: BİR ARADALIKTAN BAHSETTİĞİMİZ ORTAMA İHTİYACIMIZ VAR

    CHP’li Çakırözer, Tayfun Kahraman’ın mesajını da okudu. Buna göre, Kahraman, “2024’te artık birbirimize daha güvenli bakabildiğimiz ve anlayabildiğimiz bir yıl olmasını diliyorum yeni yılın. Artık kutuplaşmalardan değil, haksızlıklardan ve hukuksuzluklardan değil; bir aradalığımızdan bahsettiğimiz bir ortama çok ihtiyacımız var. Umarım 2024’te bu ortamı hep birlikte yaratacağız” dedi.

    ÇAKIRÖZER: TÜRKİYE BU AYIPTAN KURTULMALI

    Utku Çakırözer, daha sonra sözlerini şöyle tamamladı:

    “Osman Kavala 7’nci yılına cezaevinde girdi. Yeni yıla cezaevinde girmek zorunda bırakılan bir başka isim. Onun da Can Atalay’ın da Tayfun Kahraman’ın da yeni yıldan en büyük beklentileri adalet ve özgürlük. Türkiye’nin artık milletvekilini cezaevinde tutan, aydınını, yetişmiş insanını cezaevinde haksız hukuksuz tutan ülke olma ayıbından kurtulması gerekiyor. Gezi davasından suç yaratma, Gezi’yi kriminalize etme arayışlarından artık vazgeçilmesi gerekir. Türkiye bu ayıptan kurtulmalı. Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman bir an önce özgürlüklerine kavuşmalıdır. Her şeyden önce seçilmiş Milletvekili Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelerek görevine başlamalıdır.”

    Çakırözer, daha sonra Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne de giderek yine Gezi tutukluları belgeselci Mine Özerden ile film yapımcısı Çiğdem Mater’i de ziyaret etti.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Can Atalay’dan mesaj: Adalette inat edenler boş bırakmadı nöbet mahallini

    Can Atalay’dan mesaj: Adalette inat edenler boş bırakmadı nöbet mahallini



    Gezi davasında mahkum edilen TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, Silivri Cezaevi’nden mesaj gönderdi.

    Sosyal medya hesabından açıklama yapan adalet nöbeti tutanlara selam gönderdi.

    Atalay şunları kaydetti:

    “Biz içeri düştüğümüzden beri güneşin etrafında 1 tam 2/3 defa döndü dünya. Geçen zamanda neler oldu? Bizler sizlerin, sizler bizlerin haberlerini takip ettik. Selamlarınız, kitaplarınız, kartlarınız, mektuplarınız aşıp geldi yolları. Adalette inat edenler boş bırakmadı nöbet mahallini. Bugünden yarına kalacak izlerimiz var, sözlerimiz olduğu gibi. Biz, beceremediği için değil tercih etmediğinden kötülük yapmayanlarız. Biz, büyük insanlığın ferdi olmanın sevincini paylaşanlarız. Biz, bambaşka bir dünyanın mümkün olduğunu bilen, buna ulaşmak için olduğu her yerde çabalayanlarız. Dayanışmadan gelen insan sıcağının verdiği kuvvetle, değerlerimize sahip çıkarak yaşıyoruz, yaşayacağız.

    Sevgili Gülçin Çaylıgil’in de söylediği gibi birbirinden neşe alan insanlarız. Dünyanın her yerindeyiz ve asla az değiliz. Çürümüş rejimler çökmekteyken yenisinin doğuşunu birlikte kurmaya çabalıyoruz. Çabamız Gazze’de ve dünyanın her yerinde savaşların bitmesi için. Dünyamızın havasının, suyunun, toprağının, canlılarının gözü dönmüşlerin hırslı iştahından kurtulması için. Kendine benzemeyene zulmedenlerden her bir kardeşimizi korumak için. Diploma vaadiyle kandırılıp borçlandırılan gençlerimizin gözünde o neşeli ışığı yeniden görebilmek için. Kadınların arkalarında kısalan bir gölge var mı diye bakmadan sokakta yürümesi için. Barınmanın, karnını doyurmanın mesele olmadığı bir hayat için. Ücretin kaloriyle hesaplanmaması için. Sanatın özgür, fikirlerin zengin, bilimin bağımsız olması için. Hasılı ağız dolusu gülerek dostlarla yaşanan, neşesi daim bir hayatın tadına herkesin varması için. Mutlaka varılacak o güne. Şimdiden neşesini, heyecanını paylaşan tüm nöbetçilere Baki ilk selam”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM, Can Atalay’ın ikinci bireysel başvurusunun görüşüleceği tarihi duyurdu

    AYM, Can Atalay’ın ikinci bireysel başvurusunun görüşüleceği tarihi duyurdu



    Can Atalay’ın avukatları, Gezi Parkı davası kapsamında 18 yıl hapse mahkum edilen Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği ihlal kararına uyulmaması nedeniyle ikinci kez başvuruda bulunmuştu.

    Başvuruda, “Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının, mahkumiyet hükmünün infazına devam edilmesi nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği” belirtildi.

    21 ARALIK’TA KARARA BAĞLANACAK

    Başvuruyu dünkü Genel Kurul gündemine alan Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Anayasa Mahkemesi İç Tüzüğü’nün 28’inci maddesi uyarınca, başvurunun karara bağlanmak üzere Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’na sevkine oy birliğiyle karar vermişti. Bu kapsamda Yüksek Mahkeme, Atalay hakkındaki bireysel başvurunun 21 Aralık’taki Genel Kurul gündeminde görüşülerek karara bağlanmasını kararlaştırdı.

    AYM, Can Atalay'ın ikinci bireysel başvurusunun görüşüleceği tarihi duyurdu - Resim : 1

    DAHA ÖNCE İHLAL KARARI VERİLMİŞTİ

    28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde TİP’ten Hatay milletvekili seçilen Can Atalay’ın avukatları, “müvekkillerinin milletvekili seçilmesi nedeniyle hakkındaki yargılamanın durması ve tahliye edilmesi” talebiyle Yargıtay’a başvurmuştu.

    Yargıtay’ın talebi reddetmesi üzerine Atalay, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurusunda bulunmuş, mahkeme de “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine ve Atalay’ın yeniden yargılanarak tahliyesine karar verilmesine hükmetmişti.

    Anayasa Mahkemesi’nce Atalay’ın yeniden yargılanması ve tahliyesi istemiyle yerel mahkemeye gönderilen dosya, yerel mahkemece karar verilmeden Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne iletilmiş, söz konusu ceza dairesi ihlal kararına uymamıştı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***