Etiket: Türkiye İşçi Partisi – TİP

  • Gökhan Zan’dan Erkan Baş’ın sözlerine sitem: O zaman Barış Atay aday olsaydı

    Gökhan Zan’dan Erkan Baş’ın sözlerine sitem: O zaman Barış Atay aday olsaydı



    Türkiye İşçi Partisi(TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, dün SZC TV’de gazeteci İpek Özbey’in konuğu oldu.

    Yaklaşan 31 Mart Yerel Seçimleri üzerine açıklamalarda bulunan Erkan Baş, Özbey’in sorularını yanıtladı.

    Baş, TİP’in hakkında çıkan ses kayıtları sonrası desteğini çektiği Hatay BB adayı Gökhan Zan hakkında konuştu.

    Erkan Baş, Hatay’da adaylık için Hatay Baro Başkanını düşündüklerini belirterek şunları söyledi:

    “AKP’nin Hatay’ı kazanmak istediğini biliyoruz. Bağımsız aday çıkarılsaydı desteklerdik. Bilerek isteyerek kendimize uzak aday seçtik. Amacımız geniş ittifaktı. TİP’in amacı, ‘Hatay’ı biz yönetelim’ değildi. Öncelikli adayımız Gökhan Zan değildi.”

    Ses kayıtları hakkında konuşan Baş, şu ifadeleri kullandı:

    “Kayıtlar olduğuna dair söylentiler vardı. Arkadaşlarımız doğrudan kendisine sordu. Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmeliyim’ dedi. Bu yaklaşımla süreci devam ettirmemiz mümkün değildi. Bundan sonrası hukukun konusu. Son görüşmeye Gökhan Zan gelmedi. İlişkisini basın üzerinden yürütmeyi tercih etti.”

    GÖKHAN ZAN’DAN ERKAN BAŞ’A YANIT

    Erkan Baş’ın bu sözlerine başka bir yayında cevap veren Gökhan Zan, şunları söyledi:

    “Ben AKP’den geçen dönem bakan yardımcılığı pozisyonlarından birisinin bana verileceği söylenmişken bile kabul etmemiş birisiyim. Erkan Baş benimle ilgili ‘Geleceğini kurtarmak için…’ dedi. Ben zaten geleceğimi kurtarmış birisiyim. Benim mevki, para, şöhrete ihtiyacım yok. Ben zaten yorumculuk, teknik adamlık yapan birisiyim. Benim bunu AKP’den, CHP’den, İşçi Partisi’nden isteme gibi bir endişem yok. Öyle bir durum içerisine zaten girmem, işim değil zaten. Benim kendi işim zaten futbol, teknik adamlık.

    ”BATARSAK BİRLİKTE BATARIZ, ÇIKARSAK BİRLİKTE ÇIKARIZ’ DENİLDİ’

    Daha önce seçimlerden önce kendileriyle yürümem için spor projeleri teklif ettiler, ben bunu kabul etmediğimi ifade ettim. Ancak o şahıslardan birisiyle sohbet ederken ‘Siyasetten sonra ne yaparsın kazanmazsan?..’ Ben de dedim ki, yorumculuğa, teknik adamlığa başlayacağım dedim. Sayın Ahmet Şık’a ifade ettim. Cumartesi günü ses kaydı geldiğinde ‘Asla kabul etmiyorum, nöbetçi savcılığa başvurmak istiyorum’ dedim. Bana dediler ki ‘Hayır, lütfen pazartesiyi bekle, acele etmeni istemiyoruz, batıyorsak birlikte batıyoruz, çıkarsak da birlikte çıkarız’ denildi. Ben ‘Hayır, kabul etmiyorum, neden bekliyoruz?’ dedim.

    ‘ADAYIMIZ BAŞKAN OLURSA VE BU İŞİN İÇİNDEYSE GERİ ÇEKECEĞİZ’ DEMELERİNİ BEKLERDİM’

    “Bir aydan beri şantaj, kumpas, tehditlere maruz kaldığımı ifade etmiştim. Neden bugün elimize geçer geçmez birlikte gitmedik? Bana destek vereceğinizi söylediniz kurumsal olarak, bunu da yapmanız. Cumartesi gününden sonra bana ‘Yorulduysan çekilebilirsin’ dediler. Ben partimden ‘Birlikteyiz, yargı karar verecek, ey halkım böyle bir dedikodu var ortada, yargıdan çıkacak karara saygı duymakla birlikte adayımız başkan olursa ve bu işin içindeyse geri çekeceğiz’ demelerini beklerdim.

    ‘TELEFONLARIMA DÖNMEDİ’

    Peki Pazar günü ben savcılığa gider gitmez, bir saat içerisinde, yangından mal kaçırır gibi yaptıkları destek çekme açıklamasının nedeni nedir acaba? Soruyorum, bu yaptıkları siyasi etiğe sığar mı? İnsanlar partinin açıklaması üzerinden beni suçluyorlar. Ahmet Şık da oradaydı. Bana dedi ki ‘Pazar günü için seninle konuşmamız lazım’. Benim dört beş tane programım var, ben zaten cumartesi günü onlarla konuşmuştum. Sayın Erkan Baş’ı iki kez aradım. Telefonlarıma dönmedi. Bir daha aradım telefonunu kapattı. Benim alnım ak, başım dik. Yarın yargıdan çıkacak sonuçta ne yapacaklar? Nasıl bir karar alacaklar? O zaman ben de şunu ifade etmek isterim, özür dilerim ama… Ben bu olaylara girmek istemiyordum. Ben sayın genel başkanımla yüz yüze bunları konuşmak isterdim. Keşke bağlansa ben de birkaç soru sormak istesem, kendisi tüm durumu aydınlatabilse. Ben Samandağ’da, Defne’de, Arzsuz’da… Soruyorum, bir defa neden beni mitinglerine çağırmadılar? Samandağ’da 50’ye yakın miting yapıldı, ben neden orada olmadım?

    ÖNCELİKLİ ADAYIMIZ GÖKHAN ZAN DEĞİLDİ SÖZÜ ÜZERİNE: O ZAMAN BARIŞ ATAY ADAY OLSAYDI

    Onu sayın Erkan Baş’ın söylemesi lazım. Onun için konuşmak istedim. Ben bu soruları sormak istiyorum. Defne’deki seçim afişlerinde neden benim fotoğrafım değil de Erkan Baş, Barış Atay ve Defne’nin belediye başkan adayı Mehmet Güzelyurt’un fotoğrafı var. Neden büyükşehir belediye başkan adayının fotoğrafı yok? O zaman Barış Atay aday olsaydı. Ben Erkan Baş’ı sevdiğim için, dik duruşunu sevdiğim için… Kendisine çok büyük saygı duyuyorum. Böyle bir insan olarak kalacak. Ama beni böyle itibarsızlaştırıp, yargısız infaz yapıp… Yargıdan karar çıkana kadar herkes masumdur. Neydi bu acele, yangından mal kaçırır gibi açıklama yaptınız? Yargıya mı güvenmiyorsunuz? Yargısız infaz yapıp itibarsızlaştırmak için mi beni zorladınız?”

    NE OLMUŞTU?

    Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Gökhan Zan’a verdikleri desteği, hakkında çıkan ses kayıtları sebebiyle çekti.

    Zan, AKP’li bir isimden para talep ettiği ses kayıtlarını reddetse de TİP, kayıtla ilgili inceleme yaptıklarını ve kayıtların doğru olduğunu belirtti.

    Bunun kumpas olduğunu belirten Gökhan Zan, kumpası yapan kişi olarak CHP Hatay adayı ve başkanı Lütfü Savaş’ı gösterdi.

    Ayrıca ses kaydını sızdırdığı iddia edilen Turgay Kocakaya, Gökhan Zan’ın şikayeti üzerine açılan soruşturma kapsamında tutuklandı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erkan Baş, Kemal Okuyan’ı eleştiriyordu: SZC TV’de yayın sırasında TKP’nin reklamı verildi

    Erkan Baş, Kemal Okuyan’ı eleştiriyordu: SZC TV’de yayın sırasında TKP’nin reklamı verildi



    SZC TV’de Erkan Baş yayındayken TKP reklamı verildi.

    Türkiye İşçi Partisi(TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, dün SZC TV’de gazeteci İpek Özbey’in konuğu oldu.

    Yaklaşan 31 Mart Yerel Seçimleri üzerine açıklamalarda bulunan Erkan Baş, Özbey’in sorularını yanıtladı.

    Baş yayında konuşurken altta TKP’nin reklamı geçti.

    Baş’ın TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın eleştirilerine cevap verdiği sırada, TKP’nin reklamı, “İlkesiz siyasete, kirli pazarlıklara karşı oylar TKP’ye” şeklinde verildi.

    NE OLMUŞTU?

    TKP ve TİP’in mevcut kadroları, 2014 yılına kadar TKP’de bir arada tek bir partide bulunurken ayrışma yaşadı.

    Ayrışmanın ardından 12. Kongre etrafında toplanan Erkan Baş, Metin Çulhaoğlu, Kurtuluş Kılçer, Erkan Kılıç, Can Soyer ve Doğan Ergün, HTKP’yi kurdu.

    Aydemir Güler ve Kemal Okuyan KP’yi (Komünist Parti) kurdu.

    Ayrışma zamanı iki parti arasında ciddi kavgalar yaşandı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TKP: TİP ile bir yoldaşlık ilişkimiz yok, çok köklü ayrılıklarımız var

    TKP: TİP ile bir yoldaşlık ilişkimiz yok, çok köklü ayrılıklarımız var



    Türkiye Komünist Partisi (TKP) komünist belediyeciliğe oy çağrısı yaptığı seçim kampanyası kapsamında Yunanistan’ın üçüncü büyük şehri Patras’ın komünist belediye başkanı Kostas Peletidis ile bir araya geldi.

    Cumhuriyet’ten Cengiz Karagöz’ün haberine göre toplantıyı, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan açtı. Okuyan, TKP ile Yunanistan Komünist Partisi (YKP) arasında çok derin bir dostluk ve işbirliği ilişkisi olduğunu belirtti.

    Seçimlere ilişkin gazetecilerin sorunlarını da yanıtlayan Okuyan, TİP ile ilgili bir gelen bir soru üzerine “TİP ile bir yoldaşlık ilişkimiz yok. Tamamen farklı dünyaların, farklı dünya görüşlerinin partisiyiz. TİP ile detaylarda ayrılmıyoruz. Çok köklü ayrılıklarımız var. TKP’nin TİP ile bir yakın akrabalığı yok” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gökhan Zan’dan yeni açıklama: ‘Hakkımda oynanan bu oyun tarihe de kara leke olarak geçecektir’

    Gökhan Zan’dan yeni açıklama: ‘Hakkımda oynanan bu oyun tarihe de kara leke olarak geçecektir’



    Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) “adaylığını geri çektiğini” açıklaması sonrası suç duyurusunda bulunup “çekilmiyorum” diyen Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Gökhan Zan’la ilgili tartışmalar devam ederken; ikinci ses kaydı da bugün ortaya çıktı.

    ZAN’DAN AÇIKLAMA

    Gökhan Zan, kendisine ait olduğu iddia edilen ve Turgay Kocakaya’yı ihanetle suçladığı ikinci ses kaydının ardından açıklama yaptı.

    Zan, “Yapılacak inceleme sonucunda hakikat ortaya çıkacak, hakkımda oynanan bu oyun tarihe de kara leke olarak geçecektir” dedi.

    Sosyal medya hesabından açıklama yapan Zan, şu ifadelere yer verdi:

    “Bildiğiniz üzere, hakkımda ileri sürülen asılsız idddiaalar hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve adli süreç başlatıldı. Suç duyurusu sırasında Adli Tıp ilgili İhtisas Kurulu tarafından ivedilikle kriminal inceleme yapılmasını da talep etmiş bulunmaktayız. Temennimiz seçimden önce bu incelemenin tamamlanması ve tüm halkımızın gerçekleri görerek sandığa gidebilmeleridir. Adli makamların bu konuya özel bir hassasiyet göstermesini beklemekteyim. Yapılacak inceleme sonucunda hakikat ortaya çıkacak, hakkımda oynanan bu oyun tarihe de kara leke olarak geçecektir. Ben bu toprakların çocuğu olarak halkımızdan yalnızca, sahte dolduruşlara gelerek yargısız infazda bulunmamalarını, gerçeği iş işten geçmeden farketmelerini temenni ediyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gökhan Zan’ın ardından Erkan Baş’tan ilk açıklama: Arkadaşlarımıza ‘Ben bu seçimi kazanamazsam kendi geleceğimi düşünmem gerekir’ demiş!

    Gökhan Zan’ın ardından Erkan Baş’tan ilk açıklama: Arkadaşlarımıza ‘Ben bu seçimi kazanamazsam kendi geleceğimi düşünmem gerekir’ demiş!



    Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Gökhan Zan’ın adaylıktan çekilmesine ilişkin açıklamada bulundu.

    T24’ten gazeteci Murat Sabuncu‘ya konuşan Baş, genel başkan yardımcılarının Zan ile görüştüğünü söyledi. Baş, Zan’ın partililere “Ben bu seçimi kazanamazsam kendi geleceğimi düşünmem gerekir’ dediğini aktardı.

    Baş bu durumun seçimlerde etkili olup olmayacağına ilişkin olarak ise “Türkiye İşçi Partisi için: Sütte leke olur, bizde leke olmaz. Dolayısıyla biz o kadar temiziz, o kadar şeffafız ki küçücük bir gölge bile hemen belirginleşir ve Türkiye İşçi Partisi bunun cezasını kendisi keser” dedi.

    Baş’ın röportajının ilgili bölümü şöyle:

    Anladığım, sizin partiden herhalde genel başkan yardımcıları bu iddialar ortaya çıkınca doğrudan Gökhan Zan ile görüşme yaptı.

    Zaten Hatay’da Parti Meclisi üyelerimiz başından beri oradalar. Arkadaşlarımız yaptığı görüşmelerden edindikleri izlenimi bizimle paylaştılar. Sonunda bir Parti Meclisi toplantısında durumu bütün şeffaflığıyla arkadaşlarımızla paylaştık ve en doğrusunun bu olduğuna kanaat ettik.

    “KİŞİSEL AJANDA TUTMAK DOĞRU BİR ŞEY DEĞİL”

    – Sizin az önce söylediğinizi tekrarlayarak bir daha sorayım. Bir kısmının “montaj olduğunu” söylüyor ama bir kısım görüşme olmuş ama öyle mi?

    Tabii teknik ayrıntısına çok vakıf değilim. Bu kriminal inceleme sonucunda ortaya çıkacak ama “deep fake” dedikleri bir uygulamayla yapıldığını söylüyor ama kimi konuşmalarda da “Ben bu seçimi kazanamazsam da kendi geleceğimi düşünmem gerekir” gibi birtakım ifadeleri de bizim arkadaşlarımıza söylüyor. Burada birincisi seçimi kazanamamak durumu; bizim açımızdan buna göre bir plan yapılması zaten kabul edilebilir bir şey değil. İkincisi siyasi mücadele sırasında insanlar birtakım fedakarlıklarda bulunabilir, buna cüret ederek siyasete girilir zaten. Bir tavır alıyorsanız bunun hepimiz açısından belli bedelleri var ve bunu göze almak gerekir. Yani yanda bir kişisel ajanda tutmak doğru bir şey değil. Bakın çok açık söyleyeceğim, burada iki taraf açısından da; yani AKP açısından da Lütfü Savaş cephesi açısından da her tür müdahalede bulunulabilecek bir dönemde yapabileceğiniz tek şey vardır: Kendi kararlarınızı kendiniz alırsınız. Yurttaşla şeffaf biçimde bunları paylaşarak yol yürürsünüz. Yapılabilecek başka bir şey yok. Bu kirli siyaset alanında gizli kapaklı yürümemek gerekir.

    – Sizin görüşen ekibiniz konuşma kaydı iddialarının dışında kişisel ajanda vurgusundan da rahatsızlık duydular.

    “Seçimi kazanamazsam ileride ne yapacağımı da düşünmem lazım.” Burada “kazanamamak” da bizim açımızdan problemli bir durum. Tabii ki her yerde seçimi yüzde 100 kazanacağımızın garantisi yoktur ama buna göre plan yapmak doğru değildir. Çünkü biz bir seçime giriyorsak birisine kaybettirmek için girmeyiz. Biz o seçime kendimiz kazanmak için gireriz.

    “HATAY MİLLETVEKİLİMİZ VAR, CEZAEVİNDE”

    – Gökhan Zan aday yapıldığı zaman siz “sizin gibi düşünmese de deprem sürecinde Hatay için yaptıklarını” vurguladınız. İYİ Parti’den daha önceki adaylığı ile ilgili eleştiriler ya da Bekir Ağırdır’ın ‘sol popülizm’ yaptığınıza dair tespitleri de oldu. Artık düne dönmek imkânsız ama bugün TİP içinden bir aday çıkarmanın daha doğru olduğunu düşünüyor, böyle bir özeleştiri yapıyor musunuz?

    Şunu söyleyeyim; TİP’li bir aday olması meselesinde hiçbir düşüncem yok. Bir parti üyesini aday gösterseydik bu başka bir anlama gelirdi. Bu süreçte Türkiye İşçi Partisi kendi adına bir arayış içerisinde fikir ortaya çıkarabilirdi. Bu kendini düşünmek olurdu. Biz kendimiz için değil, 6 Şubat’taki o yıkımdan sonra sokakta birbirine yardım eden Hatay halkının temsilcisi olma iddiasıyla yola çıktık. Bunu da birkaç defa söyledim, belki de tam bu nedenle, belki de aşırı hassasiyetimiz nedeniyle bizden olmayan birisini aday gösterdik. Ben bu tercihin duruşumuzu göstermesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Sonuç itibarıyla aldığımız bu karar da yine duruşumuzla ilgili. Dediğim gibi belki başka partilerde bu tarz ilişkiler normal karşılanabilir seçim sürecinde. Herkes açısından söylüyorum, “Düşmanımın düşmanı dostumdur, ben ona daha yakınım, buna daha uzağım, dolayısıyla şununla ilişki kurabilirim, bununla kuramam, onunla böyle kurarım bununla böyle kurarım” gibi yaklaşımların hepsine kendi anlayışımız gereği karşı duruyoruz.

    – Peki şimdi ne olacak Hatay’da TİP adına? TİP ne yapacak?

    Biz şunu yapacağız, bir kere biz Defne’de, Samandağ’da, Arsuz’da, Antakya’da hâlâ çok iddialıyız ve oraları kazanmak için mücadele devam ediyor. Oralarda belediyemiz, listelerimiz güçlü listeler ve seçimi kim kazanırsa kazansın Hatay’da bu mücadele devam edecekse Türkiye İşçi Partisi’nin Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi’nde güçlü bir grupla temsil edilmesini sağlamamız lazım. Ki Hatay halkına verdiğimiz sözü devam ettirebilelim. Biz seçim sonuçları ne olursa olsun, Hatay’da 6 Şubat’ta yan yana gelen insanların, bize oy versin vermesin bütün Hatay halkının hak ettiğini alabilmesi için, iktidar kim olursa olsun ona karşı mücadele etmeye ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyelikleri başta olmak üzere kazanmak için çalışmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan bizim seçilmiş bir Hatay milletvekilimiz var. Hâlâ cezaevinde. Biraz yerel seçim gündemi nedeniyle kamuoyu hızlıca unutuyor ama biz o uğradığımız haksızlığı, mağduriyeti de içimize sindirmiş durumda değiliz. Onu da kabul etmeyeceğiz. Oradan da kavgayı devam ettireceğiz.

    “SÜTTE LEKE OLUR BİZDE OLMAZ”

    – Peki Hatay’da yaşananın Türkiye İşçi Partisi’ne genel anlamda bir zarar verdiğini düşünüyor musunuz?

    İlk başta belki anlaşılamadı, anlaşılamaz. Ben şunu rahatlıkla söyleyebilirim Türkiye İşçi Partisi için: Sütte leke olur, bizde leke olmaz. Dolayısıyla biz o kadar temiziz, o kadar şeffafız ki küçücük bir gölge bile hemen belirginleşir ve Türkiye İşçi Partisi bunun cezasını kendisi keser. Bu bence tersten, yurttaşlar açısından “siyasette olması gereken duruş” diye değerlendirilecek. Belki bugün hemen değil ama önümüzdeki günlerde o sosyal medya şehvetinin, haberin hızlı yayılma telaşının ortadan kalktığı, tozun dumanın dağıldığı bir yerde Türkiye İşçi Partisi’nin bu duruşu Türkiye siyasetine örnek bir duruş olarak geçecek. Ve şu anda bizim kazanacağımız belediyelerde en küçük bir hırsızlık, yolsuzluk, kayırmacılık olmayacağına ilişkin iddiamız bir kez daha ispatlanmış oldu. Biz herhangi bir yanlışa asla göz yummayacak bir partiyiz.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Maçoğlu’na rakip çıktı: TİP’in Kadıköy adayı açıklandı

    Maçoğlu’na rakip çıktı: TİP’in Kadıköy adayı açıklandı



    Türkiye İşçi Partisi’nin(TİP) Kadıköy Belediye Başkan Adayı belli oldu.

    TBMM’de Basın Toplantısı düzenleyen Erkan Baş, “Kadıköy’de seçimlere Genel Başkan Yardımcımız Doğan Ergün ile giriyoruz” ifadelerini kullandı.

    TKP MAÇOĞLU’NU ADAY GÖSTERMİŞTİ

    Türkiye Komünist Partisi(TKP), geçmişte Ovacık ve Tunceli Belediye Başkanlığı yapmış olan SMF’li Fatih Mehmet Maçoğlu’nu Kadıköy’den aday göstermişti.

    TİP ve SODAP, Maçoğlu’nu desteklemeyeceğini söylemişti.

    DOĞAN ERGÜN KİMDİR?

    Doğan Ergün, her ikisi de öğretmen olan bir anne-babanın oğlu olarak 1982 yılında İstanbul’da doğdu. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans Eğitimi aldı. Çok iyi derecede İngilizce ve orta derecede Almanca biliyor.

    Yayıncılar Meslek Birliği’nin bilişim projelerinde koordinatörlük, yayıncılık; Sol, Cumhuriyet ve İleri Haber gibi haber kuruluşlarında gazetecilik, editörlük ve köşe yazarlığı yaptı. Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak editörlük, gazetecilik ve Siyaset Bilimi dersleri verdi. Çocuk kitapları yayıncılığı ve yazarlığının yanı sıra bir dizi akademik-teorik kitap ve dergide çok sayıda makalesi bulunmaktadır.

    Lisans eğitimini tamamladıktan sonra döndüğü İstanbul’da uzun yıllar Kadıköy’de yaşadı. Siyasi mücadelesini ve meslek hayatını yaklaşık 20 yıl boyunca Kadıköy’de sürdürdü.

    Siyasi mücadelesine ODTÜ’de öğrenci hareketinde başladı. Irak ve Afganistan işgallerine ve Türkiye’nin bu işgallere dahil edilmesine karşı mücadelede, McDonald’s’a karşı örgütlenen kampanyalarda, öğrencilerin sorunlarıyla ilgili ve emekçilerin örgütlenmesi için yürütülen çalışmalarda etkin rol aldı.

    İlk gününden itibaren Gezi Direnişi’nin etkin bir parçasıydı. Gezi Davası’na gerekçe gösterilen iddianamede, ihbarcı tarafından verilen isim listesinde Ergün’ün de adı bulunmaktadır. Gezi Direnişi’nde Acıbadem ve Kadıköy’de bulunan halk dayanışmalarının parçası oldu.

    Cumhuriyet gazetesinde çalıştığı dönemde Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi’nde Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. 2017 yılındaki Anayasa değişikliği referandumunda “Hayır ve Ötesi” adlı müşahit örgütlenmesinin yürütücülüğünü üstlendi.

    Yazar, çevirmen merhum Ahmet Cemal ile Kadıköy’de Ahmet Cemal Kültür Atölyesi’nin kuruluşunda birlikte çalıştı. Atölyede dersler verdi.

    Sosyalist İktidar Partisi’nde başlayıp Türkiye İşçi Partisi’nde devam eden örgütlü yaşamında Merkez Komitesi üyeliği, Öğrenci Bürosu sekreterliği, Uluslararası İlişkiler Sekreterliği, Kadıköy İlçe Sekreterliği, Kültür-Sanat Bürosu sekreterliği gibi görevler aldı.

    Kurucularından olduğu Türkiye İşçi Partisi’nde Parti Meclisi üyeliği, Merkez Yürütme Kurulu üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerini yürütmektedir.

    Yüksek Mimar, Restorasyon Uzmanı Deniz Öztürk Ergün ile evlidir ve bir çocuk babasıdır.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • En büyük işçi havzasından aday olmuştu: CHP ve DEM’in Gebze’de Erkan Baş’ı destekleyeceği iddia edildi

    En büyük işçi havzasından aday olmuştu: CHP ve DEM’in Gebze’de Erkan Baş’ı destekleyeceği iddia edildi



    31 Mart’taki yerel seçimler için Yüksel Seçim Kurulu’na listeleri teslim etme süresi doldu. Partilerin adayları netleşti.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye’nin en fazla işçi yoğunluğunun olduğu Kocaeli’nin Gebze ilçesinden aday oldu. CHP ve DEM Parti’nin Gebze’de aday çıkarmamış olması ise dikkat çekti.

    İddiaya göre DEM Parti ve CHP’nin Gebze’de TİP’in adayı Erkan Baş’ı destekleyeceği belirtildi.

    Erkan Baş, adaylığını sosyal medyadan duyurmuş ve “TİP adaylığının anlamı sorumluluk almak, elini taşın altına koymaktır. Ben de arkadaşlarımdan beklediğim sorumluluğu paylaşıyorum ve ülkemizin en büyük işçi havzası olan Gebze’den adaylığımı ilan ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’nin kritik kararı bekleniyor | Hatay’da Düğüm nasıl çözülecek: O isim gösterilirse Zan çekilecek

    CHP’nin kritik kararı bekleniyor | Hatay’da Düğüm nasıl çözülecek: O isim gösterilirse Zan çekilecek



    SERBEST GÖRÜŞ – Yerel seçimlere 41 gün kala, ana muhalefet partisi CHP’nin yaşadığı Hatay krizi çözüm için adım atılmasını bekliyor.

    6 Şubat 2023’te art arda yaşadığı 2 deprem yıkılan şehir, yaralarını sarmaktan çok uzakken, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’tan sonra üçüncü kez sandık başına gidecek. CHP’nin adayı şimdilik mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş. Ancak, Savaş’ın adaylığına itirazlar sönümlenmek şöyle dursun artarak devam ediyor. Depremin birinci yıl dönümü anmasında yaşanan protestolar, bu tepkinin artık ihmal edilemeyeceğinin ispatı gibiydi.

    CHP yönetimi ise önce ilk aday belirleme sürecinde anketler yapıldığını ve Lütfü Savaş’ın tekrarlanan anketlerde birinci çıktığını savunarak Savaş’ın adaylığının arkasında durdu. Ancak protestoların ardından yeniden anket yapılacağı söylendi ve CHP lideri daha sonra yaptığı açıklamada “Lütfü Savaş’a alternatif bulunamadığı” söyleyerek adeta Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kerhen aday yapıldığını ima etti.

    DENGELERİ TİP’İN AÇIKLAMASI DEĞİŞTİRDİ

    Tüm bu konjonktürde Türkiye İşçi Partisi’nden dikkat çekici bir çıkış geldi.

    14 Mayıs Seçimleri’nde Gezi davası tutuklusu Can Atalay’ı aday gösteren ve Hatay’dan milletvekili seçilmesini sağlayan TİP, tüm çabalarına rağmen CHP’’nin Savaş kartından vazgeçmemesi üzerine depremin vurduğu kentte son dönemde öne çıkan eski milli futbolcu Gökhan Zan’ı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterdi.

    Hataylı olan Zan, deprem döneminde şehrin doğal sözcülerinden biri haline gelmişti. 14 Mayıs seçimlerinde yüzde 8 oy alan TİP’in Gökhan Zan ile seçime girmesi, CHP’nin Hatay’daki oyun planını bir anda boşa düşürmüş oldu.

    Lütfü Savaş’a önce CHP’nin yayımlanan reklam filminde yer verilmedi. Hemen akabind Pazar günü Ankara’da yapılan aday tanıtım toplantısında ona ayrılan sandalyenin boş kalması ve isminin okunmaması herkesin dikkatini çekti.

    SAVAŞ BAĞIMSIZLIĞA MI HAZIRLANIYOR?

    Parti yönetiminin Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı’na “alternatifinin araştırdığı” belirginleşirken Savaş cephesinde ise yeni hazırlıklar mevcut.

    Hatay’da Savaş taraftarları bugün toplanarak, ona desteğini ilan etti.

    Büyükşehir Belediye Başkanı ise video konferans ile yaptığı konuşmasında kendisine destek veren kalabalığa “Yarın büyük bir mitingle açıklamalarımız olacak” diyerek aslında Genel Merkez’e mesaj göndermiş oldu.

    Bu arada Lütfü Savaş’ın eşi Nazan Savaş, aday tanıtım toplantısında eşinin adının okunmamasının ardından “Yolumuza Devam Ediyoruz” paylaşımı yapması dikkatlerden kaçmadı. Tüm bunlar partisinde adaylığı yüksek perdeden tartışılan Savaş’ın seçime bağımsız katılma ihtimali giderek güçlendiğini gösteriyor.

    CHP İLE TİP ARASINDA TELEFON DİPLOMASİSİ

    Yüksek Seçim Kurulu’na aday bildirmek için yarın son gün… Yani partiler ne yapacaksa, yarın 17:00’ye kadar yapmak zorunda.

    Gerçek Gündem’in edindiği bilgilere göre; son birkaç günde CHP Genel Merkezi ile Türkiye İşçi Partisi arasında “Hatay” konulu telefonu trafiği iyice artı. Alternatif isimlerin konuşulduğu görüşmede, özellikle TİP tarafı Hatay eski Baro Başkanı Cihat Açıkalın ismini gündeme getirdi. CHP aday adayı olmak için Baro başkanlığından ayrılan Açıkalın aday gösterilmemişti.

    CHP yöneticileri partilerinden adaylık başvurusu da yapan Açıkalın’ın aday belirlenmesi durumunda Gökhan Zan’ın çekilip çekilmeyeceğini sordu. TİP yöneticileri ise Zan’ın çekileceğini aktarmakla kalmadılar Antakya Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Hikmet Çinçin’le birlikte Açıkalın’ın kampanyasına doğrudan destek vereceğini söylediler.

    Zaten CHP adayı belirlenmeden önce Gökhan Zan yaptığı açıklamalarda bu iki isimden birinin aday gösterilmesi halinde kendisinin de destek vereceğini beyan etmişti.

    ŞANSI VAR MI?

    Henüz CHP nihai kararını vermiş değil. Ancak karar anı dakikalar ilerledikçe yaklaşıyor. Peki, seçime 41 gün kala yapılacak aday değişimiyle seçim kazanmak mümkün olabilir mi?

    Bu soruyu yönelttiğimiz Hataylılar, 6 Şubat’ta yapılan anma etkinliğini hatırlatarak yanıt veriyorlar. 6 Şubat’ta iki farklı etkinlik yapıldığını, Savaş’ın ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın protesto edildiği etkinliğe normal vatandaşların katıldığı; odalar, sendikalar ve sol partilerin yürüyüş ve etkinliğinin ise başka bir alanda yapıldığını belirtiyorlar. Yani, Savaş’a karşı şehirdeki tepki sadece sol, sosyalist çevrelerden kaynaklanmıyor.

    CHP’nin olası bir aday değişikliğiyle kazanma ihtimalinin TİP’in adayını çekmesi ve onu desteklemesiyle güçlenmesi bekleniyor.

    Üç dönem baro başkanlığı yapan Cihat Açıkalın’ın Sünni vatandaşların daha yoğun yaşadığı Reyhanlılı olması bir avantaj olarak görülüyor.

    Muhalefetin Hatay krizini çözmesi için önünde sadece saatleri kaldı. 41 gün sonra sandıktan çıkacak sonuç da bu saatlerin sonunda yapılacak açıklamaya bağlı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erkan Baş: Gebze’yi işçilerle yönetmeye talibiz

    Erkan Baş: Gebze’yi işçilerle yönetmeye talibiz



    TİP Genel Başkanı Erkan Baş, partisinin Kocaeli’nin Gebze ilçesi belediye başkan adayı olduğunu sosyal medyadan açıklamasının ardından, Kocaeli’nin Darıca ilçesindeki bir düğün salonunda düzenlenen toplantıda partililerle bir araya geldi.

    ‘Gebze-Darıca İşçi Buluşması’ programında konuşan Baş, şunları söyledi:

    “40 kadar gün sonra Türkiye’de bir yerel seçim yapılacak. Ben de takip ediyorum, siz de takip ediyorsunuzdur. Gerçekten birtakım tartışmalar oluyor, yerel seçime ilişkin olarak. Bir şeyler konuşuluyor, bir şeyler tartışılıyor. Herkes de elini vicdanına koyup kendisine, ‘Bir seçim heyecanı hissediyor muyuz? Bir seçim umudu hissediyor muyuz?

    Gerçekten Türkiye’de bu seçimlerden sonra bir değişim yaşanacak duygusu, Türkiye’nin herhangi bir ilinde, herhangi bir ilçesinde, herhangi bir mahallesinde var mı?’ sorularını sorsun. O kadar garip bir seçime doğru gidiyoruz ki, birkaç tane ili, ilçeyi dışarı çektiğimizde Türkiye’de 31 Mart’ta seçim olup olmaması kimsenin umurunda değil. Çünkü her geçen gün düzen siyasetçileri, düzen partileri, hepsi daha fazla birbirine benzemiş.

    Bakıyoruz adaylara, hangi partiden aday olduğunu bile anlayamıyoruz. Sözlerine bakıyoruz, yapacakları vaatleri dinliyoruz. Bunlarda bile bir farklılık yok. Özetle düzen partileri, hepsi çok daha fazla birbirine benzemiş, çok daha fazla aynılaşmış. Türkiye’de, ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ anlayışı hakim hale gelmiş. Biz bu gidişatı, Türkiye siyasetine egemen olan bu statükoyu, ‘Şurası A partisinin, burası B partisinin, bu ne yapsanız değişmez. Buralarda bu ittifak kazanır, buralarda bu ittifak kazanır’ anlayışını reddediyoruz. Buradan başlayalım. Partilerin aday adayları başvurularına bakın. Bir parti daha önce bir yerde bu seçimleri kazanmışsa, orada oyu yüksekse bir bakıyorsunuz 20 tane, 25 tane, 37 tane aday adayı çıkıyor. Bir parti daha önce o bölgede seçim kazanamadıysa, 1 tane bile aday adayı olmuyor. Seçim, sadece kazanılması garanti yerlere parti genel merkezleri kimi belediye başkanı atayacak seçimine dönmüş.”

    ‘BU ÜLKE PATRONLARDAN İBARET DEĞİL’

    Kendisinin adaylığının Gebze’nin Türkiye genelinde konuşulmasına yol açacağını söyleyen TİP Genel Başkanı Baş, “Gebze’den adaylığımızla beraber Türkiye’de yerel seçimlerde, ‘İstanbul seçimi ne olacak?’ diye konuşuluyor, ‘Hatay seçimi ne olacak?’ diye konuşuluyor, bir de artık, ‘İşçi sınıfı bu seçimde ne yapacak?’ diye konuşuluyor. Bütün Türkiye’de seçimlere ilişkin başka bir tartışma kalmadı. Hani hiçbir şey yapamadıysak, Türkiye’de işçi sınıfı var kardeşim, bu ülkede emekçiler var. Alın teriyle yaşayan insanlar var. Bu ülke sizin gibi kodamanlardan ibaret değil. Bu ülke patronlardan ibaret değil.

    unu göstermek için Gebze’den aday olduk. Bunun kendisi bile başlı başına önemli bir şey. Türkiye’de işçiler, emekçiler, yoksullar sağ partilere oy veriyormuş. Bakın bunu da değiştireceğiz. Bu nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Devlet olanaklarını ele geçirmiş bir çete. Tarikatları, cemaatleri ele geçirmişler, onlar üzerinden siyaset yapıyorlar. İşçileri, emekçileri en kötü koşullarda örgütsüz, uzun saatler boyunca güvencesiz, iş güvenliği olmadan düşük ücrete çalıştırıyorlar.

    Ondan sonra medya olanaklarını ele geçirmişler. Tarikatlarıyla kuşattıkları yetmiyormuş gibi oradan bir yalan rüzgarıyla, medya ablukasıyla, sabah akşam vatan millet Sakarya edebiyatı yapıp, insanları yoksulluğa mahkum ediyorlar. Bunu da dini kullanarak, insanların ülke sevgisini kullanarak insanları esir ettikleri bir düzenin devamlılığını sağlıyorlar. Bakın söz veriyoruz. Kapı kapı gezeceğiz, sokak sokak gezeceğiz, mahalle mahalle gezeceğiz” dedi.

    ‘BİZ BU SEÇİMLERİ KAZANABİLİRİZ’

    Gebze’nin işçi kenti olduğunu ve Gebze’yi işçilerle birlikte yönetmek istediğini söyleyen Baş, “Bakın çok açık söylüyorum. Lütfen yanlış anlamayın. Benim Gebze Belediye Başkanlığı’na ihtiyacım yok. Gebze Belediye Başkanlığı koltuğunda oturmaya talip değilim ben burada. Benim buradaki adaylığımın anlamı Gebze’yi işçilerin yönetmesine aracı edebilir miyiz? Gebze’yi işçilerin yönetmesini sağlayabilir miyiz? O zaman ne yapacağız?

    Buradan bütün sendikalara, emek örgütlerine, meslek örgütlerimize çağrı yapıyorum. Mesela hemen yarın sabah belediye meclisi işlerinizi birlikte hazırlamalıyız. Yani bu işler sadece Süpermenlerin, büyük kahramanların gelip başaracağı işler değil. Biz buna inanmıyoruz. Ondan sonra Gebze’deki her işçi arkadaşımız bizim Gebze’yi yönetmeye talip olmamıza ortak olmalı. Hep birlikte Gebze’yi yönetmeye aday olduğumuzun herkes bilincinde olmalı. Her arkadaşımız eğer ben belediye başkanlığına adayım diye düşünürse biz bu seçimleri kazanabiliriz” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erkan Baş, Gebze Belediye Başkanlığı’na aday oldu

    Erkan Baş, Gebze Belediye Başkanlığı’na aday oldu



    Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Gebze’den aday olduğunu açıkladı.

    Baş kararıyla ilgili olarak “Ülkemiz yine önemli bir seçim sürecine giriyor. Öncelikle partimize güvenen, belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği için partimize başvuran tüm adaylarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Türkiye İşçi Partisi’nden aday olmak insana ne makam kazandırır ne de para pul; TİP adaylığının anlamı sorumluluk almak, elini taşın altına koymaktır.

    Adaylığı böyle değerlendirdiğimiz için ben de arkadaşlarımdan beklediğim sorumluluğu paylaşıyorum ve yöremizin en büyük işçi havzası olan Gebze’den adaylığımı ilan ediyorum. Türkiye’nin işçi partisi Türkiye işçi sınıfının her zaman yanında ve hizmetinde olacak, demiştik.

    İşçi havzalarının sağ partilerin oy deposu olarak görülüp terk edilmesine asla razı olmayacak ve bu algıyı değiştireceğiz. Çünkü, algılarımızdan alışkanlıklarımıza kadar, tepeden tırnağa değişmek şart! Gebze’yi işçiler yönetecek. Türkiye’yi işçiler yönetecek” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***