Etiket: Türkiye İşçi Partisi – TİP

  • TİP’te Yeni Dönem: Barış Atay, MYK’dan ayrıldı

    TİP’te Yeni Dönem: Barış Atay, MYK’dan ayrıldı


    TİP Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu toplantılarının ardından 8 maddelik sonuç metni yayımlandı. Buna göre eski Hatay Milletvekili Barış Atay’ın yeni dönemde kendi isteği ile MYK’dan ayrıldığı duyuruldu.


    Türkiye İşçi Partisi (TİP), Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) gerçekleştirdiği toplantılar sonucunda, dünya ve Türkiye’deki siyasal durumu ve parti çalışmalarının ilerleyişini değerlendiren 8 maddelik bir sonuç metni yayımladı.

    Toplantı sonrası kamuoyu ile paylaşılan sonuç metninde, “Can Atalay’ın gasp edilen özgürlüğünün ve hukuki haklarının iadesi için mücadelenin sürdürüleceği” vurgulandı. Eski Hatay Milletvekili Barış Atay’ın ise yeni dönemde kendi isteği ile MYK’da görev almadığı duyuruldu.

    İŞTE 8 MADDELİK SONUÇ METNİ

    8 maddelik sonuç metninde özetle şu ifadelere yer verildi:

    “31 Mart seçimleri sonrasında ortaya atılan ve uzun ömürlü olmayacağı daha o günlerde partimiz tarafından ileri sürülen ‘yumuşama’ beklentisi hiç vakit kaybetmeden berhava olmuştur. Özellikle sokaklarda yaşayan hayvanların katledilmesine yönelik yasa tasarısının Meclis’ten geçirilmesi sürecinde sergilenen iktidar tutumu sözü edilen ‘yumuşama’ sürecinin bir yanılsama olduğunu göstermiş; dahası bu tür söylemlerin sadece AKP iktidarına zaman kazandırmak amacıyla ortaya atıldığını kanıtlamıştır.

    AKP’nin kendi hegemonyasını kuvvetlendirmek için hazırladığı oyun planının bir başka boyutu ise, 31 Mart seçimleri öncesinde farklı bir siyasal kompozisyon sergileyen siyasi partiler alanını merkezinde kendisinin durduğu yeni bir kuşakta dizayn etmektir. Başta Saadet Partisi, Deva Partisi, Gelecek Partisi gibi Milli Görüş/AKP kökenli partilerden vekil transferleri ile İYİ Parti’den çıkarılacak milliyetçi yeni oluşumların teşvik edilmesi gibi adımlar bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bu tür girişimler bir yandan AKP’nin muhalefet blokunu zayıflatma ve Saray karşısındaki kompozisyonu dağıtma amacıyla ilgiliyken, bir yandan da MHP ile yaşanan ve şiddetleneceğine yönelik emarelerin bulunduğu gerilime karşı da bir dayanak noktası oluşturma amaçlıdır. Tüm bunlar Meclis aritmetiğini olduğu kadar, önümüzdeki seçim sürecini de etkileyebilecek gelişmeler olarak görülmeli ve toplumsal muhalefet, süreci izlemek yerine hem Meclis’te hem de önümüzdeki seçim döneminde izleyeceği mücadele stratejisini masaya yatırmalıdır. TİP, halkımızı düzen siyasetinin kıskacına mahkum bırakmamak için kendisi ve olası ittifakları üzerinden solda yeni bir odak yaratmak üzere imkanları değerlendirecektir.”

    ‘ASGARİ ÜCRET ÜZERİNDEN SÜRDÜRDÜĞÜMÜZ ÇALIŞMA DEVAM ETTİRİLECEK’

    Sürdürdüğümüz asgari ücret çalışmasının emekçiler arasında olumlu yankılar bulması sevindiricidir. Hem Genel Başkanımızın pazar ziyaretleri hem de örgütlerimizin kendi yerelliklerindeki emekçi yurttaşlarla teması partimizin güçlenmesi ve şiddetlenen yoksulluk karşısında güçlü bir mücadele kulvarının yaratılması açısından umut vericidir. Asgari ücret ve yoksullaşma üzerinden sürdürdüğümüz kampanya çalışması devam ettirilecek ve özellikle yerel il/ilçe örgütlerimizin bu alanda kazandığı bağların kalıcı hale getirilmesine yönelik adımlar atılacaktır. Sokak hayvanlarının katledilmesine yönelik yasanın Meclis’ten geçirilmesi sürecinde partimizin ve özellikle de Meclis’teki yoldaşlarımızın özverili biçimde sürdürdüğü mücadele ilham verici olmuştur. Yasanın tüm dirence karşı geçmiş olması üzüntü verse de toplumsal muhalefet ve onun bir parçası olarak TİP elinden gelen tüm imkanlarla direnmiş ve bu yasanın toplum vicdanında mahkum edilmesini sağlamıştır. Ancak mücadelemiz teklifin yasalaşması ile sona ermemiştir. Hayvan dostlarımıza yönelecek her türlü şiddetin karşısında caydırıcı ve engelleyici bir yeni mücadele süreci başlamaktadır ve partimiz, vekilleriyle, Ekoloji Bürosu ve Hayvan Hakları Komisyonu ile bu mücadelenin de en önünde yer alan güçlerden olacaktır.”

    CAN ATALAY MESAJI

    AYM’nin Can Atalay yoldaşımız hakkındaki kararı, hukukun bir kez daha işlemez hale getirildiğinin ve Saray iktidarının faşizan karakterinin çıplak bir işareti olmuştur. Partimiz, toplumsal muhalefetin ve hukuk örgütlerinin bileşenleriyle birlikte Can Atalay yoldaşımızın gasp edilen özgürlüğünün ve hukuki haklarının iadesi için mücadele etmeyi sürdürecektir. Bu başlıkta atılacak adımlar ve görüşmeler konusunda detaylı bilgiler kamuoyuna sunulacaktır.

    İşgalci İsrail, emperyalist merkezlerin desteği ile katliamlarını sürdürmektedir. Filistin halkının direnişinin yanındayız. Artan savaş tehlikesine karşı halkların kardeşliği ve barış talebini ulusal/uluslararası ölçekte yükselteceğiz. Partimiz yorucu bir tempoyla geçen iki yılın ardından bu yaz sürecini merkezi kamplarla geçirmektedir. İl/ilçe yöneticilerimizin, gençlerin ve üyelerimizin katıldığı kamp organizasyonları sürmektedir. Kamplarda yürütülen geniş çaplı tartışmalar hem partimizin siyasal kimliği ve hedeflerinin netleşmesine hem de örgütsel işleyiş ve hareket düzeyinin yükselmesine son derece fayda sağlamaktadır.”


    Etiketler

    Türkiye İşçi Partisi – TİP


    Barış Atay

    Gurbetçi Adam, Memleketinde Mezarını Kazdırdı
    Gurbetçi Adam, Memleketinde Mezarını Kazdırdı

    'Kara Pazartesi' FED'i Harekete Geçirdi: Acil Toplanıyor
    ‘Kara Pazartesi’ FED’i Harekete Geçirdi

    Tazminat Almakta Sorun Yaşayan İşçileri Sevindirecek Haber: Artık Gönül Rahatlığıyla İşten Ayrılabilirsiniz
    Tazminat Almakta Sorun Yaşayan İşçileri Sevindirecek Haber

    Koçlardan İpek Kıraç'a Mega Yat Destek Gecesi: Gazeteciler, İş İnsanlarının Olduğu Etkinlikte Dikkat Çeken Detay
    Koçlardan İpek Kıraç’a Mega Yat Destek Gecesi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TİP Genel Başkanı Erkan Baş’tan, TBMM’ye ‘Can Atalay’ Çağrısı

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş’tan, TBMM’ye ‘Can Atalay’ Çağrısı


    Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesiyle ilgili şubat ayında verdiği “yok hükmündedir” kararının gerekçesini altı ay sonra açıkladı.

    Resmi Gazete’nin 1 Ağustos 2024 tarihli sayısında yayımlanan kararda “Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararı okunarak Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğu” belirtildi.

    Kararın ardından ise gözler geçtiğimiz hafta tatile giren Türkiye Büyük Millet Meclis’ine çevrildi.

    ‘SORUMLULUK TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ’UN OMUZLARINDADIR’

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Atalay kararıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Sosyal medya hesabından paylaşım yapan TİP Genel Başkanı Baş ilk olarak Can Atalay ile Silivri’de görüştüğünü daha sonra da TBMM’de siyasi partilerin genel başkanlarıyla görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu.

    Can Atalay hakkında AYM kararına atıfta bulunan Baş, “Can Atalay milletvekilidir. Hakkında kesinleşmiş bir hüküm yoktur. TBMM’de gerçekleştirilen işlem hukuken yok hükmündedir” diyerek, TBMM Başkanlığı’na Atalay için çağrıda bulundu.

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın açıklamaları şu şekilde:

    “Atalay’ın özlük hakları iade edilmeli, tahliye olup yemin etmesi ve görevine başlaması sağlanmalıdır. Bu adımların atılmasının sorumluluğu TBMM Başkanı olarak Numan Kurtulmuş’un omuzlarındadır.

    Aksi takdirde ortak çağrımıza destek olan tüm siyasi partilerle birlikte ortak bir tutumla TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırmak için gerekli adımları atacağız.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anayasa Mahkemesi Can Atalay Hakkındaki Kararını Verdi

    Anayasa Mahkemesi Can Atalay Hakkındaki Kararını Verdi


    Anayasa Mahkemesi, Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekili seçilen ve TBMM’de milletvekilliği düşürülen Can Atalay hakkındaki kararını verdi.

    Yüksek Mahkeme, TBMM’de tezkerenin okunarak Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin kararın yok hükmünde olduğuna karar verdi.

    Karar 1 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

    ÖZGÜR ÖZEL: CAN ATALAY’IN TÜM HAKLARI İADE EDİLMELİDİR

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Can Atalay hakkındaki karara ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

    CHP lideri Özel şu sözleri kaydetti:

    “Anayasa Mahkemesi, Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği gerekçeli kararıyla milletvekilliğinin düşmesinin yok hükmünde olduğunu tespit etmiştir. Can Atalay tahliye edilmeli, hızla milletvekili yemini etmesi sağlanmalı ve tüm hakları iade edilmelidir.”

    ‘ÖZETLE CAN ATALAY MİLLETVEKİLİDİR’

    Can Atalay’ın avukatlarından Deniz Özen de kararın ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

    Özen’in paylaşımı şu şekilde:

    “ ‘- Can Atalay hakkında verilmiş bir kesin mahkumiyet kararından bahsedilemez.

    – Yargıtay’ın AYM kararına uyulmaması yönündeki kararının hukuki değeri yoktur.

    – Vekilliğin düşürülmesine dair geçerli bir hukuki işlem yoktur.’

    Özetle, Can Atalay milletvekilidir.”

    ‘ÜLKEMİZE YAŞATILAN BU BÜYÜK UTANÇ DERHAL GİDERİLMELİ’

    Karara ilişkin bir paylaşımda Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’tan geldi.

    AYM tarafından verilen “yok hükmünde” kararına dikkat çeken Baş “Ülkemize yaşatılan bu büyük utanç derhal giderilmeli, Can Atalay tahliye edilerek milletvekili yemininin ardından görevine başlaması sağlanmalıdır” dedi.

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın açıklaması şu şekilde:

    “TBMM’nin Hatay Milletvekilimiz Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine dair kararının yok hükmünde olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından açıkça tespit edildi ve gerekçeli karar Resmi Gazete’de yayınlandı. Ülkemize yaşatılan bu büyük utanç derhal giderilmeli, Can Atalay’ın derhal tahliye edilerek milletvekili yemininin ardından görevine başlaması sağlanmalıdır. Darbeciler yenilecek, #CanAtalayMeclise gelecek! Tüm Gezi tutsakları özgürlüğüne mutlaka kavuşacak!”

    DEM PARTİ EŞ GENEL BAŞKANI BAKIRHAN: TBMM HIZLICA AYM KARARININ GEREĞİNİ YAPMALI

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da karara ilişkin paylaşımda bulundu.

    TBMM’yi, AYM kararını uygulamaya davet eden Bakırhan, ” TBMM’nin hızlıca AYM kararının gereğini yaparak Sevgili Can Atalay’ın haklarını ve sorumluluklarını teslim etmesi; cezaevlerinde haksız ve hukuksuz yere rehin tutulan tüm arkadaşlarımızın serbest bırakılması çağrısı yapıyoruz” dedi.

    Bakırhan’ın açıklamaları şu şekilde:

    Siyasi tutsak Hatay Milletvekili Can Atalay arkadaşımızın hukuksuz şekilde düşürülen vekilliği ile ilgili AYM’nin verdiği “yok hükmünde” kararı demokrasiye katkı sağlaması açısından olumlu bir karardır.

    TBMM’nin hızlıca AYM kararının gereğini yaparak Sevgili Can Atalay’ın haklarını ve sorumluluklarını teslim etmesi; cezaevlerinde haksız ve hukuksuz yere rehin tutulan tüm arkadaşlarımızın serbest bırakılması çağrısı yapıyoruz.

    Türkiye’nin demokrasi rotasına girmesi, adaleti ve hukukun üstünlüğünü hakim kılması dışındaki tüm seçenekler içinde bulunduğumuz çoklu krizleri derinleştirmekten başka bir şeye yaramaz.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sera Kadıgil Kürsüye Çıktı, AKP’li Vekiller Meclis’i Terk Etti: ‘Kimsenin Kılına Zarar Vermemiş Köpekleri Katletme Peşindeler’

    Sera Kadıgil Kürsüye Çıktı, AKP’li Vekiller Meclis’i Terk Etti: ‘Kimsenin Kılına Zarar Vermemiş Köpekleri Katletme Peşindeler’


    TİP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Meclis’te kürsüye çıktığı sırada AKP’li milletvekilleri Genel Kurul’u terk etti. Yasa tasarısına tepki gösteren Kadıgil, “Kimsenin kılına zarar vermemiş köpekleri katletme peşindeler. Bir de utanmadan ‘sahiplendireceğiz’ diyorlar” diye konuştu.


    Sokak hayvanlarının öldürülmesinin önünü açan yasa teklifinin görüşmelerinde, teklifin 6 ve 7. maddeleri Meclis’ten geçti.

    Türkiye İşçi Partisi Sözcüsü Sera Kadıgil ise kürsüye çıktığında AKP’li milletvekilleri Genel Kurul salonunu terk etti.

    Kadıgil AKP’li milletvekillerinin gitmesine “Milyonlarca insanın gözü kulağı burada. Gözyaşları içerisinde bu yasa teklifini izliyorlar ama AKP sıralarında 3 milletvekili var. Çünkü ne desek boş, çünkü talimatı aldılar, çünkü vicdanları ile Saray arasına sıkıştıklarında hep Saray’ı seçtiler” sözleriyle tepki gösterdi.

    ‘SUÇSUZ BİR KÖPEĞİ ÖLDÜRMENİN MEŞRU ZEMİNİ KALMADI’

    AKP’lilerin yasayla ilgili üst üste değişikliklerini eleştiren Kadıgil, “Görev suçları yüzünden zarar gören insanların acılarını kullanarak milyonlarca suçsuz köpeği öldürmenin meşru bir zemini kalmadı bu ülkede. O yüzden daha geçen hafta ölüm teklifini buraya getirenler dünden beri “Biz de hayvanları çok seviyoruz, ölsün istemiyoruz, barınaklara koyacağız” diyorlar. Çünkü oyunları tutmadı. Çünkü atanamamış Gobbels var ya onun trolleri yetmedi, halk tepki gösterdi. Şimdi yeni bir meşru zemin yaratmaya çalışıyorlar kendilerine” dedi.

    ‘BU HAYVANLARI MÜEBBET HAPSE KOYMANIN NE ANLAMI VAR?’

    Köpeklerin barınaktaki fotoğrafını gösteren Kadıgil şöyle dedi:

    “Geçtiğimiz 20 yılda 200 barınak açmaktan aciz bir Saray rejimi önümüzdeki 4 yılda 4 bin adet barınak açacakmış. Burada da köpekleri mutlu mutlu yaşatacakmış. Buna köpekler bile inanmaz. Hadi inandık, bunları yaptın; Tayyip Bey’in bir tane uçağını sattın bütün bu barınakları yaptın. Parası yetiyor. Kılına zarar gelmeden köpekleri topladın, koydun. Yüzlerine bakın, bakmanızı istiyorum. Bu hayvanları müebbet hapse koymanın ne anlamı var? Şu çaresizliğe bakın. Kimsenin kılına zarar vermemiş köpekleri katletme peşindeler. Bir de utanmadan ‘sahiplendireceğiz’ diyorlar. Kardeşim sen üretimi, ticareti yasaklıyor musun? Pet shoplarda bin dolara hayvan satılmasına ses çıkartıyor musun ki gelip burada ‘sahiplendireceğim’ diyorsunuz. Biraz dürüst olun.”


    Etiketler

    Sera Kadıgil


    Türkiye İşçi Partisi – TİP

    15 Yaşındaki Motosiklet Sürücüsü Can Verdi! Acılı Babanın Feryadı Yürek Dağladı
    15 Yaşındaki Motosiklet Sürücüsü Can Verdi

    Tatilde Berbere Gidenlere Çıkan Fiyat Beyinleri Yakacak
    Tatilde Berbere Gidenlere Çıkan Fiyat Beyinleri Yakacak

    Ali Yerlikaya Duyurdu: Yol Verme Kavgasında Sürücüyü Darbeden Saldırgan Gözaltına Alındı
    Yol Verme Kavgasında Sürücüyü Darbeden Saldırgan Gözaltına Alındı

    Aylar Geçse Bile Bozulmuyor! Soğanları Mutlaka Böyle Saklayın
    Aylar Geçse Bile Bozulmuyor! Soğanları Mutlaka Böyle Saklayın

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sera Kadıgil 4. Maddeye Dikkat Çekmişti: Değişikliğe Gidildi

    Sera Kadıgil 4. Maddeye Dikkat Çekmişti: Değişikliğe Gidildi


    Sokak hayvanlarının katledilmesinin önünü açacağı gerekçesiyle eleştirilen kanun teklifi görüşmeleri sürerken TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil bir maddeye dikkat çekti. Sokaklarda yaşayan kedi ve köpeklerin toplatılmasını içeren 4. Maddenin hayata geçirildiği takdirde insan sağlığına daha fazla zarar ve felakat getireceğini söyleyen Kadıgil, “Allah’tan Kork Kuldan Utan!” diyerek tepki gösterdi.

    TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda, 17 maddelik ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sürerken, toplantıya alınmayan hayvan hakları savunucuları, Meclis koridorlarında slogan atarak, alkışlarla eylem yaptı. Tartışmaların yaşandığı komisyonda muhalefet milletvekilleri kanun teklifine karşı tepkilerini dile getiriyor. Yoğun güvenlik önlemlerinin dikkati çektiği Meclis’te, komisyon toplantı salonunun olduğu koridordaki, komisyon çalışmalarının izlendiği televizyonun kaldırılması da ipleri daha fazla gerdi.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, komisyonda yaptığı konuşmada, sokaklarda yaşayan hayvanların toplanmasını içeren maddeye tepki gösterdi.

    Sera Kadıgil sosyal medya hesabından paylaştığı görüntüde şunları yazarak paylaştı:

    “Komisyonda şu an görüşülen ve sokak hayvanlarını ölüme mahkum eden 4. Madde üzerine. Geçen toplantıda tek tek maddeleri anlattık. İddia ettikleri “çocukları koruma” amacıyla bu teklifin uzaktan yakından bi alakası olmadığını uzman görüşleriyle İSPAT ETTİK. Ama sadece muhalefetin değil tüm uzmanların İNSAN SAĞLIĞINA DA ZARAR VE FELAKET olarak nitelediği bir teklifi azimle neden hala görüşüyoruz? Bugün sorulması gereken asli soru budur; Biz neden halkın %85’inin alenen karşı olduğu bir katliam teklifini görüşüyoruz? Amaç nedir? Bu aleni kaos planı kime aittir?”

    4. MADDEDE DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ!

    TİP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil’in Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine geçtiğimiz çarşamba günü düzenlenen ilk komisyon toplantısında, dikkatleri çektiği teklifin 4. maddesinde değişikliğe gidildi. Teklife ilişkin bugün düzenlenen komisyonda, Sera Kadıgil’in işaret ettiği 4. maddede yer alan “rehabilite edilenler” ifadesi, “rehabilite edilen köpekler” şeklinde değiştirilerek kedilerin değişiklik kapsamı dışına alındı.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    Etiketler

    Hayvan


    hayvan hakları


    Hayvan katliamı


    Sokak köpekleri


    Sera Kadıgil


    Türkiye İşçi Partisi – TİP

    Celal Şengör'e Göre Türkiye'yi Bekleyen Tehlike! Depremden Bile Kötü
    Celal Şengör’e Göre Türkiye’yi Bekleyen Tehlike! Depremden Bile Kötü

    Çukur Dizisinin Efsanesi Geri Döndü! ATV'deki O Dizide Yer Alacak
    Çukur Dizisinin Efsanesi Geri Döndü! ATV’deki O Dizide Yer Alacak

    Erdoğan-Esad Görüşmesinde Yer ve Tarih Belli Oldu
    Erdoğan-Esad Görüşmesinde Yer ve Tarih Belli Oldu

    Meclis'in Gündeminde Bugün 'Katliam' Var... CHP Genel Merkezi'nde 'Biz Yaşatmayı Seçiyoruz' Pankartı
    CHP Genel Merkezi’nde ‘Biz Yaşatmayı Seçiyoruz’ Pankartı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erkan Baş: Artık vergiler bize yol olarak geri dönmüyor, yollar vergi olarak geri dönüyor

    Erkan Baş: Artık vergiler bize yol olarak geri dönmüyor, yollar vergi olarak geri dönüyor


    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis’te düzenlediği haftalık basın toplantısında, iktidarın Orta Vadeli Program kapsamındaki vergi reformu hazırlığına sert tepki göstererek, “22 yılın sonunda bu ekonomik krizden, yıkımdan bizi çıkartmak için buldukları çare ne? Vatandaşın kursağındaki son lokmayı alacak yeni vergi düzenlemesi!” şeklinde konuştu.

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği haftalık basın toplantısında ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Baş, AKP iktidarının yeni vergi düzenlemesi planını sert sözlerle eleştirerek, “Artık vergiler bize yol olarak geri dönmüyor, yollar bize vergi olarak geri dönüyor” ifadelerini kullandı.

    Asgari ücrete temmuz ayında ara zam yapılmama kararını da değerlendiren Baş, “Artık asgari ücrete zam asgari bir yaşam talebi haline gelmiştir. Asgari ücretlinin, alın teriyle yaşayan emekçinin, emeklinin bu koşullarda yaşamına devam ettirmesinin başka bir yolu yoktur” dedi.

    “VATANDAŞA KÜFREDİYORLAR, VATANDAŞA HAKARET EDİYORLAR, VATANDAŞIN AKLIYLA DALGA GEÇİYORLAR”

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın açıklamaları şu şekilde:

    “Yılın yarısını geride bıraktık ve asgari ücretli, emekli, emekçi milyonlarca ücretli çalışanın nefes almakta bile zorlandığı günlerden geçiyoruz. Birkaç saat önce mecliste AKP’nin grup toplantısı vardı ve kelimenin tam anlamıyla Saray’ın harikalar diyarında yaşadığını izledik. Masal anlatmaya, anlattıkları masallarla yurttaşlarımızı uyutmak için çaba harcamaya devam ediyorlar. Fakat gerçekler arada sızıyor. Toplantının başlamasından önce kendisine mikrofon uzatılan Çalışma Bakanı göstergelerin iyi gittiğini, olumlu olduğunu söylemiş ve bu nedenle de temmuzda milyonlarca çalışanın beklediği asgari ücrete ara zammın yapılmayacağını ifade etmiş. Gerçekten ‘Bu beyefendi hangi verilere bakıyor, hangi ülkede yaşıyor’ diye sormak zorunda hissediyorum kendimi. Çünkü açık söyleyeceğim, ‘yalancı’ demeye bile dilim varmıyor, çünkü yalanın bile en azından bir inandırıcılık iddiası olur. Şu ülkede yaşayan herhangi bir insanın bu söylenenleri ciddiye almasına, herhangi bir ekonomik verinin olumlu gittiğine ilişkin bir sözün üzerine değerlendirme yapmasına imkan olmadığı kanaatindeyim. O yüzden, yalan söylemiyorlar, vatandaşa küfrediyorlar, vatandaşa hakaret ediyorlar, vatandaşın aklıyla dalga geçiyorlar diye düşünmek lazım. Çünkü sokağa çıktığımızda gördüğümüz tek bir gerçek var: Sokaktaki her yurttaşımız mevcut ekonomik gidişattan rahatsızlığını dile getiriyor. Yoksullaşmanın, fatura ödeyememenin, pazara alışverişe çıkamamanın acısını yaşıyor; ama iktidarın gündeminde bunların hiçbir yeri olmadığını görüyoruz.

    VERGİ REFORMUNUN SIZMASINA TEPKİ: ‘KAMOYUNU HAZIRLAMAK’

    Günlerdir bir kanun hazırlığının sızdığı konuşuluyor. Vergilerde düzenleme yapılacak, kimileri ‘vergi reformu’ olarak adlandırıyor bunu. Ben buradan, bugün, yurttaşlarımızla bu vergi tartışmalarına dair bir sohbet yapmak istiyorum. Yurttaşı doğrudan ilgilendiren vergilerle ilgili bir düzenleme yapılacak. Biz bunu nasıl öğreniyoruz? Bir sızmayla öğreniyoruz. Böyle mi olmalı? Yani eğer gerçekten vatandaşın hayrına bir şey yapmak istiyorsanız, bu ülkedeki yurttaşların hayrına bir şey yapmak istiyorsanız ne yaparsınız? Bir kere konunun muhataplarını davet edersiniz. Onlarla açık seçik, aklınızdan geçenleri, düşündüklerinizi, değerlendirmenizi konuşursunuz, tartışırsınız. Ondan sonra, bunu nasıl en iyi biçimde bir kanun teklifi haline getireceğinizi konuşursunuz. Ama ne yapıyor iktidar? Teklifi sızdırıyor. Bu bir açıdan bakarsak kamuoyunu hazırlamak olarak değerlendirilebilir, kamuoyuyla pazarlık yapmak olarak değerlendirilebilir. Ama nihayetinde akla aykırıdır, bilime aykırıdır, kanun yapma tekniğine aykırıdır. Yurttaş çıkarına bir yaklaşımın tam karşısındadır. Çünkü bir tartışmayı, müzakereyi, konuşmayı, geliştirmeyi, doğru olanı bulmayı değil, akıllarından geçeni en kolay biçimde nasıl hayata geçireceklerini düşündüklerini görüyoruz. Dolayısıyla bir kere usul açısından yurttaşlarımız şunu düşünmeli, yahu bu adamlar doğru düzgün bir şey yapacak olsalar bunu benimle konuşmazlar mı? Benimle tartışmazlar mı? Benimle değerlendirmezler mi? Ama ne yapıyorlar? Sızdırıyorlar.

    “KRİZDEN ÇIKMAK İÇİN BULDUKLARI ÇARE, VATANDAŞIN KURSAĞINDAKİ SON LOKMAYI ALMAK”

    22 yıldır ülkeyi yönetiyorlar, 22 yıldır vergi reformu tartışmaları yapıyoruz ve 22 yılın sonunda bu ekonomik krizden, yıkımdan bizi çıkartmak için bula bula buldukları çare ne? Vatandaşın kursağındaki son lokmayı alacak yeni vergi düzenlemesi. Altını çiziyorum. 22 yıldır bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz, 22 yıl sonra da bulup bulabileceğiniz tek şey daha fazla vergi. Bu ülkeyi nasıl batırdığınızın bundan daha büyük bir itirafı olabilir mi? O yüzden ben zaten bu tartışmanın kendisinin AKP’nin ülkeyi batırdığının itirafı olarak kabul edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani ülkede bir ekonomik kriz var. Siz bunu üretimle yeni alanlar açarak, yaratarak çözmeyeceksiniz, ne yapacaksınız? Zaten hazinenin çok büyük bir bölümünü ondan toparladığınız milyonlarca yoksuldan biraz daha fazla vergiyi nasıl alabilirim, onun son kuruşuna nasıl el koyabilirim diye düşüneceksiniz.

    “VERDİĞİ VERGİLERİN KENDİSİNE HİZMET OLARAK DÖNDÜĞÜNE İNANAN YURTTAŞIMIZ VAR MI?”

    Şimdi buradan bütün yurttaşlarımıza seslenmek istiyorum: Biz her zaman gerçekleri söyledik, gerçekler devrimcidir, buna inanıyoruz. O yüzden tarihimiz boyunca dayanışmayı, birlikte üretmeyi, birlikte paylaşmayı savunduk, üretenlerin yönetmesi gerektiğini savunduk. Tek cümleyle ifade etmek gerekirse, Türkiye İşçi Partisi’nin amacı sadece Türkiye’yi değil dünyayı üretenlerin yönetmesidir. Devleti de tam böyle bir yerde anlamlandırıyoruz. Kimilerinin ‘Devlet olmazsa insanlar birbirlerini yerler, güçlü güçsüzü ezer, parası olan, silahı olan, emrinde insan olan tahakküm kurar; dolayısıyla devlet olmalı ki işler yürümeli, adalet sağlanmalı, kamu hizmetleri görülmeli’ gibi bir anlayışla devleti kutsayan o anlayışıyla hiç yan yana gelmedik. Bunun bir sonucu olarak vergi tartışmasını yapmak istiyoruz. Ne deniyor? Devlet vergi toplar, topladığı vergi de halka hizmet eder. Buradan sesimin ulaştığı bütün yurttaşlarımıza sormak istiyorum. Gerçekten böyle mi? Örneğin gerçekten emeğinin karşılığını aldığını düşünen bir yurttaşımız var mı? Gerçekten verdiği vergilerin kendisine hizmet olarak döndüğüne inanan bir yurttaşımız var mı? Ya da bu iktidarın adil, evrensel hukuk kurallarına göre yönettiğine inanan tek bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı var mı?

    “ARTIK VERGİLER BİZE YOL OLARAK GERİ DÖNMÜYOR, YOLLAR BİZE VERGİ OLARAK GERİ DÖNÜYOR”

    20 yıl, 25 yıl geriye gittiğimizde şöyle söylenirdi, ‘Devlete vergi ödeyeceksiniz, devlete ödediğiniz vergiler yol, su, elektrik olarak size geri dönecek’. Şimdi ne oluyor? Yol yapılıyor, o yoldan geçmek için üstüne para ödüyoruz, üstüne o yolun müteahhitlerini zengin ederek yürüyoruz. Sabah uyanıyorsunuz, elinizi yüzünüzü yıkamak için çeşmeyi açıyorsunuz. Akan suya en az 4-5 kalem vergi ödüyorsunuz. Elektrik dağıtım şirketlerini zengin edecek paralar ödüyorsunuz. Geldiğimiz nokta bu. Yani artık vergiler bize yol olarak geri dönmüyor, yollar bize vergi olarak geri dönüyor. Vergi su olarak bize geri dönmüyor, suya ayrıca vergi ödemek zorunda kalıyoruz. Şirketleri zengin ediyoruz.

    “TÜRKİYE’DE BİR TARAFTA BU İKTİDARIN YANDAŞLARI VE ZENGİNLER VAR, ÖBÜR TARAFTA HEP BERABER BİZ VARIZ”

    Bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Devlet dediğiniz şey en asgari düzeyde güvenliktir değil mi? En asgari düzeyde eğitim hakkıdır, sağlık hakkıdır değil mi? Memlekete bakın ya, özel güvenlik şirketleri, özel okullar, özel hastaneler… Bunların normal kabul edilmesini içimize sindiremiyoruz, hiçbir insanın içine sindirmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Normal bir ülkede bunlar olmaz, olması gereken bu değildir. Ama bakıyorsunuz güvenlik devredilmiş, eğitim şirketlere kar etsin diye devredilmiş, sağlık alanı parası olana hizmet veren bir alan haline getirilmiş. E devlet nerede var? Devlet Ankara’nın göbeğinde tetikçiler siyasi bir cinayet işleyince bunun üzerini örtmek için ortaya çıkıyor. Bakıyorsunuz, memlekette suç işleyen mafya liderlerinin İçişleri Bakanı’yla boy boy fotoğraflarını görüyorsunuz, kamu kurumları sözde tasarruf edecekken son sürat lüks inşaatlar devam ediyor, Monako’da ıstakoz yiyen milletvekilleri çıkıyor; ama halka ‘Siz aza tamah edin, dişinizi sıkın’ deneyeceği zaman devlet ortaya çıkıyor. O yüzden değerli arkadaşlar bu gerçek sömürüyü gizlemek, örtbas etmek, gerçeklerin ortaya çıkmasına mani olmak için görev üstlenen devlet anlayışına, bu düzene itirazımız var. O yüzden biz bu anlayışa topyekûn karşı çıkıyoruz. Biz iktidara baktığımızda para için her şeyi yapacak insanlar görüyoruz, attıkları her adımda zengini daha zengin yapmak için çalışan bir iktidar görüyoruz, emekçiyi, yoksulu daha da yoksullaştıran bir iktidar görüyoruz. O yüzden Türkiye’deki bütün ayrımları bir tarafa bırakma çağrısı yapıyoruz. Türkiye’de bir tarafta bu iktidarın yandaşları ve zenginler var, öbür tarafta hep beraber biz varız. Tablo bu kadar açık, bu kadar net!

    “VATANDAŞI ZATEN TOPRAĞA GÖMMÜŞSÜNÜZ, ÜSTÜNE VERGİ!”

    Aylardır şunu söylüyoruz. Diyoruz ki, ‘Ocak ayında siz bu asgari ücreti belirlediğinizde, daha 1 Şubat’ta ilk maaşları aldığımızda bunun açlık sınırının altında kalacağı belliydi’. Ve her geçen gün hayatı zorlaşan milyonlarca asgari ücretli için bir çağrı yapıyoruz, yaşamak için zorunda olduğumuz bir çağrı. ‘Asgari ücrete temmuzda ara zam yapılması bir zorunluluktur’ diyoruz, ‘10 bin lira emekli maaşı olmaz’ diyoruz, ‘Memurlar yoksulluk sınırının altında ücretlere mahkum ediliyorlar, bu kabul edilemez’ diyoruz! Ama biz vatandaşın ihtiyacını anlatmaya çalışırken, biz vatandaşın nefes alıp vermesini sağlayacak bir ücret talebinde bulunurken, bunu yapmayan beyefendiler yetmiyor bir de vergi bindirmek için kırık takla atıyor. Vatandaşı zaten toprağa gömmüşsünüz, üstüne vergi!

    “VATANDAŞIN KEMERİNDE DELİK KALMAMIŞ, İKTİDAR ‘KEMER SIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ’ DİYOR”

    Niye bu meseleyi bu kadar taktık? Niye isyan ediyoruz? Çünkü diyoruz ki, Bir ülkede verginin kimden toplandığı, nasıl toplandığı ve nasıl harcandığı o ülkedeki iktidarın sınıfsal yapısını gösteren en net politik veridir. ‘Bir ülkede nasıl bir iktidar var’ sorusunun yanıtını o ülkede nasıl vergi toplandığından, kimlerden toplandığından, kimlerden alınmadığından ve nasıl harcandığından kolayca anlayabilirsiniz. O yüzden basit bir denklem söylüyorum, AKP zenginlerin partisidir, AKP patronların partisidir ve yaptıkları her düzenleme bir avuç patron, bir avuç patron zihni ya da patronlara bağlı iktidar mensubunu yaşatabilmek için atılan adımlardır. Halkımız da buna rıza göstersin diye uğraşıyorlar. Vatandaşın kemerinde delik kalmamış, iktidarın söylediği tek bir şey var, ‘Kemer sıkmaya devam edeceğiz’. Yani beyefendiler aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyecekler; patlayıncaya kadar, çatlayıncaya kadar eğlenecekler, keyif sürecekler; sokaktaki yoksul, emekçi vatandaş kemer sıkmak zorunda olacak. Oh, ne ala memleket! O yüzden ısrarla, altını çize çize, üstüne basa basa söylüyorum: Bizim, bu ülkenin yüzde 99’unun tek bir mecburiyeti var, bu iktidardan kurtulmak zorundayız. Bizim tek bir zorunluluğumuz, tek bir mecburiyetimiz bu iktidardan kurtulma mecburiyetidir. ‘Ülkeyi şirket gibi yönetirim’ lafını hiç aklımızdan çıkartmayacağız, ‘Ben ekonomistim’ diye sağda solda atıp tutanları unutmayacağız. Bu akıl, yani ülkeyi şirket gibi yöneten akıl, ‘Ben ekonomistim, bilirim bu işleri’ diyen o kibirli akıl bugün ülkenin bu hale gelmesinin baş müsebbibidir.

    “EN BÜYÜK 500 ŞİRKET ÇALIŞTIRDIKLARI HER BİR İŞÇİ İÇİN AYDA 93 BİN LİRA KAR ETMİŞ”

    Dün en büyük 500 şirketle ilgili rakamlar açıklandı. Şimdi size ülkede kriz var deniyor değil mi? Bakalım bu 500 büyük şirkete. Bunların 490 tanesi büyük şartlar etmiş, faaliyet karları 937 milyar lira. Ortalamasını aldık, o en büyük 500 şirket çalıştırdıkları her bir işçi için ayda 93 bin lira kar etmiş. Yani 17 bin liraya yaşamaya mahkum edilen bir işçi düşünün, patrona kazandırdığı ortalama para bunun 5-6 katı. Yani 5 gün çalışıyorsunuz, bunun 4’ünde patrona çalışıyorsunuz, birinde kendinize. Kurdukları sistem bu. Peki sonra ne oluyor? Vergi konuşuyoruz ya, bunların aldıkları teşvikler artıyor, ödedikleri vergiler enflasyonun altında kalıyor ve sonuçta bakıyorsunuz hesaplara, 66.7 milyar gibi bir rakam alınmayan vergi hesabı. Ya kriz var, bunlar zenginleşmeye devam ediyorlar, işçiyi düşük ücretle uzun saatler çalıştırmaya devam ediyorlar, işçinin sırtından para kazanıp servetlerini arttırmaya devam ediyorlar, üste teşvik alıyorlar, üste vergileri indiriliyor. Ama kriz var, emekçi kemerini sıksın! Ortalama yüzde 242 büyümüşler. Bu şirketler böyle yüzde 200, yüzde 300 kar getiriyor ama söz konusu olan işçiye verilecek üç kuruş zam olunca hemen maliyetler akıllara geliyor. Dünyada en zengin yüzde birin serveti geri kalan yüzde 99’un servetinin 2 katı olmuş; şimdi herhalde Saray iktidarı Türkiye’yi hala bu düzeye taşıyamamanın acısını çekiyor. O yüzden ‘Yoksula bindirelim, az maaş verelim, çok çalıştıralım, çok vergi alalım, bu yüzde biri en zenginleri daha zengin yapalım’ diye ellerinden ne gelirse yapıyorlar.

    ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ: “HARCADILAR, BİTİRDİLER”

    Çok çarpıcı bir örnek vereceğim, özel iletişim vergisi 99 depreminden sonra çıkmıştı. ‘Dayanışma, tahribatı beraber aşacağız’ dendi. Yurttaşlar da sorgulamadılar tabii. ‘Zor zamanlarda destek olmak, dayanışma içerisinde olmak gerekir’ dendi. Sonra uzatıldı, sonra tekrar uzatıldı, artık normalleşti. 6 Şubat’ta deprem oldu, ‘Ne oldu bu toplanan vergiler’ diye sorduk. Başka yerlerde kullandılar, harcadılar, bitirdiler. Peki Kızılay ne yaptı? Çadır sattı. Sonra Kızılay’la ilgili tartışmalar başladı. Şu cümleyi hiç unutmayın, Kızılay başkanı, ‘Vergi kaçırmak başka bir şey, vergiden kaçınmak başka bir şey’ dedi. İşte esas mesele bu, eğer siz patronsanız, yandaşsanız vergiden kaçınırsınız, bu ülkedeki 85 milyonun hakkı olan parayı vermezsiniz, onu kaçınırsınız.

    “VERGİ KAÇIRMAK İSTİYORSANIZ VERGİ DAİRESİNİN EN YAKININDA DÜKKAN TUTUN, VERGİ FALAN ÖDEMEZSİNİZ”

    Örnek vereceğim bakın, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu. Oğlu Engin Levent Soylu’nun 2021’de kurduğu şirket hiç vergi ödememiş. Buyurun, vergiden kaçınmak işte. Hatırlayın Meclis’te konuşuldu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, Sağlık Bakanı Koca’nın kurucusu olduğu şirkete 220 milyondan fazla teşvik verdiği tutanakları da var. Devlet olarak görevinizi yapmadığınız için özel hastaneye gitmek zorunda bıraktığınız vatandaştan para kazanıyorsunuz, sonra bir de vergiden kaçınıyorsunuz. Kurumlar vergisi, yüzde 25 yasal olarak, yani çoğu ücretlinin gelir vergisinin altında bir oran. Bir ekonomist, Menekşe Yılmaz, KAP bildirimlerinden bir araştırma yapmış. Ford Otosan 2023 yılında binde 4 vergi ödemiş, Arçelik yüzde 1.6, Otokar yüzde 2.7, Tüpraş yüzde 12! Bakın, 250 milyon dolar ciro yapan, 47 ülkeye çikolata ihraç eden bir şirket kaç para vergi ödemiş? 40 bin lira arkadaşlar! Hazine garantili otoyol-köprü-şehir hastane projeleri alan 44 tane şirketten 37 tanesi tek kuruş vergi ödememiş! Hatırlıyor musunuz, ‘gemi değil gemicik’, bunlarınki de o, ‘vergi değil vergicik’. Gerçekten anlatmaktan utanıyorum, şöyle düşünün, Osman Gazi Köprüsü’nden geçiyorsunuz, 290 lira, yüzde 8 KDV ödüyorsunuz. Devlet bizlerden topladığı paradan geçiş parasına 35 dolar artı yüzde 8 KDV ödüyor, ama orada para kazanan şirket vergisini ödemiyor. Yani oradan geçen yurttaş vergi ödüyor, devlet vergi ödüyor, buradan gelir elde eden şirket hiçbir şey ödemiyor! Hani böyle bir şey vardır ya, bir suç işlediğinizde suç mahallinin etrafında gezerseniz, kalabalıklara karışırsanız gözükmezsiniz. Bence tam öyle bir durum var. Türkiye’de vergiden kaçınmak istiyorsanız, vergi kaçırmak istiyorsanız vergi dairesinin en yakınında dükkan tutun, Saray’ın bahçesinde dükkan tutun vergi falan ödemezsiniz.

    “ÜLKEYİ BİLE İSTEYE BATIRIYORLAR”

    Özeti şu, ülkeyi batırıyorlar. Bunun sorumlusu kendileri. Bunu bilmeden, cahil oldukları için, yeteneksiz oldukları için falan da yapmıyorlar. Bunu bilerek, isteyerek, kendilerini, eş dost akrabayı, yandaş müteahhitleri, o Türkiye’nin en zenginlerini daha zengin kılmak için yapıyorlar. Burada üretim yapmadıkları için, ülkeyi zenginleştirmek gibi dertleri olmadığı için bildikleri bir şey var: Yoksulu emekçiyi ezeceksin, ezebildiğin kadar ezeceksin. Yetmedi mi? Yeniden vergi çıkartırsın, nasıl olsa güç bizde, nasıl olsa iktidar biziz. Toplumsal dayanışma olsun, çok kazanandan çok vergi alınsın, çok basit değil mi? Hayır, Türkiye’de böyle bir model yok. Ama ne var? Lokantadaki garsonun bahşişinden vergi almayı düşünen bir akıl var burada, pandemide belki de evimize ekmek getirdiği için hayatta kalmamızı sağlayan motokuryeden nasıl daha fazla para alırım diye düşünen bir anlayış var!

    “ASGARİ ÜCRETE ZAM, ASGARİ BİR YAŞAM TALEBİ HALİNE GELMİŞTİR”

    Sevgili yurttaşlar, o yüzden bakmayın onların çevirdikleri fırıldaklıklara, dolaplara, hepsini bir kenara bırakın. Çok net, Türkiye’de iki tane cephe var: Bir tarafta zenginler ve onları temsil eden AKP iktidarı var, öbür tarafta biz hepimiz varız. Ve hepimiz haklarımızı almak için yan yana, omuz omuza gelmeliyiz, kol kola durmalıyız. Bu iktidara karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Biz tekrar ediyoruz, temmuzda ara zam şarttır. Nefes alıp verebilmek için bile asgari ücretin arttırılması gerekiyor, artık asgari ücrete zam asgari bir yaşam talebi haline gelmiştir. Asgari ücretlinin, alın teriyle yaşayan emekçinin, emeklinin bu koşullarda yaşamına devam ettirmesinin başka bir yolu yoktur. Ben halkımızı doğrudan canımıza kasteden bu iktidara karşı yan yana gelmeye, omuz omuza durmaya çağırıyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Atalay’ın annesinin sorusunu yanıtladı… Yeniden Refah lideri Erbakan: Bugün Can Atalay, yarın Ahmet Mehmet olabilir

    Atalay’ın annesinin sorusunu yanıtladı… Yeniden Refah lideri Erbakan: Bugün Can Atalay, yarın Ahmet Mehmet olabilir


    Yeniden Refah Partisi lideri Erbakan, Can Atalay’ın annesinin sorduğu “Halkın oylarıyla seçilmiş bir milletvekili cezaevinde tutuluyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusunu canlı yayında yanıtladı.


    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) milletvekili seçilmesine rağmen cezaevinde tutulan Can Atalay’ın annesi Şükran Atalay’ın sorusunu yanıtladı.

    Halktv’de İsmail Küçükkaya’nın konuğu olan Erbakan, Can Atalay’ın annesi Şükran Atalay’ın X hesabından sorduğu soruya da yanıt verdi.

    Fatih Erbakan, Şükran Atalay’ın, “Halkın oylarıyla seçilmiş bir milletvekili cezaevinde tutuluyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

    ‘BUGÜN ATALAY, YARIN AHMET MEHMET’

    “Burada mutlaka hukukun gereği yerine getirilmelidir. Biz her zaman hukukun üstünlüğüne saygı duyulması, inanılması ve uyulması gerektiğine inanan bir partiyiz. Mesela 28 Şubat döneminde Refah Partisi’nin kapatılmasıyla ilgili rahmetli Erbakan açıklama yaparken, ‘Yargının verdiği karar bizim hoşumuza gitmese de her zaman uymak mecburiyetindeyiz; çünkü devletin temeli budur’ dedi. Bir kısım tarafından yargılandı; ‘bağıralım, çağıralım, isyan edelim, sokağa çıkalım, boykot edelim’ denildi. Fakat ‘Hayır, yine hukuk içerinde devam edeceğiz, parti kapanıyorsa yenisini kuracağız’ diyerek hukukun, yargının verdiği karar işimize gelmese de, hoşumuza gitmese de herkesin uymak mecburiyetinde olduğunu açıkladı.

    Burada açık bir durum var. Anayasa Mahkemesi de bunu söylemiş; kendisi de seçilmiş. Böyle bir hakkın gasp edilmesi uygun bir yaklaşım değil. Bugün Can Atalay; yarın Ahmet, Mehmet olabilir. Yani bugün size, yarın bize; kişilerden bağımsız.

    Bu olmadığı zaman çok büyük sıkıntılar oluyor. Ekonomiyi, kalkınmayı, yatırımları, huzuru, barışı kısacası bütün bir ülkenin gidişatına olumsuz etkisi oluyor. Adalete ve hukuka güven, yargıya güven, hukukun üstünlüğü ilkesinin hakim kılınması bunlar ortadan kalktıktan sonra ne ekonominin gelişmesi mümkün, ne beyin göçünün durdurulması mümkün ne yatırım gelmesi mümkün! Hiçbir şey mümkün değil”


    Etiketler

    Yeniden Refah Partisi


    Fatih Erbakan


    Can Atalay


    Türkiye İşçi Partisi – TİP


    İsmail Küçükkaya

    Türkiye’de yakalanan çete liderlerinin 20,5 metrelik listesi TBMM’de yere serildi
    20,5 metrelik liste Meclis’te açıldı!

    Muazzez İlmiye Çığ'ın yeğeni meğer Kanal D'nin en ünlü ekran yüzüymüş
    Muazzez İlmiye Çığ’ın yeğeni meğer Kanal D’nin en ünlü ekran yüzüymüş

    NOW TV'den Kızıl Goncalar kararı... Dizinin hayranlarını üzen erteleme
    NOW TV’den Kızıl Goncalar kararı… Dizinin hayranlarını üzen erteleme

    Google yetkililerinin Google LLC ile bağlantılarını bilmediği ortaya çıktı
    Google yetkililerinin Google LLC ile bağlantılarını bilmediği ortaya çıktı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu



    Türkiye İşçi Partisi(TİP), 31 Mart Yerel Seçimleri sonrası bir değerlendirme açıklaması yaptı.

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde ve Hatay’ın Samandağ ilçesinde belediye başkanlığı kazanan TİP, Tunceli Hozat ve Saratlı’da belediye kazanan SOL Parti’yi tebrik etti.

    Seçimden birinci çıkan CHP’yi ve kayyım atanan bölgelerde seçimleri yeniden kazanan DEM’i kutlayan İşçi Partisi, taşımalı seçmen politikasını da eleştirdi.

    TİP ayrıca yerel seçimler sonrası 6-7 Nisan tarihinde parti meclisini toplayacağını kaydetti.

    Yapılan duyuru şöyle:

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu - Resim : 1

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu - Resim : 2

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu - Resim : 3

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu - Resim : 4

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gökhan Zan: Para sorunum yok, yedi sülaleme yetecek kadar var

    Gökhan Zan: Para sorunum yok, yedi sülaleme yetecek kadar var



    TİP Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için desteğini çektiği Gökhan Zan’ın kendisine ait olduğu iddia edilen ses kaydı hakkında adli bilişim ve siber güvenlik uzmanlarından aldığı uzman mütalaasında iki videoda konuşan kişilerin aynı kişiler olduğunun tespit edildi.

    T24’ten Candan Yıldız’a rapora ilişkin konuşan Gökhan Zan “TİP’in raporu hukuken geçersiz; yedi sülaleme yetecek param var” ifadelerini kullandı.

    Yıldız’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

    “TİP sizi istemiyor ama siz ısrarla TİP’in adayıyım diyorsunuz. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?” diye sorduğumda yanıtı şu oldu:

    “Onur, şeref ve haysiyet meselesi. Kusura bakmasınlar çamur at izi kalsın, öyle bir dünya yok.”

    Ses kaydıyla ilgili Adli Bilişim Uzmanı Cüneyt Üre’ye hazırlattığı raporu da sordum Zan’a.

    Hazırlanan rapora göre, dolaşımda olan video kayıtlarındaki seslerin tonlama, hız ve vurgularında doğal olmayan bir değişiklik yok.

    Gökhan Zan, özel bir şirketin hazırladığı raporun değersiz olduğunu savundu:

    “Yeterli teknolojik ekipman olup olmadığı bile meçhul olan bir kişi. Hukuken hiçbir geçerliliği yoktur. Ben ses kayıtlarını savcılığa verdim. Hukuken bağlayıcılığı olan, Adli Tıp Ses ve Görüntü İnceleme İhtisas Kurulu’nun raporudur.“

    Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu’nun Adli Bilişim İhtisas Dairesi’nden söz ediyor Gökhan Zan…

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TİP Gökhan Zan’a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarının uzman incelemesini paylaştı: İddialar gündemi sarmıştı

    TİP Gökhan Zan’a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarının uzman incelemesini paylaştı: İddialar gündemi sarmıştı



    Türkiye İşçi Partisi (TİP), desteğini çektiği Hatay Büyükşehir Belediye adayı Gökhan Zan’a ait olduğu iddia edilen ve para pazarlığı yapılan ses kayıtlarına ilişkin bağımsız adli bilişim ve siber güvenlik uzmanlarına yaptırdığı incelemenin detaylarını paylaştı.

    TİP, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterdiği eski milli futbolcu Gökhan Zan’ı, “partinin asla tasvip etmeyeceği ilişkilere girdiğine dair çeşitli iddiaları” gerekçe göstererek adaylıktan çekmişti.

    TİP UZMAN İNCELEMESİNİ YAYINLADI

    Gökhan Zan, TİP’in desteğini çekmesine rağmen adaylıkta ısrar ederken, kendisine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin yapılan uzman incelemesi paylaşıldı.

    İncelemenin sonuç kısmında, ses kayıtlarında ‘deep fake’ teknolojisinin kullanılmadığına ve yapılan detaylı incelemede, ‘videonun başlangıçtan sonuna kadar kesintisiz devam ettiği, arka seslerde devamlılık olduğu herhangi bir atlama olmadığı, sesin hızında yapay bir değişiklik veya frekansta beklenmedik dalgalanmalar olmadığı tespit edildiği’ bildirildi.

    İncelemenin sonuç kısmında şu ifadelere yer verildi:

    1 adet WhatsApp Video 2024-03-20 saat 09.54.36_a361b3a0.mp4 başlıklı video, 1 adet WhatsApp Video 2024-03-19 saat 20.23.09_c6b1c5f6.mp4 başlıklı video ’nun genel ve teknik inlemeleri sonucunda;

    • Videolar Adobe Premiere Pro ve Movavi Video Suite 2024 programlarıyla detaylı incelendiğinde videonun başlangıçtan sonuna kadar kesintisiz devam ettiği, arka seslerde devamlılık olduğu herhangi bir atlama olmadığı, sesin hızında yapay bir değişiklik veya frekansta beklenmedik dalgalanmalar olmadığı tespit edilmiştir.

    • Videolar’ın ses analizi Speech Analyzer 3.1.2.0 ve About Sonic Visualiser 4.5.2 programlarıyla analizleri yapılmış ses kayıtlarında, arka plan seslerinde tutarsızlıklar veya anormal gürültüler olmadığı, Konuşmaların doğal ritmi ve tonlamasında belirli bir tutarlılıkta olduğu. Ses kayıtlarında, konuşma hızında, tonlamada veya vurgularda doğal olmayan değişiklikler bulunmadığı görülmüştür. • Videolar ’ın WhatsApp aracılığı ile tarafınıza ulaştırılmasından dolayı video exif bilgilerinin WhatsApp tarafından silinmesinden dolayı teknik analiz yapılamamıştır.

    • WhatsApp Video 2024-03-19 saat 20.23.09_c6b1c5f6.mp4 başlıklı video da konuşan kişilerin Gökhan ve Turgay isimli şahıslar olduğu tespit edilmiştir.

    • WhatsApp Video 2024-03-20 saat 09.54.36_a361b3a0.mp4 başlıklı video incelemesinde görüşmeyi başka bir telefon ile kayıt altına alan kişinin yüzünün telefona yansımasından dolayı kirli sakallı ve bıyıklı bir şahıs olduğu tespit edilmiştir.

    • WhatsApp Video 2024-03-20 saat 09.54.36_a361b3a0.mp4 başlıklı video incelemesinde görüşmeyi başka bir telefon ile kayıt altına alan kişinin kendi beyanında görüşme anında Ankara’da olduğunu belirttiği tespit edilmiştir. Bu bilginin doğruluğunun araştırılması için ilgili kişiye ait GSM numarasının HTS kayıtlarının Savcılık veya Mahkeme Kararıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan talep edilip incelenmesi ile kesinlik kazanabileceği tespit edilmiştir.

    • WhatsApp Video 2024-03-19 saat 20.23.09_c6b1c5f6.mp4 başlıklı video da Turgay isimli şahsın görüşmeyi tuvaletten yaptığını beyan etmesine rağmen video incelemesinde görüşmenin araç içerisinden yapıldığı tespit edilmiştir.

    • Yapılan iki video arasında yapılan karşılaştırmalı teknik incelemeler ve analizler sonucunda iki video da konuşan kişilerin aynı kişiler olduğu tespit edilmiştir.

    • WhatsApp Video 2024-03-19 saat 20.23.09_c6b1c5f6.mp4 başlıklı video da Gökhan isimli şahsın ve Turgay isimli şahsın hem Türkçe, hem de Arapça konuşmalarından dolayı video üzerinde Deep Fake teknolojisinin kullanılmadığı, WhatsApp Video 2024-03-20 saat 09.54.36_a361b3a0.mp4 başlıklı videoda ise Turgay isimli şahsın ağız hareketlerinin konuşma metni ile bire bir uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

    • İki video içerisinde görüşme yapan şahısların kimliklerinin tespit edilebilmesi için şahısların seslerinin teknik cihazlar aracılığı ile sessiz bir ortamda kayıt yapıldıktan sonra video sesleri ile karşılaştırmaları analizlerinin yapılması sonucu şahısların tespit edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***