Etiket: Tunus

  • Avrupa, Akdeniz’den göçe karşı Tunus’u mali destek karşılığı tampon ülke olarak mı kullanıyor?

    Avrupa, Akdeniz’den göçe karşı Tunus’u mali destek karşılığı tampon ülke olarak mı kullanıyor?


    Avrupa, Akdeniz’den göçe karşı Tunus’u mali destek karşılığı tampon ülke olarak mı kullanıyor?

    Tunus’un liman kenti Sfax’ta yaşayan ve Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmenler, bir yanda kıyılarına gelen insan akınını durdurmaya çalışan Avrupalı liderlerin korkularını bir yanda ırkçılıkla iç içe geçen ve günden güne tırmanan gerginliklerin yükünü taşıyor.

    Bu ay Sfax’ta Tunuslularla Sahra altı göçmenleri arasında patlak veren düşmanlık, Kuzey Afrika ülkesinin göç meselesini ele alış biçiminde bir dönüm noktası oldu. 

    Keza bu durum Avrupa tarafından değerlendirilmesi gereken bir fırsat olarak görülüyor.

    Yüzlerce göçmen derme çatma teknelerle İtalya’ya ulaşmaya çalışırken denizde boğuldu. 

    Akdeniz’i geçmek için fırsat kollayan göçmenler korkudan sinmiş durumda. 

    Bazıları yetkililer tarafından dövülüyor ya da veya farklı noktalarına götürülüyor, bir kısmı ise çöle atılıyor.

    “Afrika ile Avrupa arasına Akdeniz gibi bir set çekiliyor”

    Hafta içerisinde Tunus’ta bir araya gelen Kuzey Afrikalı, Batı Afrikalı ve Avrupa merkezli insan hakları aktivistleri, pazar günü Roma’da yapılacak göç zirvesini kınadı.

    Hak savunucuları, zirvenin asıl amacının göçmen karşıtı bir vizyon izlemek ve Avrupa sınırlarını Afrikalı göçmenlere karşı güvende tutmak için bu sorumluluğun yine Afrika’ya yüklenmesi olarak değerlendirdi.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü de (HRW) Roma’da yapılacak toplantıyı kınayarak, toplantının göçmenleri Avrupa kıyılarından uzak tutmak için değerlerin mali teşviklerle takas edilmesi anlamına geleceği yorumunu yaptı. 

    Toplantının organizatörü Tunus Ekonomik ve Sosyal Haklar Forumu ise “Bugün Akdeniz’in çağrısı iki kıyı arasında bir köprü olmak değil, Avrupa’yı artık tüm Afrika kıtasından ayıran bir duvar olmaktır” sözleriyle iki kıta arasına set çekildiğini dile getirdi. 

    İtalya, gelen göçmen sayısını azaltmaya ve son yılların en kötü ekonomik krizini yaşayan Tunus’u istikrara kavuşturmaya çalışıyor. 

    Bu sene Sfax’a binlerce göçmen ulaştı, ancak kaçının şehirde olduğu ya da göçmen karşıtı eylemlerin başlamasından bu yana kaçının şehri terk ettiği konusunda kesin bir rakam yok.

    Tunus, son dönemde göçmenlere yönelik kötü muamele ve ağır istismarlarla suçlanan Libya’nın yerini alarak Avrupa’ya giriş kapısı olan İtalya’ya ulaşmaya çalışanların merkez üssü haline gelmiş durumda.

    BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre, sene başından bu yana İtalya’ya ulaşan 76 bin 325 göçmenin 44 bin 151’i Tunus’tan deniz yolunu kullandı, 28 bin 842’si Libya’dan yola çıktı.

    AP’nin analizine göre Tunus’un giderek otoriterleşen Cumhurbaşkanı Kays Said, şubat ayında yaptığı açıklamayla göçmenlere yönelik ırkçı tepkileri körüklemiş ve Sahra-altı bölgeden gelen çok sayıda göçmenin ülkenin İslami kimliğini silme planının bir parçası olduğunu öne sürmüştü. 

    Said, o tarihten bu yana ırkçılık iddialarını reddediyor ve göçmen meselesinin temelden ele alınması gerektiğini söyleyerek daha önceki açıklamalarını geri çekmeye çalışıyor. 

    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in yanı sıra Orta Doğu, Sahel ve Kuzey Afrika’dan yaklaşık 20 ülkenin devlet ve hükümet başkanı Roma Konferansı kapsamında bir araya gelecek.

    Bir gün sürecek zirve, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin İtalya’yı, Akdeniz’i etkileyen konuların merkezinde konumlandırma çabalarının bir parçası. 

    Konferans, bir yandan insan kaçakçılığıyla mücadeleye odaklanırken bir yandan da göçün temel nedenlerini ele alarak göçmen sayısını azaltmaya yönelik somut öneriler getirmeyi amaçlıyor. 

    Konferansta ayrıca enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ile iklim değişikliği ve enerji politikaları tartışılacak.

    AB’den Tunus’a 1 milyar euro destek

    Ancak Roma Konferansı, insan hakları savunucuları tarafından bundan sonra olacaklar için bir yol haritası olarak görülüyor.

    Zirve, Kays Said’in Meloni ve Ursula von der Leyen’in de yer aldığı bir toplantıda “kapsamlı stratejik ortaklık” için bir mutabakat zaptı imzalamasından bir hafta sonra gerçekleşmiş olacak.

    Mutabakat zaptında Tunus’un kırılgan ekonomisinin yeniden canlandırılmasına katkı sağlamak üzere yaklaşık 1 milyar euro ve sınır kontrolünün yanı sıra denizde arama kurtarma görevleri ve oturma izni olmayan göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesi için 100 milyon euro mali kaynak verilmesini içeriyor.

    Anlaşmayı imzalamasına rağmen Tunus lideri daha önce ülkesinin Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağını ya da bir yeniden yerleştirme merkezi olarak hizmet etmeyeceğini dile getirmişti. 

    Cumhurbaşkanı Said, 11 Temmuz’da yaptığı bir başka açıklamada geniş kapsamlı bir konferans düzenlenmesini önermiş ve göç sorununun çözümünün sonuçlarla değil nedenlerle ilgilenmesi gerektiğini belirtmişti. 

    “İnsan hayatı karşılığında para takası değerlere ihanettir”

    İnsan hakları örgütleri insan hayatı karşılığında para takasının değerlere ihanet olduğunun altını çiziyor. 

    Bazı muhalif isimlere göre ise bu tür anlaşmalar sömürgeciliğin yeni bir biçimi.

    Roma Zirvesine kısa süre kala açıklama yapan New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bu tür anlaşmaları, “istismarcı, kötü tasarlanmış ve kısa görüşlü bir strateji” olarak nitelendirdi. 

    Söz konusu anlaşma girişimini kınayan HRW, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 

    “Avrupa Birliği sadece (insan hakları ihlallerini) sürdürmekle kalmıyor, aynı zamanda Avrupalı ortaklarıyla daha sıcak ilişkilere sahip olmakla övünen ve başarısız ekonomilerine mali destek sağladıklarını iddia eden baskıcı yöneticileri de cesaretlendiriyor.”

    Daha iyi yaşam hayalleri, daha iyi bir gelecek umutları yıkılan ve göçmen karşıtı tepkiden korkarak sinen ise göçmenler ise Sfax’taki barınaklarından otobüslere bindirilerek bilinmeyen yerlere gitmeye zorlanıyor. 

    Kızılaya göre Tunus güvenlik güçleri ay başında yaklaşık 500 göçmeni Libya sınırındaki çöle bıraktı. Bazıları unutuldu.

    Halid Musa: Elimi kırdılar, kafama vurdular, günlerdir çöldeyiz

    Libya sınır muhafızları 16 Haziran’da yaptıkları açıklamada, son birkaç gün içinde 40 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda mahsur kalmış en az altı erkek, kadın ve çocuk bulduklarını bildirdi. 

    Bu, Libya-Tunus sınırına yaklaşık 15 kilometre mesafedeki el Assa sınır noktası yakınlarında son birkaç gündür sıcak çölde mahsur kalan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu bir grup göçmeni kurtardıkları gün karşılaştıkları bir başka gruba ek olarak gerçekleşti. 

    Olay yeri uluslararası medya tarafından görüntülendi ve kayda alındı.

    Kongolu olduğunu söyleyen Musa Halid isimli bir mülteci, grubun içinde bulunduğu kötü durumu anlatırken, Tunuslu yetkililerin eşya ve paralarını aldıktan sonra kendilerini Sfax’tan çıkardığını ve sonrasında aç ve susuz bıraktıklarını dile getirdi. 

    Halid Musa, gözyaşları içerisinde şu şekilde konuştu: 

    “Tunus’a tekrar girmeye çalıştığımız sırada bizi feci şekilde dövdüler. Elimi kırdılar ve kafama vurdular… Günlerdir çöldeyiz. Efendim, lütfen yardım edin…”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’den ‘Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız’ diyen Tunus’a mali yardım

    AB’den ‘Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız’ diyen Tunus’a mali yardım


    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız” diyen Tunus’un göç kriziyle başa çıkmasına yardımcı olmak amacıyla 1 milyar euronun üzerinde yardım yapmayı düşündüklerini söyledi

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Tunus’un göç kriziyle başa çıkmasına yardımcı olmak amacıyla 1 milyar euronun üzerinde yardım yapmayı düşündüklerini söyledi. 

    Açıklama, ekonomisi krizdeki Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in sadece bir gün önce ülkesinin göç meselesinde Avrupa için bir sınır muhafızı olmayı kabul etmeyeceğini dile getirmesinin ardından geldi. 

    Tunus’ta konuşan Von der Leyen, detay vermeden 900 milyon euroluk makro-finansal yardımın yanı sıra 150 milyon euroluk acil bütçe desteğinin “gerekli anlaşma sağlanır sağlanmaz” hazır olabileceğini söyledi.

    Tunus’a sınır yönetiminde 100 milyon euro yardım

    Leyen ayırca AB’nin bu yıl Tunus’a sınır yönetimi, arama ve kurtarma, kaçakçılıkla mücadele operasyonları ve “insan haklarına saygı temelinde” geri dönüşler için 100 milyon euro sağlayacağını sözlerine ekledi. 

    Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in, Tunus’un kredilerde temerrüde düşme olasılığının altını çizmesi sonrası Avrupalı liderler, özellikle Tunus’tan olmak üzere Akdeniz ötesi göçte büyük bir artışın olmasından endişe ediyordu. 

    Tunus ziyaretinde Von der Leyen’e Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve ülkesi Tunus’tan Akdeniz’i geçen göçmenlerin ana varış noktası olan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni eşlik etti.

    Meloni de IMF’ye Tunus’a kredi koşullarını gevşetmesi için baskı yapmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus Cumhurbaşkanı Said: Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız

    Tunus Cumhurbaşkanı Said: Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız


    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkesinin göç meselesinde Avrupa için bir sınır muhafızı olmayı kabul etmeyeceğini söyledi

    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkesinin Avrupa için bir sınır muhafızı olmayı kabul etmeyeceğini söyledi.

    Özellikle İtalya’ya geçmeye çalışan göçmenlerin ana çıkış noktası olan liman kenti Sfax’ta konuşan Cumhurbaşkanı, “Çözüm Tunus’un zararına olmayacak. Onların ülkelerine bekçilik yapamayız” ifadelerini kullandı.

    Söz konusu açıklama, Akdeniz’i geçen göçmen sayısından endişe duyan Avrupalı liderlerin ziyaretinden sadece bir gün önce geldi.

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Tunus’un kamu maliyesinde bir krizle karşı karşıya olduğunu belirterek, bugün Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yapacakları ziyarette yardım teklifinde bulunacaklarını belirtmişti.

    Tunus’taki ekonomik krizin Avrupa’ya göçü artırması endişesi

    Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, geçtiğimiz cuma günü Tunus’un borçlarını “önemsiz” seviyeye indirerek, kredilerde temerrüde düşme olasılığının altını çizdi.

    Avrupa ülkeleri bu durumun, bu yıl özellikle Tunus’tan olmak üzere Akdeniz ötesi göçte büyük bir artışa neden olmasından endişe ediyor. 

    Ancak IMF kurtarma paketi, Said’in kredilerin kilidini açmak için gereken ekonomik reformları reddetmesi nedeniyle aylardır durmuş durumda. 

    Said’in Şubat ayında Afrika Birliği’nin “ırkçı” olarak nitelendirdiği bir dil kullanarak Sahra altı göçmenlere yönelik bir baskı ilan etmesinin ardından Akdeniz’den geçişler artmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus Cumhurbaşkanı Said, kararlarını iptal eden Meclis’i ‘darbeyle’ suçlayarak feshetti

    Tunus Cumhurbaşkanı Said, kararlarını iptal eden Meclis’i ‘darbeyle’ suçlayarak feshetti


    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, 8 ay önce askıya aldığı Meclis’i bugün feshettiğini açıkladı. Bu karardan önce çevrim içi toplanan Meclis, Cumhurbaşkanı Kays Said tarafından alınan 25 Temmuz olağanüstü kararlarının iptali için sunulan yasa tasarısını onayladı.

    Meclis Genel Kurulu’nun çevrim içi toplanma kararının ardından Ulusal Güvenlik Konseyi, Cumhurbaşkanı Kays Said’in başkanlığında toplandı.

    Çevrimiçi yapılan Meclis oturumunu yasadışı olarak değerlendiren Said, parlamenterleri “başarısız bir darbe” yapmakla suçladı.

    Bu toplantının ardından yapılan açıklamada 8 ay önce askıya alınan Meclis’in tamamen feshedildiği duyuruldu.

    Tunus Meclisi’nde neler oldu?

    Tunus Meclis Başkan Yardımcısı Tarık el-Fetiti başkanlığında çevrim içi düzenlenen oturumda, Cumhurbaşkanı Said’in Meclis’i askıya alan ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıran 25 Temmuz 2021’deki olağanüstü kararlarının iptali için sunulan yasa tasarısı 116 oy ile kabul edildi.

    Tunus Meclisi sosyal medya hesabından yapılan canlı yayında oylamanın ardından konuşan Fetiti, 116 oy ile Cumhurbaşkanı Said’in olağanüstü kararlarını iptal eden yasanın onaylandığını, “Yaşasın Tunus” ve “Diyalog, yine diyalog tekrar diyalog” sloganlarıyla duyurdu.

    Yasa tasarısı, Cumhurbaşkanı Kays Said’in Meclis’i askıya alan ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıran 25 Temmuz kararlarının ve ardından çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin kaldırılmasını içeriyor.

    Yasa tasarısının ikinci maddesinde, yasanın resmi gazetede yayımlanmasının ardından yürürlüğe gireceği ve tüm yetkili makamlara ulaştırılacağı belirtiliyor.

    Çevrim içi oturum

    Fetiti’nin başkanlığında düzenlenen çevrim içi oturuma Meclis’teki 217 milletvekilinden 121’inin katıldı.

    Tunus Meclisi, Raşid el-Gannuşi başkanlığında 28 Mart’ta Meclis Ofisi üyelerinin çoğunluğunun katıldığı bir toplantının ardından “30 Mart’ta çevrim içi oturum düzenleme” kararı almıştı.

    Meclis Başkan Yardımcısı Mahir el-Mezyub, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “30 milletvekilinin yazılı talebi doğrultusunda, 30 Mart Çarşamba günü düzenlenecek Meclis oturumunda, Cumhurbaşkanı Said tarafından alınan istisnai kararların kaldırılması görüşülecek.” ifadesini kullanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Said ise Meclis’in yeniden toplanma girişimini “bazılarının sandığa gitme korkusuyla yaptığı sefil çabalar” olarak değerlendirmişti.

    Meclis’in 2 Nisan’da da ülkedeki siyasi ve mali krizlerin değerlendirileceği çevrim içi bir oturum daha düzenlemesi bekleniyor.

    Tunus’ta siyasi kriz

    Tunus Cumhurbaşkanı Said’in Meclis’i askıya alan ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıran 25 Temmuz 2021’deki olağanüstü kararlarının ardından ülkede bir tür “istisnai durum” oluştu.

    Said, 22 Eylül 2021’de yeni kararnamelerle yetkilerini genişleterek yürütme organını tamamen kendine bağladı.

    Ülkedeki bazı kesimler Said’in kararlarını “darbe” olarak nitelendiriyor ve Tunus’un demokrasiden uzaklaştığını savunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus Cumhurbaşkanı Yüksek Yargı Konseyini feshetme kararı aldı

    Tunus Cumhurbaşkanı Yüksek Yargı Konseyini feshetme kararı aldı


    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, yargıya siyasi baskı tartışmalarının gölgesinde Yüksek Yargı Konseyi’ni “tarafsız olmadığı” geretçesiyle feshetme kararı aldı.

    Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Youssef Bouzakher, Reuters’e yaptığı açıklamada, Said’in bu girişimiyle yargıçları kendi buyruğu altına almayı hedeflediği suçlamasında bulundu.

    Bouzakher, Cumhurbaşkanı Said’in kararının “yasal olmadığını” ve cumhurbaşkanlığı yetkilerinin ihlal edildiği görüşünü dile getirdi.

    2019 yılında Cumhurbaşkanı seçilmeden önce anayasa profesörü olarak görev yapan ve bir hakimle evli olan Said, ocak ayında bu konseyin üyelerine tanınan bazı maddi ayrıcalıkları kaldırmıştı. 2016 yılında kurulan bu konsey, ülkedeki yagıç atamalarında söz sahibi.

    Tunus Cumhurbaşkanlığı, gün içinde Said’in, İçişleri Bakanlığına yaptığı ziyaret sırasında çekilen görüntülerini paylaştı.

    “Şu andan itibaren bu Konsey tarihe karıştığını bilsin”

    Bakanlıktaki toplantıda geçici bir kararname çıkararak Yüksek Yargı Konseyini feshetme kararı aldığını söyleyen Said, “Şu andan itibaren bu Konsey tarihe karıştığını bilsin. Konsey mevkilerin satıldığı yer haline geldi. Yargıçlar sadakate göre atanıyor. Onların yeri şimdi oturdukları yer değil, sanıkların durduğu yerdir.” ifadelerini kullandı.

    Destekçilerinin bugün başkent Tunus’ta düzenlemeyi planladığı gösteriye işaret eden Said, “Tunusluların Yüksek Yargı Konseyinin feshedilmesini talep edeceklerini biliyorum.” dedi.

    Tunus’ta Said’i destekleyen 25 Temmuz Hareketi, Yüksek Yargı Konseyinin kapatılması talebiyle bugün başkentteki Konsey binası önünde bir protesto eylemi düzenleyecek.

    Tunus’taki siyasi kriz

    Tunus’ta Cumhurbaşkanı Said’in geçen yıl açıkladığı olağanüstü kararların ardından siyaset, ekonomi ve yargı alanında yaşanan krizler artarak devam ediyor.

    Said, 25 Temmuz 2021’de ilan ettiği olağanüstü kararlarla parlamentonun çalışmalarını dondurdu ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırdı. Said, 22 Eylül’de yeni kararnamelerle yetkilerini genişleterek yürütme organını tamamen kendine bağladı.

    Cumhurbaşkanı’nın aldığı tüm bu kararlar, ülkede bir tür “istisnai durum” oluşmasına yol açtı.

    Bazı kesimler Said’in kararlarını “darbe” olarak nitelendiriyor ve Tunus’un demokrasiden uzaklaştığını savunuyor.

    Tunus Cumhurbaşkanı, 19 Ocak’ta da Yüksek Yargı Konseyi üyelerine tanınan imtiyaz ve maddi yardımları kaldırdığını duyurmuştu. Said’in bu kararı birçok kesim tarafından yönetimin yargıya müdahalesi olarak değerlendirilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus’ta terörizm şüphesi: Fransız büyükelçinin rezidansına çıkan bir tünel bulundu

    Tunus’ta terörizm şüphesi: Fransız büyükelçinin rezidansına çıkan bir tünel bulundu


    Tunus İçişleri Bakanlığı, Fransa’nın Tunus Büyükelçisi’nin rezidansının yakınında kazılan bir tünel bulunduğunu duyurdu.

    Polisin başkent Tunus’un La Marsa semtindeki şüpheli hareketler nedeniyle dikkat çeken bir eve yaptığı baskın sırasında tüneli tespit ettiği kaydedildi ve polis tarafından bilinen aşırı grup üyesi bir kişinin eve sıklıkla uğradığı belirtildi.

    Tünelin aynı semtte bulunan büyükelçinin yaşadığı konuta çıktığı bildirildi, ancak tünelin rezidansla olan mesafesine ilişkin bilgi verilmedi.

    Bakanlık ayrıca tünelin hangi amaçla kazıldığına ya da tünelle büyükelçinin hedef alını alınmadığına dair bir bilgi paylaşmadı. Olayla ilgili büyükelçilikten de bir açıklama gelmedi.

    Tunuslu yetkililer olayın antiterörizm ekiplerince araştırıldığını kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus’ta siyasi kriz tırmanıyor, Cumhurbaşkanı üst düzey yetkilileri görevden almaya devam ediyor

    Tunus’ta siyasi kriz tırmanıyor, Cumhurbaşkanı üst düzey yetkilileri görevden almaya devam ediyor


    Tunus’ta siyasi kriz tırmanırken, Cumhurbaşkanı Kays Said, üst düzey yetkileri görevden almaya devam ediyor.

    Meclisin tüm yetkilerini donduran, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya alan, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi’yi azleden Kays Said, son olarak başta ordunun başsavcısı da aralarında olmak üzere çok sayıda üst düzey yetkiliyi görevden aldı. Devlet Televizyonu Genel Müdürü Lesad Dahiş, Kays Said tarafından görevden alınan yetkiler arasında yer alıyor.

    Cumhurbaşkanlığı tarafından paylaşılan videoda Cumhurbaşkanı Said, Ulusal Rüşvet ve Yolsuzluğu Tespit Komitesince bir rapor yayımlandığını bildirdi.

    Said, ülkedeki 460 kişinin devletin parasını yağmaladığını ve yağmalanan miktarın 13,5 milyar Tunus dinar ( yaklaşık 4.8 milyar dolar) olduğunu ifade etti. Said, devletin parasını yağmalayanların isim listesini elinde bulundurduğunu sözlerine ekledi.

    Sivil toplum örgütlerinden çağrı

    Bu arada ülkenin önde gelen sivil toplum örgütleri, parlamentonun 30 günden fazla askıya alınmasının yasal olmadığı görüşünü dile getirerek, ülkedeki siyasi güçlerin ortak bir tavır almasını ve Said’in üstlendiği yetkilerini devretmesi için bir takvim belirlenmesi konusunda baskı yapılmasını istedi.

    Tunus’ta ne olmuştu?

    Tunus’ta 25 Temmuz’da hükümet ve muhalefet partilerine yönelik yüzlerce kişinin katılımıyla protestolar gerçekleştirilmiş, çıkan olaylarda başta Nahda Hareketi olmak üzere parti merkezlerine saldırılar düzenlenmişti.

    Cumhurbaşkanı Said, bunun üzerine Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi’yi azlettiğini ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurmuştu.

    Kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyuran Said, kendisini başsavcı ilan ederek yargının alanına da müdahale etmişti.

    Hükümete yönelik bu darbe girişiminin ardından askerler Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi ile beraberindeki milletvekillerini Meclise almamıştı.

    Cumhurbaşkanı Kays Said’in kararları üzerine halkı barışçıl mücadeleye çağıran Gannuşi, yasal bir dayanağı bulunmayan bu adımın bir “darbe” olduğunu vurgulamıştı.

    Said ise tarihi bir sorumluluk üstlendiğini, aldığı kararların Anayasa’ya uygun olduğunu ve bunu “darbe” olarak nitelendirenlerden “hukuk derslerini gözden geçirmelerini” istemişti.

    Bu arada görevinden azledilen Başbakan Hişam el Meşişi’nin, 25 Temmuz’daki darbe girişiminden önce istifa etmesi için darp edildiği iddia edilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus’ta Covid-19 vakalarındaki artış sonrası Sağlık Bakanı Mehdi’nin görevine son verildi

    Tunus’ta Covid-19 vakalarındaki artış sonrası Sağlık Bakanı Mehdi’nin görevine son verildi


    Tunus’ta Covid-19 kaynaklı vaka ve vefat sayılarındaki artış sonrası Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi’nin görevine son verildi.

    Başbakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Başbakan Hişam Meşişi, Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi’nin görevine son verilmesine ve yerine vekaleten Sosyal İşler Bakanı Muhammed Trablusi’nin getirilmesine karar verdi” ifadesine yer verildi.

    Meclis’te eleştirilmişti

    Açıklamada, Mehdi’nin görevden alınma nedenine ilişkin ise bilgi verilmedi. Ancak mecliste, Nahda Hareketi dahil birçok parti salgının artışı ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle Mehdi’ye eleştiriler yöneltmişti.

    Bakanlığın yayımladığı son verilere göre, 11 milyon 700 bin nüfuslu Tunus’ta Covid-19 nedeniyle bugüne kadar 17 bin 644 kişi hayatını kaybetti, 548 bin 753 kişi enfekte oldu, 438 bin 356 kişi de iyileşti.

    Hastanelerde oksijen sıkıntısı yaşanıyor

    Tunus, pandeminin başından bu yana en yüksek vaka sayılarıyla karşı karşıya. Artan vakalar nedeniyle Kuzey Afrika ülkesinde hastanelerde yatak ve oksijen sıkıntısı yaşanıyor.

    Son haftalarda krizin büyümesi üzerine bazı bölgelerde karantina kuralları yeniden getirildi.

    Aşı ve tıbbi cihaz sıkıntısının da olduğu ülkeye Türkiye, İtalya, İngiltere ve Cezayir sağlık ekipmanı yardımında bulunuyor.

    Fransa Tunus’a 800 bin, Çin ise 400 bin doz aşı gönderme taahhüdünde bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, Tunus’ta meclis faaliyetlerinin yeniden başlatılması çağrısı yaptı

    AB, Tunus’ta meclis faaliyetlerinin yeniden başlatılması çağrısı yaptı


    Avrupa Birliği (AB), Tunus’ta temel haklara saygı gösterilmesi, istikrarın yeniden sağlanması ve özellikle meclisin çalışmalarının yeniden başlatılması çağrısında bulundu.

    AB’den yapılan yazılı açıklamada, Tunus’taki gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiği bildirildi.

    Açıklamada Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Mümkün olan en kısa sürede kurumsal istikrarın yeniden sağlanması ve özellikle parlamentonun faaliyetinin yeniden başlatılması, temel haklara saygı gösterilmesi ve her türlü şiddetten kaçınılması çağrısında bulunuyoruz,” ifadelerini kullandı.

    AB’nin Tunus’a Covid-19 salgınıyla mücadele ve ekonomik kriz çerçevesinde verdiği desteğin hatırlatıldığı açıklamada, “Durumun gelişimini yakından takip etmeye devam edeceğiz. Öncelikler, demokrasinin ve ülkenin istikrarının korunmasıdır.” ifadeleri kullanıldı.

    Tunus’taki durum

    Tunus’ta 25 Temmuz’da hükümet ve muhalefet partilerine yönelik yüzlerce kişinin katılımıyla protestolar düzenlenmişti.

    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said de Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi’yi görevden aldığını ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurmuştu.

    Hükümete yönelik bu darbenin ardından askerler Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi ile beraberindeki milletvekillerini meclise almamıştı. Cumhurbaşkanı Kays Said’in kararları üzerine halkı barışçıl mücadeleye çağıran Gannuşi, yasal bir dayanağı bulunmayan bu adımın bir “darbe” olduğunu vurgulamıştı.

    Kays Said ise tarihi bir sorumluluk üstlendiğini, aldığı kararların anayasaya uygun olduğunu ve bunu “darbe” olarak nitelendirenlerden “hukuk derslerini gözden geçirmelerini” istemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Covid-19 vakalarının arttığı Tunus’ta protestolar: Erken seçim çağrısı yapıldı

    Covid-19 vakalarının arttığı Tunus’ta protestolar: Erken seçim çağrısı yapıldı


    25 Temmuz Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı gün Tunus, sağlık sisteminde yaşanan aksaklıklardan ve ülkenin ekonomik durumundan şikayetçi protestocuların gösterilerine sahne oldu.

    Ülke genelinde düzenlenen gösterilerde “dışarı çıkın” sloganları atıldı; parlamentonun feshi ve erken seçim çağrısı yapıldı.

    Başkent Tunus’ta protestolar nedeniyle hareketli saatler yaşanırken polis ana caddeleri trafiğe kapadı. Parlamentoya barikatlar kurarak protestocuların içeri girmesini engelleyen polis, kalabalığa göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

    Bazı şehirlerde polisle göstericiler arasında çatışma yaşanırken çok sayıda protestocu gözaltına alındı.

    Protestocular ayrıca parlamentoda çoğunlukta olan İslamcı Nahda Hareketi’ne ait binaları basarak içerideki ekipmanlara zarar verdi.

    Nahda tarafından yapılan açıklamada, “kamuoyunu, kendi demokratik olmayan seçeneklerine ikna etmede başarılı olamayan anarşist grupların Nahda’nın bazı binalarına saldırarak çalışanlarını tehdit ettiği” ifade edildi.

    “Suç çeteleri” olarak tanımlanan grupların, ülke içinden ve dışından desteklendiğini öne süren Nahda, açıklamada, bu saldırılarla demokratik sürecin sona erdirilmek ve diktatörlüğün geri dönülmesine zemin hazırlamak için kaos ortamı oluşturmanın amaçlandığını söyledi.

    Tunus son günlerde Covid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana en yüksek vaka sayılarıyla karşı karşıya kaldı. Kısıtlamalar geri getirilirken Tunus Sağlık Bakanı geçtiğimiz hafta görevden alındı.

    Ülkede hastanelerin ciddi yatak ve solunum cihazı sıkıntısı yaşadığı bildiriliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***