Etiket: Titanik

  • Titanik yolunda kaybolan Titan’ın 5 yolcusunu bulmak için zamana karşı yarışta sona yaklaşıldı

    Titanik yolunda kaybolan Titan’ın 5 yolcusunu bulmak için zamana karşı yarışta sona yaklaşıldı


    Kritik bir aşamaya giren operasyonun son saatlerinde arama kurtarma çalışmalarına hız verildi

    111 yıl önce Atlas Okyanusu’nun soğuk sularına gömülen Titanik’i görmek için yola çıkan beş maceraperesti bulmak için zaman tükenirken arama çalışmaları yoğunlaştırıldı.

    Kayıp denizaltı aracı Titan’daki maksimum oksijenin kapasitesinin tükenmesine saatler kala 10 yeni gemi ve birkaç denizaltı robotu görevlendirilerek operasyon genişletildi

    Operasyonlara Fransız arama kurtarma gemisi L’Atalante ve denizin dört kilometre derinliğini tarayan bir robot da katıldı.

    Ayrıca Titan’ın okyanus akıntılarıyla sürüklenmiş olabileceği varsayımıyla arama kurtarma bölgesi iki katına çıkarıldı.

    Titan’ı dalış bölgesine taşıyan ve yüzeyle iletişimini sağlayan Prince Port gemisi de hala Titatik’in batığına yakın bölgede bekletiliyor ve arama kurtarma çalışmalarının komuta merkezi olmayı sürdürüyor.

    Kritik bir aşamaya giren operasyonun son saatlerine ilişkin bazı sorular ve yanıtlar:  

    Titan’ın yeri bulunabildi mi?

    Arama çalışmaları sırasında Kanadalı ekipler denizin derinliklerinden geldiği anlaşılan vurma sesleri tespit etmiş, bu da seslerin Titan’daki yolcuların aracın gövdesine vurarak dikkat çekmeye çalıştığı ihtimalini ortaya çıkararak umutları arttırmıştı. 

    Yetkililer, seslerin başka insan yapımı seslere ait olabileceği ihtimalini de göz önünde bulundurarak zamana karşı yarışta hem yüzeyden hem de denizaltındaki aramaları hızlandırdı.

    Ancak arama çalışmalarını yürüten Amerika Birleşik Devletleri Sahil Koruma’dan bir  yetkili “Doğruyu söylemek gerekirse nerede olduklarını bilmiyoruz.” diyerek son durumu özetledi.

    Ne kadar oksijen kaldı?

    Titanik batığına gitmek için dalış yapan Titan adlı denizaltı aracındaki beş yolcu için toplam 96 saatlik oksijen kapasitesi olduğu biliniyor. 

    Ancak uzmanlar bu kapasitenin normal nefes alma koşullarında 96 saat olduğunun altını çiziyor. Çünkü panik durumunda nefes alma hızı sıklaşıyor ve daha fazla oksijen tüketimine neden oluyor. 

    Öte yandan uzmanlar okyanusun kilometrelerce altında dondurucu soğuk ve karanlıkta vücudun hipotermiye girebileceğine de dikkat çekiyor. Titan’ın ne derece hasar gördüğü de bilinmediğinden, elektrik devrelerindeki bir arızanın araç içindeki oksijen ve karbondioksit dengesini bozabileceği belirtiliyor.

    Yolcuların hala yaşıyor olduğu varsayılırsa, normal şartlar altında hesaplandığında araç içindeki oksijenin bugün yerel saatle 7:18’de (Türkiye saatiyle 14:18’de) tükenmesi bekleniyor. 

    Titan yüzeye çıkmış olabilir mi?

    Titan denizaltı aracını geliştiren OceanGate şirketi yatırımcılarının çeşitli basın organlarına verdiği bilgiye göre aracın 24 saat içinde yüzeye çıkma özelliği bulunuyor.

    Yatırımcılar, mürettebatın araca denge sağlayan ağırlıkları havalı pompa ile serbest bırakmalarını sağlayan bir sistem olduğu belirtti. Bütün sistemlerin başarısız olması halinde ise ağırlığı sabitleyen hatların 24 saat sonra parçalanarak otomatik olarak okyanus yüzeyine geri gönderilecek şekilde tasarlandığını açıkladı.

    Ancak Titan yüzeye çıkmış olsa da yolcuların araç içinden çıkma olasılığı bulunmuyor. Çünkü yolcular yerleştikten sonra araç cıvatalarla dışarıdan kapatılıyor.

    Titan’ı arama çalışmaları, aracın su üstüne çıkmış olabileceğini dikkate alarak yüzeyden de yürütülüyor. Ancak yetkililer dev okyanusta, 670 cm x 280 cm x 250 cm ölçekteki beyaz bir aracın görülme ihtimalinin düşük olduğuna dikkat çekiyor.

    Titan’a ne olduğu hala bilinmezliğini koruyor. Arama kurtarma ekipleri, aracın Titanik batığına takılarak okyanus dibinde kalmış, denizin altında hasar görmüş, hatta infilak etmiş olabileceği gibi en kötü senaryolardan endişe etmelerine karşın son bir umutla çalışmalarına devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Titanik turunda kaybolan Titan’ı arama çalışmalarında okyanus dibinden ses duyuldu

    Titanik turunda kaybolan Titan’ı arama çalışmalarında okyanus dibinden ses duyuldu


    Kayıp denizaltı aracını arama çalışmalarında duyulan ses umutları arttırdı, ama akıllara takılan birçok soru yanıt bekliyor

    Beş yolcusuyla Titanik’in batığına doğru yola çıkan denizaltı aracı Titan’la irtibatın kesilmesinin ardından başlatılan kapsamlı arama çalışmalarında umut verici bir gelişme yaşandı. 

    Kanada’ya ait P-3 askeri gözlem uçağının okyanusun derinliklerinden sesler geldiğini tespit ettiği bildirildi. 

    Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Bakanlığı’nın iç yazışmalarının iki Amerikan medya kuruluşuna sızması üzerine açığa çıkan bilgilere göre her yarım saatte bir vurma sesi duyuldu.

    Denizaltı robotları bölgeye yönlendirildi

    Çıkan haberler üzerine bölgedeki arama çalışmalarını sürdüren Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlı Sahil Güvenlik ekipleri sosyal medya üzerinden resmi bir açıklama yaptı.

    Paylaşımda duyulan seslerin kaynağını araştırmak üzere denizaltı robotları gibi uzaktan kumandalı araçların (ROV) bölgeye yönlendirildiği ve Kanadalı gözlem uçağından aktarılan bilgilerin Amerikan donanma uzmanlarınca analiz edildiği belirtildi.

    ABD Sahil Güvenlik ekipleri daha önce yaptıkları çeşitli basın açıklamalarında Atlas Okyanusu’nun kuzey bölümündeki derin suların keşfedilmemiş alanlar olduğunu  “uzayı ne kadar biliyorsak bu suları da o kadar biliyoruz” ifadesiyle vurgulamıştı.

    Son gelişme Titan’daki yolcuları kurtarmak için umutları arttırsa da hala bir çok soru yanıt bekliyor. Akıllara takılan sorulardan bazıları:

    1- Ses Titan’dan mı geliyor?

    Denizaltı kazalarında yüzeyle irtibatı yitiren mürettebat, aracın gövdesine vurarak sonarlarla tespitini sağlamaya çalışıyor. Ancak vurma sesinin birçok farklı kaynaktan gelebileceğini belirten yetkililer henüz bu sesin kaynağının kaybolan Titan olduğunu teyit etmedi.

    2- Titan nasıl tespit edilebilir?

    Titan’ı bulmak için arama çalışmaları yüzeyden ve su altından yürütülüyor. Yüzeyden gönderilen radyo vericileri ve GPS sinyallerinin Titan’a ulaşması halinde kurtarma ekiplerine uyarabileceği belirtiliyor. Kurtarma ekiplerinin onları tespit etmesine yardımcı olmak için flaş ışıkları ve radar yansıtıcıları da bulunuyor.

    Radyo ve GPS sinyallerinin suda ilerleyememesi sebebiyle su altındaki aramalarda sonarlar kullanılıyor. Sonar şamandıralar dinleme yoluyla pasif olarak ses algılamaya çalışırken, aktif sonarlar sinyal göndererek aracı tespit etmeye çalışıyor.

    3- Derinlerde bulunursa Titan’a ulaşmak mümkün mü?

    Kayıp denizaltı aracı Titan’ın deniz yüzeyinden yaklaşık 3 bin 800 metre derinliğe kadar dalabildiği biliniyor. Arama ekiplerinin bu kadar derinliğe güvenli bir şekilde nasıl inebileceği konusunda belirsizlikler bulunuyor.

    4- Kaç saatlik oksijen kaldı?

    Yolcular denizaltı aracına bindikten sonra araç dışarıdan cıvatalarla kapatılıyor. Araçta yaklaşık dört günlük oksijen bulunuyor. 

    Titan ile aracı dalma noktasına taşıyan gemi arasında iki tür iletişim bulunuyor. Bunlardan biri yazılı mesajlaşma, diğeri ise her 15 dakikada bir aracın çalıştığına dair gemiye gönderilen güvenlik tonu. 

    Pazar günü yerel saatle sabah 6 sularından itibaren iki iletişimin de koptuğu bildiriliyor. Bu durum ya aracın hasar gördüğü ya da patladığı anlamına geldiği ifade ediliyor.

    Yolcuların hala hayatta olduğu varsayıldığında, araçta yalnızca bir günlük oksijen kaldığı sanılıyor. 

    5- Titan’ın yüzeye geri dönmesi için yedek sistemler var mı?

    Denizaltı aracı Titan’ın yüzeye geri dönmesi için yedi adet yedek sistemi bulunuyor. Bunlar arasında atılabilen kum torbaları ve kurşun boruları ile şişirilebilen balon gibi yöntemler de bulunuyor. 

    Araçta ayrıca, içindeki yolcu ve pilotun bilincini kaybetmesi halinde bile çalışabilen bir sistemin bulunduğu belirtiliyor.

    Ancak geçen yıl OceanGate Expeditions’ın eski çalışanı David Lochridge’in açıklamaları emniyet açısından bazı sorunlara işaret etti. 

    Lochridge, aracın deneysel olduğunu ve üçüncü bir uzman değerlendirmesinin eksikliği sebebiyle test ve sertifikasyonunun yetersiz olduğunu ileri sürüyor.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***