Etiket: Terör tehditi

  • İngiltere ve Hollanda’nın ardından Almanya, İstanbul Başkonsolosluğu’nu geçici olarak kapattı

    İngiltere ve Hollanda’nın ardından Almanya, İstanbul Başkonsolosluğu’nu geçici olarak kapattı


    İsveç’teki Kur’an yakma olayları sonrası Türkiye’ye yönelik seyahat uyarıları yapan Batılı ülkeler, İstanbul’daki temsilciliklerini geçici olarak kapatıyor.

    İngiltere ve Hollanda’nın ardından Almanya, İstanbul Başkonsolosluğu’nun bugün güvenlik gerekçesiyle kapatıldığını duyurdu. 

    Almanya İstanbul Başkonsolosluğunun resmi İnstagram adresi gk.istanbul’dan yapılan açıklamada, konsolosluğun “güvenlik” gerekçesiyle 1 Şubat için kapalı kalacağı, vize ve pasaport işlemlerinin iptal edildiği kaydedildi.

    Taksim Gümüşsuyu’ndaki konsolosluğun girişine de “Konsolosluk bugün kapalıdır. Tüm randevular iptal edilmiştir. Güncel gelişmelere internet sayfamızdan ulaşabilirsiniz.” yazısı asıldı. Konsolosluk önünde güvenlik önlemleri alındı.

    Daha önce de İngiltere ve Hollanda, ‘terör riskini’ gerekçe göstererek İstanbul’daki temsilciliklerini geçici olarak kapattı. 

    Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İsveç, Norveç, Danimarka, geçtiğimiz hafta vatandaşlarını Türkiye’de saldırı riskinin arttığı konusunda uyarmıştı.

    ABD’nin Ankara Büyükelçiliği  dün “ABD hükümeti vatandaşlarını, İstanbul’daki kiliselere, sinagoglara, diplomatik misyonlara veya özellikle Beyoğlu, Galata, Taksim ve İstiklal bölgeleri gibi Batılıların uğrak yeri olan diğer yerlere teröristlerin olası misilleme saldırılarına karşı uyarıyor. ” açıklaması yaptı.

    Ne olmuştu?

    Danimarkalı aşırı sağcı Sıkı Yön Partisi (Stram Kurs) lideri Rasmus Paludan, 21 Ocak’ta Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yaktı. Ardından aynı eylemi Danimarka’da da bir caminin karşısında yaptı. 

    Ardından ABD, Almanya, Belçika, Fransa, Belçika, İspanya, İsveç ve İtalya, ‘terör tehdidi’ gerekçesiyle Türkiye’ye karşı seyahat uyarıları yayınladı. Ankara misilleme ile cevap vererek bu ülkelere karşı seyahat uyarısı yayınladı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ‘yabancı karşıtı ve ırkçı nitelikte saldırılar’ ile ‘dini hoşgörüsüzlüğe’ dikkat çekildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB: İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör listesine almak için önce mahkeme kararı gerekli

    AB: İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör listesine almak için önce mahkeme kararı gerekli


    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun AB’nin terör listesine alınmasının ancak üye ülkelerden birinde verilecek mahkeme kararı sonrasında mümkün olabileceğini söyledi.

    Bu arada Reuters, bununla birlikte AB ülkelerinin Brüksel’deki bugünkü dışişleri bakanları toplantısında üye ülkelerin İran’daki insan hakları ihlalleriyle ilgili 37 kişiyi daha yaptırımlar listesine alacağını duyurdu.

    AB ülkelerinin Brüksel’deki dışişleri bakanları toplantısının girişinde konuşan Borrell, bir gazetecinin İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör listesine alınıp alınmayacağına yönelik sorusu üzerine, “Bakın, bununla ilgili birçok ilginç fikir var. Ancak bu mahkeme kararı olmadan karar verilemeyecek bir şey. ‘Senden hoşlanmıyorum, bu yüzden terörist sayıyorum’ diyemezsiniz. Bunun için önce üye ülkelerden birinde somut bir kınama, yasal bir beyan olmalı. Sonrasında biz Avrupa düzeyinde konu üzerinde çalışırız.” diye konuştu.

    Borrell, bakanların bugün yalnızca insan hakları çerçevesinde bireylere yönelik yeni yaptırımları ele alacaklarını bildirdi.

    Avrupa Parlamentosu’nda (AP) 19 Ocak’ta kabul edilen karar tasarısında, İranlı liderlere yaptırım ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun AB’nin terör listesine alınması talep edilmişti. İran Meclisi de buna karşılık hükümete AB ülkelerinin ordularını terör listesine alma çağrısı yapan karşı tasarı hazırlamıştı.

    Ukrayna

    Borrell, bakanların gündemindeki en önemli konunun Ukrayna’daki savaş olacağını vurgulayarak, Ukrayna’ya ek mali yardım konusunda üye ülkelerin dışişleri bakanlarının uzlaşacağı yönünde umutlu olduğunu ancak bugün resmi bir karar alınmayacağını söyledi.

    Yüksek Temsilci, geçen hafta Almanya’da yapılan Ukrayna Savunma Temas Grubu toplantısından sonra, birçok üye ülkenin askeri taahhütler verdiğini ve sağlanacak askeri desteğin seviyesinin bakanlar tarafından bugün de ele alınacağını dile getirdi.

    Borrell, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba’nın da toplantıda hazır bulunacağını duyurdu.

    Filistin

    Bakanların gündemindeki önemli bir diğer konunun Filistin olduğunu belirten Borrell, Filistin’in içinden geçtiği zor durumda birlikte nasıl daha iyi çalışılabileceğini görüşeceklerini bildirdi.

    Borrell, “sahadaki durumun kesinlikle çok endişe verici” olduğunu ifade ederek, öğle yemeğinde gayriresmi toplantı için Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye ile bir araya geleceklerini kaydetti

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsveç Başbakanı: Türkiye ile ilgili açıklamalarım yanlış anlaşıldı

    İsveç Başbakanı: Türkiye ile ilgili açıklamalarım yanlış anlaşıldı


    İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, ülkesinin NATO üyeliği için Türkiye’nin yaptığı talepleri Stockholm’ün ‘karşılayamayacağı” yolunda geçen hafta yaptığı açıklamasının “yanlış anlaşıldığını” bildirdi.

    İsveç Başbakanı, Türkiye’nin sınır dışı edilmesini istediği kişilerle ilgili yerel mahkeme kararlarının ardından “hareket alanlarının kalmadığını” ima etmek istediği mesajını verdi.

    Kristersson, geçen hafta yaptığı açıklamada, İsveç’in NATO’ya tam üyeliğini onaylamayan Ankara için “Türkiye bizim yapamayacağımız ve onlara vermek istemediğimiz şeyleri bizden istiyor” ifadesini kullanmıştı.

    Konu ile ilgili başkentte basının sorularını yanıtlayan İsveç Başbakanı, ülkesinin terörle mücadele yasalarını güçlendirdiğini belirterek, Türkiye ile tam üyelik başvurusuyla ilgili konulardaki “müzakerelerin gayet iyi gittiğini” söyledi.

    Türkiye’nin terörden en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğunu kaydeden Kristersson, “Biz tam olarak söz verdiğimiz şeyi yapıyoruz, özellikle de terörle mücadele alanında.” dedi.

    İsveç başbakanı; bununla birlikte Türkiye’ye sınır dışı konularında hükümetin de belirli sınırları olduğunu belirterek, “Türkiye bazen İsveç’ten iade etmek istediği kişilerin isimlerini veriyor. İsveç’in bu konudaki mevzuatının çok net olduğu biliniyor: bu kararları mahkemeler veriyor, bunu hükümetin değiştirmesi için bir alan yok.” dedi.

    Kristersson, ‘bu konunun işlerin iyi gittiği gerçeğini gölgelememesi gerektiği’ görüşünde olduğunu dile getirdi.

    İsveç mahkemesi geçen hafta, Türkiye tarafından iadesi istenen Bülent Keneş’in iadesini engellemişti.

    NATO’nun genişlemesi söz konusu olduğunda her üye ülkenin iç kaygılarına saygı duyduğunu kaydeden Kristersson. “Türkiye ve diğer 30 NATO ülkesinin onaylayıp onaylamama konusundaki kararlarını kendi içlerinde vermelerine saygımız sonsuzdur.” derken bununla birlikte ittifak üyelerinin kendi ülkesine güçlü bir destek verdiğini sözlerine ekledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Milli Güvenlik Kurulu: Teröre karşı gerekli adımlar atılacak

    Milli Güvenlik Kurulu: Teröre karşı gerekli adımlar atılacak


    Suriye’ye olası operasyon tartışmaları sürerken bugün yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrası yayınlanan bildiride ‘teröre karşı gereken adımların atılacağı’ vurgulandı. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantı, 3 saat 10 dakika sürdü. Toplantı sonrası yayınlanan bildiride, bölgedeki hiçbir terör örgütünün varlığına ve etkinliğine müsaade edilmeyeceği belirtildi ve bunun için gereken her adımın kararlılıkla atılacağı hususu vurgulandı.

    Türkiye’nin güney sınırlarında icra edilen operasyonların tek hedefinin terör örgütleri olduğu aktarılan bildiride, şunlar kaydedildi:

    “Yüce milletimizin ve eşsiz ülkemizin savunmasını ve güvenliğini sağlamak maksadıyla BM Şartı’nın 51. Maddesi kapsamında güney sınırlarımız boyunca icra edilen operasyonların tek hedefinin terör örgütleri olduğu, bölgemizde, sınırlarımızı, şehirlerimizi, vatandaşlarımızı ve güvenlik güçlerimizi hedef alan hiçbir terör örgütünün varlığına ve etkinliğine müsaade edilmeyeceği, bunun için gereken her adımın kararlılıkla atılacağı hususu vurgulanmıştır.”

    Yunanistan’la ilişkiler ve Kıbrıs meselesi

    Yunanistan’ın Türkiye’nin uzlaşmacı ve samimi yaklaşımı ile çözüm odaklı diyalog tekliflerine kayıtsız kaldığı belirtilen bildiride Yunanistan’dan gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılması başta olmak üzere uluslararası hukuku ve antlaşmaları ihlal eden faaliyetlerine bir an evvel son vermesine dair beklenti vurgulandı.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci statüsünde kabulünden duyulan memnuniyet dile getirildiği bildiride “Kıbrıs meselesinde hakikatleri ve hakkaniyeti esas alan çözüm yollarını kapatma gayretlerinin akamate uğramaya mahkum olduğu ve Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerinin haklı davasına verilen desteğin kararlılıkla sürdürüleceği ve diğer uluslararası kuruluşlar ile ülkelerden benzer adımları beklediğimiz ifade edilmiştir.” denildi.

    Bildiride ayrıca Bosna-Hersek ve Kosova’da meydana gelen son gelişmelerin değerlendirildiği ve bölgedeki istikrar, huzur ve barış ortamının muhafazası için ayrılıkçı söylemler ve tek taraflı girişimlerden kaçınılması çağrısında bulunulduğu ifade edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Anayasal düzenin genel olarak sağlandığı’ Kazakistan’da son durum ne?

    ‘Anayasal düzenin genel olarak sağlandığı’ Kazakistan’da son durum ne?


    Kazakistan’da sosyoekonomik durum ve petrol ürünlerine yapılan zamlar nedeniyle 2 Ocak’ta başlayan ve tüm ülkeye yayılan protestoların ardından “anayasal düzenin genel olarak sağlandığı” açıklandı.

    Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, “terörle mücadele operasyonu başlatıldığı, teröristlerin hala silah kullanmaya ve halkın mülklerine zarar vermeyi sürdürmesinden dolayı operasyonların militanların tamamen yok edilmesine kadar devam edeceği” dedi. Halka sesleniş konuşması yapan Tokayev, “teröristlerle görüşmemiz gerektiğine dair yurt dışından yapılan çağrılar ahmaklık. Kazakistan hükümetinin teröristlerle müzakere masasına oturmaya niyeti yok” ifadelerini kullandı konuşmasında ayrıca şunları söyledi: “Rusya lideri Putin’e asker gönderdiği için teşekkür ederim. Ülkede anayasal düzen büyük ölçüde tesis edildi. Kolluk kuvvetlerine ve orduya, teröristlere uyarı yapmadan ateş açma yetkisi verdim. “

    Kazakistan İçişleri Bakanlığı da olaylarda “26 silahlı suçlunun yaşamını yitirdiği, 18’inin yaralandığı ve 3 bin kadarının ise gözaltına alındığını” bildirdi. Bakanlık protestolara müdahale eden güvenlik güçlerinden ise 18 kayıp verildiği, 748 de yaralı olduğunu kaydetti.

    Rusya’nın liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Kazakistan’da

    Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkedeki mevcut durum nedeniyle üyesi oldukları Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ülke liderlerinden yardım istemişti.

    KGAÖ Kolektif Güvenlik Konseyi’nin aldığı karar doğrultusunda Kazakistan’a asker gönderildi.

    KGAÖ’nün 2 bin 500 kişi olacak barış güçleri arasında Rusya Hava İndirme Kuvvetlerinin askeri birimlerinin bulunduğu ve Kazakistan’a ulaştığı belirtilmişti. Bu birliklerin ülkede birkaç gün ya da hafta kalacağı açıklandı.

    KGAÖ, 2002’de Bağımsız Devletler Topluluğu üye ülkeleri Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Ermenistan tarafından hükümetler arası askeri ittifak olarak kurulmuş bir örgüt.

    Zengin yeraltı kaynaklarına rağmen fakirleşen halk

    Kazakistan’da benzeri görülmemiş protesto olaylarının patlak vermesine ise yeraltı kaynakları zengini ülkede akaryakıt ürünlerine sene başında zam yapılması temel rolü oynadı.

    Göstericilerin 3 yıl önce cumhurbaşkanlığı görevinden istifa eden 81 yaşındaki Nursultan Nazarbayev karşıtı sloganlar attığı dikkat çekti. 19 milyon nüfusa sahip ülkede göstericiler Nazarbayev ailesi ve ittifak içinde olduğu kişileri ülkenin zengin kaynaklarını tekelleştirmekle ve refahın tüm nüfusa yayılmasını engellemekle suçluyor.

    Olayların hızla ülkenin geneline yayılması sonrası OHAL ilan edildi; internet ve bankalar kapatıldı.

    Tokayev, protestolardan sorumlu tutulan hükümetin istifasını kabul etti.

    Hafta başında Nazarbayev’in yerini alan Tokayev ‘olayların kaynağında yurt dışında eğitilmiş teröristler olduğunu’ açıkladı.

    Tutuklananların kimlik tespit çalışmalarının sürdüğünü belirten yönetim, bu kişilerin aşırılık yanlısı bir örgüte mensup olma ihtimallerinin araştırıldığını söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus’ta terörizm şüphesi: Fransız büyükelçinin rezidansına çıkan bir tünel bulundu

    Tunus’ta terörizm şüphesi: Fransız büyükelçinin rezidansına çıkan bir tünel bulundu


    Tunus İçişleri Bakanlığı, Fransa’nın Tunus Büyükelçisi’nin rezidansının yakınında kazılan bir tünel bulunduğunu duyurdu.

    Polisin başkent Tunus’un La Marsa semtindeki şüpheli hareketler nedeniyle dikkat çeken bir eve yaptığı baskın sırasında tüneli tespit ettiği kaydedildi ve polis tarafından bilinen aşırı grup üyesi bir kişinin eve sıklıkla uğradığı belirtildi.

    Tünelin aynı semtte bulunan büyükelçinin yaşadığı konuta çıktığı bildirildi, ancak tünelin rezidansla olan mesafesine ilişkin bilgi verilmedi.

    Bakanlık ayrıca tünelin hangi amaçla kazıldığına ya da tünelle büyükelçinin hedef alını alınmadığına dair bir bilgi paylaşmadı. Olayla ilgili büyükelçilikten de bir açıklama gelmedi.

    Tunuslu yetkililer olayın antiterörizm ekiplerince araştırıldığını kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Danimarka’da terörden suçlanan genç vatandaşlıktan çıkarıldı, Türkiye’ye iade edilecek

    Danimarka’da terörden suçlanan genç vatandaşlıktan çıkarıldı, Türkiye’ye iade edilecek


    Danimarka’da mahkeme “terör saldırısına hazırlanmaktan” suçlu bulduğu bir kişinin Danimarka vatandaşlığını iptal ederek 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.

    Frederiksberg mahkemesinden yapılan açıklamaya göre Türk vatandaşlığı da bulunan kişi cezasını tamamladıktan sonra Türkiye’ye gönderilecek.

    İstihbarat servisleri tarafından takip edilen Kopenhag doğumlu 24 yaşındaki zanlı, Nisan 2020’de silah ve mermi satın almasının hemen ardından tutuklanmıştı.

    Polis söz konusu kişinin evinde yaptığı aramada da IŞİD bayrağı buldu.

    12 yıl hapis cezası talep eden savcıya göre ismi açıklanmayan kişi “bir ya da daha fazla terör saldırısı düzenleme amacıyla silah ve mühimmat temin etti.”

    Terör saldırısının olası hedefleri konusunda bilgi verilmezken suçlu bulunan zanlının Türkiye’ye iade edilmesinin ardından Danimarka’ya girmesi de kalıcı olarak yasaklanacak.

    Zanlının avukatı Rolf Gregersen savunma sırasında müvekkilinin “Türkiye’de birçok Danimarkalı’dan daha az kalmış olabileceğini” belirterek Danimarka’nın sorumluluk alıp, müvekkilinin sırtına bir damga vurarak Türkiye’ye göndermemesi gerektiğini belirtti.

    Altı yıl önce Kopenhag’da meydana gelen çifte terör saldırısında iki kişi hayatını kaybetmişti.

    Saldırı sonrası ülkenin istihbarat birimleri birçok saldırı girişimini engelledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batılı ülkelerden Kabil Havaalanında ‘IŞİD saldırısı’ uyarısı

    Batılı ülkelerden Kabil Havaalanında ‘IŞİD saldırısı’ uyarısı


    Amerika Birleşik Devletleri, IŞİD tarafından düzenlenebilecek terör saldırısı tehdidi nedeniyle kendi vatandaşlarını ve halkı, Kabil Havaalanı’ndan uzak durmaya çağırdı. ABD’nin Kabil Büyükelçiliği tarafından yayınlanan uyarıda, vatandaşlara havaalanına seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edildi.

    Halihazırda havaalanı kapısında bulunanların da derhal buradan ayrılmaları gerektiği belirtildi. Uyarıya, “güvenlik tehdidi” gerekçe gösterildi.

    IŞİD-Horosan örgütü tarafından düzenlenebileceği belirtilen terör saldırısı ihtimaliyle ilgili Başkan Joe Biden’a bilgi verildiği belirtildi.

    Benzer uyarı İngiltere’den de geldi. İngiltere, vatandaşlarına “yüksek terör saldırısı tehdidi” nedeniyle Kabil Havalimanı’na seyahat etmemeleri uyarısında bulundu.

    İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkedeki durumun “değişken olmayı sürdürdüğü” belirtildi.

    Açıklamada, “Devam etmekte olan ve yüksek terör saldırısı tehdidi var. Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’na gitmeyin. Havaalanı bölgesindeyseniz güvenli bir yere gidin ve yeni tavsiyeleri bekleyin.” denildi.

    Bir başka çağrı da Avustralya tarafından yapıldı. “Çok yüksek terör saldırısı tehdidi” uyarısında bulunan Avustralya, vatandaşlarını ve Avustralya vizesi sahiplerini bölgeyi terk etmeye çağırdı.

    Batılı ülkeler, askeri birliklerin çekileceği son tarih olan 31 Ağustos’a kadar olabildiğince çok Afgan’ı ülkeden tahliye etmek için zamana karşı yarışıyor.

    Ancak Afganların tahliyesi, trajik ve kaotik görüntülere sahne oluyor.

    Batılı ülkelerle çalışan binlerce Afgan, havaalanına normal kapıdan alınmak yerine, güvenlik duvarından atlamaya ve temiz olmayan derenin içinden geçmeye mecbur bırakılıyor.

    Havaalanının önündeki birikme nedeniyle kapıya yaklaşmak imkansız hale geliyor.

    Bu arada Kabil Havaalanı’nda görevli bir sivil yetkili, tüm terör tehditlerine rağmen Afganların, havaalanı çevresinden ayrılmayı reddettiğini dile getirdi.

    Diğer yandan Taliban, havaalanına giden tüm yolları kapattı.

    Kendini IŞİD’in Horasan kolu olarak tanımlayan IŞİD-H isimli örgüt, son yıllarda Afganistan’da zemin kazanmaya devam ediyor.

    Ülkedeki kanlı intihar saldırılarının büyük bir kımını bu örgüt üstlendi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB: Terör içeriklerini bir saat içinde internetten kaldıracak düzenleme yürürlüğe girdi

    AB: Terör içeriklerini bir saat içinde internetten kaldıracak düzenleme yürürlüğe girdi


    Avrupa Birliği’nin terör içerikli paylaşımların çevirimiçi ağlardan 1 saat içinde kaldırılmasını öngören yasal düzenlemesi yürürlüğe girdi.

    Kuralların, ifade ve bilgi özgürlüğü gibi temel haklara tam saygı gösterilmesini sağlamak için güçlü güvenceler içerdiği kaydedildi.

    Sosyal medya platformları veya internet siteleri gibi internet üzerindeki oluşumlarda yapılan terör içerikli paylaşımların, AB ülkelerinin ilgili makamlarının talebi olması halinde 1 saat içinde kaldırılması gerekecek.

    İçişleri Komiseri Ylva Johansson, düzenlemeyle ilgili: “Terörist içeriğin derhal kaldırılması, teröristlerin saldırıları teşvik etmek ve suçlarını yüceltmek için interneti kullanmalarını durdurmak için çok önemli. Kurbanları ve ailelerini terörle karşı karşıya kalmaktan korumak da aynı derecede önemli.” ifadelerini kullandı.

    Yasal düzenleme, terör içeriğinin kaldırılmasının yanı sıra terör örgütlerinin propagandasının yayılmasını, terör faaliyetlerinin yönlendirilmesini, radikalleşmeyi ve örgütlerin eleman devşirmesini engellemeyi amaçlıyor.

    AB Komisyonu, yasal düzenlemeyi bazı AB ülkelerinde son yıllarda düzenlenen terör saldırılarının ardından hazırlamaya başlamıştı. AB içinde internet üzerinden hizmet sunan platformlar ve üye ülkelerin yasal sürece uyumlu hale gelmeleri için bir yıl süreleri bulunuyor.

    Yeni Zelanda’daki cami saldırını hatırlattı

    Düzenlemeyi “çığır açan kurallar” olarak tanımlayan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, Christchurch’teki cami saldırısındaki ihmalleri hatırlattı:

    “Bu çığır açan yeni kurallarla, çevrimiçi terör içeriklerinin yayılmasını önlüyor ve AB’nin Güvenlik Birliği’ni gerçeğe dönüştürüyoruz. Şu andan itibaren, çevrimiçi platformların terörist içeriği web’den çıkarmak için bir saati olacak ve bu, Christchurch’teki gibi saldırıların ekranları ve zihinleri kirletmek için kullanılmamasını sağlayacak. Bu, Avrupa’nın terörle mücadele ve radikalleşme karşıtı tepkisinde büyük bir dönüm noktası.”

    İnternetteki platformların terör içeriği paylaşımı yapılması halinde çok hızlı tedbir alması talep edilecek. Bu tedbirlerin temel hakları, özellikle de ifade özgürlüğünü koruması istenecek.

    Hem AB ülkeleri hem de internet platformları kaldırılan içeriklerle ilgili yıllık şeffaf raporlar hazırlayacak. Yanlışlıkla kaldırılan içerikler de hemen tekrar yüklenecek.

    Canlı yayınlara müdahale edilecek

    Yeni düzenlemeyle internet üzerindeki resim, video, yazı, ses gibi tüm paylaşımlar, bir AB ülkesinin yetkili makamı tarafından terör içeriği olarak değerlendirilirse ve kaldırılması talep edilirse 1 saat içinde silinmesi veya bu tür içeriğe tüm erişimin engellenmesi gerekecek.

    Terör suçlarının veya suça sebep olabilecek faaliyetlerin internette yapılan canlı yayınları da bu tür içerik arasında sayılabilecek.

    Terör içeriğinin tanımı ise “terör suçlarını işlemek veya bunlara katkıda bulunmak, bir terör grubunun faaliyetlerine katılmak, terör faaliyetlerini yüceltmek, terör suçlarını savunmak veya kışkırtmak” olarak belirlendi.

    AB ülkelerinin “yetkili makamları” tarafından içerik kaldırma taleplerinde gerekçenin açıkça belirtilmesi ve kaldırılması istenen paylaşımın neden terör içeriği olarak değerlendirildiğinin detaylı şekilde açıklanması gerekecek.

    Ağır cezalar verilebilecek

    Bu tür içeriğin tespiti ve kaldırılması için otomatik tanımlama teknolojilerinin kullanılması için bir yükümlülük bulunmayacak. Bu tür teknoloji ve yazılımların kullanılması halinde “insanlar tarafından denetlenmesi” gerekecek.

    İçerik sağlayıcıları ve internet platformları, içerik kaldırma talebinin yeniden değerlendirilmesini talep edebilecek.

    İçerik kaldırma taleplerine uymayan platformlar veya internet sağlayıcılarına ceza verilebilecek. Cezalarda platformun büyüklüğü göz önünde bulundurulacak ve cezanın büyüklüğüne göre orantılı olması sağlanacak. Mali cezalar platformun cirosunun yüzde 4’üne kadar çıkabilecek.

  • Fransız istihbaratı 2020’de yüzde 40’ı terör şüphelisi 21 bin kişiyi takibe aldı

    Fransız istihbaratı 2020’de yüzde 40’ı terör şüphelisi 21 bin kişiyi takibe aldı


    Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a sunulan 91 sayfalık rapor, geçen yıl istihbarat servislerinin 21 bin 952 kişiyi takibe aldığını ortaya koydu.

    Ulusal Teknik İstihbarat Kontrol Komisyonu tarafından kaleme alınan ve bir bölümü basına sızan rapora göre, takibe alınanların yüzde 40’ını terör şüphelileri oluşturuyor.

    Ülkede organize suçlarla ilgili şüpheli olarak istihbarat servisleri tarafından takibe alınanların sayısının ise 5 binin üzerinde olduğu bildirildi.

    Yine aynı rapora göre, ilgili birimler 79 bin 605 kişinin iç ve dış istihbarat servisleri tarafından takibe alınmasını talep etti. Bu bir önceki yıla oranla yüzde 8,2’lik bir artış anlamına geliyor.

    Rapora göre bir önceki yıla oranla yüzde 23 artışla 48 bin 767 teknik takip talebi yapıldı. Verilen izin sonucu 12 bin 574 kişinin telefonu dinlendi, 8 bin 300 kez yer tespiti yapıldı.

    İstihbarat servisleri, kapalı özel mekanlarda bin 565 kişinin ses ve görüntü kaydını yaparken, 2 bin 418 kişinin bilgisayar verilerine gizli bir şekilde ulaştı.

    Son yıllarda özellikle radikal dinci gruplar Fransa’nın çeşitli bölgelerinde terör saldırıları gerçekleştirdi.