Etiket: Temel Karamollaoğlu

  • Adaylık tartışmalarını hatırlattı, muhalefeti uyardı: ‘Erdoğan buldozer gibi ezip geçer’

    Adaylık tartışmalarını hatırlattı, muhalefeti uyardı: ‘Erdoğan buldozer gibi ezip geçer’


    Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, “Masanın adayı konuşma zamanı geldi” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

    Karaca yazısında, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu yaptığı söyleşiye yer verdi.

    Karamollaoğlu, 6’lı masanın 5 Ocak’ta gerçekleşmesi beklenen toplantısına işaret ederek cumhurbaşkanı aday konusunun bu tarihte konuşulabileceğini ifade etti.

    Karamollaoğlu, “İmamoğlu’nu ya da Yavaş’ı istiyoruz, onlardan biri aday olurlarsa mutlaka kazanır demek cahilce bir iddia. Erdoğan’ın politik birikimini mali imkanlarını yargıdaki imkanlarını hafife alıyorlar. Erdoğan buldozer gibi ezip geçer” dedi.

    Yazıda, Karamollaoğlu’nun öne çıkan açıklamaları şöyle:

    – İYİ Parti de anayasa değişikliğine evet vereceğini söyledi. Bu durumda referanduma götürme için gereken sayıya ulaşılabilir. CHP’li vekiller hayır verirse ne olacak? Bu durum altılı masanın akıbetini nasıl etkiler sizce? 5 Ocak’ta bu konu konuşulacak mı?

    Varsayımlar üzerinden konuşacaksak ben derim ki CHP bu konuda böyle güçlü bir adım attıktan sonra böyle bir tavır koymaz. Çünkü tavır koymayı gerektiren bir ifade yok teklif metninde. Benim kanaatim o. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar sergilemiş olduğu uzlaşma zemini oluşturma çabasına bakarak bunu söylüyorum

    – Ancak bir de ‘aile’ maddesi var

    Evet ama tabii bir şey söylüyor. Aile kadın ve erkekten meydana gelir. Zaten öyle değil mi? Toplumun temeli olan ailenin kadın ve erkekten meydana geldiğine itiraz eden var mı?

    – Eşcinsel evliliklerin önünü kapatamayız diyen insan hakları savunucuları itiraz ediyor.

    Bunlar bir avuç insan. Çıkardıkları yaygaraya bakarsanız insanlığın yüzde 90’ı böyleymiş gibi düşünürsünüz, ama gerçekte bir avuç insan. Aileyi tahrip ederek medeniyet inşa edemezsiniz.

    – Aday konusu kesin olarak Cumhur İttifakı’nın seçim takvimine mi bağlandı şimdi?

    Biz bugüne kadar aday konusunu hiç konuşmadık. Önce politikaları belirleyelim dedik. Bu konuda doğru da yaptığımız düşünüyorum.

    – Ama masada konuşulmayınca dışarıda konuşuluyor. Adayı masaya yatırmanız gerekmiyor mu artık? Meral Hanım’a bu açıkça soruluyor, o da kanaatlerini belli ediyor mesela. Aday konusu netleşirse muhalefetteki bu kafa dağınıklığı giderilebilir ve aday etrafında birleşme meydana gelebilir.

    Birleşme olabileceği gibi ayrışma isteyenler adayı ayrışma konusu haline de getirebilir. Ayrıca Meral Hanım konusu… Biliyorsunuz Meral Hanım belirli zorluklar yaşıyor. Yakın olsalar da birbirinden farklı dinamikler var ve partide, onları bir arada tutmak zor. Ayrıca ben bugüne kadar altılı masanın ilişkilerinin olumlu yönde yürüdüğünü düşünüyorum.

    –      Adayı ilan etmek ayrışma da aratabilir diyorsunuz ama ayrışma olacağı kadar oldu, farkında mısınız bilmiyorum bu konuda muhalefet tabanında bir depresyon oluştu.

    O depresyonu oluşturanlar Erdoğan ve onun oyununa gelenler. Başka kimse değil. Nedir yani, seçim bir ay sonra mı? Seçime ne zaman gireceğiz o bile belli değil. Şu an Erdoğan bir oyun oynuyor muhalefet de bu oyuna geliyor. Şu ana kadar seçim sathına mailine girilmeden aday ilan edilmesi doğru değildi. Yıpratılırdı. 20 yıllık iktidar birikimine karşı daha netleşmemiş bir taahhütle çıkamazdı aday.

    –      Yıpranmadan korkacak kişiden aday olur mu?

    Korku meselesi değil. Bugüne kadar bunu gündemimize almamamız doğruydu. Ancak Ocak ayından itibaren seçim sathı mailine girmiş oluyoruz. 5 Ocak’ta altılı masa yeniden toplanacak. Orada artık bu konu konuşulabilir.

    –      Adayı konuşmak artık elzem hale geldi diyorsunuz yani siz de…

    Ben sürekli aday kim diyerek mugalata yapan mangalda kül bırakmayanlara bakmıyorum. Ama Erdoğan ortalığı karıştırmak istedi ve karıştırdı. Buna gücü vardı ve yaptı. Karamollaoğlu ayrıca “İmamoğlu’nu ya da Yavaş’ı istiyoruz, onlardan biri aday olurlarsa mutlaka kazanır demek cahilce bir iddia. Erdoğan’ın politik birikimini mali imkanlarını yargıdaki imkanlarını hafife alıyorlar. Erdoğan buldozer gibi ezip geçer” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Karamollaoğlu ‘Millet İttifakı’ndan ayrılma’ haberlerine açıklık getirdi: Bir yere gitmiyoruz

    Karamollaoğlu ‘Millet İttifakı’ndan ayrılma’ haberlerine açıklık getirdi: Bir yere gitmiyoruz


    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Millet İttifakı konusundaki açıklamalarından ‘biz bir yerden ayrılıyoruz başka bir yere gidiyoruz’ gibi bir netice çıkarılmaması gerektiğini söyledi.

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise cumhurbaşkanlığı adaylığı iddialarına ilişkin, ”Bugün için böyle bir tartışmayı çok doğru bulmuyorum ve yapay bir tartışma olarak görüyorum. Düşüncelerim değişmedi.” dedi.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu, partiyi ziyaret eden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile bir araya geldi. İki lider, 1.5 saat süren görüşme sonrası gelecek seçimlere ve siyasetteki son gelişmelere ilişkin basının sorularını yanıtladı.

    Saadet Partisi Millet İttifakı’nın içinde mi kalacak ?

    Karamollaoğlu, “Önceki seçimlerde Millet İttifakı içerisindeydik. Şu anda tüm siyasi partilerle görüşüyoruz. “Seçimden önce bir seçim ittifakı konuşulmamalı’ ifadeniz, Millet İttifakı’ndan ayrılıyor mu Saadet Partisi? Şeklinde çeşitli yorumlara neden oldu. Değerlendirmeniz nedir?’ sorusuna ilişkin şu yanıtı verdi:

    “Ben bu cümleyi ilk defa kullanmıyorum. İttifaklar seçim sath-ı mailine girildikten sonra gündeme gelmeli ve konuşulmalı. Bu işin tabiatı gereği. Bir seçim bitti, isterseniz ikinci seçim için de ittifaklara başlayabilirsiniz ama bu isabetli bir yaklaşım olmaz. Bu genel bir kanaat. Bundan dolayı o söylediklerimde ‘biz bir yerden ayrılıyoruz başka bir yere gidiyoruz’ gibi bir netice de çıkarılmamalı kesinlikle” dedi.

    Kılıçdaroğlu: Adaylık konusunda düşüncelerim değişmedi

    Kılıçdaroğlu, “Twitter adresinizdeki profil fotoğrafını değiştirmeniz ‘Cumhurbaşkanı adayı olacak’ iddialarını daha da güçlendirdi. Buna neler söylersiniz?” sorusuna şu şekilde cevap verdi:

    “Siyaset söylentiler üzerine inşa edilmez. Gerçekler üzerine inşa edilir. Gerçekler üzerine inşa ettiğiniz zaman da vatandaşla siyaset kurumu arasında güven ilişkisi oluşur. Bugün için böyle bir tartışmayı çok doğru bulmuyorum ve yapay bir tartışma olarak görüyorum. Düşüncelerim değişmedi. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili olarak daha önce ifade ettiğim düşüncelerim gene değişmedi. Bundan sonra da değişmeyecek. Dolayısıyla cumhurbaşkanının nasıl bir kişi olması gerektiğini, niteliklerini kamuoyuyla zaman zaman paylaşıyorum, ifade ediyorum. Aynı düşüncedeyim. Profil fotoğrafımın da istiyorsanız yarın arkasına Cumhuriyet Halk Partisi bayrağı da koyarız. Eğer bir profil fotoğrafı ile cumhurbaşkanı belirleniyorsa o zaman işimiz çok zor.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sivas Katliamı’nın 28. yılı: Madımak olayında neler yaşandı?

    Sivas Katliamı’nın 28. yılı: Madımak olayında neler yaşandı?


    Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan olayın üzerinden 28 yıl geçti. Yazar ve sanatçılardan oluşan 33 kişi Sivas’ta kaldığı otelde yakılarak öldürüldü. Olaylar sonucunda 2 otel görevlisi ile 2 gösterici de ölmüş ve toplamda 37 kişi yaşamını yitirmişti.

    2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan çoğunluğu Alevi ve sol görüşlü 51 kişilik grupta Aziz Nesin, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen gibi tanınmış isimler de bulunuyordu.

    Olay 28 yıl önce alevlerin kül ettiği otelin adıyla anılıyor: Madımak Katliamı

    Olay nasıl gerçekleşti?

    Radikal İslamcı kalabalık bir grup tarafından çıkarılan yangında kimi dumandan boğularak kimi de yanarak yaşamını yitirenlerin dışarı çıkmaları halinde linç edilmesi söz konusu olduğu için içeride sıkıştıkları biliniyor.

    Dört gün sürecek şenliklerde söyleşiler düzenleyecek, kitaplarını imzalatacak ve şarkılar söyleyecek olan grup sadece ilk gün etkinliklerini gerçekleştirebildi. Şenliğin ikinci günü olan ve Cuma gününe denk gelen 2 Temmuz’da namaz çıkışı toplanan bir grup etkinliğin yapıldığı alana yürümeye başladı.

    “Sivas laiklere mezar olacak” sloganlarıyla yapılan yürüyüş sırasında ‘Halk Ozanları’ heykeli yıkıldı ve yerde sürüklendi. Sayıları giderek artan gruba herhangi bir müdahale olmazken akşam saatlerine doğru kalabalık 15 bin kişiyi buldu. Binlerce kişi otelin önünde sloganlar eşliğinde binayı taşladı ve camlar kırıldı. Birkaç saat içinde otel önündeki araçlar ateşe verildi ve son olarak otelden de alevler yükselmeye başladı.

    Yangını söndürmek için zamanında müdahale etmeyen itfaiye de geldiğinde büyümüş olan alevleri kontrol altına almakta yetersiz kaldı. Dönemin siyasileri olayın münferit olduğu yönünde açıklamalar yapsa da uzun yıllar katliamın Özel Harp Dairesi tarafından planlandığı yönünde iddialar da dahil olmak üzere pek çok senaryo dile getirildi.

    Olay sonrası gelişmeler

    Elim olayın hemen ardından 35 kişi gözaltına alınmış, sonrasında gözaltı sayısı 190’a kadar çıkmıştı ancak 66 kişi serbest bırakıldı ve geri kalanlar “Laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışmak” suçuyla Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 1 yıl boyunca yargılandı. “Sivas davası” olarak tarihe geçen mahkeme sonucunda 22 sanık 15’er yıl, 3 sanık 10’ar yıl, 54 sanık 3’er yıl, 6 sanık 2’şer yıl hapisle cezalandırıldı. Yargılananlardan 37’si ise beraat etti.

    Takip eden yıllarda Yargıtay DGM kararını bozdu ve sanıklar yeniden yargılandı. 1998’de onaylanan yeni kararda 33 sanık idam, 14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı ancak idam cezaları usul noksanlıkları nedeniyle bozuldu. Usul eksiklikleri giderildikten sonra 2000 yılında yeniden idam cezasına çarptırılan 33 sanık 2002’de idam cezasının kaldırılması ile müebbet hapse mahkum oldu.

    Sanık avukatlarından birçoğu muhafazakar sağ partilerde milletvekili ve bakanlık pozisyonlarına kadar yükseldi ve geçen zaman içerisinde gerçekleşen tahliyeler ile hapisteki kişi sayısı 33’e düştü.

    Sivas katliamının kilit isimlerinden 8 sanık ise 1997’deki bozma kararı sonrasında firar ederek kayıplara karıştı. Bunların içinde davanın bir numaralı sanığı Sivas Belediye Meclisi Üyesi Cafer Erçakmak da bulunuyor.

    2011 tarihinde Sivas’ta kalp krizi sonucu öldüğü ileri sürülen ve gizlice Yukarı Tekke Mezarlığına gömüldüğü söylenen Erçakmak hakkındaki dava, öldüğü için düşürüldü. Mağdurların avukatları DNA testi talep etti ve mezardaki kişinin yüzde 99.9 Erçakmak olduğu tespit edildi.

    Zaman aşımı

    Son olarak Sivas Davası 2014 yılında zaman aşımına uğradı ve tüm dava kapatıldı. Bu olay sonrası sivil toplum kuruluşlarının ve partilerin “insanlık suçlarında zaman aşımının kaldırılması” talebinde bulunması üzerine mahkeme başkanı, “İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz ama bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın düşmesine karar verilmiştir.” şeklinde açıklama yaptı.

    Karar üzerine dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise, davanın zaman aşımına uğradığı ifadesini yanlış bulduğunu belirterek “Sadece 5 kişi ile ilgili zaman aşımı olmuştur. Müebbet hapis cezası ile içeride olan onlarca insan var. Burada hedef saptırılıyor. Tek taraflı bakmayı doğru bulmuyorum. Başka davalarda da zaman aşımı süreci işlemişti.” şeklinde açıklama yapmıştı.

    Madımak Oteli’ne ne oldu?

    Sivas katliamının ardından Madımak Oteli’nin alt katına bir kebapçı açılması tepkilere neden oldu ve bu tepkiler nedeniyle 2010 yılında kebapçı kapatılarak otel kamulaştırıldı. 2011 yılında ise bina ‘Sivas Bilim ve Kültür Merkezi’ haline getirildi.

    Hayatını kaybeden sanatçı, şair ve yazarlar

    Muhlis Akarsu – 45 yaşında, sanatçı

    Muhibe Akarsu – 45 yaşında, Muhlis Akarsu’nun eşi

    Gülender Akça – 25 yaşında

    Metin Altıok – 53 yaşında, şair, yazar, felsefeci

    Mehmet Atay – 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı

    Sehergül Ateş – 30 yaşında

    Behçet Sefa Aysan – 44 yaşında, şair

    Erdal Ayrancı – 35 yaşında

    Asım Bezirci – 66 yaşında, araştırmacı, yazar

    Belkıs Çakır – 18 yaşında

    Serpil Canik – 19 yaşında

    Muammer Çiçek – 26 yaşında, aktör

    Nesimi Çimen – 62 yaşında, şair, sanatçı

    Carina Cuanna Thuijs – 23 yaşında, Hollandalı akademisyen

    Serkan Doğan – 19 yaşında

    Hasret Gültekin – 22 yaşında şair, sanatçı

    Murat Gündüz – 22 yaşında

    Gülsüm Karababa – 22 yaşında

    Uğur Kaynar – 37 yaşında, şair

    Asaf Koçak – 35 yaşında, karikatürist

    Koray Kaya – 12 yaşında

    Menekşe Kaya – 15 yaşında

    Handan Metin – 20 yaşında

    Sait Metin – 23 yaşında

    Huriye Özkan – 22 yaşında

    Yeşim Özkan – 20 yaşında

    Ahmet Özyurt – 21 yaşında

    Nurcan Şahin – 18 yaşında

    Özlem Şahin – 17 yaşında

    Asuman Sivri – 16 yaşında

    Yasemin Sivri – 19 yaşında

    Edibe Sulari – 40 yaşında, sanatçı

    İnci Türk – 22 yaşında

  • Muhalefet liderleri bu kez birbirlerine sordu: 128 milyar dolar nerede?

    Muhalefet liderleri bu kez birbirlerine sordu: 128 milyar dolar nerede?


    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda ‘ortadan kaybolduğu’ belirtilen 128 milyar dolarla ilgili son aylarda hükümet üzerinde baskı kuran muhalefet parti liderleri, bu kez paranın akıbetini ve Berat Albayrak’ın nerede olduğunu sosyal medya üzerinden birbirlerine sordu.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i etiketlediği Twitter mesajında “Bu ülkenin 128 milyar doları ve bir de damadı kayboldu Meral Hanım. Soruyoruz, farklı farklı yanıtlar alıyoruz; siz nerede olduklarını biliyor musunuz?” diye sordu.

    Kılıçdaroğlu’nun söz konusu tweetini alıntılayan Meral Akşener de “Biz de milletimizin hazinesine uzanan elleri takipteyiz Kemal Bey. İktidar istediği kadar kaçsın, istediği kadar saklansın yılmadan kovalamaya devam” dedi ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na hitaben “Sizde yeni bir bilgi var mı?” diye sordu.

    Daha sonra Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu da Meral Akşener’in mesajını alıntılayarak “Hanım, insanımız her şeyin farkında. İnanıyorum ki milletimiz, pek yakın bir zamanda bu keyfiliğe, hukuksuzluğa, israfa, yıllardır alın teriyle biriktirileni çarçur edenlere dur diyecek ve güzel bir ders verecektir.” dedi ve topu Demokrata Parti lideri Gültekin Uysal’a bıraktı.

    CHP’nin Türkiye’nin farklı kentlerinde bilboardlara astığı “128 milyar dolar nerede” afişleri polisler tarafından kaldırılmıştı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayındaki konuşmasında muhalefetin “128 milyar dolar nerede?” sorusuna “128 milyar dolar ne buhar olmuştur, ne de haksız ve hukuksuz yere herhangi birinin cebine girmiştir” demişti.