Etiket: Temel Karamollaoğlu

  • Ali Babacan’ın annesi Güner Babacan son yolculuğuna uğurlandı

    Ali Babacan’ın annesi Güner Babacan son yolculuğuna uğurlandı



    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın 75 yaşındaki annesi Güner Babacan, dün Ankara’da bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Güner Babacan için bugün, Ankara Hacı Bayram Camisi’nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Güner Babacan’ın cenazesi Karşıkaya Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Ali Babacan’ın annesi Güner Babacan son yolculuğuna uğurlandı - Resim : 1

    Güner Babacan’ın Hacı Bayram Veli Camisi’ndeki cenaze törenine, önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, eski TBMM Başkanları Bülent Arınç ve Cemil Çiçek, eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AKP Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın yanı sıra çok sayıda siyasetçi katıldı.

    Ali Babacan’ın annesi Güner Babacan son yolculuğuna uğurlandı - Resim : 2

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Saadet ve Gelecek’te grup ortak, Hamas’ın saldırısına bakış farklı: Aynı kürsüde anlaşamadılar

    Saadet ve Gelecek’te grup ortak, Hamas’ın saldırısına bakış farklı: Aynı kürsüde anlaşamadılar



    CHP kadrolarından seçimlere girerek Meclis’te 6. grubu kuran Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nin bugün gerçekleştirilen ortak grup toplantısında ana gündem Hamas’ın İsrail’e düzenlediği baskın saldırı sonrasında yaşananlar oldu.

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Saadet Partisi Temel Karamollaoğlu’nun konuşmalarında Hamas’ın sivilleri de hedef alan kanlı baskınına ilişkin ‘tavır farkı’ dikkat çekti. Ahmet Davutoğlu, Filistin halkına tam destek verdiği ve uluslararası toplum ile AKP hükümetine sert eleştiriler yönelttiği konuşmasında, “Gerçekten olaylar bir sabah bir grup Filistinli militanın İsrail’e sızarak saldıran bir vahşet görüntüsü ortaya çıkarmasıyla mı başladı?’ ifadelerini kullanarak, Hamas’ın saldırısındaki ‘vahşet’ görüntülerine dikkat çekti. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise Hamas saldırısına yönelik yaptığı değerlendirmede eleştiriden kaçınarak, “Nefsi müdafaanın nefsi müdafaası olmaz. Dünyanın her yerinde o hırsız aynı zamanda katil olarak kabul edilir. Hırsız ile ev sahibini katil ile maktulü, mazlum ile zalimi hukuk önünde eşitlemeye kalkanlar bunu böyle bilmelidirler.” diye konuştu

    DAVUTOĞLU: OLAYLAR BU VAHŞETGÖRÜNTÜLERİ İLE Mİ BAŞLADI?

    Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, grup konuşmasında Filistin ve İsrail arasındaki çatışmalara geniş bir şekilde yer verdi.

    Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “Birtakım algılar oluşturuluyor. Beş önemli konuda Filistin meselesinin arka planındaki kanaatlerimi paylaşacağız. Oluşturulan birinci algı şu; İsrail’de Filistin’de büyük bir savaş varken bir sabah ‘barbar Filistinliler’ İsrail’e sızarak sivilleri öldürdü ve ‘İsraillere gereksiz bir saldırıda bulundu.’ Yani ‘tahrik edilmeden’ saldırdılar. İkinci algı, birtakım görüntüler eşliğinde meselenin teröristler ile sivil halk arasında olduğu algısı. Üçüncüsü, bu meselenin Yahudilerle Müslümanlar arasında bir çatışma olduğu algısı. Dördüncüsü Türkiye’nin burada ne işi var sorusuyla birlikte gelen Orta Doğu’dan ayrı ve Orta Doğu’ya kayıtsız bir Türkiye olması gerektiği algısı. Ve beşincisi bütün bu çatışmalarda zayıf olan Filistinlilerin İsrail’e karşı niye direnme basiretsizliği gösteriyorlar algısı.

    Gerçekten olaylar bir sabah bir grup Filistinli militanın İsrail’e sızarak saldıran bir vahşet görüntüsü ortaya çıkarmasıyla mı başladı? 75 yıldır evinden ailesinden yurdundan koparılmış bir millet, 56 yıldır işgal altında bir Kudüs ve bu işgalin en büyük acıların yaşandığı bir Mescid-i Aksa var. Belki uluslararası toplum görmek istemiyor olabilir, belki her halükarda Filistinliler haksızdır diyenler anlamayabilir ama aylardır Mescid’i Aksa’da bir vahşet sürüyor.

    “ONE MINUTE DİYEN ERDOĞAN NETANYAHU’NUN ELİNİ SIKTI”

    Bu videoya Sayın Erdoğan’ın AKP’li ve MHP’li kardeşlerimin, her gün sultan Hamit üzerinden istismar yapanların bakmasını istiyorum. 1948 haritasını gösteriyor, İsrail bütün Filistin topraklarını kuşakmış şekilde. 1948’de böyle bir harita yok. Bir işgal devleti kuruldu. Dikkat edin Batı Şeria ve Gazze de İsraillin bir parçası olarak görülüyor. Dikkat edin o haritada Türkiye dışlanmış. Bu haritayı Netahyahu BM genel kurulunda gösterdi, aynı günlerde Erdoğan onun elini sıktı. ‘One minute’ diyen Erdoğan bile bu harita gösterildikten sonra Netanyahu’nun elini sıkarsa Filistinliler kime güvenecekler? Yüreklerindeki imana ellerindeki bileklerine güvendiler ve yola çıktılar biz onları buradan selamlıyoruz. Yalnız bırakılan bir Filistin’in, terk edilen bir Mescid-i Aksa’nın savunucuları olan kardeşlerimizi TBMM’den selamlıyoruz.

    FİLİSTİNLİLERE ÇAĞRI

    Filistinli kardeşlerimize de çağrımız şudur. Bu konuları istismar edecek görüntülere asla izin vermeyin.
    Bizimle asırlardır beraber olan Musevi dostlarımıza bu ülkenin asli vatandaşları olarak davranmayı da biliriz, İsrail kardeşlerimizi katlettiğinde dimdik ayağa kalkmayı da en iyi bilenler bizleriz. Sırtımızda yumurta küfesi yok. Hiçbir gettonun olmadığı şehirler sadece Müslüman şehirlerdir.
    Bugün Filistin’in mazlum çocukları da gün gelecek özgür Filistin’in temsilcileri sahipleri olacaklar inşallah. Bundan hiç şüphemiz yok.

    Bugün bu olayların birinci müsebbibi asla Filistinliler değildir, birinci müsebbibi Filistinlilere verdikleri sözü tutmayan uluslararası toplumdur, ikinci müsebbibi Filistin’i yalnız bırakan İslam ülkeleri ve Türkiye de başta olmak üzere Netanyahu’nun elini sıkmak üzere sıraya giren kendisine yabancılaşmış liderlerdir. Yazıklar olsun, Gazze’nin çocukları direnirken İsrail Cumhurbaşkanı’nı arayıp taziye dileyip Filistin’in yanındayız diyemeyenlere.

    KARAMOLLAOĞLU: NEFSİ MÜDAFANIN NEFSİ MÜDAFAASI OLMAZ

    Davutoğlu’nun açıklamalarının ardından kürsüye çıkan Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun da gündeminde Filistin vardı. Karamollaoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
    “Muhterem arkadaşlar, nefsi müdafaanın ayrıca bir nefsi müdafaası olmaz! Bir insanın evine giren hırsıza karşı gelmesi nefsi müdafaadır, o hırsız bu karşı geliş karşısında kalkıp bir de ev sahibini öldürürse, evini ateşe verirse, bu nefsi müdafaa olmaz öyle de kabul edilemez! Dünyanın her yerinde o hırsız, aynı zamanda katil olarak kabul edilir!
    Hırsız ile ev sahibini, katil ile maktulü, zalim ile mazlumu hukuk önünde eşitlemeye kalkanlar, bunu böyle bilmelidirler! İsrail’in tarihi, aynı zamanda katliamlar tarihidir! Deir Yasin katliamı, Kibya köyü katliamı, Sabra ve Şatilla katliamları, Cenin mülteci kampı katliamı, Mavi Marmara katliamı ve daha yüzlercesi… Sivil yolcuları taşıyan uçağı düşürmekten, uluslararası kara sularındaki gemilere baskın düzenlemeye, okul bombalamaktan hastane ve ambulans bombalamaya varıncaya dek İsrail, sicili en bozuk ve en kabarık ülkedir. Birleşmiş Milletler kararlarını ve uluslararası hukuk kurallarını en çok çiğneyen ülke yine İsrail’dir! BM, AB ve İslam İşbirliği Teşkilatının gücü bir İsrail’e yetmiyor mu, Allah aşkına?

    “Zalim ile mazlum arasında tarafsız kalmak; zuldür ve zulümdür!”

    İnsanım diyen, 75 yıldır emzikli bebeklerin, kundaktaki çocukların bombalar altında can verişi karşısında sessiz kalabilir mi? Müslümanım diyen, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın kirli postallarla çiğnenmesine, namaz kılanların gaz bombalarıyla hedef alınmasına nasıl sessiz kalabilir? Zalim ile mazlum arasında tarafsız kalmak; zuldür ve zulümdür!

    Geçen hafta son sıcak çatışmalar daha başlamamıştı, ancak bu kürsüden ifade etmiştim; 5 milyonluk Filistin halkı, üç çeyrek asırdır tek başına zulme direniyor.

    Bu insanların alınlarından öpülür! Dünya kamuoyunun ve koskoca İslam aleminin sessizliğe büründüğü bir zamanda kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle vatanlarına sahip çıkmak için mücadele veriyorlar. Oturdukları yerlerden ‘ama’lı, ‘fakat’lı cümleler kuranlar, akıl vermeye kalkanlar, tahkir edici yorumlar yapanlara da diyoruz ki; en azından bari gölge etmeyin!

    Faydanız yok, zararınız bari olmasın. Yangına bir bardak su dökmüyorsunuz, en azından bari benzin dökmeyin!”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin yerel seçim kararını açıkladı

    Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin yerel seçim kararını açıkladı



    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, mayıs ayında muhalefetin kaybettiği cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi hakkında açıklamalarda bulundu. TV5 canlı yayınına katılan Karamollaoğlu, Millet İttifakı’ndaki 6 parti olarak hedeflerine ulaşamadıklarını ve bu sonuçta kendi hatalarının da etkili olduğunu belirtti.

    “BİZ 81 İLDE, 973 İLÇEDE, 360 CİVARINDA BELDEDE ADAY GÖSTERECEĞİZ”

    İşte Karamollaoğlu’nun açıklamalarından satır başları:

    “Seçimlerde istediğimiz neticeyi alamadık. Bizim ümidimiz Meclis’te çoğunluğu sağlamaktı, sağlayamadık. Yaklaşık 1 ay öncesine kadar, politikalar öyle gösteriyordu ki, hem cumhurbaşkanlığı seçiminde hem de Meclis seçiminde yüzde 56’ları yakalama şansımız vardı. Fakat son zamanlardaki karışıklık…

    Tüm genel başkanlar cumhurbaşkanı yardımcısı adayı oldular. Bunun yanına belediye başkanları da getirildi. Bizim belediye başkanlarına karşı içimizde bir husumet yok ama biz bir mitinge gidiyoruz, 7 kişi konuşuyor. Bunlar acemilik oldu. Hiçbir zaman böyle bir şey yapılmamalı. Daha disiplinli, daha düzgün mitingler yapmalıydık. 2 kişi, 3 kişi konuşur ya, 7 kişi konuşur mu, 10 kişi konuşur mu? Onun için eksikliklerimiz, yanlışlarımız oldu. Böyle bir neticeyle karşılaştık.

    Seçime giderken, bütün muhalefet partileri için söylüyorum, daha sağduyuyla hareket etmeleri icap eder. Başta elbette ana muhalefet partisinin. Ama kendi içlerindeki kavga, kendilerine zarar veriyor.

    Yerel seçim startını verdik. Arkadaşlarımız bütün illerde, ilçelerde ve beldelerde adayları belirlemek için ciddi bir çalışma içerisindeler. Biz 81 ilde, 973 ilçede, 360 civarında beldede aday göstereceğiz.

    Tek başımıza, kendi amblemimizle seçime gireceğiz. Ancak muhalefetle iş birliği yaparak, topyekün bir seçim hazırlığı içinde değil ama münferit yerlerde bir dirsek temasında da bulunma imkanı olabilir. Bazı yerlerde bizim girdiğimiz seçimde daha başarılı olmamız için başkalarının seçime girmemesini talep edebiliriz. Veya öyle bir yer olur ki, bizim gücümüz olamayabilir, orada da biz onlara böyle bir imkan sağlayabiliriz. Ama bu olursa kısıtlı olur. Bundan dolayı da biz, buna rağmen böyle bir ittifak içinde seçime gireceğimizi söylememiz doğru olmaz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Tezkan: Altılı Masa’daki üç parti bir yıl boyunca CHP’yi de seçmenini de kandırmış!

    Mehmet Tezkan: Altılı Masa’daki üç parti bir yıl boyunca CHP’yi de seçmenini de kandırmış!



    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun seçimlere CHP listelerinde girmenin son tercihi olduğunu söyleyerek, İyi Parti, Saadet ve DEVA’nın kapısını çalarak, “Sağ seçmen CHP’ye oy vermez gelin biz ayrı ittifak kuralım” teklifinde bulunması siyaset kulislerini hareketlendirdi. Halk TV yazarı Mehmet Tezkan, Saadet, Gelecek ve DEVA’nın, CHP’yi ve seçmeni kandırdığını, bir yıl rol yaptıklarını iddia etti.

    Tezkan, bugünkü yazısında, CHP’nin Gelecek, Saadet ve DEVA’ya muhafazakâr sağ seçmeni getirsin diye listede yer verdiğini belirterek şöyle devam etti:

    “Davutoğlu sağ seçmen gelmez diye baştan faturayı kesmiş. O zaman sağ seçmenin oy vermeyeceğini bildiğin halde neden 10 vekillik kontenjan aldın diye sormazlar mı? CHP’yi mi kandırdın? Kılıçdaroğlu’nu mu kazıklamaya çalıştın?

    Madem bu formülün tutmayacağını biliyordun neden CHP’yi kullandın… Çıkıp dürüstçe bizlere bu kadar kontenjan tanıyorsunuz ama bizim seçmenden size oy çıkmaz deselerdi…

    Gerçek şu; Davutoğlu da, Karamollaoğlu da Babacan da muhafazakar seçmeni getiremeyeceğini bildikleri halde partilerine CHP listelerinde yer istediler…

    Aldılar da… 39 milletvekili sol, sosyal demokrat oylarla Meclis’e kuruldu…

    Sonuç budur…”

    Tamamını okumak için tıklayın

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gelecek Partisi ve Saadet Partisi arasında grup görüşmeleri sona erdi: Yarın açıklama yapacaklar

    Gelecek Partisi ve Saadet Partisi arasında grup görüşmeleri sona erdi: Yarın açıklama yapacaklar



    Gelecek Partisi ve Saadet Partisi’nin bir süredir devam eden TBMM’de ortak grup kurma görüşmeleri sona erdi. İki partinin genel merkezlerinden yapılan yazılı açıklamada Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun yarın saat 13.00’da konuya ilişkin ortak açıklama yapacağı duyuruldu.

    10’ar milletvekili bulunan iki partinin ortak bir grupta bir araya gelmesiyle Meclis içtüzüğüne göre grup kurulması için gerekli sayıya ulaşılıyor. Grup kurulmasıyla birlikte genel kurulda söz hakkının artması, grup toplantıları düzenlemesi, komisyonlara üye verilmesi gibi pek çok hak kazanılıyor.

    Hangi partinin çatısı altında birleşileceği henüz netlik kazanmazken Gelecek Partisi milletvekillerinin Saadet çatısına geçmesine kesin gözüyle bakılıyor.

    Görüşmelerin başlangıç aşamasında yer alan DEVA Partisi, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamayla kurulacak grupta yer almayacağını açıklamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sivas Katliamı’nın 30. yılı: Madımak Oteli’nde neler yaşandı?

    Sivas Katliamı’nın 30. yılı: Madımak Oteli’nde neler yaşandı?


    30 yıl önce bugün 33 yazar, şair, düşünür ve sanatçı Sivas’ta yakılarak öldürüldü. 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan çoğunluğu Alevi ve sol görüşlü 51 kişilik grupta Aziz Nesin, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen de bulunuyordu

    Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan olayın üzerinden 30 yıl geçti. Yazar ve sanatçılardan oluşan 33 kişi Sivas’ta kaldığı otelde yakılarak öldürüldü. Olaylar sonucunda 2 otel görevlisi ile 2 gösterici de ölmüş ve toplamda 37 kişi yaşamını yitirmişti.

    2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan çoğunluğu Alevi ve sol görüşlü 51 kişilik grupta Aziz Nesin, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen gibi tanınmış isimler de bulunuyordu.

    Olay 30 yıl önce alevlerin kül ettiği otelin adıyla anılıyor: Madımak Katliamı.

    Olay nasıl gerçekleşti?

    Radikal İslamcı kalabalık bir grup tarafından çıkarılan yangında kimi dumandan boğularak kimi de yanarak yaşamını yitirenlerin dışarı çıkmaları halinde linç edilmesi söz konusu olduğu için içeride sıkıştıkları biliniyor.

    Dört gün sürecek şenliklerde söyleşiler düzenleyecek, kitaplarını imzalatacak ve şarkılar söyleyecek olan grup sadece ilk gün etkinliklerini gerçekleştirebildi. Şenliğin ikinci günü olan ve cuma gününe denk gelen 2 Temmuz’da namaz çıkışı toplanan bir grup etkinliğin yapıldığı alana yürümeye başladı.

    “Sivas laiklere mezar olacak” sloganlarıyla yapılan yürüyüş sırasında ‘Halk Ozanları’ heykeli yıkıldı ve yerde sürüklendi. Sayıları giderek artan gruba herhangi bir müdahale olmazken akşam saatlerine doğru kalabalık 15 bin kişiyi buldu. Binlerce kişi otelin önünde sloganlar eşliğinde binayı taşladı ve camlar kırıldı. Birkaç saat içinde otel önündeki araçlar ateşe verildi ve son olarak otelden de alevler yükselmeye başladı.

    Yangını söndürmek için zamanında müdahale etmeyen itfaiye de geldiğinde büyümüş olan alevleri kontrol altına almakta yetersiz kaldı. Dönemin siyasileri olayın münferit olduğu yönünde açıklamalar yapsa da uzun yıllar katliamın Özel Harp Dairesi tarafından planlandığı yönünde iddialar da dahil olmak üzere pek çok senaryo dile getirildi.

    8 sanık kayıplara karıştı

    Elim olayın hemen ardından 35 kişi gözaltına alınmış, sonrasında gözaltı sayısı 190’a kadar çıkmıştı ancak 66 kişi serbest bırakıldı ve geri kalanlar “Laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışmak” suçuyla Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 1 yıl boyunca yargılandı. “Sivas davası” olarak tarihe geçen mahkeme sonucunda 22 sanık 15’er yıl, 3 sanık 10’ar yıl, 54 sanık 3’er yıl, 6 sanık 2’şer yıl hapisle cezalandırıldı. Yargılananlardan 37’si ise beraat etti.

    Takip eden yıllarda Yargıtay DGM kararını bozdu ve sanıklar yeniden yargılandı. 1998’de onaylanan yeni kararda 33 sanık idam, 14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı ancak idam cezaları usul noksanlıkları nedeniyle bozuldu. Usul eksiklikleri giderildikten sonra 2000 yılında yeniden idam cezasına çarptırılan 33 sanık 2002’de idam cezasının kaldırılması ile müebbet hapse mahkum oldu.

    Sanık avukatlarından birçoğu muhafazakar sağ partilerde milletvekili ve bakanlık pozisyonlarına kadar yükseldi ve geçen zaman içerisinde gerçekleşen tahliyeler ile hapisteki kişi sayısı 33’e düştü.

    Sivas katliamının kilit isimlerinden 8 sanık ise 1997’deki bozma kararı sonrasında firar ederek kayıplara karıştı. Bunların içinde davanın bir numaralı sanığı Sivas Belediye Meclisi Üyesi Cafer Erçakmak da bulunuyor.

    2011 tarihinde Sivas’ta kalp krizi sonucu öldüğü ileri sürülen ve gizlice Yukarı Tekke Mezarlığına gömüldüğü söylenen Erçakmak hakkındaki dava, öldüğü için düşürüldü. Mağdurların avukatları DNA testi talep etti ve mezardaki kişinin yüzde 99.9 Erçakmak olduğu tespit edildi.

    Zaman aşımı

    Son olarak Sivas Davası 2014 yılında zaman aşımına uğradı ve tüm dava kapatıldı. Bu olay sonrası sivil toplum kuruluşlarının ve partilerin “insanlık suçlarında zaman aşımının kaldırılması” talebinde bulunması üzerine mahkeme başkanı, “İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz ama bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın düşmesine karar verilmiştir.” şeklinde açıklama yaptı.

    Karar üzerine dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise, davanın zaman aşımına uğradığı ifadesini yanlış bulduğunu belirterek “Sadece 5 kişi ile ilgili zaman aşımı olmuştur. Müebbet hapis cezası ile içeride olan onlarca insan var. Burada hedef saptırılıyor. Tek taraflı bakmayı doğru bulmuyorum. Başka davalarda da zaman aşımı süreci işlemişti.” şeklinde açıklama yapmıştı.

    Madımak Oteli’ne ne oldu?

    Sivas katliamının ardından Madımak Oteli’nin alt katına bir kebapçı açılması tepkilere neden oldu ve bu tepkiler nedeniyle 2010 yılında kebapçı kapatılarak otel kamulaştırıldı. 2011 yılında ise bina ‘Sivas Bilim ve Kültür Merkezi’ haline getirildi.

    Hayatını kaybeden sanatçı, şair ve yazarlar

    Muhlis Akarsu – 45 yaşında, sanatçı

    Muhibe Akarsu – 45 yaşında, Muhlis Akarsu’nun eşi

    Gülender Akça – 25 yaşında

    Metin Altıok – 53 yaşında, şair, yazar, felsefeci

    Mehmet Atay – 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı

    Sehergül Ateş – 30 yaşında

    Behçet Sefa Aysan – 44 yaşında, şair

    Erdal Ayrancı – 35 yaşında

    Asım Bezirci – 66 yaşında, araştırmacı, yazar

    Belkıs Çakır – 18 yaşında

    Serpil Canik – 19 yaşında

    Muammer Çiçek – 26 yaşında, aktör

    Nesimi Çimen – 62 yaşında, şair, sanatçı

    Carina Cuanna Thuijs – 23 yaşında, Hollandalı akademisyen

    Serkan Doğan – 19 yaşında

    Hasret Gültekin – 22 yaşında şair, sanatçı

    Murat Gündüz – 22 yaşında

    Gülsüm Karababa – 22 yaşında

    Uğur Kaynar – 37 yaşında, şair

    Asaf Koçak – 35 yaşında, karikatürist

    Koray Kaya – 12 yaşında

    Menekşe Kaya – 15 yaşında

    Handan Metin – 20 yaşında

    Sait Metin – 23 yaşında

    Huriye Özkan – 22 yaşında

    Yeşim Özkan – 20 yaşında

    Ahmet Özyurt – 21 yaşında

    Nurcan Şahin – 18 yaşında

    Özlem Şahin – 17 yaşında

    Asuman Sivri – 16 yaşında

    Yasemin Sivri – 19 yaşında

    Edibe Sulari – 40 yaşında, sanatçı

    İnci Türk – 22 yaşında

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu’ndan Erdoğan yorumu: Kaybetmesi kendisi için de rahmete vesile olur

    Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu’ndan Erdoğan yorumu: Kaybetmesi kendisi için de rahmete vesile olur


    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu katıldığı canlı yayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha seçilmemesinin kendisi için de daha iyi olacağını söyledi.

    Karamollaoğlu, “Bu seçimde Sayın Erdoğan’ın seçilmemesi emin olun sadece ülkemiz için değil kendisi için de bir rahmete vesile olur, daha büyük hataları yapmaması için” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminin 28 Mayıs Pazar Günü yapılacak ikinci turu öncesinde, Millet İttifakı’nın ortaklarından Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5 televizyonunda Mustafa Yılmaz’ın sunduğu Seçim Özel programına konuk oldu.

    Türkiye’nin içinde bulunduğu olumsuz tablo ve geleceğinin nasıl olacağına dair açıklamalarda bulunan Saadet lideri, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçilmemesinin sadece Türkiye için değil kendisi için de bir rahmete vesile olacağını belirtti.

    Karamollaoğlu, seçimle ilgili şunları söyledi:

    “Oy vermeyen vatandaşlarımızın tabii düşüncelerini tam olarak kestirmek zor ama bir rehavet var. Bu rehavetten mutlaka kurtarmak lazım. Hakikaten düşünerek, kararlı bir şekilde oy kullanmak lazım. Bu seçimde Sayın Erdoğan’ın seçilmemesi emin olun sadece ülkemiz için değil kendisi için de bir rahmete vesile olur daha büyük hataları yapmaması için.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Saadet Partisi GİK üyesi Mustafa Balta yaşamını yitirdi!

    Saadet Partisi GİK üyesi Mustafa Balta yaşamını yitirdi!


    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi GİK üyesi ve Yalova İl Sorumlusu Mustafa Balta’nın yaşamını yitirdiğini duyurdu.

    Sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımlayan Karamollaoğlu, şu ifadeleri kullandı:

    “Değerli yol arkadaşımız, partimizin Genel İdare Kurulu üyesi ve Yalova İl Sorumlumuz Mustafa Balta’nın vefatını derin bir teessürle öğrendim. Merhuma Cenabı Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet, makamı âli olsun.”

    MUSTAFA BALTA KİMDİR?

    Mustafa Balta, 1 Ocak 1949’da Erzurum’da doğdu. İnşaat mezunu olan Balta, on beş yıl devlet müteahhitliği yaptı. Maden işletmeciliği ve inşaat işiyle uğraşan Balta, MTTB üyeliği, MSP gençlik kolları, RP il yönetim kurulu üyeliği görevlerini yürüttü. Mustafa Balta, FP kurucu il başkanlığı ve Saadet Partisi kurucu il başkanlığında çalışmalar sürdürdü.

    Mustafa Balta, evli ve üç çocuk babasıydı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Karamollaoğlu’ndan Kızılay’a sert tepki: ‘Kan bile vermem’

    Karamollaoğlu’ndan Kızılay’a sert tepki: ‘Kan bile vermem’


    Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, depremzedelere yardım etmesi gerekirken Ahbap’a çadır satan Kızılay’ı ve yönetimini sert sözlerle eleştirdi.

    Katıldığı TV5 canlı yayınında Kızılay’ın depremlerin ardından çadır satmasını eleştiren Karamollaoğlu, “Utanç verici bir manzara. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir manzarayla karşılaşılacağını zannetmiyorum. Efendim diyor biz satış da yapabiliriz. Ya millet can çekişiyor, ihtiyacı var, sen yardım kuruluşusun ticari bir müessese değilsin. Normal şartlarda bazı üretimleri yapıp satıyorsa anlarım, bir felaket yokken. Ama deprem anında herkes çadır beklerken çadır satmaya kalkarsan bu olmaz” diye belirtti..

    “Kızılay bir ailenin şirketi mi” diyen Karamollaoğlu, Kızılay’a artık yardım yapmayacağını ifade etti ve “Ben bundan sonra Kızılay’a hiçbir surette ne yardım ederim ne de yardım edilmesini teşvik ederim. Bu mantığa ben güvenmem. Kan bile vermem. Hastaneye gider veririm ama oraya vermem” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Altılı Masa’ya cumhurbaşkanı adayının ismi konuldu

    Altılı Masa’ya cumhurbaşkanı adayının ismi konuldu


    CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Altılı Masa yaptıkları son toplantıda Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı yönünde görüşmelere başladıklarını duyurmuştu. 

    İttifak’ın son hamlesinin ardından lider arasındaki görüşme trafiği hızlandı. 

    13 Şubat’ta yapılacak Altılı Masa toplantısının ev sahibi Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi ile görüşmesinin ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile de görüştü. 

    ADAYIN İSMİ MASADA

    Görüşmelerden kulislere sızanları ise Gazeteci İsmail Saymaz, sosyal medya hesabından paylaştı. 

    Saymaz’ın verdiği bilgilere göre, Karamollaoğlu Kılıçdaroğlu’nun adaylığını desteklediğini Babacan ve Davutoğlu’na iletti.

    İki liderden herhangi bir itiraz gelmediğini bildiren Saymaz, Karamollaoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na “Görüşmede adınız geçti, ben de destekliyorum” dediğini aktardı. 

    KILIÇDAROĞLU NE YANIT VERDİ?

    Saymaz paylaşımlarının devamında ise CHP Lideri’nin söz konusu cümleye ne yanıt verdiğini ”Öğrendiğim kadarıyla Kılıçdaroğlu, Karamollaoğlu’nun sözlerini dinledi ve herhangi bir karşılık vermedi” ifadeleri ile aktardı.

    Saymaz paylaşımlarını ”Karamollaoğlu, şu an Demokrat Parti lideriyle görüşüyor. Uysal’ın Kılıçdaroğlu’nu desteklediği biliniyor. İstikşafi görüşmelerin sürmesi bekleniyor” ifadeleri ile sonlandırdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***