Etiket: Teknoloji

  • İsrailli savunma şirketi ‘şimdiye kadarki en gelişmiş’ yarı otonom silahlı robotunu tanıttı

    İsrailli savunma şirketi ‘şimdiye kadarki en gelişmiş’ yarı otonom silahlı robotunu tanıttı


    İsrailli bir savunma şirketi, “savaş bölgelerinde devriye gezebilecek, yasadışı geçiş yapanları takip edebilecek ve ateş açabilecek” uzaktan kumandalı silahlı robotu tanıttı.

    Bu insansız araç, modern savaş alanını hızla yeniden şekillendiren drone teknolojisi ile dizayn edildi.

    Bu tür yarı otonom makineleri destekleyenler, orduların askerlerini koruması için onları önemli ve gerekli görürken, eleştirenler ise bunun ölüm kalım kararları veren robotların kullanımına yönelik bir başka tehlikeli adım olduğunu ileri sürüyor.

    Dört tekerlekli ve dört çekişli robot, devlete ait İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii’nin “REX MKII” departmanı tarafından geliştirildi.

    Şirketin otonom sistemler bölümünün başkan yardımcısı Rani Avni, elektronik bir tablet tarafından kontrol edilebilen robotun iki makineli tüfek, kamera ve sensörlerle donatılabileceğini söyledi.

    Avni, “Silahın kendisini de tamamen otonom hale getirmek mümkün, ancak bu, kullanıcının kararıdır. Sistem veya kullanıcı olgunluğunun henüz o seviyede olduğunu düşünmüyoruz.” dedi.

    Şimdiye kadarki en gelişmiş model

    Robot, kara birlikleri için istihbarat toplayabilecek, yaralı askerleri ve malzemeleri savaş içinde ve dışında taşıyabilecek ve yakınındaki hedefleri vurabilecek.

    Robot, Aerospace Industries’in yan kuruluşu ELTA Systems tarafından son 15 yılda geliştirilen yarım düzineden fazla insansız aracın en gelişmişi olarak lanse edildi.

    Şirketin robotik bölümünde operasyonel uzman olan Yonni Gedj, “Her görevle birlikte cihaz, gelecekteki görevlerde kullanabileceği yeni veriler topluyor ve sürekli daha tecrübeli ve etkin hale geliyor.” dedi.

    2007’de bu yana Jaguar adlı bir robot kullanılıyor

    İsrail ordusu şu ana kadar Gazze Şeridi sınırında devriye gezmesi ve İsrail’in 2007’den bu yana uyguladığı ablukanın devam etmesine yardımcı olması için ‘Jaguar’ adlı daha küçük ama benzer bir araç kullanıyordu.

    Gazze, büyük ölçüde Mısır tarafından da desteklenen abluka nedeniyle burada sıkışmış halde yaşayan 2 milyon Filistinliye ev sahipliği yapıyor.

    İnsansız kara araçları, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Rusya da dahil olmak üzere diğer ordular tarafından giderek daha fazla kullanılıyor. Görevleri arasında lojistik destek, mayınların kaldırılması ve silahların ateşlenmesi yer alıyor.

    “Bu tür robotlara insan hayatı konusunda güvenilemez”

    Associated Press haber ajansına konuşan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nde kıdemli bir araştırmacı olan Bonnie Docherty, bu tür silahların endişe verici olduğunu, çünkü savaşçılarla sivilleri ayırt etmede veya saldırıların yakındaki sivillere verebileceği zararlar konusunda güvenilir olmadıklarını söyledi.

    Docherty, “Makineler, özünde insan onurunu zedeleyen ve insan hakları yasalarını ihlal eden insan yaşamının değerini anlayamaz” dedi.

    İsrail insansız hava aracı, bu hafta Londra’daki Savunma ve Güvenlik Sistemi Uluslararası silah fuarında sergileniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Tesla’nın otonom pilottaki aracı kaza yaptı, 2 kişi yaralandı

    ABD: Tesla’nın otonom pilottaki aracı kaza yaptı, 2 kişi yaralandı


    Amerika Birleşik Devleri’nde (ABD) elektrikli otomobil devi Tesla’nın otonom pilottaki bir modelinin karıştığı kazada 2 kişi yaralandı.

    Ulusal Karayolu Trafiği Güvenliği İdaresi (NHTSA), Tesla’nın otomatik pilotta bulunan bazı araçlarının kazalara karışması nedeniyle 16 Ağustos’ta şirketin bu teknolojisi hakkında soruşturma başlatmıştı.

    Florida eyaletinin Orlando şehri yakınında yaşanan kazada otonom pilot olarak bilinen gelişmiş sürücü destek sistemi bulunan Tesla marka bir aracın yol kenarına yanaştığı ancak, önce polis arabasına ardından da başka bir araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği kaydedildi.

    Cumartesi sabahı yaşanan kazaya dünyanın en çok satan elektrikli aracı olan Tesla Model 3’ün karıştığı ve olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği kaydedildi. Kazaya tam olarak otomatik pilot sisteminin sebebiyet verip vermediği henüz bilinmese de, Tesla’nın şoförü verdiği ifadede aracı otonom sürüşte kullandığını söyledi.

    Tesla’dan konuyla ilgili herhangi bir açıklamaysa yapılmadı.

    Tesla’nın otomatik pilot sistemi son 3.5 senede 11 kaza yaptı, 1 ölü 17 yaralı

    NHTSA daha önce paylaştığı raporunda, Ocak 2018’den bu yana otopilot kontrolünde çalışan Tesla araçlarının itfaiye ve polis arabaları gibi acil durum araçlarına çarptığı 11 kazanın tespit edildiği belirtilmişti.

    Bu kazaların toplam 17 kişinin yaralanması ve bir kişinin ölümüyle sonuçlandığı kaydedilen belgede, çoğu kazanın hava karardıktan sonra meydana geldiği, çarpışma anında acil durum araçlarının ışıkları yanar şekilde park halinde, kazaya karışan Tesla araçlarının tümünün de otopilot veya trafik duyarlı seyir kontrol sisteminde olduğu aktarılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pekin’den ‘yerli malı’ yönergesi: Devlet iştirakleri ve şirketler Çin malı alsın

    Pekin’den ‘yerli malı’ yönergesi: Devlet iştirakleri ve şirketler Çin malı alsın


    Pekin yönetiminin mayıs ayında Çinli devlet iştirakleri ve şirketlerin çok sayıda kalemde yerli üretim malları satın almalarını veya kiralamalarını gerektiren bir yönergeyi yayınladı.

    ABD merkezli üç kaynağın Reuters’e verdiği bilgiye göre yüzlerce üründe yüzde 100’e kadar yerel içerik gerektiren yeni yönergeler, yabancı tedarikçiler için engeller oluşturuyor.

    Eski bir ABD hükümet yetkilisi, Çin Maliye Bakanlığı ve Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından 14 Mayıs’ta “İthal ürünlerin devlet tarafından satın alınması için denetim yönergeleri” başlığıyla 551 sayılı belgeyi yayınlandığını söyledi. Bu çerçevede hazırlanmış 70 sayfalık listede hastanelerin X-Ray ve MR cihazları da dahil çok sayıda teknoloji ürünü var.

    Yetkilinin ifadesine göre bu durum Dünya Ticaret Örgütü üyeliği ve kuralları ruhuna da aykırılık teşkil ediyor.

    Çinli hastanelere, şirketlere ve devlete ait diğer satın alıcılara gönderilen belge, 315 ürün için yüzde 25 ila yüzde 100 arası yerel üretim olma şartı getiriyor. Bunların arasında tıbbi ekipmanlar, radar ekipmanları, test makineleri, optik aletler, hayvancılıkta ve tarımda kullanılan ekipmanlar, sismik enstrümanlar ve araçlar mevcut.

    Belge, Pekin tarafından kamuya açıklanmadı

    Çin Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, konuyla ilgili sorulara yanıt vermezken bazı ABD’li milletvekilleri ve endüstri yetkilileri, Pekin’in ticaret konularındaki şeffaflığına ilişkin giderek daha fazla endişe duyuyor.

    Yeni yönergeler, Pekin’in ‘1. Aşama Ticaret Anlaşması’ şartlarına göre daha fazlasını satın almayı kabul ettiği tıbbi cihazlar da dahil olmak üzere çok çeşitli malları etkiliyor. Örneğin, geçmişte ABD şirketleri için önemli bir ihracat kalemi olan manyetik rezonans görüntüleme ekipmanının yeni yönergeler kapsamında satın alınması artık mümkün değil.

    Milyarlarca dolarlık satış söz konusu

    Çin, 2020’de Amerika Birleşik Devletleri’nden yaklaşık 124 milyar dolarlık mal ithal etti; bunların çoğu, eğitim, sağlık, ulaşım, tarım ve enerji sektörlerini kontrol eden büyük devlet iştirakleri veya hükümetle ilişkili şirketler tarafından satın alındı.

    Fitch Solutions verilerine göre, Johnson & Johnson, GE ve Abbott gibi şirketler tarafından yapılan ABD tıbbi cihaz ihracatı 2018’de 47,5 milyar doları buldu ve Çin’e yapılan ihracat 4,5 milyar dolar oldu.

    Çin’in bu tür malların ithalatı 2018 ve 2019’daki ABD-Çin ticaret savaşı sırasında düştü, ancak 1. Aşama ticaret anlaşmasının imzalanmasından sonra tekrar yükseldi.

    ABD Çin İş Konseyi sözcüsü Doug Barry, grubunun belgeyi duyduğunu, ancak bir kopyasını görmediğini söyledi. Grubun Çin’de faaliyet gösteren üyeleri, test ekipmanı ve nakliye gibi alanlar da dahil olmak üzere, orada rekabet etme ve teklifleri kazanma konusunda yeni sorunlar bildirdiklerini kaydetti.

    Konsey, Başkan Joe Biden’in yönetimini ABD-Çin ticaret politikalarını gözden geçirmeye ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Biden, ekim ayında bir araya geldiğinde endişeleri dile getirmeye çağırıyor.

    ABD de benzer bir adım atmıştı

    Biden, Ocak ayında görevdeki ilk haftasında Amerikan üretimini artırmak için federal hükümetin büyük satın alma gücünü kullanmayı amaçlayan bir “Amerikan Satın Al” yürütme emri imzalamış ve geçen hafta hükümet tarafından tedarik edilen mallardaki ABD içerik seviyeleri hakkında yeni kurallar açıklamıştı.

    ABD-Çin ticaret politikalarını gözden geçiren ABD Ticaret Temsilciliği ofisi, Çin belgesi veya ABD-Çin ticaret anlaşmasını ihlal edip etmediği hakkında yorum yapmayı reddetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa’da bir ilk: İtalya’da tamamen yapay kalp nakli başarıyla gerçekleştirildi

    Avrupa’da bir ilk: İtalya’da tamamen yapay kalp nakli başarıyla gerçekleştirildi


    Avrupa’da ilk kez İtalya’nın Napoli kentinde bir hastaya yapay kalp nakli başarıyla gerçekleştirildi.

    Fransız şirketi Carmat tarafından geliştirilen biyoprostetik kalp, ABD’deki klinik deney ortamlarında birçok hastaya implante edilmişti. Ancak İtalya’daki yapay kalp nakli, söz konusu ürünün ilk ticari satışı ve kullanımıydı.

    Carmat şirketi, Aralık 2020’de son etap kalp yetmezliği olan hastalara kalp nakli için Avrupa Birliği’nden onay aldı.

    2008’de geliştirilen yapay kalp, biyolojik ve sentetik malzemelerin bir kombinasyonundan oluşuyor.

    Napoli’deki Monaldi hastanesi Azienda Ospedaliera dei Colli’deki Kalp Cerrahisi Marisa De Feo’ya göre, Carmat’ın yeni yapay kalbi, daha önce implante ettikleri SynCardia Systems modeline benziyor.

    ‘Diğer kalplere göre daha az riskli’

    Yeni yapay kalbin hastalar için daha az risk teşkil ettiğinin altını çizen Marisa De Feo, “Bu kalbin kullanımı çok daha kolay olduğu zaten açık. Her şeyden önce, gürültülü değil, diğer cihazların en büyük problemi gürültüsüydü. Biyolojik kapaklara sahip olması dekoagülasyona gerek olmadığı anlamına geliyor, bu da tromboz ve kanama riskini azaltıyor” diye konuştu.

    De Feo, “Yakında biyonik kalpleri görecek miyiz?” sorusuna, “Önümüzdeki birkaç yıl içinde daha fazla yeniliklerin olacağını ve yapay kalp konusunda ilklerin olmaya devam edeceğini umuyoruz” diye cevap verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hindistan’da bir şirkete casusluk suçlaması: Politikacılardan savcılara 100 bin kişi hedefteydi

    Hindistan’da bir şirkete casusluk suçlaması: Politikacılardan savcılara 100 bin kişi hedefteydi


    Hindistan’da bir bilgisayar firmasının, yedi yıl boyunca 100 binden fazla kişinin elektronik postalarına, müşterileri adına sızdığı öne sürüldü.

    BellTroX InfoTech Services adlı Yeni Delhi merkezli şirketin, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde hükümet yetkililerinden kumarhane işletmecilerine kadar çok sayıda kişinin yazışmalarını yakın takibe aldığı iddia edildi. Yapılan incelemelere göre, casusluk için firmayı tutan müşterilerin hedefinde Güney Afrika’daki savcılardan Fransa’daki hukukçulara, ABD’deki çevre örgütlerinden Meksikalı siyasilere kadar birçok kişi ve kuruluş vardı.

    Reuters’da yer alan özel haberde, şirketin eski çalışanları ve internet üzerinden toplanan deliller kaynak gösterildi. Habere göre suçlamalarla ilgili Amerika Birleşik Devletleri’nde soruşturma başlatıldı, ABD Adalet Bakanlığı konuyla ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

    Şirketin kimler adını çalıştığı henüz tespit edilemezken, sahibi Sumit Gupta haklarındaki tüm iddiaları reddediyor.

    Citizen Lab isimli araştırma grubu, iki yıl süren çalışmaların ardından söz konusu şirketle ilgili bir rapor yayınlayarak, ‘casusluk faaliyetlerinin arkasında BellTrox’un olduğundan eminiz’ açıklamasını yaptı.

    Citizen Lab’den araştırmacı John Scott-Railton, bunun bugüne kadar ortaya çıkan en büyük sivil zeminde casus-kiralama operasyonlarından biri olduğunu belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, Amazon ve Google gibi devleri hedef alan ‘dijital vergi’ teklifini askıya alıyor

    AB, Amazon ve Google gibi devleri hedef alan ‘dijital vergi’ teklifini askıya alıyor


    Avrupa Birliği (AB), daha geniş kapsamlı minimum küresel vergi anlaşmasına odaklanmak için, Amazon, Facebook ve Google gibi teknoloji devlerini hedef alacak dijital vergi teklifi çalışmalarının durdurulduğunu bildirdi.

    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Daniel Ferrie, İtalya’nın Venedik kentinde yapılan G20 Zirvesi’nde daha istikrarlı, sürdürülebilir ve adil bir vergi sistemi için anlaşmaya varıldığını belirterek, “Sürecin başarılı bir şekilde tamamlanması tüm tarafların nihai itici güç oluşturmalarını gerektiriyor. Bu dönemde, AB’nin kendi yeni projesi olan dijital vergi teklifine ilişkin çalışmalarımızı durdurmaya karar verdik” ifadesini kullandı.

    İtalya Ekonomi ve Maliye Bakanı Daniele Franco, 10 Temmuz’da yaptığı açıklamada G20 ülkeleri olarak çok uluslu şirketlerin uluslararası vergi düzenlemeleri konusunda “çok önemli” bir anlaşmaya vardıklarını bildirmişti.

    ‘Ülkeler arasındaki düşük vergi yarışı sonlandırılacak’

    Franco, mevkidaşlarıyla, çok uluslu şirketlerin faaliyette bulundukları ve kar elde ettikleri yerlerde vergi ödemeleri hususunda mutabık kaldıklarını kaydetmişti.

    İtalyan bakan, ekim ayı sonunda yapılacak G20 Liderler Zirvesi’ne kadar üzerinde anlaşmaya vardıkları mekanizmaları devreye almaya niyetli olduklarını vurgulamıştı

    ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ise ülkelerin büyük ve karlı çok uluslu firmaları en az yüzde 15 oranında vergilendirmesine imkan sağlayacak yeni vergi mekanizmasına ilişkin “Anlaşma, ülkeler arasındaki düşük vergi yarışını sonlandıracak” ifadesini kullanmıştı.

    AB, neden ‘dijital vergi’ getirmek istiyor?

    İnternet ortamında satılan mal ve hizmetlere AB çapında bir vergi getirilmesi, Brüksel’in mali kaynaklarını artırma ve koronavirüs sonrası ekonomik toparlanma girişiminin bir parçasıydı.

    AB dijital vergisi ayrıca, Fransa, İspanya ve Avusturya gibi bazı üye devletlerin son yıllarda uygulamaya koyduğu farklı vergilerin yerini almayı amaçlıyordu.

    Söz konusu ülkeler, Amazon, Facebook ve Google gibi uluslararası teknoloji şirketlerinin adil bir şekilde vergi ödemediklerini ileri sürüyor.

    Şirketler, ürün veya servis sattıkları ülkelerde değil, merkezlerinin bulunduğu ülkelerde vergiye tabi oluyor. Buna göre, şirketler, İrlanda gibi vergilerin daha düşük olduğu ülkelere yerleşiyor.

    Ortak pazarın parçalanmasından endişe ediliyor

    Tek pazar içinde artan parçalanma riskinden endişelenen Avrupa Komisyonu da, 2023 yılına kadar faaliyete geçmesi amacıyla AB çapında bir “dijital vergi” üzerinde çalışmaya başladı. OECD’nin nihai onayına sunulacak olan bu verginin “çok yüksek ve ayrımcı olmayacağının” garantisi verildi.

    Fakat ABD, söz konusu dijital verginin, daha çok Silikon Vadisi’ndeki Amerikan şirketleri hedef alacağından, ayrımcı olacağını belirterek karşı çıkıyor.

    Bu kararın alınmasında ABD büyük rol oynadı

    Haziran ayında yapılan G7 toplantısında, çok uluslu şirketlerin faaliyette bulundukları her ülkede küresel çapta en az yüzde 15 vergiye tabi tutulması konusunda prensipte anlaşmaya varıldı. Bu yeni anlaşma ile ABD, AB’nin daha önce planladığı dijital vergiden tamamen vazgeçmesi için baskı uyguluyor.

    ABD Hazine Bakanı Janet Yellen konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “OECD ülkeleri arasında yapılan bu anlaşma, ülkeleri ABD’nin ayrımcı olarak gördüğü mevcut dijital vergileri kaldırmaya ve gelecekte benzer önlemler almaktan kaçınmaya çağırıyor. Bu nedenle, bundan sonrasına karar vermek Avrupa Komisyonu’na ve Avrupa Birliği üyelerine kalmış” diye konuştu.

    Avrupa Komisyonu sözcüsü, ABD lobisinin, dijital vergi kararını askıya alınmasında rol oynayıp oynamadığını söylemeyi reddetti.

    OECD’nin tarihi vergi reformu ne içeriyor?

    Geçtiğimiz haftalarda, OECD, aralarında ABD, Çin, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya ve Türkiye’nin de yer aldığı küresel Gayrisafi Yurt içi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 90’ını temsil eden 130 ülkenin uluslararası vergi reformu konusunda anlaşma sağladığını açıklamıştı.

    Söz konusu vergi reformu neyi hedefliyor?

    • Çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri ve kar elde ettikleri yerlerde vergi ödemeleri sağlanacak. Bu uygulama, uluslararası vergi sistemine yasal kesinlik ve istikrar kazandıracak. Dijital alanda faaliyet gösteren firmaları da içeren en büyük çok uluslu şirketlerin ülkeler arasında kar ve vergi dağılımı adil biçimde gerçekleştirilecek.

    • Çok uluslu şirketlerin vergilendirilmesine yönelik bazı haklar, ev sahibi ülkeden firmaların ticari faaliyet gösterdiği ve kar elde ettikleri yerlere tahsis edilecek.

    • Kurumlar vergisi konusunda adil rekabet ortamı sağlayacak anlaşma bu hedefle küresel bir asgari kurumlar vergisi oranı getirecek.

    • Çok uluslu şirketler faaliyette bulundukları her ülkede en az yüzde 15 oranında kurumlar vergisine tabi tutulacak. Söz konusu oranla, küresel çapta yıllık 150 milyar dolarlık vergi geliri üretilecek.

    Anlaşmanın, özellikle dijital platformların ve büyük firmaların çeşitli uygulamalarla vergi ödemekten kaçınmalarını engellemesi bekleniyor.

  • Fransa Cumhurbaşkanı Macron Euronews’e konuştu: İnovasyon ekosisteminde liderliği sürdüreceğiz

    Fransa Cumhurbaşkanı Macron Euronews’e konuştu: İnovasyon ekosisteminde liderliği sürdüreceğiz


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris’te düzenlenen VivaTech 2021 Konferansı’nda yaptığı açıklamada, ülkenin teknoloji sektöründe büyük ilerleme kaydettiğini belirtti.

    200 bin kişiye istihdam yaratıldığının da altını çizen Cumhurbaşkanı ancak, bu başarıyla “yetinilmemesi” gerektiğini söyledi.

    Paris’teki etkinlikte Euronews Next’e konuşan Macron, Fransa’nın teknoloji sektöründe yenilik yapmak adına fon toplama konusunda kıta Avrupası’nda bir numaralı ülke olduğunu söyledi.

    “Fransa inovasyon ekosistemini yönlendirmeye devam edecek”

    Macron, “Toplanan fon miktarı 2017’den bu yana ikiye katlandı. 2020’de 5,4 milyar euroya ulaştık, 2021’de bu rakamı da aşacağız” diyen Macron ayrıca “Fransa teknolojide inovasyon ekosistemini yönlendirmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.