Etiket: Tayfun Kahraman

  • AK Partili Tayyar’dan ‘Tayfun Kahraman’ Çağrısı

    AK Partili Tayyar’dan ‘Tayfun Kahraman’ Çağrısı


    AK Partili Şamil Tayyar, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman ile ilgili AYM kararına uymamasına tepki gösterdi. Tayyar, mahkemenin tutumunu eleştirerek, “Çok açık ve net hukuk dışı karardır. HSK, bu yerel mahkemeyi incelemeye almalıdır. AYM de iktidar da takipçisi olmalıdır” ifadelerini kullandı.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi davası sanığı Tayfun Kahraman’ın yeniden yargılanması talebini reddetti. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Kahraman’ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vererek yeniden yargılama istemesini göz ardı etti. Ret kararında mahkeme, “Eylemlerinin, şiddet olayları ile illiyet bağı yok” ifadelerine dikkat çekti ve AYM’yi eleştirdi.

    Kararın gerekçesinde, AYM’nin bireysel başvuru sonucu hak ihlali kararı verirken adeta bir temyiz makamı gibi davrandığı öne sürüldü. Mahkeme metninde, ” Anayasa Mahkemesi somut olayda bireysel başvuru incelemesi sonucu hak ihlali kararı verirken adeta temyiz makamı gibi hareket etmiş, oluşturmuş olduğu gerekçede hem Anayasa’ya hem de kanunun emredici hükmüne açıkça aykırı hareket ederek ‘yetki gasbı’nda bulunmuştur” ifadelerine yer verildi.

    AK PARTİLİ TAYYAR’DAN TEPKİ

    İlk derece mahkemesinin kararını eleştiren AK Partili Şamil Tayyar, mahkemenin AYM kararını yok saymasını hukuk dışı bir tutum olarak nitelendirdi. Tayyar, açıklamasında şunları söyledi:

    “İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Anayasa Mahkemesi’ni yetki gasbında bulunmakla suçlayıp Tayfun Kahraman’la ilgili yeniden yargılama kararını yok sayması, çok açık ve net hukuk dışı karardır.

    Anayasa’da açıkça belirtildiği gibi AYM kararları kesindir.

    Eğer bir yerel mahkeme, AYM’ye meydan okuyup kararlarını yok sayarsa en büyük zararı Türkiye’ye verir.

    HSK, bu yerel mahkemeyi incelemeye almalıdır.

    AYM de iktidar da takipçisi olmalıdır. Bu, basit ve sıradan bir hadise değildir.

    Anayasa rafa kaldırılıp her kurum kendi özel hukukunu oluşturmaya kalkarsa, gayri nizami unsurlar ülkeye hükümdar olur, kaos olur, yazık olur.

    Türkiye bunu hak etmiyor.”

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    Şamil Tayyar


    Tayfun Kahraman

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP Lideri Özel'e: Biz Az Söyledik O Çok Anlasın
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP Lideri Özel’e: Biz Az Söyledik O Çok Anlasın

    Özgür Özel Hakkında Jet Soruşturma!
    Özgür Özel Hakkında Jet Soruşturma!

    Hükümet Düğmeye Bastı! TBMM’den Tarihi Karar: Milyonlarca Vatandaşın Borcu Tek Kalemde Siliniyor
    Tarihi Karar! Milyonlarca Vatandaşın Borcu Tek Kalemde Siliniyor

    Fenerbahçe'ye Büyük Umutlarla Transfer Olmuştu: Anderson Talisca Yılın İmzasını Atıyor! Kimse Bunu Beklemiyordu
    Yılın İmzasını Atıyor! Açıklama Yapıldı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tayfun Kahraman İçin AYM’den Hak İhlali Kararı: Resmi Gazete’de Yayımlandı

    Tayfun Kahraman İçin AYM’den Hak İhlali Kararı: Resmi Gazete’de Yayımlandı


    Anayasa Mahkemesi (AYM), ‘Gezi Parkı Davası’ kapsamında tutuklu bulunan Tayfun Kahraman hakkında verdiği gerekçeli kararı Resmi Gazete’de yayımladı. Yüksek Mahkeme, Kahraman’ın “adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine” karar verdi.

    ‘HAKKANİYETE UYGUN YARGILANMA HAKKI’ VURGUSU

    Kararda, özellikle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi, bu ihlalin ortadan kaldırılması için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yeniden yargılama yapması gerektiğini bildirdi. Kararın oy çokluğuyla alındığı belirtildi.

    Resmi Gazete’de yayımlanan ilgili karar

    AVUKAT ERSÖZ: YENİDEN YARGILAMA ZORUNLU

    Karara ilişkin değerlendirmede bulunan ceza hukukçusu ve avukat Hüseyin Ersöz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi:

    “Anayasa Mahkemesi, kamuoyunda “Gezi Parkı Davası” adıyla bilinen yargılamada, Tayfun Kahraman’ın Adil Yargılanma Hakkı’nın ihlal edildiğine dair gerekçeli kararını açıkladı.

    Yüksek Mahkeme Kararında, Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkı’ndan kaynaklanan güvencelere uyulmadığına hükmetti. Bu karar sonrasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi taraından “Yargılamanın Yenilenmesi Kararı” verilmesi zorunlu.”

    Kaynak: Haber Merkezi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Vekillerden Silivri’de Tutuklu Bulunan Birçok İsme Ziyaret

    CHP’li Vekillerden Silivri’de Tutuklu Bulunan Birçok İsme Ziyaret


    CHP’li vekiller Silivri’de tutuklu bulunan belediye başkanları ve Gezi tutuklusu Tayfun Kahraman’ı cezaevinde ziyaret etti.


    CHP’li milletvekilleri CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın başkanlığında Silivri’de tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve şehir plancısı Tayfun Kahraman’ı zşyaret etti.

    Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Günaydın, ‘yandaş basında’ Rıza Akpolat hakkında dezenformasyon içeren birçok bilginin yer aldığını belirtirken, Akpolat’ın sözlerini şöyle aktardı: “Ben siyaseten buradayım. Neden burada olduğumu biliyorum. Dışarıda başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere partinin bütün kadroları ile dayanışma içerisindeyim. Cumhurbaşkanlığı süreciyle ilgili olarak da ne kadar çok sayıda üyemiz eğer sandığa gider ve oy kullanırsa o kadar mutlu olacağım ve bunun teşvikini herkese yapıyorum” demiştir. Dolayısıyla bir kere daha yandaş basının tutuklu bulunan milletvekillerimiz üzerinden yaptığı yalan haberleri burada ipliğini pazara çıkaracak şekilde deşifre etmek isterim.”

    Ahmet Özer hakkında açılan davanın 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne düşmesine dikkat çeken Günaydın, “Normalde biliyorsunuz hangi ağır ceza mahkemesinde kişilerin yargılanacaklarına UYAP üzerinden ve tesadüfen karar veriliyor. Oysa burada Gençlik Kolları Başkanımız Cem Aydın 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanacak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı aday adayımız Ekrem İmamoğlu 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanacak, Ahmet Özer 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanacak” dedi.

    ‘İÇERİDE KARARLILIKLA BULUNUYORLAR’

    Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de yandaş medyada yer alan dezenformatif bilgilerle cezaevinde tutulduğunu hatırlayan Günaydın, “Tanık beyanlarının, gizli tanık beyanlarının nasıl alındığını biliyoruz. Nasıl yakın ilgi gösterildiğini dosyaya biliyoruz, arkadaşlar da bunun farkındalar. İçeride dayanışma içerisinde kararlılıkla bulunuyorlar ve dışarıya mesajları şudur: Siz dışarıda güçlü oldukça biz de burada güçlü olmaya devam ediyoruz” dedi.

    Tayfun Kahraman’ın durumuna ilişkin de konuşan Günaydın, “Ancak Gezi’de hiç kimse ne kamu malına ne de cana zarar vermek amacıyla beraber değildi. Böyle bir illiyet bağı ve böyle bir nedensellik tespit edilememişken, 35 aydır Can Atalay’ın, Tayfun Kahraman’ın ve diğer arkadaşlarımızın içeride tutuklu bulunması kabul edilebilir değildir. Dolayısıyla şunu söyleyelim ki, adeta devirler değişiyor ama o devre tanıklık etmeye Silivri Cezaevleri Kampüsü devam ediyor. Türkiye bir gün özgürleşecek, Türkiye bir gün adalete kavuşacak ve Silivri Cezaevi ve kampüsleri de artık insanların tutsak edildiği değil, tersine eğitim kurumları olarak çalışmaya devam edecek” diye konuştu.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    Tayfun Kahraman


    Gezi


    Gökhan Günaydın

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gazze Mesajı: Evlatlarına Sahip Çıktık
    Cumhurbaşkanından Gazze Mesajı, ‘Evlatlarına Sahip Çıktık’

    İbn-i Sînâ’nın Hayat Sırrı Dediği Ot: Kabızlıktan Şekere Kadar Derman Olmadığı Hastalık Yok
    İbn-i Sînâ’nın Hayat Sırrı Dediği Ot: Kabızlıktan Şekere Kadar Derman Olmadığı Hastalık Yok

    Antalya’daki Elektrik Kesintileri TBMM Gündeminde
    Antalya’daki Elektrik Kesintileri TBMM Gündeminde

    Apple'da Büyük Güvenlik Açığı! 1,5 Milyar Cihaz Risk Altında: Iphone'u Olanlar Hemen Bunu Yapsın
    Apple’da Büyük Güvenlik Açığı! 1,5 Milyar Cihaz Risk Altında: Iphone’u Olanlar Hemen Bunu Yapsın

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Aylin Nazlıaka Silivri Cezaevi’nde Tutuklu İsimlerle Görüştü

    Aylin Nazlıaka Silivri Cezaevi’nde Tutuklu İsimlerle Görüştü

    CHP Genel Başka Yardımcısı Aylin Nazlıaka 2025’in ilk günlerinde Silivri Cezaevi’ne gitti. Nazlıaka, ziyaret kapsamında Can Atalay, Osman Kavala, Tayfun Kahraman ve Ahmet Özer ile görüştü.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, Gezi tutukluları Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman’ı ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i Silivri Cezaevi’nde ziyaret etti.

    Dört isimle de ayrı ayrı görüşen Nazlıaka cezaevi çıkışında açıklamalarda bulundu.

    Aylin Nazlıaka, şu ifadeleri kullandı:

    “Şu anda Silivri Cezaevi’nin önündeyim. Bugün Gezi nedeniyle tutsak edilmeye çalışan Osman Kavala’yı, Can Atalay’ı ve Tayfun Kahraman’ı ziyaret ettim. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Esenyurt’ta her iki kişiden birinin oyunu alarak seçilmiş olan Belediye Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Özer’le görüşme yaptım. Yeni yılın bu ilk günlerinde onların 2025’e dair umut ve beklentilerini dinledim. Genel bir değerlendirme yaptık. Ama şurası bir gerçek; özellikle Gezi nedeniyle tutsak edilmeye çalışılanlar için söyleyeceğim, özel günler insanların sevdikleriyle bir araya geldiği günlerdir. Oysa ki Gezi tutukluları o kadar uzun bir zamandan beri, bayramlarda, yılbaşılarda, özel günlerde, doğum günlerinde sevdikleriyle birlikte olamıyor ki bu gerçekten iç yakıcı. İnsan böyle özel günlerde çoluğunu çocuğunu öpüp koklamak ister, büyüklerinin elini öpmek ister, eşine dostuna sarılmak, kucaklaşmak ister ama onlar çok uzun zamandan beri bunu gerçekleştiremiyorlar. O yüzden 2025’e dair genel talep; adaletin tecelli etmesi ve Türkiye’de demokrasi ikliminin yeniden oluşmasıydı. Özel olarak söylemek gerekirse; Tayfun Kahraman’ın AYM’ye yapmış olduğu başvuru var. Kendisi bu başvurunun bir an önce değerlendirmeye alınmasını adil bir karar çıkmasını arzu ediyor. Osman Kavala ülkenin içinde bulunduğu bu iklim içerisinde demokrasinin yeniden köklenmesi gerektiğini ancak ve ancak demokrasiyle birlikte barışın gelebileceğini ifade ediyor.

    “CAN ATALAY TBMM’YE GİTMEK İSTİYOR”

    Can Atalay ait olduğu yere yani TBMM’ye gitmek istiyor ve kendisini seçen o halka karşı sorumluluğunu bir an önce yerine getirmek istiyor. Prof. Dr. Ahmet Özer’e gelince kendisi 66 gündür tutsak edilmeye çalışılıyor. Ve Ahmet Özer’in dosyası gizlilik nedeniyle avukatlarının bile erişemediği bir noktada. Ancak avukatların erişemediği dosya ne hikmetse yandaş basın tarafından erişilebiliniyor. Öyle anlıyoruz yandaş basında çıkan haberlere baktığımızda. Dolayısıyla Başkanımızın talebi de bir an önce dosya üzerindeki gizlilik kararının kalkması ve aynı zamanda bir an önce iddianamenin yazılarak hukuki sürecin başlatılması yönünde. Altı kayyum atandı ve diğer belediye başkanları tutuksuz yargılanırken ki doğrusu budur Ahmet Özer’in neden tutuklu yargılandığı da ayrı bir konu elbette. Dolayısıyla kendisinin bir an önce serbest bırakılması, dosya üzerindeki gizlilik kararının kalkması ve iddianamenin yazılması gerekiyor. Aynı zamanda bir mesaj iletti. Birazdan o mesajı demokrasi meydanına giderek 66 gündür yağmur çamur demeden kar kış demeden toplanan harika kalabalığa, harika yığınlara aktaracağım. Buradan bir kez daha ben de 2025’e e dair dileğimin adaletin güçlü, güçlünün de adaletli olduğu bir yıl olması şeklinde yineleyeyim. Üstünlerin hukukunun değil hukukun üstünlüğünün kurulduğu bir 2025 diliyoruz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kaymakamlık ‘Soruşturma İzni’ Vermedi! İşte MS Hastası Tayfun Kahraman’a Kelepçeli İşkencenin Görüntüleri

    Kaymakamlık ‘Soruşturma İzni’ Vermedi! İşte MS Hastası Tayfun Kahraman’a Kelepçeli İşkencenin Görüntüleri


    Gezi Davası’ndan 32 aydır hapiste olan Tayfun Kahraman’ın MS hastalığı nedeniyle rutin nöroloji kontrolüne götürülürken kelepçeli işkenceye maruz bırakıldığı ortaya çıkmıştı. Meriç Kahraman, eşinin yaşadıklarına ilişkin açıklama yapmıştı.

    Kahraman’ın MS hastası olması nedeniyle normal insanlarla aynı kan değerlerine ve kas yapısına sahip olmadığını, kullandığı ilaçlar sebebiyle de kan değerlerinin yüksek olduğunu ve darbelere karşı daha dayanıksız olduğunu söylediği halde kelepçeleri sıkıştıracak şekilde takıldığı aktarılmıştı. Meriç Kahraman, eşinin sıcakta aracın içinde uzun süre bekletildiğini ve fenalaştığını ifade etmişti.

    SİLİVRİ KAYMAKAMLIĞI ‘SORUŞTURMA İZNİ’ VERMEDİ

    T24 yazarı Murat Sabuncu’nun aktardığına göre; Silivri Kaymakamlığı yaşananların kanun ve mevzuat yetkileri kapsamında gerçekleştiğine, bu nedenle de soruşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verdi.

    Sabuncu yazısında “Savcılık ve Adalet Bakanlığı soruşturma için girişimde bulunmuştu. Savcılık soruşturma için adım attı. Kamera görüntüleri, doktor raporu, ifadeler alındı. Ancak Silivri Kaymakamlığı ‘ön inceleme’ safhasında, kanun ve mevzuatın verdiği yetkiler çerçevesinde hareket ettikleri iddiasıyla görevliler hakkında “soruşturma izni verilmemesine karar verdi” diyerek görüntülere ilişkin soruşturma açılmadığını duyurdu.

    Kaymakamlık 'Soruşturma İzni' Vermedi! İşte MS Hastası Tayfun Kahraman'a Kelepçeli İşkencenin Görüntüleri - Resim : 2

    AVUKATI AÇIKLAMA YAPTI

    Kahraman’ın avukatı Marmara Cezaevinden Cerrahpaşa Nöroloji Bölümüne gidene kadar yapılan yolculukta müvekkilinin yaşadıklarını şu sözlerle açıkladı:

    “Müvekkil 28.08.2024 tarihinde rutin hastane kontrollerine gitmek için görevli jandarma personelleri tarafından ceza infaz kurumundan çıkartılırken şikâyet konusu olaylar başlamıştır. Müvekkile her zamanki gibi kelepçesi takılacakken görevli jandarma personelinin ilk etapta kelepçeyi çok sıkacak şekilde takması üzerine müvekkilce ilgili jandarmaya “kelepçenin biraz sıkı takıldığı ve normal olacak şekilde gevşetilmesi” talebinde bulunulmuş, bu talep kelepçe takan jandarma personeli tarafından amirine sorulmuş, amirinin olumlu bir yanıt vermemesi üzerine kelepçe gevşetilmesi gereken yerde daha da sıkılmıştır. Bu şekilde müvekkil ceza infaz kurumundan çıkartılmış̧ mola verene kadar da (yaklaşık 25 dakika) bileklerini sıkan kelepçe ile yola devam etmiştir. Benzinlikte verilen molada, bir jandarma personelinin gelerek kendisine “kelepçe sıkıyormuş” demesi ve bunun üzerine müvekkilin de onaylayıp durumu en başında izah ettiğini ancak dinlenilmediğini beyan ederek bileklerindeki sıkmadan dolayı oluşan izleri göstermesi üzerine, jandarma personeli kelepçeyi gevşetmiş ve normal hale getirmiştir. Kelepçenin bedensel zarar verecek kadar sıkıldığı dosyaya sunulan araç içi kamera kayıtlarıyla, doktorun tuttuğu 28.08.2024 günlü̈ tutanakla ve 30.08.2024 tarihli adli muayene raporuyla sabittir.

    Kaymakamlık 'Soruşturma İzni' Vermedi! İşte MS Hastası Tayfun Kahraman'a Kelepçeli İşkencenin Görüntüleri - Resim : 3

    Öte yandan Kahraman’ın cezaevi ring aracındaki görüntüleri ortaya çıktı.

    Kaynak: T24

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özgür Özel’den Tayfun Kahraman’ın Ailesine Ziyaret: ‘Suç Duyurusunda Bulunacağız’

    Özgür Özel’den Tayfun Kahraman’ın Ailesine Ziyaret: ‘Suç Duyurusunda Bulunacağız’


    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gezi Parkı Davası’nın hükümlülerinden Tayfun Kahraman’ın sağlık kontrolü için götürülürken ”kötü muamele görmesinin” ardından ailesini ziyaret etti. Özel, “Pazartesi günü delilleri ile birlikte suç duyurusunda bulunup, yaşananların tüm merci, mecra ve aşamalarda takipçisi olacağız” dedi.

    CHP Lideri Özgür Özel, Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir ve kızı Vera Kahraman’ı ziyaret etti. Özel, ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

    ‘TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’

    Özel, “Hepimizin yerine Silivri Cezaevi’nde haksız yere tutuklu bulunan Tayfun Kahraman’a yapılan kötü muamele hakkında bilgi almak için değerli eşi Meriç Demir Kahraman’la ve duyduklarından olumsuz etkilenmesinden endişe ettiğimiz sevgili kızı Vera’yla biraz olsun hoşça zaman geçirmek için bir aradayız. Pazartesi günü delilleri ile birlikte suç duyurusunda bulunup yaşananların tüm merci, mecra ve aşamalarda takipçisi olacağız” ifadesini kullandı.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kimse Bilmiyordu: Tayfun Kahraman’ın Cezaevindeki Büyük ‘Sınavı’

    Kimse Bilmiyordu: Tayfun Kahraman’ın Cezaevindeki Büyük ‘Sınavı’


    Gezi Davası’nda 805 gündür Can Atalay, Çiğdem Mater, Mine Özerden ile birlikte hapiste tutulan Tayfun Kahraman’a MS hastalığı tanısı konulduğu ortaya çıktı. Gazeteci Murat Sabuncu, Kahraman’ın hiç kimse tarafından bilinmeyen hastalığını duyurarak, yazısının başlığında “Tayfun Kahraman egzersiz yapmazsa ne olur?” sorusunu sordu.

    Gezi tutuklusu Tayfun Kahraman’ın cezaevinde ‘zor bir hastalıkla’ mücadele ettiğini yazan Sabuncu, Kahraman’a 2005 yılında MS (multiple skleroz) teşhisi konulduğunu duyurdu. Kahraman’ın hastalık teşhisi konulmasının ardından yıllardır İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’nda görevli doktorların takibinde olduğu aktarılırken, 27 aydır da üç ayda bir hastaneye kontrole götürüldüğünün altı çizildi.

    DOKTOR RAPORU VAR AMA GEREKEN YAPILMIYOR

    Kahraman için cezaevi yönetimine verilmek üzere yazılan 26 Nisan 2022 tarihli doktor raporunda da Kahraman’ın düzenli egzersiz yapması gerektiği yazmasına rağmen, raporun gereği yerine getirilmedi.

    Sabuncu’nun yazısında aktardığı doktor raporunda “Hastanın mevcut MS hastalığında egzersiz ve hareket en az kullanılan tedaviler kadar önemli olup, Tayfun Kahraman’ın düzenli her gün spor saatlerinin ayarlanması ve egzersiz yapmasının sağlanması rica olunur” denilmesine rağmen, yazıda, Kahraman’ın yalnızca haftada bir gün spor saatinde egzersiz yapma imkanı bulabildiğinin altı çizildi.

    ‘AİLESİ BU DURUMU ÇOK FAZLA DUYURMUYOR’

    Sabuncu yazısında, “Tayfun Kahraman ve ailesi bu durumu çok fazla duyurmuyor. Ancak bir yandan da zor, ihmâl edilmemesi gereken bir sağlık sorunu ile baş edilmeye çalışılıyor. Gezi’de uygulanmayan mahkeme kararlarının uygulanması, Anayasa Mahkemesi önünde bekleyen dosyanın hızlı bir şekilde gündeme alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Parkına sahip çıkan yüzler, itirazı dillendiren milyonlar oldu

    Parkına sahip çıkan yüzler, itirazı dillendiren milyonlar oldu


    Dr. Tayfun KAHRAMAN*


    Ülkemiz tarihine damga vuran, değeri ve önemi gün geçtikçe daha fazla anlaşılan 2013 Mayısı’nın üzerinden 11 yıl geçti. Kentine ve doğasına sahip çıkmak için Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesini protesto eden bir avuç insan bir hafta sonra sayılarının milyonlara varacağını asla bilemezdi. Onlara yapılan gaddarca müdahale, çeşitli hoşnutsuzluklarını dışarı vurmak için mecra arayan toplumun vicdanını harekete geçirdi ve milyonlar Anayasal haklarını kullanarak Gezi Parkı’nı itirazlarını dile getirecekleri bir alan haline getirdi.

    Parkına sahip çıkan yüzler haksızlıkların her türlüsüne itirazını dillendiren milyonlar oldu, birlikten doğan dayanışma ve umut, Gezi’yi büyük bir direnişin, bir haysiyet isyanının adı olarak toplumsal hafızaya kazıdı. Kent ve doğa mücadelesi tüm toplumsal itirazların seslendirildiği bir alan haline gelirken Gezi de dünya çapında bir simge oldu.

    Bugünden geriye bakıldığında Gezi’nin toplumsal, siyasal ve mekânsal anlamda birçok değişikliğe zemin hazırladığını görüyoruz. Bir araya gelmesi çok zor olan, çok farklı kimlik ve sınıflardan toplum kesimlerinin etrafında toplandığı Gezi, birbirlerini daha fazla dinleme ve anlama imkânı sağladı. Öncelikle, İstanbul başta olmak üzere kentlerimize ve doğaya yapılan talana varan müdahalelere karşı kentlilerin hassasiyetleri ve tepkileri artarken siyaset de bu tepkileri gözetmek zorunda kaldı.

    Gezi’den siyasete çıkan dersleri iyi okuyan ve uygulamaya dökenler, son yerel seçimler ile birlikte değişimin öncüsü oldular. Darbe girişimleri, iç çatışmalar, siyasi çalkantılar ile sekteye uğrayan toplumsal gelişim sürecinin bu aşamasında 31 Mart seçimi sonuçları Gezi’den çıkarılan siyasal derslerin, kardeşliğin, birbirini dinlemenin değerini gösterdi.

    Bu nedenle, iktidarın ayrıştırma çabasına karşı, farklılıklara rağmen bir arada olmayı savunan; seçkinci yaklaşımların yerine, ortak sorunlara odaklanan, günlük yaşamı kolaylaştıran, herkesi kapsayan politikaların başarısı tesadüf olmadı. İktidarın Gezi günlerinden bu yana giderek sertleşen dili ve yaşanan ağır toplumsal travmalar ile ertelenen değişim ihtiyacı kendini gösterdi. Toplum mühendisliği niteliğindeki gayrimeşru müdahaleler ile tarihin akışı sekteye uğratılsa da geriye çevrilemedi ve sonunda su yolunu buldu.

    Bu sert siyasal iklimi üreten iktidarın hukuk dışı müdahalelerinden biri de Gezi’yi kriminalleştirerek tarihi yeniden yazmak üzere, yaratılan Gezi Davası oldu. Gezi’yi hükümeti devirmeye teşebbüs, yani darbe olarak göstermeye çalışan hukuk garabeti bu davada; iktidarın faturasını kesmek istediği siyasi hesap, ağır hapis cezaları ile bizim üzerimize yüklendi.

    Elbette hiçbir hukuk devletinde böylesine hukuk dışı bir davanın açılması, suçsuz insanların adeta siyasi rehine olarak alıkonulması söz konusu olamaz. Ama ne yazık ki, kentine, doğasına sahip çıkan, toplumsal taleplere tercüman olan bizler bu hukuksuzluk ile hayatlarımızdan, ailelerimizden, özgürlüğümüzden koparıldık.

    Toplum vicdanında da kabul görmeyen, masumiyetimizin neredeyse tüm toplum kesimleri tarafından kabul edildiği bu siyasi davanın hiç var olmayan meşruiyeti artık iktidar için bile savunulabilir olmaktan çıktı. İktidar her ne kadar Gezi’yi suç ile ilişkilendirdiği kendi tarih tezi doğrultusunda bu hukuksuzluğu sürdürmeye çalışsa da; hiçbir meşru bir zemini olmayan bu hukuk garabeti ile bize yaşatılanlar da tarihte yerini alacaktır.


    * Akademisyen, şehir plancısı.

    Silivri Kapalı Cezaevi A/47

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Benim yerime de oy verin

    Benim yerime de oy verin


    Gezi Parkı Davası’nda tutuklanan şehir plancısı Tayfun Kahraman, yerel seçim öncesi yurttaşlara cezaevinden mesaj gönderdi. “Benim yerime de oy verin” diyen Kahraman, “Ben her koşulda İstanbul’u savunmaya, kendimiz ve geleceğimiz için düşünmeye ve üretmeye devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

    Gezi Parkı Davası’nda tutuklanarak 18 yıl hapis cezasına çarptırılan şehir plancısı Tayfun Kahraman, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimler öncesinde yurttaşlara seslendi. Silivri Cezaevi’nde mahkumiyeti devam eden Kahraman, seçmenlere oy kullanma çağrısı yaptı. Kahraman, “Ben her koşulda İstanbul’u savunmaya, kendimiz ve geleceğimiz için düşünmeye ve üretmeye devam edeceğim” dedi.

    Kahraman, paylaşımında şunları söyledi: “Herkese merhaba. Bildiğiniz üzere hukuksuz ve delilsiz bir yargılama sonucu 18 yıl hapis cezasına çarptırıldım ve herkesin doğuştan sahip olduğu en temel bazı haklardan mahrumum. Bunlara oy vermek de dahil. Hayatımda ilk defa bir seçimde, seçmen değilim. Bir sebepten sandığa gitmeyi düşünmeyen; neyi değiştirecek ki diyen ama hukuktan, hakkaniyetten yana, vicdan sahibi herkese bir çağrım var. Benim yerime de oy kullanın arkadaşlar. Oy kullanmayı düşünmeyen bir komşunuzu benim yerime oy kullanmaya ikna edin. Hasta ya da engelli olduğu için sandığa gidemeyen bir kişiyi benim yerime arabanızla sandığa götürün. Ben her koşulda İstanbul’u savunmaya, kendimiz ve geleceğimiz için düşünmeye ve üretmeye devam edeceğim. Yerime kullanılan her oyun hakkını ödeyeceğim. Söz. #TamYolİleri”

    Yeni Arayış Haber


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tayfun Kahraman’ın kızı Vera gözleri doldurdu: Ben de biliyorum babamın hemen geleceğini

    Tayfun Kahraman’ın kızı Vera gözleri doldurdu: Ben de biliyorum babamın hemen geleceğini



    Gezi davası tutsağı İBB Şehir Planlamacısı Tayfun Kahraman, 25 Nisan 2022 tarihinden beri Silivri Marmara Cezaevi’nde tutsak bulunuyor.

    T24 yazarı Rıza Türmen, Kahraman’ın kızı Vera’ya ‘Vera Kahraman’a’ mektup’ isimli bir yazı kaleme aldı.

    Türmen yazısının sonunda, “Sana ve annene, kahraman babana kavuşacağın ve iyilerin galip geleceği bir yeni yıl dilerim. Seni sevgiyle kucaklarım” notunu bıraktı.

    Vera, Rıza Türmen’e bir video mesaj göndererek teşekkür etti.

    Tayfun Kahraman’ın kızı, “Ben de biliyorum babamın hemen geleceğini” diyerek “Elimi uzatıyorum, elimi tutabilirsin” dedi.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***