Etiket: Tahliye

  • Suudi Arabistan’da 3 yıldır tutuklu bulunan Prenses Besme serbest bırakıldı

    Suudi Arabistan’da 3 yıldır tutuklu bulunan Prenses Besme serbest bırakıldı


    Suudi Arabistan’da yaklaşık 3 yıldır cezaevinde tutulan Prenses Basmah (Besme) bint Suud bin Abdulaziz Al Suud ve kızı Suhud eş-Şerif tahliye edildi.

    Suudi Arabistanlı aktivistlerin bilgilendirme platformu olarak kullandığı “Düşünce Tutukluları” Twitter hesabından konuya dair açıklama yapıldı.

    Açıklamada, Prenses Besme ve kızı Suhud’un 6 Ocak Perşembe günü Riyad’daki El-Hair Cezaevinden serbest bırakıldığı ifade edildi.

    Suudi Arabistan’daki insan haklarıyla ilgili uygulamaları belgeleyen “El-Kıst (ALQST) İnsan Hakları Kuruluşu” da yaptığı yazılı açıklamada, Besme ve kızının serbest bırakıldıklarını doğruladı.

    Açıklamada ayrıca tutukluluğu süresince Besme’ye herhangi bir suçlama yöneltilmediği kaydedildi.

    CNN Arapça kanalına açıklama yapan Prenses’in hukuk danışmanı Henri Estramant da Besme ile kızının perşembe günü serbest bırakıldığını ve Cidde’deki evlerine gittiklerini aktardı.

    Suudi Arabistan makamları ise konuya dair herhangi bir açıklama yapmadı.

    Sahte pasaport çıkarmaya teşebbüs’ suçlamasıyla tutuklandı

    Basında yer alan açıklamalara göre iş insanı ve yazar kimliğinin yanı sıra insan hakları aktivisti olarak tanınan Prenses Besme, Mart 2019’da tedavi görmek için yurt dışına seyahat hazırlıkları yaptığı sırada, kızlarından biriyle “sahte pasaport çıkarmaya teşebbüs” gerekçesiyle tutuklanmıştı.

    Besme’nin ailesi tarafından Birleşmiş Milletlere yapılan başvuruda, prensesin ülkesi Suudi Arabistan’da yapılan ihlalleri eleştirmesinden dolayı tutuklanmış olabileceği öne sürülmüştü.

    Suudi Arabistan makamları ise Prenses Besme’nin tutuklanması konusunda herhangi bir açıklama yapmamıştı.

    Sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakılmasını istemişti

    Prenses Besme, kendisine ait resmi Twitter hesabıyla ilişkilendirilmiş internet sitesinde Nisan 2020’de yayımlanan mektubunda, herhangi bir suçlama olmadan keyfi olarak El-Hair Cezaevinde tutulduğunu ve sağlık durumunun ciddileştiğini belirtmiş, ardından hayatını tehdit eden hastalıklar için tedaviye ihtiyaç duyduğunu ve amcası Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a kendisini serbest bırakmaları çağrısında bulunmuştu.

    Tutuklu bulunduğu hapishaneden Kral ve Veliaht Prens’e gönderdiği mektuplara rağmen tıbbi yardım ve yanıt alamadığını belirten 57 yaşındaki Prenses, açıklama yapılmadan kızı Suhud ile birlikte hapse atıldığını ileri sürmüştü.

    Aileye göre Prenses Besme, eski Veliaht Prens Muhammed bin Nayif’i destekliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mısır’da tutuklu Filistinli eski bakanın oğlu Şaat vatandaşlıktan feragat edince serbest bırakıldı

    Mısır’da tutuklu Filistinli eski bakanın oğlu Şaat vatandaşlıktan feragat edince serbest bırakıldı


    Mısır, 2,5 yıldır (900 gün) ülkede tutuklu bulunan eski Filistin Dışişleri Bakanı Nebil Şaat’ın oğlu siyasi aktivist Rami Şaat’ı Mısır vatandaşlığından feragat etmek kaydıyla serbest bıraktı.

    Siyasi aktivistin tahliye edildiğine dair açıklama, ailesi tarafından yapıldı.

    Açıklamada, Mısır’daki çeşitli laik siyasi grupların üyesi ve ülkedeki Filistin yanlısı BDS hareketinin kurucularından olan Şaat’ın 6 Ocak akşamı serbest bırakıldığı ardından da Kahire’deki Filistin Yönetimi temsilcisine teslim edildiği belirtildi.

    Aile, 50 yaşındaki Şaat’ın hava yoluyla Ürdün’e oradan da Fransa’ya gitmek için yola çıktığı bilgisini paylaştı.

    Şaat’ın tutuklanmasının ardından sınır dışı edilen Fransız eşi Celine Lebrun Shaath, Paris yönetimine eşini serbest bırakması talebiyle Kahire’ye baskı uygulaması için lobi faaliyetleri yürütmüştü.

    Mısır makamlarından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    Halihazırda Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın uluslararası ilişkiler danışmanlığını yürüten, eski Filistin Dışişleri Bakanı Nebil Şaat’ın oğlu Rami Şaat’ın Filistin ve Mısır vatandaşlığı bulunuyordu.

    Şaat, medyada “El-Emel (umut) hücresi” olarak bilinen dava kapsamında “devlete karşı kışkırtma” suçlamasıyla Haziran 2019’da Mısır makamları tarafından Kahire’de gözaltına alınmıştı.

    Abdulfettah el Sisi yönetimindeki Mısır, insan hakları örgütleri tarafından muhaliflere yönelik sert tutumu nedeniyle eleştiriliyor.

    Sisi yönetimi ise insan hakları ihlalleri olduğu yönündeki suçlamaları reddediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tutuklu sanatçılar İlyas ve Jiyan’a tahliye

    Tutuklu sanatçılar İlyas ve Jiyan’a tahliye


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kandahar’da binlerce kişi Taliban’ın kendilerini evlerinden zorla çıkarma kararını protesto etti

    Kandahar’da binlerce kişi Taliban’ın kendilerini evlerinden zorla çıkarma kararını protesto etti


    Afganistan’ın Kandahar kentinde toplanan binlerce kişi, Taliban’ın eski ordu mensuplarının ailelerinin yaşadığı bir siteyi boşaltmaları için bölge sakinlerine 3 gün süre vermesini protesto etti.

    Kandahar Valiliği’nin önüne kadar yürüyen göstericiler, on yıllardır yaşadıkları bloklardan çıkarılmaları halinde gidecek herhangi bir yerlerinin olmadığını dile getirdi.

    Taliban’ın evlerini boşaltmasını istediği aile sayısı 3 bin.

    Örgütün söz konusu kararından etkilenenler ağırlıklı olarak askeri konutlarda yaşayan emekli ordu generalleri, aileleri ve Afgan güvenlik güçlerinin diğer üyeleri.

    Daha önce savaşlarda hayatını kaybeden bazı askerlerin aileleri de bu konutlara yerleştirilmişti.

    Gösteriye aralarında kadınların da olduğu yaklaşık 10 bin kişi katıldı. Protestocular, 30 yıldır bu konutlarda yaşadıklarını ve 3 gün içerisinde nereye gideceklerini bilmediklerini söyledi.

    Bir gösterici, kendilerinden evlerini boşaltıp Taliban militanlarına teslim etmelerinin istendiğini ifade etti.

    Taliban Sözcüsü ise yönetimin zoraki tahliye kararıyla ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

    Kandahar Valisi ise, konunun şehrin ileri gelenleriyle görüşülünceye kadar tahliyelerin geçici olarak durdurulması kararı aldığını bildirdi.

    Kandahar, başkent Kabil’den sonra Afganistan’ın en büyük ikinci şehri ve aynı zamanda Taliban örgütünün doğum yeri .

    Bu arada barışçıl gösteriyi takip eden gazetecilerden bazıları, örgüt militanları tarafından dövüldüklerini belirtti.

    Birleşmiş Milletler’den yapılan açıklamada, Taliban’ın barışçıl protestolara tepkisinin giderek daha şiddetli hale geldiği belirtilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özbekistan, Taliban’dan kaçan Afgan pilotları üçüncü bir ülkeye sınır dışı etti

    Özbekistan, Taliban’dan kaçan Afgan pilotları üçüncü bir ülkeye sınır dışı etti


    Özbekistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesinin ardından yasa dışı yollardan bu ülkeye kaçan Afgan pilotların ve Afganistan vatandaşı diğer kişilerin üçüncü bir ülkeye sınır dışı edildikleri bildirildi.

    Taliban’ın geçen ay beklenmedik bir hızda Afganistan’ı ele geçirmesi sırasında Afganistan ordusunda görev yapan çok sayıda pilot ve asker, yasa dışı yollardan komşu ülke Özbekistan’a sığınmıştı.

    Ancak Taliban’ın, Taşkent yönetimine kaçan Afgan askerleri ve beraberlerinde getirdikleri hava araçlarını kendilerine teslim etmesi için baskı yaptığı belirtiliyordu.

    Reuters’ın haberine göre ABD, pazar gününden itibaren Afgan askerleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir kampa nakletmeye başladı.

    Tahliyelerin bir ya da iki gün sürmesinin beklendiği aktarılmıştı.

    Askerlerle birlikte aile üyeleri de bulunuyor. Özbekistan’a kaçan Afgan sayısının 450 civarında olduğu sanılıyor.

    Ayrıca bir kısım askerlerin de savaşın şiddetlenmesi ve ordunun dağılmasının ardından iki ülke arasındaki Amuderya Nehri’ni yüzerek geçtiği ve Özbekistan’a sığındığı bildirilmişti.

    Bu arada aralarında A-29 hafif saldırı uçakları ve UH-60 Black Hawk helikopterlerin de bulunduğu en az 46 hava aracının akıbetinin ne olacağı bilinmiyor.

    Özbekistan yönetiminin helikopterleri ve uçakları Taliban’a teslim edip etmeyeceği henüz belli değil.

    İsminin açıklanmasını istemeyen bir pilot, Özbekistan’dan ayrıldıktan sonra, Özbek makamların kendilerini sınırdaki Termez kentinde çok sıkı şartlar altında bir kampta tuttuğunu ve hareketlerine müsaade dahi etmediğini dile getirdi.

    Bu arada Afganistan’ın kuzeyindeki Mezar-ı Şerif şehrinde Taliban’a karşı savaşan Özbek asıllı Mareşal Raşit Dostum ile eski Mezar-ı Şerif Valisi Ata Muhammed Nur da kentin düşmesinin ardından bu ülkeye kaçmışlardı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Dışişleri Bakanı Blinken: Afganistan’dan uçuşlarla ilgili Taliban’la çalışıyoruz

    ABD Dışişleri Bakanı Blinken: Afganistan’dan uçuşlarla ilgili Taliban’la çalışıyoruz


    Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile ve ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Katar’ın başkenti Doha’yı ziyaret etti.

    Katar Emiri Temim bin Hamed el Sani tarafından kabul edilen bakanlar, görüşmede Afganistan’daki gelişmeleri ele aldı.

    Görüşmenin ardından basın toplantısı düzenleyen Blinken, Taliban’ın kendilerine ‘seyahat belgesi olan ve ülkeyi terk etmek isteyen Afganların serbestçe çıkmasına müsaade’ edeceğine dair söz verdiğini söyledi.

    ABD’li Bakan örgütün ‘geçiş garantisi’ne atıfla, “Bu konuda onları bekleyeceğiz. Keza tüm uluslararası toplum da Taliban’dan bu sözünü tutmasını bekliyor.” ifadesini kullandı.

    Bakan Blinken, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, Afganistan’dan ayrılmak isteyenlere Kabil’den gerçekleşecek ek charter uçuşlarını kolaylaştırmak için Taliban’la birlikte çalıştığını da dile getirdi.

    Halen Afganistan’da 100 kadar Amerikan vatandaşının bulunduğu bilgisini paylaşan Blinken, ülkesinin Taliban’ın verdiği sözü tutması konusunda takipçi olacağını ifade etti.

    Washington’ın son saatlerde Taliban yetkilileriyle temas halinde olduğunu aktaran Blinken, ek uçuşlar için düzenlemelerin yapıldığını kaydetti.

    Ayrıca Blinken, Kabil Havalimanı’nın yeniden açılıp işler hale gelmesi için Türkiye ve Katar’la işbirliği yaptıklarını ve bu iki ülkenin yürüttüğü çabaları memnuniyetle karşıladıklarını aktardı.

    Katar Emirlik Divanın’dan yapılan yazılı açıklamada da ABD’li bakanların, Başkan Joe Biden’ın Afganistan’daki barış sürecine destek için sarf ettiği çabalardan ötürü Katar Emiri’ne teşekkürlerini ilettiği bildirildi.

    Bakanların ayrıca, Biden’ın, ABD’li vatandaşların ve Afgan sivillerin Afganistan’dan tahliyesinde sağladığı kolaylıktan ötürü Emir Temim’e şükranlarını sunduğu aktarıldı.

    Katar, ABD’nin Afganistan’dan Amerikalılar ile Afganları tahliyesi sürecinde bu kişilerin geçici konaklayacağı ülkeler arasında yer almıştı.

    ABD ve NATO ülkeleri, Afganistan’dan ayrılmadan önce kendileriyle birlikte çalışan Afgan vatandaşların tahliyesini gerçekleştirmiş, ancak uluslararası arenada sert eleştirilere neden olan bu tahliyeler sırasında çıkmak isteyenlerin yarısı ülkeden ayrılamamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı Biden: Afganistan’dan tahliye operasyonu olağanüstü bir başarı

    ABD Başkanı Biden: Afganistan’dan tahliye operasyonu olağanüstü bir başarı


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Joe Biden, Afganistan’dan tahliye operasyonunu ‘olağanüstü bir başarı’ diyerek övdü.

    ABD Başkanı Biden, 20 yıllık savaşın ardından Afganistan’dan tahliyeye son verilmesinden sonra ilk kez halka seslendi. Nisan ayında Afganistan’daki savaşı bitirme kararı aldıklarını ve geri çekilmek için son gün olarak 31 Ağustos’u belirlediklerini kaydeden Biden, “Beklenti, 20 yıldır eğittiğimiz ve ekipman sağladığımız 300 binden fazla Afgan ulusal güvenlik kuvvetinin Taliban ile iç savaşta güçlü duracağıydı. Ancak Afgan hükümetinin bir süre direneceği varsayımının doğru olmadığını gördük.” diye konuştu.

    Afganistan’da kalan son Amerikalıyı da tahliye etmekte kararlı olduklarını söyleyen Başkan Biden, “Yaklaşık 200 Amerikalı hala Afganistan’da ve bazıları ülkeden ayrılmak istiyor. İsterlerse tüm Amerikalıları Afganistan’dan çıkarmaya kararlıyız” dedi.

    Başkan Biden, Afganistan’dan ayrılma ve savaşı tırmandırmak gibi 2 seçenek olduğunu söyledikten sonra çekilmenin ABD için en iyi karar olduğunu savundu.

    Tahliyeler sürerken Kabil Havalimanı’na intihar saldırısı düzenleyen IŞİD’in Afganistan koluna karşı mücadelenin devam edeceğini vurgulayan Biden, “Sizinle işimiz henüz bitmedi” dedi.

    ABD’nin Afganistan’daki askeri varlığının sona ermesini “Amerika için en iyi karar” olarak niteleyen Biden, “Bunun doğru, akıllıca ve Amerika için en iyi karar olduğuna dair hiçbir şüphem yok” dedi.

    Konuşma sonrası sosyal medyadan bir ileti paylaşan Biden, 20 yıl süren ulusun en uzun savaşının sona erdiğini, 120 binden fazla kişinin Afganistan’dan tahliye edildiğini yazdı.

    ABD, Eski Başkan Donald Trump döneminde Taliban’la varılan anlaşma gereği 31 Ağustos’ta ülkeden ayrıldı. Böylece 20 yıl önce başlayan savaş sona ermiş oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Amerikan askerleri Afganistan’dan ayrıldıktan sonra ABD-Taliban ilişkisi nasıl olacak?

    Amerikan askerleri Afganistan’dan ayrıldıktan sonra ABD-Taliban ilişkisi nasıl olacak?


    ABD, vatandaşlarını ve kendisine yardım eden tehlike içindeki Afgan vatandaşlarını Afganistan’dan tahliye ettikten sonra, 2001’den bu yana ilk kez bu ülkede Amerikan askeri kalmayacak.

    Son iki hafta içinde 114 binden fazla kişi ABD’nin çabasıyla Kabil Havaalanı’ndan tahliye edildi. Ancak, Afganistan’da ABD’nin askeri varlığının bitmesi, Başkan Joe Biden ve yönetimi için yanıt bekleyen bir sürü soruyu beraberinde getiriyor.

    Geride kalan ABD vatandaşları ve tehlike altındaki Afgan vatandaşları ne olacak?

    ABD, 14 Ağustos’ta tahliyeler başladığından bu yana 5 bin 500 vatandaşını bu ülkeden tahliye etti. Sayıları az miktarda da olsa burada aileleriyle kalmayı tercih eden ABD vatandaşları bulunuyor.

    Biden yönetimi, ABD askerleri tamamen çekildikten sonra da Taliban’ın ABD ve diğer ülke vatandaşlarının özgürce ülkeyi terk edebilmesi için güvenli geçişlerin sürmesini istedi. Ancak havaalanının çalışmaması halinde bu kişilerin nasıl tahliye edileceği bilinmiyor.

    ABD için çalışan, tercümanlık ve rehberlik gibi görevlerde bulunanlarla birlikte gazeteciler, çok sayıda kadın hakları ve insan hakları savunucuları da geride kalanlar arasında.

    Bu kişilerin kaderinin ne olacağı belli değil, ancak herkes Taliban’ın bunlara karşı misilleme yapacağı endişesini taşıyor.

    ABD, İngiltere ve diğer ülkeler tarafından yapılan ortak açıklamaya göre Taliban, yabancı ülke vatandaşlarıyla, diğer bir ülkeye gitme izni olan Afgan vatandaşlarının ülkeyi terk etmesine izin vereceğini taahhüt etti.

    Kabil Havaalanı’na ne olacak?

    Son iki haftadır yaklaşık 6 bine ulaşan askeriyle Kabil Havaalanı’nın güvenliğini ABD sağlıyordu.

    Taliban, Katar ve Türkiye gibi ülkelerle sivil uçak seferlerinin güvence altına alınabilmesi için müzakereler yürütüyor.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Cavuşoğlu, önceki gün yaptığı açıklamada, Kabil Havaalanı’nın sivil uçuşlara açılabilmesi için bazı tamiratların gerektiğini söyledi.

    NATO görev yetkisi içinde Türkiye, son 6 yıldır bu havaalanının güvenliğinden sorumlu. Yabancı askerler gittikten sonra da havaalanının açık kalması Afganistan’ın dış dünyayla bağlantısı ve yardım operasyonları için hayati önem taşıyor.

    Gelecekte ABD ve Taliban arasındaki ilişkiler nasıl olacak?

    ABD, diplomatlarını bu ülkede bırakmayı planlamadığını ve Taliban ile gelecekte ilişkilerinin bu grubun eylemlerine bağlı olacağını açıkladı.

    Ancak Biden yönetimi, ülkede insani ve ekonomik bir krizin çıkmamasını nasıl sağlayabileceğini belirlemek zorunda kalacak.

    BM’ye göre, Afganistan’ın nüfusunun yaklaşık yarısı olan 18 milyon kişi dışarıdan gelecek yardıma bağımlı ve son dört yıldır etkisini gösteren kuraklık yüzünden 5 yaş altı Afgan çocukların yarısı akut yetersiz beslenme sorunu çekiyor.

    Aralarında İngiltere’nin de bulunduğu bazı ülkeler hiçbir ulusun Afgan hükümeti olarak Taliban’ı ikili olarak tanımaması gerektiği uyarısında bulunuyor.

    IŞİD-K ne tür bir tehdit olabilir?

    ABD ve Taliban arasında iş birliği alanlarından birisi de Horasan İslam Devleti Eyaleti (IŞİD-K) militanlarının yol açtığı tehdit olabilir.

    Washington ve Taliban’ın IŞİD-K’ya karşı nasıl koordine olabilecekleri veya bu gruba karşı potansiyel bilgi paylaşımı yapma ihtimali, çeşitli soruları da beraberinde getiriyor. Bu grup, son olarak 26 Ağustos Kabil Havaalanı yakınlarında çok sayıda insanın ölümüne yol açan intihar saldırısı üstlendi.

    Her ne kadar iki radikal Sünni grup olsalar da teolojik açıdan olduğu kadar strateji açısından da farklılık gösteriyor ve cihat için rekabet ediyorlar.

    Aralarındaki güçlü düşmanlığın en açık işareti, IŞİD’in açıklamalarında Taliban’ı ‘mürted’ olarak adlandırmış olması. Irak ve Suriye’deki IŞİD’in aksine IŞİD-K henüz bölgede topraklarını genişletemedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’nin Afganistan’daki varlığı 20 yıl sonra bitti

    ABD’nin Afganistan’daki varlığı 20 yıl sonra bitti


    Afganistan’da bulunan son ABD güçlerinin ülkeden ayrıldığı ve Kabil Havalimanı’nın Taliban’ın kontrolünde olduğu açıklandı.

    ABD, 20 yıl önce girdiği Afganistan’dan bu gece son birliklerini tahliye ederek çekildi. Taliban kaynakları ABD’lileri taşıyan son 5 uçağın Kabil’den ayrıldığını ve tahliyenin bittiğini duyurdu.

    Bölgede bulunan gazeteciler, havalimanı çevresinde bulunan Taliban üyelerinin havaya ateş açarak ABD’lilerin ülkeden ayrılmasını kutladığını belirtti.

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie de, ABD güçlerinin Afganistan’dan çekilme sürecinin tamamlandığını açıkladı.

    Orgeneral Mckenzie, ABD’nin Afganistan’daki 20 yıllık işgalinin tamamlandığını duyurmak üzere, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby ile kameraların karşısına geçti.

    McKenzie, “Amerikan vatandaşlarını ve savunmasız Afganları tahliye etmeye yönelik askeri misyonun sonunda, Afganistan’dan çekilmemizin tamamlandığını duyurmak için buradayım. Son C-17 uçağı 30 Ağustos’ta ABD Doğu Yakası saatiyle 15.29’da Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’ndan havalandı ve ülkede kalan son insanlı uçaklar şu anda Afganistan’ın üzerindeki hava sahasından çekiliyor.” ifadesini kullandı.

    Kabil’deki diplomatik misyon Doha’ya taşındı

    ABD Dışişleri Bakanı Blinken ise bugünden itibaren Kabil’deki diplomatik varlıklarını askıya aldıklarını ve faaliyetlerini Katar’ın başkenti Doha’ya taşıdıklarını açıkladı.

    ABD’nin bugüne kadar 6 bini Amerikan vatandaşı olmak üzere yaklaşık 123 bin kişiyi Afganistan’dan çıkardığını kaydeden Blinken, tahliye operasyonunun oldukça zor olduğunu vurguladı.

    Blinken, Afganistan konusunda diplomasiyi elden bırakmayacaklarının altını çizerek, “Askeri misyonumuz bitti, yeni bir diplomatik misyon başladı. Öncelikle bu diplomatik misyonu yürütmek için yeni bir ekip kurduk. Kabil’deki diplomatik varlığımızı bugünden itibaren askıya aldık ve faaliyetlerimizi Katar’ın başkenti Doha’ya taşıdık. Yakında bu konuda Kongre’yi bilgilendireceğiz.” dedi.

    Tahliyelerin başladığı 14 Ağustos’tan bu yana Afganistan’daki vatandaşlara ulaşmak için 55 bin telefon görüşmesi yapıp 33 bin mail attıklarını vurgulayan Blinken, “Afganistan’da şu anda ülke dışına çıkmak isteyen 200’den az belki de 100 civarında ABD vatandaşının kaldığına inanıyoruz. Bu kişilerden kaçının bizim listelerimize kayıt yaptıracağını belirlemeye çalışıyoruz.” bilgisini paylaştı.

    ABD’nin işgali bitirme süreci

    29 Şubat 2020’de ABD yönetimi Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ile yaptığı anlaşma kapsamında 1 Mayıs 2021 itibarıyla tüm askerlerini Afganistan’dan çekmeyi taahhüt etmişti.

    Ancak 20 Ocak 2021’de ABD Başkanı olarak göreve başlayan Joe Biden, çekilmenin 1 Mayıs tarihine yetişmeyeceğini duyurmuş daha sonra ise 11 Eylül’ün yıl dönümüne kadar çekilmenin tamamlanacağını açıklamıştı.

    Başkent Kabil’i kuşatan Taliban, 15 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin ülkeyi terk etmesinin ardından kenti çatışmasız şekilde kontrolüne almıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere Afganistan’dan tahliyeleri tamamladı | Euronews

    İngiltere Afganistan’dan tahliyeleri tamamladı | Euronews


    İngiltere, Afganistan’dan yaptığı tahliyeleri cumartesi akşamı saat 21.25’te Kabil Havalimanı’ndan gerçekleşen son uçuşla tamamladı.

    Savunma Bakanı Ben Wallace, Twitter’dan yaptığı açıklamada, tahliye operasyonunda son uçuşun dün gerçekleştiğini duyurarak, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu gece (28 Ağustos) 21.25’te son Kraliyet Hava Kuvvetleri uçağı Kabil Havalimanı’ndan ayrıldı ve askeri ve Afgan personelin tahliyesine son verildi. 14 gün içinde 165’ten fazla uçuşta 15 binden fazla kişi uçakla taşındı. Silahlı kuvvetlerimizle gurur duymalı, daha iyi bir yaşam için gelenleri ağırlamalı ve geride kalanlara üzülmeliyiz. Onlara olan borcumuz ayrılmamızla bitmiyor. Alınacak çok ders olacak ama son 20 yılda inanılmaz başarıların, cesaretin ve kurulan dostlukların sonsuz örnekleri de var. Hayatını kaybedenleri unutmayacağız.”

    İngiltere’nin Afganistan’daki 20 yıllık askeri varlığı sona erdi

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, tahliye operasyonlarına ilişkin yaptığı açıklamada, 20 yıl önce, 11 Eylül saldırılarının ardından tüm insanlar için daha parlak bir gelecek yaratmak amacıyla ilk İngiliz askerinin Afgan topraklarına ayak bastığını söyleyerek, şunları kaydetti:

    “Son İngiliz askerlerinin ülkeden ayrılması, son 20 yılda feda ettiğimiz her şeyi ve elde ettiğimiz her şeyi derinlemesine düşünmek için bir an. Afganistan’daki angajmanımızın doğası değişmiş olabilir ancak ülke için hedeflerimiz değişmedi. Son 20 yılın kazanımlarını korumak ve Afgan halkına hak ettikleri geleceği vermek için şimdi elimizdeki tüm diplomatik ve insani araçları kullanacağız.”

    Dışişleri Bakanı Dominic Raab da ekiplerin 15 binden fazla kişiyi tahliye etmek için gece gündüz çalıştığını belirterek, “Geri çekilmeden sonra, yerleştirmeye uygun olanları (Afganları) üçüncü ülkeler veya güvenli hale getirilirse Kabil Havalimanı aracılığıyla yerleştirmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

    İngiltere’nin Kabil’deki büyükelçiliği, Afganistan’da diplomatik bir varlık yeniden kurulana kadar geçici olarak Katar’a taşınacak.

    Ülke basınında yer alan haberlere göre, tahliye edilenler arasında, en küçüğü sadece 1 günlük yaklaşık 2 bin 200 çocuk bulunuyor.

    Afganistan’dan yapılan tahliyeler, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana İngiltere’nin en büyük askeri tahliyesi olarak kaydedildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***