Etiket: Sözcü TV

  • Erkan Baş, Kemal Okuyan’ı eleştiriyordu: SZC TV’de yayın sırasında TKP’nin reklamı verildi

    Erkan Baş, Kemal Okuyan’ı eleştiriyordu: SZC TV’de yayın sırasında TKP’nin reklamı verildi



    SZC TV’de Erkan Baş yayındayken TKP reklamı verildi.

    Türkiye İşçi Partisi(TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, dün SZC TV’de gazeteci İpek Özbey’in konuğu oldu.

    Yaklaşan 31 Mart Yerel Seçimleri üzerine açıklamalarda bulunan Erkan Baş, Özbey’in sorularını yanıtladı.

    Baş yayında konuşurken altta TKP’nin reklamı geçti.

    Baş’ın TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın eleştirilerine cevap verdiği sırada, TKP’nin reklamı, “İlkesiz siyasete, kirli pazarlıklara karşı oylar TKP’ye” şeklinde verildi.

    NE OLMUŞTU?

    TKP ve TİP’in mevcut kadroları, 2014 yılına kadar TKP’de bir arada tek bir partide bulunurken ayrışma yaşadı.

    Ayrışmanın ardından 12. Kongre etrafında toplanan Erkan Baş, Metin Çulhaoğlu, Kurtuluş Kılçer, Erkan Kılıç, Can Soyer ve Doğan Ergün, HTKP’yi kurdu.

    Aydemir Güler ve Kemal Okuyan KP’yi (Komünist Parti) kurdu.

    Ayrışma zamanı iki parti arasında ciddi kavgalar yaşandı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • “Ersan Şen’in “Lan” diye hitap ettiği program yayından kaldırıldı” iddiası

    “Ersan Şen’in “Lan” diye hitap ettiği program yayından kaldırıldı” iddiası



    Hukukçu Ersan Şen ile Gazeteci İsmail Saymaz canlı yayında yaşadığı ‘süre’ gerginliği ‘Sokağın Sözü’ programının bitmesine neden oldu.

    Odatv’nin haberine göre, gerilim ardından İsmail Saymaz, kanal yönetimiyle görüşerek programın bitirilmesini istedi. Talebi olumlu değerlendiren kanal yönetimi, programı yayından kaldırdı. Konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

    Sözcü yazarı İsmail Saymaz ile hukukçu Ersan Şen, Sözcü TV’de yayınlanan Sokağın Sözü programında ‘üslup’ krizi yaşamıştı.

    Saymaz AK Parti belediye başkan adaylarını değerlendirirken Ersan Şen, “Bana söz verecek misiniz, yayından çıkayım mı?” diyerek araya girdi.

    Saymaz “Özür dilerim… Hocam bitiyor” derken, moderatör Serap Belovacıklı ise “Hocam size süre verdik, siz istemediniz” yanıtını verdi.

    Ersan Şen ise sinirli bir şekilde “Bir saattir konuşuyorsun İsmail. Tam bir saattir ya. Neyse, konuşun ya, umurumda değil” dedi.

    Moderatör Serap Belovacıklı “Bir reklama gideceğiz hocam, sonra sözü size vereceğim” deyince Şen Saymaz’a tepki gösterdi: “Tamam da İsmail, üç dakikada bitir kardeşim. Bir saat konuşulur mu lan. E insaf ya”

    Bunun üzerine Saymaz, Ersan Şen’e “Hocam sizden rica ediyorum, bir daha benimle böyle konuşmayın. Hürmetin var size. Yaşınıza ve sıfatınıza hürmetim var. Ve size ‘sen’ diye hitap etmeye başlarım. Uslubumu değiştiririm. Uslupsuzluk yaparım. Saygısızlığı sürdürürseniz benden ağır cevap alırsınız” diyerek tepki gösterdi.

    Ersan Şen’in de “Uslubunu değiştir kardeşim” diyerek Saymaz’ın sözünü kesmeye çalışmasının ardından Belovacılıklı”Bir araya gidelim. Aranın ardından devam edeceğiz” dedi ve yayına ara verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sözcü TV’den Fatih Portakal açıklaması: Birbirimize bir söz verdik…

    Sözcü TV’den Fatih Portakal açıklaması: Birbirimize bir söz verdik…



    Sözcü TV’de Ana Haberi sunan gazeteci Fatih Portakal, sezonun son ana haber bülteni ile önceki gün kameralar karşısına geçti ve bir veda konuşması yaptı. Portakal’ın bu çıkışı sonrası sosyal medyada “Sözcü TV’den kovuldu” iddialarını gündeme getirdi.
     

    ‘BİRBİRİMİZE SÖZ VERDİK’

    Sözcü TV Genel Müdürü Alişer Delek, iddialara sosyal medyadan yanıt verdi.

    Delek,  “Bilgi sahibi olmadan fikir üreten değersiz medya analizcileri yüzünden zorunlu açıklama: @fatihportakal ile ilk gün anlaştığımız üzere, Temmuz ve Ağustos aylarında tatile çıktı. (yıllardır yaptığı gibi) Birbirimize söz verdik yeni dönemi tatilden sonra konuşacağız. ‘Fatih Portakal kovuldu’ gibi ne Sözcü ailesine, ne bana ne de @fatihportakal‘a yakışmayan, taraflar için hakaret sayılacak bu ifade nedeniyle açıklama yapmak zorunda kaldım. Habercilere de bir not: Hakkımda, ilgi ve bilgi alanımla ilgili yazarken bir arayıp sorun. Zor değil!” diye yazdı.

    NE OLMUŞTU?

    Sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Portakal, “Bu çekirdek ekiple harika bir 3 ay geçirdim. İlk defa birbirimizi tanıdık ama epey alıştık. Kişilikleri, profesyonellikleri ve dostluklari için çok teşekkür ediyorum. 90 gün içinde bir başarı ortaya koyduysak bunun sebebi ekip ruhuna sahip olmak. Her birinize çok teşekkür ediyorum sağolunuz, varolunuz. Özleyeceğim bu insanlari” ifadelerini kullanmıştı.

    Portakal’ın bu sözleri ‘Sözcü TV’den kovuldu’ iddialarını gündeme getirmişti.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu’ndan canlı yayında ‘kurultay’ ve ‘genel başkanlık’ açıklamaları

    Kılıçdaroğlu’ndan canlı yayında ‘kurultay’ ve ‘genel başkanlık’ açıklamaları


    28 Mayıs’ta gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu sonucunda seçimi Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’a kaybeden, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Sözcü TV canlı yayınına katıldı. 

    Seçimden sonra ilk kez canlı yayına katılan Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle: 

    “NEDEN İSTİFA ETMEDİNİZ?” SORUSUNA YANIT

    “Bugüne kadar yaptığımız çalışmalardan pişmanlık duymuyorum. Türk siyasetinde önemli bir aşama kaydettik. Demokrasiyi destekleyenleri yan yana getirdik. Unutuldu, konuşulmuyor. İktidar olduğumuzda ne yapacağımızı konuştuk, bir mutabakat hazırladık. Toplumun her kesimi ile diyalog kurduk. Biz kazanacağımıza inanıyorduk. Altı lider ve iki büyükşehir belediye başkanı ile birlikte alanlara çıktık. Medyada kazanacağımıza inandı. Beklediğimiz olmadı. Siz de beklediğimizi olmamasını bizim üzerimde bir üzüntüye yol açtığını kabul edersiniz. CHP sıradan bir parti değil. CHP, kökleri Kuvayi Milliye uzanan bir partidir. En zor sınavları verenler CHP Genel Başkanları’dır ve asla geri adım atmamışlardır. O akşam oturup konuştuk. Nasıl bir yol yöntem izleyelim diye? Önce PM ve MYK’yı topladık. Grubumuzu topladık. Sonrada oturduk şu karara vardık: Eleştirileri aldık, baktık. Kurultay kararını aldık. Yetkiyi yine partililerimize bıraktık.

    Bu ülkenin yarısı demokrasiden yana oy kullandı. Bu Türkiye Cumhuriyeti için son derece önemli bir sonuçtur. Evet kazanamadık ama bizim umutlu tutan bu sonuç oldu. 

    KURULTAY NE ZAMAN OLACAK? YENİDEN ADAY OLACAK MI?

    Kurultay, yerel seçimlerden önce bir an önce yapılmalı. CHP Genel Başkanları için adaylık önce gelmez. İlk önceliğimiz ülkemiz, sonra partimizdir. Sonra Genel Başkanlık gelir. Aday olup olmamamın bir önemi yok. Ben adayım demem. Genel başkan seçimli bir kurultay olacak. Ben bugüne kadar hiç çıkıp ben adayım demedim. Bu partinin yetkili organları karar verecektir. Bu parti bir kişinin partisi değildir. Bu partide herkes gelip genel başkanlığına aday olabilir. 

    Ben el veririm. Birisi çıkar delegeleri ziyaret eder, kendisini anlatır, kazanır. Kişiye endeksli bir siyaset CHP’ye uygun değildir. 

    SEÇİM NEDEN KAYBEDİLDİ?

    ‘Biz nerede kaybettik?’ bu soruya yanıt verilmesi lazım, bunu da değerlendirdik. CHP kırsalda yeteri kadar etki gösteremedi. 3 milyonluk fark, 1-2-3 tane sandık kurulan yerlerde oluştu. Buralara daha fazla gidilebilirdi. Kentlerde oturanların tamamı demokrasiden yana oy kullanmış. Ortaya çıkan tablonun ağır yenilgi olarak görülmesini doğru bulmam.

    Yüzde 42’den yüzde 36’ya düştü AKP. Beklediğimiz ölçüden bir kayıp olmadı. Ben bir kaybetmemize gerekçe bulmaya çalışmıyorum. Kırsaldaki yurttaşların ekonomik krizden etkilenmemesinin nedenini de açıkladık. Deprem bölgesinde de şaşırdık, oraya giden ilk benim. Ama sonuçta halk orayı tercih etti. Dönüp yeniden kendimizi sorgulamalıyız. Birden fazla nedeni var: Dağıtılan paralar var.

    Erdoğan ilk kez bir seçimi kaybetti. İlk turda seçimi kazanamadı. 

    CHP’NİN SEÇİM GÜVENLİĞİNDE ZAAF MI VARDI?

    Bu seçime sandık açısından CHP kadar hazırlık yapan ikinci bir parti bulamazsınız. İttifak yaptığımız partiler dahil. Onlar da çalıştı ama başat rol bizdeydi. 1.5 yıl bununla uğraştık. Tutanaklar da geldi. İlk turda sorunlar çıktı. Bilgisayar sisteminde modeller açısından uyumsuzluk çıktı. Yoksa tutanaklar var bizde. İkinci turda da bütün tutanaklar elimize geldi. Geçen seçimlerde biz Şanlıurfa’nın bazı ilçelerine giremedik. Bize sıfır oy çıkan yerlere milletvekillerimizi gönderdik, darp edildi. Bizim görevlendirdiklerimizden kaç kişinin sandığa gitmediğini tespit edeceğiz.

    “BAYRAĞI TESLİM ALANLAR İLERİYE TAŞIYACAKTIR”

    Bu bir demokrasi yarışıdır. Biz çıtamızı yükselttik. Biz kutuplaşmayı azalttık. Biz pek çok sorunun çözülmesine yardımcı olduk. Bundan sonraki süreç, bayrağı teslim alanlar daha ileri taşıyacaktır. Herkes değişecek, hiç kimse kazığı çakacak hali yok. CHP diğer partiler gibi değildir. Ben eleştiren hiç bir arkadaşımın sözünü kesmem. 

    Tüzükten rahatsızım. Tüzük kurultayında aktif ve pasif üye diye ayıralım üyelerimizi. Kurultaya bunu kabul ettiremedim. Kurultay reddettiği için ön seçim her zaman sağlıklı bir seçim olmuyor. Bakıyoruz İl Başkanı gitmiş, bütün akrabalarını üye kaydetmiş. Bu uygulamayı kurultayda geçireceğiz.

    ADAY OLMANIZ HATA DEĞİL Mİ?

    Ben hiç bir zaman ben aday olacağım demedim. Adaylığın alt yapısı şöyle oluştu: 1 yıldır çalışıyoruz, 1 yıldır birbirimizi tanıyoruz. Yeni gelecek birinin aday olması birbirini tanımadıkları için istenmedi. “

    4 PARTİNİN CHP LİSTELERİNDEN SEÇİLEN MİLLETVEKİLLERİ

    (Toplam oyları yüzde 2’yi geçmeyen partilerin 38 milletvekili çıkarmasını sağladınız. Sizin bu partileri desteklemenizin cumhurbaşkanı adaylığını desteklemeleri için ikram olarak kabul ediliyor. Ne düşünüyorsunuz?) 

    Yüzde 1 bile olsa o toplumsal birlikte olmalıdır. Milletvekili verdik evet ve ben şimdi onların parlamentoda grup kurmalarını istiyorum. Demokrasi açısından bu zorunluydu.

    Bazı yerlerde biz İYİ Parti logosuyla girdik. Bazı yerlerde de İYİ Parti bizim listelerimizde girdi. Bunu hesap etmek mümkün değil. Oyumuzu kaybetmedik, bir parça attı ama yeterli değil. Oyumuzun atmama nedenlerini konuşuyoruz.

    İMAMOĞLU’NUN DEĞİŞİM ÇAĞRISI

    Gayet güzel bir çağrı, değişim çağrısı. Siz değişim talebinde bulunuyorsunuz gayet güzel, bu değişim olacak zaten. Partilerin kendi kurultaylarını yapmaları, başkanlık divanlarını seçmeleri, PM’yi seçmeleri, bunlar hayatın değişiminin bir gereğidir. “

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***