Etiket: Soruşturma

  • Saadet zincirinin ilk halkası teslim oldu: Çiftlik Bank soruşturmasında neler yaşandı?

    Saadet zincirinin ilk halkası teslim oldu: Çiftlik Bank soruşturmasında neler yaşandı?


    Çiftlik Bank davasında binlerce kişiyi dolandırarak saadet zinciri kurmakla suçlanan firari sanık Mehmet Aydın Türkiye’ye getiriliyor.

    Hakkındaki iddialar sonrası Uruguay’a kaçan Çiftlik Bank’ın sahibi Mehmet Aydın, Brezilya’da Türkiye’ye teslim oldu.

    “Tosuncuk” lakaplı Aydın, INTERPOL tarafından kırmızı bültenle aranıyordu.

    Uçaktan indiğinde gözaltına alınacağı bildirilen Aydın hakkındaki ilk işlem Gaziosmanpaşa Adliyesi ek binası olarak hizmet veren İstanbul Havalimanı Adliyesinde yapılacak. Aydın daha sonra sorgulanmak üzere İstanbul Anadolu Başsavcılığına gönderilecek.

    Mehmet Aydın hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bursa ve Geyve Cumhuriyet Başsavcılığında devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyaları bulunuyor. Aydın hakkında ilk kırmızı bülten 19 Mart 2018’de yakalama kararına istinaden çıkarılmıştı.

    Kamuoyunda “Çiftlik Bank” olarak bilinen sistemin kurucusu ve 2 yıldan fazla süredir firari olan Mehmet Aydın, 3 bin 762 kişinin mağdur olduğu davada 22 bin 580 yıldan 75 bin 260 yıla kadar hapisle yargılanıyor.

    ‘Çiftlik Bank davası’nda neler yaşandı?

    2016 yılında Mehmet Aydın tarafından kurulan Çiftlik Bank isimli sanal oyunda, 132 bin kişi tarafından 1 milyar 139 milyon lira toplandı.

    Mağdurların şikayeti üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın “Çiftlik Bank” olarak bilinen sisteme ilişkin başlattığı incelemede piramit satış sisteminin kurulduğunu tespit etmesiyle soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etti.

    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonunda 7’si firari, 11’i tutuklu 48 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.

    Aralarında firari Mehmet Aydın’ın da bulunduğu 18 sanık hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçundan ikişer yıldan altışar yıla, “bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçundan 3 bin 762 kez üçer yıldan onar yıla, “ticari şirketlerin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçundan yine 3 bin 762 kez üçer yıldan onar yıla, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan da altışar yıldan 14’er yıla kadar hapis cezası istenen iddianame gönderildiği Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

    Sistem nasıl işliyordu?

    Çiftlik Bank olarak bilinen oyunda kullanıcılar 365 gün yaşayacak sanal çiftlik hayvanları satın alıyor, bu hayvanlar için depo ve yem masrafı ödemesi yapıyorlardı. Çiftlik Bank, sanal olarak satın alınan hayvanların gerçekte de Türkiye içerisindeki çeşitli tesislerinde yetiştirilmeye başlandığını iddia ediyordu. Bu çiftliklerde yetiştirilen hayvanlardan elde edildiği iddia edilen ürünler Çiftlik Bank marketlerinde satılmaya başlamıştı.

    Kullanıcıların satın aldığı hayvanlardan elde edilen et ve süt gibi gelirleri ile de geri ödeme yapılıyor ve yatırımcılara 1 yıl içinde yüzde 100 kar vaadediliyordu.

    Çiftlik Bank hakkında 2017 yılı sonunda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından ‘Saadet zinciri’ kurdukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştu.

    SPK raporunda, Çiftlik Bank tarafından 62 bin 877 kişiye 398,3 milyon TL ödeme yapıldığı kalan 113,4 milyon TL’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) kurulan Fame Game isimli şirkete aktarıldığı, oradan da Mehmet Aydın’ın şahsi hesaplarına transfer edildiği belirtilmişti.

    SPK’nın suç duyurusunun ardından Çiftlik Bank, ‘saadet zinciri’ olmadığını kanıtlamak için 2018 yılı başlarında üye alımını durdurduğunu açıklamıştı.

    Ödemelerde yaşanan aksamaların ardından Çiftlik Bank üyeleri suç duyurusunda bulunmuş ve bazı Çiftlik Bank tesisleri üyeler tarafından basılmıştı.

    “Saadet zinciri” ve “piramit şeması” olarak da adlandırılan piramit satış sisteminin kurulması, yayılması ve tavsiye edilmesi Türkiye’de Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 80. maddesine göre 2013 yılında yasaklanmıştı.

  • Apple, Trump döneminde Kongre üyeleriyle ilgili veri toplanmasının ardından kurallarını sıkılaştırdı

    Apple, Trump döneminde Kongre üyeleriyle ilgili veri toplanmasının ardından kurallarını sıkılaştırdı


    Apple Inc, ABD Adalet Bakanlığı’nın Donald Trump’ın başkanlığı sırasında Demokrat milletvekilleri hakkında veri toplamak için mahkemeye celp vermesinin ardından, yasal taleplere yanıt verme konusundaki bazı kurallarını sıkılaştırdığını duyurdu.

    Apple, son zamanlarda yasal talep başına e-posta adresleri veya telefon numaraları gibi 25 tanımlayıcı sınır belirlediğini söyledi.

    California merkezli şirket Cupertino, Şubat 2018’de Adalet Bakanlığı’ndan 73 telefon numarası ve 36 e-posta adresinden oluşan 109 tanımlayıcı hakkında bilgi almak için bir mahkeme celbi aldığını, ancak e-posta ve resim gibi içerikleri savcılara açıklamadığını kaydetti.

    New York Times gazetesi, federal savcıların, Trump’ın ortakları ile Rusya arasındaki temaslar hakkında medya haberlerinin arkasındaki kaynakları araştıran bir soruşturmanın parçası olarak Apple ve diğer şirketleri mahkemeye çağırdığını yazdı.

    Gazetenin haberine göre, soruşturma Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’ndeki en az iki Demokrat, yardımcısı ve aile üyelerini hedef aldı.

    Adresler, e-posta adresleri, telefon numaraları gibi temel “hesap abone bilgilerini” ve ayrıca bağlantı günlükleri ile IP adresleri yayınlayan Apple, herhangi bir türden mesajın kime veya ne zaman gönderildiğini gösteren veri sağlamadığını kaydetti.

    Adalet Bakanlığı soruşturma başlattı

    Adalet Bakanlığı’nın dahili gözlemcisi cuma günü yaptığı açıklamada, federal savcıların Apple’dan Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’ndeki iki California milletvekili, çalışanları ve aile üyeleriyle ilgili kayıtları almak için gizli mahkeme celbi kullanmalarına ilişkin bir soruşturma başlattığını duyurdu.

    Üst düzey Demokrat senatörler, Adalet Bakanlığı genel müfettişine, Trump’ın başsavcılarının neden böyle bir soruşturma adımı attığı konusunda ifade vermesi çağrısında bulunmuştu.

    İletişim verileri toplanan Kongre üyelerinden California eyaletinden Demokrat Partili Temsilciler Meclisi Üyesi Adam Schiff, Trump’a en çok muhalefet eden siyasetçilerden biri olarak biliniyor.

    Verilerin toplandığı dönemde Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu’nun kıdemli üyesi olan Schiff, şu anda aynı komisyonun başkanlığı görevini yürütüyor.

  • MHP lideri Bahçeli, Ahmet Şık’ı hedef aldı: Yeri Meclis değil demir parmaklıklardır

    MHP lideri Bahçeli, Ahmet Şık’ı hedef aldı: Yeri Meclis değil demir parmaklıklardır


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hakkında soruşturma başlatılan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık’ı hedef alarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti katil olsaydı bugün bulunduğun yer Türkiye Büyük Millet Meclisi değil mezarlık olurdu” dedi.

    Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Şık’ın “Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor” sözlerini sert şekilde eleştirdi.

    Bahçeli, “TİP’li bir milletvekilinin ‘Bu devlet katil bu devleti yıkmamız gerekiyor’ iftiraları karşısında ne yapacağız. Bu hainin dokunulmazlığını kaldırıp adalete teslim etmeyecek miyiz? Düşünebiliyor musunuz böyle bir alçak TBMM’de bizimle aynı havayı teneffüs ediyor. Devlete katıl diyen bu soysuz devletin her imkanından istifade ediyor, Hazinesi’nden maaşını alıyor. HDP’lilerin fütursuzluğundan cesaret alan bu suçlu bilmelidir ki TC devleti katil olsaydı bugün bulunduğun yer TBMM değil mezarlık olurdu. Bunlara musaba gösteremeyiz bu aşağılık tiplere tahammül edemeyiz.” diye konuştu.

    HDP’nin kapatılması talebi

    MHP liderinin hedefinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) de vardı. Bahçeli HDP’nin kapatılması talebine ilişkin şunları söyledi:

    “HDP’nin kapatılma süreci ile bölücü milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarının görüşülmesi savsamaktadır. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesi tarafından iade edilen, HDP’nin kapatılmasını esas alan iddianamenin eksikliklerini gidererek beklenen davayı dün tekrar açmıştır.”

    “HDP’nin eylemleri devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne ve insan haklarına aykırı bulunmuştur. Bu partinin hemen hemen tüm organları, üyeleri ve teşkilatları vasıtasıyla suç işlediği, işlenmesini tahrik ve teşvik ettiği somut delillerle belirtilmiştir.”

    “Bundan sonra bütün gözler AYM’ye çevrilecektir. Bu mahkemenin iddianameyi ikinci kez iade seçeceği kalmamıştır… Bu karanlık sayfa bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır”.

    Ahmet Şık ne demişti?

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık hakkında katıldığı iki ayrı programdaki ifadeleri nedeniyle soruşturma başlattı.

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Şık’ın katıldığı bir yayında “Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor, evet Türkiye Cumhuriyeti devleti bir katil devlettir.” ifadelerini kullandığı belirtilmişti.

  • Atilla Peker’in iddiası üzerine gazeteci Kutlu Adalı cinayetine ilişkin soruşturma başlatıldı

    Atilla Peker’in iddiası üzerine gazeteci Kutlu Adalı cinayetine ilişkin soruşturma başlatıldı


    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, organize suç örgütü lideri olma ve çete kurma suçlamasıyla hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’in “Gazeteci Kutlu Adalı’nın Kıbrıs’ta öldürülmesi” olayına ilişkin iddialarıyla ilgili soruşturma başlattı.

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Atilla Peker adlı şahsın Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği ‘Gazeteci Kutlu Adalı’nın Kıbrıs’ta öldürülmesi’ olayına ilişkin çeşitli iddialar içeren dilekçesinin teslim alınması ve yapılan ilk değerlendirme sonucu iddiaya konu suçlarla ilgili Türk adli makamlarının soruşturma ve kovuşturma yapmasının Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca olanaklı olduğu kanaatine varılması üzerine, dilekçe içeriğinde bahsi geçen suç iddialarıyla ilgili derhal soruşturma başlatılmıştır.

    Soruşturma kapsamında cinayet olayının gerçekleştiği KKTC adli makamlarından ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin temin edilmesi amacıyla gereken yazışmaların yapılması ve yine ülkemiz dahilinde bulunan muhtemel delillerin temini ile dilekçe sahibinin ayrıntılı beyanının alınması için çalışmalara başlanmıştır.”

    Sedat Peker, Kutlu Adalı suikastı hakkında ne dedi ?

    Sedat Peker, son açıklamalarında gazeteci Kutlu Adalı cinayetlerine ilişkin olarak eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve eski MİT’çi Korkut Eken’i hedef gösterdi.

    Peker, Adalı cinayeti için Eken’in o dönem kendisini aradığını belirterek, bu cinayet için kendisinin kardeşi Atilla Peker’i önerdiğini iddia etti.

    Peker, “Biz o zaman Mehmet Ağar, Korkut Eken hep beraberiz… Genciz, vatanseveriz… Bana genelde iş adamlarını yönlendiriyorlar, faili meçhullerden ziyade. Onları da anlatacağım. Bana dedi ki, “Kıbrıs’ta bir adam var, Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor.” İki profesyonel dedi… Dedim sana öz kardeşimi vereceğim, Atilla Peker’i. Uzmandır, sokaklarda yetişmiştir. Biletlerden bakabilirler. Yüce Allah o insanın kanını bize nasip etmedi. Onlara bağlı başka bir ekip öldürmüş. Karşılaştık Korkut abiyle, “Halloldu o iş” dedi” diyerek iddialarını sıraladı.

    Atilla Peker: “Adalı bana dağlarda gezen PKK’lı terörist gibi anlatılmıştı”

    Özel Harekatçı Korkut Eken’le birlikte 1996 yılında gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmek için Kıbrıs’a gittiklerini anlatan Atilla Peker, o zaman Kutlu Adalı’yı öldürmek için adaya gittiklerinden haberi olmadığını belirterek “Kutlu Adalı bana dağlarda gezen PKK’lı terörist gibi anlatılmıştı” dedi.

    Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e açıklamalarda bulunan Atilla Peker, “Devlete hizmet ettiğimizi sanırken meğer kullanılıyorduk. Korkut Eken’in de bu şekilde kullanıldığını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

  • Organize suç örgütü lideri olarak aranan Sedat Peker hakkında yakalama kararı çıkarıldı

    Organize suç örgütü lideri olarak aranan Sedat Peker hakkında yakalama kararı çıkarıldı


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine organize suç örgütü lideri olarak aranan Sedat Peker hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şüpheli Peker hakkında, 2021/100993 numaralı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü belirtilerek, “Şüpheli Reis Sedat Peker’in yurt dışında firari olması sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığımızın talebi doğrultusunda, Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Mayıs 2021 tarih ve 2021/6114 Değişik İş sayılı kararıyla yakalanmasına karar verilerek, hakkında yakalama emri düzenlenmiştir.” bilgisine yer verildi.

    AA: “Peker’e koruma polisi tahsisinde FETÖ izi tespit edildi”

    Öte yandan Anadolu Ajansı, ‘Peker’e tahsis edilen korumalara yönelik kararlarla ilgili süreçte FETÖ’nün İstanbul Emniyeti yapılanmasının etkili olduğu’ yönünde bir haber yayımladı. AA, Peker’e koruma polisi verilmesi kararlarının yer aldığı evrakın fotoğrafını yayınladı.

    Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı da organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker hakkında, “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağıladığı” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

  • Ekrem İmamoğlu’na ‘dezenfektan alımı’ ile ilgili ön inceleme

    Ekrem İmamoğlu’na ‘dezenfektan alımı’ ile ilgili ön inceleme


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin dezenfektan alımında ‘devletin zarara uğratıldığı’ iddiasıyla İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında ön inceleme başlatıldığı ortaya çıktı.

    Ön inceleme, 19 Mart 2020 tarihinde NHP İlaç Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin yaptığı 15 bin litre dezenfektan alımıyla ilgili.

    Dezenfektan alımıyla ilgili açılan ön incelemede İmamoğlu’nun savunmasının istendiğini Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk duyurdu. İmamoğlu’nun danışmanları, euronews’e söz konusu alımla ilgili ön inceleme açıldığını doğruladı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında geçen yıl katıldığı bir törende, Fatih Sultan Mehmet’e ait türbenin önünde ellerini arkaya bağladığı için hakkında inceleme başlatıldığı ortaya çıkmıştı.

    Ancak İçişleri Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “görevden uzaklaştırılan HDP’li belediye başkanlarını ziyaret ederek suçluyu övdüğü ve Fatih Sultan Mehmet’in türbesine saygısızlık yaptığı” iddialarıyla ilgili soruşturma izni vermedi.

    İBB’den açıklama: Belediye başkanlarının ihale iş ve işlemleri görevi yoktur

    Başkan İmamoğlu, kendisine 30 Nisan 2021’de tebliğ edilen ön inceleme soruşturmasını yürüten müfettişlere, savunmasını, 3 Mayıs 2021’de ulaştırdı.

    Belediye başkanlarının mali yönetim sisteminde, “harcama ve ihale yetkilisi” sıfatını taşımadığını belirten İmamoğlu, müfettişlere sunduğu savunma dilekçesinde, “Harcama ve ihale yetkililerinin tanımı, görev yetki ve sorumlulukları, genel hüküm olarak ‘5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’ ile ‘4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda, özel hüküm olarak da ‘5393 sayılı Belediye Kanunu’nda düzenlenmiştir” beyanında bulundu. Söz konusu kanunların ilgili kanunlarına atıf yapılan dilekçede, şu ifadeler kullanıldı:

    kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan birim, ‘harcama birimi’ olarak tanımlanmıştır. Kanun’un 31’inci maddesinde, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin, ‘harcama yetkilisi’ olduğu ifade edilmiş, 32’nci maddesinde ise; bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin, harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarında da hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgilerin yer alacağı, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu kanun çerçevesinde yapmaları gereken işlemlerden harcama yetkililerinin sorumlu oldukları belirtilmiştir. 5018 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesinde de giderin gerçekleştirilmesinin, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin, harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesi ile tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır.”

    “Harcama yetkilisi, birimin yöneticisidir”

    5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca, bütçeden yapılacak harcamalarda sürecin, harcama talimatı ile başlayıp, hak sahibine ödeme yapılması ile son bulduğu bilgisinin paylaşıldığı dilekçede, “5018 sayılı Kanun’da, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda da ‘harcama yetkilisi’ ön plana çıkmaktadır. Kanunda harcama yetkilisinin, bütçeyle ödenek tahsis edilen her harcama biriminin en üst yöneticisi olarak tanımlanması, idari açıdan üst yöneticilere; hukuka uygunluk açısından da yetkili kılınmış mercilere hesap vermekle sorumlu olduğunu göstermektedir” denildi. 5018 sayılı Kanun’daki “harcama yetkilisi” ifadesiyle, bir program sorumlusuna ve statü hukukunda tanımlanan daire/birim amirine işaret edildiğine vurgu yapılan dilekçede, “Bu hükümler karşısında, bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisidir” ifadeleri kullanıldı.

    “Belediye başkanlarının harcama yetkilisi değil”

    “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu” ile “5393 sayılı Belediye Kanunu”nda düzenlenen “harcama yetkilisİ”, “harcama yetkisi” ve “harcama talimatı” kavramlarının, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’ndaki “ihale yetkilisi” ve “yetkisi”ni de kapsadığının vurgulandığı dilekçede, şu vurgular yapıldı:

    “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki işlerde, ihale yetkilisi sıfatının, belediye başkanları tarafından kullanılma imkanının kalmadığı, dolayısıyla ihale yetkilisi sıfatının da harcama yetkilileri tarafından kullanıldığı, 01.01.2005 tarihinden sonra belediye başkanlarının harcama yetkilisi, 01.01.2003 tarihinden sonra da ihale yetkilisi olmadıkları, bu yetkilerin ve sorumlulukların belediyelerde birim amirlerine verildiği, hususları nazara alındığında, belediye başkanlarının ihale iş ve işlemleriyle ilgili konularda her hangi bir görevi bulunmamaktadır.”

  • Microsoft, Bill Gates’in bir çalışanı ile olan ‘romantik ilişkisini’ araştırıyor

    Microsoft, Bill Gates’in bir çalışanı ile olan ‘romantik ilişkisini’ araştırıyor


    ABD merkezli teknoloji devi Microsoft yönetim kurulu, şirketin kurucusu Bill Gates’in, bundan 20 yıl önce bir Microsoft çalışanı kadınla yaşadığı ‘romantik ilişkiyi’ araştırıyor.

    Milyarder iş insanı, 2020’de kendi kurduğu ve CEO’luk yaptığı şirketin yönetim kurulundan ayrılmıştı.

    İddiayı ortaya atan Wall Street Journal gazetesinin yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, “Microsoft yönetim kurulu üyeleri, bir kadın çalışanıyla daha önceki romantik ilişkisine yönelik yürütülen ve uygunsuz kabul edilen inceleme kapsamında örnek olması açısından 2020’de Bill Gates’in yönetim kurulundan istifa etmesi gerektiğine karar verdiler.” ifadelerine yer verdi.

    Gates’in sözcüsü ise WSJ’a verdiği demeçte, “Bu yaklaşık 20 yıl önce dostane bir şekilde sona eren bir ilişkiydi.” dedi.

    Sözcüye göre Gates, sıtma ve açlık gibi küresel sorunları çözmeyi amaçlayan sivil toplum kuruluşu Bill ve Melinda Gates Vakfı’na daha fazla odaklanmak için Microsoft’tan ayrıldı.

    Habere göre olay, Microsoft çalışanı bir kadının yazdığı mektupta, Bill Gates ile yıllar süren seks ilişkisi olduğunu yazmasının ardından patlak verdi.

    Söz konusu durumu araştırmak için 2019’da bağımsız bir hukuk firmasıyla anlaşıldı.

    Microsoft’un konuyla ilgili AP’ye gönderdiği e-mailde, ‘alınan mektupta, söz konusu ilişkinin 2000’de yaşandığına atıfta bulunulurken, yönetim kurulu içerisinde oluşturulan bir komitenin geniş kapsamlı soruşturma yürütülmesi için bağımsız bir hukuk firmasıyla anlaştığı ve soruşturma sürerken Gates’in yönetim kurulundan istifa ettiği belirtildi.

    Ayrıca bu süre zarfında mektubu yazan kadın çalışana kapsamlı destek sağlandığı dile getirildi.

    Bill Gates ve eşi Melinda Gates, ay başında yaptıkları açıklama ile 27 yıllık evliliklerini sonlandırma kararı almışlardı.

    New York Times gazetesi de pazar günkü bir haberinde, Bill Gates’in iş ortamında şüpheli yaklaşım sergileyen bir tutum geliştirdiğini yazdı.

    NYT, Gates’in en az birkaç kez Microsoft ve Bill ve Melinda Gates Vakfı’nda kendisi için çalışan kadınlara teklifte bulunduğunu aktardı. Gazete, söz konusu durumlarla ilgili doğrudan konuyla ilgili kişilere atıfta bulundu.

  • Katar Maliye Bakanı Ali Şerif el-İmadi, ‘yolsuzluk’ suçlamasıyla gözaltına alındı

    Katar Maliye Bakanı Ali Şerif el-İmadi, ‘yolsuzluk’ suçlamasıyla gözaltına alındı


    Katar Maliye Bakanı Ali Şerif el-İmadi, ‘yolsuzluk’ suçlamasıyla gözaltına alındı.

    İmadi’ye “kamu malına zarar verilmesi ve görevin kötüye kullanılması” gibi suçlamaların yöneltildiği belirtildi.

    Katar’da 2013’ten bu yana Maliye Bakanı olan İmadi, aynı zamanda Katar Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı ve Katar Ulusal Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olarak da görev yapıyordu.

    Katar’daki yolsuzluk vakalarında daha önce üst düzey tutuklamalar olsa da, resmi kaynaklar İmadi’nin Emir Şeyh Tamim bin Hamad Al-Tani’nin mevcut yönetimi altında bu tür iddialarla karşılaşan en yüksek profilli kişi olduğunu söylüyor.

    AFP’ye konuşan Katar merkezli bir diplomat, “gözaltının beklenmedik olduğunu” belirterek, yönetimin yolsuzluk ve gücün kötüye kullanılmasını engellemesini görmek her zaman iyidir” dedi.

    Doha merkezli bir başka diplomat da: “Bu gerçekten harika, Katar’ın yolsuzluğu ciddiye aldığını gösteriyor. Bu, hukukun üstünlüğü imajını oluşturmaya yardımcı oluyor” diye konuştu.

    Gaz zengini Katar, çoğu yabancı olan 2,8 milyon nüfusuyla en küçük Arap ülkelerinden biri.

  • İmamoğlu’nun ifadesinden: Suç tipi yasada bulunmuyor, ön inceleme başlatılamaz

    İmamoğlu’nun ifadesinden: Suç tipi yasada bulunmuyor, ön inceleme başlatılamaz


    Fatih Sultan Mehmet Türbesi’nde ‘ellerini arkada bağladığı’ ve HDP’li belediye başkanlarını ziyaret ettiği için ifadesi istenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisine isnat edilen ‘suçun’ yasada yer almadığını bu yüzden ‘ön inceleme’ yapılamayacağını söylediği ortaya çıktı.

    Sözcü yazarı Saygı Öztürk, söz konusu olayla ilgili hakkında inceleme başlatılan İBB Başkanı İmamoğlu’nun Mülkiye Başmüfettişi’ne verdiği yazılı ifadeyi yayımladı.

    Ekrem İmamoğlu’nun verdiği ifadede “Öncelikle belirtmeliyim ki, ‘Fatih Sultan Mehmet’e ait türbe’ dedikleri yerin Fatih Camii haziresinde bulunan ‘Gülbahar Hatun’ türbesinin önü olduğundan bile bihaber bu müfteri, aziz hatırasını ve emanetini korumak üzere iki yıllık İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığım süresince yaptıklarım ortadayken, Fatih Sultan Mehmet Han’a saygısızlık edebileceğimi; Gülbahar Hatun’a ya da bu dünyadan göç etmiş herhangi tarihi şahsiyete ait bir türbeye ya da hatıraya karşı özensiz olabileceğimi ima edebilecek kadar izandan yoksun birisidir. Bu nedenlerle Yüce Han’ın fethettiği, bir çağın kapanmasına yeni bir çağın başlamasına vesile olan dünya kenti İstanbul’un seçilmiş bir belediye başkanı olarak bu yakıştırmayı şiddetle reddediyorum, iftira atanı da kınıyorum.” dedi.

    “Bu suç tipi yasada bulunmuyor”

    İmamoğlu’nun yazılı açıklamasında şu ifadeler yer aldı

    • “Fatih Sultan Mehmet’e ait türbede ellerin arkada bağlı bir şekilde gezinmek suretiyle saygısızlık yapmak’ diye bir suç tipi ceza yasasında bulunmuyor. Eller arkada bağlı gezmenin bir suça temas etmesi için bu yönde bir kastın ya da en azından bir ihmalin/kusurun mevcudiyetinin bulunması gerekir. Ancak herhangi bir insandan sadır olan insanın doğal hareketi, anlık refleksi ile elleri arkaya bağlayarak gezinmede bir suça yapışacak şekilde bir iradi hareket olduğunu hukuk sistemi kabul etmez. Aksi halde devreye insanın iç dünyası ile ilgilenme, insanın düşüncesini sorgulama girer ki ceza hukuku böyle bir sorgulamaya izin vermez. Ceza hukuku maddi ve kesin deliller üzerinden yürür. Ceza hukuku sisteminde ‘niyet okuma’ yasaktır.
    • İddia edilen eylem TCK anlamında suç oluştursa bile bu eylem görevden kaynaklanan ya da görev sebebiyle işlenen bir eylem olmadığı için ön inceleme yapılması mümkün değildir.
    • Belediye başkanlarının görevleri arasında tarihi kişilerin adını taşıyan yerleri ziyaret etmek gibi bir görevi bulunmamaktadır. Bu nedenle konunun soruşturma yapılacak ise bunun ancak genel hükümlere göre yapılması gerekmektedir.”
  • İBB: Ekrem İmamoğlu’na türbe önünde ellerini arkaya bağladığı için soruşturma açıldı

    İBB: Ekrem İmamoğlu’na türbe önünde ellerini arkaya bağladığı için soruşturma açıldı


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında geçen yıl katıldığı bir törende, Fatih Sultan Mehmet’e ait türbenin önünde ellerini arkaya bağladığı için hakkında soruşturma başlatıldığı öne sürüldü.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun iddianın doğru olduğunu duyurdu.

    Ongun, sosyal medyadaki açıklamasında, “Cumhuriyet Gazetesi’nde Barış Pehlivan imzalı köşe yazısında belirtilen bilgiler ne yazık ki doğrudur. Niyet okuma odaklı, izandan yoksun yeni bir soruşturma hazırlığı için Başkanımızın ifadesi istenmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet gazetesinden Barış Pehlivan, “İmamoğlu’nun Suçlanan Elleri” başlıklı köşe yazısında geçen yıl yaşanan olaya değindi.

    Pehlivan, “İmamoğlu’nun o türbenin dışında yürürken ellerini arkasından bağlaması İçişleri Bakanlığını harekete geçirdi. İnsan inanmakta zorlanıyor ama bakanlığın onayıyla Mülkiye Başmüfettişi görevlendirildi. Ve geçen hafta Ekrem İmamoğlu’nun ifadesi istendi” diye yazdı.

    Habere göre gerekçede “2020 yılında gerçekleştirilen bir program kapsamında ziyaret ettiğiniz Fatih Sultan Mehmet’e ait türbede elleriniz arkanızda bağlı bir şekilde gezinmek suretiyle saygısızlık yaptığınız iddiası…” ifadeleri kullanıldı.

    İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Çataklı doğruladı

    İçişleri Bakan Sözcüsü İsmail Çataklı, İstanbul Belediyesi Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu hakkında İstanbul başsavcılığının soruşturma başlatıldığını doğruladı. Çataklı, bugünkü basın toplantısında, soruşturmayla ilgili yaptığı konuşmada: “İmamoğlu’yla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir işlemi bu. İstanbul Başsavcılığı bir talepte bulunmuş, sayın İmamoğlu’nun HDP’li belediye başkanlarını ziyaret ederek suçluyu övdüğü, yine ziyaret ettiği belediye başkanlarını ve anılan partiyi destekleyerek, teröre olan yardımlarını bunların desteklediği… Üçüncü konu bir ziyareti esnasında Fatih Sultan Mehmet’e ait türbeye saygısızlık yaptığı iddiaları ilgili. Bu iddialar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bir işlem var. Bize gönderildi. dolayısıyla her cumhuriyet başsavcılığından gelen işlemlere nasıl rutin olarak yapmamız gerekenler varsa bu süreçte yürüyor.” dedi.