Etiket: Soruşturma

  • İçişleri Bakanlığı, Turgut Altınok hakkında soruşturma başlattı: Seçim araçlarının yakıtı belediyeden karşılanmış!

    İçişleri Bakanlığı, Turgut Altınok hakkında soruşturma başlattı: Seçim araçlarının yakıtı belediyeden karşılanmış!


    İçişleri Bakanlığı, Keçiören Belediye Başkanı iken AKP’nin Ankara Büyükşehir adayı olan Turgut Altınok hakkında soruşturma başlattı. Altınok’un seçim araçlarının yakıtının belediyeden karşılandığı ortaya çıktı.


    İçişleri Bakanlığı, Keçiören Belediye Başkanı iken 31 Mart 2024 yerel seçiminde AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Turgut Altınok dönemindeki bazı işlemlerle ilgili soruşturma başlattı.

    T24 yazarı Tolga Şardan, Altınok’un yerel seçim çalışmalarında kullandığı AKP’ye ait araçların akaryakıtının belediyeden karşılandığının belirlendiğini aktardı.

    BİR MÜDÜR AÇIĞA ALINDI

    İçişleri Bakanlığı müfettişi, belediyenin Temizlik ve Ulaştırma Müdürü S.K.’yi açığa aldı. Altınok dönemindeki tanıtım ve medya faaliyetlerinin incelemeye alındığını belirten Tolga Şardan’ın konuya ilişkin yazısının bir bölümü şöyle:

    “CHP’den aday olan Mesut Özarslan, belki de sürpriz sayılacak bir sonuçla ilçenin yeni belediye başkanı seçildi. Yeni Başkan Özarslan, her ne kadar siyasi geçmişi sağdan olsa da Altınok dönemini mercek altına aldı.

    Özarslan’ın yaptığı ilk tespitlerin ardından İçişleri Bakanlığı, eski dönemle ilgili sessiz sedasız soruşturma başlattı, geçtiğimiz günlerde.

    Belediyenin, bakanlığa yaptığı başvuru sonrasında görevlendirilen Mülkiye Başmüfettişi çok önemli tespitlerde bulundu.

    Belediyedeki bakanlık soruşturması devam ederken; müfettiş siyasi skandala neden olacak bir sürecin ipucuna ulaştı. Aslında ipucundan daha çok belgesi demek daha doğru olacak.

    Aldığım bilgiye göre; Keçiören Belediye Başkanı iken, AKP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak hedef büyüten Turgut Altınok’un yerel seçimler döneminde siyasi çalışmalarında kullandığı AKP’ye ait parti araçlarının akaryakıtının belediyeden karşılandığı belirlendi.

    Belediyenin Ovacık’taki Ulaştırma Hizmetleri Müdürlüğü yerleşkesindeki tesiste belediyeye ait iş makineleri ve araçlarına sevkiyatı yapılan akaryakıtın, Altınok’un propaganda faaliyetlerinde görev alan seçim araçlarına da kullandığının kamera kayıtlarına ulaşıldı.

    Üstüne üstlük; seçim araçlarının akaryakıtlarının, belediyeye ait araçların plakası üzerinden depolarının doldurulduğu tespit edildi.

    Sürecin ortaya çıkmasıyla birlikte belediyede soruşturmaya başlayan İçişleri Bakanlığı müfettişi, belediyenin Temizlik ve Ulaştırma Müdürü S.K.’yı açığa aldı. Belediyedeki iş bölümü çerçevesinde söz konusu uygulamayla ilgili imza yetkisinin S.K.’da olması nedeniyle açığa alma işleminin gerçekleşti.

    Bu arada, Altınok için siyasi faaliyet gösteren AKP’nin seçim araçlarına verilen akaryakıtın mali değerinin yaklaşık 6 milyon lira olduğu belediye kaynaklarınca ifade ediliyor.

    Soruşturma kapsamında İçişleri Bakanlığı müfettişi, Altınok’un yakın ekibinde yer alan başkan yardımcısı Kazım Kabadayı ile bazı yöneticilerin ifadesini aldı.

    Keçiören Belediyesi’nde yaşananlar sadece bu konuyla sınırlı değil. Altınok döneminde tanıtım ve medya faaliyetleri de yine müfettiş incelemesinde.

    Müfettiş, bu konudan sorumlu başkan yardımcısı Sabiha Akdemir’in ifadesine başvurdu.”

    “BÜTÇEDEN YÜKLÜ HARCAMA YAPTIĞI…”

    “Akdemir’in ifadesinin alınmasının gerekçesi, sorumluluk alanındaki harcamaların yüksek oluşu.

    Belediye kaynaklarından edindiğim şu bilgileri paylaşayım:

    Akdemir daha önce TRT Genel Müdürlüğü personeliyken, Altınok’un yönetimindeki Keçiören Belediyesi’ne geçiş yaptı.

    Burada yine Altınok tarafından başkan yardımcısı yapıldı. Belediyenin basın yayın tanıtım faaliyetlerinin başında yer buldu.

    Akdemir’den önce belediyedeki 7 kişilik basın yayın ekibi 170 kişiyi aştı. İlçe belediyesi olmasına rağmen Altınok’un talimatıyla Angara Tv ve Angara Radyo’yu kurulmasından görev aldı.

    Genişleyen personelin maaşları belediye şirketi üzerinden ödenmeye başlandı.

    Televizyon ve radyoya 3.5 yıl içinde 4.5 milyon liralık alt yapı harcaması yapıldı.

    Ayrıca, Altınok’un büyükşehir belediyesine aday olmasıyla birlikte matbaa işleri ve ilçedeki büyük ilan panolarına yönelik bütçeden yüklü harcama yapıldığı iddia ediliyor.”


    Etiketler

    Turgut Altınok


    AKP


    İçişleri Bakanlığı


    Soruşturma


    Tolga Şardan

    Birçok şef anlatmamıştı ;  Lokum gibi et kavurmanın sırrını Mehmet şef açıkladı
    Birçok şef anlatmamıştı ; Lokum gibi et kavurmanın sırrını Mehmet şef açıkladı

    NOW sunucusu Gülbin Tosun'dan Yeniden Refah'a 'Bahçeli' tepkisi
    Gülbin Tosun’dan Yeniden Refah’a ‘Bahçeli’ tepkisi

    DEM Parti'li Hatimoğulları'ndan kayyuma karşı çağrı: 'Her türlü mücadeleyi hayata geçireceğiz'
    DEM Parti’li Hatimoğulları’ndan kayyuma karşı çağrı

    Hasat sonrası 1 kilosu 1500 TL ediyor! Domatesi, salatalığı kaldırıp bunu ektiler
    Hasat sonrası 1 kilosu 1500 TL ediyor! Domatesi, salatalığı kaldırıp bunu ektiler

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bursa İl Seçim Müdürü hakkında soruşturma açıldı

    Bursa İl Seçim Müdürü hakkında soruşturma açıldı



    BUSKİ önünde toplanan kalabalığın önünde 5 Nisan 2024 tarihinde Bursa İl Seçim Kurulu Müdürü Mehmet Us, İl Seçim Kurulu Başkanı Dursun Tahmaz’dan mazbatasını alan CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e alkış istedi. Alkışı yetersiz bulan Us yaptığı konuşmada, “Değerli Bursalılar, canla başla çalıştınız, Mustafa Bozbey başkanınız. Hepinizi tebrik ediyorum. Değerli alkışlarınız bu kadar mı? Bu kadar mı beklediniz? Biraz daha lütfen” ifadelerini kullandı.

    Görüntülerin ardından Mehmet Us hakkında Yüksek Seçim Kurulu ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, 298 sayılı yasanın 138. maddesi gereğince idari soruşturma başlattı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Perde arkası ortaya çıktı: ‘CHP’de para sayma’ iddialarıyla ilgili yeni belgeler

    Perde arkası ortaya çıktı: ‘CHP’de para sayma’ iddialarıyla ilgili yeni belgeler



    İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş‘in CHP İstanbul İl Başkanlığı‘nda çekildiği öne sürülen ve hakkında soruşturma başlatılan para sayma görüntüleriyle ilgili olarak yeni belgeler ortaya çıktı.

    Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel, kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabında yaptığı paylaşımlarda binanın satın alındığı Ali Rıza Braka adlı kişinin, satış esnasında yeri başka bir kişiye satacağını belirtip kaparo istediğini ve bunu da nakit olarak istediğini belirtti.

    Ağırel, “Yeri kaçırmak istemeyen CHP’li yetkililer de bunu gerçekleştiriyor. Binanın satış bedeli 39,5 milyon TL. Kaparo olarak verilen rakam alım satımda gösterilmeyen rakam. Türkiye’deki tüm emlak alım satımlarda yapılan burada da yapılmış. Binanın gerçek alış satış üzerinden değil tapu değeri üzerinden resmi işlemler yapılmış” ifadesini kullandı.

    Ağırel’in paylaşımları şöyle:

    1- CHP İstanbul İl Başkanlığında sayıldığı iddia edilen paralarla ilgili dikkat çeken bilgilere ulaştım. Birkaç gündür CHP İl Başkanlığında, Ekrem İmamoğlu’nun kasası olduğu iddia edilen Fatih keleş’in para sayma görüntüleri ve ardından 5-6 kişinin yer aldığı yeni görüntüler paylaşılmıştı. Görüntülerdeki paranın CHP Genel Kurulu için delegelere ödenen para olduğu ve döviz şirketinde bozdurulan paralar olduğu iddia edildi.

    2- CHP İl Başkanlığı açıklama yaptı ve görüntülerdeki yerin CHP İl Başkanlığı olmadığı bina sahibi kişinin avukatının ofisi olduğu, paraların CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alma işlemindeki kaparo ödemesi olduğu belirtildi ve konu ile ilgili evraklar paylaşıldı.

    3- CHP’nin eski Avukatı Mustafa Kemal Çiçek gelişmeler üzerine bir paylaşım yaptı. 30 milyon TL üzerindeki rakamın CHP Genel Merkezi tarafından gönderildiğini ifade etti ve bazı evraklar paylaştı. Paylaştığı evrakların içinde bir tapu ve Emlak Konut taşınmazının satış belgesi vardı.

    4- Paylaşılan evrak CHP nin devir aldığı binaya ait değil. CHP’nin binayı satın aldığı Arnavut uyruklu kişinin Emlak Konut’tan alış evrakları. Orada bir firma ismi var. SEAS Besicilik. Emlak Konut CHP’nin satın aldığı yeri Gül İnşaata ,Gül İnşaat ise Seas Besicilik adlı firmaya satmış.

    5- Firma 2016 tarihinde Umut Kişin adına kurulmuş. Daha sonra bu firma 2019 Şubat ayında Gertian Braka adlı Arnavut uyruklu bir kişiye devredilmiş. Bu kişi 19 Ağustos 2019 tarihindeki Ticaret Sicil gazetesinde yer alan bilgilere göre Türk vatandaşı olmuş ve adı “Ali Rıza Braka” olmuş.

    6- Bu kişinin başka şirketleri de var: Kema Gayrimenkul, Mestan Gayrimenkul, Mestan Hayvancılık, Mestan Gıda, Mestan Holding A.Ş., Saar Grup Holding, Rock İnşaat… Bu şirketlerin bazılarının kurucusu yine Umut Kişin ve yine Gertian Braka’ya devretmiş. Gertian Braka yani Türk vatandaşı olan Ali Rıza Braka en son Kema Gayrimenkulü 10 bin Türk lira sermayeli Arnavutluk’ta ikamet eden Kanada uyruklu Anduena Muca’ya devretmiş.

    7- Yani CHP’ye satılan yerler Emlak Konut tarafından Gül İnşaata, Gül İnşaat’tan SEAS Besicilik adlı firmaya satılmış. Firma da yeri CHP’ye satmış. Ancak ortada şöyle bir durum var… SEAS adlı firmayı kağıt üstünde satın alan Arnavut uyruklu kişi, şirketi 2019 Şubat ayında devralmış. Ağustos ayına kadar geçen sürede Gül İnşaat’tan bu yerleri satın CHP ye satmış..Bu yerler ile mi Türk Vatandaşlığı almış bilmiyorum ama Türk vatandaşı olduktan sonra aldığı yeri de CHP’ye satmış.

    8- CHP’nin tapu evrakları üzerinde yazan rakam 24 milyon 360 bin Türk Lirası. Bu tutar CHP Genel Merkezi tarafından banka havalesi ile yatırılmış. Ancak satış 39,5 milyon Türk lirası gibi rakama gerçekleşmiş.

    9- Sonradan Türk olan Ali Rıza Braka adlı kişi satış esnasında yeri başka bir kişiye satacağını belirtiyor ve kaparo istiyor. Kaparoyu da nakit istiyor. Yeri kaçırmak istemeyen CHP’li yetkililer de bunu gerçekleştiriyor. Binanın satış bedeli 39,5 milyon TL. Kaparo olarak verilen rakam alım satımda gösterilmeyen rakam. Türkiye’deki tüm emlak alım satımlarda yapılan burada da yapılmış. Binanın gerçek alış satış üzerinden değil tapu değeri üzerinden resmi işlemler yapılmış.

    ‘YARATILMAYA ÇALIŞILAN ALGI ÇÖKTÜ’

    10- Mevzunun özü bu ancak başka bir algı yaratılmaya çalışıldı ve yaratılmaya çalışılan algı çöktü. 2019 tarihli videonun tarihi silinerek yeni gibi paylaşıldı ve “Ekrem İmamoğlu CHP kongresi için para dağıttı” algısı yaratılmaya çalışıldı. Paraların sayıldığı yerin önce CHP İstanbul İl Başkanlığı olduğu iddia edildi. Sonra CHP Milletvekilinin ofisi olduğu iddia edildi. Ancak hiçbirinin gerçek olmadığı anlaşıldı.

    11- Savcılık soruşturma başlattı. Paranın kaynağı, iş yeri alım satımı tüm gerçekler de soruşturma sonucunda ortaya çıkacaktır. Ancak yalan bilgiyi alenen yaymaya kumpas kurmaya yönelik paylaşımlar ile ilgili bir işlem yapılacak mı? Vatandaşlık alan Arnavut asıllı kişinin para kaynağı, işleri, kimlerle ne yaptığı da araştırılmalı. Bu sorularında cevap bulması gerekiyor.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de gizli belge davası: Trump suçlanırken, Biden neden suçlanmadı?

    ABD’de gizli belge davası: Trump suçlanırken, Biden neden suçlanmadı?


    ABD’de Özel Yetkili Savcı Robert Hur, Başkan Biden’ın evinden çıkan gizli belgeleri “bilerek” elinde tuttuğunu, ancak belgelerle ilgili detayları hatırlayamayacak kadar “hafızasının zayıf” olması nedeniyle Biden’a suçlamada bulunmayacağını açıkladı. Donald Trump ise konuyu ivedilikle gündemine aldı.

    REKLAM

    Amerika Birleşik Devletleri’nde Özel Yetkili Savcı Robert Hur, Başkan Joe Biden’ın evinden çıkan gizli belgelerle ilgili yürüttüğü soruşturma raporunu kamuoyuna açıkladı.

    Hur, raporunda, Biden’ın elindeki gizli belgeleri isteyerek tuttuğunu, ancak soruşturmanın başından itibaren savcılıkla işbirliği yapması ve belgelerin öncesi ve sonrasına ilişkin birçok detayı hatırlayamaması gibi nedenlerden ötürü “iyi halden” dolayı kendisine bir suçlamada bulunmayacaklarını dile getirdi.

    Yoğun bir seçim kampanyası yürüten eski Başkan Donald Trump’ın, Joe Biden raporunu gündemine alması ise uzun sürmedi. 

    Konu zaten son iki yıldır Trump’ın özel ilgi alanlarından biri. Zira eski başkan kendi elindeki belgelerle ilgili federal suçlamalarla karşı karşıya. 

    Trump, kampanya konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında devamlı olarak kendi durumunu Biden’ınki ile karşılaştırıyor. 

    Rakibinin elindeki belgeleri kendisininkinden “daha büyük ölçekli” ve “daha önemli” diye nitelendiriyor. 

    Robert Hur’un kamuoyuna açıkladığı raporunu değerlendiren Trump, “Biden Belgeleri Davası benimkinden 100 kat daha ağır. Ben yanlış bir şey yapmadım ve çok daha fazla işbirliği yaptım. Biden’ın yaptığı ise ağır suç teşkil ediyor. Elinde benden 50 kat daha fazla, 50 yıllık belge var ve bunları bilerek sakladı. Başkanlık Kayıtları Yasası kapsamındaydım, Gizli Servis her zaman etrafımdaydı ve GSA belgeleri teslim etti.” değerlendirmesinde bulundu. 

    Amerikalı bazı analistlere göre, Hur’un raporu yayımlanmamış olsa bile bu iddiaların yanlış olduğu aşikar. 

    Bununla birlilkte rapor, iki başkanın durumunu, Trump’ın aleyhine olacak şekilde özetliyor. 

    Karşılaştırmalar, Hur’un, Joe Biden’ın davasında neden suçlama yöneltmediğini açıkladığı sırada yapıldı.

    Raporda, “Sayın Trump’a yönelik cezai suçlamaları değerlendirmek bizim görevimiz değil, ancak Sayın Trump’ın davası ile Sayın Biden’ınki arasındaki önemli farklar olduğu açık. Sayın Biden ile ilgili kanıtların aksine, Sayın Donald Trump’ın iddianamesinde yer alan iddialar, kanıtlanmaları halinde, ciddi ağırlaştırıcı unsurlar teşkil edecektir.” deniliyor. 

    “En önemli kısmı da” diye devam eden Özel Yetkili Savcı Robert Hur’un raporunda, “Gizli belgeleri iade etmesi ve kovuşturmadan kaçınması için birçok fırsat verilmesine rağmen, Trump’ın tam tersini yaptığı iddia ediliyor. İddianameye göre, sadece belgeleri aylarca iade etmeyi reddetmekle kalmadı, aynı zamanda kanıtları yok etmek ve sonrasında bu konuda yalan söylemek için başkalarını görevlendirerek adaleti engelledi.” ifadelerine yer veriliyor. Keza raporda, bunun aksine, Biden’ın tam bir işbirliği yaptığına işaret ediliyor. 

    Hukuk yorumcularına göre Hur, iddialarında ‘dikkatli bir dil’ kullanıyor. Ancak iddialarını destekleyen kanıtlar sağlam. Trump davasıyla ilgili şu ana kadar anlaşılanlar, ABD hükümetinin belgeleri geri almak için aylarca çaba sarf ettiği ve Trump cephesinin de aylar süren ayak sürüme ya da eksik yanıtlar verdiğini yönünde. Haziran 2022’de avukatları, üzerinde ‘gizli’ ibaresi bulunan tüm belgelerin hükümete iade edildiğini bildirmişti. Oysa bundan sadece ay sonra Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Trump’ın Florida’daki malikanesinde yaptığı aramada 100’den fazla materyal bulmuştu. 

    Hur’un notlarında, meselenin Trump’ın elindeki belgelerden ziyade hükümetin taleplerine yanıt vermemesiyle ilgili olduğu yer alıyor. 

    Yorumculara göre Trump’ın belgeleri birileriyle paylaştığı ya da kanıtları gizlemeye çalıştığı iddiaları ‘pastanın üzerindeki krema’ kısmı.

    Biden’dan Hur’un raporuna tepki: Hafızam iyi durumda

    Başkan Biden, Özel Yetkili Savcı Robert Hur’a, “hafızası ve yaşlılığıyla ilgili asılsız ithamda bulunduğu” gerekçesiyle tepki gösterdi. 

    Evinden çıkan gizli belgelerle ilgili en başından itibaren savcılıkla işbirliği yaptığını, ilgili dosyaların çoğunu kendisinin değil görevlilerin taşıdığını ve gizli dosyaları kasıtlı olarak elinde tutmadığını savunan Biden, “Raporda bana yönelik hiçbir suçlama yapılmadı, doğrusu da buydu.” dedi.

    Öte yandan aynı raporda kendi hafızasına ve yaşına ilişkin metne işlenen bazı ifadelerden rahatsız olduğunu vurgulayan Biden, kendisinin akıl sağlığının ve hafızasının gayet iyi durumda olduğunu savundu.

    REKLAM

    “Bana hafızası iyi değil demiş, hafızam iyi durumda. Oğlumun ölüm yılını hatırlamadığım belirtilmiş, buna nasıl cüret ederler, kim bunu unutabilir.” şeklinde konuşan Biden, savcı Hur’un raporundaki bu tür ifadelerin doğru olmadığını belirtti. 

    Mısır lideri Sisi için “Meksika Devlet Başkanı” dedi

    Ancak peş peşe hafızasının iyi durumda olduğunu tekrar eden Biden’ın, bu cümlelerinden birkaç dakika sonra Gazze ile ilgili bir soruya yanıt verirken, Mısır lideri Abdulfettah el Sisi ile yaptığı görüşmelere atıfla “Meksika Devlet Başkanı Sisi ile görüştüm” demesi Amerikan kamuoyunda gündem oldu.

    Bu arada Hur’un raporunda Biden’a yönelik suçlama olmamasına rağmen raporda yer alan ve kendisinin hafızasının başkanlık yapmaya elverişli olup olmadığına ilişkin tartışmaları alevlendirmesi beklenen ifadeler Amerikan medyasının da dikkatini çekiyor. 

    Şu anda 81 yaşında olan Joe Biden, kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde yeniden aday oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail ordusunun 7 Ekim saldırısını soruşturma planı bakanları kızdırdı

    İsrail ordusunun 7 Ekim saldırısını soruşturma planı bakanları kızdırdı


    İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, İsrail ordusunun 7 Ekim’le ilgili yapacağı iç soruşturma komisyonuna dahil edilen emekli generallere atıfla, “Bunlar, kendi eylemlerinin soruşturma altında olması gereken kişiler. Şu anki soruşturmayı yapanların onların olmaması gerekir” dedi.

    REKLAM

    İsrail ordusunun, 7 Ekim’de Hamas’ın düzenlediği saldırıyla ilgili iç soruşturma yapmak üzere komisyon kurması, Filistin’e yönelik politikanın daha kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesini isteyen sağcı bakanların eleştirilerine neden oldu.

    İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, perşembe akşamı güvenlik kabinesine sunduğu brifingde planlanan iç soruşturmaya ilişkin bilgi verdi. 

    Brifingin kapalı yapılması planlanıyordu ancak sunumun bir kısmı İsrail medyası tarafından yayınlandı. Plan, bu sırada orada bulunan bazı bakanlar tarafından eleştirildi.

    Hamas militanlarının 7 Ekim’de gerçekleştirdiği ani ve sürpriz saldırı, İsrail’e göre yaklaşık 1,200 kişinin ölümüne neden oldu ve 240 kadar kişi de rehin alındı. 

    Analistlere göre saldırı, ülkenin gelişmiş imkanlara sahip güvenlik birimini ‘gafil avladı’ ve Başbakan Binyamin Netanyahu’yu da eleştirilerin hedefi haline getirdi. 

    Ancak Netanyahu, diğer bazı üst düzey yetkililerin aksine, başarısızlığı kişisel olarak kabul etmedi. 

    Netanyahu bunun yerine genel anlamda kamusal bir hesaplaşmanın gerekliliğini ön planda tuttu.

    Kabinedeki iki aşırı sağcı bakan (Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich), İsrail’in 2005 yılında Gazze Şeridi’nden tek taraflı olarak çekildiği ve buradaki Yahudi yerleşimlerini yıktığı bir dönemde savunma bakanı olan emekli general Shaul Mofaz’ın askeri soruşturmaya dahil edilmesinden rahatsız olduklarını dile getirdi. 

    Keza iki bakan, soruşturmaya yardımcı olan bir başka eski generali, geçen yıl Binyamin Netanyahu’nun ‘yargıda revizyon kampanyasını’ protesto eden yedek askerleri destekleyerek orduyu zayıflatmakla suçladı.

    Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir bir sosyal medya paylaşımında, emekli generallere atıfla, “Bunlar, kendi eylemlerinin soruşturma altında olması gereken ve (şu anki) soruşturmayı yapanların olmaması gereken kişilerdir.” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 

    Bezalel Smotrich kendi internet paylaşımında, savaş performansını iyileştirmeyi amaçlayan bir askeri incelemeye prensipte karşı olmadığını belirtti. 

    Ancak 7 Ekim’deki olaylara neyin yol açtığına ve daha geniş güvenlik doktrinlerine ilişkin herhangi bir soruşturmanın kabine katkısı gerektirdiğine işaret etti. 

    İsrail askeri sözcülüğü, soruşturmanın henüz başlamadığını belirterek “Genelkurmay soruşturma sürecini ve soruşturma ekiplerinin başkanlarının atanmasını planlıyor.” açıklamasında bulundu. 

    İsrail medyasının haberlerine göre, ordu, üzerinden 90 gün geçtikten sonra, 7 Ekim’de yaşanan olayların sebeplerini araştırmaya karar verdi.

    Haberlerde, oluşturulan komisyonların üyeleri arasında, eski Genelkurmay Başkanı Şaul Mofaz, eski İsrail Askeri İstihbarat Servisi Başkanı Aharon Zeevi Farkash ve Ordunun Güney Komutanlığı eski komutanı Sami Turgeman’ın olduğu aktarıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Temsilciler Meclisi Başkanı’ndan Biden hakkında azil soruşturması talebi

    ABD Temsilciler Meclisi Başkanı’ndan Biden hakkında azil soruşturması talebi


    Cumhuriyetçi Başkan McCarthy gazetecilere verdiği demeçte “Temsilciler Meclisi komitelerimizi Başkan Joe Biden hakkında resmi bir görevden alma soruşturması açmaya yönlendiriyorum. Kanıtların bizi nereye götürdüğüne bakacağız” dedi.

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy, Başkan Joe Biden hakkında görevi kötüye kullanmaktan azil soruşturması açılmasını istedi.

    REKLAM

    Cumhuriyetçi Başkan McCarthy gazetecilere verdiği demeçte, “Temsilciler Meclisi komitelerimizi, Başkan Joe Biden hakkında azil soruşturması açmaya yönlendiriyorum. Kanıtların bizi nereye götürdüğüne bakacağız” dedi.

    Şu anda Temsilciler Meclisi’ni az farkla kontrol eden Cumhuriyetçiler, Biden’ı 2009-2017 yılları arasında başkan yardımcısı olarak görev yaptığı sırada oğlu Hunter Biden’ın yabancı iş girişimlerinden kazanç sağlamakla suçlamış, ancak gerekli kanıtları sunmamıştı.

    Geçen ay yayınlanan bir tutanağa göre, Hunter’ın eski bir iş ortağı, Temsilciler Meclisi’ndeki bir oturumda kendisinin babası başkan yardımcısıyken “güce erişim yanılsaması pazarladığını” söyledi.

    Beyaz Saray o dönem soruşturma için herhangi bir dayanak olmadığını açıklamıştı. 

    ABD Anayasası, Kongre’ye başkan dahil federal yetkilileri “vatana ihanet, rüşvet ve diğer ağır suçlar ve kabahatler” nedeniyle görevden alma yetkisi veriyor. Bir başkanın azledilebilmesi için Temsilciler Meclisi’nin salt çoğunlukla, ardından da Senato’nun üçte iki çoğunlukla suçlama maddelerini onaylaması ve bir duruşma düzenleyerek suçlu bulması gerekiyor.

    Beyaz Saray’dan kınama

    Beyaz Saray, Başkan Joe Biden hakkında oğlu Hunter’ın tartışmalı ilişkilerine yönelik olarak açılan azil soruşturmasını şiddetle kınayarak, başkanlık seçimlerine bir yıl kala bunu “son derece siyasi” olarak nitelendirdi.

    Beyaz Saray sözcüsü Ian Sams, eski adıyla Twitter olarak bilinen sosyal ağ X üzerinden yaptığı açıklamada, “Cumhuriyetçiler Meclisi Başkanı dokuz ay boyunca soruşturdu ve görevi kötüye kullandığına dair tek bir kanıt bile bulamadı” dedi.

    Biden’ın görevden alınması çabalarının başarıya ulaşması ise pek olası değil. Zira her ne kadar Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerin kontrolünde olsa da Senato’nun Demokratların elinde olması azil olasılığını neredeyse imkansız hale getiriyor.

    Biden’ın Cumhuriyetçi selefi Trump’ın da iki defa görevden azli istenmiş, o dönem Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi talebe ‘yeşil ışık’ yakarken, Demokratların elindeki Senato azli reddetmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron’un galip geldiği 2 cumhurbaşkanlığı seçiminin kampanyalarına McKinsey soruşturması

    Macron’un galip geldiği 2 cumhurbaşkanlığı seçiminin kampanyalarına McKinsey soruşturması


    Fransa’da savcılık, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un seçildiği 2017 ve 2022’deki cumhurbaşkanı seçimi kampanyalarının finansmanında “usulsüzlük” olduğuna ilişkin suçlamalar üzerine, Elysee Sarayı ve hükümete danışmanlık yapan McKinsey şirketinin bu kampanyalardaki rolüne ilişkin soruşturma başlattı.

    Ulusal Mali Savcılık Ofisinden yapılan açıklamaya göre, kasımda başlatılan soruşturma kapsamında, Macron’un cumhurbaşkanı seçildiği 2017 ve 2022’deki seçim kampanyalarının finansmanında “usulsüzlük” ve danışmanlık şirketlerinin 2017 ve 2022 seçim çalışmalarına hangi koşullarda müdahale ettiği soruşturulacak.

    Ulusal basındaki haberlere göre, ayrıca şirkete bazı konularda iltimas gösterildiğine ilişkin bir soruşturma daha açan savcılık, soruşturmalarla Macron ile McKinsey arasındaki bağı ve şirkete danışmanlık sözleşmeleri üzerinden nasıl finansman sağlandığını araştıracak.

    Haberlerde soruşturmanın hedefinde Macron’un kampanyası olduğu vurgulanırken doğrudan kendisinin de soruşturma kapsamında olup olmadığı belirtilmedi.

    Fransa Ulusal Mali Savcılık Ofisi (PNF) 6 Nisan’da, Elysee Sarayı ve hükümet için danışmanlık görevleri yürüten ABD merkezli McKinsey şirketi hakkında vergi kaçırma ön soruşturması açtığını duyurmuştu.

    Daha sonra savcılık kararıyla şirketin Paris’teki merkezinde arama yapılmıştı.

    Macron, suçlamaların doğru olmadığını savunmuştu

    Fransa Senatosunca oluşturulan komite, 17 Mart’ta kamuoyuyla paylaştığı raporda, McKinsey’in son 10 yıldır kurum vergilerini ödemediğini bildirmişti.

    Raporda, 2018-2021’de şirket ile yapılan sözleşmelerin bedelinin iki katından fazla artarak 1 milyar euronun üzerine çıktığı kaydedilmişti.

    Cumhurbaşkanı Macron, Senato’nun McKinsey’e yönelttiği yolsuzluk suçlamalarının doğru olmadığını savunmuştu.

    McKinsey ise herhangi bir usulsüzlük yapmadığını savunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gülşen’e İmam Hatiplilerle ilgili sözleri nedeniyle soruşturma

    Gülşen’e İmam Hatiplilerle ilgili sözleri nedeniyle soruşturma


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kadıgil’in İnek Bayramı soruşturması yorumu: Kravatlı mollaların ‘hassasiyetleri’ bitmiyor

    Kadıgil’in İnek Bayramı soruşturması yorumu: Kravatlı mollaların ‘hassasiyetleri’ bitmiyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Etiyopya’da sivillerin yakılarak öldürüldüğü video görüntülerine soruşturma

    Etiyopya’da sivillerin yakılarak öldürüldüğü video görüntülerine soruşturma


    Etiyopya’da sivillerin yakılarak öldürüldüğünü gösteren video kayıtlarının ardından sorumlular hakkında yasal işlem yapılacağı açıklandı.

    Sosyal medyada yayınlanan video görüntülerinde bir kısmı askeri üniformalı kişilerin, sivilleri yakarak öldürdüğü belirtildi. Ülke çapında büyük tepkiye neden olan görüntülerin ardından hükümet bir açıklama yaparak harekete geçildiğini duyurdu.

    Etiyopya Devlet İletişim Servisi’nin Facebook sayfasından yapılan açıklamasında olayın bir yıldır etnik şiddet olaylarının yaşandığı Benishangul-Gumuz bölgesinde gerçekleştiği belirtildi. Açıklamada, “Geçtiğimiz günlerde insanlık dışı korkunç bir suç işlendi. Sosyal medyada dolaşan bir dizi korkunç görüntüde masum siviller yakılarak öldürüldü” denildi.

    Olayın sorumluları ve suçun işlendiği tarih hakkında detay belirtilmeyen açıklamada, “Kökenleri veya kimlikleri ne olursa olsun, hükümet bu iğrenç ve insanlık dışı eylemin sorumluları hakkında yasal işlem yapacak” denildi.

    Sivillerin yakılarak öldürüldüğü videoda bazılarının Etiyopya askeri üniforması ile bölgesel güvenlik güçlerinin kıyafetlerini taşıdığı görülüyordu.

    Etiyopya’da hükümet yanlılarıyla isyancı Tigray Bölgesi yönetimi Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne (TPLF) bağlı birlikler arasındaki çatışmalar bir yılı aşkın süredir devam ediyor. Çatışmalarda asker ve sivil binlerce kişi yaşamını kaybederken, çok sayıda kişi de yerlerinden edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***