Etiket: Son Depremler

  • AKP’li Şamil Tayyar’dan savcılıklara yıkım çağrısı: Yapanın yanına kâr kalmamalı

    AKP’li Şamil Tayyar’dan savcılıklara yıkım çağrısı: Yapanın yanına kâr kalmamalı


    Merkez üssü Kahramanmaraş olan depremler Hatay, Gaziantep, Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ  ve Şanlıurfa’da yıkıma neden oldu. Depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısı 35 bin 418’e yükselirken enkazlarda kalan kişi sayısının tam olarak bilinememesi nedeniyle ölü sayısının artması yönünde endişeler yaşanıyor. Depremi afete dönüştüren ihmaller ve enkaz altında arama kurtarma çalışmasının günlerce geç başlaması tepkilere neden oldu.

    Depremlerin ardından ihmaller ve müteahhitler hakkında başlatılan soruşturmalarla ilgili savcılara çağrılar sürüyor. İhmaller hakkında bir açıklama da AKP Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Şamil Tayyar’dan geldi. 

    AKP’li eski vekil Şamil Tayyar, başlatılan soruşturmalarla ilgili savcılara çağrıda bulundu. Tayyar sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada; “Yıkılan binalarla ilgili soruşturmalar önemli. Yapanın yanına kâr kalmamalı. Sadece müteahhitler değil yapı denetim şirketleri gibi sorumluluk zincirindeki her kurum, hesap vermeli. Savcılarımızdan vatandaş olarak beklentimiz budur” diye yazdı. 

     

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Uyan Türkiye’ diye isyan eden sağlık çalışanından Erdoğan’a: Buraya gelmeye yüzü yetiyor mu? Çocukların hepsi ölü…

    ‘Uyan Türkiye’ diye isyan eden sağlık çalışanından Erdoğan’a: Buraya gelmeye yüzü yetiyor mu? Çocukların hepsi ölü…


    Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde yaklaşık 10 saat arayla meydana gelen, başta Hatay olmak üzere Gaziantep, Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ  ve Şanlıurfa’da yıkıma neden olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremde 31 bin 974 kişi yaşamını yitirdi. 

    Depremin ilk anlarından itibaren afete müdahalede geç kalınması, arama kurtarma çalışmalarının günlerce başlatılmaması tepkilere neden oldu. Çok sayıda yurttaşın Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonsuzluğu nedeniyle yaşamını yitirdiği eleştirileri yapılırken yurttaşlar isyan ediyor.

    “ENKAZIN ALTINDA 3 GÜN BOYUNCA SOĞUKTAN, AÇLIKTAN ÖLDÜLER”

    Adıyaman’da görev yapan bir sağlık çalışanı Habertürk’ün bölgeden yaptığı canlı yayında isyan etti.

    Genç kadın, “Adıyaman’da özel bir hastanede sağlık çalışanıyım. Hastanemiz tahliye oldu. Adıyaman’ı 3 güç boyunca kaderine terk ettiler. Biz yolda yürürken herkesin ‘imdat, yardım’ sesini duyduk. Kulaklarımızı kapattık. Çünkü buraya kimse gelmedi. 3 gün sonra geldiler. İnsanlar burada soğuktan dondular. Soğuktan öldüler. Açlıktan öldüler. Enkazın altında 3 gün boyunca soğuktan dondular. Ne yapalım biz” diyerek kentte yaşanan felaketi anlattı.

    “ÇOCUKLARIN HEPSİ ÖLÜ, UYAN ARTIK TÜRKİYE”

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da tepki gösteren sağlık çalışanı, “Cumhurbaşkanı buraya gelsin bakalım, yüzü yetiyor mu? Gelin… Adıyaman’da bir tane vekil yok. Bir tane üst düzey yönetici yok. Bu acı sadece bizim acımız galiba. Adıyaman’ı sahipsiz bıraktınız. Hepimizi sahipsiz bıraktınız. Bu kolonların altında, bu çimentoların altında hepinizin, tüm Türkiye’nin, tüm üst düzey yöneticilerin kanı var. Nerede kriz yönetimi, hepsi öldü… Çocukların hepsi ölü. Uyan artık Türkiye uyan” diyerek isyan etti.

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Güney Kore milletvekilleri maaşlarının yüzde 3’ünü depremzedelere bağışlayacak

    Güney Kore milletvekilleri maaşlarının yüzde 3’ünü depremzedelere bağışlayacak


    Güney Kore Ulusal Meclisi, Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle milletvekilleri maaşlarının yüzde 3’ünün Türkiye ve Suriye’deki depremzedeleri desteklemek için bağışlanmasını öngören kararı onayladı.

    Yonhap haber ajansına göre, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Türkiye ve Suriye’deki afetzedeler için hızlı destek önlemlerini içeren karar, Meclis Genel Oturumu’nda 229 milletvekilinden 228’inin onayıyla geçti.

    Karar, iki ülkedeki arama kurtarma ve restorasyon çalışmalarının desteklenmesi, deprem bölgesindeki Koreli göçmenler, öğrenciler ve turistler için güvenlik önlemleri alınması, depremzedeleri desteklemek için milletvekilleri maaşlarının yüzde 3’ünün bağışlanmasını içeriyor.

    Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol, dün, Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle mevcut tüm kaynakların seferber edilmesi talimatı vermişti.

    Seul yönetiminin, ilave destek ekibinin yanı sıra 150 çadır ve 2 bin 200 battaniyeyi 16 Şubat’ta askeri uçakla yollayacağı; 29’u bir haftada olmak üzere toplam 372 sağlık çalışanının Türkiye’ye gönderileceği belirtilmişti.

     

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yıkımlardan kim sorumlu? HDP’li Garo Paylan imar affı için ‘Meclis bu vebalin altına girmemeli’ diyerek uyarmıştı

    Yıkımlardan kim sorumlu? HDP’li Garo Paylan imar affı için ‘Meclis bu vebalin altına girmemeli’ diyerek uyarmıştı


    Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde yaklaşık 10 saat arayla meydana gelen depremler; Hatay, Gaziantep, Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ  ve Şanlıurfa’da yıkıma neden oldu. Depremlerin afete dönmesine neden olan hatalar ve ihmaller Türkiye gündeminde yerini koruyor.

    Depremde meydana gelen yıkımlar 2018 yılında kaçak yapılara imar affı verilmesini de yeniden gündeme getirdi. Yıkımdan imar aflarını onaylayanların da sorumlu olduğu yorumları yapılırken akıllara Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Garo Paylan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) imar affına karşı yaptığı konuşma da yeniden hatırlandı.

    HDP’li Garo Paylan, “Meclis bu vebalin altına girmemelidir. Bir af getirilecekse bunun pek çok boyutlu olarak düşünülüp yapılması lazım. Düşünün ki siz o 10 katlı binayı affettiniz. O 10 katlı binada 100 vatandaşımız yaşıyor. Bir deprem oldu, o vatandaşlarımız o binanın altında kaldı. Kim bu vebali taşıyacak?” ifadelerini kullanmıştı. 

    2018 yılında imar affı ile kaçak yapıların beyanname verilmesi ve verginin ödenmesiyle, yapı denetimi gerçekleştirilmeden yasal hale getirilmesi mümkün olmuştu.

    HDP’li Garo Paylan’ın TBMM’deki konuşması şöyle olmuştu:

    35 YILLIK KANAYAN BİR YARA TORBA MADDEDE, YALAPŞAP GETİRİLİR Mİ?

    İnanın bu kadar rezil bir imar affı gelmemişti. Bir torba yasa içinde bir maddelik yalapşap bir imar affı. Kaç kişiyi ilgilendiriyor? 13 milyon iş yeri ve konutu yani yaklaşık 50 milyon vatandaşımızı ilgilendiren bir konu. Kanayan bir yara seçime kırk beş gün kala buraya Plan ve Bütçe Komisyonundan, Bayındırlık Komisyonundan değil Plan ve Bütçe Komisyonundan yalapşap, bir maddeyle getiriliyor arkadaşlar. Ya, olur mu böyle bir şey? Otuz beş yıllık kanayan bir yara böyle, bir torba maddede, yalapşap bir şekilde getirilir mi arkadaşlar? Hak mıdır bu?

    Bakın, ne tür arazlar var maddede? Diyor ki: “Arkadaş, ben imar affını getiriyorum.” E, nasıl gelecek bu imar affı? Özal’ın imar affında nasıldı, biliyor musunuz? Vatandaş proje çizdiriyordu, projesini teknikere götürüyordu, onaylatıyordu “Ya, bu bina sağlam mı, oturulabilir mi, şartlara uygun mu bu affettiğim yer?” diye. İmar affını böyle yapmıştı rahmetli Özal. Şimdiki imar affı ne diyor? “Vatandaş beyannamesini yazacak, benim şu kadar metrekarelik, şu kadar katlık beyanım var diye gidecek beyannamesini verecek ve yüzde 3 vergi verecek. Ben onu affediyorum.” diyor. Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar?

    Gelin, bilmeyenler varsa sizi İstanbul’da gezdireyim, herkesin şehrinde vardır. 2 katlı imarlı yere, 2 kata göre temel atılmış yere vatandaş 10 katlı bina yapmış, kolonu yok, deniz kumuyla yapılmış, bina üflesen yıkılacak, diyor ki: “Arkadaş, ben bu binanın “check up”ını yapmayacağım, denetlemeyeceğim, sen gel, bildir, bana da yüzde 3 para ver -para lazım, çok sıkışığız- ben senin 10 katlı binanı affediyorum.”

    MECLİS BU VEBALİN ALTINA GİRMEMELİDİR

    Arkadaşlar, bakın, bu, büyük bir vebaldir. Bu Meclis bu vebalin altına girmemelidir. Böyle, seçim arifesinde, vatandaşa -tırnak içinde söylüyorum- seçim rüşveti vererek bu iş olmaz. Bir af getirilecekse bunun pek çok boyutlu olarak düşünülüp yapılması lazım. Düşünün ki siz o 10 katlı binayı affettiniz. O 10 katlı binada 100 vatandaşımız yaşıyor. Bir deprem oldu -Allah korusun- o vatandaşlarımız o binanın altında kaldı. Kim bu vebali taşıyacak? Milyonlarca vatandaşımız çürük binalarda yaşıyor. O, o vatandaşlarımızın suçu değil, onlar barınma hakkı çerçevesinde yapmışlar, evet, rant çerçevesinde yapanlar da var ama bunu bu şekilde denetimsiz affetmek hak mıdır, olacak iş midir?

     
     
     
     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Osmaniye’de depremzedeler isyan etti: ‘Hasarlı evlerimize hasarsız raporu verildi’

    Osmaniye’de depremzedeler isyan etti: ‘Hasarlı evlerimize hasarsız raporu verildi’


    Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde yaklaşık 10 saat arayla meydana gelen, başta Hatay olmak üzere Gaziantep, Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ  ve Şanlıurfa’da yıkıma neden olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler yaklaşık 15 milyon insanı etkiledi. Deprem öncesi ihmaller ve afet sürecinin yürütülmesindeki koordinasyon eksiklikleri de depremzedelerin mağduriyetini artırdı. 

    Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yaşayan bazı vatandaşlar, depremde evlerinin zarar gördüğünü, ancak gelen bir mühendisin çekiçle vurarak yaptığı inceleme sonrası e-devlette ‘hasarsız’ raporunun yer aldığını belirterek tepki gösterdi. Depremde evi zarar gören Mikail Zorlu, “Geldi bir arkadaş aşağıdan çekiçle vurdu evlere, hasar yok diye şey verdi bize. Devletimize bunu sunuyoruz, devletimiz burada bizi nasıl oturtacak? Burada 19 daire var, 18 ev duruyor burada, hepsi dolu. Bunlar öldüğü zaman kim hesabını verecek? Burada oturun diyorlarsa, ağır hasarsız diyorlarsa girelim oturalım. Bizim ölmemizi istiyorlarsa oturalım” dedi.

    ANKA’nın aktardığına göre; Osmaniye’nin Kadirli ilçesi Cengiz Topel Mahallesi Demirkent sitesinde oturan vatandaşlar, depremde evlerinin hasarlı olmasına rağmen e-devlette hasarsız görünmesine tepki gösterdi.

    “BİZİM ÖLMEMİZİ İSTİYORLARSA OTURALIM”

    Evi hasar gören Zekiye Zorlu, “Biz de Osmaniye’nin bir ilçesi olarak hasarsız raporu almış bir evdeyiz. Burası benim evim, hasarsız olarak buysa hasarlı evleri merak ediyoruz. Biz de birtakım şeylerde destek bekliyoruz. E-devlete girdik, sadece bir mühendis olarak gelen bir arkadaş kolona sadece çekiçle vurarak bize gelen e-devlet raporu hasarsız olarak…Ne evlere girildi bakıldı ne herhangi bir işlem yapıldı, kontrol hiçbir şey yok. Sadece bir çekiç vurmasıyla hasarsız raporu aldık biz” dedi.

    Aynı yerde de ikamet eden Mikail Zorlu da “Geldi bir arkadaş aşağıdan çekiçle vurdu evlere hasar yok diye şey verdi bize. Devletimize bunu sunuyoruz, devletimiz burada bizi nasıl oturtacak? Burada 19 daire var, 18 ev duruyor burada, hepsi dolu. Bunlar öldüğü zaman kim hesabını verecek? Burada oturun diyorlarsa, ağır hasarsız diyorlarsa girelim oturalım. Bizim ölmemizi istiyorlarsa oturalım. E-devlette hasarsız olarak yazıyor. Binalarımıza girileceği yok” diye konuştu.

    “YATAK ODASINDAN DİĞER YATAK ODASI GÖRÜLÜYOR”

    Bir başka vatandaş Zeynep Göçer ise, “Evimizi hasarsız olarak kayda geçmişler. Yatak odasından diğer yatak odası görülüyor. Bu nasıl hasarsız ev oluyor anlamış değiliz” dedi.

    Sitede birçok evin yıkık dökük olduğunu ifade eden Hüseyin Dörtgöz de “Şu an gördüğünüz sitede tüm her taraf yıkık dökük fakat bununla ilgili e-devlette mevcut olarak hasarsız görülmekte bundan dolayı kimse DASK’ tan herhangi bir şekilde ücret veya telafisini alamayacak sigortadan alamayacak. İncelemenin doğru yapılmadığını, doğru yapılabilmesi için, sağlıklı yapılabilmesi için devletimizin gerekli özeni göstererek herkesin hak ettiğini alması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

     
     

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TFF deprem bölgesindeki kulüplerin ligden çekilme taleplerini kabul etti

    TFF deprem bölgesindeki kulüplerin ligden çekilme taleplerini kabul etti


    Türkiye Futbol Federasyonu, Spor Toto Süper Lig’de Hatayspor ile Gaziantep FK, Spor Toto 1. Lig’de Yeni Malatyaspor ve Adanaspor, TFF 2. Lig’den Adıyaman FK, TFF 3. Lig ekipleri Niğde Anadolu, Malatya Arguvan Spor’un ligden çekilme taleplerini kabul etti.

    TFF, Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle ligden çekilme taleplerini kabul ettiği kulüplerin, sezonun geri kalan maçlarında 3-0 hükmen mağlup sayılacağını açıkladı.

    Depremlerde Yeni Malatyaspor kalecisi Ahmet Eyüp Türkaslan yaşamını yitirmiş, üç kulüpten futbolcular, teknik heyetten isimler ve personeller enkaz altında kalmıştı. 

    TFF bugün yaptığı toplantı sonrası şu kararları aldı:

    “Ülkemizde 06.02.2023 tarihinde yaşanan deprem felaketi nedeniyle depremden etkilenen ve olağanüstü hal ilan edilen Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Adıyaman, Hatay, Osmaniye, Adana olmak üzere 10 ilde merkezi bulunan ve 2022-2023 sezonunda Profesyonel liglerde çekilme talebinde bulunan kulüplerin;

    – Ligden çekilme taleplerinin kabulüne,

    – Bu kulüplerin 2022-2023 futbol sezonunda 06.02.2023 tarihinden itibaren kalan müsabakalarda hükmen yenik (3-0) sayılmasına ve rakip takımların (3-0) galip sayılmasına,

    – Bu kulüplerin 2023-2024 futbol sezonunda; 2022-2023 sezonunda bulundukları liglerde sportif faaliyetlerinin devamına,

    – Tüm profesyonel liglerdeki çekilen takımlara sezonun kalan kısmına ait TFF nezdinde doğan garanti alacaklarının ödenmesine karar verilmiştir.”

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Gamze Taşçıer’den Bakan Murat Kurum’a: 171 bin binada nasıl ve kimlerle hasar tespiti yaptınız?

    CHP’li Gamze Taşçıer’den Bakan Murat Kurum’a: 171 bin binada nasıl ve kimlerle hasar tespiti yaptınız?


    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 6 Şubat’ta merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde yıkım ile karşılaşan 10 ildeki binalar hakkında yaptığı açıklamaya CHP Ankara Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Gamze Taşçıer tepki gösterdi. Taşçıer, 23 Kasım 2022’de Düzce’de yaşanan 5,9 büyüklüğündeki depreminin ardından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından hazırlanan raporu hatırlattı.

    CHP’Lİ GAMZE TAŞÇIER: NASIL VE KİMLERLE HASAR TESPİTİ YAPTINIZ?

    CHP’li Gamze Taşçıer sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Kasım 2022’de gerçekleşen, 729 ağır hasarlı, 19 yıkık binanın bulunduğu Düzce depremi sonrası AFAD’ın raporunda gördük ki yeterli teknik personel olmadığı için hasar tespiti imam ve öğretmenlere yaptırılmış. 171 bin binada nasıl ve kimlerle hasar tespiti yaptınız merak ediyorum” ifadelerini kullandı. 

    BAKAN KURUM: 10 İLDE 171 BİN 882 BİNA İNCELENDİ

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “10 ilde 171 bin 882 bina incelendi. 24 bin 921 binada 120 bin 940 bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak veya ağır hasarlı olduğunu tespit ettik. 10 ilde incelenen binalardan 122 bin 279 yapıda bulunan 729 bin 435 bağımsız bölümün az hasarlı ve hasarsız olduğu tespit edildi” ifadeleriyle depremin yarattığı yıkım hakkında bakanlığın verilerini açıkladı.

    KILIÇDAROĞLU: İNŞAAT MÜHENDİSLERİ YERİNE ÖĞRETMEN VE İMAMLARLA EKİP KURULDU

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, o 23 Kasım 2022’de Düzce’de yaşanan 5,9 büyüklüğündeki depreminin ardından afet yönetiminde yaşandığı belirtilen bazı eksikliklerin sıralandığı AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) raporunu; “Koordinasyon sağlanamadı, toplanma alanı yanlış seçildi, yardımlar geç geldi, çadır takibi yapılamadı, görevli personelin takip ve koordinesini sağlayacak birim yoktu, koordinasyon birimi oluşturamadık, yemek dağıtımında sorunlar yaşadık, afet nakliye personeli ancak iki gün sonra Düzce iline ulaşabildi, deprem sonrasında zarar tespit sürecinde yetersiz kalındı, düzgün bir zarar tespit ekibi kuramadık, inşaat mühendisleri yerine öğretmen ve imamlardan ekip kuruldu” ifadeleriyle özetlemişti. 

     
     
     
     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fazıl Say: Sadece Külliye’de on bin depremzede barınabilir, şimdi değil de ne zaman?

    Fazıl Say: Sadece Külliye’de on bin depremzede barınabilir, şimdi değil de ne zaman?


    Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde yaklaşık 10 saat arayla meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler Hatay,  Gaziantep,  Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ  ve Şanlıurfa’da yıkıma neden oldu. Deprem nedeniyle 24 bin 617 vatandaş hayatını kaybetti; 80 bin 278 kişi yaralandı.

    Depremlerin yarattığı yıkım hayatı olumsuz etkilerken ilkokul, orta okul ve lise düzeyince eğitim 20 Şubat’a kadar tatil edildi. Üniversiteler ise eğitim-öğretim yılı sonuna kadar uzaktan eğitim verecek.

    Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say deprem nedeniyle eğitim-öğretime ara verilmesini, “Eğitim kurumlarının kapatılmasını yanlış buluyorum” ifadeleriyle eleştirdi.

    FAZIL SAY: KÜLLİYEDE ON BİN DEPREMZEDE BARINABİLİR

    Fazıl Say, öğrenci yurtları yerine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin depremzedeler için kullanılabileceğini şu sözlerle ifade etti:

    “Elbette ki ortam çok kaos ve aklıselim kararlar alınması için zaman da az. Ama eğitim kurumlarının kapatılmasını iyi bulmuyorum. Öğrenci yurtlarını da barınak yapmayı da şu yüzden öncelikli bulmuyorum. Devletin her yerde binaları var, lojmanları, tesisleri, kongre salonları, stadyumları var. Külliye var, sadece Külliye’de 10.000 depremzede barınabilir. Madem tüm bunlar milletindir, şimdi değil de ne zaman? Tüm ülkede hayat akışını durdurmadan kararlar alınmalı”

     
     
     
     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’ın deprem bölgesinde OHAL kararı TBMM’de görüşülüyor

    Erdoğan’ın deprem bölgesinde OHAL kararı TBMM’de görüşülüyor


    SERBEST GÖRÜŞ /

    6 Şubat Pazartesi günü gerçekleşen, merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler Hatay, Gaziantep,  Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ  ve Şanlıurfa’da büyük yıkıma neden oldu. Depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı bugün saat 13.20 itibariyle 14 bin 14’e yükseldi. Afet sebebiyle meydana gelen can kayıpları için milli yas ilan edildi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise afet bölgesinde 3 ay sürecek Olağanüstü Hal ilan edildiğini açıkladı. Anayasa’nın 119’uncu maddesine göre karar Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülecek.  Resmi Gazete’de yayımlanan OHAL kararı TBMM’de onaylanmasının ardından yürürlüğe girecek.

    OHAL kararının  görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu, depremde yaşamını yitiren yurttaşlar ve AKP’li Milletvekili Yakup Taş için yapılan saygı duruşu ile başladı. 

    TBMM İç Tüzük 126. Maddesi’nde OHAL kararı ile ilgili şu ifadeler kullanıldı:

    “Anayasa’nın 119’uncu Maddesi gereğince Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen ve Resmi Gazete’de yayımlanan olağanüstü hal ile ilgili karar Cumhurbaşkanlığı tezkeresiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır; Meclis gerekli gördüğü takdirde olağanüstü halin süresini kısaltabilir, uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir. Öngörülen sürenin kısaltılması veya uzatılması hakkında siyasî parti grupları veya en az yirmi milletvekilinin imzası ile görüşme sırasında önerge verilebilir.

    Oylamadan önce önerge sahibi beş dakikayı geçmemek üzere söz alabilir. Cumhurbaşkanı’nın talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi her defasında dört ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilir.”

    CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAY AFET BÖLGESİNDEKİ DURUM HAKKINDA MECLİS’TE BİLGİ VERDİ

    OHAL görüşmelerinde ilk olarak yürütme adına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay söz aldı.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın açıklamaları şöyle oldu:

    DEPREM YAKLAŞIK 110 BİN KM2 BİR ALANI ETKİLEDİ

    “Yaklaşık 110 bin 000 Km2 bir alanı etkileyen ve çok büyük bir yıkıcı etkisi olan bu depremler sonucunda 10 ilimizde çok geniş bir alanda can kaybına ve yaralanmalara neden olmuş, çok sayıda bina hasar görmüştür. Bu değer Avrupa’da birçok ülkenin yüzölçümü kadar veya ondan daha büyüktür. Bu deprem Anadolu coğrafyasının son 2000 yıllık tarihçesinde 1668 Büyük Anadolu Depremi ve 1939 Erzincan depreminden sonra meydana gelen en büyük üçüncü depremidir. Bu depreme yakın 1939 Erzincan depreminde 33 bin can kaybı meydana gelmiştir. Erzincan Depremine yakın büyüklükte olan bu son depremlerde can kaybımızın bu sayıyı aşmamasını temenni ediyoruz.”

    CAN KAYBI 14 BİN 351’E YÜKSELDİ

    “Yaşadığımız bu büyük afette göçük veya yıkım sonucu an itibari ile 14 bin 351 kişi hayatını kaybetmiş, 63 bin 794 kişi yaralanmıştır. Depremin ilk dakikalarından itibaren başta AFAD, TSK, Jandarma, Polis arama kurtarma personelleri olmak üzere ülkemizin tüm kapasitesi afet bölgesine sevk edilmiştir.

    24 bin 727’si arama kurtarma personeli olmak üzere eşitli kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarından toplam 113 bin 318 personel ve gönüllü afet müdahale çalışmalarında bulunmaktadır.

    Ülke genelinden deprem bölgesine 1245 ambulans, 245 UMKE timi ve 5 uçak ambulans ile toplam 6572 sağlık personeli sahada hizmet vermektedir. Ayrıca 920 vinç, 421’i ekskavatör olmak üzere sahada 10 bin 363 iş makinesi görev yapmaktadır.

    Deprem ve olumsuz hava şartları nedeniyle afet bölgesine lojistik desteği etkileyecek sıkıntılar kısa sürede çözülmüştür. Türkiye geneli yol ağımızda ana arterlerin hepsi ulaşıma açıktır. Dün itibariyle tüm afet bölgesine kontrollü şekilde elektrik verilebilmektedir.

    Bölgeye lojistik desteği sağlamak üzere 22 Gemi, 81 uçak ve 79 helikopter görevlendirilmiş olup 1122 sorti gerçekleştirmiştir. Girmediğimiz il ve ilçe kalmamıştır. Kardan dolayı ulaşılamayan bölgelere helikopterlerle ulaşıldı. Depremden etkilenen illerimizde beslenme ihtiyacını karşılamak için 88 seyyar mutfak ve 79 ikram aracı halihazırda hizmet vermektedir. Ayrıca; kumanya, paketli gıda, süt, ekmek ve su düzenli olarak afet bölgesine gönderilmektedir. Geçici barınma ihtiyacının karşılanması için bölgede 100 binin üzerinde çadır kurulmuş ve 1 milyon 255 bin battaniye gönderilmiştir.”

    “GEÇİCİ BARINMA ALANLARIND BARINDIRILAN VATANDAŞLARIMIZIN SAYISI 750 BİNİ AŞTI”

    “Milli Eğitim Bakanlığı’mızın pansiyon ve spor salonları ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’mızın KYK Yurtları, Gençlik Merkezleri ve spor salonları afetten etkilenen vatandaşlarımızın geçici barınmaları için 451 bin 880 yatak tahsis edilmiştir. Barındırılan vatandaşlarımızın sayısı 750 bini aştı. Deprem bölgesinden diğer illerimize gitmek isteyen vatandaşlarımız için ilk etapta 1 milyon 100 bin kişilik geçici barınma imkanı da oluşturulmuştur.”

    AFET BÖLGESİNDE 27 BİN 722 VATANDAŞIMIZ TAHLİYE EDİLDİ

    “Bu kapsamda afet bölgesinden 27 bin 722 vatandaşımız tahliye edilmiştir. Deprem anından bu yana çalışmalarımız, adeta bir seferberlik halinde kesintisiz sürdürülmektedir. Depremden zarar gören vatandaşlarımız için bir yıl içinde tamamlayacağımız afet konutları ile vatandaşlarımıza yapacağımız ayni ve nakdi yardımlar, ilaç ve tıbbi malzeme, çadır, gıda gibi diğer afet ve acil durum faaliyetleri harcamalarına ilişkin bütçelerimizi planladık ve kurumlarımıza tahsis etmekteyiz.

    Bu kapsamda; Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinin tıbbi malzeme, cihaz ve ilaç alımları, AFAD’ın afet ve acil durum harcamaları, Ulaştırma Bakanlığının depremden zarar gören yol, köprü vb yerler için yapacakları harcamaları, Milli Savunma, Emniyet ve Jandarmanın depreme yönelik acil giderleri, Valilik, kaymakamlık YİKOB ve İl Özel İdarelerinin ihtiyaçları, başta olmak üzere kamusal hizmetlerin kesintisi olarak yerine getirilmesi için AFAD olmak üzere tüm kurumlarımızın deprem amaçlı nakit talepleri hızlıca karşılanmaktadır.”

    BÖLGELERİN TAMAMINA KONTROLLÜ DOĞAL GAZ VERMEYE BAŞLADIK

    “Bu amaçla ilk etapta 100 milyar TL kaynak ayrılmıştır. İhtiyaca göre bu destekler artarak devam edecektir. 1 yıl içerisinde konutların yapılması geçici barınmanın çözülmesi gibi durumlarda bu kaynak kullanılacaktır. Depremden zarar gören her bir aileye acil ihtiyaçlarının karşılanması için ilk etapta 10 bin TL yardım verilmesini kararlaştırdık.

    Bölgelerin tamamına kontrollü doğal gaz vermeye başladık. Akaryakıt sıkıntısı için de bölgeye yoğun sevkiyat devam ediyor. Haberleşme ile ilgili sıkıntılar çözüldü. Psiko-sosyal gelişmeler için de gerekli tedbirleri almış durumdayız.”

    OHAL UYGULAMASINDAKİ AMAÇ; YARALARIN EN HIZLI ŞEKİLDE SARILMASIDIR

    “Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız depremin yaşandığı 10 ilimizi “genel hayata etkili afet bölgesi” olarak ilan etmiş, arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülebilmesini temin için, Anayasanın 119’uncu maddesine dayanarak, 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan etme kararını kamuoyu ile paylaşmıştır.

    Olağanüstü durumlar olağanüstü tedbirlerin alınmasını gerektirir. OHAL ilanı, verildiği gün Resmi Gazete’de yayımlanmış ve TBMM’nin onayına sunulmuştur. Olağanüstü bir yönetim düzeninin gerekli olduğu doğal afet, tehlikeli salgın hastalık ve kamu düzenini tehlike altına sokan yaygın şiddet vakaları gibi durumlarda başvurulan OHAL uygulamasında amaç; yaraların en hızlı şekilde sarılmasıdır.

    Acil ve hayati ihtiyaç malzemelerinin karşılanması, afet bölgesinde yıkılma riski olan binaların bulunduğu alanlara girişin sınırlandırılması, tehlike arz eden binaların yıkılması ve zaruri ihtiyaçların dağıtımının düzenlenmesi gibi zorunlu işler olağanüstü hal yönetimi ile kolaylıkla ve hızlıca sağlanabilecektir.

    Mülki idare amirleri, tedavi, kurtarma, yedirme, giydirme ve barındırma gibi işlerle bu gibi işlerin gerektirdiği acil satın almaları ve kiralamayı doğrudan yapabilecektir. Konaklama tesislerinin olağanüstü hal gereklerine göre kullanılabilmesi OHAL kapsamında mümkün olabilecektir. Krizin boyutları göz önünde bulundurularak; depremin yıkıcı etkisi, ağır kış şartları ve doğrudan etkilenen il sayısı ve nüfusa göre 3 aylık süre belirlenmiştir. Bu büyük afetin yaralarının sarılması için Meclis’imizin OHAL ilanına destek vererek milletimizin, devletimizin yanında olacağına inancımız tamdır.”

    HDP’Lİ HAKKI SARUHAN OLUÇ: BU İKTİDARIN ELİNDE YETERİNCE YETKİ YOK MU?

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, grubu adına söz alarak iktidarın ihmallerinin olduğunu söyledi. Oluç, “Deprem değil merkezi yönetimin beceriksizliği insanların canını alıyor” ifadeleriyle kayıplardan iktidarın sorumlu olduğunu vurguladı.

    HDP’li Hakkı Saruhan Oluç’un açıklamasının satır başları şöyle oldu:

    Tüm halklarımızın acısını yürekten paylaşıyoruz. Enkaz altında kalanların kurtarılması en büyük dileğimiz. Suriye halklarına da başsağlığı diliyoruz.  Üzüntümüz ve acımız büyük fakat öfkeyle değil akılla konuşacağız. Tedbir almayan bir ülke yaklaşımını Maraş depreminde apaçık gördük. İstanbul depremini hayal bile edemiyorum. Durumu tahayyül edebiliyor musunuz. Çok sayıda önergemize cevap gelmedi. 4 bakanlık rutin mevzuat cevapları verdi. Esas sorumlu bakanlıklar cevap vermedi. İlgilenmiyorsunuz bu durumda. Bilim insanları büyük depremlerin eli kulağında olduğunu bağırmaya devam ediyor. Ama iktidar sağır.

    Depremi afete dönüştüren tedbirsizliktir. Geleceği belli olan bu depremin önleminin neden alınmadığına dair cevap yok. Sorumlu iktidar. Bir kent nasıl tamamen yıkılır? Hatay bu iktidar tarafından çoktan kaderine terk edilmiş. Sonucu bugün görüldü. Deprem değil merkezi yönetimin beceriksizliği insanların canını alıyor. Sorumlu bu iktidarın zihniyetidir. 20 yıldır deprem vergileri veriyoruz. Deprem vergileri ranta dönüştü. Deprem olmasaydı vergi yapılandırmasıyla ilgili kanun teklifini görüşecektik. Vicdansızca elinizi kaldırıp oy verecektiniz. İmar affına oy verenler yaşananlardan sorumludur. 

    BU İKTİDARIN ELİNDE YETERİNCE YETKİ YOK MU?

    Bu iktidarın elinde yeterince yok mu? Var. O zaman OHAL’i neden istiyorsunuz. 2016’dan sonra ilan edilen OHAL’lerde yaşananlar nedeniyle bunu soruyoruz. Bunun afet yönetimi değil halkı bastırmak, muhalefeti susturmak gibi sonuçlar çıkaracağı bellidir.  

     AYRINTILAR GELİYOR…
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yüzlerce gönüllü yazılımcı yardım çağrılarını tek bir noktada topladı: deprem.io

    Yüzlerce gönüllü yazılımcı yardım çağrılarını tek bir noktada topladı: deprem.io


    Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde yaklaşık 10 saat arayla meydana gelen, başta Hatay olmak üzere Gaziantep, Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ ve Şanlıurfa’da da yıkıma neden olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından Türkiye’nin gözü, arama – kurtarma çalışmalarına çevrildi.

    Depremde can kaybı saat 09.36 itibariyle toplam 6 bin 957’ye yükseldi. Depremin ardından çok sayıda vatandaş sosyal medya üzerinden yardım taleplerini ve enkaz adreslerini paylaştı. 

    Kontrolsüz paylaşımlar bazı yardım taleplerinin yanıtsız kalması nedeniyle 500’den fazla gönüllü yazılımcı, tüm yardım taleplerini tek bir noktada sunmak için deprem.io adlı projeyi kısa sürede hayata geçirdi. 

    deprem.io adresi üzerinden kullanıma sunulan projeyle birlikte yardım için adres bildirimi yapılacak ve kayıtlı yardım taleplerine ulaşılabilecek.

    Yüzlerce gönüllü yazılımcı yardım çağrılarını tek bir noktada topladı: deprem.io - Resim : 2

    Yüzlerce gönüllü yazılımcı yardım çağrılarını tek bir noktada topladı: deprem.io - Resim : 3

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***