Etiket: Son Depremler

  • Erdoğan: Türkiye, 6 Şubat depremlerinin sınamasından alnının akıyla çıkmıştır

    Erdoğan: Türkiye, 6 Şubat depremlerinin sınamasından alnının akıyla çıkmıştır


    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, depremlerde yıkım yaşanan Hatay’ın Samandağ ilçesini ziyaret etti.

    Samandağ’daki Afet Koordinasyon Merkezi’nde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin deprem sınamasından başarıyla çıktığını” söyledi.

    Erdoğan, “Afetler aynı zamanda milletlerin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini, dayanışmasını, kabiliyetini, dirayetini test ettiği sınamalardır. Hamdolsun Türkiye, 6 Şubat depremlerinin sınamasından alnının akıyla çıkmıştır. Her dönemde görülebilecek birkaç küçük hadise, kötü söz, provokasyon girişimi dışında kalplerimizi de ellerimizi de birleştirerek yaraları sardık” diye konuştu.

    “Yaşadığımız onca felakete ve onda saldırıya rağmen geleceğe umutla bakmamız için sayısız sebebimiz var” diyen Erdoğan, “Buna karşılık bizi farklılıklarımız üzerinden birbirimize düşürmek isteyenler de her zamankinden daha büyük bir hırsla üzerimize geliyor. Milletçe bu tuzakların hepsini bozacak dirayete sahibiz. Coğrafyamızda asırlardır oynanan oyunları artık çöpe atma, kendi oyunumuzu yazma, yönetme ve sergileme vakti gelmiştir” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:

    ‘AFETİN BOYUTLARINI ANLATMAYA KELİMELER KAFİ GELMİYOR’

    “Ülke olarak 6 Şubat tarihinde yaşadığımız, daha sonrasında da binlerce sarsıntıyla devam eden depremler için sizlere geçmiş olsun diyorum. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı Allah’tan rahmet, yakınlarını sabır ve başsağlığı diliyorum. Geniş bir alanda etkisi hissedilen bu afetin en çok yıkımı ve can kaybına yol açtığı şehrimiz Hatay’dır. Antakya’dan Samandağ’a kadar pek çok ilçemizi derinden sarsan afetin boyutlarını anlatmaya kelimeleri kafi gelmiyor.”

    ‘KIŞ ŞARTLARI SORUNLARI ARTIRDI’

    “Asrın felaketi olarak tanımlanan bu depremin aynı zamanda zorlu kış şartlarının hüküm sürdüğü günlerde olması sıkıntılarımızı daha da artırdı. Pisti zarar gören Hatay Havalimanı’nın uçuşa kapanması, yolların zarar görmesi, ilk günlerde haberleşmenin güçlükle yapılabilmesi ilave sorunlar olarak karşımıza çıktı. Buna rağmen devlet ve millet olarak afetin ilk anından itibaren Hatay’a ve tüm deprem bölgesine ulaşmak için canla başla gayret ettik. Şehirdeki kamu görevlilerimizden çalışabilecek durumda olanlar zaten hemen işlerinin başına koştular. Diğer yerlerden buraya gelmek için yola çıkan ekiplerimiz de epeyce bir mücadelenin ardından birer ikişer Hatay’a geldiler.”

    ‘271 BİN GÖREVLİ DEPREM BÖLGESİNDE ÇALIŞTI’

    “Yıkılan bina sayısının fazla, arama kurtarma personeli sayısının sınırlı olması sebebiyle ekiplerimiz adeta vakitle yarışarak müdahaleleri yürüttü. AFAD’dan madencilerimize, belediyecilerimizden sivil toplum kuruluşlarına kadar kendi personelimiz ve uluslararası ekiplerle dünyada eşi benzeri görülmemiş bir arama kurtarma sayısı olan 35 bin kişiye ulaştık. Bu ekipleri yarısı da Hatay’da görev yaptı. Diğer destek personelleriyle 271 bin görevli deprem bölgesinde çalıştı. Gönüllüler ve sivil toplum kuruluşları mensuplarıyla yaklaşık yarım milyon insanımız depremzedelerimizin yardımına koştu.”

    ‘İLK GÜNLERDE VAKTİNDE YETİŞEMEDİĞİMİZ YERLER OLDU’

    “Ülkemizin dört bir yanından ihtiyaç duyulan tüm aracı, gereci, cihazı bölgeye getirdik. Ancak tüm çabalara rağmen ilk günlerde vaktinde yetişemediğimiz yerler oldu. Afet bölgesinin genişliğine ve yıkımın büyüklüğüne rağmen devletin ve milletin imkanlarının tamamının deprem bölgesi için seferber edildiğinden kimse şüphe etmesin. Askerimizi, polisimizi, jandarmamızı, sağlıkçılarımızı, eğitimcilerimizi, ilgili tüm kurumlarımızın personelini, uçağından, helikopterine ve gemisine kadar tüm araçlarımızı depremzedelerimiz için harekete geçirdik.”

    ‘BÖYLE BİR FELAKETTE TÜRKİYE’DEN DAHA HIZLI REFLEKS VERECEK BİR ÜLKE YOK’

    “Milletimiz buradaki kardeşleri için tek yürek oldu. Tüm bunları en iyi, deprem bölgesindeki 11 şehirde yaşayan 14 milyon insanımız gayet iyi biliyor. Vefat sayısının 48 bini bulduğu, yaralıların 115 bini aştığı, 50 bin binanın yıkıldığı böyle bir felaket karşısında Türkiye’den daha hızlı refleks verecek bir başka ülke yoktur. Bunu ülkemize gelen yabancıların bizzat kendileri söylüyor. Üstelik yürütülen arama kurtarma ve yardım çalışmaları, ardı arkası kesilmeyen, bir kısmı da müstakil deprem büyüklüğünde olan sarsıntılar eşliğinde yapıldı. Fedakarca ve kahramanca yapılan bu çalışmalarda yer alan kamu personelini, gönüllüleri, STK mensuplarını ve uluslararası ekipleri şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum.”

    ‘KALICI KONUTLAR İÇİN HEMEN KOLLARI SIVADIK’

    “Çalışmaların düzen girmesiyle birlikte önce arama kurtarma faaliyetleri, ardından enkaz kaldırma çalışmaları hızlandı. Bu arada kalıcı barınma merkezlerinin acil gıda ve giyim ihtiyaçlarının temini için gereken mekanizmalar kuruldu ve işler hale getirdi. Çadırlardan yurtlara, okullardan otellere, diğer bölgelere gidecek olanlara sağlanan kolaylıklardan konteyner kentlere kadar eldeki her imkan değerlendirildi. Artçı sarsıntıların sürmesi ister istemez evleri sağlam veya az hasarlı vatandaşlarımızı da huzursuz ettiği için bölge dışına epeyce bir gidiş yaşandı. Biz bu arada kalıcı konutların inşası için hemen kolları sıvadık.”

    ‘650 BİN KONUT İHTİYACI VAR’

    “Yer tespiti yapılan, zemin etüt çalışmaları biten yerlerde süratle temelleri atıp, işe başladık. Orta hasarlıların da dahil edilmesiyle yaklaşık 650 bin konut ihtiyacımızın olduğunu gördük. Acil ihtiyaç olan 244 bin konutun ve 75 bin köy evinin inşasını 1 yıl içinde bitirecek bir planlamayla yolumuza devam ediyoruz. Samandağ’da inşa edeceğimiz konut sayısı 17 bin 331’dir. İnsanlarımızın tamamını huzurlu konutlara kavuşturana kadar inşa ve ihya faaliyetlerini sürdüreceğiz. Geçmişte yaşadığımız zorluklar tekerrür etmemesi için gereken adımları da ilk fırsatta atacağız.”

    ‘HATAY ÖNCELİKLERİMİZİN EN BAŞINDA YER ALIYOR’

    “Tüm bu çalışmalarda depremde en çok yıkıma ve can kaybına uğrayan Hatay ve ilçeleri önceliklerimizin en başında yer alacaktır. Afetler aynı zamanda milletlerin birliği, beraberliği, kardeşliğini, dayanışmasını, kabiliyetini, dirayetini test ettiği sınamalardır. Hamdolsun Türkiye 6 Şubat depremlerinin sınamasından alnının akıyla çıkmıştır. Her dönemde görülebilecek birkaç küçük hadise, kötü söz, provokasyon girişimi dışında kalplerimizi de ellerimizi de birleştirerek yaraları sardık, yönümüzü tekrar ortak geleceğimize döndük.”

    ‘ASIRLARDIR OYNANAN OYUNLARI ÇÖPE ATMA VAKTİ GELDİ’

    “Güçlü bir devletin, kıvançta ve tasada ortaklaşabilen bir milletin önemi böyle dönemlerde daha iyi anlaşılıyor. Bunun için ilk asrını geride bıraktığımız Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin bize sunduğu huzur, güven ve refah çatısına daha sıkı sahip çıkmalıyız. Yaşadığımız onca felakete ve onda saldırıya rağmen geleceğe umutla bakmamız için sayısız sebebimiz var. Buna karşılık bizi farklılıklarımız üzerinden birbirimize düşürmek isteyenler de her zamankinden daha büyük bir hırsla üzerimize geliyor. Milletçe bu tuzakların hepsini bozacak dirayete hamdolsun sahibiz. Coğrafyamızda asırlardır oynanan oyunları artık çöpe atma, kendi oyunumuzu yazma, yönetme ve sergileme vakti gelmiştir.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Deprem bölgesinde önümüzdeki ay 25 bin doğum bekleniyor

    Deprem bölgesinde önümüzdeki ay 25 bin doğum bekleniyor


    GERÇEK GÜNDEM /

    Hükümet deprem bölgesindeki yaşantıyı kontrol altına almakta zorlanadursun Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) üçüncü kez güncellediği Türkiye Depremi Durum Raporu’ndaki tahmini/yaklaşık rakamlara bakılınca bölgeyi kritik günlerin beklediği anlaşılıyor.

    ETKİLENEN NÜFUS RAKAMLARI

    Rapora göre 11 ilde depremden etkilenen toplam nüfus 15,8 milyon. Bunun 1,7 milyonu mülteci; 2,6 milyon 15-24 yaş arası gençten oluşuyor. Buna ek olarak, bu sayının 4,1 milyonunu üreme çağındaki kadın sayısını oluşturuyor. Bölgede hamile kadın sayısının 226 bin, önümüzdeki ay gerçekleşmesi beklenen doğum sayısının ise 25 bin olduğu belirtiliyor. Hal böyleyken bölgedeki sağlık hizmetleri bu ihtiyacı karşılamaktan uzak görünüyor.

    KADIN SAĞLIĞI ZOR DURUMDA 

    UNFPA raporuna göre deprem bölgesindeki kadın doğum hastaneleri ve çok sayıda birinci basamak sağlık kuruluşları da dahil olmak üzere 15 hastanenin hasarlı durumda.  Depremzedelerin sağlık hizmetlerine ile mevcut sağlık hizmetlerinin bilgisine erişiminde zorluklar yaşanıyor. Hamile ve emziren kadınlar ile HIV yaşayanların acil ihtiyaç sahipleri arasında olduğu belirtilen raporda hijyen ve öz bakım malzemeleri ile ilgili temel ihtiyaçlara erişimin ciddi bir sorun olmaya devam ettiğinin altı çiziliyor. Sıhhi tesislerin/veya menstrüel hijyen ihtiyaçlarını karşılayacak güvenli alanların olmaması, kadınların ve kız çocuklarının temel hijyen ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri güvenli alanların olmamasının kadınların ve kız çocuklarının temel hijyen ve üreme sağlığı gereksinimlerini onurlu bir şekilde karşılamalarını zorlaştırdığı belirtiliyor.

    Bu rakamlar doğrultusunda UNFPA, güvenli doğum yapmak ile şiddet ve istismardan uzak yaşamak da dahil olmak üzere kadın ve kız çocuklarının sağlığını ve haklarını korumak için ortaklarıyla birlikte çalışmalarını güçlendirme kararı aldığını bildirdi. Bugüne kadar 6648 kişiye ulaşıldığı belirtilen raporda hayat kurtaran insani desteğin sağlanması için Acil Destek Çağrısı ile 19,7 milyon dolar talep edildiği, bunun %17’sinin karşılandığı açıklandı.

    Deprem bölgesinde önümüzdeki ay 25 bin doğum bekleniyor - Resim : 2

    Deprem bölgesinde önümüzdeki ay 25 bin doğum bekleniyor - Resim : 3

     BAZI RAKAMLARLA UNFPA FAALİYETLERİ 

    23 Şubat itibarıyla deprem bölgesinde,

    • 1800 kişiye cinsel sağlık ve üreme sağlığı danışmanlığı ulaştırıldı
    • 1800 kişiye toplumsal cinsiyete dayalı şiddet danışmanlığı sağlandı
    • 5500 kişiye kadın sağlığı ve anne bebek kitleri ulaştırıldı
    • 700 Üreme sağlığı malzemesi dağıtıldı

    Raporda devam eden çalışmalara da yer veriliyor. Buna göre 250 bini üreme çağındaki kadınlar olmak üzere 1 milyon nüfusun ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde 315 acil durumlar için üreme sağlığı kiti ile 20 bin kadın ve 5 bin anne-bebek kiti için sipariş verildiği bildiriliyor.

    Deprem bölgesinde önümüzdeki ay 25 bin doğum bekleniyor - Resim : 4

     

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Depremlerde yıkılan binalarla ilgili tutuklananların sayısı 203’e yükseldi

    Depremlerde yıkılan binalarla ilgili tutuklananların sayısı 203’e yükseldi


    Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ya da imara aykırı değişiklik tespit edilen binalarla ilgili soruşturmalarda tutuklananların sayısı 203’e yükseldi.

    Alınan bilgiye göre, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ya da imara aykırı değişiklik tespit edilen binalarla ilgili başsavcılıklarca resen başlatılan soruşturmalarda 797 zanlının sorumluluğu saptandı.

    Yakalanan şüphelilerden 203’ü çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklandı, 275 şüpheli hakkında adli kontrole hükmedildi. Ayrıca 152 şüpheli hakkında yakalama kararı, 67 kişi hakkında da gözaltı talimatı verildi.

    Başsavcılıkların talimatıyla halen 9 kişi gözaltında bulunurken, şüphelilerden 19’unun ise hayatta olmadığı belirlendi. Yapılan incelemelerde, 5 zanlının ise yurt dışında olduğu tespit edildi, 67 şüpheli de ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

    HIRSIZLIK SORUŞTURMALARINDA 201 TUTUKLU

    Cumhuriyet başsavcılıklarının, depremler sonrasında bölgede gerçekleşen hırsızlık olaylarına yönelik soruşturmaları kapsamında 383 olayla ilgili 312 şüpheli saptandı. Bu şüphelilerden 201’i tutuklandı, 37 kişi hakkında adli kontrole hükmedildi.

    Soruşturmalar çerçevesinde 29 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılırken, 10 kişi ifadesinin ardından serbest bırakıldı, 13 şüpheli ise halen gözaltında bulunuyor.

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, UNICEF İcra Direktörü Russell ile görüştü

    Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, UNICEF İcra Direktörü Russell ile görüştü


    6 Şubat’ta meydana gelen depremler 11 ilde yıkıma neden oldu . Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 1 milyonu aşkın yurttaş geçici barınma çözümleriyle yaşamını sürdürüyor. Çocukların depremlerdeki mağduriyeti nedeniyle uluslararası kuruluşlar yardımlarını sürdürüyor.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İcra Direktörü Catherine Russell ile Ankara’da bir araya geldi.

    Çavuşoğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, UNICEF İcra Direktörü Russell ile görüştüklerini bildirdi.

    Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “UNICEF İcra Direktörü, dayanışma ziyareti için Ankara’daydı. Uluslararası toplumun bu zor zamanımızda verdiği desteğe teşekkür ediyoruz.” ifadesini kullandı.

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İddia: Kaymakam depremzedeleri sokağa atmak için kapıya jandarma gönderdi!

    İddia: Kaymakam depremzedeleri sokağa atmak için kapıya jandarma gönderdi!


    SERBEST GÖRÜŞ /

    6 Şubat’ta meydana gelen ve  merkez üssü Kahramanmaraş olan depremler 11 ilde yıkıma neden oldu. Can kaybı 44 bin 218’e yükselirken sayıları 1 milyonu aşan insan evsiz kaldı. Afetlerden sorumlu kurumların ve siyasi iktidarın ihmalleri nedeniyle afet sırasında ve sonrasında adeta kaderine terk edilen ve bir çoğu kendi imkanlarıyla sağ kalan depremzedelerin mağduriyetleri sürüyor. 

    Evsiz kalan depremzedeler geçici çözümler ile barınma ihtiyacını karşılamaya çalışırken çadırların yetersiz kalması, konut ihtiyaçlarının karşılanamaması iktidarın çözümden uzak tavrını sürdürmesi nedeniyle tepkileri artırdı.

    MİSAFİR ÇAĞRILAN DEPREMZEDELER KAYMAKAM VE JANDARMA DESTEĞİYLE EVDEN ATILMAK İSTENDİ

    Son olarak sosyal medyada yer alan bir iddia tabloyu gözler önüne serdi. Hüseyin Erdem isimli bir yurttaş yaptığı paylaşımda kendi imkanları ile hayatta kalan depremzede yakınlarının geçici olarak misafir edildikleri Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde ev sahibi Suat Kızıldağ ve Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu tarafından mağdur edildiğini yazdı.

    Erdem’in iddiasına göre depremzede yurttaşların evden çıkartılması için kaymakam jandarmayı görevlendirdi. Erdem olayı anlattığı paylaşımlarında; “Depremzedelere devlet olarak bu şekilde mi sahip çıkılıyor?” sorusunu yöneltti. 

    Hüseyin Erdem’in paylaşımları şöyle oldu:

    1-Hatay’da Ablam, eniştem ve çocukları binaları yıkılıyor, dama çıkıyorlar 4-5 saat soğukta ve yağmur altında kalarak kendi imkanları ile kurtuluyorlar, evleri eşyaları ile birlikte yıkılıyor. Bir abim ve 4 çocuğu enkaz altındaydı vefat ettiler.

    2-Abimin enkazına 35 saat boyunca el sürülmedi. Yeğenimin eksi patronu Eskişehirli Suat Kızıldağ (tapuda memur) benim burada boş evim var gelin burada kalın. Yeğenlerim oraya gidiyorlar ilk başta gayet yardımcı oluyor.

    3-10. gün ortada hiçbir durum yokken kardeşim pazartesi günü gelecek diye cumartesiye (25.02) kadar evi boşaltın diyor. Yeğenimle bir tartışma yaşıyor sen bizi çağırdın şu an nereye gideriz gibisinden 5 dakika sonra jandarma eve geliyor.

    4-Jandarma evin boşaltılmasını istiyor. Yeğenim valiye gidiyor o kaymakama yönlendiriyor. Kaymakam bey jandarmayı kendisinin gönderdiğini söylüyor ve onları evden çıkmalarını söylüyor.

    5-Sevgili Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu siz neye dayanarak Jandarmayı eve gönderiyorsunuz, kanunda ki hangi maddeye dayanarak? Jandarmayı dün ve bugün gönderiyor (23-24.02). Siz devlet terbiyesi almış birisiniz.

    6-Asrın felaketi depremden kendi imkanları ile çıkmış kardeşini ve 4 yeğenini kaybetmiş, kızı sınıf öğretmeni birçok öğrencisini kaybetmiş bir psikolojik çöküş içinde olan insanlara jandarmayı göndererek korkutmaya mı çalışıyorsunuz?

    7-Sizden rica ediyorum neye dayanarak 2 gün üst üste jandarmayı gönderiyorsunuz Odunpazarı Kaymakamı. Bu arada siz bugün jandarmayı göndermeseniz de onlar çıkıyorlardı zaten.

    8-Depremzedelere devlet olarak bu şekilde mi sahip çıkılıyor? Jandarma gönderip korkutarak mı?

    İddia: Kaymakam depremzedeleri sokağa atmak için kapıya jandarma gönderdi! - Resim : 2

    İddia: Kaymakam depremzedeleri sokağa atmak için kapıya jandarma gönderdi! - Resim : 3

     

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Niğde ve Konya depremlerinden etkilenen Aksaray’da yol ve araziler yarıldı

    Niğde ve Konya depremlerinden etkilenen Aksaray’da yol ve araziler yarıldı


    Niğde’nin Bor ilçesinde 5.3, Konya’nın Ereğli ilçesinde ise 4.3 büyüklüğünde meydana gelen depremlerde Aksaray’da yollar ve arazilerde yarılmalar oluştu.

    Merkez üssü Konya’nın Ereğli ilçesi olan dün yaşanan 4.3 büyüklüğündeki deprem ile bugün merkez üssü Niğde’nin Bor ilçesi olan 5.3 büyüklüğündeki depremde Aksaray’da da şiddetli şekilde hissedildi.

    Ayrıca, Aksaray-Konya karayolunda ve Sultanhanı bölgesindeki arazilerde yarılmalar oluştu. Karayolu ve arazilerdeki yarılmalar depremin şiddetini gözler önüne sererken yarılmalar yer yer 2 metreye kadar indiği gözlemlendi.

    İşte o görüntüler:

    Niğde ve Konya depremlerinden etkilenen Aksaray'da yol ve araziler yarıldı - Resim : 2

    Niğde ve Konya depremlerinden etkilenen Aksaray'da yol ve araziler yarıldı - Resim : 3

     

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’li isim açıkladı: TBBM çalışmalarına verilen ara 28 Şubat’a kadar uzatıldı

    AKP’li isim açıkladı: TBBM çalışmalarına verilen ara 28 Şubat’a kadar uzatıldı


    AKP Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, merkez üssü Kahramanmaraş olan ve ihmaller ile yolsuzluklar nedeniyle yıkımın arttığı değerlendirmesi yapılan depremler nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çalışmalarına verilen aranın 28 Şubat’a kadar uzatıldığını bildirdi.

    Elitaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Milletvekillerimizin büyük bir çoğunluğunun deprem bölgesinde olması sebebiyle siyasi partilerimizin mutabakatı ile TBMM çalışmalarına 28 Şubat 2023 tarihine kadar ara verilmesi kararlaştırılmıştır. Geçmiş olsun Türkiye’m.” ifadelerine yer verdi.

    Deprem felaketinin ardından Meclis, 13 Şubat tarihine kadar çalışmalarına ara vermiş, daha sonra bu aranın 21 Şubat’a kadar uzatıldığı duyurulmuştu. Son kararla Meclis’in ara süresi ikinci kez uzatılmış oldu.

     

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • THY, afet bölgesindeki 9 ilden yapılacak ücretsiz tahliye uçuşlarının süresini 1 Mart’a uzattı

    THY, afet bölgesindeki 9 ilden yapılacak ücretsiz tahliye uçuşlarının süresini 1 Mart’a uzattı


    Türk Hava Yolları, (THY) deprem bölgesindeki 9 ilden yapılan ücretsiz tahliye uçuşlarının 1 Mart’a kadar uzatıldığını duyurdu.

    THY’nin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, “Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Şanlıurfa çıkışlı tahliye uçuşlarımız 1 Mart 2023 tarihine kadar ücretsiz olarak devam edecektir.” denildi.

    Vatandaşlara rezervasyonsuz havalimanlarına gelmemeleri uyarısında bulunulan açıklamada, THY’nin internet sitesi ve güncel mobil uygulaması üzerinden ücretsiz biletleme yapılabileceği belirtildi.

     

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Vahap Seçer: 400 bin kişi deprem bölgesinden gelecek, Mersin afet bölgesine dahil edilmeli

    Vahap Seçer: 400 bin kişi deprem bölgesinden gelecek, Mersin afet bölgesine dahil edilmeli


    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tele 1’de dün gece yayınlanan ‘Şimdiki Zaman’ programına konuk oldu. Vahap Seçer, merkez üssü Kahramanmaraş olan depremlerde 10 kentte meydana gelen büyük yıkım nedeniyle Mersin’in karşılaştığı sorunları anlattı. 

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “Mersin bir tahribat, bir yıkıntı yaşamadı ama depremin komplikasyonlarının en yoğun yaşandığı yer. Şu anda 1,9 milyon insana göre sağladığım kaynaklarla 2,3 milyon insana hizmet götürüyorum. Buraya alacağımız göç, bize büyük yatırımlar, finansman kaynakları gerektirecek. Ya afet bölgesine dahil edilmeli ya da farklı bir statü verilebilir. Bir destek, teşvik kapsamına alınması gerekir” dedi.

    Programda, depremlerin ardından Mersin’de yaşananları aktaran Seçer, kentin yoğun bir göç ile karşı karşıya kaldığını belirterek, “Mersin bir tahribat, bir yıkıntı yaşamadı ama depremin komplikasyonlarının en yoğun yaşandığı yer. Buraya alacağımız göç, bize büyük yatırımlar, finansman kaynakları gerektirecek. Ya afet bölgesine dahil edilmeli ya da farklı bir statü verilebilir. Mersin gibi yoğun göç alan yerlere farklı bir statü adı altında bir değerlendirme yapılabilir; bir destek, teşvik kapsamına alınması gerekir diye düşünüyorum” diye konuştu.

    Son zamanlarda siyasetin en önemli konularından birisinin yaşanan siyasi gerginlikler ve bölünmüşlükler olduğuna işaret Seçer, şunları söyledi:

    “‘Senin belediyen-benim belediyem’, ‘Cumhur İttifakı’nın belediyesi ya da CHP’li belediyeler, Millet İttifakı’nın belediyeleri’; bu ayrım bizi geleceğe dair sorunları konuşamama gibi bir duruma sokuyor ve bu beni rahatsız ediyor. Bunun günahını 5-10 sene sonra bu kent çeker. Ben belki yönetici olurum, bu yükü ben kaldırmak zorunda kalırım, bu sorunlarla da ben boğuşmak zorunda kalırım. Ben gitsem dahi devlette devamlılık esastır, benden sonra gelecek yönetici bu yükü çekecek. Ben, buna işaret etmek istiyorum. Siz, bu sorunu getirip 2-3 ilin üzerine yığmayın. Zaten Mersin üzerinde bir yük var. Bir de bunun üstüne neden, hangi hakla hizmet getiriyorsunuz? Siz bu nüfus hareketlerini düzenlerken merkezi yönetim olarak o kentin belediye başkanıyla bir değerlendirme, oturup beraber bir konuşup bu durumu anlatmaz mısınız?” 

    Mersin’in üzerine düşen sorumluluğu kaldırabilmesi için kente bir imtiyaz tanınması gerektiğine dikkat çeken Seçer, şöyle konuştu:

    “Buraya alacağımız, göç bize büyük yatırımlar, finansman kaynakları getirecek. Ya afet bölgesine dahil edilmeli ya da farklı bir statü verilebilir. Mersin gibi yoğun göç alan yerlere farklı bir statü adı altında bir değerlendirme yapılabilir; bir destek, teşvik kapsamına alınması gerekir diye düşünüyorum. Mersin’in yerli nüfusu 1 milyon 900 bin. Sığınmacı nüfusuyla 2,3 milyon. Ben eminim ki depremden dolayı bizim vatandaşlarımız, yaklaşık 400 bin kişi Mersin’e yerleşmek üzere deprem bölgesinden gelecekler, bizim hemşerimiz olacaklar, burada yaşayacaklar. Onları da üzerine koyarsanız 2,7 milyona çıkacak Mersin’in nüfusu. Deprem bölgesinde depremden etkilenen kendi vatandaşlarımız da var, sığınmacılar da var. Sığınmacılar da insan, bunun insani boyutu var, asla bu konuda olumsuz bir değerlendirme yapamam. Ama siz, bu sorunu getirip 2-3 ilin üzerine yığmayın. Bu sığınmacıları siz Orta Anadolu’ya da götürebilirsiniz ama Orta Anadolu’daki illerin idarecileri, valilikleri kabul etmiyor bunları. Zaten Mersin üzerinde bir yük var. Bir de bunun üstüne neden, hangi hakla hizmet ederek getiriyorsunuz? Bu kentte 400 bin sığınmacı var. Benim söylemlerimde en ufak bir ayrımcılık, ötekileştirme gibi bir beyanatım olmamıştır. Hizmetlerimde de fiiliyatta da bir uygulama olmamıştır. Ben, sosyal demokrat bir insanım. Benim dünya görüşüm belli. Zaten ben insanları kategorize edemem ama ortada bir gerçeği de cesurca dile getirmem gerekiyordu. Ben de bunu yaptım.”

    Depremin ardından endişelere sebebiyet veren Akkuyu Nükleer Santrali konusuna da değinen Seçer, olası bir depremde santralin yaratabileceği risk ile ilgili şunları aktardı:

    “Ben, parlamentoda olduğum, nükleer santralin bir uluslararası anlaşmayla kabul edildiği dönemde ret oy veren bir milletvekiliyim. Çok ciddi sarsıntı geçirdik. Ben, o saatlerde de uyumuyordum. 1,5 dakika süren bir deprem düşünün. Yani 15-20 saniye daha bu şiddetle Mersin’de uzasaydı süre, zaten sürenin uzunluğu demek depremin şiddetinin artması demek, bu anlamda da burada yıkıntılar olabilirdi. Nükleer santralin geleceği açısından da sismik tehlike, yani deprem tehlikesi içerdiğini de açıkçası söyleyebilirim.”

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Depremzedeler ve öğrenciler nasıl oy kullanacak? CHP’lli Muharrem Erkek’ten ‘kimse merak etmesin’ mesajı

    Depremzedeler ve öğrenciler nasıl oy kullanacak? CHP’lli Muharrem Erkek’ten ‘kimse merak etmesin’ mesajı


    CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda merkez üssü Kahramanmaraş olan depremler nedeniyle bölgede yaşayan seçmenlerin ve öğrencilerin cumhurbaşkanlığı ile milletvekili genel seçimlerinde nasıl oy kullanacağı yönünde açıklamalarda bulundu. 

    CHP’li Muharrem Erkek, seçim takvimi başlayıp da seçmen kütükleri askıya çıkana dek her an MERNİS’e kayıtlı adreslerin değiştirilebileceğini hatırlattı.

    Depremzede seçmenlerin oy kullanmasının güvence altına alınması için önerilerini oluşturduklarını aktaran Muharrem Erkek’in açıklamaları şöyle oldu:

    14 ŞUBAT SÖYLENTİSİ DOĞRU DEĞİL

    Yaşadığımız afet bazı soruları yeniden gündeme getiriyor. Özellikle öğrencilerimizin oy kullanabilmesi konusu şu aralar sıklıkla gelen başlıklardan. Hem öğrencilerimizin hem de diğer vatandaşlarımızın oy kullanmaları konusunda sorulan kimi soruların yanıtları:

    Öğrencilerimizin oy kullanabilmesi için 14 Şubat’a kadar adres kaydı yaptırması gerektiğine ilişkin bir söylenti dolaşıyordu, doğru değildir. Seçim takvimi başlayıp da seçmen kütükleri askıya çıkana dek her an MERNİS’e kayıtlı adresler değiştirilebilir.

    Seçim Kanunu’nda geçen yıl yapılan değişiklikle yerel seçimin başlangıcından 3 ay önceki seçmen kayıtlarının esas alınacağı hükme bağlandı. Bu kural milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinde uygulanmaz!

    SEÇMEN LİSTELERİNİN ASKIDA KALIP İLAN EDİLECEĞİ SÜRE SONUNA KADAR ADRESLER GÜNCELLENEBİLİR

    Vatandaşlarımız YSK tarafından seçim takviminin yayınlandığı güne ve sonrasında seçmen listelerinin askıda kalıp ilan edileceği süre sonuna kadar oy kullanacakları yer adreslerini güncelleyebilirler.

    Adres güncellemeleri, nüfus müdürlüklerine bizzat başvuru veya e-devlet üzerinden yapılabilir. Askı süresinde bu işlemin dışında ayrıca ilçe seçim kurullarına başvuru gerekecektir. Bu başvurulara göre seçmen listeleri şekillenecektir.

    YURTLAR KAPALI OLDUĞUNDAN ADRES KAYIT SİSTEMİNDEKİ BİR ADRESİ İKAMET ADRESİ OLARAK GÖSTERMEK GEREKECEK

    Yurtta kalan öğrenciler seçmen kütüklerinin askıda olacağı 2 haftada, yurtlarından alacakları belge ve okullarından alacakları öğrenci belgesiyle; – önce nüfus müdürlüğüne, – oradan alacağı belgeyle ilçe seçim kurula başvurarak yurtlarının olduğu ilde oy kullanabilirler.

    Yurtlar kapalı olduğuna göre öğrenciler için de adres kayıt sistemindeki bir adresi ikamet adresi olarak göstermek gerekecek. Yeni düzenleme ile adresi kapandığı için adres kayıt sisteminde görünmeyenler, en son geçerli adreslerinde seçmen listelerine eklenecekler.

    YSK henüz, depremzedelerin oy kullanmasında nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin karar almadı. Bu konuyu da yakından takip ediyor, seçmenlerin oy kullanmasının güvence altına alınması için önerilerimizi oluşturuyoruz.

    Kendi sandığından başka sandıkta görev yapan sandık kurulu başkan, üyeleri ve diğer görevlilerin kendi sandıklarında isimlerinin karşısına “oy kullanamaz” şerhi düşülür, görevli olduğu sandık seçmen listesine ismi eklenir. Böylece bunların mükerrer oy kullanmaları önlenir.

    HER BİR OYA SAHİP ÇIKACAĞIZ

    Ayrıca kısıtlı, hükümlü, kamu hizmetinden yasaklı, silah altında bulunan erler, onbaşılar, kıta çavuşları ve askeri öğrencilerin isimlerinin bulunduğu sandık seçmen listelerine de “oy kullanamaz” şerhleri düşülür.

    Hem seçim öncesi hem seçim esnası hem de seçim sonrasında her bir oya sahip çıkacağız. Kimse merak etmesin!

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***