Etiket: Sol parti

  • Menzil Köyü’nde sola sinyal: SOL Parti’ye 3 oy çıktı

    Menzil Köyü’nde sola sinyal: SOL Parti’ye 3 oy çıktı



    Menzil Tarikatı’nın köyünde SOL Parti’ye 3 oy çıktı.

    Adıyaman’da Menzil Tarikatı’nın köyündeki seçim sonuçlarını inceleyen Saygı Öztürk, dikkat çeken bir bilgi paylaştı.

    Sözcü’deki köşesine Menzil Köyü’ndeki seçim sonuçları taşıyan Öztürk, tarikata ait devre mülklerin bulunduğu yerde 6 seçim sandığı kurulduğunu söyleyerek şunu aktardı:

    “Köyün bağlı olduğu Kahta’da CHP seçime katılmadığı için doğal olarak burada CHP’ye oy çıkmadı. Belki de en ilginci SOL Parti’nin Menzil’de 3 oy almasıydı. AKP, oyların 1.148’ini alırken, seçime katılan 14 siyasi partiye Menzil’den çıkan toplam oy sayısı ancak 51’i buldu.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu



    Türkiye İşçi Partisi(TİP), 31 Mart Yerel Seçimleri sonrası bir değerlendirme açıklaması yaptı.

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde ve Hatay’ın Samandağ ilçesinde belediye başkanlığı kazanan TİP, Tunceli Hozat ve Saratlı’da belediye kazanan SOL Parti’yi tebrik etti.

    Seçimden birinci çıkan CHP’yi ve kayyım atanan bölgelerde seçimleri yeniden kazanan DEM’i kutlayan İşçi Partisi, taşımalı seçmen politikasını da eleştirdi.

    TİP ayrıca yerel seçimler sonrası 6-7 Nisan tarihinde parti meclisini toplayacağını kaydetti.

    Yapılan duyuru şöyle:

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu - Resim : 1

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu - Resim : 2

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu - Resim : 3

    Yerel seçimde 2 ilçe kazanan TİP, halkı kutladı: Dikkat çeken 1 Mayıs vurgusu - Resim : 4

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan parlamentosu protestolara rağmen özel üniversitelere izin veren tasarıyı kabul etti

    Yunanistan parlamentosu protestolara rağmen özel üniversitelere izin veren tasarıyı kabul etti


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Başbakan Kiryakos Miçotakis, yasanın on binlerce Yunan öğrencinin yurt dışındaki üniversitelere göçünü tersine çevirmeye yardımcı olacağını savunuyor.

    REKLAM

    Yunanistan parlamentosu, öğrencilerin yoğun protestosuna rağmen ülkede özel üniversite açılmasını öngören yasa tasarısını kabul etti.

    Genel kurul oturumundaki oylamada yasa tasarısı için 159 “evet”, 129 “hayır oyu çıktı.

    Oylama öncesi başkent Atina, tasarıya karşı çıkan öğrencilerin protestolarına sahne oldu.

    Cuma akşamı başlayan ve oylama öncesinde de devam eden gösterilerde yaklaşık 18 bin kişi tasarıyı protesto etti.

    3 gözaltı, 16 yaralı

    Polis, şiddet yanlısı bir grup protestocuyu engellemek üzere göz yaşartıcı gaz kullandı. Polis tarafından yapılan açıklamaya göre protesto eylemleri sırasında çıkan arbedede 9 gösterici ve 7 polis memuru yaralandı.

    Arbede sonrası 3 gösterici polis tarafından gözaltına alındı.

    Binlerce öğrenci, devlet üniversitelerinden alınan diplomaların değerini düşüreceğini söyledikleri reformu haftalardır protesto ediyor. 

    Son gösterilerden önce tasarıya karşı çıkan öğrenciler çok sayıda üniversite binasını “işgal” etmişti.

    Bununla birlikte kamuoyu yoklamaları Yunan seçmenin çoğunluğunun özel üniversitelerin kurulmasını onayladığını ortaya koyuyor.

    Hükümet neden yasayı savunuyor?

    Başbakan Kiryakos Miçotakis, yasanın on binlerce Yunan öğrencinin yurt dışındaki üniversitelere göçünü tersine çevirmeye yardımcı olacağını, bunun da on yıldır süren mali krizden kurtulmaya çalışan bir ekonomiye destek olacağını savunuyor.

    Başbakan oylama öncesinde parlamentoda yaptığı konuşmada, “Tüm Yunan öğrenciler için daha fazla özgürlük ve bilgiye daha fazla erişimin garantisi olarak bu tasarıya ‘evet’ demeliyiz.” dedi.

    Gösteriler sırasında Associated Press’e konuşan felsefe öğrencisi Anna Adamidi, “Bu hükümet her şeyi özelleştirmek istiyor… Ama aynı zamanda hayat pahalılığı arttıkça artıyor ve ücretlerimiz acınacak halde. Özel sektör eğitime de gelecek ve devletin verdiği eğitimi ortadan kaldıracak. Ödeyemeyecekleri kaynakları kullanıyorlar.” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Muhalefet neden tepkili?

    Muhalefet partileri ise anayasayı ihlal ettiği ve öğrenciler için iki kademeli bir sistem yaratacağı gerekçesiyle tasarıya karşı çıkıyor.

    Tasarı, hükümetin geçen ay kabul edilen eşcinsel evlilik yasasını da içeren reform gündeminin bir parçası.

    Yunanistan, yıllık ekonomik üretiminin yüzde 3 ila 4’ünü eğitime harcıyor, bu da AB ortalamasının altında. Ancak Miçotakis, tasarının devlet üniversitelerine yönelik fonların artırılmasını öngördüğünü iddia ediyor.

    Yunanistan’da bazı özel yüksek öğretim kurumları halihazırda yasal olsa da, yeni yasa, denetlenmiş özel kurumlardan alınan diplomaları devlet üniversitelerine denk hale getirecek. Yurtdışındaki üniversitelerin, öğrenim ücreti almalarına rağmen, kar amacı gütmeyen bir statü kullanarak Yunanistan’da şube açmalarına izin verilecek.

    Eğitim Bakanlığı yetkililerine göre, şu anda Yunanistan’daki devlet üniversitelerinde 650 binden fazla öğrenci kayıtlı ve 40 bin öğrenci de yurtdışında eğitim görüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Agos önünde “Ogün Samast” protestosu: Adaletin düştüğü durum budur

    Agos önünde “Ogün Samast” protestosu: Adaletin düştüğü durum budur



    Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesi ile ilgili SOL Partililer bugün, Dink’in 19 Ocak 2007’de vurulduğu nokta olan Osmanbey’deki eski Agos Gazetesi önünde bir araya geldi. Basın açıklamasını SOL Parti İstanbul İl Yöneticisi ve Parti Meclisi Üyesi Nuriye Alsancak okudu.

    “HRANT DİNK’İN HESABINI BU KARANLIK ÇETELERDEN, BU İKTİDARDAN SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve BirGün gazetesi yazarı kardeşimiz, dostumuz Hrant Dink bundan yaklaşık 17 yıl önce, 19 Ocak 2007’de burada katledildi.

    Demokrasiye, eşitliğe, insan haklarına büyük katkıları olan Hrant, Türkiye ve Ermeni halkları arasındaki kardeşliğin elçisi oldu. Ermeni sorununun emperyalistlerin tahakkümünde değil, halklar arasında çözüleceğine inandı.

    Bir çocuktan katil yaratan karanlık çeteler, Hrant’ın varlığından duydukları rahatsızlığı, acımasız bir suikastla onu katlederek gösterdiler. Faşist çeteler cinayetin ardından alkış tutsa da yüzbinler, hep bir ağızdan ‘hepimiz Hrant, hepimiz Ermeni’yiz’ dedi.

    Hrant’ın katili serbest bırakılırken Gezi tutukluları AHİM kararlarına rağmen serbest bırakılmıyor. AKP iktidarının getirdiği af tasarılarıyla katiller, tecavüzcüler, mafya elebaşları ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyor.

    Bugün göstermelik yargılamalar sonucu tetikçi katiller serbest bırakılsa da kardeşimiz Hrant Dink’in hesabını bu karanlık çetelerden, bu iktidardan sormaya devam edeceğiz.

    Katillerin, mafyaların, çetelerin kirli ve karanlık iktidarına memleketimizi teslim etmeyeceğiz. Bugünkü Saray rejimine karşı halkların kardeşlik, eşitlik ve özgürlük mücadelesini, dostumuz Hrant’ın bıraktığı yerden aynı kararlılık ve inatla sürdüreceğiz.”

    “ADALETİN DÜŞTÜĞÜ DURUM BUDUR”

    Basın açıklamasının ardından konuşan SOL Parti Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Alper Taş, iktidara seslendi. Taş, açıklamasında Gezi tutukluları, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’a dikkat çekti:

    “Bu memleketi yönetenler şöyle düşünmesin. Emniyet güçler, valiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli… Bakın, duyun sesimizi. Bizim sinir uçlarımızla oynamayın. Toplumun sinir uçlarıyla oynamayın. Kardeşler, et kokarsa tuzlarsınız, tuz kokarsa neylersiniz! Adaletin düştüğü durum budur. Hiçbir zaman bu kadar adaletsizlikle yüz yüze gelmedik. Osman Kavala, Can Atalay, Çiğdem Mater, Selahattin Demirtaş hala içerde. Hrant’ın anısını bu ülkeye demokrasiyi getirerek yaşatacağız.’’

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Deniz Gezmiş anmasına katılanlara baskın düzenlendi; SOL Parti ve TİP’ten tepki

    Deniz Gezmiş anmasına katılanlara baskın düzenlendi; SOL Parti ve TİP’ten tepki



    Antalya’da 6 Mayıs tarihinde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için düzenlenen anmaya katılanlara, sabaha karşı ev baskını yapıldı.

    Emek Partisi, Halkevleri, Türkiye İşçi Partisi (TİP), SOL Parti, DİSK/Emekli-Sen ve Eğitim Sen üye ile yöneticisi 24 kişinin, anmaya katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı aktarıldı.

    SOL PARTİ VE TİP GÖZALTILARA TEPKİ GÖSTERDİ

    Gözaltılara ilişkin SOL Parti’den yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Deniz Gezmiş anması nedeniyle Antalya’da aralarında il yönetim kurulu üyelerimiz Öykü Ağtaş ve Sabri Kırdar’ın da olduğu 24 kişi gözaltına alındı. Emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı Denizler’in yolundayız, bağımsızlık yolundayız…”

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) açıklamasında ise, şu ifadelere yer verildi:

    “Deniz Gezmiş anmasına katıldıkları gerekçesiyle aralarında Türkiye İşçi Partisi üye ve yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda mücadele arkadaşımız gözaltına alınmıştır. Bilinmelidir ki bu baskılar bizi yıldıramaz. Yoldaşlarımızı derhal serbest bırakın.”

    TİP ANTALYA İL BAŞKANI SERBEST GÖRÜŞ’E KONUŞTU

    Antalya’da Deniz Gezmiş anmasına katılanların gözaltına alınmasına ilişkin Gerçek Gündem’e konuşan TİP Antalya İl Başkanı Yunus Başaran, her yıl yapılan anmaya katılanların gözaltına alınmasını gözdağı verme çabası olduğunun altını çizdi.

    Başaran şunları söyledi:

    “Memlekette envai çeşit mafya, çete cirit atıyor. Deniz Gezmişleri ananların evleri basılıyor. 6 Mayıs anması sebep gösterildi. Her sene yapılan bir anma suç torbasına sokulmak isteniyor. Eylemin üzerinden 5 ay geçmiş herhangi bir suç unsuru yok. Bu yüzden insanları sabaha karşı ev baskını ile gözaltına almak gözdağı verme çabasıdır. Denizleri anmak onurdur.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İspanya’daki erken genel seçimlerde oy verme işlemi sona erdi

    İspanya’daki erken genel seçimlerde oy verme işlemi sona erdi


    Sandık çıkış sonuçları açıklandı

    Sandık çıkış anketleri, İspanya seçimlerinde Halk Partisi’nin oyların yüzde 34,2’sini alacağını ve aşırı sağcı Vox partisi ile birlikte çoğunluğa yakın olacağını gösteriyor.

    İspanyol televizyonu RTVE için yapılan Sigma Dos anketine göre PP, oyların yüzde 34.2’si ve 145 ile 150 sandalye aralığıyla en çok oy alan parti olacağı ve çok sıkı olmasına rağmen Vox ile mutlak çoğunluğu elde edebileceği belirtiliyor. 

    Ankete göre her iki parti de 169 ile 177 arasında sandalyeye sahip olacak ve bu da en olumlu senaryoda mutlak çoğunluğu Alberto Nunez Feijoo’nun elde etmesini sağlayacak.

    Mediaset grubuna bağlı GAD3 sandık çıkış anketine göre ise PP ve Vox’un parlamentoda çoğunluğu elde etme ihtimali daha yakın. Sandıklar kapandıktan sonra açıklanan GAD3 seçmen anketine göre PP 150 sandalye kazanırken, Vox 350 sandalyeli parlamentoda çoğunluk için yeterli olan 31 sandalyeye sahip olacak.

    Cinsiyet eşitliği ve kimlik politikaları İspanya’daki seçim kampanyalarına damgasını vuran konuların başında geliyordu

    PSEO ikinci parti

    İktidardaki merkez sol Sosyalist İşçi Partisi (PSEO) ise ikinciliğe geriledi. Partinin 113 ila 118 sandalye çıkarması bekleniyor.

    Seçime katılım oranı yüzde 53,13 oldu

    Üçüncü Sumar, dördüncü Vox

    Sigma Dos’un sandık çıkış anketine göre PSEO ise yüzde 28,9 oy oranı ve tahmini 113-118 sandalye ile ikinci oldu. Üçüncü sırada ise yüzde 13,3 ile Sumar yer alacak ve parlamentoya tahmini olarak 28-31 milletvekili çıkaracak.

    Vox ise oyların yüzde 1,2’sini alarak ve 24-27 sandalye ile dördüncü sıraya düşecek.

    İspanya’da 350 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nde salt çoğunluk için 176 sandalyeye sahip olmak gerekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan’da ilk sonuçlara göre genel seçimleri Miçotakis’in partisi kazandı

    Yunanistan’da ilk sonuçlara göre genel seçimleri Miçotakis’in partisi kazandı


    Yunanistan genel seçimlerinde resmi olmayan sonuçlara göre Kiryakos Miçotakis liderliğindeki Yeni Demokrasi Partisi oyların yüzde 40,51’ini alarak sandıktan birinci parti olarak çıktı.

    Yunanistan genel seçimlerinde ilk sonuçlara göre Kiryakos Miçotakis liderliğindeki Yeni Demokrasi Partisi sandıktan birinci parti olarak çıktı. 

    Mayıs ayındaki ilk seçimlerde önde olmasına rağmen hükümeti kuracak çoğunluğu elde edemeyen Yeni Demokrasi Partisi, bu kez 158 milletvekili çıkararak mecliste mutlak çoğunluğu sağladı. 

    Şu ana kadar oyların yüzde 88’inden fazlası sayılırken Yeni Demokrasi Partisi’nin oy oranı yüzde 40,51 oldu. 

    Aleksis Çipras liderliğindeki radikal sol parti SYRIZA ise yüzde 17,84 oy oranı ile toplam 47 milletvekili çıkardı. 

    Oyların yüzde 11,97’sini alarak 32 milletvekili çıkaran sosyalist PASOK partisi ise üçüncü sırada yer aldı. 

    İlk sonuçlara göre, toplamda 8 partinin meclise girmesi kesinleşti. 

    Yüzde 7,60’lık bir oy oranına sahip Yunanistan Komünist Partisi (KKE) mecliste 20 sandalye kazandı. 

    Aşırı sağcı Spartiates (Spartalılar) partisi, yüzde 4,71’lik oy oranıyla meclise girmeye hak kazanan partiler arasında. Meclise girecek bir diğer parti Helen Çözümü, oyların 4,49’unu aldı. 

    Bu seçimlerde hangi küçük partilerin yüzde üçlük barajı geçerek meclise gireceği ise merak konusuydu. 

    İlk sonuçlara göre oyların yüzde 3,73’ünü alan NIKI partisi, Ortodoks kilisesiyle güçlü bağları olan aşırı muhafazakar bir parti olarak biliniyor. 

    SYRIZA’dan ayrılan ve bir zamanlar Çipras’a çok yakın olmasına rağmen şimdi tamamen karşısında duran Zoe Konstantpoulou liderliğindeki Özgürlük Rotası (PE) partisinin oy oranı ise yüzde 3,15 oldu. 

    Yunanistan’da halk, mayıs ayında yapılan genel seçimlerde hiçbir partinin mecliste mutlak çoğunluğu elde edememesi ve daha sonra koalisyon hükümeti kurma sürecinden netice alınamaması üzerine bugün yeniden sandık başına gitti. 

    İkinci seçimlerde bu kez sandıktan birinci çıkan partiye yüzde 25 ve üzeri oy alması halinde fazladan 20 sandalye verilecek. Yüzde 25’in üzerindeki her yüzde 0,5’lik oyla bir sandalye daha eklenecek ancak fazladan sandalye sayısı 50’yi geçemeyecek.

    Böylelikle seçimi önde tamamlayan partinin mecliste çoğunluğu elde etmesi kolaylaşacak. 

    Son beş yıl boyunca ülkenin başbakanlık görevini üstlenen Miçotakis’in iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi, mayıs ayındaki ilk genel seçimlerde oyların yüzde 40,79’unu alarak seçimi önde tamamlamıştı.

    Ana muhalefetteki Syriza, oyların yüzde 20,07’sini alarak ikinci sırada yer almıştı. 

    300 milletvekili bulunan mecliste çoğunluğun sağlanamaması üzerine Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu, Miçotakis ve Çipras’ı sırasıyla hükümet kurmak için görevlendirdi. Ancak ne Miçotakis ne de Çipras hükümet kurma görevini kabul etmedi. 

    Bunun üzerine Cumhurbaşkanı, Sayıştay Başkanı Yannis Sarmas’ı haziran seçimlerine kadar geçici bir hükümet kurmakla görevlendirdi. Sarmas bu görevi kabul ederek geçici hükümeti kurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Alman bakan Scholz: Partim SPD isterse koalisyon hükümetinden çıkarız

    Alman bakan Scholz: Partim SPD isterse koalisyon hükümetinden çıkarız


    Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz, Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Merkel hükümeti için oluşturulan koalisyondan çıkma kararına saygı göstereceğini açıkladı.

    Scholz, hazirandan beri lidersiz kalan SPD başkanlığı en güçlü aday olarak görülüyor.

    Alman ZDF kanalında konuşan Scholz’a partisinin koalisyondan çıkması halinde, bakanlıktaki görevini bırakıp bırakmayacağı sorusu soruldu. Alman siyasetçi, “Aralık ayında partinin nasıl ilerleyeceğine dair bir karar alınacak ve hepimiz bu karara uymak zorundayız, ben dahil” diye yanıt verdi.

    SPD kan kaybediyor

    2017’deki genel seçimlerde büyük hayal kırıklığı yaşayan SPD, daha sonra girdiği tüm yerel, eyalet ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de kan kaybetti.

    Genel Başkan Andrea Nahles haziran ayında istifa edince, liderlik koltuğu da Federal Meclis Grup Başkanlığı koltuğu da boş kaldı.

    SPD’nin liderlik yarışı 17 adayla çarşamba günü başladı. Adaylar, 12 Ekim’e kadar Almanya’nın farklı bölgelerinde 22 kez SPD üyeleriyle bir araya gelecek. SPD Genel Başkanı da bu konferanslar sonucunda aralık ayında yapılacak genel kurulda belli olacak.

    SPD, kurulduğu 1863 yılından bu yana en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşıyor. Son 20 yılda SPD’nin genel başkanlık koltuğuna 12 kişi oturdu.

    SPD anketlerde az farkla 3’ncü sırada

    Almanya’da yapılan bir anket, genel seçim olması halinde CDU ve ortağı CSU oyların yüzde 28’ini alacağına, Yeşiller’e desteğin ise yüzde 24 olduğuna işaret ediyor.

    SPD ise yüzde 15 ile sadece üçüncü sırada. Ancak aşırı sağ partisi AfD partisi yüzde 13 ile SPD’ye yakın gözüküyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya: Seçimleri solcuların kazanmasından ‘korkan’ milyarderler varlıklarını İsviçre’ye kaydırıyor

    Almanya: Seçimleri solcuların kazanmasından ‘korkan’ milyarderler varlıklarını İsviçre’ye kaydırıyor


    Seçimlere giden Almanya’da sandıktan solcu partilerin çıkma ihtimali Alman milyarderleri korkuttu. Birçok vergi avukatı ve İsviçreli banka yetkilisi son dönemde Almanya’dan İsviçre’ye para akışında önemli bir artış gözlemlediklerini açıkladı.

    İsviçre’de finansal operasyonlar gerçekleştiren Almanya merkezli bir avukatlık bürosu, girişimci zengin ailelerin çok “endişeli” olduğunu, solcu partilerin iktidara gelmesinden büyük endişe duyduklarını açıkladı.

    Merkez soldaki Sosyal Demokratlar (SPD), aşırı solcu Linke ile çevreci Yeşiller partileri seçim vaatlerinde servet vergisini yeniden getirme ve veraset vergisini katılaştırma konusunda adımlar atılacağını açıklamıştı.

    Bankacılar ve vergi avukatları da milyarderlerin böylesi bir olasılığa karşı tedbir almaya başladığını ifade ediyor. Bu tedbirlerin başında ise her ne kadar milyarderlerin güvenli sığınağı imajını yıkmaya çalışsa da İsviçre ilk sırada geliyor.

    Bank for International Settlements’a ait veriler, Alman hane halkı ve şirketlerinin İsviçre’deki bankalardaki mevduatlarının 2021’in ilk çeyreğinde neredeyse 5 milyar dolar artarak 37.5 milyar dolara çıktığını gösteriyor. Bu miktara hisseler, tahviller veya finansal ürünler dahil değil.

    Ayrıca İsviçreli müşteri danışmanları Almanya’dan İsviçre’ye para akışının son üç ayda ortalamanın üzerinde olduğunun altını çiziyor.

    “Almanya’da sola doğru bir kayma olacağından korkuluyor”

    Varlık yönetim şirketi LGT İsviçre’nin Avrupa Başkanı Florian Dürselen, “Girişimciler başta olmak üzere birçok varlıklı kişi, seçimler nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın Almanya’da sola doğru bir kayma olacağından korkuyor” diyor.

    Perşembe günü yapılan bir kamuoyu yoklaması, görevini bırakacak olan Angela Merkel’in partisi CDU’nun SPD’nin 4 puan gerisinde kalarak yüzde 21 oyda kalacağını işaret ediyor.

    SPD, servet vergisini yeniden yürürlüğe koymak ve veraset vergisini artırmak isterken, olası bir koalisyon ortağı Yeşiller daha ağır vergilerin yürürlüğe sokulması taraftarı.

    Öte yandan, muazzam bir uluslararası baskı altındaki İsviçre artık banka hesaplarına para aktarılmasını desteklemiyor. Bu tür hesaplar hakkındaki tüm bilgiler müşterilerin kendi ülkelerindeki vergi makamlarıyla paylaşılıyor.

    İsviçre’nin finans merkezindeki istikrar ve yüksek düzeyde mali yeterlilik sağlaması sebebiyle Alman milyarderler tarafından tercih edildiği düşünülüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***