Etiket: Şirketler

  • ABD’nin Rusya’ya karşı yeni yaptırım listesinde Türkiye’den 16 şirket bulunuyor

    ABD’nin Rusya’ya karşı yeni yaptırım listesinde Türkiye’den 16 şirket bulunuyor


    ABD Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan listede adı geçen Türk şirketleri, faaliyetleri açısından üç ayrı kategoride yer aldı.

    REKLAM

    Ukrayna işgalinin ikinci yıldönümü dolayısıyla ve Rus muhalif lider Aleksey Navalny’nin hapiste ölümünü takiben Rusya’daki yüzlerce kişi ve kuruluşa karşı kapsamlı yaptırımlar açıklayan Amerika Birleşik Devletleri, altı ülkede ticari faaliyetleriyle Rusya’ya yardım ettiğini belirttiği toplam 93 kuruluşu da yaptırım listesine aldı.

    Faaliyetleri ABD’nin ulusal ve güvenlik çıkarlarına aykırı hareket ettiği belirtilen bu şirketlerin 63’ü Rusya’da, 16’sı Türkiye’de, sekizi Çin’de, dördü Birleşik Arap Emirlikleri’nde, ikisi Kırgızistan’da ve birer tane de Hindistan ve Güney Kore’de bulunuyor.

    Türkiye’de yaptırım listesine giren şirketler hangileri?

    ABD Tİcaret Bakanlığı tarafından hazırlanan listede adı geçen Türk şirketleri, faaliyetleri açısından üç ayrı kategoride yer aldı. Buna göre:

    • Karasani Dış Ticaret Limited Şirket
    • Orel Dış Ticaret Ltd

    ABD Ticaret Bakanlığı, bu iki şirketin ABD menşeli takım tezgahları, elektronik test cihazları ve elektronik test cihazları üreterek Rusya’nın sanayi sektörüne destek sağladıkları ve ekipman ve takım tezgahı yedek parçalarını gerekli lisansları olmadan Rus son kullanıcılara sattığı için eklendiğini belirtti. Bu ürünlerin Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşını, Rusya’nın endüstriyel üretimini geliştirerek sürdürmesini sağladığına da dikkat çekildi.

    Öte yandan ABD Ticaret Bakanlığı, aşağıda adı bulunan 11 kuruluşun, potansiyel öneme sahip ABD menşeli ürünlerin Rusya’ya tedarik edilmesi dahil Rusya’nın savaş çabalarını desteklemekten dolayı ABD dış politikasına aykırı davranışlarda bulundukları için eklendiğini belirtti.

    • Bion Group İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi
    • Alesta World Dış Ticaret Ltd
    • Azu Uluslararası Bilgi Teknolojileri Ve Dış Ticaret Limited Şirketi
    • Çözüm Yazılım Donanım Elektronik İç Ve Dıs Tic A Ş
    • CTL Dış Ticaret Limited Şirketi
    • CTM Dış Ticaret Ltd. Şti
    • Ervacan Makina Ekipmanları ve Sanayi Tedarik Ltd Şti
    • Kayı Bilişim Elektronik Enerji Madencilik Ve Danismanlik Ltd. Şti
    • Megasan Elektronik Ticaret Ve Sanayi A.Ş
    • Smart Trading Taşımacılık San Ve Tic Ltd Şti
    • Transeurope Bilişim Dış Ticaret Limited Şirketi

    Bakanlık, aşağıda adı bulunan üç şirketin de ABD’nin Rusya’ya uyguladığı ihracat kontrollerini açıkça ihlal ederek ABD menşeli malları Rusya’ya gönderdikleri için eklendiğini belirtti

    Bunlar;

    • Miray Global Sanayi Ve Ticaret
    • Ramses Turizm İşletmesi Danışmanlık
    • Svista Turizm Ve Havacılık Ltd Ştd olarak listelendi.

    Hafta başında Rusya’ya yeni yaptırımlar açıklayan Avrupa Birliği’nin yeni yaptırımlar listesinde Türkiye’den Antalya merkezli Yıldız Çip Teknoloji Elektronik Elektrik Bilgisayar Malzemeleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi bulunuyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’da yatırımları bulunan Batılı şirketler yaptırımlar için hangi önlemleri aldı; planları ne?

    Rusya’da yatırımları bulunan Batılı şirketler yaptırımlar için hangi önlemleri aldı; planları ne?


    Moskova’nın Donetsk ve Luhanks’ı tanıması sonrası Batılı ülkeler Rusya’ya karşı yaptırım kararları almaya başladı.

    Rusya ile ticaret yapan uluslararası şirketler yaptırım kararlarını nasıl değerlendiriyor, bu ülkedeki işlerini geleceği hakkında ne düşünüyorlar?

    Reuters’ın haberine göre uluslararası firmalar, Rusya’ya alternatif olacak planlar üzerinde çalışıyor.

    Renault ve Avtovaz krizden çıkış yolu arıyor

    Fransız Renault’nun kontrolündeki Rus otomobil üreticisi Avtovaz, ABD yaptırımlarının teslimatları kısıtlaması durumunda alternatif elektronik çip tedarikleri aradığını kaydetti. Avtovaz CEO’su Nicolas Maure, şirketin Rusya’daki otomobil fabrikaları için çipleri nasıl güvence altına aldığıyla ilgili bilgi paylaşmadı.

    Renault sözcüsü Rie Yamane de “Devam eden diplomatik görüşmeleri çok dikkatli bir şekilde takip ediyoruz. Bu aşamada yaptırımların ne olabileceğini tahmin etmek için erken” açıklamasında bulundu.

    Nestle: Olası yaptırım hakkında spekülasyon yapmayacağız

    Nestle’nin bir sözcüsü, “Durumu yakından izliyoruz ve gerektiğinde etkinleştirilebilecek iş sürekliliği planlarımız var. Çalışanlarımızın güvenliği ve korunması en yüksek önceliğimiz. Olası yaptırım hakkında spekülasyon yapmayacağız.” dedi.

    Şirketin Rusya’da şekerleme ve içecek üreten tesisler de dahil olmak üzere 2020’de altı fabrikası vardı. Aynı yıl Rusya’daki satışları yaklaşık 1,7 milyar dolar değerindeydi.

    Coca-Cola HBC: 2014’ten dersler çıkardık

    Yunanistan merkezli çıpa şişeleme şirketi Coca-Cola HBC tepe yöneticisi Zoran Bogdanoviç, “Alternatif kaynak kullanımı da dahil olmak üzere tüm senaryolar için acil durum planımız var, böylece ne olursa olsun hızlı davranabiliriz.” dedi. Bogdanoviç, 2014 Rusya-Ukrayna ihtilafı sırasındaki deneyimlerinden dersler çıkardığını söyledi.

    29 Avrupa ve Afrika ülkesinde faaliyet gösteren şirket, Rusya ve Nijerya’yı en büyük pazarları olarak görüyor.

    Neste: Rus petrolü olmazsa başka pazara yöneliriz

    Finlandiya’nın en büyük petrol şirketi Neste, Rus petrolü olmazsa bunu başka pazarlardan tedarik edeceğini duyurdu.

    Petrol ihtiyacının üçte ikisini Rusya’dan karşılayan şirketin petrol ürünleri bölümü yöneticisi Sami Oja, “Yaptırımlar Rus ham petrolü ve petrol ürünlerine yönelikse, bunun küresel petrol piyasası üzerinde bir etkisi olacaktır. Bu aşamada bu etkileri tanımlamak çok zor. Durumu takip ediyoruz ve farklı risk yönetimi önlemleriyle olası etkilere hazırlanıyoruz.” dedi.

    Metro: Önceliğimiz 10 bin çalışanımız

    Rusya’da da faaliyet gösteren Alman şirket Metro’nun sözcüsü Gerd Koslowski, bu ülkede ve Ukrayna’daki çalışan ve müşterileri için endişeli olduklarını söyledi. Sözcü, “Ukrayna ile ilgili ihtilaftaki mevcut gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz. Her taraftan diplomatik çabalara güvenmeye devam ediyoruz. Rusya’daki bir şirket olarak sorumluluğumuz öncelikle yaklaşık 10 bin çalışanımız ve 2,5 milyon müşterimizdir.” dedi.

    Heidelberg: İşimiz üzerinde önemli bir etki beklemiyoruz

    Rusya’da 3 fabrikası bulunan Alman şirket Heidelberg, krizin işlerini etkilemeyeceği görüşünde.

    Heidelberg sözcüsü Christoph Beumelburg, “Krizin daha da tırmanmasının Rusya’daki işimiz üzerinde önemli bir etkide bulunmasını beklemiyoruz. Üç Rus çimento fabrikamızın tamamı kendi yerel pazarlarına tedarik sağlıyor, Rusya dışına ihracat yapmıyor” dedi. Şirket, Ukrayna operasyonlarını 2019 yılında satmıştı.

    Nokian: Hazırlıklarımızı yapıyoruz

    Rusya’da bir fabrika ve deposu bulunan Finlandiya merkezli otomobil lastiği üreticisi Nokian sözcüsü Tarja Pennanen, risk yönetiminin parçası olarak farklı senaryolara hazırlandıklarını ve duruma göre ürün gruplarını fabrikalar arasında transfer etmeye hazır olduklarını söyledi.

    Danone, satışlarının yüzde 6’sını Rusya’da yapıyor

    Satışlarının yüzde 6’sını Rusya’da gerçekleştiren Fransız şirket Danone’nin sözcüsü, “Yerel ekiplerimiz, çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla durumu çok yakından izliyor” dedi.

    Dünyanın en büyük yoğurt şirketi, Rus süt ürünleri markası Prostokvashino’yu da kontrol ediyor.

    BASF: Ukrayna’daki işçilerimiz evden çalışıyor

    Alman kimya şirketi BASF, Ukrayna’daki durumu yakından takip ettiklerini belirterek, “Çalışanlarımızın güvenliği en yüksek önceliğimiz. Ukrayna’daki tüm çalışanlarımızın mümkün olduğunca evden çalışmaları ve iş seyahatinden kaçınmalarını istiyoruz. Rusya’daki tüm çalışanlarımız normal şekilde çalışmaya devam ediyor.” açıklamasında bulundu. Şirketin satışlarındaki pay Rusya’da yüzde 1, Ukrayna’da yüzde 0.2 düzeyinde.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pandora Belgeleri: ‘Paravan şirketleri yasaklayın’ çağrısı

    Pandora Belgeleri: ‘Paravan şirketleri yasaklayın’ çağrısı


    Pandora Belgeleri onlarca siyasi lider, milyarder, siyasetçi ve kamu görevlisinin vergi cennetlerinde sakladığı mali sırlarını açığa çıkardı. Belgeler, dünyanın en zengin ve güçlü kişilerinin servetlerini vergi tahsildarlarından saklamasına olanak sağlayan düzenin sona erdirilmesi çağrılarını da yeniden gündeme getirdi.

    Vergi cenneti olarak adlandırılan yerlerde paravan şirket, kıyı bankacılığı ve denizaşırı hesapların sağladığı mali gizliliği kullanarak vergiden kaçınmada yasaya aykırı kabul edilmiyor. Belgelerde adı geçen kişilerin büyük çoğunluğu açığa çıkan mali bilgilerinin yasalara uygun olduğunun altını çiziyor.

    Ancak bu kişilerin kaçındıkları vergi ödemelerinin ülkelerini yoksulluk ya da iklim değişikliğiyle mücadele gibi çeşitli kamu hizmetleri için toplanabilecek paradan yoksun bırakması tepki topladı.

    “Paravan şirketleri yasaklayın”

    Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Berkley Üniversitesi’nde gelir eşitsizliği ve vergiler konusunda çalışan ekonomi uzmanı Gabriel Zucman’a göre çözüm çok “net”: “Paravan şirketleri yasaklamak. Zucman paravan şirketleri hiç bir ekonomik faaliyeti olmayan, tek amacı vergi ve diğer hukuki düzenlemelerden kaçınmak olan kurumlar olarak tanımlıyor.

    Yoksullukla mücadele eden İngiliz yardım kuruluşu Oxfam International Pandora Belgeleri’nin ülkeleri daha iyi bir amaca hizmet edebilecek mali program ve projelerde kullanılabilecek vergi gelirinden mahrum bırakan aç gözlülüğün en utanmaz örneklerini sergilediğini belirtti.

    Kuruluştan yapılan açıklamada “Eksik hastaneler burada. İhiyacımız olan bütün ek öğretmen, itfaiyeci, kamu görevlisi için gereken ek para burada” ifadelerini kullandı.

    Bu sorunla mücadele için vergi kaçınmanın ardındaki gizliliğin hedef alınmasını savunanlar ise küresel servet kaydının oluşturulmasından yana. Bu görüşü savunanlar paravan şirketlerdeki sahte yatırımları ifşa edecek böyle bir kaydın itibarlarını düşünen siyasetçi ve ünlüleri utandıracağı görüşünde.

    Paravan şirketler en çok tercih edilen vergiden kaçınma yöntemlerinden biri. Bu şirketler genellikle servet sahiplerinin kimliğini gizleyen karmaşık bir ağ örgüsü katmalarına sahip. Servet sahibi asıl olarak bu şirketi kontrol etse ve mali olarak yararlanıyor olsa da, şirket kağıt üzerinde başka isimler üzerine kayıtlı görünüyor.

    Pandora Belgeleri’nde örneğin Rusya Devlet başkanı Vladimir Putin’le gizli ilişkisi olduğu ileri sürülen bir kadın için Monaco’da 4 milyon dolar değerindeki dairenin satın alınmasında bu tür bir denizaşırı şirket kullanıldığı belirtiliyor.

    AB, G7, ABD bu konuda neler yapıyor?

    AB Komisyonu, Pandora Belgeleri’yle ilgili yaptığı açıklamada, genel olarak şeffaflığı desteklediklerini ve vergi usulsüzlüğüne karşı çalışmanın sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

    Dünyanın en zengin ülkelerinden oluşan G7 Grubu ya da Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force) gibi çeşitli uluslararası yapılar da son yıllarda mülkiyet şeffaflığının iyileştirilmesi için çalışmalar başlatı.

    ABD Temsilciler Meclisi geçtiğimiz yaz çokuluslu şirketlerin vergi ödemelerini ve diğer temel mali bilgilerini ülke bazında kamuoyuyla paylaşma zorunluluğu getiren bir düzenlemeyi onaylamıştı. Savunma Bakanlığı bütçesine sıkıştırılan kara para aklamaya karşı uygulamalar ve kurumsal şefafflk önlemleri ise Hazine bakanlığı tarafındna uygulanmayı bekliyor.

    Biden yönetimi de Amerikan bankalarının müşteri hesaplarını ulusal vergi kurumuna bildirilmesini zorunlu kılan yasa önerisini Kongre’den geçirmeyi hedefliyor. Ancak Cumhurşyetçiler bu tür bir yasanın kişisel bilgilerin gizliliğini zedeleyeceği ve bankaların yükümlülüğünde haksızlık yaratacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor.

    Vergi cennetleri bu yıl büyük denetim altına girdi. Temmuz ayında 130 ülkeden müzakereciler küresel asgari vergi oranının yüzde 15’e düşürülerek çokuluslu şirketlerin karlarını yüksek vergi düzenlemesi olan yerlerden Bermuda ve Cayman Adaları gibi düşük vergi uygulaması olan yerlere kaydırarak vergi ödemesini en aza indirmesini önleme konusunda anlaşmıştı. Hala Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü tarafından ayrıntıları üzerinde çalışılan planın 2023 yılında yürürlüğe girmesi hedefleniyor.

    Ancak bu yeni düzeneme her ne kadar çokuluslu şirketleri kapsasa da, Pandora Belgeleri’nde açığa çıkan paravan şirket ve benzeri yapılanmaları içermiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Türk iş insanı aleyhine milyonlarca dolar dolandırıcılık davası

    ABD: Türk iş insanı aleyhine milyonlarca dolar dolandırıcılık davası


    Amerika Birleşik Devletleri’nde federal düzenleyiciler, Türkiye’den gelen yatırımcıları milyonlarca dolar dolandırdığını iddia ettikleri bir kişiye dava açtı.

    ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Timur Efe olarak da bilinen Ömer Casurluk ve kurduğu şirket olan Star Chain A.Ş. hakkında Atlanta’daki federal mahkemeye suç duyurusunda bulundu.

    İddiaya göre, Casurluk, Kasım 2016’dan 2019’a kadar, Türkiye’den gelen esnaflar adına restoran ve fast food markaları ile franchise sözleşmeler yaptı. Bunun için de yatırımcılardan yaklaşık 9 milyon dolar topladı.

    Dolandırılanların 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’den ABD’ye gelenler olduğu belirtiliyor. ABD ve Türkiye çifte vatandaşı olan Casurluk, 2009 yılında ABD’ye taşındı ve Türk Amerikan Ticaret Odası’nın genel müdürü oldu.

    Casurluk’un franchise satın almak için, kendisini ortaklığa katkıda bulunmuş gibi göstererek, yatırımcılara şişirilmiş bir satın alma fiyatı verdiği iddia ediliyor. Bu durumda restoran sadece yatırımcının parasıyla satın alınmış oluyor.

    Casurluk ve Star Chain’in franchise belgelerinde yatırımcıları sahip olarak tanımlamadığı da belirtiliyor. Şikayette, Casurluk’un yatırımcıların parasını kişisel kullanımı ve sahip olduğu diğer işletmeleri desteklemek için kullandığı kaydedildi.

    AP haber ajansı, Casurluk’a ulaşacak bir telefon numarası bulunamadığını ve mahkeme kayıtlarında suçlamalar hakkında yorum yapabilecek bir avukat yer almadığını belirtti.

    Georgia iş kayıtları, Star Chain’in geçen yıl idari olarak feshedildiğini gösteriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransız şirketleri mültecilerin iş dünyasına katılımı için kampanya başlattı

    Fransız şirketleri mültecilerin iş dünyasına katılımı için kampanya başlattı


    Fransa’nın önde gelen şirketlerinin ve bu ülkede iş yapan uluslararası grupların patronları, mültecilerin iş dünyasına katılımına destek için kampanya başlattı.

    Fransa’da pazar günleri çıkan “Le Journal du Dimanche” gazetesine ilan veren Accor, Adecco, Barilla, BNP Paribas, Ikea, Ipsos, Keolis, L’Oréal, Michelin ve Sodexo gibi büyük şirketlerin patronları, mültecilerin yeteneklerinin işletmeler tarafından değerlendirilmesini istedi.

    Ortak bildiride “Fransa, her yıl 50 bin mülteci kabul ediyor, bunların önemli bir kısmı işletmeler tarafından aranan beceri ve uzmanlığa sahip ve her şeyden öte bu kişiler güçlü bir entegrasyon arzusu içinde.” denildi.

    “Yetenekli mültecilerle çalışmak şirketlerin de çıkarına”

    Bu girişimi başlatan şirketlerin çalışma hakkı olan, yasal mültecilerin Fransız iş dünyasına katılım sürecini teşvik etme arzusu içinde olduğu ifade edilen bildiride, yetenekli mültecilerle çalışmanın şirketlerin de önemli ölçüde çıkarına olduğu vurgulandı.

    Fransa’ya geçen yıl 96 bin 500 kişi mülteci olmak için başvurdu.

    Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Gine, Türkiye ve Fildişi Sahilleri en fazla mülteci başvurusu yapan ülke vatandaşları içinde yer alıyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li şirketlere Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaları çağrısında bulundu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li şirketlere Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaları çağrısında bulundu


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’li şirketlere Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaları çağrısında bulundu.

    Erdoğan, ABD merkezli şirketlerin üst düzey yöneticileriyle düzenlenen çevrim içi toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ortak yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi arzusunda olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD yönetiminden de daha yapıcı hareket etmesini beklediklerini ifade etti.

    Boeing, Amazon, Microsoft, Kellogg, PepsiCo, Cisco, Procter & Gamble, Johnson & Johnson gibi şirketlerin üst düzey yöneticileri video konferansa katılanlar arasında yer aldı.

    Erdoğan’ın konuşmasından satır başları kısaca şu şekilde:

    “Başkan Biden’ın 1915 olayları hakkında yaptığı açıklama, ilişkilerimize ilave yük getirse de Sayın Biden ile NATO zirvesinde gerçekleştireceğimiz görüşmenin yeni dönemin habercisi olacağına inanıyorum”

    “Çelik ve alüminyum sektöründeki ilave tarifeler, Türkiye’nin genelleştirilmiş tercihler sistemi dışında bırakılması, Türkiye menşeli ihraç ürünlerine yönelik anti-damping önlemleri gibi adımlar bize yakışmıyor. Bu konularda Amerika’dan daha yapıcı hareket etmesini bekliyoruz”

    “Şimdiye kadar karşılaştığımız çeşitli haksızlıklara rağmen siyasetin, yatırım ve ticari ilişkilerimize zarar vermemesi için azami hassasiyet gösterdik. Ülkemize yatırım yapan, istihdam oluşturan, ekonomik katkı sağlayan uluslararası şirketlere daima destek olduk”

    “(Covid-19’la mücadele) Haziran ayında yoğun bir aşılama kampanyası yürüterek ülkemiz genelinde normalleşmeyi temin etmeyi hedefliyoruz”

    “(ABD’ye) 2021 yılının ilk 4 ayında ihracatımız, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 4 milyar 272 milyon doları buldu”

    “(Covid-19) Salgının yol açtığı belirsizliklere rağmen Türkiye’ye olan yatırım talebinde de ciddi bir artış gözlemliyoruz”

    “100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için samimi, saygılı, ortak çıkarlara ve değerlere dayanan bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyoruz”

    “Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi Belgesi) Yakında belgemizi milletimiz ve uluslararası yatırımcılarla paylaşacağız”