Etiket: Sınır Kapısı

  • Türkiye ile Ermenistan ‘normalleşme’ için Moskova’da masada: Sınırda umutlu bekleyiş

    Türkiye ile Ermenistan ‘normalleşme’ için Moskova’da masada: Sınırda umutlu bekleyiş


    Türkiye ve Ermenistan’dan özel temsilcilerin iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirme adına bugün Moskova’da yapacakları ilk görüşme, 1993 yılından beri kapalı olan sınır kapısında yaşayan halk tarafından sevinçle karşılandı.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, ‘Ermenistan’la normalleşme adımları kapsamında karşılıklı olarak temsilciler atayacağız. Erivan’a charter uçuşları başlatacağız’ açıklamasından sonra diplomasi hızlandı.

    Ermeni tarafı da Türk ürünlerine uyguladığı ambargoyu kaldırarak özel temsilci atadı.İki ülke özel temsilcileri bugün Moskova’da ‘normalleşme’ görüşmeleri kapsamında Moskova’da ilk kez masaya oturacak.

    Sınır kapısının açılması için umutlu bekleyiş

    Ermenistan’a uzanan demiryolunun Türkiye tarafındaki son istasyon olan Akyaka’daki halk yıllardır süren mahrumiyetin sınır kapısının açılması ile değişmesini ümit ediyor.

    AFP’ye konuşan Akyaka Esnaf Kefalet Kooperatif Müdürü Engin Yıldırım, “1993’te sınırın kapatılmasından bu yana her tarafı kapalı olan bölgemiz ülkenin kör noktası haline geldi,” ifadelerini kullanarak sınır kapısının dünyaya açılan tek pencereleri olduğunu söyledi.

    Yerel tarihçi Vedat Akçayöz, Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991 yılında sınırın her iki tarafında büyük bir hareketlilik yaşandığını belirterek iki yıl boyunca bu hareketliliğin tavan yaptığını vurguladı.

    Fakat 1993 yılındaki Dağlık Karabağ savaşı ve Ermenistan’ın bölgeyi işgali sonrası Ankara, Erivan’la diplomatik ilişkilerini keserek sınırı kapatma kararı aldı.

    Bu hareketlilik de yerini derin bir sessizliğe bıraktı.

    2020 savaşı bölgeyi yeniden hareketlendirdi

    2020 yılında patlak veren ikinci Dağlık Karabağ savaşı sonrası Rusya’nın arabuluculuğunda imzalanan ateşkesle Azerbaycan kaybettiği toprakların büyük bir bölümünü geri almayı başardı.

    Sonrasında ise Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi adına karşılıklı mesajlar geldi. Ekim ayında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erivan’ın Bakü’yle arasını iyi tuttuğu müddetçe Türkiye ile de ilişkilerin normalleşmesinin önünde bir engel olmadığını açıkladı.

    Geçtiğimiz ay da Erivan 2020’deki savaş sonrası Türk ürünlerine koyduğu ambargoyu kaldırma kararı aldı.

    Ardından her iki ülke doğrudan görüşmeler için özel temsilci atadı.

    Tüm bu gelişmeleri Akyaka’nın yerel halkı yakından takip etti. Hükümetin sınırın açılması taraftarı olduğunu söyleyen Yıldırım, Ermenistan’ın da aynı şeyi istediğini düşündüğünü ekledi.

    Yıldırım, “Ermenilerle hiçbir sorunumuz yok, onların da bizimle bir sorunu yok,” ifadelerini kullandı.

    Sınırın açılmasını coşkuyla bekleyenler sadece Akayakalılar değil. Sınır şehri Kars’taki esnaf da eskiden olduğu gibi Ermenilerin gelerek alışveriş yapmasını istiyor.

    Ermenilerin Sovyet zamanında kürk ve semaver getirdiklerini sonra da oradan mallar alıp döndüklerini belirten Kars esnafından Hüseyin Kanık “yakında o eski günlere döneceğiz,” ifadelerini kullandı.

    Bir zamanlar Çarlık Rusya’sının zenginlerini ağırlayan 19’uncu yüzyıldan kalma Karabağ Otel’in sahibi Gaffar Demir’de şimdiki durumun mantığının olmadığını ve bir an evvel barışın gelmesini istediğini vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belarus, Polonya sınırında sıkışan bin göçmeni geçici barınaklara yerleştirdi

    Belarus, Polonya sınırında sıkışan bin göçmeni geçici barınaklara yerleştirdi


    Belarus, Polonya sınırında sıkışan yaklaşık bin göçmeni geçici barınaklara yerleştirdiğini duyurdu. Belarus devlet haber ajansı Belta, göçmenlerin sınırdaki yerleşim birimi Bruzgi’nin 500 metre ilerisinde hangar büyüklüğündeki depo benzeri binalara yerleştirildiğini ve burada ısınma imkanı bulduğunu aktardı.

    Göçmenler 8 Kasım’dan bu yana soğuk hava koşullarında sınırda kurdukları çadır kamplarında geceyi geçiriyorlardı.

    Belta’nın yayınladığı Iraklı Kürt göçmen Miran Ali’nin çektiği bir videoda Belaruslu yetkililerin depoya gelenlere geri dönmeye zorlanmayacakları açıklaması üzerine göçmenlerin “Belarus! Belarus!” şeklinde tezahüratta bulunduğu görüldü.

    Ali çektiği videoda “Bu zorla Kürdistan’a gönderilmeyeceği, Almanya onları alana kadar burada bekleyebileceklerini söylenen Kürt halkının sevinç ve mutluluğunun işareti. Bu insanlar bu soğuk ve çirkin kampta mutluluk ve iyimserliklerini ifade ediyor” sözleriyle yaşananları aktardı.

    Belta yaklaşık bin göçmenin “durumun çözüme kavuşmasını beklemek üzere” binalara yerleştirildiğini ve bazı göçmenlerin evlerine geri dönmek istediğini aktardı.

    Ajansın haberinde binanın büyük kısmının göçmenlere ayrıldığı, burada gıda, su, tıbbi yardım, yatak ve yastık verildiği bildirildi.

    Polonya göçmenlerin sınırdan uzaklaştığını doğruladı

    Göçmenlerin Belaruslu yetkililerce sınırdan uzaklaştırıldığı Polonya tarafından da teyit edildi.

    Polonya sınır koruma güçleri sosyal medyadan yaptıkları paylaşımda göçmenlerin ellerinde ve sırtlarında çantalarıyla Belarus güçlerince sınırdan uzaklaştırıldıklarını gösteren bir video yayımladı.

    Polonya İçişleri Bakan Yardımcısı Maciej Wasik de göçmenlerin otobüslerle sınırı terk ettikleri haberinin kendilerine ulaştığını duyurdu.

    Ancak Polonya Savunma Bakanlığı bütün göçmenlerin sınırı terk etmediğini, burada kurdukları kamplarda yakılan ateşlerden çıkan dumanın görüldüğünü bildirdi.

    Polonyalı sınır koruma görevlileri önceki gün sınıra yaklaşarak bariyerleri geçmeye çalışan göçmen gruplarını tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla geri itmişti.

    Belarus – Litvanya sınırında gerilim sürüyor

    Öte yandan Belarus Devlet Sınır Komitesi bir video yayınlayarak Litvanya sınırındaki göçmenlerin köpeklerle geri itilmeye çalışıldığını iddia etti.

    İddiaları yalanlayan Litvanya ise kolayla ilgili kendi ellerindeki videoyu paylaşarak Belaruslu yetkililerin 13 göçmeni sınıra doğru ittiği, Litvanyalı görevliler tarafından durulunca da geri dönmelerini engellediğini ileri sürdü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’den Cilvegözü Sınır Kapısı açıklaması: BM kararını memnuniyetle karşılıyoruz

    Türkiye’den Cilvegözü Sınır Kapısı açıklaması: BM kararını memnuniyetle karşılıyoruz


    Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Hatay’daki Cilvegözü Sınır Kapısı’nın BM yardımları için yetkilendirilmesi kararının 12 ay boyunca uzatılmasını memnuniyetle karşılandığını açıkladı.

    Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, BMGK’nin 12 ay için aldığı kararın ilk 6 aydan sonra BM Genel Sekreteri’nin raporu temelinde ilave 6 ay olarak uygulanacağı belirtildi.

    Cilvegözü Sınır Kapısı’nın önemine işaret edilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Söz konusu sınır kapımız üzerinden gönderilen BM yardımları Suriye’deki insani krize etkin mukabelenin devamı ve bölgesel istikrar ve güvenlik için elzemdir. Bu nedenle, Suriye halkının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ülkemiz üzerinden faaliyet gösteren sınır ötesi BM insani yardım mekanizmasının devam ettirilmesini memnuniyetle karşılıyoruz. BMGK’nin ve temel uluslararası aktörlerin bu konuda sergiledikleri yapıcı yaklaşımı ve uzlaşmacı tavrı başta siyasi süreç olmak üzere Suriye krizine kalıcı bir çözüm bulunması amacına matuf uluslararası çabalar bağlamında da ortaya koymalarını bekliyoruz.”

    Açıklamada ayrıca “Türkiye, Suriye’deki insani krizle mücadeleye yönelik güçlü desteğini sürdürecek, ateşkesin idamesine ve siyasi sürecin ilerletilmesine aktif katkı yapmaya devam edecektir.” ifadesine yer verildi.

    Cilvegözü 5 milyon kişi için hayati öneme sahip

    BM, Suriye’ye uluslararası yardımların yapılmasına imkan tanıyan BMGK kararlarının yetkilendirdiği mekanizmayla 2014’ten bu yana, özellikle Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de 5 milyona yakın kişiye ulaşıyor.

    BMGK’de ABD ve Rusya arasında son ana kadar müzakereler devam etti. Dün yapılan kapalı oturumda, Suriye’nin kuzey batısındaki 5 milyon kişiye insani yardımın ulaşması için hayati öneme sahip Cilvegözü ve Suriye tarafındaki Babülhava sınır kapılarının bir yıl daha açık kalması oy birliğiyle kabul edildi.

    BM, uluslararası yardım kuruluşları, Türkiye, ABD ve Batılı ülkeler, yardımların gönderileceği sınır kapılarının sayılarının artırılmasını isterken; Rusya ve Suriye rejimiyle ilgili kararlarda BMGK’de Rusya’nın yanında yer alan Çin, Cilvegözü Sınır Kapısı’nın açık tutulmasına sıcak bakmıyor.

    Rusya, daha önce de olduğu gibi sınır ötesi yardım mekanizmasının süresinin dolmasına kısa süre kala, insanı yardımların Suriye içinde Şam kontrolündeki bölgelerden yapılması argümanını savunuyor.

    Cilvegözü, 2020’ye kadar 4 olan açık sınır kapılarından bugün açık bulunan tek sınır kapısı olarak önem taşıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pakistan, Taliban’ın kontrolündeki Afganistan sınır kapısını yeniden açtı

    Pakistan, Taliban’ın kontrolündeki Afganistan sınır kapısını yeniden açtı


    Pakistan, Taliban örgütünün ay başında kontrolü ele geçirdiği güneybatıdaki Spin Boldak Sınır Kapısı’nı yeniden açtı.

    Kararın ardından sınırın Pakistan tarafında bekleyen 100’den fazla TIR Afganistan’a geçti.

    Pakistan’ın Belücistan eyaletine bağlı Çemen kenti ile Afgansitan’ın Kandahar kentine bağlı Spin Boldak ilçesi arasındaki sınır kapısı, ay başında Taliban militanları ile Afgan güvenlik güçleri arasındaki şiddetli çatışmaların ardından örgütün kontrolüne geçmiş, İslamabad yönetimi o günden itibaren sınırı kapatma kararı almıştı.

    Reuters’a açıklama yapan Çemen kenti yetkilisi Arif Kakar, “Pakistan bugün, Afganistan’la olan Çemen sınırını açtı ve son bir aydır askıya alınan transit ticareti yeniden başladı.” dedi.

    Ayrıca yetkili, sınırın haftanın altı günü açık kalacağını bilgisini de paylaştı.

    Adının açıklanmasını istemeyen Pakistanlı iki gümrük yetkilisi de Spin Boldak’ın yanı sıra sınır kasabası Wesh’in hala Taliban’ın kontrolü altında olduğunu belirterek sınırda nasıl bir düzenleme yapıldığını veya malların gümrükten kimin geçirdiğini bilmediklerini aktardı.

    Gümrük çalışanları, Pakistanlı yetkililerin mallarının bozulma tehlikesi nedeniyle tacirlerin baskısı altında olduğunu kaydetti.

    Pakistan’ın kararına Afganistan içişleri ve maliye bakanlıkları ile Taliban sözcüsü herhangi bir yorum yapmadı.

    General McKenzie: ABD, Afgan birliklerine hava desteğini sürdürecek

    Afgan güvenlik güçleri, sınır kapısının güvenliğini yeniden ele geçirmeye çalışıyor.

    ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie de, Spin Boldak’ın “tartışmalı bir alan” olduğunu ve Afgan hükümetinin kontrolü yeniden kazanmak istediğini söyledi.

    Kabil’de açıklamalarda bulunan General McKenzie, Afgan güçlerinin Taliban’a karşı Kandahar çevresinde devam eden mücadelesine hava desteği verdiklerini belirtti.

    McKenzie, “ABD, son birkaç gün içinde Afgan güçlerinin desteğiyle hava saldırılarını artırdı. Taliban saldırılarına devam ederse, gelecek haftalarda bu desteği sürdürmeye hazırız.” ifadesini kullandı.

    Bu arada Pakistan’ın sınır kapısını yeniden açma kararı, sınır bölgesinde yaşanan çatışmanın ardından 46 Afgan askerin Pakistan’a sığınmasından saatler sonra geldi.

    Afganistan’la komşu ülke Pakistan arasındaki ilişkiler, özellikle Kabil’in son haftalarda İslamabad’ın Taliban’ı desteklediği yönündeki iddialarının ardından keskin bir düşüş yaşadı. İslamabad, Kabil’in suçlamalarını reddediyor.

    Taliban’ın Afganistan’daki ilerleyişi sınır kapılarının önemini artırdı

    Taliban’ın Afganistan’ın kuzey, güney ve batı sınırlarına saldırısı, stratejik ve uluslararası İslamkale kavşağını ele geçirmesi, ülkenin sınır kapılarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

    652 bin 230 kilometrekare yüzölçümüne sahip Afganistan, batıda İran, doğu ve güneyde Pakistan, kuzeyde Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan ile komşu.

    Denize kıyısı olmayan Afganistan, ayrıca kuzeydoğudaki Bedahşan eyaletinin Vahan bölgesinden Pakistan’a paralel olarak Doğu Türkistan’a kadar uzanan bir koridora sahip.

    Afganistan-Pakistan sınır geçiş noktaları

    Afganistan, Pakistan ile yaklaşık 2 bin 400 kilometrelik, çoğu dağlık bölgelerden oluşan kara sınırını paylaşıyor. Bu sınır boyunca “Spin Boldak”, “Torham” ve “Gulam Han” geçiş noktaları bulunuyor.

    Spin Boldak Sınır Kapısı

    “Spin Boldak” geçidi, Afganistan’ın Kandahar ilinde ve Pakistan’da aynı adı taşıyan şehirde bulunuyor.

    Sınır geçidi, Belucistan eyaletindeki Çemen kentinden Pakistan’ın Kavita kentinin merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta ve iki ülke arasındaki en büyük uluslararası kapılardan biri. Her gün 70 binden fazla işçi ve tüccar da geçiş için bu geçidi kullanıyor.

    Turham Sınır Kapısı

    Nangarhar sınır vilayetinde bulunan Turham Sınır Kapısı, Pakistan ile Afganistan arasında en çok kullanılan kapı ve işlek olmasından dolayı ana güzergah olarak biliniyor.

    Pakistan’ın N-5 Ulusal Otoyolu’nun sonunda bulunan geçiş kapısı, ticari malların Sind eyaletindeki Karaçi Limanı’ndan Pakistan’ın Hayber Peştunya eyaletinin merkez kenti Peşaver’e ve oradan Hayber Geçidi’ne ve ardından sınır kenti Torham’a geçmesini sağlıyor.

    Gulam Han Sınır Kapısı

    Pakistan’ın Kuzey Veziristan bölgesi ile Afganistan’ın Host eyaleti arasındaki Gulam Han Sınır Kapısı, diğer transit yollara kıyasla Pakistan’ın Karaçi Limanı’na yaklaşık 450 kilometre daha yakın. Şubat 2021’de faaliyete geçen kapıdan ticaret malları Afganistan’ın Host, Paktiya, Logar, Paktika, Gazne ve diğer illerine giriyor.

    Gulam Han Sınır Kapısı, Afganistan’ın Orta Asya ile ticari ve ekonomik iş birliğini artırma potansiyeline sahip önemli bir sınır kapısı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’den sığınmak için gittikleri Yunanistan’da çıplak arandı, tacize uğradı, geri gönderildiler

    Türkiye’den sığınmak için gittikleri Yunanistan’da çıplak arandı, tacize uğradı, geri gönderildiler


    15 Temmuz sonrası ‘Bylock’ kullandığı iddiasıyla yargılandı ve bir yıl cezaevinde kaldı E.K. Bir yıllık hapis sürecinin sonunda şartlı tahliye edildi, Yargıtay süreci başladı. Bylock kullanmadığını ve cihazında suç unsuru herhangi bir içeriğin olmadığını mahkemeye sundu ama kısa süre önce cezası onandı. İkinci kez cezaevine girmek istemediği için başka bir ülkede yeni bir yaşamın arayışına düştü. Yunanistan’a ayak bastığında ise diğer göçmenlerle birlikte tacize uğradı, çıplak arandı, darp edildi ve geri gönderildi… Adının açıklanmasını istemeyen E.K, euronews’e o yolculuğu ve sonrasını anlattı.

    ‘Yunanistan’a girişimizde göçmen kadınlar çıplak arandı’

    Eşi ve çocuğuyla Yunanistan’a, oradan da bir başka Avrupa ülkesine gitmek istedi. Legal yollardan ülke dışına çıkması mümkün olmadığı için insan kaçakçılarıyla anlaştı, bir gece yarısı yola koyuldu. 4 kişilik bota, 3’ü çocuk olmak üzere 11 kişi bindiler ve zorlu bir yolculuğun sonunda Yunanistan topraklarına ulaştılar.

    Yaklaşık dört saatlik bir yürüyüşün ardından Yunan polisi ile karşılaşınca umutlandılar. Çünkü hem hastane ihtiyaçlarını giderebilecekleri hem de sığınma talep edebilecekleri yetkili bir merci vardı karşılarında. Ama Yunan polisi telefon ve kimliklerine el koyduktan sonra, onları yüzleri kar maskeli ve ellerinde silahları olan iki kişiye teslim etti. O kişilerin sayısı kısa sürede ikiden dörde çıktı.

    11 göçmen araçla önce karakola, daha sonra ormanlık bir alana götürüldü. Burada E.K.’nin eşi U.K ile diğer kadınlar çıplak aramaya maruz kaldı. E.K’nin eşi U.K’nin aktarımlarına göre kadınlara yapılan bu arama taciz boyutundaydı.

    U.K, arama sırasında eşi A.K.’nin iltica etmek istediklerini söylediğini ancak kimsenin umursamadığını ifade ediyor. Yapılan aramaların sonrasında bekleyişleri çok uzun sürmemiş. Başka göçmenlerin de olduğu bir araca bindirilen E.K., eşi U.K. ve çocuğu, yine Afgan kaçakçılar aracılığıyla Türkiye’ye geri gönderilmiş. Daha önce cezası onanan E.K ise Edirne İpsala Karakolu’nda bir kez daha tutuklandı. Eşi U.K ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    U.K., Yunan polisleri tarafından maruz kaldıkları muameleye tepkili; ‘’Yunanistan’da gördüklerimiz hiç bir insana yakışmayacak bir muameledir. İnsan haklarına aykırıdır. Biz zaten ölümü göze alan zavallı insanlarız, ayrı bir travmayı da onlar yaşatıyor ki biz sığınma talebinde bulunuyoruz. Bir Avrupa ülkesi olan Yunanistan’ın bu kadar barbarca davranmaması gerekiyordu.’’

    Yaşadıklarını hala üzerinden atamayan aile toparlanmaya çalışıyor ama artık her şeyden çok güvende ve özgür yaşayacakları bir ülke istiyor.

  • Taliban, İran sınırındaki kilit şehir İslam Kala ve gümrük kapısında kontrolü ele geçirdi

    Taliban, İran sınırındaki kilit şehir İslam Kala ve gümrük kapısında kontrolü ele geçirdi


    Afganistan’da Taliban örgütü, İran sınırında stratejik açıdan kilit öneme sahip İslam Kala şehrinde kontrolü ele geçirdiğini duyurdu.

    Taliban üyeleri son paylaştıkları sosyal medya mesajında ülkenin yüzde 85’inin kontolünü de aldıklarını öne sürdü.

    Afganistan İçişleri Bakanı Tarık Arian yaptığı açıklamada İran sınırındaki İslam Kala’nın Taliban’a geçtiğini doğrularken, güvenlik güçlerinin bölgede konuşlandığını şehri geri alma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

    ABD’nin haziran ayı içerisinde Amerikan ve NATO askerlerinin büyük bir bölümünü Afganistan’dan çekmesinin ardından Taliban örgütünün ülkedeki hızlı ilerleyişi de devam ediyor. Taliban yaptığı açıklamada Afganistan’daki 400’den fazla şehrin 3’te 1’inde kontrolü eline geçirdiğini açıklarken son olarak İran sınırı üzerinde hakimiyet sağladı.

    Taliban sözcüsü Zabihullah Mucahit merkeze 120 kilometre uzaklıkta bulunan İslam Kale Sınır Kapısı geçişlerinin de artık örgüt yönetiminde yapıldığını açıkladı.

    Taliban, haziran ayının son haftasında başlattığı saldırılarda Özbekistan ve Tacikistan sınırındaki ilçelerin tamamına yakınını aldı. Özbekistan’a açılan en önemli ticaret güzergahı olan Hayratan Sınır Kapısı’nı iki yönden kuşatan Taliban, güney batıdaysa Gazni vilayetine yoğunlaştı.

    Taliban, Badahşan, Tahar, Gazni, Herat ve Vardak gibi önemli şehirlere de şiddetli saldırılarla baskısını artırdı. Taliban kontrolündeki ilçe merkezi sayısının da 200’ü geçtiğini açıklamıştı. Taliban’ın şehir merkezleri yerine bu kentlerin ilçelerine saldırmasıysa dikketi çekiyor.

    Rusya’dan Afganistan’daki taraflara sükunet çağrısı

    Öte yandan Taliban örgütünün İslam Kala’nın kontrolünü ele geçirmesinin ardından Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama geldi.

    Moskova, Afganistan’da Taliban ve Kabil hükümeti güçlerine itidal çağrısı yaparken, Rusya liderliğindeki CSTO askeri kuvvetlerinin sınırlardaki saldırgan ve provokasyonları önlemek için harekete geçeceğini bildirdi.

    Biden: Kabil muhtemelen ülkenin konrolünü sağlayamayacak

    ABD Başkanı Joe Biden, perşembe akşamı Amerikan askerlerinin Afganistan’daki görevinin 31 Ağustos’ta sona ereceğini açıklamış ve orduyu “hızlı ve güvenli” bir şekilde geri çekeceklerini söylemişti.

    Biden, başka bir Amerikan neslini savaş için Afganistan’a göndermeyeceğini belirterek, Kabil merkezi hükümetinin Taliban örgütüne karşı muhtemelen ülkedeki kontrolü “sağlayamacağını” açıklamıştı.

    Biden önderliğindeki Washington hükümeti, nisan ayında yaptığı açıklamayla Afganistan’daki tüm askeri birliklerini çekeceklerini açıklamış ve 20 yıl süren ABD işgaline son vereceklerini duyurmuştu. ABD resmi olarak ilk askerlerini mayıs ayında geri çekmişti.

  • Avustralya, sınırlarını 2022 sonuna kadar yabancı ziyaretçilere kapalı tutmayı planlıyor

    Avustralya, sınırlarını 2022 sonuna kadar yabancı ziyaretçilere kapalı tutmayı planlıyor


    Avustralya sınırları 2022 yılında da yabancılara kapalı kalabilir. Ticaret ve Turizm Bakanı, nüfusun büyük bir bölümü Covid-19’a karşı aşılansa bile sınırların 2022’nin sonlarına kadar ziyaretçilere kapalı olmasının planlandığını duyurdu.

    Söz konusu karar dünya genelinde artan vakalar ve özellikle Hindistan’da ortaya çıkan yeni varyantlar sonrasında geldi.

    “Sınırlar gelecek yılın ikinci yarısının ortasında açılabilir”

    Ticaret ve Turizm Bakanı Dan Tehan yaptığı açıklamada, “Sınırların yeniden ne zaman açılacağını “belirlemek çok zor. En iyi tahmin gelecek yılın ikinci yarısının ortasında olacaktır” dedi.

    Avustralya, salgının bulaşımını engellemek amacıyla Mart 2020’den bu yana kendi vatandaşları, ülkeye yerleşmiş yabancılar ve aileleri ile özel izin verilen kişiler haricinde sınırlarını yabancılara kapattı.

    Aynı şekilde, Avustralya vatandaşlarının da ülke dışına çıkması için izin alınması gerekiyor. Ayrıca 14 günlük karantina izolasyonu uygulaması da sürmekte.

    Avustralya’da salgının başlangıcından bu yana vaka sayısı 29 bin 893 ve can kaybı ise 910 olarak kayıtlara geçti.