Etiket: Silah sanayi

  • Erdoğan’ın İspanya ziyareti: Sanchez’le Filistin meselesi ve askeri sanayide işbirliği mesajı

    Erdoğan’ın İspanya ziyareti: Sanchez’le Filistin meselesi ve askeri sanayide işbirliği mesajı


    – Son dönemde Filistin devletini tanıyan Avrupa ülkelerinden olan İspanya’yı ziyaret eden AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madrid’de Başbakan Pedro Sanchez ile görüşüp ortak basın toplantısı düzenledi.

    Erdoğan şu mesajları verdi:

    * İspanya’nın Filistin’i tanıma kararı çok mühimdir. İspanya’nın henüz Filistin’i tanımamış diğer ülkelere örnek teşkil etmesi samimi temennimdir. İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

    ‘BMGK KARARININ UYGULANMASININ TAKİPÇİSİYİZ’

    * (BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de kalıcı ateşkes kararı) Uygulanmasını takip edeceğiz. Başta ABD olmak üzere Güvenlik Konseyi üyeleri, bu kararın arkasında durup hemen ateşkesi sağlamak için İsrail’e gerekli baskıyı yapmalı.

    ‘abd’nin israil’e desteği bizi ciddi manada üzüyor’

    * Maalesef dünyanın kaderi 5 ülkenin elinde. Biri ‘hayır’ dediği zaman mesele bitiyor. Son olayda 5 ülkeden biri, devamlı İsrail’in yanında yer alıyor. İsrail acımasız şekilde katliamlarına devam ederken, özellikle ABD’nin duruşu bizleri ciddi manada üzmektedir.

    ‘AP SEÇİM SONUÇLARI ENDİŞELERİMİZİ ARTIRDI’

    * Sanchez’le Avrupa’da artan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı tehdidini görüştük. Avrupa Parlamentosu seçiminde oluşan tablo endişelerimizi artırdı.

    ‘İKİNCİ AMFİBİ HÜCUM GEMİSİNİ DE İSPANYA İLE İNŞA ETMEK İSTİYORUZ’

    * (İspanya ile savunma sanayi işbirliği) TCG Anadolu ile bir adım attık şimdi ise bunun bir üst segmentine geçelim istiyoruz, bunun çalışmalarını başlattık.

    ‘İNSANSIZ HAVA VE DENİZ ARACI ÜRETİMİNDE İŞBİRLİĞİ YAPABİLİRİZ’

    * (İspanya ile) İnsansız hava araçlarında birlikte yapılabilecek bazı adımları atıyoruz. İnsansız denizaltılara varıncaya kadar bu adımları atacağız.

    İSPANYA BAŞBAKANI’NDAN FİLİSTİN DEVLETİ ÇAĞRISI

    Sanchez şu mesajları verdi:

    * Norveç ve İrlanda ile Filistin devletini tanıma kararımıza sonrasında Slovenya da katıldı. Diğer Avrupa ülkelerine de Filistin’i tanımaları çağrısında bulunuyoruz, tek çıkış yolu bu. Uluslararası camianın da bu konuda adım atması gerekiyor.

    ‘GAZZE İÇİN ERDOĞAN’LA AYNI YÖNDE HAREKET EDİYORUZ’

    * Türkiye ile Gazze konusunda aynı fikirlere sahibiz ve işbirliğine devam edeceğiz. Kan dökülmesini durdurmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyi yapıyor, aynı yönde hareket ediyoruz.

    ‘PATRİOT’U TÜRKİYE’DEN UKRAYNA’YA SEVK ETMEYECEĞİZ’

    * Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in Avrupa hükümetlerine bu tür savunma sistemlerini Kiev’e tedarik etmeleri çağrılarının aramızda görüşme konusu olmasına rağmen, İspanyol hükümetinin taahhüdü, Patriot füze fırlatıcısının Türkiye’de kalması yönündedir.

    NELER İMZALANDI?

    Erdoğan ile Sanchez’in huzurunda iki ülke arasında 11 anlaşma imzalandı: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İspanya Krallığı Çalışma ve Sosyal Ekonomi Bakanlığı Arasında Mutabakat Zaptı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İspanya Krallığı Ekolojik Dönüşüm ve Demografik Sınama Bakanlığı Arasında Enerji Dönüşümü Alanında Mutabakat Zaptı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile İspanya Krallığı Ekolojik Dönüşüm ve Demografik Sınama Bakanlığı Arasında Ormancılık Alanında Ortak Eylem Planı, Yunus Emre Enstitüsü ile Cervantes Enstitüsü Arasında Mutabakat Zaptı, Milli Eğitim Bakanlığı ile İspanya Krallığı Eğitim, Mesleki Eğitim ve Spor Bakanlığı Arasında Mesleki ve Teknik Eğitim Alanında Mutabakat Muhtırası, Gemi adamlarının eğitim, belgelendirme ve vardiya standartlarına dair STWC unvanlarının tanınmasına ilişkin Mutabakat Zaptı, Türk Eximbank ile İspanyol İhracat Kredi Ajansı (CESCE) Arasında İmzalanan Mutabakat Zaptı Hakkında Deklarasyon, Sigorta ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile İspanya Sigorta ve Emeklilik Fonları Genel Müdürlüğü arasında Mutabakat Zaptı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İspanya Krallığı Bilim, Yenilikçilik ve Üniversiteler Bakanlığı Arasında Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Mutabakat Zaptı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İspanya Krallığı Bilim, İnovasyon ve Üniversiteler Bakanlığı Arasında Uzay Çalışmalarında Barışçıl Amaçlar Doğrultusunda İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İspanya Krallığı Kapsayıcılık, Sosyal Güvenlik ve Göç Bakanlığı Arasında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı.

    Yanısıra Cumhurbaşkanlığı Türkiye Varlık Fonu ile İspanyol Kalkınma Finansmanı Şirketi (COFIDES) Arasında Ortak Bildiri de imzalandı. (AA, Reuters, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Paşinyan: Ermenistan, askeri ve savunma ihtiyaçları için artık Rusya’ya güvenemez

    Paşinyan: Ermenistan, askeri ve savunma ihtiyaçları için artık Rusya’ya güvenemez


    Ermenistan Başbakan Nikol Paşinyan, ‘Erivan ABD, Fransa, Hindistan ve Gürcistan ile nasıl bir güvenlik ilişkisi kurması gerektiğini iyi düşünmeli’ dedi.

    REKLAM

    Ermenistan Başbakan Nikol Paşinyan, ana savunma ve askeri ortağı olarak Rusya’ya güvenemeyeceğini söyledi. 

    Paşinyan, “Moskova’nın kendisini defalarca hayal kırıklığına uğratması nedeniyle” Erivan’ın ABD ve Fransa ile daha yakın ilişkiler kurmayı düşünmesi gerektiğini kaydetti. 

    Ermenistan Devlet Radyosu’na konuşan Paşinyan, “Kiminle askeri-teknik ve savunma ilişkilerimizi gerçekten sürdürebileceğimizi anlamamız gerekiyor” dedi.

    Paşinyan, “Önceden bu sorun basitti çünkü böyle bir soru yoktu ve bir konsept oluşturmakta zorluk yaşanmıyordu. Önceden savunma ilişkilerimizin yüzde 95-97’si Rusya Federasyonu ile idi. Şimdi bu hem nesnel hem de öznel nedenlerden dolayı olamaz” diye konuştu. 

    Eski Sovyet cumhuriyeti, başkentin yaklaşık 90 km kuzeybatısındaki Gümrü’de bir Rus askeri üssüne ve diğer tesislere ev sahipliği yapıyor.

    Ancak 2018’de devrim olarak nitelendirdiği sokak protestoları dalgasının ardından iktidara gelen Paşinyan, ittifakın temellerini sorgulayarak Kremlin ile ters düşmüştü. 

    Paşinyan, Ermenistan’ın ABD, Fransa, Hindistan ve Gürcistan ile güvenlik bağlarını kurması gerektiğini söyledi.

    Ermenistan’ın Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (CSTO) bir üyesi olarak kalıp kalmaması gerektiğini sorgulayan Paşinyan, Erivan’ın yeni bir ulusal güvenlik stratejisine ihtiyacı olduğunu ve ordusunu güçlendireceğini kaydetti. 

    “Rusya, Ermenistan’ı yüzüstü bıraktı”

    Paşinyan, Azerbaycan’ın geçen yıl başlattığı askeri operasyonla Dağlık Karabağ’ın  kontrolünü geri alarak burada yaşayan etnik Ermenilerin göçünü tetiklemesiyle Rusya’nın Ermenistan’ı yüzüstü bıraktığını söyledi.

    Rusya, Karabağ’daki Ermeni savaşçıların yenilgisinden Paşinyan’ın Güney Kafkasya’daki durumu yönetmedeki başarısızlığının sorumlu olduğunu savunuyor. 

    Moskova, Erivan’ı Batı’nın Ermenistan ile Rusya’nın arasını açmaya çalıştığı konusunda uyarıyor.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz ay Ermenistan’ın CSTO’dan ayrılmasının Ermenistan’ın çıkarına olmadığını ifade etti. 

    Rusya’nın, 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana daha önce Rus imparatorluğunun bir parçası olan bölgelerde hakimiyet kurmak için ABD ile rekabet halinde olduğu biliniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın silah ithalatı ikiye katlandı

    Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın silah ithalatı ikiye katlandı


    Ukrayna savaşının ardından bu ülkeye yapılan sevkiyat yüzünden Avrupa ülkelerinin silah ithalatı geçen yıl ikiye katlandı.

    Ukrayna ise geçen yıl dünyanın silah sevkiyatı yapılan üçüncü büyük ülkesi oldu.

    Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) araştırmasına göre, Avrupa’nın silah ithalatı 2022’de bir önceki yıla oranla yüzde 93 artış gösterdi. Bu artışın bu yıl da sürmesi bekleniyor.

    SIPRI araştırmacısı Pieter Wezeman, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Rusya’nın Ukrayna işgali Avrupa’daki silah talebinde gerçekten önemli bir artışa neden oldu ve bunun daha fazla etkisi olacak. Büyük olasılıkla Avrupa devletlerinin silah ithalatında artışı sürecek.” diyerek son durumu özetledi.

    Geçen yıla kadar silah sevkiyatı yapılan ülkeler içinde üst sıralarda olmayan Ukrayna ise Katar ve Hindistan’ın ardından üçüncü sıraya yükseldi.

    Ukrayna’ya yapılan sevkiyat 60 misli arttı

    Geçen yıl Avrupa’daki silah sevkiyatının yüzde 31’i Ukrayna’ya gitti. Bağışlarla birlikte Ukrayna’nın silah ithalatı geçen yıl 60 kattan fazla arttı.

    Bu arada Ukrayna’ya yapılan sevkiyatın ağırlıklı olarak stoklardan kaldırılan silahlar olduğu görüldü. SIPRI araştırmasına göre geçen yıl bir çok sözleşmenin tam miktarı bilinmemekle birlikte küresel silah ticaretinin cirosu 100 milyar doları geçerken, geçen yıl toplam askeri harcamalar ilk kez 2 trilyon doları aştı.

    Ukrayna savaşının Avrupa’nın silah talebini artırdığını yineleyen SIPRI araştırmacısı Pieter Wezeman, Avrupa ülkelerinin denizaltılardan savaş uçaklarına, insansız hava araçlarından tanksavar füzelere, tüfeklerden radarlara kadar çeşitli silahlar “sipariş ettiğini veya etmeyi planladığını” aktardı.

    SIPRI araştırmasına göre, 2018 ila 2022 yılları arasında, daha önceki beş yıla oranla Avrupa’nın silah ithalatı yüzde 47 artış gösterirken, dünya genelinde sevkiyatlar bu süre içinde yüzde 5 düştü.

    Avrupa’da silah ithalatı artarken, dünyanın diğer bölgelerinde silah ithalatında düşüş görüldüğü gözlendi.

    Afrika’ya silah sevkiyatı son 5 yılda yüzde 40 düştü

    Örneğin son beş yılda Afrika’da yüzde 40, Kuzey ve Güney Amerika’da yüzde 20, Asya’da yüzde 7 ve Ortadoğu’ya silah sevkiyatı yüzde 9 azaldı.

    Bir başka büyük değişim göstergesi olarak Ortadoğu geçen yıl dünya toplamının yüzde 32’sini oluşturarak silah ihracatının önde gelen destinasyonu haline geldi.

    ABD silah ihracatında liderliğini açık ara sürdürüyor

    Dünyada her zaman en fazla silah sevkiyatının yapıldığı Asya ve Okyanus bölgesi geçen yüzde 30 ile ikinciliğe düşerken, Avrupa toplam silah sevkiyatının yüzde 27’sinin adresi oldu.

    SIPRI’ye göre, silah harcamalarını artıran Çin’in, özellikle ihtiyacı olan silahları kendisini ürettiği görüldü.

    Toplam Silah sevkiyatının geçen yıl yüzde 10’u Katar, yüzde 9’u Hindistan, yüzde 8’i Ukrayna, yüzde 7’si Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve yüzde 5’i Pakistan’a yapıldı.

    Silah ihracatında yüzde 40 ile ABD’de ilk sırada yer alırken, Rusya yüzde 16, Fransa yüzde 11, Çin yüzde 5 ve Almanya yüzde 4 ile ilk beş sırada yer aldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Finlandiya, 2019’dan bu yana Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunu kaldırdı

    Finlandiya, 2019’dan bu yana Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunu kaldırdı


    Finlandiya Savunma Bakanlığı, 2019 yılından bu yana yürürlükte olan “Türkiye’ye askeri teçhizat ihracatı ambargosunu” kaldırıldığını ve satış için lisans verildiğini duyurdu.

    Silah satış izni, Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesi için öne sürdüğü şartlardan biriydi. 

    İsveç söz konusu adımı eylül ayı sonunda atmıştı.

    Türkiye’nin 2019 yılı ekim ayında Suriye’de Kürt YPG güçlerinin kontrolü altındaki bölgelere yönelik sınır ötesi operasyon düzenlemesi sonrası, bazı AB ülkeleri Ankara’ya silah ambargo uygulamaya başlamıştı. 

    Savunma Bakanlığı Danışmanı Riikka Pitkanen, AFP’ye yaptığı açıklamada, zırhlı çeliğin bir Türk şirketine satılması için ihracat lisansının salı günü verildiğini söyledi.

    Yetkili, “Ekim 2019’dan bu yana Türkiye’ye hiçbir ticari ihracat lisansı verilmemişti.” ifadesini kullandı. 

    Helsinki’nin adımı, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımı konusunda Ankara ile yürütülen müzakerelerin, Stockholm’de aşırı sağcı bir siyasetçinin Kuran-ı Kerim yakması dahil Türkiye karşıtı protestoların ardından müzakerelerin çıkmaza girdiği bir dönemde geldi.

    Ambargonun kaldırılarak ihracatın yeniden başlatılması, üç ülke arasında geçen haziran ayında imzalanan mutabakat zaptında yer alıyor.

    Bu arada Savunma Bakanının kararı, Başbakan Sanna Marin liderliğindeki koalisyon hükümetinde yer alan siyasi partilerden birinin eleştirisine neden oldu. 

    Sol İttifak lideri Li Andersson, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Sol İttifak, savaş halindeki ya da insan haklarını ihlal eden ülkelere savunma teçhizatı ihracatını desteklemiyor. Finlandiya’nın, Türkiye’ye zırhlı çelik ihracatına izin vermemesi gerektiği kanaatindeyiz. Savunma Bakanı Mikko Savola, koruyucu çelik için Türkiye’ye ihracat lisansı verilmesine kendisi verdi. Ruhsat, Savunma Bakanı tarafından verildi ve konu hükümet içinde tartışılmadı.” ifadelerini kullandı. 

    İsveç ve Finlandiya’nın 30 üyeli NATO’ya katılımı tüm ülkelerce onaylanmalı. 

    ABD’nin ardından Atlantik İttifakı içindeki en güçlü ikinci orduya sahip Ankara, yeni üyelerin katılımını fiilen veto yetkisine sahip. 

    Bu arada diğer 28 üye ülke onaylamış olsa da Türkiye ile Macaristan henüz onay vermiş değil.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Küresel silah satışları 592 milyar dolara ulaştı: Türk şirketleri dünya silah pazarında ne durumda?

    Küresel silah satışları 592 milyar dolara ulaştı: Türk şirketleri dünya silah pazarında ne durumda?


    Dünya genelinde, Covid-19 salgınının neden olduğu sorunlara rağmen silah satışları artışını art arda yedinci yıla taşıdı.

    Savunma sektöründeki en büyük 100 şirketin yer aldığı listede ASELSAN 56. sırada, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii de 84. sırada yer aldı.

    Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) raporuna göre, savunma sektöründeki en büyük 100 şirketin 2021’de silah ve askeri hizmet satışları bir önceki yıla göre yüzde 1,9 artışla 592 milyar dolara ulaştı. Böylece satışlar 7 yıldır art arda arttı.

    Raporda, geçen yıl artışın bir önceki yıla göre daha yüksek olduğuna dikkat çekilirken, ancak yine de söz konusu artışın Covid-19 öncesi dört yıl ortalaması olan yüzde 3,7’lik artışın altında kaldığı belirtildi.

    SIPRI, Çinli şirketleri ilk kez yıllık listesine dahil etti

    Tedarik zinciri sıkıntılarının 2021’de silah ticaretini engellemeye devam ettiğine yer verilen raporda, Rusya-Ukrayna savaşının bir sonucu olarak bu sıkıntıların muhtemelen daha da kötüye gideceği ifade edildi.

    Rapora göre, küresel silah satışları en az 2015’ten bu yana istikrarlı bir şekilde artarken, SIPRI, Çinli şirketleri ilk kez yıllık listesine dahil etti.

    Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşının dünya çapındaki silah şirketleri için tedarik zinciri sıkıntılarını arttırdığına yer verilen raporda, Batılı ülkeler için Rusya’nın silah üretiminde kullanılan hammaddelerin önemli bir tedarikçisi olduğu vurgulandı.

    SIPRI’nin Askeri Harcama ve Silah Üretim Programı Direktörü Lucie Beraud-Sudreau konuya ilişkin değerlendirmesinde “Devam eden tedarik zinciri sıkıntıları olmasaydı, 2021’de silah satışlarında daha da fazla büyüme bekleyebilirdik.” ifadesini kullandı.

    Savunma sektöründeki büyük ve küçük ölçekli şirketlerin geçen yıl boyunca tedarik zincirinde kesintiler bildirdiğini aktaran Beraud-Sudreau, uçak üreticisi Airbus gibi bazı şirketlerin işgücü sıkıntısını rapor ettiklerini belirtti.

    Listenin tepesinde ABD şirketleri bulunuyor

    2018’den bu yana listenin başındaki beş firmanın tamamının ABD merkezli olması dikkati çekti. Bu firmalar Lockheed Martin, Boeing, Northrop Grumman, Raytheon ve General Dynamics olarak sıralandı.

    Küresel savunma sektöründeki en büyük 100 şirket içindeki ABD’li toplam 40 şirket, 2021’de 299 milyar dolarlık silah satışı yaparak, reel olarak bir önceki yıla göre yüzde 0,8 artışla tüm satışların yüzde 51’ini karşıladı.

    Listedeki sekiz Çinli silah şirketinin toplam satışlarının bir önceki yıla göre yüzde 6,3 artışla 109 milyar dolara yükselmesi dikkati çekti. Çinli üreticilerinden dördü listede ilk 10’da yer aldı.

    İlk 100 şirket içinde merkezi Avrupa’da bulunan 27 şirket yer alırken, bunların toplam silah satışları yüzde 4,2 artarak 123 milyar dolara ulaştı.

    Rusya-Ukrayna savaşından sonra Alman ordusuna yeni silahlah almaya başlayan Almanya’da, Rheinmetall, ThyssenKrupp , Hensoldt ve Diehl’in silah satışları geçen yıl, bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 9,3 milyar dolara çıktı.

    İlk 100’de yer alan 6 Rus şirketinin satışları, 2021’de yüzde 0,4 artarak 17,8 milyar dolara yükseldi.

    Türk şirkeleri kaçıncı sırada?

    Listeye geçen yıl girmeyi başaran ASELSAN 56. sırada, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii de 84. sırada yer aldı.

    İki şirketin satışları toplamda yüzde 12 artarak 3 milyar 360 milyon dolara ulaştı.

    SIPRI, kurulduğu 1966’dan bugüne çatışma, silahlanma, silah kontrolü ve silahsızlanma gibi alanlarda araştırma, rapor ve analizler hazırlıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rapor | Nükleer füze ve bomba pazarı gelecek on yılda yüzde 73 artacak

    Rapor | Nükleer füze ve bomba pazarı gelecek on yılda yüzde 73 artacak


    ABD’de faaliyet gösteren bir araştırma şirketi tarafından yapılan çalışma, nükleer füze ve bombalarla ilgili pazarın 2020 yılına kıyasla 10 yıl içinde yüzde 73 büyüyerek 126 milyar dolara çıkacağı ortaya koydu.

    Merkezi ABD’nin Portland kentindeki Müttefik Pazar Araştırma şirketi tarafından düzenlenen ankete göre, 2020 yılında 73 milyar dolar olan nükleer füze ve bomba pazarı, 2030 yılına gelindiğinde 126 milyar doları geçecek.

    Rapor, bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını yüzünden artan sağlık harcamalarına rağmen jeopolitik krizler ve olası çatışmalar yüzünden savunma harcamalarının hız kesmeyeceği gösterdi.

    2020 yılı itibarıyla denizaltıdan atılan balistik füzelerin pazarın dörtte birini oluşturduğu hatırlatılan rapor, uçak ve karadan atılabilen füzelere kolayca yerleştirilebilen küçük nükleer savaş başlıklarına olan talebin gelecek yıllarda hızla artacağını ortaya koydu.

    2020 yılında bu pazarın yarısını Kuzey Amerika ülkeleri karşılarken, nükleer silahlarını hızla ve kapsamlı bir şekilde geliştirmeye çalışan Çin, Hindistan ve Pakistan‘ın girişimiyle bu eğilim Asya Pasifik bölgesine kayacak.

    Raporda, bununla birlikte nükleer denemeleri yasaklayan uluslararası sözleşmeler, bu pazarın gelişmesindeki en büyük engel olarak gösterildi.

    Nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmalarının artan etkisi ve ulusal çabalarla, depoda bulunan veya sökülmeyi bekleyen savaş başlıklarının sayısının artırılmasının öngörüldüğü hatırlatılan raporda, bununla birlikte, aktif silahlar, nükleer cephaneliklere yapılan yatırımların ve yeni savaş başlığı satın alımları yüzünden 2020’de silah pazarının “aslan payını” yani üçte ikisinden fazlasını nükleer füze ve bombalar oluşturduğuna dikkat çekildi.

    ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin geçen hafta, 2023 mali yılı için talep ettiği 813 milyar dolarlık savunma harcamaları bütçesi, 2000 yılından bu yana talep edilen en yüksek savunma bütçesi olarak tarihe geçmişti.

    Biden’in savunma bütçesi, özellikle balistik füze denizaltıları, bombardıman uçakları ve karadan atılan füzelerden oluşan nükleer silahların modernleştirilmesine öncelik verilmesini öngörüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • SIPRI raporu 2022: Hangi ülke ne kadar silah ithal ediyor?

    SIPRI raporu 2022: Hangi ülke ne kadar silah ithal ediyor?


    Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), küresel silah transferine ilişkin yeni araştırmasında, küresel silah ticareti nispeten düşerken, son 5 yılda silah ithalatında en büyük artışın Avrupa’da görüldüğünü ortaya koydu.

    Merkezi İsveç’in başkenti Stockholm’de bulunan ve küresel olarak silahlı çatışmalar, askeri harcamalar, silah ticareti, silahsızlanma ve silah kontrolü gibi konularda analizler ve tavsiyeler sağlayan SIPRI tarafından yayımlanan rapora göre, 2017-2021’de küresel olarak silah ithalatı önceki 5 yıla göre yüzde 4,6 düşerken, Avrupa’da yüzde 19’luk artış kaydedildi.

    Büyük silahların uluslararası transferlerinde, 2012-2016 ve 2017-2021’de çok az bir düşüş görülürken, Avrupa, Doğu Asya ve Okyanusya devletlerinin silah ithalatı önemli ölçüde arttı.

    Avrupa’nın en büyük silah ithalatçıları İngiltere, Norveç ve Hollanda

    Dünyada silah ithalatında en büyük artış Avrupa’da gerçekleşirken, 2017-2021’de Avrupa devletlerinin silah ithalatı 2012-2016’ya kıyasla yüzde 19 arttı ve küresel silah transferlerinin yüzde 13’ünü oluşturdu.

    Avrupa’nın en büyük silah ithalatçılarını ise İngiltere, Norveç ve Hollanda oluşturdu. Diğer Avrupa devletlerinin de yakın zamanda özellikle de ABD’den savaş uçakları için büyük siparişler vermiş olmaları nedeniyle gelecek 10 yılda silah ithalatlarını önemli ölçüde artırmaları bekleniyor.

    Rusya’yla ilişkiler, Avrupa silah ithalatındaki büyümenin önemli itici gücü oldu

    Ukrayna’nın doğusunda 2017-2021’de yaşanan silahlı çatışmalara rağmen, ülkelerin bu dönemde silah ithalatı çok sınırlı gerçekleşti.

    SIPRI Silah Transferleri Programının Kıdemli Araştırmacısı Pieter D. Wezeman, yaptığı açıklamada, “Çoğu Avrupa devleti ile Rusya arasındaki ilişkilerde yaşanan ciddi bozulma, özellikle tüm ihtiyaçlarını ulusal silah endüstrileri aracılığıyla karşılayamayan devletler için Avrupa silah ithalatındaki büyümenin önemli bir itici gücü oldu.” dedi.

    Küresel silah transferlerinde az miktardaki düşüşün, bölgesel eğilimler arasındaki büyük farklılıkları maskelediğini söyleyen Wezeman, “Güney Amerika silah ithalatının son 50 yılın en düşük seviyesine ulaşması gibi bazı olumlu gelişmeler olurken, Avrupa, Doğu Asya, Okyanusya ve Orta Doğu gibi yerlerin silah ithalatının artması veya devam etmesi endişe verici silah birikimlerine katkıda bulundu.” şeklinde konuştu.

    Hindistan, gelecek birkaç yılda büyük ölçekli silah ithalatı planlıyor

    Asya ve Okyanusya, 2017-21’de küresel transferlerin yüzde 43’ünü alarak silah ithal eden en büyük bölge olmayı sürdürdü.

    Hindistan’ın silah ithalatı 2012-16 ve 2017-2021 arasında yüzde 21 azaldı ancak bu ülke dünyanın en büyük ithalatçısı olmaya devam etti ve gelecek birkaç yılda birkaç tedarikçiden büyük ölçekli silah ithalatı planlıyor.

    Kıdemli Araştırmacı Wezeman, Çin ile Asya ve Okyanusya’daki birçok devlet arasındaki gerilimin, bölgedeki silah ithalatının ana itici gücü olduğuna işaret ederek “Bu gerilimler, ABD’nin bölgeye silah transferinde de önemli bir faktör. ABD, Asya ve Okyanusya’nın en büyük tedarikçisi olmaya devam ediyor çünkü silah ihracatı ABD’nin Çin’e yönelik dış politikasının önemli bir unsuru.” değerlendirmesinde bulundu.

    Orta Doğu’nun silah ithalatı keskin artışın ardından dengelendi

    Orta Doğu ülkeleri, 2017-2021’de 2012-2016’ya kıyasla yüzde 2,8 daha fazla silah ithal etti. Buna karşılık, 2007-2011 ve 2012-2016 arasında bölgeye yapılan silah ithalatında yüzde 86’lık bir artış görülmüştü.

    Yemen’deki çatışmanın devam etmesi ve İran ile bölgedeki diğer devletler arasındaki tansiyonun yüksek seyretmesi nedeniyle Körfez’deki güvenlik gelişmelerinde silah ithalatı önemli bir rol oynadı.

    Dünyanın en büyük ikinci silah ithalatçısı olan Suudi Arabistan’ın silah ithalatı 2012-2016 ve 2017-2021 arasında yüzde 27 arttı.

    Silah ithalatını yüzde 227 artıran Katar, en büyük silah ithalatçıları sıralamasında 22’den 6’ya yükseldi.

    ABD ve Fransa’nın silah ihracatı artıyor

    ABD, silah ihracatını 2012-2016 ve 2017-2021 arasında yüzde 14 artırarak küresel payını yüzde 32’den yüzde 39’a çıkardı.

    ABD’nin 2017-2021’deki silah ihracatı, ikinci en büyük ihracatçı olan Rusya’nın iki katından daha fazla gerçekleşti.

    Orta Doğu ise ABD silah transferlerinin yüzde 43’ünü oluşturuyor.

    ABD silah ihracatının büyümesi için özel öneme sahip olan, Suudi Arabistan’a yapılan büyük silah teslimatlarında yüzde 106’lık artış görüldü.

    2017-2021’de tüm silah ihracatının yüzde 19’unu oluşturan Rusya’da, 2012-2016 ve 2017-2021 arasında silah ihracatında yüzde 26 düşüş görüldü.

    Rusya’nın silah ihracatındaki genel düşüş, Hindistan ve Vietnam’a yapılan silah teslimatlarındaki düşüşten kaynaklandı.

    Gelecek yıllarda Rusya’dan Hindistan’a birkaç büyük silah teslimatı bekleniyor.

    Fransa, 2017-2021’de küresel silah ihracatının yüzde 11’ini oluşturarak, üçüncü en büyük silah ihracatçısı oldu.

    Paris, silah ihracatını 2012-2016 ve 2017-2021 arasında yüzde 59 artırdı.

    Çin, 2017-2021’de dördüncü ve Almanya ise beşinci en büyük silah ihracatçısı oldu.

    Çin’in silah ihracatı 2012-2016 ve 2017-2021 arasında yüzde 31 azalırken, Almanya’nınki yüzde 19 düşüş gösterdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Reuters: BAE heyeti, Ankara’da savunma sanayindeki ‘işbirliği fırsatlarını’ görüştü

    Reuters: BAE heyeti, Ankara’da savunma sanayindeki ‘işbirliği fırsatlarını’ görüştü


    Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) yetkililerin Türk savunma sanayinde “işbirliği fırsatlarını” görüşmek için Ankara’da temaslarda bulunduğu bildirildi.

    Adı gizli tutulmak koşuluyla Reuters haber ajansına konuşan bir yetkili, BAE heyetinin Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı’ndan (SSB) yetkililerle görüştüğünü belirtti.

    İki ülke heyetlerinin temaslarıyla ilgili SSB’den ya da ASELSAN’dan resmi bir açıklama yapılmazken, BAE basın müşavirliği ve savunma bakanlığından da bir açıklama gelmedi.

    SSB Başkanı İsmail Demir hafta sonu yaptığı bir açıklamada, Abu Dhabi’nin Türkiye’deki savunma sektörüyle ilgilendiğine işaret ederek “Savunma sanayi rakamlarımıza baktığımızda savunma sanayine bağlı ilişkilerimizin kriz zamanlarında bile devam ettiğini görüyoruz. İlişkilerimizin en iyi olmadığı dönemlerde bile sözleşmelerimiz mevcuttu” sözleriyle iki ülkenin savunma sektöründe birlikte çalışma potansiyelini vurguladı ve “Bu sözleşmeler ilişkilerimiz iyileştiğinde daha da iyi olacak” ifadesini kullandı.

    Ekonomik bağları derinleştirme arzusu

    Türkiye eylül ayında BAE ile enerji alanında yatırımlar üzerine görüşmeler yürütüldüğünü belirtmişti.

    Türkiye’de elektronik bakkal uygulaması Getir ve elektronik ticaret platformu Trendyol’a yatırımlar yapan BAE, Ankara ile ekonomik bağları derinleştirme arzusunda olduğunu kaydediyor.

    Bölgesel çatışmalardan geri adım atarak ekonomisine yeniden odaklanan BAE’nin Türkiye ile ilişkileri, 2011 Arap Baharı sonrasında Müslüman Kardeşler’in rolü ve Libya krizinde karşı cephelerde yer alması nedeniyle gerilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus tehdidine karşı İngiltere’den Ukrayna’ya askeri korunma sistemi gönderilecek

    Rus tehdidine karşı İngiltere’den Ukrayna’ya askeri korunma sistemi gönderilecek


    İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, ülkesinin Ukrayna’ya Rusya’ya karşı savunmasını güçlendirmesi için yeni bir güvenlik sistemi düzeneği sağlayacağını açıkladı.

    Parlamento’da konuşan Savunma Bakanı Wallace, krizi görüşmek için Rus mevkidaşı Sergey Şoygu’yu Londra’ya davet edeceğini de belirtti.

    Wallace Parlamentoda verdiği demeçte, “Ukrayna’ya hafif tanksavar savunma silah sistemleri sağlamaya karar verdik” dedi ve bunların “stratejik silahlar olmadığını”, ülkenin “kendisini savunması için” kullanılacağını ve Rusya bir için “tehdit oluşturmadığını” da sözlerine ekledi.

    Wallace, Şoygu’ya gönderdiği davette “Ortak çıkarları ilgilendiren güvenlik konularını görüşmeye ve iyi niyet ruhuyla yapıcı diyaloga girmeye hazırız” dedi.

    ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 30 Aralık’ta yapılan telefon görüşmesi sonrasında Biden, Moskova’nın Ukrayna’ya girmesi durumunda ağır bedel ödeyeceğini söylediğini ifade etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mısır ve Türkiye Kenya’da rekabet içinde mi? Kahire, Ankara’nın Afrika’daki etkisinden rahatsız mı?

    Mısır ve Türkiye Kenya’da rekabet içinde mi? Kahire, Ankara’nın Afrika’daki etkisinden rahatsız mı?


    Son yıllarda ikili diplomatik ilişkilerde gerginlik yaşayan Mısır ve Türkiye’nin Afrika ülkesi Kenya’da ekonomi, ticaret ve sanayi alanlarında daha etkili olabilme adına rekabet içinde oldukları, Kahire’nin, Ankara’nın son yıllarda Afrika’daki etkisinden rahatsız olduğu bildirildi.

    Orta Doğu konularında uzmanlığıyla bilinen Al-Monitor’da çıkan bir haber analizde, Mısır ve Kenya arasında son dönemde yapılan karşılıklı ziyaretler hatırlatılarak, Mısır savunma sanayinin Kenya’ya yapacağı yatırım ve yardımlara dikkat çekildi.

    Mısır’ın Kenya’ya ilgisinin sadece savunma sanayi alanında olmadığı gıda endüstrisi gibi alanlarda da Kahire’nin bu ülkeye daha fazla yatırım yapmayı planladığı kaydedilen yazıda, bu ilginin Türkiye’nin Kenya ile ilişkileri geliştirmesinin hemen ardından geldiği yorumu yapıldı.

    Türkiye’nin Kenya ordusuna 118 adet zırhlı personel taşıyıcı satacağını hatırlatan Al-Monitor, Mısır’ın bu pazarı Türkiye’ye kaptırmamak için harekete geçtiği değerlendirmesinde bulundu.

    Mısırlı general: Türkiye’nin Afrika’ya girmesi Kahire’yi harekete geçirdi

    Al-Monitor’a konuşan Mısır ordusunun emekli generallerinden ve şu an askeri akademide danışman olarak görev yapan Nasr Salem, Mısır’ın savunma sanayi alanında Afrika pazarına açılma hedefleri olduğunu belirterek, Türkiye’nin Afrika ülkelerine SİHA ve zırhlı araç satımı konusundaki girişimlerinin Kahire‘yi harekete geçirerek, aynısını yapmaya sevk ettiğini bildirdi.

    Salem, Mısır’ın Kenya silah pazarına girmesinin Türk etkisini ortadan kaldırmaya yardımcı olacağına inandığını belirtti.

    Mısır, Türkiye’nin Afrika’da etkisini artırmasını neden tehdit olarak görüyor?

    Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle son dönemde savunma sanayi alanlarında yaptığı anlaşmalara dikkat çeken Al Monitor, Türkiye’nin Afrika’da ekonomik ve askeri alandaki etkisini artırmasının, Mısır’ın kendi ulusal güvenliği için tehdit olarak gördüğü yorumunu yaptı.

    Türkiye Mısır ilişkileri ne durumda?

    Türkiye Mısır ilişkilerinde son yıllarda yaşanan krizin ardından Ankara son dönemde ilişkilerin normalleşmesi için bir dizi adım attı.

    İstanbul’da dün düzenlenen 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ne Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hamdi Sanad Lozan da katıldı.

    Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Lozan, zirvede yaptığı konuşmada, katılımcı ülkelerin bölgesel kalkınma, istikrar ve güvenliğin sağlanmasına katkıda bulunacağını ifade etti. Lozan, Türkiye-Mısır arasında karşılıklı ticaret, yatırım ve turizm alanlarındaki iş birliği konularına da değindi.

    Mısır-Türkiye ilişkilerinde normalleşme süreci

    Türkiye-Mısır istişarelerinin ikinci turu, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal ve Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hamdi Lozan başkanlığındaki heyetler arasında 7-8 Eylül’de Ankara’da düzenlenmişti.

    Türkiye ve Mısır heyetlerinin iki gün süren ve 6 Mayıs’ta Kahire’de tamamlanan istikşafi nitelikli görüşmelerin birinci turu ise samimi havada ve kapsamlı içerikte yapıldığı, iki ülkenin, istişarelerin bu turunun sonuçlarını değerlendirip müteakip adımları kararlaştıracağı bildirilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***