Etiket: Şike

  • Futbolda Bahis Krizi Büyüyor: Tek Şut Çekilmeyen Skandal Maç! İki Kulüp Başkanı ‘Beraberlik’ İçin Anlaşmış

    Futbolda Bahis Krizi Büyüyor: Tek Şut Çekilmeyen Skandal Maç! İki Kulüp Başkanı ‘Beraberlik’ İçin Anlaşmış


    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Futbolda bahis” soruşturmasında, tutuklanan bazı şüphelilere ilişkin sulh ceza hakimliklerinin karar metinleri ortaya çıktı. İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nin yazısında, birçok futbolcu, yönetici ve iş insanına yönelik yasa dışı bahis bağlantılarına ilişkin detaylı bilgiler yer aldı.

    SANCAK HAKKINDA ‘YÜKLÜ PARA TRAFİĞİ’ İDDİASI

    Kararda, MASAK raporlarının da yer aldığı bölümde Murat Sancak’ın, haklarında yasa dışı bahis kapsamında istihbari bilgi bulunan 63 kişiye para gönderdiğinin tespit edildiği belirtildi.

    Sancak’ın toplamda 1157 işlemde 1 milyar 226 milyon 831 bin 677 lira para transferi aldığı, 8 bin 799 işlemde ise 1 milyar 197 milyon 469 bin 550 liralık para gönderdiği ifade edildi. Bu işlemlerin bir kısmının Adana Demirspor ile bağlantılı şirketler üzerinden yürütüldüğü bilgisi de kararda yer aldı.

    FUTBOLCULARDAN ‘KENDİ MAÇLARINA’ BAHİS İDDİASI

    Hakimlik yazılarında bazı futbolcuların kendi oynadıkları karşılaşmalara bahis yaptıklarına ilişkin dikkat çekici tespitler bulunuyor.

    Şüpheli Orkun Özdemir’in, Ümraniyespor’da forma giydiği dönemde yasa dışı bahse yöneldiği iddia edildi. Dijital materyallerde, oyuncunun “karşılıklı gol var ve toplam gol ve maç sonucu” türlerinde kupon oynadığı, 23 Şubat 2021’de oynanan Ümraniyespor–Adana Demirspor maçına ise “rakip takım kazanır” şeklinde bahis yaptığına dair içerikler bulundu.

    Yurdakul’un 9 Aralık 2020’deki Serik Belediyespor–Pazarspor maçına bahis oynadığı ve kupon görsellerini bir kişiye gönderdiği belirtildi.

    ‘RAKİM TAKIM KAZANIR’ BAHSİ

    Faruk Genç’in Trabzonspor’un sözleşmeli oyuncusu olduğu tarihlerde farklı kulüplerde geçici sözleşmeyle forma giydiği, bu dönemlerde Trabzonspor’un çeşitli maçlarına “rakip takım kazanır” şeklinde bahis oynadığı ifade edildi.

    ANKARASPOR – NAZİLLİ BELEDİYESPOR MAÇINDA ŞİKE ŞÜPHESİ

    28 Nisan 2024’te oynanan Ankaraspor–Nazilli Belediyespor müsabakasına ilişkin bilirkişi raporunun da bulunduğu kararda, Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya ile Ankaraspor Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu’nun maç öncesi, maç sonrası ve ertesi gün yaptıkları telefon görüşmelerinin tespit edildiği aktarıldı.

    İKİ BAŞKAN ANLAŞTI

    Şahin Kaya’nın dijital materyallerinde, kendi takımına yönelik yasa dışı bahis kuponu görsellerinin yer aldığı, ayrıca 9 Ekim 2024’te oynanan Nazilli–Soma maçına “karşılıklı gol var” şeklinde oynadığı kuponun karşı tarafa gönderildiği belirtildi.

    Öte yandan, Somaspor’un 5-1 kazandığı maçtan iki gün önce Kaya’nın Ankaraspor başkanına konum bilgisi gönderdiği bilgisi de karar yazısında dikkat çekici bir unsur olarak yer aldı.

    BERABERLİK İKİ TAKIMA DA MENFAAT SAĞLIYORDU

    Hakimlik, elde edilen HTS kayıtları ve dijital materyaller doğrultusunda iki başkanın, Ankaraspor’un play-off’a kalmasını, Nazilli Belediyespor’un ise ligde kalmasını garanti altına almak için maçın berabere bitmesi konusunda anlaştıkları sonucuna varıldığını bildirdi.

    Karar yazısında, başkanların anlaşmayı teknik heyet ve oyunculara aktardıkları, maç sırasında oyuncuların şut çekmeyerek gol tehlikesi yaratmadıklarının gözlemlendiği ifade edildi. Teknik heyetin mücadeleye yönelik müdahalelerde bulunmamasının da bu iddialarla uyumlu olduğu

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Roland Garros Tenis Turnuvası’nda şike iddiaları: Rus tenisçi Yana Sizikova gözaltına alındı

    Roland Garros Tenis Turnuvası’nda şike iddiaları: Rus tenisçi Yana Sizikova gözaltına alındı


    Fransa Açık Tenis turnuvasında geçen yıl oynanan çift kadınlar karşılaşmasında şike yaptığı öne sürülen Rus sporcu Yana Sizikova polis tarafından gözaltına alındı.

    Rus tenisçinin yurt dışında 10 binlerce euroluk bahse konu olan bir oyunu isteyerek kaybettiğinden şüpheleniliyor.

    26 yaşındaki dünya 765 numarası, yılın ikinci grand slam turnuvasında ilk maçını yine Rus bir tenisçiye kaybetmesinin ardından, polis tarafından ifadesi alınmak üzere Roland Garros Tenis kompleksinden götürüldü.

    Rus sporcu hakkında organize çete dolandırıcılığı, aktif ve pasif spor yolsuzluğundan 1 Ekim 2020’de soruşturma açılmıştı. Fransız ver Alman spor gazetelerinin ortaya attığı şike iddiasına göre, çift kadınlarda mücadele veren Yana Sizikova ve Amerikalı partneri Madison Brengle, Rumen çift Andreea Mitu ve Patricia Maria Tig’e turnuvanın ilk turunda 7-6 ve 6-4’lük setlerle kaybetmişti.

    Maçın favorisi olmamalarından dolayı bu sonuç normal karşılanırken, karşılaşmanın ikinci setinin beşinci oyunundaki “anormallikler” dikkat çekmişti. 20 Eylül’deki karşılaşmada Rus sporcunun yaptığı basit çifte hatalar sayesinde Rumen ikili puan vermeden oyunu kazanmıştı. Yurt dışındaki bahis şirketlerinden gelen uyarılar çerçevesinde yetkililer de bu oyun üzerinde Fransa dışında on binlerce euroluk bahis oynandığını tespit etmişti.

    “Neden külfetli turnuvalar”

    AFP’ye konuşan Merkezi Yarış ve Oyun Servisi Şefi Stephane Piallat, klasmanın alt sıralarında bulunan bazı tenisçilerin, turnuvaların yüksek katılım maliyetlerini karşılayabilmek için bu tür yollara başvurabildiğinin altını çiziyor. Bazı oyuncuların şike yapmaları için para aldıklarını dile getiren yetkili, genellikle yurt dışında bahislerin yapıldığını ve miktarların aşırı yüksek olması halinde durumun dikkat çektiğini ifade ediyor.

    Fransa’da benzer bir olay 27 Eylül 2020’de yaşanmış ve Kırgız ve Özbek iki kadın tenisçinin şike yaptıkları ortaya çıkmıştı.

  • CAS Trabzonspor’un 2010-11 sezonundaki “şike” başvurusunu reddetti

    CAS Trabzonspor’un 2010-11 sezonundaki “şike” başvurusunu reddetti


    Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) Trabzonspor’un 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasının kendilerine verilmesi için yaptığı başvuruyu reddetti. Trabzonspor ise “CAS’ı adaletsiz bir kurum” olarak niteledi.

    Kararda “Trabzonspor’un CAS’a yaptığı başvuru için yasal bir zemin bulunmadığı” vurgulandı.

    CAS’ın bu kararına tepki gösteren Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı Önder Bülbüloğlu, söz konusu kararı anlamakta güçlük çektiğini söyleyerek “CAS’ı adaletsiz bir kurum” olarak niteledi.

    Karara çok şaşırdığını aktaran Bülbüloğlu, “Çünkü bir karar merci değildi. Bizim CAS’a gitme sebebimiz; FIFA’nın disiplin komitesi bizim kararımızı alsın incelesin, Bunu bile yapmayan bir kurum orası.” ifadelerini kullandı.

    CAS kararında, FIFA’nın Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) Fenerbahçe’yi cezalandırmasına hükmetmesi veya doğrudan Fenerbahçe aleyhine bir karar alması halinde dahi 2010-2011 sezonu ikincisi Trabzonspor’un doğrudan şampiyon ilan edilmesi yönünde yasal bir dayanak bulunmadığı ifade edildi.

    TFF’nin, Fenerbahçe’nin şampiyon olduğu Süper Lig 2010-2011 sezonuna ilişkin şike davasında yöneticilere ceza verdiğinin hatırlatıldığı kararda, daha sonra Trabzonspor’un itirazda bulunduğu FIFA’nın da sürece müdahil olmadığı belirtildi.

    Fenerbahçe, 2010-2011 sezonunda 82 puan alarak aynı puana sahip Trabzonspor’un gol averajıyla önünde şampiyon olmuştu.

    Trabzonspor, Fenerbahçe’nin şike sonucu şampiyon olduğunu iddia ederek konuyu, TFF, UEFA, FIFA ve son olarak da CAS’a taşımıştı.

  • Aziz Yıldırım’ın da yargılandığı şike davasındaki beraat kararlarını Yargıtay usulden bozdu

    Aziz Yıldırım’ın da yargılandığı şike davasındaki beraat kararlarını Yargıtay usulden bozdu


    Yargıtay, aralarında eski Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da bulunduğu 36 sanık hakkında şike davasında verilen beraat kararını bozdu.

    İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin “futbolda şike” davası kapsamında yeniden yargılama sonucunda verdiği beraat kararını inceleyen Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi, usul eksikliği gerekçesiyle kararı bozdu.

    Dava, Zekeriya Öz tarafından başlatılmıştı

    Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın yanı sıra spor dünyasında tanınmış çok sayıda kişinin adının karıştığı soruşturma, 3 Temmuz 2011’de dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün talimatıyla başlatılmıştı.

    Süper Lig ve Bank Asya 1. Lig’de 2010-2011 sezonundaki birçok maçta şike ve teşvik faaliyetlerinin gerçekleştirildiği, bunun için organize suç örgütü kurulduğu iddia edilmişti.

    Gözaltına alınan Yıldırım, 2 Temmuz 2012’de çıkarıldığı mahkeme tarafından “Spor müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde şike ve teşvik primi suçlarını işlemek suretiyle suç örgütü kurup yönettiği” gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmış, diğer bazı sanıklar da şike suçundan mahkumiyet almıştı.

    Yargıtay, Aziz Yıldırım’ın cezasını onamıştı

    Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi, İstanbul 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesinin 85 sanıkla ilgili verdiği kararın temyiz incelemesini 17 Ocak 2014’te tamamlayarak Aziz Yıldırım ve Olgun Peker hakkında verilen cezaları onamış, diğer sanıklarla ilgili de onama, bozma ve düşme kararları almıştı.

    Aziz Yıldırım, 21 Nisan 2014’te İstanbul 18’inci Ağır Ceza Mahkemesine yeniden yargılanma ve infazının ertelenmesi talebiyle başvurmuştu. Kendisi ve kulübüne kumpas kurulduğunu öne süren Yıldırım, savunmasında özel yetkili savcılık ve mahkemelerin kaldırılmasını ve “futbolda şike” operasyonu, soruşturması ve kovuşturmasını yürüten dönemin polis yetkilileri, savcı ve hakimlerine yönelik “Paralel Devlet Yapılanması” iddiaları nedeniyle yeni soruşturmalar açıldığı gerekçe göstermişti.

    Yeniden yargılama yapan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 36 sanığın “futbolda şike” davasında beraatine karar vermişti.

    Kumpas iddiaları

    Yeni atamalarla kadrosu değişen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı “şikede kumpas” soruşturması kapsamında, 23 Nisan 2016’da 12 kişi tutuklandı, aralarında eski Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın da olduğu bazı kişiler hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.

    “Futbolda şike” soruşturmasında kumpas kurulduğu iddiasıyla 15’i tutuklu 107 sanığın yargılanması devam ediyor.

  • Trabzonspor şampiyonluk iadesi için AİHM’e başvurdu: ‘Şike davasında’ bugüne kadar ne olmuştu?

    Trabzonspor şampiyonluk iadesi için AİHM’e başvurdu: ‘Şike davasında’ bugüne kadar ne olmuştu?


    Trabzonspor Kulübü, 2010-2011 futbol sezonundaki şampiyonluğun iadesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu.

    Bordo-mavili kulüpten yapılan yazılı açıklamada, 2010-2011 sezonundaki şampiyonluğun şike yoluyla ellerinden alındığı savunuldu.

    Buna rağmen gerekli cezai yaptırımların uygulanmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Kulübümüzün gerek ülkemizde gerekse UEFA ve FIFA nezdinde yürüttüğü hukuki mücadeleler sonuçsuz kalmıştır. Dünya ve Avrupa futbolunu yöneten bu iki kurumun verdikleri kararlarda 2010-2011 sezonunda şikenin varlığını kabul etmesine rağmen herhangi bir müdahalede bulunmaması, adalet bekleyenler tarafından anlaşılamamıştır. Son olarak bir süre önce başvurduğumuz İFM kararı üzerine hukuki yollar tükenmiş, kulübümüze AİHM yolu açılmıştır. Yönetim Kurulumuzun kararıyla İsviçre’deki avukatlarımız çalışmalarını tamamlamış, AİHM başvurusunu bugün gerçekleştirmiştir. Kulübümüz, çalınan şampiyonluğunun iadesiyle ilgili mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir.”

    Trabzonspor 2012’de de aynı dosyadan AİHM’e başvurmuştu. Ancak mahkeme UEFA ve CAS karaları olmadan başvurunun kabul edilemeyeceğini açıklamıştı.

    Futbolda şike davasında ne olmuştu?

    Fenerbahçe, 2010-2011 sezonunda 82 puan alarak aynı puana sahip Trabzonspor’un gol averajıyla önünde şampiyon oldu.

    “Futbolda şike” soruşturması, 3 Temmuz 2011’de dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün talimatıyla başlatıldı.

    Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile spor dünyasında tanımış çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Azim Yıldırım ilk davada mahkum edildi

    Yıldırım, 2 Temmuz 2012’de, “Spor müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde şike ve teşvik primi suçlarını işlemek suretiyle suç örgütü kurup yönettiği” gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası cezasına çarptırıldı. Diğer bazı sanıklar da şike suçundan mahkum edildi.

    17 Ocak 2014’te Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi Aziz Yıldırım ve birçok sanık hakkında verilen cezaları onayladı. Bazı sanıklar hakkındaki kararlar da bozuldu ve düştü.

    Yıldırım yeniden yargılama istedi

    Aziz Yıldırım 21 Nisan 2014’te, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ve “Futbolda şike” davasına bakan dönemin polis, savcı ve hakimlerinin “Paralel Devlet Yapılanması” soruşturmasında yer almasıyla, yeniden yargılanma için İstanbul 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu.

    Yeniden yargılama yapan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 36 sanığın beraatine karar verdi.

    Ancak 2 Ocak 2020’de Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi Aziz Yıldırım ve 35 sanık hakkında yeniden yargılama sonucu verilen beraat kararlarını usul eksikliği nedeniyle bozdu.

    Beraat kararı

    6 Kasım 2020’de Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülmeye başlanan “futbolda şike” iddialarına yönelik davada Aziz Yıldırım, Fenerbahçe eski yöneticilerinden Şekip Mosturoğlu, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz ve eski futbolcu Ümit Karan’ın da aralarında bulunduğu toplam 23 sanık hakkında “şike” ve “teşvik primi” suçlarından beraat kararı verildi.

    Trabzonpor iddiasından vazgeçmiyor

    Trabzonspor 3 Temmuz 2011’de başlayan şike soruşturmasında ortaya çıkan delillerle ispatlandığını iddia ettiği o sezonki şampiyonluğunun tescil edilmesi için UEFA ve FIFA nezdinde girişimlerini sürdürüyor, taraftarları da yıllardır pek çok şehirde kitlesel eylemler düzenliyor.

    Fenerbahçe kulübü ise 2011 şike soruşturmasının Fethullah Gülen cemaatinin yargı ve polis içinde örgütlenmiş mensupları aracılığıyla kurduğu bir kumpas olduğunu iddia ediyor.

  • Futbol’da şike davasında karar açıklandı: Hidayet Karaca’ya 1406 yıl hapis cezası

    Futbol’da şike davasında karar açıklandı: Hidayet Karaca’ya 1406 yıl hapis cezası


    Futbolda şike soruşturmasında kumpas kurdukları gerekçesiyle 88 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı.

    Kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, 76 kez uygulanmak üzere “haberleşmenin gizliliğini ihlal”, 166 kez “resmi belgede sahtecilik” ve 91 kez “iftira” suçlarından 1406 yıl hapisle cezalandırıldı.

    İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları karşısındaki binada yapılan duruşmada mahkeme heyeti başkanı kararı okudu.

    Soruşturma sürecini başlattığı iddiasıyla yargılanan eski polis memuru Lokman Yanık, “silahlı terör örgütüne yardım etmek”, 91 kez uygulanmak üzere “iftira” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplam 161 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Dönemin İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, 74 kez “haberleşmenin gizliliğini ihlal”, 86 kez “iftira” ve 148 kez “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplam 1972 yıl 10 ay hapse mahkum edildi.

    Davada, diğer sanıklara da çeşitli suçlardan hapis cezaları verilirken bazıları da beraat etti.

    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç: Bunları yaptıklarına pişman edeceğiz

    Kararın açıklandığı duruşmaya, Ali Koç’un yanı sıra sarı-lacivertli kulübün yönetim kurulu üyeleri ile avukatları katıldı.

    Ali Koç, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Üzülerek söylüyorum. Fenerbahçe açısından tarihi bir gün, keşke bugünleri yaşamasaydık. Bir pazar sabahı başlayan ve Fenerbahçe’yi bugüne kadar maddi ve manevi çok büyük zarara uğratan bu davada çok önemli bir dönüm noktasına geldik. Hukuken süreç tamamlanmadı. Yargıtay’dan kararı bekliyoruz. İnşallah karar adli tatilden önce çıkar. Bir şey değişeceğini sanmıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Fenerbahçe’ye iftira atan bütün kişi ve kurumlarla hesaplaşacaklarının altını çizen Ali Koç, “Bu terör örgütünün en önemli ayağı medyasıydı. Bugün hiç utanmadan bu örgüte lanet okuyanlar, o süreçte isteyerek bunların maşası oldular. Bunlarla da hesaplaşmalıyız. Gücümüz milyonlarca taraftardan gelmektedir. Bunları yaptıklarına pişman edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Futbolda şike davasında ne olmuştu?

    Fenerbahçe, 2010-2011 sezonunda 82 puan alarak aynı puana sahip Trabzonspor’un gol averajıyla önünde şampiyon oldu.

    “Futbolda şike” soruşturması, 3 Temmuz 2011’de dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün talimatıyla başlatıldı.

    Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile spor dünyasında tanımış çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Yıldırım, 2 Temmuz 2012’de, “Spor müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde şike ve teşvik primi suçlarını işlemek suretiyle suç örgütü kurup yönettiği” gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası cezasına çarptırıldı. Diğer bazı sanıklar da şike suçundan mahkum edildi.

    17 Ocak 2014’te Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi Aziz Yıldırım ve birçok sanık hakkında verilen cezaları onayladı. Bazı sanıklar hakkındaki kararlar da bozuldu ve düştü.

    Trabzonspor, AİHM’e başvurdu

    Trabzonspor Kulübü, 2010-2011 futbol sezonundaki şampiyonluğun iadesi için şubat ayında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Bordo-mavili kulüpten yapılan yazılı açıklamada, 2010-2011 sezonundaki şampiyonluğun şike yoluyla ellerinden alındığı savunuldu.

    Buna rağmen gerekli cezai yaptırımların uygulanmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Kulübümüzün gerek ülkemizde gerekse UEFA ve FIFA nezdinde yürüttüğü hukuki mücadeleler sonuçsuz kalmıştır. Dünya ve Avrupa futbolunu yöneten bu iki kurumun verdikleri kararlarda 2010-2011 sezonunda şikenin varlığını kabul etmesine rağmen herhangi bir müdahalede bulunmaması, adalet bekleyenler tarafından anlaşılamamıştır. Son olarak bir süre önce başvurduğumuz İFM kararı üzerine hukuki yollar tükenmiş, kulübümüze AİHM yolu açılmıştır. Yönetim Kurulumuzun kararıyla İsviçre’deki avukatlarımız çalışmalarını tamamlamış, AİHM başvurusunu bugün gerçekleştirmiştir. Kulübümüz, çalınan şampiyonluğunun iadesiyle ilgili mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir.”

    Trabzonspor 2012’de de aynı dosyadan AİHM’e başvurmuştu. Ancak mahkeme UEFA ve CAS karaları olmadan başvurunun kabul edilemeyeceğini açıklamıştı.