Etiket: sığınmacı

  • Kuzey Kore, Amerikan askeri King’in ‘ırkçılık’ nedeniyle ülkeye sığındığını öne sürdü

    Kuzey Kore, Amerikan askeri King’in ‘ırkçılık’ nedeniyle ülkeye sığındığını öne sürdü


    ABD askeri Travis King’in 18 Temmuz’da iki ülke arasındaki ağır tahkimatlı sınırda bulunan Ortak Güvenlik Bölgesi’nde (JSA) sivil bir turdayken Güney Kore’den sınırı geçerek Kuzey Kore’ye gittiği bildirilmişti

    Kuzey Kore, Amerikalı asker Travis King’in Amerika Birleşik Devletleri ve ordudaki “insanlık dışı kötü muamele ve ırkçı ayrımcılık” nedeniyle Kuzey Kore ya da başka bir ülkeye sığınmak istediğini öne sürdü. 

    REKLAM

    Devlet haber ajansı KCNA çarşamba günü yaptığı haberde, “Travis King, ABD Ordusu’ndaki insanlık dışı kötü muamele ve ırk ayrımcılığına karşı kötü hisler beslediği için Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne (DPRK) gelmeye karar verdiğini itiraf etti.” ifadelerini kullandı. 

    Haberde, “Ayrıca eşitsiz Amerikan toplumu karşısında hayal kırıklığına uğradığını söyleyerek DPRK’ya ya da üçüncü bir ülkeye sığınma isteğini dile getirdi.” denildi. 

    ABD askeri Travis King’in 18 Temmuz’da iki ülke arasındaki ağır tahkimatlı sınırda bulunan Ortak Güvenlik Bölgesi’nde (JSA) sivil bir turdayken Güney Kore’den sınırı geçerek Kuzey Kore’ye gittiği bildirilmişti.

    Bu, Kuzey Kore’nin Travis King’in sınırı geçtiğine dair kamuoyuna yaptığı ilk açıklama oldu.

    ABD’li yetkililer King’in sınırı kasıtlı olarak geçtiğine inandıklarını ve onu savaş esiri olarak sınıflandırmayı reddettiklerini açıklamıştı. 

    KCNA, Kuzey Koreli müfettişlerin King’in Kuzey Kore’de ya da üçüncü bir ülkede kalma niyetiyle kasıtlı ve yasa dışı olarak geçiş yaptığı sonucuna vardıklarını aktardı. 

    Ajans, King’in geçişinden sonra “Kore Halk Ordusu askerleri tarafından kontrol altında tutulduğunu” ve soruşturmanın devam ettiğini ekledi.

    Travis King’in amcası Myron Gates ABC News’e yaptığı açıklamada, siyahi olan yeğeninin askerlik görevi sırasında ırkçılığa maruz kaldığını ve Güney Kore hapishanesinde geçirdiği zamanın ardından ‘sesinin kendisi gibi gelmediğini’ söylemişti. 

    Annesinden çağrı: İnsanca muamele edin

    ABD’li yetkililer Kuzey Kore’nin King hakkındaki bilgi taleplerine somut yanıtlar vermediğini söyledi.

    Pentagon, King’in KCNA tarafından aktarılan yorumlarını doğrulayamadığını ve kurumun onun güvenli bir şekilde geri dönmesine odaklandığını bildirdi. 

    23 yaşındaki Travis King’in ailesinin sözcüsü, annesinin güvenliğinden endişe duyduğunu ve Kuzey Kore’ye ona insanca davranması için çağrıda bulunduğunu belirtti.

    REKLAM

    Annenin ABD Ordusu ile temas halinde olduğu ve Savunma Bakanlığı’nın King’i eve getirmeye odaklandıklarına dair açıklamasını takdir ettiği aktarıldı.

    Savaş esiri sayılmadı

    ABD’li yetkililer, Travis King’in aktif görevde bir asker olmasına ve ABD ile Kuzey Kore’nin teknik olarak savaş halinde olmasına rağmen, sivil kıyafetlerle kendi özgür iradesiyle Kuzey Kore’ye geçme kararının onu savaş esiri statüsüne sokmadığını öne sürüyor. 

    Ocak 2021’de ABD Ordusu’na katılan King, ABD’nin Güney Kore’ye verdiği güvenlik taahhüdünün bir parçası olan Kore Rotasyonel Gücü’nde süvari izcisi olarak görev yapıyordu.

    Mahkeme belgelerine göre, Güney Kore’de iki saldırı suçlamasıyla karşı karşıya kalan King, bir polis arabasına zarar verdiği için kamu malına zarar verme ve bir saldırı suçunu kabul etti.

    King, Amerika Birleşik Devletleri’ne geri döndüğünde daha fazla disiplin önlemiyle karşılaşacaktı.

    REKLAM

    King askeri tutukluluk süresini tamamlamış ve ABD’deki birliğine dönmek üzere ABD ordusu tarafından havaalanına nakledilmişti. Bunun yerine havaalanından ayrılıp sınır bölgesinde bir tura katıldığı ve Güney Koreli ve ABD’li muhafızların kendisini durdurma girişimlerine rağmen koşarak karşıya geçtiği bildirildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’ye iltica başvuruları nisanda yüzde 34 arttı; Türkler kaçıncı sırada?

    AB’ye iltica başvuruları nisanda yüzde 34 arttı; Türkler kaçıncı sırada?


    2023 Nisan’ında toplamda 4 bin 640 Türk vatandaşı AB ülkelerine ilk sığınma başvurusunu yaptı

    Avrupa Birliği ülkelerine ilk kez sığınma başvurusu yapanların sayısı, 2023 Nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34’lük bir artışla 72 bin 630 oldu. 

    REKLAM

    Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, AB ülkelerine en çok ilk iltica başvurusu Suriyeliler tarafından yapıldı. Nisan ayında ilk kez sığınma talebinde bulunan Suriyeli sayısı 9 bin 420 olurken onları 7 bin 405 başvuruyla Afganlar izledi.

    En çok başvuru yapan diğer gruplar sırasıyla, Venezuelalılar, Kolombiyalılar ve Türkler oldu. 

    Toplam 5 bin 785 Venezuela vatandaşı AB ülkelerine ilk sığınma başvurusunu yaparken Kolombiyalılar için bu sayı 4 bin 770.

    2023 Nisan’ında toplamda 4 bin 640 Türk vatandaşı AB ülkelerine ilk sığınma başvurusunu yaptı. 

    Eurostat verilerine göre, 2022 yılının aynı ayında  toplam sayı 54 bin 350 olmuştu. 

    Sığınma talep eden Ukraynalı sayısı azaldı

    Rusya’nın Ukrayna’ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinde başlattığı askeri operasyon sonrası ilk kez sığınma başvurusu yapan Ukraynalıların sayısında önemli bir artış yaşanmıştı. Şubat 2022’de 2 bin 105 başvuru yapılırken bir ay sonra mart ayında başvuru sayısı 12 bin 190’a yükselmişti. 

    Bu sayı geçtiğimiz yıldan beri kademeli olarak azalarak geçtiğimiz nisan ayında 895’e geriledi. 

    Avrupa Komisyonu’na göre bunun nedeni Ukrayna’dan kaçan kişilerin geçici korumadan faydalanması. 

    Nisan 2023’te, Rus vatandaşlığına sahip ilk kez sığınma başvurusunda bulunanların sayısıysa bin 720 oldu. Ruslar en fazla sığınma başvurusu yapan 12. grup oldu. 

    En yüksek sığınma talebi Almanya’ya

    Avrupa Birliği ülkelerinde ilk kez sığınma başvurularının yüzde 72’si Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’ya yapıldı. 

    Nisan ayında Almanya’ya 20 bin 950, İspanya’ya 12 bin 910, Fransa’ya 10 bin 260 ve İtalya’ya 8 bin 175 kişi başvuruda bulundu. 

    REKLAM

    Nisan 2023’te AB’de toplamda bir milyon kişi başına 162 adet ilk kez sığınma başvurusu kaydedildi. 

    Nüfusuna oranla en çok ilk sığınma başvurusu alan AB ülkeleri ise sırasıyla, Hırvatistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Avusturya, Estonya ve Lüksemburg oldu. 

    Öte yandan Nisan 2023’te AB ülkelerine müteakip sığınma başvurusu yapanların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5 oranında azalarak 5 bin 310 olarak kayıtlara geçti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin düzensiz göçle mücadele planı ‘Roma Süreci’ nedir?

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin düzensiz göçle mücadele planı ‘Roma Süreci’ nedir?


    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, düzensiz göçle mücadeleye yönelik yeni planı ‘Roma Süreci’ni başlattı. Süreç, neleri içeriyor, göçmen krizine çözüm olabilecek mi, finansmanı nasıl sağlanacak; planla ilgili eleştiriler neler?

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ülkesinde yapılan Uluslararası Kalkınma ve Göç Konferansı’nda “Roma Süreci”ni başlattıklarını duyurdu. Plan, yasadışı göçün temel nedenleriyle mücadele etmeyi ve göçmen kaçakçılarını çökertmeyi hedefliyor. 

    Süreç, neleri içeriyor, göçmen krizine çözüm olabilecek mi, finansmanı nasıl sağlanacak; planla ilgili eleştiriler neler?

    Konferansın sonuç bildirgesinde, göçmen kaçakçılığıyla mücadele için önlemler sıralandı. Buna göre, ülkeler arasında yeni ikili ya da çok taraflı anlaşmalar yapılması, kaçakçıların yargılanması için uluslararası koordinasyon sağlanması ve yasadışı kazançlarının takip edilip dondurulması için yeni tedbirler alınması öngörülüyor.

    Giorgia Meloni, konferansta “Devletlerimize sahip çıkmak elbette bizim görevimiz, ancak bu insanların kaderiyle ilgilenmek de bizim görevimiz” dedi.

    Bu yıl Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaşmaya çalışan yaklaşık 2,000 kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

    “Göç sorununa çare olamaz”

    Uzmanlar bu planın AB’nin göç sorununa çare olmayacağı konusunda uyarıyor.

    Avrupa Reform Merkezi’nde kıdemli araştırma görevlisi olan Luigi Scazzieri, “Roma Süreci’ni önemli bir adım olarak görmüyorum, daha ziyade Avrupa’ya göçü ele alan bir başka girişim olarak görüyorum” dedi.

    Scazzieri, “Avrupa, göç akımlarını durdurmak ve göçmenleri menşe ve transit ülkelerden geri göndermek için daha fazla işbirliği yapmaya çalışıyor. Buna karşılık onlar da Avrupa’dan daha fazla para ve siyasi ilgi elde etmeye çalışıyor.” ifadelerini kullandı.

    Avrupa Birliği, yaşlanan ve azalan nüfusu nedeniyle işgücü açığını göçmenler yoluyla kapatıyor. Roma Süreci, göç için yasal ve güvenli yolları teşvik ederek bu sorunu çözmeyi amaçlıyor. 

    Scazzieri, “Meloni, İtalya’daki işgücü sıkıntısının farkında olarak yasal göç konusunda tonunu değiştirdi. Ancak yasadışı göç konusunda tonunu değiştirmedi” dedi. 

    Tunus anlaşması örnek olacak

    AB, Avrupa’ya yasadışı göçü engellemek üzere Tunus ile imzaladığı yeni mutabakat zaptının gelecekteki ikili ortaklıklar için örnek olmasını bekliyor. 

    Benzer bir anlaşma için sırada olduğu söylenen Fas ve Mısır’dan hükümet temsilcileri de konferanstaydı. 

    Ancak bu durum, AB’nin bu tür anlaşmalarla sorumluluklarını üçüncü ülkelere devrettiği yönündeki endişeleri arttırıyor.

    Egmont Enstitüsü ve Avrupa Politika Merkezi’nde Ortak Araştırma Görevlisi Dr. Eleonora Milazzo’ya göre gelinen süreçte, “Sorumluluk paylaşımının iç boyutunun yönetilmesi konusunda bir anlaşmaya varılması ihtimali ise hala zayıf.”

    Tunus anlaşması, sivil toplum örgütleri ve AB’de bazı milletvekilleri tarafından göç kontrolünü insan hakları sicili şüpheli Afrika ülkelerine devretme girişimi olarak eleştirildi.

    Dr. Milazzo, “Roma’da başlatıldığı gibi işbirliği süreçlerinin, birçok ortak ülkenin kötü insan hakları sicilini görmezden geldiği, daha ölümcül düzensiz yolculuklara yol açtığı ve güvenli yolları teşvik etmediği yönünde önemli bir endişe var” dedi.

    Roma planı nasıl finanse edilecek?

    ‘Roma Süreci’nin nasıl finanse edileceğine ilişkin ayrıntılar üzerinde henüz mutabakata varılmadı. Ancak Uluslararası Para Fonu, İslam Kalkınma Bankası ve Dünya Bankası gibi önde gelen finans kuruluşlarının üyeleri müzakerelerde yer aldı. 

    Sürece dahil ülkelerin projeleri finanse edecek ortak bir fon üzerinde anlaşmaya varmayı umdukları bir bağışçılar konferansının yapılması planlanıyor. 

    Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan bu sürece şimdiden 100 milyon dolar taahhüt etti. 

    İtalya’nın ayrıca ekim ayında Afrika ile enerji ve göçmen akışını durdurma konularında da işbirliğine odaklanan ‘Mattei planını’ açıklaması bekleniyor. 

    “Türkiye de finansmanın parçası olmalı”

    İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, “AB, Körfez ülkeleri ve belki de Türkiye ve ABD’yi de kapsayan bir finansman planına ihtiyaç olduğunu” söyledi.

    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, konferansta göçün temel nedenleriyle mücadele etmek üzere yeni bir küresel finans kuruluşu kurulması çağrısında bulundu.

    Sonuçlar, özellikle iklim değişikliğinin giderek artan bir şekilde zorla yerinden edilmenin itici gücü olarak görüldüğünü de vurguluyor. AB’nin Küresel Geçit girişimi bu noktada altyapı projeleri için 300 milyar Euro’yu kullanılabilir hale getirdi. 

    “AB fonları kötüye kullanılabilir”

    Konferansın “eşitler arasında, karşılıklı saygıya dayalı bir diyalog” olduğunu vurgulayan Meloni, “Avrupa ile geniş Akdeniz arasında rekabetçi ya da çatışmacı bir ilişki olamaz çünkü çıkarlarımız ilk başta düşündüğümüzden çok daha fazla ortaktır” dedi.

    Scazzieri, AB’nin sınır kontrollerini üçüncü ülkelere devretmeye devam etmesiyle birlikte, ortaklarının “işbirlikleri karşılığında AB’den daha fazla fayda sağlamaya ilgi duyduklarını” söyledi. Ona göre, “bu ilişkiler doğası gereği istikrarsız ve düzenli olarak yeniden müzakere edilmesi gerekir.”

    Meloni’nin “AB’nin dikkatini İtalya’nın Akdeniz’deki rolü ve çıkarları üzerine çekmek” istediğini belirten Scazzieri, bu noktada onun aktif olarak dış müttefikler aradığına dikkat çekti. 

    Bu yeni tür anlaşmalar yoluyla AB fonlarının kötüye kullanılabileceğine dair endişeler artıyor.

    Örneğin Libya gibi bazı Kuzey Afrika ülkelerinde suç gruplarının ulusal sahil güvenliğe sızdığı belirtiliyor. Bu ayın başlarında Libya sahil güvenliği, AB tarafından finanse edilen kurtarma operasyonları yürüten bir tekneye ateş açtı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere Temyiz Mahkemesi’nden hükümetin sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planına ret

    İngiltere Temyiz Mahkemesi’nden hükümetin sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planına ret


    İngiliz hükümeti, geçen yıl Ruanda ile varılan anlaşma uyarınca, kendi kıyılarına gelen on binlerce sığınmacıyı 6 bin 400 km uzaklıktaki Doğu Afrika ülkesine göndermeyi planlıyordu.

    İngiltere’de Temyiz Mahkemesi, ülkeye gelen sığınmacıların Ruanda’ya gönderilmesi planının hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

    İngiliz hükümeti, geçen yıl Ruanda ile varılan anlaşma uyarınca, kendi kıyılarına gelen on binlerce sığınmacıyı 6 bin 400 km uzaklıktaki Doğu Afrika ülkesine göndermeyi planlıyordu.

    Başbakan Rishi Sunak liderliğindeki Muhafazakar Parti yönetimi, sığınmacıların geldiği “tekneleri durdurma” sözü vermişti. 

    Geçen sene çoğunluğu Fransa üzerinden olmak üzere 45 binden fazla kişi Manş Denizi üzerinden İngiltere’ye ulaşmış ancak çok sayıda kişi de bu yolculuk sırasında yaşamını yitirmişti. 

    Planlanan ilk sınır dışı etme uçuşu geçen yıl Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından alınan bir son dakika kararıyla engellenmişti. 

    AİHM, İngiltere’deki yasal işlemler sonuçlanıncaya kadar herhangi bir sınır dışı işleminin yapılamayacağına dair ihtiyati tedbir koymuştu.

    Londra’da bulunan Temyiz Mahkemesi’nin bugünkü kararını açıklayan üç kıdemli temyiz hakimi, oy çokluğuyla Ruanda’nın güvenli bir üçüncü ülke olarak değerlendirilemeyeceğine hükmedildiğini bildirdi.

    Yargıç Ian Burnett, yaptığı açıklamada, “Ruanda’daki sığınma sistemindeki eksiklikler, gönderilen kişilerin zulüm veya diğer insanlık dışı muamelelerle karşılaşmaları ve kendi ülkelerine geri gönderilmeleri konularında gerçek bir risk olduğuna inanmak için önemli gerekçeler var” ifadelerini kullandı. 

    Hükümetin, karara Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nde itiraz etmesi bekleniyor.

    Londra mahkemesi aralık ayında ne karar almıştı?

    Aralık ayında Londra mahkemesi sığınmacıların Ruanda’ya sınır dışı edilmesi kararının hukuka uygun olduğu ve BM Mülteci Sözleşmesine ve diğer uluslararası anlaşmalara aykırı olmadığına hükmetmişti.

    İnsan hakları dernekleri bu karara itiraz ederek davayı temyize götürmüştü. İnsan hakları dernekleri, hükümetin kararını “ahlak dışı ve insanlık dışı” olarak nitelemişti.

    İngiltere, Ruanda hükümetiyle yaptığı anlaşma gereği bu ülkeye 140 milyon sterlin ödedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ümit Özdağ, 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı

    Ümit Özdağ, 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı


    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Kılıçdaroğlu’na desteğini açıkladı.

    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceğini duyurdu.

    Kemal Kılıçdaroğlu ile Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turu öncesi birkaç kez bir araya gelen Özdağ, başta Suriyeli sığınmacıların geri gönderilmesi olmak üzere anlaşmaya vardıklarını söyledi.

    Özdağ, Kılıçdaroğlu ile ortak basın toplantısı öncesi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sığınmacıları “İçişleri Bakanı olarak yollayacağım” dedi.

    Kılıçdaroğlu, ortak basın toplantısında şunları söyledi:

    “Türkiye’nin geleceği açısından, Türkiye’nin parlamenter sisteme kavuşup daha sağlıklı bir sistemle yürümesi için herkese sorumluluk düşüyor. Güzel sonuçlar elde ettik. Ev sahipliği yaptığı için Genel Başkan’a teşekkür ederim. Türkiye güzel günlere gebe. Türkiye’yi huzura kavuşturacak adımları hayata geçireceğiz. “

    Özdağ ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    • “Türkiye’nin en önemli sorunu, hiç şüphesiz ülkemizde yaşayan 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına geri gönderilmesidir. Bu, kararlı politikalarla engellenmeden Türkiye’nin ekonomik sorunları aşması mümkün değildir. Bu olmadan kiraların yükselmesini engelleyemeyiz. Sokaklarda güvenliği sağlayamayız. Çoçuklarımıza iş bulamayız.”
    • “Biz sığınmacıları vatanlarına göndermek için destek istedik. Ancak partimizin yeni kurulmuş olması, vatandaşlarımıza yeterince ulaşmamızı engelledi. Fakat ilk tur sonrası ortaya çıkan siyasi görünüm, iki adayın ikinci yarış için Türk halkının önüne gideceği çerçeveyi oluşturdu. AK Parti Genel Başkanı Vekili Numan bey bizden destek istediler. Anlattıkları şey sığınmacıların vatanlarına dönüşünü içermiyordu. Kemal bey, sığınmacıların vatanlarına dönmesi gerektiğini ve bu politikayı izleyeceğini söyledi. 
    • “Zafer Partisinin önerdiği 1 yıl içinde Suriyelilerin Suriye’de güvenliği sağlanacak, Türk ekonomisi üzerindeki büyük yükü de kaldıracak, sokakları güvenli kılacak bir model üzerinde fikir birliğine vardık. Bundan dolayı da Zafer Partisi olarak Sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde destekleme kararı verdik.”
    • “Millet ve ATA İttifakı’na bütün seçmenlere çağrım var. Değerli yurttaşlar eğer analarımızdan ve babalarınızdan aldığınız Türkiye’nin göçmenistan olmasını istemiyorsanız, kızınız sokağa çıktığında endişelenmek istemiyorsanız, 28 Mayıs’ta yapılacak seçimde 13 milyon sığınmacıyı vatanına yollayacak Kılıçdaroğlu’na oy verin”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere Yüksek Mahkemesi sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planı ‘yasal’ dedi

    İngiltere Yüksek Mahkemesi sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planı ‘yasal’ dedi


    İngiltere Yüksek Mahkemesi, İçişleri Bakanlığı’nın sığınmacıları caydırmak amacıyla Doğu Afrika ülkesi Ruanda’ya gönderme planına ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme planın yasal olduğu, ancak bakanlığın bireysel durumları yeterince dikkate almadığı sonucuna vardı. 

    Yargıç Clive Lewis planın, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteci Sözleşmesi veya insan hakları yasalarını ihlal etmediğinin altını çizdi, ancak, Ruanda’ya gönderilmesi planlanan sekiz sığınmacının durumunun İçişleri Bakanlığı tarafından “yeniden değerlendirilmesi” gerektiğini bildirdi.

    Yargıç Lewis, mahkemenin verdiği hükmün temyize götürülmesine izin verilip verilmeyeceğine ilişkin kararın ise 16 Ocak 2023’e ertelendiğini söyledi.

    “Kısmi zafer”

    İktidardaki Muhafazakar Parti için “kısmi zafer” olarak nitelendirilen bu kararla ilgili olarak ulusal basına yansıyan haberlerde karar için büyük ihtimalle temyize yolunun açılacağı ve bu nedenle Ruanda’ya sığınma arayışındakileri götürecek uçakların hemen havalanmasının beklenmediği ifade edildi.

    Yüksek Mahkeme haziran ayında da düzenlemenin yasal olduğuna hükmederek, ilk uçağın durdurulması için ihtiyati tedbir talebini reddetmişti.

    Hükümetin Ruanda ile yaptığı sınır dışı etme anlaşmasını durdurmak için bazı sığınmacılar, yardım grupları ve bir sınır görevlileri sendikası dava açmıştı. 

    İngiltere’nin Ruanda planı

    Net göç sayısını düşürmeyi en büyük siyasi hedeflerden biri haline getiren hükümet, uzun süredir Manş Denizi’ndeki tehlikeli yolculuğu göze alarak ülkeye ulaşmaya çalışanları durdurmakta başarısız olmakla suçlanıyor. Bu yıl 44 binden fazla göçmen Manş Denizi’ni geçerek İngiltere’ye ulaştı ve birçoğu bu girişim sırasında hayatını kaybetti.

    İçişleri Bakanlığı ayrıca sığınmacıların başvuru süreçlerinin çok uzun sürmesinden dolayı da eleştirilere maruz kalıyor.

    Bu nedenle hükümet kaçak yollardan ya da teknelerle İngiltere’ye gelen bazı göçmenleri, sığınma taleplerinin değerlendirileceği Ruanda’ya göndermeyi planlıyor. İltica başvurusu kabul edilenlerin Birleşik Krallık’a dönmek yerine Ruanda’da kalması öngörülüyor. Ancak Ruanda’nın güvenli ülke olmadığını belirten bazı sivil toplum kuruluşları karara karşı çıkıyor.

    İlk pilot uygulama kapsamında haziran ayında yedi kişiyi Ruanda’ya taşıyacak olan uçak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı sonucu havalanamamıştı. İçişleri Bakanı Suella Braverman en büyük hayalinin Ruanda’da doğru uçağın havalandığını görmek olduğunu ifade ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kanal D’nin ‘Arka Sokaklar’ dizisinde ‘göçmen’ sözcüğü sansürlendi

    Kanal D’nin ‘Arka Sokaklar’ dizisinde ‘göçmen’ sözcüğü sansürlendi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 100 bin Ukraynalı sığınmacı alacağını söyleyen ABD mart ayında neden 12 kişiyi kabul etti?

    100 bin Ukraynalı sığınmacı alacağını söyleyen ABD mart ayında neden 12 kişiyi kabul etti?


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın Rusya’nın işgal sonrası ülkesinden ayrılan 100 bin Ukraynalıyı kabul edeceklerini açıklamasına rağmen mart ayında Amerikan sığınmacı programından sadece 12 kişi geçti.

    Meksika sınırından ve farklı vizelerle yasal yollardan binlerce Ukraynalının daha ülkeye girmiş olduğu bilinse de Kongre üyeleri ve hak savunucuları sığınma ve vize işlemlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu.

    ABD neden çok az Ukraynalı sığınmacı aldı?

    Rusya’nın 24 Şubat’ta başlattığı işgalden bu yana Birleşmiş Milletler verilerine göre 4 milyondan fazla Ukraynalı komşu ülkelere sığındı. Bu durum İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’nın gördüğü en hızlı gelişen mülteci krizine dönüştü.

    Sığınmacıların büyük bir çoğunluğu Avrupa ülkelerine yönelirken, Biden 24 Mart’ta 100 bine kadar Ukraynalıyı kabul etmek için tüm yasal kanalların kullanılacağını açıklamıştı.

    Bu kanallar Amerikan vatandaşlığına da imkan tanıyan mülteci yeniden yerleştirme programı, geçerli vizelerin sürelerinin uzatımı ve “şartlı insani izin” olarak da bilinen acil durumlarda geçici olarak verilen izinleri kapsıyor.

    Reuters’e konuşan bir yetkili işlemlerin hızlandırılmasının 30 Eylül’de biten mali yıl sonuna sarkabileceğini vurgularken mülteci programının işlemesi de halihazırdaki kuyruk nedeniyle yıllar alabilir.

    ABD daha fazla Ukraynalı sığınmacı kabul edebilir miydi?

    Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, işgalin başlamasından önce ocak ve şubat aylarında 514, işgalden sonra ise 12 Ukraynalı sığınmacı kabul edildi.

    Bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Kiev’deki sığınmacı operasyonlarının durdurulduğunu ve işlemlerin Moldova’nın başkenti Kişinev’den yürütüldüğünü belirtti.

    Reuters’e konuşan isimsiz bir kaynak mart ayında yapılan başvuruların birçoğuna onay verildiğini fakat uçuş iptalleri nedeniyle sığınmacıların ABD’ye ulaşamadığını belirtti.

    Yıllık toplam mülteci kabul kotasını 15 bine indiren önceki Başkan Donald Trump’ın ardından Biden bu kotayı 125 bine çıkarmıştı.

    Meksika sınırından ABD’ye girmek isteyen Ukraynalılara ne olacak?

    Binlerce Ukraynalı ve Rus iltica başvurusunda bulunmak için ABD’nin Meksika’yla olan sınırına yöneldi. Geçen hafta ABD’li otoriteler tarafından kritik durumda olarak tanımlanan 3 bin Ukraynalı’ya ABD’ye girme izni verildi.

    Bu dolambaçlı yol şu an Ukraynalılar için Meksika vizesi almaları zorunluluğu ve sınırda izin verileceğine dair herhangi bir garanti olmamasına rağmen ABD’ye girme noktasından en uygulanabilir rota olarak görülüyor.

    ABD sınırında Tijuana yetkililerinin açıklamasına göre geçtiğimiz perşembe günü itibariyle şehirde 2 bin 400 Ukraynalı bulunuyor.

    Fazla sığınmacı almayan ABD destek için ne yapıyor?

    Amerikan hükümeti sığınmacıları kabul eden Avrupa ülkelerine önemli miktarda mali yardımda bulunuyor. Mart sonundaki Avrupa ziyaretinde Biden savaştan etkilenenlere destek için 1 milyar dolar insani yardım sözü verdi.

    Ayrıca başkan Ukrayna ve Avrupalı müttefiklere destek için 13,6 milyar dolar harcama içeren kanunu imzaladı. Bu miktarın yaklaşık 4 milyar doları sığınmacılara destek için kullanılacak.

    ABD ayrıca halihazırda ülkede bulunan 75 bin Ukraynalıya geçici koruma statüsü verileceğini açıkladı ama bu 1 Mart’tan sonra ülkeye girenler için uygulanmayacak.

    Temsilciler Meclisi’nin 65 üyesi ise bu kararda teknik bir değişiklikle daha sonra gelen Ukraynalıları da kabul etme çağrısında bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’den 20 bin kişi 2021’de Avrupa ülkelerine iltica başvurusunda bulundu

    Türkiye’den 20 bin kişi 2021’de Avrupa ülkelerine iltica başvurusunda bulundu


    Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre, 2021 yılında Avrupa Birliği’ne ilk defa iltica başvurusunda bulunanların oranı yüzde 28 artarak yarım milyonu geçti. Türkiye’den Avrupa ülkelerine yapılan iltica başvuru sayısı ise 20 bini aştı.

    Eurostat, Avrupa ülkelerine ilk defa iltica başvurusu yapanların sayısını 535 bin olarak açıkladı. Bu rakam yaklaşık olarak 2014 yılındaki başvuru düzeyine denk geliyor.

    2021 yılında en fazla başvuru yapan ülkelerin başında yüzde 18 ile Suriye geldi. İkinci sırada Afganistan, üçüncü sırada Irak, dördüncü sırada Pakistan ve beşinci sırada Türkiye yer aldı.

    Afganistan’dan yapılan başvurular Taliban’ın ağustos ayında ülkede kontrolü ele geçirmesinin ardından yüzde 90 arttı.Öte yandan Kolombiya, Venezuela ve Rusya’dan yapılan iltica başvurusu sayısında geçen yıl azalma görüldü.

    En fazla başvuru alan ülkeler sıralamasında ise Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi Fransa, İspanya, İtalya ve Avusturya takip etti. Bu beş ülkeye yapılan başvuru sayısı toplam sayının üçte ikisini teşkil etti.

    Öte yandan 18 yaş ve altındaki çocuklar başvuranların üçte birini oluşturdu. 65 yaş ve üzeri kadınlar ise aynı yaş grubundaki erkekleri açık farkla geçti, ancak bu yaş grubundan başvuruların genel kıyasla daha az olduğu görüldü.

    Türkiye’den hangi ülkelere kaç başvuru yapıldı?

    Eurostat verilerine göre Türkiye’den Avrupa Ekonomik Alanı olarak tanımlanan ve 27 AB ülkesi ile birlikte İzlanda, Norveç, Lihtenştayn ve İsviçre’yi de kapsayan gruptaki ülkelere iltica başvurusunda bulunan Türk vatandaşı sayısı toplam 20 bin 310 oldu.

    Başvuruların en fazla yoğunlaştığı ülke Almanya oldu. Geçen yıl Almanya’ya iltica talebinde bulunan Türk vatandaşı sayısı 7 bini geçti. Almanya’yı 5 bine yakın kişi ile Fransa, 2 bin 465 kişi ile Hollanda, 2 bin 245 kişi ile İsviçre ve bin 910 kişi ile Yunanistan takip etti.

    AB’ye yapılan iltica başvuruları Suriye’deki iç savaşın tetiklemesiyle 2015-2016’da zirveye çıkmıştı. Şimdi de benzer bir durumun Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle ortaya çıkan mülteci akınıyla ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

    Bir ayını doldurmak üzere olan işgal girişimi nedeniyle İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük mülteci akını yaşanıyor. Ukrayna’dan kaçan sığınmacı sayısı bir ay içinde 3 buçuk milyonu geçti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’ye iltica başvuruları Covid-19 salgını öncesi seviyeyi geçti, en fazla başvuruyu Afganlar yaptı

    AB’ye iltica başvuruları Covid-19 salgını öncesi seviyeyi geçti, en fazla başvuruyu Afganlar yaptı


    Avrupa Birliği’ne iltica başvurusu yapanların sayısı Covid-19 salgını öncesi seviyeyi geçti. En fazla başvuruyu Taliban’ın ağustos ayında yeniden kontrolü ele geçirdiği Afganistan vatandaşları yaptı.

    AB’nin İstatistik Ofisi Eurostat’ın verilerine göre, Eylül 2021’de geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde 58’lik artışla 60 bin 800 kişi ilk kez sığınma başvurusu yaptı.

    Bu, Ağustos 2021’e kıyasla yüzde 21 artış anlamına geliyor.

    Eylül 2021, aynı zamanda salgın başlamadan önceki Şubat 2020’de alınan ilk başvuru sayısının (55 bin 700) da aşıldığı ay oldu.

    Söz konusu ayda ilk başvurusu reddedilmesine rağmen 2. kez başvuranların sayısı 8 bin 600 oldu ve bu da konuyla ilgili ilk verinin kaydedildiği Ağustos 2021’ye oranla yüzde 31’lik artışa denk geldi.

    İlk kez sığınma başvurusunda bulunanların çoğu Afganistan’dan

    Eylül 2021’de 13 bin 800 Afgan, AB’ye sığınma başvurusu yaptı.

    Afganları, 8 bin 700’le Suriyeliler takip etti.

    Diğer başvuru yapanların 2 bin 700’ü Irak ve Bangladeş, 2 bin 500’ü Türk ve 2 bin 400’ü Pakistan vatandaşıydı.

    Afganlar tarafından yapılan uluslararası koruma başvurularının sayısı Ağustos 2021’e kıyasla yüzde 63 arttı ve Eylül 2021’de AB’deki tüm ilk sığınma başvurularının neredeyse dörtte birini oluşturdu.

    En çok başvuru Almanya ve Fransa’ya

    İlk kez başvuranların yüzde 23’ü (13 bin 800 kişi) Almanya ve 12 bin 800 kişi ile (yüzde 21) Fransa’ya yöneldi.

    Bu iki ülkeyi, yüzde 10 ile İtalya (6 bin 300 kişi) ve İspanya (6 bin 200 kişi) onları izledi.

    Dört ülke birlikte, AB’ye ilk kez başvuranların neredeyse üçte ikisini oluşturdu.

    Litvanya, Polonya ve İtalya, Eylül 2021’de ilk kez sığınma talebinde bulunmalarda Eylül 2020’ye kıyasla en büyük nispi artışları kaydetti ve bu artışlar sırasıyla yüzde 1011, yüzde 772 ve yüzde 493 olarak gerçekleşti.

    Refakatçisi olmayan çocuklar

    Eylül 2021’de refakatçisi olmayan 2 bin 800 çocuk iltica başvurusunda bulundu. Bir önceki ay ile aynı seviyesinde kaldı.

    Avusturya (660), Belçika (390) ve Hollanda (300), Eylül 2021’de en fazla refakatsiz çocuğun sığınma başvurusunda bulunduğu üç AB üye ülke oldu.

    Ancak, sayı Ocak 2021’den (1 300) bu yana iki katından fazla artış gösterdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***