Etiket: sel felaketi

  • BM: Libya’da seldeki can kayıplarının büyük bir kısmı engellenebilirdi

    BM: Libya’da seldeki can kayıplarının büyük bir kısmı engellenebilirdi


    BM’ye bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü başkanı hava tahmini ve erken uyarı sistemlerinin etkin olmaması nedeniyle eyleme geçilememesinin felaketin büyüklüğüne büyük katkı yaptığını söyledi.

    Birleşmiş Milletler, erken uyarı ve acil durum yönetim sistemlerinin düzgün çalışsaydı Libya’nın Derna kentinde sel nedeniyle meydana gelen ölümlerin çoğunun engellenebilir olduğunu açıkladı. 

    REKLAM

    BM’ye bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Başkanı Petteri Taalas, Cenevre’de gazetecilere verdiği demeçte, “Krizle boğuşan ülkede daha iyi işleyen bir koordinasyon olsaydı erken uyarı sistemleri çalışır ve acil durum yönetim güçleri de insanların tahliyesini gerçekleştirebilirdi. Bu sayede ölümlerin birçoğu yaşanmayabilirdi,” ifadelerini kullandı.

    Taalas, hava tahmini ve erken uyarı sistemlerinin etkin olmaması nedeniyle eyleme geçilememesinin felaketin büyüklüğüne büyük katkı yaptığını söyledi. Taalas ayrıca, ülkede yıllardır süren iç savaş nedeniyle meteorolojik gözlem ağının ve teknoloji altyapısının büyük oranda tahrip edildiğini vurguladı.

    WMO Başkanı “Elbette maddi zararı tamamen önleyemeyiz ancak uygun hizmetleri sağlayarak can kayıplarını en aza indirebilirdik,” ifadelerini kullandı.

    5 bin 500 can kaybı, 9 binden fazla kayıp

    Sel nedeniyle bildirilen ölü sayısı 5 bin 500’ü geçti. Sağlık yetkilileri kayıp sayısının 9 binin üzerinde olduğunu bildirirken Derna Belediye Başkanı Abdulmenam el Gaysi ölü sayısının üçe katlanabileceğini belirtti.

    “Cesetleri çıkarma konusunda uzmanlaşmış ekiplere ihtiyacımız var,” diyen el Gaysi enkaz altında ve sudaki çok sayıda ceset nedeniyle şehirde bir salgın patlak vermesinden endişelendiğini vurguladı.

    Öte yandan çok sayıda ülke, kurtarma ekipleri, yiyecek, su, acil durum barınakları ve tıbbi malzeme yardımı sağlamak için harekete geçti.

    İklim uzmanları felaketin şiddetinin, küresel ısınmasının etkileriyle birlikte ülkede yıllardır süren karışıklık içerisinde çürüyen altyapısıyla nedeniyle arttığını belirtiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Libya’nın doğusunu vuran sellerde can kaybı artıyor: Binlerce kişi kayıp

    Libya’nın doğusunu vuran sellerde can kaybı artıyor: Binlerce kişi kayıp


    Libya’nın doğusundaki Bingazi, Beyda, Merc, Suse ve Derne şehirlerinde etkili olan aşırı yağış ve sellerde binlerce kişinin kayıp olduğu bildirildi

    Libya’nın doğusunda meydana gelen sellerde çok sayıda kişi hayatını kaybederken binlerce kişinin de kayıp olduğu bildirildi

    REKLAM

    Libya’nın doğusundaki hükümetin Başbakanı Usame Hammad, Derne kentindeki selde ölenlerin sayısının 2 bini geçtiğini söyledi. 

    Bingazi’deki hükümetin sözcüsü Muhammed Mesud da AFP’ye yaptığı açıklamada en az 150 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Fakat bu rakamlar herhangi bir sağlık ve acil durum birimi tarafından onaylanmadı.

    Hammad, Derne’deki durumu “felaket ve iyi değil” olarak nitelendirdi.

    Libya doğusundaki hükümetin İçişleri Bakanı İsam Ebu Zeribe ise, Derne kentinde şiddetli yağışlar nedeniyle hayatını kaybeden 1500’den fazla kişinin cesedinin bulunduğunu, kayıp kişi sayısının ise 7 bine ulaştığını söylemişti.

    Ülkenin doğusunu kontrolünde tutan Libya Ulusal Ordusu Sözcüsü Ahmed Mismari televizyondan yaptığı açıklamada Derna’dak barajın çökmesi sonucu taşan suların bütün evleri içindekilerle birlikte denize sürüklediğini belirtti. Mismari de kayıp sayısının 5-6 bin civarında olduğunu söyledi.

    Öte yandan, Derne Belediye Meclis Üyesi Ahmed Emdur Facebook sayfasından yaptığı açıklamada, Derna’da çok sayıda bina ve konutun tamamen sular altında kaldığını; altyapının sel sularıyla sürüklendiğini, ana yolların yıkıldığını, kamu ve özel mülklerde önemli kayıpların olduğunu belirtti.

    Uluslararası müdahale çağrısı

    “Derne yıkık bir kent haline geldi. Acilen uluslararası müdahaleye ihtiyacımız var.” diyen Emdur, “Deniz yollarının acilen açılmasını gerekiyor. Çünkü kente ulaşan tüm kara yolları yıkıldı, sadece tek bir yol kaldı. Ondan da geçiş zor.” ifadelerini kullandı.

    Birleşmiş Milletler (BM) Libya İnsani Yardım Koordinatörü Georgette Gagnon ise X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, “ülkenin doğu bölgelerini etkisi altına alan Daniel fırtınasının yıkıcı etkilerinden derin üzüntü duyduğunu” ifade ederek, Libya’nın doğusundaki yerel otoritelerin ve ortaklarının desteklenmesi adına hazırlık yapılması için acil müdahale ekibini görevlendirdiğini belirtti.

    Gagnon, fırtına ve şiddetli selin can kaybına yol açtığını; onlarca şehir ve köyde ağır hasara neden olduğunu belirtti.

    BM yetkilisi, tüm yerel, ulusal ve uluslararası ortaklara, bu zor dönemde zarar görenlere acil insani yardım sağlama çağrısında bulundu.

    Yağış miktarı ’40 yılın en yükseği’

    Libya Ulusal Birlik Hükümeti Sözcüsü Muhammed Hammude, ülkenin doğusunda meydana gelen sel felaketi dolayısıyla yapılan olağan üstü kabine toplantısı sonrası sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

    REKLAM

    Hammude, meteoroloji verilerinin Cebel el-Ahdar bölgelerinde kaydedilen yağış miktarının yaklaşık 400 milimetreyi gösterdiğini ve bu miktarın Libya’da 40 yıldan uzun süredir kaydedilen en yüksek yağış miktarı olduğunu belirtti.

    Sel felaketi sebebiyle Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’nin 3 gün yas ilan ettiğini hatırlatan Hammude, ülke çapında bayrakların yarıya indirileceğini aktardı.

    Hammude, afetin etkilerine hızlı müdahale için yerel yetkililerle acil durum biriminin oluşturulması ve selden etkilenen bölgelere 60 milyon dinar (yaklaşık 12 milyon dolar) tahsis edilmesi gibi bir dizi kararın alındığını bildirdi.

    Ulusal Birlik Hükümeti İçişleri Bakanlığının destek için 6 bin polis görevlendirdiğini vurgulayan Hammude, selden etkilenen bölgelere su boşaltım ekipmanları, jeneratörler ve 45 şişme botu kapsayan 40 kamyonluk yardım gönderildiğini kaydetti.

    Hammude, hükümetin bazı okulları barınak olarak tahsis ettiğini ve çeşitli kurumlar aracılığıyla dağıtılmak üzere acil gıda ihtiyacı için 1 milyon dinar (yaklaşık 207 bin dolar) ayırdığını vurguladı.

    REKLAM

    Doğu bölgesine yönelik yardımlara değinen Hammude, acil durum komitesinin koordinasyonunda 53 kamyon, buldozerler ve sondaj makinelerinin de bulunduğu 10 ağır iş makinesinin Derne kentine doğru yola çıktığını duyurdu.

    Derne kentinde internet ve iletişim yeniden sağlandı

    Libya’da Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, fırtınadan zarar gören Derne kentine internet ve haberleşmeyi sağlayan şirketin uzman bakım ve onarım ekiplerinin ulaştığını duyurdu.

    Dibeybe, bakım ve onarım ekiplerinin çalışmaları sonrasında bölgede internet erişimi ve iletişimin yeniden açıldığını belirtti.

    Söz konusu duyurusundan kısa süre önce Libya Başbakanı, fırtınadan zarar gören bölgelerdeki vatandaşlara iletişimin bedelsiz açılması için telekomünikasyon şirketine çağrıda bulunmuştu.

    Libya’nın doğusunda sel

    Libya’nın doğusundaki yetkililer, fırtına nedeniyle tüm kamu ve özel eğitim kurumlarında derslere ara verilmesi, dükkanların kapatılması ve sokağa çıkma yasağını içeren bir dizi önlem almıştı.

    REKLAM

    Libya’da Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, ülkede yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenler için 3 günlük yas ilan edildiğini duyurmuştu.

    Olumsuz hava şartları Libya’nın Bingazi, Beyda, Merc, Suse ve Derne kentlerini etkilemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’da Nova Kakhovka Barajı’nın çöktüğü bölgede sel tehlikesi: 42 bin kişi tahliye ediliyor

    Ukrayna’da Nova Kakhovka Barajı’nın çöktüğü bölgede sel tehlikesi: 42 bin kişi tahliye ediliyor


    Ukrayna’da vurulan Nova Kakhovka barajının çökmesi sonucu Rusya ve Ukrayna kontrolündeki bölgelerde on binlerce sivilin sel tehlikesi altında olduğu bildirildi.

    Ukraynalı yetkililer Nova Kakhovka Barajı’nın çökmesi sonrası Dinyeper Nehri boyunca Ukrayna ve Rusya kontrolündeki bölgelerde yaklaşık 42 bin kişinin sel tehlikesi altında olduğunu bildirdi.  

    Birleşmiş Milletler (BM) Yardım Şefi Martin Griffiths ise barajın çökmesinin ciddi ve geniş kapsamlı sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulundu. 

    Griffiths BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı açıklamada, felaketin büyüklüğünün tam olarak önümüzdeki günlerde anlaşılacağını söyleyerek “cephe hattının her iki tarafındaki binlerce insan için ev, gıda, güvenli su ve geçim kaynaklarının kaybı” açısından sonuçlara neden olacağını belirtti. 

    Ukraynalı yetkililerin tahminine göre bölgede 42 binden fazla kişi sel tehlikesi altında.

    Barajın yaklaşık 60 km aşağısında yer alan Herson şehrinde salı günü su seviyesi 3,5 metre yükseldi. Bölge sakinleri dizlerine kadar gelen suyun içinden geçerek evlerini terk etmek zorunda kaldı. 

    Otobüsler, trenler ve özel araçlar, sel tehdidi altındaki yaklaşık 80 yerleşim birimindeki insanları güvenli bir yere tahlike etmek için seferber edildi.

    Rusya kontolündeki bir bölgede nehir kıyısında bulunan Kazkova Dibrova hayvanat bahçesinin tamamen sular altında kaldığı ve 300 hayvanın tamamının hayatını kaybettiği bildirildi.

    Cenevre Sözleşmeleri, sivillere yönelik oluşabilecek tehlikeler nedeniyle savaşlarda barajların hedef alınmasını yasaklıyor.

    Ukrayna ve Rusya bu büyük barajın çökmesi sonucu sel sularının Ukrayna’nın savaş bölgesinin bir bölümüne yayılmasından ve binlerce kişinin kaçmak zorunda kalmasından birbirlerini sorumlu tutuyor.

    Ukrayna, Rusya’nın bir hidroelektrik santraline güç sağlayan Nova Kakhovka Barajı’nı vurarak kasıtlı bir savaş suçu işlediğini öne sürüyor. 

    Kremlin ise Ukrayna’yı büyük bir karşı saldırı başlatarak dikkatleri dağıtmaya çalışmakla suçluyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Deprem bölgesi Adıyaman ve Şanlıurfa’daki sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı 14’e yükseldi

    Deprem bölgesi Adıyaman ve Şanlıurfa’daki sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı 14’e yükseldi


    İçişleri Bakanı Soylu, sel nedeniyle Şanlıurfa’da 12, Adıyaman’da 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 kişiyi arama çalışmalarının ise sürdüğünü açıkladı.

    Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilediği şehirlerden Şanlıurfa ve Adıyaman’ı bu sefer sel vurdu. 

    Şanlıurfa’da metrekareye 170 kilogram yağış

    Şanlıurfa Belediyesinden yapılan açıklamada da kentin, yakın geçmişin en büyük sel felaketiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

    Açıklamada, “Metrekareye yağan 170 kilogram yağışla birlikte 65 yıldır görülmeyen bir afet geçirdik. Yaralarımızı saracak, mümkün olan en kısa sürede ayağa kalkacağız.” ifadelerine yer verildi.

    AFAD ayrıca, “Şanlıurfa’da halihazırda bulunan iş makinelerine ilaveten 270 iş makinesi sevk edilmiş olup, bölgede şu anda 5 vidanjör, 100 dalgıç pompa ve motopomp, 25 su botu, 23 arama kurtarma aracı, 17 profesyonel dalgıç, 162 arama kurtarma personeli görev yapmaktadır. Diğer illerden takviyeler devam etmektedir. Bölgede aşırı yağışlardan kaynaklı 562 ihbar alınmıştır” dedi. 

    Adıyaman ilçe merkezinden geçen derede arama çalışmaları sürüyor

    Adıyaman’ın Tut ilçesine son 24 saatte metrekareye 136 milimetre yağış düştüğü belirtilen açıklamada, “Bir konteynerdeki su baskını sonucunda 1 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Kayıp 3 vatandaşımızın arama kurtarma çalışmalarına devam edilmektedir.” bilgisi verildi.

    Açıklamada, arama ve kurtarma faaliyetlerini yürütmek amacıyla Adıyaman merkezden Tut ilçesinde 15 araç, 14 profesyonel dalgıç, 140 arama kurtarma personeli ile toplam 346 personel görevlendirildiği bildirildi. Ayrıca, bölgedeki iş makinelerine ek olarak 10 vidanjör, 50 motopomp ve dalgıç pompa, 6 kurtarma botu görevlendirildiği aktarıldı.

    Öte yandan, ilçe merkezinden geçen derenin taşmasının ardından devam eden arama kurtarma çalışmasında bir kadının daha cenazesine ulaşıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM: İklim krizinin yol açtığı afetler son 50 yılda beş kat arttı; 2 milyon kişi öldü

    BM: İklim krizinin yol açtığı afetler son 50 yılda beş kat arttı; 2 milyon kişi öldü


    İklim değişikliğinin yol açtığı doğal felaketlerin sayısı son 50 yılda beş kat artarak 2 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.

    Birleşmiş Milletlere bağlı ‘Dünya Meteoroloji Örgütü’ne (DMÖ) göre, sel ve sıcak hava dalgaları gibi olaylar küresel çapta 3 trilyon euroya mal oldu.

    DMÖ, yeni “Atlas” raporunun hava, su ve iklim olaylarından kaynaklanan ölüm ve ekonomik kayıpların şimdiye kadar üretilmiş en kapsamlı incelemesi olduğunu duyurdu.

    Raporda, 1979-2019 yılları arasında meydana gelen yaklaşık 11 bin felaket araştırıldı. Onlar arasında 300 bin ile en ölümcül tek olay olan Etiyopya’daki 1983 kuraklığı ve 138,5 milyar euroluk kayıpla en maliyetlisi olan 2005’teki Katrina Kasırgası gibi büyük felaketler de var.

    Küresel ısınma etkisi

    1970’lerden son on yıla kadar afetlerin sayısının yaklaşık beş kat arttığı belirtilen raporda, küresel ısınma nedeniyle aşırı hava olaylarının daha sık hale geldiği kaydediliyor.

    Doğa fekaletlerin maliyeti, 1970’lerde 148,4 milyar eurodan 2010’larda 1,16 trilyon euroya yükseldi. Bunda ABD’yi vuran Harvey, Maria ve Irma gibi fırtınalar önemli yer tutuyor.

    Felaketler daha maliyetli ve sık hale gelirken, yıllık ölüm sayısı 1970’lerde 50 binden 2010’larda 18 bine düştü. Bu noktada daha iyi planlamanın işe yaradığına dikkat çekiliyor.

    DMÖ Genel Sekreteri Petteri Taalas, “Geliştirilmiş çoklu tehlike erken uyarı sistemleri, ölüm oranlarında önemli bir azalmaya yol açtı” diyor.

    DMÖ’nün 193 üyesinin yalnızca yarısının çoklu tehlike erken uyarı sistemlerine sahip olduğunu kaydeden rapora göre, 2 milyon ölümün yüzde 91’inden fazlası gelişmekte olan ülkelerde meydana geldi.

    En fazla ölüme kuraklık neden oldu

    Rapora göre son 50 yılda en fazla insanın ölümüne neden olan doğal afet kuraklık. Dünyada 650 bin kişi bu nedenden dolayı hayatını kaybetti. Fırtınalar 577 bin, seller 59 bin ve aşırı sıcaklar 56 bin kişinin ölümüne yol açtı.

    DMÖ, ayrıntılı bölgesel bilgiler veren raporun, hükümetlerin insanları ve gezegeni daha iyi korumaya yönelik politikalar geliştirmesine yardımcı olması için kullanılacağını umuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı Karadeniz’de felaketin sebebi aşırı yağışlar mı, HES’ler mi?

    Batı Karadeniz’de felaketin sebebi aşırı yağışlar mı, HES’ler mi?


    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) Batı Karadeniz’deki sele ilişkin yapılan açıklamada, sel nedeniyle Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 kişinin hayatını kaybettiği, Bartın’da kaybolan bir kişiyi arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

    Onlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden olan durumla ilgili konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, felaketin bölgede etkili olan aşırı yağışlar nedeniyle yaşandığını dile getirdi. Felakete Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde HES’lerin (Hidroelektrik santrali /su elektrik stansiyası) patlamasının neden olduğu iddialarına karşı çıkan ve “Meteorolojik olarak bakıldığında belki 50-100 yıldır yaşanmayan bir afetle karşı karşıyayız.” diyen Bakan Pakdemirli, şöyle konuşmuştu:

    “Sosyal medyada ve çeşitli haber kaynaklarında Kastamonu Bozkurt’taki HES’le ilgili problem olduğu söyleniyor. Burada HES’le alakalı bir problem yok. ‘Regülatör kapakları, taşkın esnasında açılıyor, ondan patladı’ diyorlar ama böyle bir durum söz konusu değil. Genelde HES’ler bu işin sebebi yerine genelde bana göre mağduru oluyor. HES’ler taşkınlardan negatif etkileniyor. Taşkına sebebiyet verebilecek bir regülatör değil, günlük bir regülasyon amacı var. Ama su seviyesi oldukça yüksek. Mevcut taşkın tesislerimizin de üstüne çıkan gayrinizami ve doğalın dışında su akışı var.” sözleriyle yanıt verdi.

    Diğer yandan uzmanlar, konunun sel felaketinin de ötesinde teknik nedenlerden ötürü yaşandığını dile getiriyor.

    İnşaat mühendisi Kubilay Kaptan: Üstü örtülen büyük bir suç var

    İnşaat mühendisi Doktor Kubilay Kaptan, Bakan Pakdemirli’nin “HES’ler de mağdur durumdadır” ifadesine, Twitter hesabından yazdığı Twit zinciri ile tepki gösterdi.

    Kaptan, “Bakan dedi ya, HESler de mağdur durumdadır diye. Üstü örtülen büyük bir suç var bence: Ezine Çayı üstünde iki adet HES barajı var. Biri Bozkurt’ta diğeri ise daha uzakta. Ezine’nin Karadeniz’e döküldüğünü de belirtelim. Olan şudur: Yağmur yağar. Barajın arka tarafında su birikmeye başlar. Yağmur devam ettikçe birikme devam eder. Artık sular baraj gövdesinin üst kotuna yaklaşmaktadır. İşte bu durum için barajlarda dolusavak dediğimiz su tahliye sistemleri devreye girer.”

    “Gelin görün ki HES barajlarının büyük çoğunluğunda dolusavak yoktur, yapılmamıştır. Dolusavak olmadığı için baraj gövdesinin arkasında biriken sular kapaklar açılarak serbest bırakılır. Binlerce metre küp su büyük bir hızla, önüne gelini içine alarak Karadeniz’e doğru akmaya başlar.” diyen Kaptan, daha sonraki iletisinde “Karlarından olacaklar diye dolusavak yapmayanların ve bunu zorunlu koşmayanların, denetlemeyenlerin nelere yol açtıklarını görüşlerinize bırakıyorum.” ifadelerine yer verdi.

    “Suçu boşuna aşırı yağışa atmayalım”

    Paleosismoloji, deprem jeolojisi, aktif tektonik, sismotektonik, neotektonik, yapısal jeoloji uzmanı Doktor Ramazan Demirtaş da, sosyal medya hesabından Bozkurt’ta bulunan Ezine Çayı’ndaki selin nasıl afete dönüştüğünü değerlendirdi.

    Twitter hesabından paylaşımda bulunan Demirtaş, “Taşkınovası yatak genişliği = 400m. Daraltılmış güncel yatak genişliği = 15 m. Su tırmanma yüksekliği = 7-10m. 400m genişlikteki yatağı 15 m genişliğindeki yatağa hapsedersek, su da 7-10 m yükselir, sonuç afet olur.”

    Demirtaş ayrıca, “Anlayacağınız suçu boş boşuna metrekareye düşen 300-400 kg yağışa, aşırı yağışa, tarihte görülmemiş yağış gibi bahaneye atmayalım.. Suçlu doğrudan dere yatağını 400 metreden 15 metreye daraltan ve dere yatağını imara ve yapılaşmaya açan insanoğlunun ta kendisi.” sözleriyle Bakan Pakdemirli’nin açıklamasına karşı çıktı.

    TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası: Beton lobisi

    TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Ağır hasar ve can kaybının özellikle Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde yaşanmasının temel nedenlerinden birinin, Ezine Çayı üzerine geçmiş yıllarda plansız bir şekilde inşa edilen Nehir Tipi HES’lerden birinin sağanak yağış sonucu oluşan taşkından etkilenerek kapaklarının hasar görmesi ve taşkın sularının baraj gölünde bulunan suyla birleşerek hasar gören barajdan boşalması sonucunda ‘çarpan etkisiyle’ akış aşağısında bulunan Bozkurt ilçesinde aşırı tahribata neden olmuştur.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    “İktidarın uzun yıllardır beton lobisinin istemleri çerçevesinde arsa ve arazi rantı ve yağması üzerine şekillendirdiği imar, afet, planlama, yapı üretim ve denetim süreçlerinde uyguladığı politika ve yönetim süreçleri ülkemizde yaşanan her doğa olayının afete dönüşmesine neden olmaktadır.” denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Ülkemiz son yıllarda yaşanan deprem, yangın, sel baskını, heyelan, müsilaj, kuraklık gibi doğa kaynaklı afetlere karşı savunmasız durumdadır. Bu durum ülkemizde yıllardır iktidarların beton lobisinin etkisiyle uygulaya geldiği bütünleşik afet yönetim sisteminden uzak, insanı odağına almayan, arsa ve arazi rantı politikalarına bağlı olarak doğa kaynaklı afet tehlike ve riskleri açısından sorunlu dere yatakları, fay zonlarının üstü, heyelanlı alanları plansız bir şekilde imara ve talana açmasının bir sonucu olduğu görülmektedir.”

    Açıklamada ayrıca, “Stratejik bir temelden yoksun olarak yürütülen her konuda olduğu gibi doğa kaynaklı afetlere karşı da ülkemizde bugün yürütülen politikalarla başarı sağlanabilmesi mümkün değildir. Bunun önlenmesi için tüm doğa kaynaklı afetleri kapsayan bütünleşik afet yönetim sistemini temel alan bir yaklaşım geliştirilmedir. Buna ilişkin çalışmalar acilen başlatılmalıdır. Aksi takdirde doğa kaynaklı afetler ülkemizde ağır tahribatlara neden olmaya devam edecektir.” uyarısında bulunuldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı Karadeniz’de sel: Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 kişi hayatını kaybetti

    Batı Karadeniz’de sel: Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 kişi hayatını kaybetti


    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sel nedeniyle Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 kişinin hayatını kaybettiğini, Bartın’da kaybolan bir kişiyi arama çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

    AFAD’dan Batı Karadeniz’deki sele ilişkin yapılan açıklamada, tüm kurumların, personel ve araç desteğiyle tahliye, arama kurtarma ve müdahale çalışmalarına devam ettiği belirtildi.

    Açıklamada, “Sel nedeniyle Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bartın’da kaybolan bir vatandaşımızı arama çalışmaları devam etmektedir.” bilgisine yer verildi.

    Bartın’ın Ulus Akörensöküler köyünde kaybolan kişiyi arama çalışmalarının AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri ile UMKE personelince sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, Sinop’un Ayancık ve Kastamonu’nun Bozkurt ilçelerinde arama ve kurtarma ekiplerince çalışmalara devam edildiği anlatıldı.

    Türk Kızılaya ait 217 personel/gönüllü, 9 ikram aracı ve 42 aracın bölgede bulunduğu, sıcak yemek dağıtımının yapıldığı ifade edilen açıklamada, Jandarma Genel Komutanlığınca Sinop’a 1 mobil mutfak tırı sevk edildiği, afetzedeler için yemek pişirme ve dağıtım hizmetine başlandığı kaydedildi.

    Açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Kastamonu’ya bir mobil mutfak tırının sevk edildiği bildirildi.

    Sel bölgelerine 20 milyon lira ödenek gönderildi

    AFAD tarafından Kastamonu’ya 5 milyon lira, Sinop’a 3 milyon lira, Bartın’a ise 2 milyon lira acil yardım ödeneğinin gönderildiği hatırlatılan açıklamada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından ise Kastamonu’ya 5 milyon lira, Sinop’a 3 milyon lira, Bartın’a da 2 milyon lira ödenek gönderildiği, böylece bölgelere toplam 20 milyon lira ödenek gönderildiği belirtildi.

    Bartın genelinde elektrik verilmeyen köyün kalmadığı vurgulanan açıklamada, Kastamonu’da 112, Sinop’ta 86 köyde elektrik bulunmadığı bildirildi.

    Açıklamada, Kastamonu, Bartın ve Sinop’ta 70 personelle 833 kişiye psikososyal destek hizmeti sunulduğu belirtildi.

    Ayrıca AFAD şu ana kadar Bartın’da 323, Kastamonu’da 925, Sinop’ta ise 472 kişinin tahliye edildiğini açıkladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla yangın bölgesinden afet bölgesine intikal ettik

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kastamonu’nun Bozkurt ilçesindeki sel felaketiyle ilgili, “Benim gördüğüm en ağır sel felaketi burası, Dereli’de karşı karşıya kaldığımız felaketin 5 misli diyebiliriz.” dedi.

    Bakan Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile ilçede gerçekleştirilen AFAD Koordinasyon Toplantısı’nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, afeti yaşayan vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    Dün akşam Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla yangın bölgesinden bakanlarla afet bölgelerine intikal ettiklerini belirten Soylu, Bozkurt’taki tabloyu gördüğünde etkilendiğini dile getirdi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da “Türkiye’nin değişik illerinde depremde, selde, heyelanda ne yaptıysak, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde üç ilimizde de Bartın’ımızda, Sinop’umuzda, Kastamonu’da, Bozkurt’ta, diğer ilçelerimizde de hızlı bir şekilde vatandaşlarımızın yarasını saracağız” diye konuştu.

    Yangın ve sellerden zarar gören vatandaşlar için yardım kampanyası başlatılacak

    Türkiye’de yangın ve sel afetlerinden zarar gören vatandaşlar için yardım kampanyası başlatılmasına ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Türkiye’de yakın zamanda yaşanan yangın ve seller ile bundan sonra meydana gelecek benzeri afetler sonrasında uygulanmak üzere, genel hayatı olumsuz etkileyen şartların iyileştirilmesine katkı sağlaması amacıyla insani yardım kampanyası başlatılacak.

    Bu kapsamda koordinasyonu sağlamak üzere AFAD Başkanlığı görevlendirildi. Kampanya kapsamında, valilikler, belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca toplanan yardımların aktarılması ya da gerçek ve tüzel kişilerce doğrudan bağış yapılması amacıyla kamu bankaları veya özel bankalar nezdinde açılacak özel hesaplar, AFAD Başkanlığınca duyurulacak.

    Yağışların etkisini akşam kaybetmesi bekleniyor

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise 11 Ağustos’ta Bartın Ulus’a 302,4 mm, Kastamonu Küre’ye 198 mm, Pınarbaşı’na 167 mm, Azdavay’a 145 mm, İnebolu’ya 123 mm, Abana’ya 122 mm, Bozkurt’a 126,5 mm, Sinop merkeze 83,8 mm, Ayancık’a 240,5 mm, Boyabat’a 76,6 mm, Dikmen’e 54 mm, Erfelek’e 78,6 mm, Gerze’ye 72,4 mm, merkeze 83,8 mm ve Türkeli’ne 88,8 mm yağış düştüğü ifade edildi.

    Açıklamada ayrıca, sel felaketlerinde Kastamonu’da 34 personel ve 7 araç ile 571 kişiye, Bartın’da 21 personel ve 7 araç ile 207 kişiye, Sinop’ta 15 personel 4 araç ile 55 kişi olmak üzere toplamda 70 personel ve 18 araç ile 833 kişiye psikososyal destek hizmetinin sunulduğu kaydedildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Van’da selden etkilenen afetzedeler: Üşüyoruz, kış gelmeden evler yapılsın

    Van’da selden etkilenen afetzedeler: Üşüyoruz, kış gelmeden evler yapılsın


    Geçtiğimiz günlerde Van’ın Başkale ilçesine bağlı Esenyamaç mahallesi ve Onikidere mezrasında meydana gelen sel felaketinin etkileri sürüyor.

    İran sınırının sıfır noktasında olan Esenyamaç ve Onikidere mezrasındaki sel felaketinde 11 ev yıkılırken 900 hayvan da sele kapılarak öldü, 3 kişi ise yaralanmıştı.

    Olası sel baskınlarına karşı nöbet tutan Onikidere mezrası sakinleri, su sıkıntısı yaşıyor. Telefon hatlarında kesintilerin yaşandığı mezradaki köylüler, “Köyümüzde artık yaşayamayız. Psikolojimiz bozuldu. Kış gelmeden ev yapsınlar.” diyerek sel felaketleri önlenmeyecek durumda olduğunda ise köyün taşınmasını istiyorlar.

    Tahribattın yüksek olduğu Onikidere mezrasında yağmurun başlamasıyla birlikte tedirginlik başlıyor. “Tekrardan sel gelir mi” endişesi taşıyan köylüler çaresizce bekliyor. Bu durumdan en çok engelli vatandaşlar ve çocuklar etkileniyor.

    “Canımızı zor kurtardık”

    Euronews’e konuşan 2 çocuk babası Gıyasettin Atabey, pandeminin başlamasıyla birlikte köyüne geri döndüğünü söylüyor. Köyde çobanlık yapan Atabey, bir sene önce mayına basarak sol ayağından yaralanmış. Yüzde 30 engelli raporu olan Atabey, “Selden son anda kurtulduk. Canımızı zor kurtardık” diyor.

    “Evimiz kullanılmaz halde”

    AFAD’ın verdiği çadırda çocuklarıyla birlikte yaşayan Atabey, “Burada hava soğudu. Çocuklarım gece üşüyor. Çadırlar küçük, sığamıyoruz. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Evimiz kullanılmaz halde. Çok mağduruz. Ben tek değil köyün hepsi mağdur. Bütün eşyalarımızı sel götürdü. Evimiz dere yatağında olduğu için gidemiyoruz. Çocuklarımın psikolojileri bozuldu. Sürekli sel tehlikesiyle karşı karşıyayız. Ya bu köyde güvende olacağımız bir ev yapsınlar ya da köyümüzü taşısınlar” diye konuşuyor.

    “Korkuyoruz”

    13 yaşındaki Leyla Atabey ise sel felaketinin tranvasını henüz atlatamamış. Leyla’yla konuştuğumuz esnada yağmur yağıyor. Yağmurdan korktuğunu söyleyen Leyla, “Çok büyük bir felaket yaşadık. Evlerimiz yıkıldı. Her yağmurda kaçıyoruz. Biz bu köyde yaşamak istemiyoruz. Korkuyoruz. Yeter artık. Nereye kadar böyle yaşayacağız” diyor.

    “Çocuklarımız üşüyor”

    Evinde biriken çamuru komşularıyla birlikte çıkarmaya çalışan Selami Teymur da, sel esnasında kendisinden büyük olan engelli kardeşini sırtına alarak yüksek bir yere çıktıklarını belirterek şöyle konuşuyor:

    “Devlet bize yardım ediyor ama biz yardımdan çok evlerimizin selin gelmediği bir yere taşınmasını istiyoruz. Evim çamur içinde kaldı. Temizlik yapmaya çalışıyoruz ama temizlenmiyor. Suyumuz yok. Evimizi itfaiye temizlemesi gerekir. Hiç kimse yardım etmediği için 1 haftadır temizlik yapmaya çalışıyoruz. Çadırlara da sığamıyoruz. Ufacık bir çadırda 6 kişi kalıyoruz. Çocuklarımız üşüyor. İki çocuğum hasta ateş içindeler. Hastahaneye götüremiyorum. Ayrıca engeli bir kardeşim var en ufak bir yağmur damlası yere düştüğünde onu sırtıma alıp yüksek yerlere çıkartıyorum.”

    Sel sonrası Onikidere mezrası ve Esenyamaç Mahallesine gelen; AFAD, UMKE, Jandarma, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ekipleri temizlik ve enkaz kaldırma çalışmalarını yürütüyor. Çevre köylerde gelen vatandaşlar ise ev temizliği ve diğer işlerde sel mağdurlarına yardımcı oluyor.

    Van’ın Erciş, Çaldıran, Özalp, Gürpınar ve Muradiye ilçelerinde de sel felaketinden etkilenenler oldu. Son olarak, Gürpınar’da selden çadırları hasar gören ve yaylada mahsur kalan, aralarında çocukların da olduğu 35 kişi belediye ekiplerince kurtarıldı.

    Öte yandan ise birçok siyasi parti temsilcisi ve sivil toplum kuruluşu selde hasar gören köyleri ziyaret ederek, mağdur olan vatandaşların sorunlarını yerinde görürek yardım kampanyası başlattı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya, sel felaketinin yaralarını sarmak için 30 milyar euro bütçe ayırdı

    Almanya, sel felaketinin yaralarını sarmak için 30 milyar euro bütçe ayırdı


    Almanya Başbakanı Angela Merkel hükümet olarak ülkenin modern tarihinin gördüğü en ağır sel felaketi sonrası altyapı çalışmaları ve halkın zararının giderilmesi için en az 30 milyar euro bütçe ayırdıklarını açıkladı.

    Merkel, söz konusu meblağın merkezi hükümet ve 16 eyaletin bütçeleri tarafından paylaşılacağını kaydetti.

    Almanya temmuz ayının ortalarında ülkenin batı bölgelerinde etkili olan ve en az 190 kişinin ölümüne sebebiyet veren sel felaketinin maddi yaralarını sarmaya çalışıyor. Bu kapsamda salı günü gerçekleştirilen bölgesel liderler toplantısında kamuya ve şahıslara ait ev, iş yeri, araç ve zarar gören altyapının onarılması için 30 milyar euro bütçe ayrıldığı kaydedildi.

    Almanya’daki sel felaketinde Rhineland-Palatinate ve Kuzey Ren Vestfalya eyaletleri en çok etkilenen iki bölge olmuştu. Kuzey Ren Vestfalya Başbakanı Armin Laschet yaptığı açıklamada Almanya’nın II. Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç bu kadar büyük çapta konut onarım ve altyapı çalışması yapmadığını belirterek, durumun vehametini dile getirdi.

    Doğal afet uyarıcı alarm sistemleri için 88 milyon euro

    Bunun yanında bölgesel liderler toplantısında başta Başbakan Merkel olmak üzere tüm siyasiler, doğal afetlerin yaklaştığını hızlı bir şekilde öngörme konusunda halkı uyaracak alarm sistemlerinin geliştirilmesi için 2023’e kadar 88 milyon euro bütçeyi onayladı.

    Federal hükümet daha önce sel felaketinin etkili olduğu bölgelere 400 milyon euroluk acil yardım paketi hazırlamıştı.

    Batı Avrupa’da temmuz ayında etkili olan aşırı yağışlar sebebiyle başta Almanya olmak üzere Belçika ve Hollanda’nın bazı bölgelerinde sel felaketi ve toprak kayması yaşanmıştı. Yaşanan doğal afet sonrası bugüne kadar Almanya’da en az 190, Belçika’da da 37 kişi hayatını kaybetti.

    Bazı bölgelerde alt yapı tamamen çökerken, içme suyu, doğal gaz ve elektrik sağlamada normale ne zaman dönüleceği belirsizliğini koruyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sel ve taşkınlar Karadeniz’i teslim aldı: Sinop, Kastamonu ve Bartın’da ağır hasar oluştu

    Sel ve taşkınlar Karadeniz’i teslim aldı: Sinop, Kastamonu ve Bartın’da ağır hasar oluştu


    Karadeniz’de sel felaketi halkı mağdur etti ve büyük hasara yol açtı. Sinop’un Ayancık ilçesinde Ayancık Çayı taştı. Taşan sularla birlikte araçlar sürüklendi ve insanlar mahsur kaldı.

    Kastamonu’da benzer görüntüler yaşanırken şehrin 8 ilçesinde sel meydana geldi ve bazı köprüler yıkıldı. Henüz kayıp ihbarı yok ancak bazı kişilerin binaların çatısında mahsur kaldığı aktarılıyor.

    Kastamonu’da sabah saatlerinde başlayan şiddetli yağış ile Azdavay, Bozkurt, Cide, Şenpazar, Daday, Küre, Ağlı ve İnebolu ilçelerinde sel meydana geldi. 5 bin nüfuslu Azdavay’da dereler taştı, ilçe merkezi sular altında kaldı.

    Çok sayıda ev ve iş yeri de sel nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Binaların bodrum katlarında mahsur kalan 40 kişi, belediye ekiplerince kurtarıldı. Elektrik direklerinin devrildiği ilçede tarım arazileri de zarar gördü.

    “Tarihte böyle bir şey görmedik”

    DHA’ya konuşan Azdavay Belediye Başkanı Osman Nuri Civelek, dere yataklarının hepsinin taştığını söyleyerek, “Tarihte böyle bir şey görmedik. Dere yataklarının hepsi taştı. İlçenin yarısı su altında kaldı. İlçede su, dere gibi akıyor mahallelerde. Şaşkınla izliyoruz” dedi.

    Şenpazar ilçesinin merkezi de sular altında kaldı, köprüler yıkıldı, yollar çöktü, araçlar sürüklendi. İş yerlerinde mahsur kalan 15 kişi kurtarılırken ilçeye giriş ve çıkışlar kapatıldı.

    Şenpazar Belediye Başkanı Cem Çınar, “Bir afet durumu yaşıyoruz. Kepçe ve iş makineleriyle insanları evlerinden çıkarmaya çalışıyoruz. Köprülerimiz uçtu, su gittikçe yükseliyor.” diyerek vatandaşlara şöyle seslendi:

    “Balkonlarınıza çıkın, sizi oradan alalım. Rakımı yüksek olan yerlere çıkmamız gerekiyor. Allah hepimizin yardımcısı olsun, afet durumu yaşıyoruz”

    İnebolu’ya bağlı Özlüce köyünde ise Zarbana Çayı taştı. Köy sular altında kaldı ve yerel halk evlerini terk etti. Bazı köylüler ise evlerinde mahsur kaldı. Araçlar, sel ile birlikte Karadeniz’e sürüklendi. Elektrik ve telefon şebekesinin çekmediği köyde büyük hasar oluştu. Zarbana Çayı’nın kenarındaki diğer köylerde de aynı manzara meydana geldi.

    Hava kuvvetleri devrede

    Kastamonu Valisi Avni Çakır, DHA’ya yaptığı açıklamada, Bozkurt ilçesine ulaşmaya çalıştıklarını söyledi. İl genelinde yağışın devam ettiğine dikkat çekerek “Şu an bir kayıp ihbarımız yok ama güçlü bir sel olduğu için insanlar Bozkurt’ta çatıya çıktı. Havanın müsaade etmesiyle onları kurtarmayı bekliyoruz. Şu an yağış devam ediyor” dedi.

    Milli Savunma Bakanlığı da sel felaketi nedeniyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait AS-532 tipi helikopteri arama- kurtarma çalışmalarına destek amacıyla bölgeye sevk ettiğini duyurdu. Öte yandan Cide, Daday, Küre ve Ağlı ilçelerinde de yağış nedeniyle sel meydana gelirken, cadde ve yolların göle döndüğü, büyük çapta hasar oluştuğu belirtildi.

    Sinop’un Ayancık ilçesi kötü durumda

    Sinop’un Ayancık ilçesinin ortasından geçen Ayancık Çayı da şiddetli yağışın etkisiyle taştı. İlçedeki birçok köprü yıkılma tehlikesi nedeniyle geçici olarak ulaşıma kapatıldı. Sel sularına kapılan birçok araç denize sürüklendi.

    Ayancık Çayı’nın taşması sonucu ilçenin özellikle Cevizli ve Beşiktaş Mahallelerindeki ev ve iş yerleri, araçlar ile Sanayi Sitesindeki iş yerleri sular altında kaldı, yurttaşlar evlerinde mahsur kaldı. Bölgeye bir süredir elektrik ve su verilemiyor.

    Bakan Koca: Hastaneyi tahliye ediyoruz

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sinop’taki sel nedeniyle Ayancık Devlet Hastanesi’nin tahliye edildiğini açıkladı. Twitter hesabı üzerinden paylaşımda bulunan Koca, 4’ü yoğun bakım hastası, 45 kişinin Sinop Atatürk Devlet Hastanesine nakledildiğini duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***