Etiket: Seçil Erzan

  • Seçil Erzan’ın ‘Diba’ ile yazışmaları ortaya çıktı: ‘Üstlerime bilgi vermem…”

    Seçil Erzan’ın ‘Diba’ ile yazışmaları ortaya çıktı: ‘Üstlerime bilgi vermem…”



    Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 19 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Şube Müdürü Seçil Erzan’ın davasında yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.

    Soruşturma çerçevesinde Erzan’dan ele geçirilen cep telefonu ve bilgisayarlar üzerinde yapılan inceleme sonucu oluşturulan bilirkişi raporunda olaya ilişkin tespit edilen yazışmalara ve ses kaydı çözümlerine yer verildi. 29 Ekim 2023 tarihli bilirkişi raporunda, Seçil Erzan’ın ‘Diba’ isimli bir kullanıcıyla 11 Ocak ile 12 Ocak tarihli yazışmaları yer aldı.

    “BİR KONUDA ÜSTLERİME BİLGİ VERMEM GEREKEN BİR KONU VARDI VERMEDİM’’

    Erzan’ın ‘Diba’ diye kaydettiği kişiyle konuşması şu şekilde:

    Seçil Erzan: “Abla’’

    Diba: “Ne oldu niye bozuksun. Müsait olunca yaz bana ben duadayım’’

    Seçil Erzan: “Bugün bin şükür, beklediğim şey geldi ama yetmiyor biraz daha gelmesi gerekiyor abla. Bir de işte bir konuda üstlerime bilgi vermem gereken bir konu vardı vermedim. Onlar da fark etti bir de onu çözmem gerekiyor şimdi. Konu çok önemli bu işlerle bağlantılı. Oradan da bir sorun çıkarsa her şey patlar. İnsanlıktan çıktım artık’’

    Diba: “Allah’ım zorunu kolaya çevirsin inşallah, hayırlısıyla sonlandırsın. Tamam canım benim, bu akşam ona da okuyalım. Ben elimden geleni yapacağım sen merak etme. İnşallah bunu da atlatacağız. Canım yanmıyor. Benim canım acımıyorsa bir şey olmaz inşallah kızım. Yine de Allah bilir takdir ilahinindir, olmayacak diye düşünüyorum. Cuma günü de duan var, inşallah dualarda buluşuruz’’

    Seçil Erzan: “Allah razı olsun ablacım. Yarın sana 60 bin TL göndereceğim. Yardım et bana abla iyice karışmasın ortalık’’

    “ABLAM DUA ET’’

    Konuşmanın devamında, ertesi gün Diba’nın Erzan’a yeniden mesaj attığı ve şu şekilde konuşmaların geçtiği görüldü:

    Diba: “Kızım nasılsın? Üstlerinden sorun var mı? Bana yaz, bütün gece okundu, bugün de Kur’an’da adını zikrederek dua ettik. Allah’ım kabul etsin inşallah’’

    Seçil Erzan: “Allah’ım kabul etsin. Ben aynıyım abla’’

    Diba: “Sen dimdik, gümbür gümbür ayakta dur ve kimseye taviz verme. Allah’ın izniyle inşallah adım adım yanındayım. Her şey hallolacak’’

    Seçil Erzan: “Ablam dua et’’

    Diba: “Duadayım’’

    20 Kasım’da görülen davanın ilk duruşmasında ise mahkeme, 2 sanığın tahliyesine hükmederken, sanık Erzan’ın tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ayhan Akman’dan Seçil Erzan’ın suçlamalarına yanıt

    Ayhan Akman’dan Seçil Erzan’ın suçlamalarına yanıt



    Ünlü isimlerin dolandırıldığı Fatih Terim Fonu vurgununda Seçil Erzan’a para kaptıran isimler arasında yer alan eski futbolcu Ayhan Akman’ın da ‘şikayetçi’ sıfatıyla ifade verdiği ortaya çıktı. İfadeye göre Akman, Erzan’a 950 bin dolar teslim etti. Neredeyse parasının tamamını aldı. Ancak Akman’ın “Erzan’ın bana hâlâ 10-20 bin dolar borcu kaldı” dediği öğrenildi.

    ‘ERZAN BENİ DOLANDIRDI’

    Sabah’ın haberine göre bankacı Seçil Erzan, “Ayhan Akman verdiğinden fazlasını almıştır. Kendisinden faizle para satın aldım. Faizle verdiği parayı geri aldı. Kendisinden yüklü miktarda alacağım var” demişti. Akman, bu iddia içinse “Kendisinden ana parama yakın bir parayı geri aldım. Beni dolandırdı. Şikayetçiyim” dedi. Akman’ın da aralarında olduğu 11 isim hakkında tefecilik suçundan soruşturma devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Seçil Erzan’ın evinden çıkan yeni liste: Fatih Terim’in şoförü de var!

    Seçil Erzan’ın evinden çıkan yeni liste: Fatih Terim’in şoförü de var!



    Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen, aralarında Arda Turan, Emre Belözoğlu gibi ünlü futbolcularla birlikte iş insanlarının da olduğu onlarca kişinin milyonlarca dolar dolandırıldığı Fatih Terim Fonu davasında flaş bir detay ortaya çıktı. Dolandırıcı Seçil Erzan’ın Nisan 2023’te evine yapılan baskında ele geçirilen listedeki isimler açıklandı. Listede Fatih Terim ve şoförü de yar aldı.

    Daha önce bankacı Seçil Erzan’ın kimlerden ne kadar para aldığına yönelik iki liste ortaya çıkmıştı. Biri 29 biri de 21 kişilik olan liste ile ilgili flaş bir gelişme yaşandı.

    Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre; Erzan’ın Çorlu’daki evinde biri dolar diğeri Türk lirası olarak yazılmış bir liste ele geçirildi. Listenin içeriği; isim, alınan, ödenen, borç, fazla ödenen, fark, para birimi ve not olarak hazırlandığı görüldü.

    Seçil Erzan'ın evinden çıkan yeni liste: Fatih Terim'in şoförü de var! - Resim : 2

    TARTIŞILAN İSİM VE ŞOFÖRÜ LİSTEDE

    Hazırlanan dolar listesi, 47 kalem olarak sıralanıyor. Listede ünlü teknik direktör Fatih Terim’in ismi de yer alıyor. Fatih Terim’den 700 bin dolar alındığı, 1 milyon 500 bin dolar ödendiği yazılıyor. 800 bin dolar fazla ödenen listenin not bölümüne “Ödenen miktar yazılanın çok” ibaresi düşülmüş. TL listesindeki isimler arasında Fatih Terim’in şoförü Umut Algöze de yer alıyor. Listeye göre Algöze 100 bin lira ödemiş, 150 bin olarak parasını almış gözüküyor.

    Seçil Erzan'ın evinden çıkan yeni liste: Fatih Terim'in şoförü de var! - Resim : 3

    ARADAKİ FARK 10.5 MİLYON DOLAR

    Arda Turan, Muslera, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan, Emre Çolak gibi ünlü isimlerin de yer aldığı dolar listesine göre Seçil Erzan toplamda 55 milyon 633 bin 222 dolar para topladı. Bunlardan 45 milyon 59 bin 333 dolar parayı iade etti. Toplam 24 milyon 866 bin lira borç kaldı. 14 milyon 292 bin 222 dolar fazla para ödedi. Aradaki fark ise 10 milyon 573 bin 888 liraydı.

    Hazırlanan ikinci listede yer alan kişilerden 10 kez para alındığı görülüyor. Bunlardan toplam 27 milyon 760 bin lira para toplandı. Bunlara karşılık 42 milyon 360 bin lira para ödendi. 2 milyon borç görünen listede 16 milyon lira fazla ödeme yapıldı.

    Ele geçirilen bu listenin doğru olup olmadığı yapılacak incelemelerde ortaya çıkacak.

    Seçil Erzan'ın evinden çıkan yeni liste: Fatih Terim'in şoförü de var! - Resim : 4

    TERİM 23 MİLYON LİRA KREDİ ÇEKMİŞ

    Seçil Erzan’ın evinde çıkan bir işlem belgesinde, Fatih Terim’in ihtiyaç kredisi çektiği görülüyor. Dosyaya giren işlem belgesine göre Fatih Terim 22 Mayıs 2020’de Denizbank’tan 23 milyon 700 bin lira ihtiyaç kredisi çekti. Toplam 30 milyon 549 bin lira olarak yapılacak ödemesine göre aylık 1 milyon 243 bin lira taksit işlemi yapıldığı görülüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Parasını Seçil Erzan’dan kurtaran Ayhan Akman: ‘Geri zekalıyım ama o kadar da değil’

    Parasını Seçil Erzan’dan kurtaran Ayhan Akman: ‘Geri zekalıyım ama o kadar da değil’

    Yüksek kar getirili özel ve güvenilir fon vaadiyle aralarında Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bulunduğu pek çok kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar dolandırdığı iddia edilen Eski Denizbank Florya Şube Müdürü Seçil Erzan ilk kez hakim karşısına çıkmış; Mahkeme, Erzan’ın tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

    ‘Fatih Terim Fonu’ olarak adlandırılan dolandırıcılık günlerdir Türkiye’nin gündeminde.

    AYHAN AKMAN KONUŞTU

    Eski Denizbank Florya Şube Müdürü Seçil Erzan’a para veren ve daha sonra geri alabilen isimlerden biri olan Ayhan Akman, yaşadıklarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Fatih Altaylı’ya konuşan Akman, kendisine Fatih Terim’den ya da diğer futbolculardan bahsedilmediğini, yurt dışında özel bir fondan söz edildiğini belirtti. Akman, “Dekont vermeyecekse şikâyet edeceğimi söyledim, parayı geri verdi” ifadelerini kullandı.

    Adını taşıyan internet sitesindeki yazısında, “Akman, bu rezaletten para kaybetmeden çıkmayı başarmış ender kişilerden biriydi” hatırlatmasını yapan Altaylı, “Youtube kanalımdaki konuşmamda ‘Parasını kaybedenler açısından bir vergi kaçağı söz konusu değil ama Semih Kaya ve Ayhan Akman buradan bir gelir elde ederek çıkmışlarsa onların bir vergi incelemesine tabi olmaları gerekir’ deyince dün Ayhan Akman aradı” diye yazdı.

    Altaylı, Ayhan Akman’ın futbolcu olarak Galatasaray’a transfer olduğu 2001 yılından beri tanıdığını, o yıllarda Galatasaray Spor Kulübü 2. Başkanı olduğunu belirtti.

    Akman, Altaylı’nın sorularına şu yanıtları verdi:

    “Abi, ben bu Seçil Erzan’ı 10-12 yıldır tanırım. Benim hayatım Florya’da geçti. Kulüp orada idi, evim kısa bir süre oturduğum Göktürk dışında 23 yıldır Florya’da. Bu yüzden de yıllardır hep Florya’dayım ve haliyle bankamız da Florya Denizbank. Çünkü kulüp de Denizbank’la çalışırdı. Ben de Seçil Erzan’ı oradan tanırım. Tüm param da hep Denizbank’ta idi. Burada da normal bankacılık işlemleri dışında hiç işim olmadı.

    Ta ki, geçen Haziran’a yani 2022 Haziran ayına kadar. Tam gününü hatırlamıyorum ama telefonum çaldı, Seçil Erzan aradı. Beni şubeye davet etti.

    Kalktım gittim.

    Bana uzun süredir bankanın müşterisi olmam nedeni ile çok kârlı bir teklif yapacağını söyledi. Önce anlamadım.

    Bankanın yurt dışında oluşturduğu bir fon var, çok yüksek getirili. Sadece bankanın çok iyi müşterilerini bu fona aldıklarını, sınırlı olduğunu benim de yıllardır banka ile çalışmamdan dolayı bana bu teklifi yaptığını söyledi. Israrla yurt dışı bir fon olduğunu ve gizli olduğunu söylüyordu.”

    Fatih Terim’in adı verildi mi?

    Yok abi, hiçbir isim vermedi. Ne Fatih Hoca ne başka biri. Diğer futbolcuların da orada olduğunu söylemedi. Yurt dışında yüksek getirili bir uluslararası fon dedi. Hiç kimseden de haberim yoktu. Bir tek ben varım zannediyordum.

    Parayı nasıl verdin?

    Abi, geri zekalı olduğum için… Denizbank’taki hesabımdan çektim ve kendisine verdim.

    Resmî bir belge, bir dekont, bankacılık sisteminde bir kayıt yok muydu?

    Abi geri zekalıyım diyorum ama o kadar da değil. İstedim elbet. O an veremedi. Birtakım bahaneler uydurdu. Merkeze gidecek sonra kayıt sonra gelecek falan bir şeyler anlattı.

    Peki, sen paranı nasıl kurtardın?

    Anlatacağım abi. Parayı verdim ama sürekli belge, dekont, kayıt peşindeyim. Neredeyse her gün arayıp belge nerde, dekont nerde diyorum. Sonunda ‘Dekontu sen veremeyeceksen ben genel müdürlüğe gidip onlardan kendim isterim’ dedim ve bu durumu üst yönetime şikayet edeceğimi söyledim. Bunun üzerine bana paramı geri verdi. Zannederim geçen şubat ayı falandı. Ve abi emin ol benim ne Arda’dan ne diğerlerinden haberim yoktu. Ben tek salak kendimi zannediyordum. Bilsem onları da uyandırmaz mıyım? Gerçi o saatten sonra uyandırsam ne olacak. Herkes parayı kaptırmış meğer.

    Peki, faiz aldın mı?

    Yok abi ne faizi! Ne yatırdıysam onu aldım. Hatta eşim bile kızdı o zaman bana 6-7 ay boşuna kaybettim diye. Şimdi şükrediyoruz parayı kurtardığımıza.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Seçil Erzan’ın silinen mesajları için çalışma başlatıldı

    Seçil Erzan’ın silinen mesajları için çalışma başlatıldı

    Kamuoyunda “Fatih Terim Fonu” olarak isimlendirilen dolandırıcılık davasının kritik ismi Seçil Erzan’la ilgili iki önemli gelişme yaşandı.

    Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin, tutuklandıktan sonra Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen Erzan’ın, Silivri Cezaevi’ne yeni adıyla Marmara Cezaevi’ne nakledildiğini ifade etti. Bu konuda Erzan’ın yakın çevresi “Güvenlik amacıyla” değerlendirmesi yaptı.

    SİLİNMİŞ MESAJLARA ULAŞMAK İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATILDI

    Seçil Erzan’ın avukatı Nazlı Nadide Karaaslan’a mahkemeden “İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2023/341 sayılı dosyasında sanık Seçil Erzan’ın telefonunda bilirkişi incelemesi yapılabilmesi için 6 haneli telefon şifresini çok ivedi mahkememize bildirmeniz gerekmektedir” mesajı iletildi.

    Erkin’e konuşan Erzan’ın avukatı Karaaslan, “Evet böyle bir SMS geldi. Ben de Seçil’den şifreleri aldım. Geriye dönük silinmiş mesajlara ulaşmak için çalışma yapılacak” dedi.

    BAKAN TUNÇ AÇIKLAMA YAPMIŞTI

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç “Fatih Terim Fonu” olarak bilinen dava ile ilgili açıklama yapmıştı.

    Tunç bugünkü açıklamasında şunları ifade etmişti:

    “Bu iddianamede 7 sanık var, 18 de müşteki var. Bu iddianame İstanbul 41’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi ve ilk duruşması gerçekleştirildi. İkinci duruşması da 12 Ocak 2024 tarihinde gerçekleşecek. Yargı ile alakalı bir konu. Yargı elbette ki iddiaları araştıracaktır. Bu iddialar neticesinde kimler suçlu, kimler suçsuz, bu konuda müştekiler, tanıklar, şüpheliler dinlenecektir. Yargısal süreç neticesinde en doğru karar ortaya çıkacaktır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DenizBank sessizliğini bozdu: Seçil Erzan ve ‘Fatih Terim Fonu’ hakkında flaş açıklama

    DenizBank sessizliğini bozdu: Seçil Erzan ve ‘Fatih Terim Fonu’ hakkında flaş açıklama

    Uzun bir süredir gündemi meşgul eden fon vurgunu hakkında açıklama geldi.

    İstanbul Levent’te bulunan Denizbank’ın Şube Müdürü olan Seçil Erzan, ‘Fatih Terim Fonu’ adı altında, futbol dünyasından birçok kişiyi dolandırmış, ardından yakalanıp cezaevine konulmuştu.

    Seçil Erzan’ın dolandırdığı isimler arasında, Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan ve Emre Çolak gibi isimler yer alıyor.

    Yaklaşık 29 kişiyi dolandıran Erzan’ın, 1 milyar 260 milyon dolar vurgun yaptığı öne sürülüyor.

    DenizBank, uzun süreli sessizliğini bozarak konuyla ilgili açıklama yayımladı.

    Bankadan yapılan açıklama şöyle:

    “15.000 çalışanı, 700’e yakın şubesiyle 14 milyon müşterisine 4 ülkedeki iştirak banka ve şubelerinin yanı sıra yurtiçi iştirakleriyle hizmet veren DenizBank, 27 yıllık tarihinde ülkemize 10 milyar USD’nin üzerinde net sermaye girişi sağlamış Türkiye’nin 5. büyük özel bankasıdır. Tarımdan Kobilere, turizmden denizciliğe, ülkemizin büyük altyapı ve enerji projelerine, eğitim ve sağlık sektörlerine 30 milyar USD’nin üzerinde uzun vadeli kaynak temin etmiştir. Kurum olarak, eski bir çalışanımızın karıştığı, Bankamızla ilgisi bulunmayan münferit bir olayın kamuoyunda gündemi meşgul etmesinden üzüntü duymaktayız.

    Konuya ilişkin ceza davasının başlamış olması ve dosya üzerindeki gizlilik kararının kalkmasının ardından çeşitli basın ve yayın organlarında an itibarıyla mağdur olduğunu iddia eden kişi ve avukatları tarafından DenizBank A.Ş. hakkında doğrular saklanarak tek taraflı, aslı olmayan çok sayıda beyanat verilmektedir. Bu beyanatlar; Bankamız hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesine rağmen, farklı mecralarda, görüşlerimize başvurulmadan, doğruluğu teyit edilmeden ve taraflı olarak kullanılmaktadır. Böylece hem gerçekler çarpıtılmakta hem de Bankamız itibarı zarar görecek şekilde haberlere konu edilmektedir.

    Kurumumuz, kovuşturma süreci devam eden bu olayda; konunun mahkemeler nezdinde hızla ve adilane bir şekilde sonuçlanacağına olan inanç ve müşteri gizliliğine riayet etme ilkesiyle, hukuk sürecinin ve adaletin tecelli etmesini beklemektedir. Ne var ki, yapılan çok sayıda taraflı yayın karşısında kamuoyuna bu bilgilendirmenin yapılması zorunlu hale gelmiştir. Her şeye rağmen açıklamamızda, kurum olmanın sorumluluğuyla hareket edilmesine özen gösterilmiş ve ilgili kişilerin adlarına yer verilmemiştir.

    Bankamız, konudan 2022 yılı Haziran ayından itibaren Levent Büyükdere Caddesi Şubemizde müdür olarak görev yapan Seçil Erzan’ın iki günlük mazeret izni nedeniyle görevinin başında olmadığı 07.04.2023 tarihinde müşterimiz de olan bir şikâyetçinin şubeye gelmesi ile ilk kez haberdar olmuştur. KAMUOYUNUN DİKKATİNE ÖZELLİKLE SUNMAK İSTERİZ Kİ ŞİKAYETÇİLERİN MAĞDUR OLDUKLARINI İDDİA ETTİKLERİ OLAYLAR YAKLAŞIK BİR YIL ÖNCESİNE KADAR GİTTİĞİ HALDE 7 NİSAN TARİHİNE KADAR HİÇ KİMSE TARAFINDAN KONU İLE İLGİLİ NE BANKAMIZA NE BDDK’YA NE DE CİMER’E TALEP, İHBAR VEYA ŞİKAYET İLETİLMEMİŞTİR.

    KONU ADLİ MAKAMLARA İLK KEZ KİM TARAFINDAN İNTİKAL ETTİRİLMİŞTİR?

    Bankamız Teftiş Kurulu tarafından derhal incelemeye alınan konu, 7 Nisan 2023 Cuma günü saat 16:30 sularında Genel Müdürümüze aktarılmıştır. Tarafımıza gelen ilk bilgi üzerine öncelikle Seçil Erzan ile iletişime geçilmeye çalışılmış ancak kendisine Bankamızca bilinen iki telefon numarası üzerinden ulaşılamamıştır. Aynı gün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunulmuş, olaya karışanların kamuoyunda futbol ve iş dünyasından şöhret isimler olması da göz önünde bulundurularak adı geçenlerin kişisel haklarının korunması amacıyla dosyada gizlilik talep edilmiş; Seçil Erzan’a hiçbir şekilde ulaşılamaması, ortada bir bankacılık suçu olma ihtimali de gözetilerek Seçil Erzan için yurt dışına çıkma yasağı talebinde bulunulmuştur.

    7 Nisan Cuma günü ilerleyen saatlerde Genel Müdürümüz, yine spor dünyasından olan isimler tarafından aranmış ve görüşme talep edilmiştir.

    8 NİSAN CUMARTESİ ÜÇ ŞİKAYETÇİ İLE YAPILAN İLK GÖRÜŞME

    8 Nisan Cumartesi sabahı spor dünyasından olan isimler Bankamızı ziyaret etmiş, kendileriyle Bankamız Hukuk, Operasyon, Teftiş Kurulu, İnsan Kaynakları birimlerinin yöneticileri, ilgili Bölge Müdürü ve Genel Müdürümüzün de katıldığı toplantı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda, spor dünyasından olan kişiler kendi eski hocalarının adıyla anılan bir fon olduğunu belirtip Seçil Erzan tarafından kandırıldıklarını ve önemli tutardaki paraları kendisine verdiklerini söylemişler, bir kağıda el yazısı ile yazılı alacaklı listesinin görüntüsünü vermişlerdir. Bankamız mağdur olduğunu beyan eden kişilerin isimlerini toplu olarak ilk kez böyle öğrenmiştir. Aynı toplantıda bulunan söz konusu teknik direktör de “… kızım gibi benimsediğim, evimize giren çıkan Seçil Erzan’ın bu yaptıklarını anlayamıyorum, kaybım olmakla beraber miktarını bilemiyorum.” gibi beyanlarda bulunmuştur. Banka yöneticileri, konunun Teftiş Kurulu tarafından incelendiğini ancak yapılan ilk tespitlerde şikayete konu tutarlara dair bir borç alacak kaydına rastlanmadığını, banka hesaplarında bir anormallik görmediklerini, incelemelerin devam ettiğini, Seçil Erzan’a da ulaşma çabalarının sürdüğünü ancak, kendisiyle irtibat kurulamadığını bildirmiştir. Bunun üzerine futbolculardan biri, Seçil Erzan’la devamlı irtibat halinde olduğunu ve sabaha kadar kendisiyle konuştuğunu, istenirse bankaya telefon numarasını ve o an kaldığı adresi verebileceğini söylemiş, ardından bankadan ayrılmışlardır. Bahse konu kişilerin bankadan ayrılması akabinde Bankamız yöneticileri toplantıya devam ederken şikayetçiler arasında yer alan aynı futbolcu, telefon ile arayarak, Seçil Erzan’ın Çorlu’daki yakınının evinde olduğunu söylemiş ve Bankamız kayıtlı numaraları dışında kendisine ulaşılabilecek telefon numarasını bildirmiş, Seçil Erzan’ın sicil amiri Bölge Müdürümüz Sermin Tekin’in kendisini araması halinde, yalnızca onunla görüşmek istediği bilgisini iletmiştir. İlaveten “Siz, şikâyetçilerin Cumhuriyet Savcılığına başvurmasını istiyorsunuz ama biz onları tutuyoruz…” şeklinde bir beyanda bulunmuştur.

    SEÇİL ERZAN İLE OLAY SONRASI İLK TEMAS

    Verilen telefon numarası aranmışsa da cevap alınamamış, ardından Bölge Müdürü bir başka numaradan Seçil Erzan tarafından aranarak görüşmek amacıyla Çorlu’daki eve davet edilmiş ve Whatsapp üzerinden kendisine bulunduğu evin konum bilgisi iletilmiştir. 8 Nisan Cumartesi öğleden sonra Çorlu’daki eve giden Bölge Müdürü, içeriye davet edilmiş, Seçil Erzan “… kendisinin, alacaklı olan kişilerce devamlı tehdit edildiğini, kötü bir ruh durumu içerisinde olduğunu, intihar etmek istediğini, devamlı olarak arandığı için telefonlarını kapalı tuttuğunu …” ifade etmiştir. Bölge Müdürü ile gerçekleştirdiği üç saatlik konuşma sonrası, rahatlamış olduğunu, gerçekleri anlatmak istediğini, bankaya gelip Teftiş Kurulu’na da açıklamalarda bulunmak istediğini söylemiştir. Bunun üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 29-32’nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19’ncu ve devamı maddeleri, BDDK’nın yayınladığı Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmeliğin 5’nci maddesinin d bendi, 7’nci maddesinin a ve h bendi ve 21’nci maddenin 2’nci fıkrası hükümleri ile Banka Personel Yönetmeliği, Disiplin Yönetmeliği ve Banka ile Çalışan arasında imzalanmış İş Sözleşmesi hükümlerine göre 9 Nisan Pazar saat 10:00’da genel müdürlüğümüze davet edilerek, Bölge Müdürü evden ayrılmıştır.

    SEÇİL ERZAN’IN BANKA GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE GELMESİ VE İFADESİNİN ALINMASI

    9 Nisan Pazar günü yakını olan H. E.’nın kullandığı yine yakını E. E.’ye ait araçla bankaya gelen Seçil Erzan, toplantı odalarının bulunduğu 18. katta Teftiş Kurulu, İnsan Kaynakları, Hukuk Grubu yöneticilerinin ve Bölge Müdürü huzurunda beyan ve açıklamalarda bulunmuştur. Bu beyan ve açıklamaları yaparken Göktürk’teki evinde bazı notlar olabileceğini söylemiş, ancak kendisi yalnız gitmek istemediği için talebi üzerine Bölge Müdürü ile birlikte Göktürk’teki evine gitmiş, yengesi olduğunu beyan ettiği N. A’nın da bulunduğu evdeki birkaç ajandayı bulduktan sonra bankaya geri dönmüştür. Bahse konu ajandalar incelendiğinde, içeriklerinde anlam ifade eden herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Seçil Erzan, bu ajandaları akşam Çorlu’daki evine giderken yanında götürmüştür. Hakkında yapılacak idari soruşturma kapsamında alınan yazılı ve imzalı savunmasında “… ortada aslında bir fon olmadığını, bir kısım topladığı paraları daha önce para aldığı kişilere ana para ve faiz ödemesi olarak verdiğini, kendisinin de bu çerçevede aşırı borçlandığını, mallarını kaybettiğini, bu kişilere ortada bir fon bulunmadığını bildirdiği halde buna kimsenin inanmak istemediğini, hatta söylediği kişilerden bazılarının kendisine karşı cebir ve şiddet kullandığını ve kurulan bu saadet zincirinin devam etmesini istediklerini… “ söylemiştir. Aynı gün saat 22:00 sularında tüm bu beyanlar alınırken hiç ayrılmadan banka genel müdürlük lobisinde kendisini bekleyen H. E. ile beraber tekrar annesinin ve birkaç yakınının da olduğunu ifade ettiği Çorlu’daki eve geri gitmiş ve geceyi orada geçirmiştir. Beyanları sırasında kendisinin devamlı tehdit edildiğini ifade ettiğinden olası bir tehdit ve/veya darp durumunda emniyet güçlerine haber vermek maksadıyla iki silahsız güvenlik görevlimizin de içinde bulunduğu araç evin yakınında bekletilmiş, bu konudan Seçil Erzan bizzat haberdar edilmiş, kendisi bu hassasiyetimiz dolayısıyla Bankamıza teşekkür etmiştir.

    Ertesi gün, 10 Nisan Pazartesi sabahı aynı yakınının ve bu yakınının eşinin de bulunduğu aynı araç ile tekrar genel müdürlüğe gelmiş ve beyanlarına devam etmiştir. 7 Nisan tarihinden başlayarak 10 Nisan tarihine kadar bankaya başvuran şikayetçilerin beyanları ile oluşturulan ve DenizBank’taki hesaplara herhangi bir giriş çıkışın bulunmadığı, dolayısıyla ortada bir bankacılık suçu saptanamadığını ifade eden DenizBank Teftiş Kurulu ön inceleme raporu 10 Nisan tarihinde soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edilmiştir. Raporun teslimi esnasında, Başsavcılık, DenizBank tarafından yapılan bildirim dışında hiçbir mağdurun bir başvurusu olmadığını, bu konuda yapılan tek müracaatın sadece Banka tarafından olduğunu, Cumhuriyet Savcılığının raporda yaptığı ilk incelemede ortada bir bankacılık suçunun tespit edilemediğini açık bir şekilde beyan etmiştir.

    İfadesinin alındığı bu iki gün boyunca, Seçil Erzan’a olay ve içeriğini anlayabilmek maksatlı, ortada alışverişe konu paranın miktarını, alışverişe konu kişilerin isimlerini öğrenebilmek amaçlı sorular sorulmuş, Bankamıza şikayet yapan kişilerin beyanlarıyla, Seçil Erzan’ın anlattıkları karşılaştırılmış, şikayetlere konu işlemlerin Bankamız kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. İncelemeler sonunda Seçil Erzan tarafından işlendiği iddia edilen fiillerin Bankamızdaki hesaplar kullanılmaksızın, bu kişinin görevi dışındaki ilişkilerini kullanarak gerçekleştirdiği sonucuna varılmıştır. Aynı gün Teftiş Kuruluna verdiği beyanlarını tamamlayan Seçil Erzan, tekrar H. E. ve eşiyle birlikte 19:35 sularında yakınlarının da bulunduğu Çorlu’daki eve geri dönmüştür. Gece yarısı, polis marifetiyle gözaltına alınmış, 11 Nisan günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade vermiştir. Tutuklanma talebiyle Sulh Hakimliğine gönderilmiş, mahkemede de aynı ifadesini tekrarlamasını müteakip tutuklanmıştır.

    SEÇİL ERZAN’IN BANKAMIZCA ALIKONULDUĞUNA VE DELİL KARARTILDIĞINA DAİR KASITLI İDDİALARA YANITLARIMIZ

    Kamuoyunda, özellikle bir takım iddia sahipleri tarafından manipülasyon amacıyla yapılan bilgilendirmelerin aksine;

    Bankamızca hakkında başlatılan idari soruşturma kapsamında Seçil Erzan’ın ifadesi alınmıştır,
    İfade alma süreçleri, Bankamızın ilgili ve yetkili kurullarında görevli personel huzurunda ve tamamen 5411 ve 4857 sayılı Kanunlar ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiştir,
    9 Nisan tarihinde gerçekleştirilen ifade alma aşamasında Seçil Erzan, yakını olan H. E.’nin kullandığı ve yine diğer bir yakını olan E. E.’ye ait araç ile gelmiş, H. E. ifade süreci boyunca bankanın lobisinde Seçil Erzan’ı beklemiş, ifade bittikten sonra da aynı araç ile Çorlu’da annesiyle kalmakta oldukları eve geri gitmiş ve geceyi orada geçirmiştir.

    Seçil Erzan’ın ifadelerinde, maruz kaldığı tehdit ve darp olayları üzerine korku içinde olduğunu beyan ettiğinden 9 Nisan tarihinde, silah taşımayan iki güvenlik görevlisinin içinde bulunduğu araç, gerekmesi durumunda, emniyet güçlerine haber verilebilmesi maksadıyla evinin yakınında bekletilmiştir. Konudan Seçil Erzan da haberdar edilmiş, kendisi bu hassasiyetimiz dolayısıyla Bankamıza teşekkür etmiştir.
    10 Nisan tarihinde gerçekleştirilen ikinci görüşmeye, Seçil Erzan, yine yakını H.E. ve H. E.’nin eşinin de eşlik ettiği yine yukarıda belirtilen yakınına ait araç ile gelmiştir. Adı geçenin “bütün gece uyuyamadığını ve çok halsiz olduğunu” belirtmesi üzerine kendisinin de kabulüyle, banka personelimiz için daimi olarak genel müdürlük binamızda dört binden fazla çalışanımıza hizmet veren polikliniğinde görevli beş doktordan birinin gözetiminde hazırlanan vitamin ve serum takviyesi, görevli kıdemli hemşire tarafından verilmiştir. Üzülerek belirtmek isteriz ki, tamamen Seçil Erzan’ın sağlığı için, iyi niyet çerçevesinde yapılan bu destek basına beyanat veren bazı avukatlar tarafından amacından saptırılarak Bankamız aleyhine kullanılmaktadır.

    Seçil Erzan, mevcut telefonlarını, iddia sahiplerinin ve ismini veremeyeceği kişilerin devamlı olarak rahatsız etmesi dolayısıyla açamadığını beyan ettiğinden, gerekirse emniyet güçlerine veya bizlere haber vermesi maksadıyla Bankamıza ait bir hattı içeren telefon da kendisine teslim edilmiştir. Bazı haberlerde yer alan telefon kırılma iddiası tamamen gerçek dışı olup Seçil Erzan, kırıldığı ifade edilen telefonunu Savcılığa delil olarak avukatı vasıtasıyla teslim etmiştir. Bu telefonlardan elde edilen ve Seçil Erzan tarafından silinmemiş mesajlar mahkeme dosyasında yer almaktadır.• Seçil Erzan, mevcut telefonlarını, iddia sahiplerinin ve ismini veremeyeceği kişilerin devamlı olarak rahatsız etmesi dolayısıyla açamadığını beyan ettiğinden, gerekirse emniyet güçlerine veya bizlere haber vermesi maksadıyla Bankamıza ait bir hattı içeren telefon da kendisine teslim edilmiştir. Bazı haberlerde yer alan telefon kırılma iddiası tamamen gerçek dışı olup Seçil Erzan, kırıldığı ifade edilen telefonunu Savcılığa delil olarak avukatı vasıtasıyla teslim etmiştir. Bu telefonlardan elde edilen ve Seçil Erzan tarafından silinmemiş mesajlar mahkeme dosyasında yer almaktadır.

    Seçil Erzan, ifade bittikten sonra saat 19:30 gibi yine H.E.’nin kullandığı aynı araç ile Çorlu’ya, yakınlarıyla kalmakta olduğu eve geri dönmüştür. Aynı gece, polis tarafından gözaltına alınmıştır.
    Açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere, Bankamızın bir alıkoyma ve benzeri tutumu olmadığı gibi, Seçil Erzan Savcılıkta 11 Nisan tarihinde verdiği ilk ifadesinde aksi yönde bir beyanda bulunmamıştır. Buna karşın hangi saik ve baskı altında verdiği bilinmeyen 3 Mayıs tarihli ikinci ifadesinde böyle bir konudan bahsetmiş, ancak “… hatta bana o kadar iyi davranıyorlardı ki …” diyerek gerçekte bir alıkoyma ve benzeri tutumun da olmadığını ifade etmiştir. 20 Kasım tarihli duruşma esnasında verdiği beyanında da bu konuda herhangi bir şikayetinin olmadığını beyan ederek aynı tutumunu sürdürmüştür. Yukarıda da ayrıntılarına yer verilen banka genel müdürlüğüne geliş gidişler tamamen yakınlarına ait araç ve şahıslar eşliğinde yapılmış, ifadesinin alındığı Pazar ve Pazartesi günleri, ifadesinin ardından Çorlu’da kalmakta olduğu eve giderek her iki akşamı da bu evde geçirmiştir. Hatta gerekirse kullanması maksadıyla bir telefon da kendisine verilmiştir. Bu durumda, her daim Cumhuriyet Savcısı, polis ve/veya arzu ettiği kimselere ulaşma imkanı olduğu ortadadır. Konu, zaten Cumhuriyet Savcılığı tarafından da ayrıca incelenmektedir.

    Bu çerçevede, Seçil Erzan’ın Bankamıza giriş ve çıkışı arasındaki tüm hareketler, lobi ve toplantı odasındaki giriş çıkışlar kamera kayıtlarıyla tespit edilmiş olup rapor eşliğinde Cumhuriyet Savcılığına sunulmuştur. Hal böyle iken, kanunen yerine getirmek zorunda olduğumuz prosedürlerin uygulanmasının Bankamızın “personelini alıkoymak” şeklinde anlatılması kabul edilemez bir iddiadır. Daha açık bir ifadeyle belirtmek isteriz ki; Seçil Erzan’ın “ortada zimmet suçu yoktur, konunun bankayla ilgisi yoktur yönünde ifade vermesi ve bu kapsamda delillerin bertaraf edilmesi maksadıyla baskı altına alınması hatta hürriyetinden yoksun bırakılması” yönündeki tüm iddialar tamamen mesnetsizdir. Kaldı ki iddia sahiplerinin belge dedikleri kağıtlar, şikayetçiler ve vekilleri tarafından mahkeme dosyalarına sunulmuştur. DenizBank’ta saadet zincirine dair herhangi bir kayıt bulunmadığından doğal olarak herhangi bir delilin karartılması da söz konusu olamaz. DenizBank, Cumhuriyet Savcılığı ve BDDK tarafından kendisinden istenen diğer tüm bilgi ve belgeleri derhal ilgili makamlara sunmuştur. Bu çerçevede hassas bölgeler olarak kabul edilen banka şubelerinde alınan kamera kayıtları genel teamül olarak iki-üç ay saklanmakta iken, bazı müşteki avukatlarının delil karartmakla itham ettiği Bankamız, Levent Büyükdere Caddesi Şubemizin 27 kamera tarafından tespit edilen yaklaşık 10 aylık şube kayıtlarını da, daha soruşturmanın en başında adli mercilere teslim etmiştir.

    Yukarıda belirtildiği üzere Seçil Erzan’ın ifadesine başvurma gereği kanunla düzenlenmiş bir konu olup aksi yönde davranış Bankanın görevini ihlali anlamına gelecektir.

    Bu noktada, şunu özellikle belirtmek isteriz ki; BDDK tarafından da yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu 5411 sayılı Kanun kapsamında zimmet suçunun söz konusu olamayacağının anlaşılması nedeniyle yazılı başvuru süreci başlatılmamıştır. 5411 sayılı Kanun kapsamında bir zimmet suçunun varlığının bir mahkeme kararıyla tespit edilmiş olması halinde, mevzuat gereği banka, zimmete geçirilen paraları hak sahiplerine ödeyecek ve ardından sigorta poliçesine müracaat edebilecektir. Dolayısıyla, Bankamızın kendi kuralları çerçevesinde çözümü olan bir durumdan kaçınma gibi bir refleksi olmadığı halde “zimmet suçuna ilişkin delillerin karartılması amacıyla Seçil Erzan’ın alıkonulduğu” yönündeki beyanatlar adli makamlar ile kamuoyunu yanıltmaya ve Bankamızın itibarını zedelemeye yöneliktir.

    BDDK denetiminde bir anonim şirket olan Bankamızın, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın zimmet olmayan bir fiilden ötürü ödeme yapması halinde, asıl o zaman banka yöneticilerinin 5411 sayılı Kanun kapsamında zimmet suçunu işlemiş olacağını kamuoyunun bilgisine ayrıca sunmak isteriz. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, konunun yargıya intikal etmiş olması karşısında basında yer alan ve gerçeği yansıtmayan beyan ve iddiaların en yakın zamanda açıklığa kavuşacağına inancımız tamdır.

    ŞUBE MÜDÜRÜNÜN PARA TESLİM ALMAYA YETKİSİ VAR MIDIR?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine BDDK tarafından görevlendirilmiş Murakıplarca içlerinde DenizBank’ın da olduğu 23 bankanın kayıtları incelenmiştir. Söz konusu inceleme sonucunda hazırlanmış olan 16.06.2023 tarihli 88387 sayılı raporun 41. sayfasında “Seçil Erzan tarafından teslim alındığı iddia edilen paraların Banka kayıtlarına ve/veya Banka mamelekine herhangi bir şekilde girmediği, işlemlerde aldatma unsurunun var olabileceği (olmayan bir fonu varmış gibi gösterme) Seçil Erzan’ın hizmet sözleşmesinde müşterilerden fiziki ve nakdi para kabul etme gibi bir görevinin bulunmadığı hususları tespit edilmiştir.” denilmektedir.

    DenizBank’ta gişe personeli dışında hiç kimsenin nakit para kabul etme yetkisi bulunmamaktadır. Türkiye’deki bütün bankalardaki bankacılık işlemleri, ilgili bankaların sistemlerinde gerçekleştirilmekte ve şubelerden yapılan her türlü nakit para kabul etme işlemleri de yine sadece bu işle görevlendirilmiş personel vasıtasıyla gişelerden yapılabilmektedir. Şikayetçilerin hemen hepsinin DenizBank ve diğer bankaların müşterileri olduğu da gözetildiğinde, kuralın bu kişilerce bilinmediğini söyleyebilmek hayatın olağan akışına aykırıdır.

    DENİZBANK YÖNETİCİLERİNİN SÖZDE FONDAN BİLGİSİ VAR MIYDI?

    Yine aynı raporun 41. sayfasında “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı makamı tarafından yürütülen 2023/82925 Sayılı soruşturma kapsamına dahil olduğu görülen 19.04.2023 tarihli suç duyurusunda Banka Yöneticileri Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu ve Seçil Erzan şüpheli olarak gösterilmektedir. Seçil Erzan’a atfedilen fiiller konusunda Rapor’da ayrıntılı bilgiler mevcuttur. Şüpheli ifadelerinin bir kısmında Seçil Erzan’ın Banka Yöneticileri Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu tarafından yönetilen bir fonda yüksek getiri beklentisiyle nemalandırma taahhüdüyle para topladığı iddia olunsa da adı geçen Banka Yöneticileri tarafından yönetilen ve müştekilerden edinilen paranın kayden veya nakden aktarıldığı böyle bir fonun mevcudiyetine ilişkin emareye (sirküler, sözleşme, ilan, dekont açıklaması, para hareketi ve sair belge) rastlanmamıştır.” denilmek suretiyle bazı şikayetçi avukatlarının iddia ettiği gibi DenizBank Yönetim Kurulu üyelerinin ve yöneticilerinin konu ile ilgi ve bilgilerinin olmadığı açıkça belirtilmiş, BDDK Raporu çerçevesinde zimmet suçu yönünden yazılı başvuruda bulunulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

    Bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere; şikayetçi vekilleri yazılı ve görsel medyada ceza dava dosyasındaki evrakları diledikleri gibi manipüle etmekte ve serbestçe gerçeklere aykırı bilgilendirmeyi fütursuzca yapmaktadır. Kendileri şikayetçilerin ellerinde bulunan ve ceza davasının ilk duruşmasında para teslimi anında değil daha sonra elde ettikleri bankacılık açısından hiçbir anlam ifade etmeyen, herhangi bir bankacılık işlemini göstermeyen, ne anlama geldiği dahi belli olmayan kağıt parçalarına istedikleri anlamı vermekte ve bu belgelerle müvekkillerinin dolandırıldığını ifade etmektedirler. 20 Kasım tarihli duruşmada da şikayetçilerin her biri, ellerindeki kağıtları, paraları nakden Seçil Erzan veya kuryelerine teslim ettikten sonraki tarihlerde temin ettiklerini ifade etmişlerdir.

    Seçil Erzan’a para verdiğini iddia eden A.T.’nin vekili tarafından mahkemeye sunulan ve emniyet birimlerince deşifre edilen 7 Nisan akşamı Seçil Erzan’la yaptığı telefon görüşmesinin bir kısmına aşağıda yer verilmiştir;

    A.T.: Kaç kişi var 20-25 ya Seçil gözünü seveyim bize artık yalan söyleme çoluğumuz çocuğumuz zor durumda

    Seçil ERZAN: Arda 100 kişi falan yok dur…eee.

    A.T.:Kaç kişi var tahmini bi düşün bakayım

    Seçil ERZAN: Bi dakika… ee… 10 tane futbolcu var

    SA.T.: Evet

    Seçil ERZAN: Eee… işte 10’da benim yandan yani… 10’da benim yakın çevremden.

    A.T.: E terim var Fatih hocanın şeyi ondan sonra

    Seçil ERZAN: Toplam o kadar… Hepsi o kadar hani 21-22

    A.T.: Bak Seçil. Sana diyeceklerimi iyi dinle bak şuanda bu savcılık işlerini de polisi de her şeyi biz tutuyoruz. Kimseyi hiçbir yere göndermiyoruz. Eğer sen bunları doğruyu söyleyeceksin ki biz bu işi bankayla çözmeye çalışalım. 20 kişiyse gidip bankayla bunu çözmeye çalışırız. Ama bana dersen ki arda 100 kişi var, bu iş olmaz…

    Seçil ERZAN: Hani maksimumu olsun 23 kişi yani 25 kişi olsun. O kadar bile yoktur. Hı hıı…

    A.T.: Yani Seçil eğer 25 kişiyse gidip oturulur konuşulur bizim peki hepimizin zararlarımızı biliyor musun

    Seçil ERZAN: Biliyorum yani zararda olanları biliyorum. Yani zararda… mesela Emre almadı sen anaparanı tamamladın faizini almadın

    A.T.: Ya ben faizi geçtim. Ben sana sayıcam zaten. Şeyleri falan 8.250’leri falan onları geçtim hepsini öyle elden aldı. Ben tam anaparam 7.650’ye falan geliyor. Ben hepsini saydım. Anladın mı. Vermediğiniz ödemediğiniz.

    Seçil ERZAN: Ödenenlerden nasıl senin

    A.T.: Yok ödenenler… ya Seçil darma dağınım ben biliyorsun Emre…

    Seçil ERZAN: İşte onların hepsi bende bi yerde yazıyordu çıkarıcam onları işte

    A.T.: Peki Fatih hoca, Fatih hoca karda mı bu işten

    Seçil ERZAN: Valla Arda bir şey söyleyeceğim normal şartlarda hoca kardaydı yani çünkü hocanın… sen yalnızsın dimi…

    A.T.: Yalnızım yalnızım. Hoca kardaydı dimi

    Seçil ERZAN: Hı hı… Hı hıı…

    A.T.: E Hocanın da krediler çıkmış. O adamcağızda oradan darma dağın

    Seçil ERZAN: … yolu kapatıyorlar öyle. Onları da tek tek şimdi çıkaracağım

    A.T.: Peki bir şey diyeceğim. Bu Hakan abi. Şimdi Hakan Ateş bunu duydu bugün, Mehmet Aydoğdu duydu. Bunların hiç haberi yok muydu hiçbir şeyden ya

    Seçil ERZAN: Yok mahvedecekler beni onlar. Ama ne yaparlar…

    A.T.: Sen sen bankayı falan düşünme Seçil. Sen şuanda biz, yani biz yani seni, insanları savcılığa vermesinler diye tutuyoruz herkesi. Ya seni, sen bize doğruları söyle ki biz bir çözüm yoluna gidip bu işi bir an önce toparlayalım yoksa savcılık bilmem ne biri bin para olur yani bu işin yani yalanı yok yıllarca yatarsın

    Bu beyanlardan da görüleceği üzere Bankamız üst yönetiminin olaydan hiçbir haberinin olmadığı aşikardır. Birçok şikayetçi ifadesinde, Seçil Erzan’a aylarca ulaşılamadığı, ulaşanların da kendilerinin oyalandığını beyan etmesine karşın hiçbirinin 7 Nisan tarihinde DenizBank tarafından yapılan ihbar öncesinde Bankamıza, BDDK’ya veya diğer resmi kurumlara başvurmaması tamamen banka dışında gelişen olaylardan Bankamız yönetiminin haberdar olma imkanını ortadan kaldırmıştır.

    NEDEN DENİZBANK VE YÖNETİCİLERİ HEDEF ALINMAKTADIR?

    Bankamızca 7 Nisan tarihinde yapılan başvurudan sonra birkaç gün içinde 29 şikayetçi Seçil Erzan tarafından dolandırıldıkları iddiasıyla Teftiş Kurulumuza başvurmuştur. Bu şikayetçilerden hiçbiri, Seçil Erzan tarafından dolandırılırken Bankamızın herhangi bir yöneticisinin adının kullanıldığına dair bir beyanda bulunmamış ve fakat bizim Savcılık şikayetimizden sonra şikayette bulunan bazı avukatlar herhangi bir delil göstermeksizin Seçil Erzan yanında olayla hiç ilgisi olmayan yerli yabancı bütün banka Yönetim Kurulu üyeleri ve bir kısım yöneticilerinin de adlarını olaya karıştırarak, Seçil Erzan’dan tahsili mümkün olmayan paraların banka yöneticilerine baskı kurularak bankadan tahsiline çaba göstermeye başlamışlardır. Bu yönde Türkiye bankacılık sistemine dahi tehdit olabilecek davranışlardan kaçınılmamıştır. Hatta kendilerinin de sahte olduğunu kabul ettikleri, bankacılık sisteminde bir anlam ifade etmeyen ve banka tarafından düzenlenmemiş kağıtlar kullanılarak banka aleyhine ihtiyati haciz kararı alınmış, basın önünde bu karar icra edilmeye çalışılmıştır. Bankanın bu karar aleyhine Bölge Adliye Mahkemesi’ne yaptığı başvuru kabul edilmiş haksız ve hukuka aykırı olan ihtiyati haciz kararı iptal edilmiştir. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi bu paraların Seçil Erzan’dan tahsilini mümkün görmeyen şikayet sahipleri, Bankaya karşı haksız olarak alacaklarının tahsili maksadıyla dava açmışlardır. Bütün bu yaşananlardan anlaşıldığı üzere, banka ve yöneticileri üzerinde kamuoyu baskısı oluşturulmaya çalışılmaktadır. 20 SORU – 20 YANIT Yukarıda özetlediğimiz olaylar çerçevesinde, kamuoyunda sıkça sorulan bütün soruları elimizdeki veriler ışığında cevaplandırmak maksadıyla aşağıdaki soru cevap bölümüne yer verilmiştir. Burada amaçlanan; saptırılan gerçeklerin, prosedür ve kanun içeriklerinin kamuoyunun bilgisine doğru şekilde sunulması, böylelikle yoğun manipülasyon gayretinin önüne geçilerek sürecin sağlıklı yürütülmesinin sağlanmasıdır. 1) Bankalar geçtiğimiz dönemde USD’ye ne kadar faiz ödüyordu? Sistemde şikayetçilerin talep ettiği faiz oranları nedir? Bu dönemlerde döviz hesaplarında yıllık faiz oranı %4’leri geçmemiştir. Sözü edilen %4 faiz oranı, yıllık faizi ifade etmekte olup örneğin bir ay süre ile yatırılan mevduat için %4’ün 12’de biri mudiye ödenmektedir. Bankacılık sistemi genelinde, bütün oranlar yıllık olarak ifade edilir. Öte yandan saadet zincirinde, dolar cinsinden kısa vadelerde (üç gün, beş gün, bir ay gibi) dahi önerilen %30-40 seviyesindeki getiri, yıllık basit oranda %250’lerden başlayıp %2607 gibi fahiş oranlara varan faizlere denk gelmektedir ki böyle oranların gerçekçi olmayıp bankacılık uygulamalarında da yeri olmadığı herkesin malumudur.

    2) Banka 7 Nisan’daki suç ihbarında zimmet şüphesi, dolandırıcılık ve diğer suçlar yönünden bildirimde bulunurken, sonradan neden sadece dolandırıcılık ve diğer suçlar yönünden kovuşturma devam etmiştir? Olayın öğrenildiği gün, 7 Nisan 2023 tarihinde Teftiş Kurulumuzun yaptığı yalnızca birkaç saatlik inceleme neticesinde, durumun aciliyetine binaen, avukatlarımız tarafından aynı gün İstanbul Cumhuriyet Savcılığına gizlilik kararı ve yurtdışı yasağı talebiyle; zimmet şüphesi, özel evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık yönünden suç ihbarında bulunulmuştur. Buradan anlaşacağı üzere henüz öğrenilmesinin üzerinden birkaç saat geçmiş olması vakanın niteliğini ve suçun vasıflandırılmasını mümkün kılacak bir zaman dilimi değildir. Ancak incelemeler neticesinde gerek Bankamız Teftiş Kurulu, gerek BDDK tarafından düzenlenen raporlarda da belirtildiği üzere olayda zimmete dair bir tespitte bulunulmamıştır. Bu sebeple, zimmet yönünden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilerek, süreç nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçları açısından devam etmektedir.

    3) Şube Müdürünün bir şubede görev süresiyle ilgili 5 yıl sınırı var mıdır? Bankacılık sektöründeki teamüllere bakıldığında, şube müdürleri 5 yıl veya daha fazla süreyle aynı şubede görev yapabilmektedir. Bunu engelleyen herhangi bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Burada esas olarak şube operasyon yöneticisi (ki tüm işlemlerin kontrol sorumluluğu da ondadır) veya şube müdüründen en az birisinin maksimum beş yılda bir değişmesi sağlanmaktadır. Bu şubede de aynı kural uygulanmış ve Seçil Erzan’ın müdürlük yaptığı dönemde üç kez operasyon yöneticisi değiştirilmiştir. Ayrıca Bankamızda uzun süre aynı şubede müdür olarak görev yapan bir çalışan ise; şubesi yoğun denetim planına tabi tutulmaktadır. Bu şube de Seçil Erzan’ın görev yaptığı 10 yıllık süreçte 11 kez denetlenmiştir. Ancak işlemlerin kayıt dışı yani bankacılık sistemi dışında gerçekleşiyor olması nedeniyle herhangi bir tespit yapılamamıştır. Diğer taraftan, Seçil Erzan’ın kayıt dışı işlemlerinin neredeyse tamamı Haziran 2022’den beri görev yaptığı Levent Büyükdere Caddesi Şubesinde çalıştığı dönemde gerçekleşmiştir.

    4) Şube Müdürü para tahsil edebilir mi, teslim alabilir mi? Buna yetkisi var mıdır? DenizBank iç düzenlemelerine ve görev tanımına göre şube müdürünün paraya dokunması, müşterilerden para alması ve para teslim etmesi yasaktır. Bankamız Disiplin Yönetmeliğine göre, “Prosedürlere aykırı şekilde kasa dışında müşteriye para verilmesinin ya da müşteriden para alınmasının herhangi bir aşamasında yer almak, bu tür uygulamalara göz yummak.” fiilleri “Ağır Kınama”, “Prosedürlere aykırı şekilde kasa dışında müşteriye para verilmesinin ya da müşteriden para alınmasının herhangi bir aşamasında yer almak, göz yummak ve bu uygulamalar neticesinde müşteri şikayetine ya da DenizBank veya müşterilerinin zararına sebebiyet vermek veya bu uygulamaları alışkanlık haline getirmek.” fiilleri ise “İş Akdinin Bildirimsiz ve Tazminatsız Feshi” cezasına tabidir. Zaten Seçil Erzan, duruşmada mahkemeye verdiği ifadesinde görev tanımında nakit teslim alma veya verme yetkisinin olmadığını beyan etmiş, ayrıca BDDK raporu da bu hususu teyit etmiştir.

    5) Seçil Erzan yılın bankacısı seçildi mi? Bankamızdaki kariyerine 2000 yılında başlayan Seçil Erzan, 2010 yılında, 33 yaşındayken şube müdürlüğü görevine terfi etmiştir. Basına yansıtıldığı gibi Bankamızda “Yılın Bankacısı” gibi bir uygulama bulunmamaktadır. Tüm bankalarda olduğu gibi Bankamızda da, yıl içinde dönemin önceliklerine göre hedeflere ulaşılması amacıyla çok sayıda kampanya yapılmakta ve birçok şube yöneticimiz başarısına göre ödüllendirilmektedir. Şube müdürü olduğu 2010 yılından bu yana yıllık değerlendirme sonuçlarımızı gösteren şube sıralama sistemimize göre sadece bir kez ilk 20 şube içerisinde yer almış, onun haricindeki yıllarda hep sıralamaların dışında kalmıştır. Bununla birlikte Seçil Erzan’ın terfien gittiği iddia edilen Levent Büyükdere Caddesi Şubemiz eski şubesi olan Florya Şubemiz ile aynı segmentte yer almaktadır. Dolayısıyla yatay geçiş olup bir terfi söz konusu değildir.

    6) Şikayetçilerin ellerindeki kağıtların bankacılık açısından bir anlamı var mıdır? Sunulan kağıtlar, herhangi bir bankacılık işlemine dayanmayan ve bankacılık sistemi kullanılmaksızın muhtemelen Seçil Erzan tarafından üretilmişlerdir. Söz konusu kağıtlar, saadet zincirinin tıkandığının söz konusu yapının çöktüğünün iddia sahiplerince öğrenilmesi ile birlikte, TESLİM ETTİKLERİ PARALARIN İSPAT EDİLEBİLMESİ VE ÖZELLİKLE BANKAMIZDAN BU PARALARIN TAHSİLİ AMACIYLA ÜRETİLEN, PARALARIN TESLİMİNDEN SONRAKİ TARİHLERDE VERİLDİĞİ; DOSYADAKİ İFADELER, TELEFON GÖRÜŞME TUTANAKLARI VE WHATSAPP YAZIŞMALARIYLA AÇIKÇA BELLİ OLAN kağıtlardır. İddia sahiplerinin sunduğu tüm kağıtlar; bankanın sisteminde üretilmemiş, bu sebeple iz kaydı olmayan, üzerlerinde bir borç-alacak kaydı içermeyen, sistemden de izlenmesi mümkün olmayan kağıtlardır. Bu kağıtlar; ajanda sayfası, not kağıdı, çizgili defter kağıdı ve A4 kağıt gibi ve çoğunlukla elle yazılmış ve gayriciddi bir şekilde oluşturulmuştur. Bunların belge olduğu iddia edilemez, bankacılık sistemine girmeyen para ve belgelerin takibi de mümkün değildir. Bu kağıtlara, bankacılık işlemine ilişkin verilmiş belge muamelesi yapmak ve yine bunlara dayanarak bankanın herhangi bir ödeme yapması da -bankacılık kanun ve düzenlemelerinin tamamı kayıt altına alınmış işlem ve bunlara ilişkin düzenlenen belgelere dayandığından- mümkün değildir. Buradan hareketle, örneğin bir iddia sahibi elinde yüz milyon USD ibaresi bulunan bir kağıtla bankaya başvurduğunda banka bunu ödeyecek midir? Böyle bir yol açılırsa, herhangi bir banka çalışanının dışarıda 3. kişilerle hareket edip bankacılık sistemini çökertmesi bile ihtimal dahilinde olacaktır.

    7) Seçil Erzan’ın iddia ettiği gibi kendisi tarafından şikâyetçilere verilen kağıtlar banka sisteminde mi üretilmiştir? Bunların banka tarafından takip edilebilmesi mümkün müdür? Seçil Erzan tarafından üretilen bütün kağıtlar, “banka sistemi dışında” kendisi tarafından üretildiğinden sistemde bu kağıtlara ilişkin herhangi bir log kaydı (bilgisayar iz kaydı) bulunmamaktadır. Bu kağıtlar; ajanda sayfası, not kağıdı, çizgili defter kağıdı ve A4 kağıt gibi ve çoğunlukla elle yazılmış ve gayriciddi bir şekilde oluşturulmuştur. Bunların belge olduğunu iddia etmek de mümkün değildir. Bankacılık sistemine girmeyen para ve belgelerin takibi yapılamaz. İlave bilgi olarak; müşterilerimizin gişelerimizden yaptıkları tüm işlemler hem sistemde kayıtlı, hem de dekontları da izlenebilir durumdadır. Banka gişelerinden para yatırılırken veya para çekilirken, Banka sistemleri otomatik dekont üretmektedir. Bu dekontlara ilişkin işlem anında oluşan muhasebe kayıtları, şube ve genel müdürlük sistemlerinde anlık olarak izlenmektedir. Sistemden çıkmayan ve sistemde kaydı olmayan dekont uygulaması söz konusu değildir. Günümüzde, bankalar tarafından müşterilerine verilen belgeler el yazısı ile veya bankacılık sistemi dışında üretilmemektedir. Olay kapsamında şikayetçiler tarafından mahkemeye sunulan kağıtların hiçbirisi bankacılık sisteminde üretilmemiştir. Şikayetçilerin tamamının finansal okuryazar ve hatta nitelikli yatırımcı olmaları nedeniyle kendilerine Seçil Erzan tarafından verildiği iddia edilen kağıtları gerçek bir bankacılık belgesinden ayırt edebilecek bilgi birikimine sahip oldukları aşikardır. Adı geçenlerden Bankamızda hesabı olanların internet bankacılığı, mobil bankacılık ve şube kanallarımız aracılığıyla fon alım satımı dahil gerçek bankacılık işlemlerini muhtelif defalar yaptıkları Bankamız sistemi iz kayıtlarında mevcuttur ve mahkemeye sunulmuştur.

    8) Şikâyetçilerin ellerindeki kağıtlar kendilerine ne zaman teslim edilmiştir? Yapılan soruşturmalar kapsamında verilen ve İstanbul 41’inci Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/341 E. Sayılı dosyasındaki ifadelerinde, sisteme para aktaranların “bu paralar Seçil Erzan’a teslim edildiğinde adı geçen tarafından kendilerine herhangi bir belge verilmediğini”, daha sonra talepleri üzerine Seçil Erzan’dan kağıtları temin ettiklerini söylemişlerdir. Deşifre edilen tapelerde de bu konu açıkça ortadadır.

    9) Çok sayıda şikayetçi sistemden para aldığını belirtiyor. Bunlara ilişkin herhangi bir belge almışlar mıdır? Seçil Erzan tarafından yapıldığı belirtilen geri ödemelere dair Bankamıza yazılı herhangi bir doküman sunulmamıştır. Nitekim sözde sisteme yatırıldığı iddia edilen tutarlarda olduğu gibi, geri alındığı ifade edilen tutarlara ilişkin de Bankamız sisteminde herhangi bir kayda rastlanmadığı gibi şikayetçiler tarafından da tahsil ettiklerini belirttikleri tutarlara ait hiçbir belge bugüne kadar mahkemeye ibraz edilmemiştir. Para teslimiyle ilgili; teslim yeri, zamanı, tarih ve tutarını dahi kanıtlayacak bir dekont sunulmamıştır. Bahsedilen tutarlar beyandan öteye gitmemektedir.

    10) Şube Operasyon Yöneticisi Asiye Öztürk’ün imzası bazı dokümanlarda mevcut mudur? Varsa bu imzalar ne şekilde alınmıştır? Üç sahte belgede Seçil Erzan’ın yanı sıra Şube Operasyon Yöneticisi Asiye Öztürk’ün imzası bulunmaktadır. Şube Operasyon Yöneticisi Asiye Öztürk, belgeleri imzaladığı sırada ilk imzanın Şube Müdürü Seçil Erzan tarafından atıldığını, Seçil Erzan’ın şubenin yoğun bir anında, kağıtların üstünü de kapatarak, müşterilerin acil olan işlemleri için beklediğini söylemiş ve kendisini acele ettirerek kağıtların içeriğini kontrol etmesini engellemiştir. Adı geçen, bahse konu kağıtları yalnızca sicil amirinin kendisini zorlaması sebebiyle imzaladığını ancak dokümanların içeriğiyle ilgili bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Böylece, Seçil Erzan Asiye Öztürk’ün iradesini fesada uğratmıştır. Diğer yandan Seçil Erzan, iki dokümanda da “A.Öztürk” şeklinde Asiye Öztürk adına taklit imzalar atmıştır. Eğer Asiye Öztürk ve Seçil Erzan birlikte hareket ediyor olsalardı, Seçil Erzan, Asiye Öztürk’ün yerine sahte imza atma gereği duymayacak, hatta üç adet dokümanda değil, olaya konu bütün kağıtlarda Asiye Öztürk’ün imzası bulunacaktı.

    11) Bir dokümanda tek imza veya çift imza olması ne anlam ifade eder? Bir belgede iki imza olması o belgeyi geçerli kılar mı? Şikayetçilerin elinde olan kağıtların tamamı, üzerindeki imza sayısından bağımsız olarak gerçek bir işlemi göstermediği gibi banka tarafından üretilmiş belgeler de değildir. Söz konusu kağıtlar, saadet zincirindeki şikayetçilerin taleplerini bankaya yöneltebilmek maksadıyla Seçil Erzan tarafından sonradan üretilmiştir. Üretilmiş sahte evraklar üzerindeki imzanın tek veya çift olmasının hiçbir anlamı yoktur.

    12) Şube Müdürlerinin fon kurma yetkisi var mıdır? Bankanın Şube Müdürlerini bırakın, bankanın dahi fon kurma yetkisi yoktur. Fon yalnızca SPK izinli Portföy Yönetim Şirketleri tarafından kurulabilmektedir. Bankalar ise kurulmuş olan fonların, fon paylarının satışına aracılık edebilmektedir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 52’inci ve 54’üncü maddelerinde yatırım fonlarına ilişkin hükümlere yer verilmiş olup anılan maddelere dayanılarak Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1) yürürlüğe konulmuştur. Anılan Tebliğ, yatırım fonlarının kuruluşlarına, faaliyet ilke ve kurallarına, katılma payları ile bunların ihracına ve kamunun aydınlatılmasına ilişkin esasları düzenlenmiştir. Portföy yönetim şirketlerinin faaliyet konusu kuruluşu ve faaliyete geçmesi ile ilgili esaslar 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 55’inci maddesinde düzenlenmiştir. Fon yalnızca SPK izinli Portföy Yönetim Şirketleri tarafından kurulabilmektedir. Seçil Erzan’ın herhangi bir fon kurma yetkisi bulunmadığı gibi, Seçil Erzan tarafından oluşturulduğu belirtilen sistemin de bir fon olarak adlandırılması mümkün değildir. Kaldı ki, yasalarla çerçevesi belirlenen ve ağır yaptırımların yer aldığı sermaye piyasasında fonlar gizli olamaz, aleni olmak zorundadır. Kurulan her fon, kurumsal internet sitelerinde veya Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden duyurulur. Diğer yandan, bu tip fon paylarının sahipleri zaten gerek Merkezi Kayıt Kuruluşu, gerek çalıştığı bankaların internet bankacılığı ve mobil bankacılık sistemleri üzerinden varlıklarını (mevcut olup olmadığını veya miktarını) istedikleri zaman kontrol etme imkanına sahiptirler. Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatına uygun şekilde kurulmuş olan fonların tamamı da Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) üzerinden görüntülenebilmektedir.

    13) Vatandaşlar kendilerine ait fon bilgisini nereden görebilirler? Müşteriler, aracılık yapan kurumun şubelerinden, mobil bankacılık ve internet bankacılığı üzerinden, E-Devlet veya Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlık Numarası ile Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun internet sitesi üzerinden banka veya aracı kurumlardaki yatırım fonlarının mevcudiyetini, hesap bakiyelerini ve getirilerini izlemeleri, takip ve kontrol etmeleri mümkündür.

    14) Saadet zincirlerine para yatıran ve çekenlerin sorumluluğu var mıdır? İddia sahipleri şahsi birikimlerini bankacılık sistemi dışında ve çoğunlukla şube lokali haricindeki yerlerde elden Seçil Erzan’a veya kuryelerine teslim etmiş, hatta bazıları varlıklarını DenizBank’tan çekerek vermeyi tercih etmişlerdir. Bu durum, bildirimde bulunan şahısların paralarının Bankamız dışında saadet zinciri veya piramit sistemi benzeri bir oluşumda değerlendirildiğini bildiklerini göstermektedir. Seçil Erzan’ın, çeşitli şahıslardan sağlayarak oluşturduğu ve saadet zinciri şeklinde bir sistem kurduğu ve kişilere fahiş getiri vadettiği değerlendirilmektedir. Şahısların beyanlarında belirttiği getiri beklentileri de olağan bankacılık yatırım ürünlerinin getirileri ile mukayese edildiğinde finansal hayatın gerçeklerine uymayan ölçekte yüksektir. Belirtilen hususlar ışığında, iddia sahiplerinin Seçil Erzan’a verdiklerini söyledikleri tutarların bankacılık sisteminde değerlendirilmediğini bildikleri, birçoğunun birbirleriyle bağlantılı oldukları, büyük ölçüde birbirlerini ikna yoluyla saadet zincirine dahil oldukları, dolayısıyla ortak hareket etme iradesini gösterdikleri değerlendirilmektedir. Şubelerimizin tamamı ortalama 20 kamerayla 7/24 izlenmekte olup, Levent Büyükdere Caddesi şubemizdeki 27 adet kameranın 7/24 kayıtları, olay tarihi 7 Nisan’dan 27 Temmuz 2022’ye kadar geriye doğru gün gün Savcılığın talimatı üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğü’ne teslim edilmiş, şikayetçilerin belirttiği günlere ait kayıtların kopyaları tarafımızca da alınmıştır. İddia sahiplerinin bu olaylarla ilgili olarak tek tek izlenen kayıtlarında, şube gişesinde para teslim ettiklerine dair hiçbir görüntüye rastlanmadığı gibi, birçoğunun anılan günlerde şubeye gelmediği de saptanmıştır. Bu çerçevede hassas bölgeler olarak kabul edilen banka şubelerinde alınan kamera kayıtları genel teamül olarak iki-üç ay saklanmakta iken, bazı müşteki avukatlarının delil karartmakla itham ettiği Bankamız, yaklaşık 10 aylık şube kamera kayıtlarını adli mercilere teslim etmiştir.

    15) Şikayetçilerden biri tarafından GPS takılı bavul içinde teslim edilen paranın akıbeti ne olmuştur? Bavuluna GPS takacak kadar şüphe duyan ve bunu tespit etmesine rağmen sisteme tekrar para yatırması nasıl açıklanabilir? Söz konusu şikayetçi Savcılık dilekçesinde özetle; 14.11.2022 tarihinde 2.500.000 USD tutarında parayı iki veya üç çantayla Seçil Erzan’a teslim ettiğini, paraları taşıdığı çantaya değişik zamanlarda yüklü paralar taşıması sebebiyle GPS cihazı taktığını, GPS takılı çantaların müşteri tarafından takip edildiğini, akabinde 15.11.2022 veya 16.11.2022 olarak hatırladığı bir tarihte gece saat 01.00 civarında Seçil Erzan’ın kendisini aradığı ve “Bana verdiğin para çantasında GPS cihazı takılı mıydı?” şeklinde soru sorduğunu ve kendisinin de “GPS cihazları olabilir ama hangi çantada olduğunu bilmediğini” belirttiğini, Bu süreçten sonra kendisini 5********* numaralı hattan birisinin arayarak gergin bir üslupla GPS cihazlı çantanın kendisine mi ait olduğunu sorguladığını ve GPS cihazlı çantayı Seçil Erzan’ın verdiğini, arayan bu kişinin kamuoyunca tanınan eski bir futbolcu olduğunu öğrendiğini, bunun akabinde kendisinin Seçil Erzan’ı arayarak “çantayı neden bu şahsa verdiğini” sorduğunu, Seçil Erzan’ın ise “bu kişi ve eşi bankada, onların yanında çantada para olduğundan sakın bahsetme” şeklinde ifadede bulunduğunu, özetle kendisinin Seçil Erzan’a verdiği paranın başkaca bir eski futbolcuya verildiğini anladığını ifade etmiştir. İddia sahibinin, yukarıda belirtilen oldukça şüpheli olaylara rağmen Seçil Erzan’a bu olay sonrasında da yine elden, ilave nakit para teslim etmeyi sürdürmesi izaha muhtaç bir konudur.

    16) Banka para çekmek isteyen müşterilerine neden paranı çekiyorsun diye sorabilir mi? Bankanın ödeme yapmamak gibi bir lüksü var mıdır? Banka’nın para çekilişleri ile ilgili olarak mevduat müşterisinin taleplerini sınırlaması mümkün değildir. Bankacılık Kanunu’nun 61 inci maddesi gereğince Bankalar mevduat sahibinin parasını çekmesi yönündeki talebini yerine getirmek zorundadır. Bu sebeple kendi hesaplarından yaptıkları para çekilişleri esas olarak banka tarafından normal karşılanmış, şüphe doğurucu işlemler sorgulanmış ve fakat, mudiler tarafından bu maksatla yapılan açıklamalarda Seçil Erzan ile yapmayı düşündükleri işlemlerden hiç bahsedilmeksizin makul açıklamalar yapıldığından işlemler, şüpheli işlem bildirimlerine konu olmamıştır. Konuyu örnekle açıklamak gerekirse, bir şikayetçi vadesine bir gün kalan Kur Korumalı Mevduat hesabındaki yaklaşık 2 milyon USD tutarındaki parayı çekme talebinde bulunmuştur. Müşterinin parasını çekmesi durumunda edeceği zarar ve yalnızca bir gün daha beklerse sağlayacağı kazanç tutarı dikkate alındığında, 65 bin USD kayba uğrayacağı bildirilmiş ancak müşteri “ev alacağını” beyan ederek parasını çekmek konusunda ısrarcı olmuştur. Müşterinin bir dolandırıcılık olayına maruz kalmış olmasından şüphe duyan şube çalışanımız kanunen böyle bir zorunluluk olmadığı halde, müşterinin evine giderek tekrar kayıplarını hatırlatmış ama şikayetçi, çalışanımıza “parayla ikamet ettiği evi çok ucuz bir fiyata satın alacağı”nı teyiden bildirmiştir. Savcılığa verdiği kendi ifadesinden anlaşıldığı üzere bankadan çektiği ve banka dışına çıkardığı parayı bir restoranın önünde Seçil Erzan’ın kuryesine herhangi bir belge almadan teslim etmiştir. Somut olaydan anlaşılacağı üzere Bankamız, müşterilerini korumak için yasal yükümlülüklerinin çok ötesinde bir çaba sarf etmektedir. Bahse konu kişi, saadet zincirini 7 Nisan tarihinde Bankamıza ilk kez bildiren şikayetçidir.

    17) Hesabı olan şikayetçiler gişeden paralarını çektikten sonraki tasarruflarıyla ilgili bankanın herhangi bir sorumluluğu var mıdır? Banka, müşterinin parasını çekmesine bir kısıt ve engel koyamaz. Müşteri çekmek istiyorsa, banka müşterinin parasını ödemek zorundadır. Para zaten sistem içerisinde olduğu için müşterinin kendi parasını çekmesi doğal hakkıdır. Bankanın müşteriye “parayı neden çektiğini” sorgulaması Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile Bankacılık Kanunu’na da aykırıdır. Hesap sahibinin parasını banka hesabından nakit çekmesi durumunda yani bankacılık sisteminin dışına çıkarması halinde para üzerindeki bankanın zilyetliği ve sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. Bunun için tek şart hesap sahibinin nakit çekiliş yaptığı durumda mutlaka imzasının alınmasıdır. Uygulamada banka sistemleri üzerinden üretilen nakit çekilişine ilişkin dekont üzerine hesap sahibinin veya yetkilendirdiği kişilerin imzası alınmaktadır. Bu uygulama ile Bankanın çekilen para üzerindeki sorumluluğu da nihayete ermektedir. Paranın nakit çekilmesiyle birlikte para sahibi kişi, paranın üzerinde hem zilyet hem de tasarruf yetkisi olan tek kişi olmaktadır. Bankadan çekilmiş olan nakit paranın artık tek sorumluluğu ve kullanım hakkı para sahibinin kendisindedir. Bundan sonra bankacılık sisteminin dışına çıkarılmış bir paranın akıbetinden bankanın sorumluluğu bulunmamaktadır. Örnek olarak eski futbolcunun kardeşinin hesabına havale ettiği ve kardeşi tarafından şubeden nakit olarak çekilen para, ardından Bankamız personeli olmayan üçüncü bir şahsa teslim edilmiş ve bu şahıs tarafından banka dışına çıkarılmıştır (Bu üçüncü şahsın, Seçil Erzan’ın para getir götür işlemlerini yapan ve halen tutuklu bulunan A.Y. olduğu geriye dönük kamera incelemelerinde saptanmıştır). Bu işlemin bir şikayetçi avukatı tarafından Basında “müvekkilim parasını banka içerisinde teslim etmiştir” ve “bu kadar para bankada başka birine teslim ediliyor, banka bunun farkına varmıyor mu?” şekilde yapılan spekülasyonlar yersizdir, abesle iştigaldir.

    18) İfadesinde belirtildiği şekilde 50 bin USD üzeri nakit çekim işlemleri teftişe tabi midir? Değildir. Böyle bir teftiş uygulaması Bankamız ve sektörde bulunmamaktadır. 50 bin USD ve üzeri işlemlere ilişkin konu kamuoyuna yanlış şekilde aksettirilmektedir. Efektif yatan, nakit yatan işlemlerinde bankalar kendi iç uygulamalarına göre herhangi bir sınırlama olmaksızın hesaplara yatırılan paraların kaynağını kara paranın aklanmasının önlenmesi kuralları çerçevesinde araştırabilir. Nakit çekimlerinde, Bankanın müşterilerinin varlıklarına bu tip bir kontrol koyması hukuken mümkün değildir. Mevduat çekilmesine konulacak her kısıt Bankacılık Kanunun 61. maddesine göre mevduat sahiplerinin geri alma hakkının engellenmesi suçunu oluşturur. MASAK’a yapılan bildirimler sadece işlemin şüpheli görülmesi halinde yapılır. Hesap sahibinin veya yetkilendirdiği kişinin hesaptan para çekmesinin şüpheli bir tarafı yoktur.

    19) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından bankanın parayı ödemesine yönelik bir telkinde bulunulmuş mudur? Basında ve sosyal medyada yer alan bahse konu iddialar, bütünüyle gerçek dışı olup hiçbir resmi merciden Bankamıza veya herhangi bir yöneticisine bu konuda yönlendirme veya telkin söz konusu olmamıştır.

    20) Banka, bilanço büyüklüğünde ve karlılığında önemli bir yer tutmayan bu meblağı neden ödeyip konuyu kapatmıyor? Olaya konu meblağlar, bir banka için ve dolayısıyla Bankamızın öz varlık büyüklüğü içerisinde anlamlı bir büyüklüğe sahip olmamakla birlikte; BDDK denetiminde bir anonim şirket olan Bankamızın, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın zimmet olmayan bir fiilden ötürü ödeme yapması halinde, asıl o takdirde ödeme yapan banka yöneticilerinin 5411 sayılı Kanun kapsamında zimmet suçunu işlemiş olacağını kamuoyunun bilgisine ayrıca sunmak isteriz.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Terim Fonu vurgununda yeni ayrıntılar: Seçil Erzan’a milyon dolarları bir kağıt parçasına bırakmışlar

    Fatih Terim Fonu vurgununda yeni ayrıntılar: Seçil Erzan’a milyon dolarları bir kağıt parçasına bırakmışlar


    İstanbul Levent’te bulunan Denizbank’ın Şube Müdürü olan Seçil Erzan, ‘Fatih Terim Fonu’ adı altında, futbol dünyasından birçok kişiyi dolandırmış, ardından yakalanıp cezaevine konulmuştu.

    Seçil Erzan’ın dolandırdığı isimler arasında, Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan ve Emre Çolak gibi isimler yer alıyor.

    29 kişiyi dolandıran Erzan’ın, 1 milyar 260 milyon dolar vurgun yaptığı öne sürülüyor.

    Gazeteci Timur Soykan, vurgunun kurbanlarından İnan ve Çolak’ın, yatırdıkları paralara dair bir makbuz, dekont veya belge almadıklarını ortaya çıkardı.

    Selçuk İnan’ın verdiği 10 milyon dolara karşılık antetli bile olmayan kağıt aldığını, Emre Çolak’ın ise sadece el yazısıyla not aldığını aktardı.

    İki futbolcunun da savcıya bu kağıtları verdiği belirtildi.

    “Galatasaraylı, milli futbolcu Selçuk İnan, ifadesinde Fatih Terim’in adına ve Denizbank CEO’su ve Genel Müdür Yardımcısı’nın bu fonu yönettiğine inanarak bu yatırıma karar verdiğini söylüyor. Çanta dolu paraları, Denizbank Levent Şubesi’ndeki odasında Seçil Erzan’a verdiğini anlatıyor. Suç duyurusuna dekont sunmuyor ama delil olarak A4 kağıt veriyor. Antetsiz, tarih yazılmamış A4 sayfasında sadece ‘Denizbank Levent Büyükdere Cd. Şb.’ bankanın kaşesi ve Seçil Erzan’ın imzası var. Kağıtta bazı işlem kodlarının ardından bakiyenin 5 milyon 475 bin dolar olduğu ve işlem tarihinin 4 Eylül 2022 olduğu yazılmış. Vade tarihi ise; 33 gün sonra 7 Ekim 2022. Nominal ödenecek tutar olarak ise 10 milyon 159 bin dolar. Yani Selçuk İnan’ın 33 gün için 4 milyon 684 bin dolar faiz alacağı anlatılıyor. Selçuk İnan’ın avukatı suç duyurusunda, Seçil Erzan’ın imzaladığı 4 kağıt sunmuş. Bir diğer A4 kağıtta da ne tarih ne antet ne de belge niteliği var. Bakiyenin 2.5 milyon dolar, işlem tarihinin 30 Eylül 2022, vade tarihinin 31 Ekim 2022 olduğu yazıyor. A4 kağıtta nominal ödenecek tutar olarak 3 milyon 675 bin dolar belirtilmiş. Yani Seçil Erzan, Selçuk İnan’ın 2.5 milyon dolarına 31 günde 1 milyon 175 bin dolar faiz vaat etmiş. Suç duyurusunda Selçuk İnan’ın, toplam 1.5 milyon dolar alacağının kaldığı anlatıldı.

    ‘TEFECİLİK SUÇLAMASI’

    Denizbank’ın avukatları Selçuk İnan’ın Denizbank’ın başka şubelerindeki hesaplardan bu paraları çekerek Seçil Erzan’a getirdiğini öne sürüyor. “Neden banka hesaplarından hemen göndermedi?” diye soruyorlar. Ayrıca kimsenin böyle bir faize inanmayacağını savunan avukatlar, “Bu tefecilik suçudur, paralarını kurtarmak için banka yönetimine iftira atıyorlar” iddiasında bulunuyor.

    ‘PARANIN TAMAMININ GİTTİĞİNİ İFADE ETTİ’

    Futbolcu Emre Çolak’ın avukatının suç duyurusuna eklediği kağıtlar daha vahim. Eski Galatasaraylı futbolcu Emre Çolak, yurt dışına transfer olmuştu. Aralık 2022’de Seçil Erzan arayarak eski takım arkadaşlarının girdiği fonu anlattı ve büyük faiz oranları teklif etti. Emre Çolak, kardeşi Emrah Çolak’ın hesabına 3 milyon 210 bin dolar gönderdi. Emrah Çolak bu parayı çekip Seçil Erzan’ı aradı. Seçil Erzan “Ben müsait değilim parayı Ali’ye ver” dedi. Emrah Çolak, Seçil Erzan’ın Denizbank Levent Şubesi’ndeki odasında 3 milyon 250 bin doları Ali’ye teslim ettiğini söyledi. Karşılığında hiçbir belge almadı. Daha sonra Seçil Erzan, Emrah Çolak’a el yazısı olan bir kağıt parçası verdi. Bankacılık kodları olan kağıtta “3 milyon 210 bin dolar. 26 Şubat 2023. 1 milyon 28 bin dolar. 4 milyon 238 bin dolar nominal” yazılmıştı. Yani Emre Çolak’ın 3 milyon 210 bin dolarına bir ayda 1 milyon 28 bin dolar faiz alacağı vaat edilmişti. Emre Çolak’ın avukatı suç duyurusuna Seçil Erzan’ın el yazısı bulunan bu kağıdı ekledi. Emre Çolak, 3 milyon 210 bin dolar verdiğini ve paranın tamamının gittiğini ifade etti.”

    Fatih Terim Fonu vurgununda yeni ayrıntılar: Seçil Erzan'a milyon dolarları bir kağıt parçasına bırakmışlar - Resim : 2

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fon vurguncusu Seçil Erzan’ın eski sevgilisi, Terim’in eski avukatı çıktı: 3 sayfalık ifade verdi

    Fon vurguncusu Seçil Erzan’ın eski sevgilisi, Terim’in eski avukatı çıktı: 3 sayfalık ifade verdi


    İstanbul Levent’te bulunan Denizbank’ın Şube Müdürü olan Seçil Erzan, ‘Fatih Terim Fonu’ adı altında, futbol dünyasından birçok kişiyi dolandırmış, ardından yakalanıp cezaevine konulmuştu.

    Erzan’ın dolandırdığı isimler arasında, Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan gibi isimler yer alıyordu.

    Futbol dünyasından 29 kişiyi dolandıran Erzan, İsmail Saymaz’ın iddiasına göre, 1 milyar 260 milyon dolar vurgun yaptı.

    Geçtiğimiz günlerde başlayan dava süreci hala devam ederken Seçil Erzan ve Fatih Terim’i ilgilendiren bir bilgi ortaya çıktı.

    Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, Seçil Erzan’a yönelik başlatılan ‘Nitelikli dolandırıcılık’ soruşturma kapsamında avukat Candaş Gürol’un da ifadesinin alındığı ortaya çıktı.

    Fatih Terim’in eski avukatı olan Candaş Gürol aynı zamanda Seçil Erzan’ın eski erkek arkadaşı.

    Dosyada 3 sayfalık ifade veren Gürol şunları söyledi:

    “Seçil Erzan, eski kız arkadaşımdır. Kendisi ile ciddi bir ilişki yaşadım ve her şey normal şartlarda devam etseydi 2023 yılının şubat ayında nişanlanacaktım. Seçil Erzan, Galatasaray camiasında herkes tarafından bilinen tanınan, hemen herkes Seçil Erzan ile banka müdürü olması sebebiyle özellikle Florya şube müdürlüğü yaptığı da dikkate alınarak bir şekilde iletişim kurmuştur. Beni Seçil Erzan ile tanıştıran daha doğrusu vesile olan Nur Erkasap’tır. İlk olarak haziran ayında Seçil Erzan ile bir yemek yedim. kendisinden hoşlandığım için de temmuz ayında ilişkimiz başladı. Seçil beni birkaç kez Bozcaada’daki eve davet etti. Onunla birlikte olduğum süre zarfında Fatih Terim, eşi Fulya Terim ve Nur Erkasap ile birlikte Seçil’in Bozcaada’daki evine gelmişlerdi. Hatta Fatih Terim bizi Bodrum’daki evine davet etti. Oraya da gidip yine misafir olduk ve yemek yedik. Seçil Erzan ile Fatih Terim arasında oldukça samimi ve baba kız ilişkisi şeklinde samimiyetleri bulunuyordu. Fatih Terim hoca Seçil Erzan’a tam olarak güveniyordu. En azında ben böyle görüyordum.”

    Candaş Gürol aynı zamanda Galatasaray kongre üyesi olduğunu belirtti.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***