Etiket: Schengen Antlaşması

  • AB’nin Fransa ve Çekya dönem başkanlıklarında 2022 hedefleri neler?

    AB’nin Fransa ve Çekya dönem başkanlıklarında 2022 hedefleri neler?


    Son iki yıldır Covid-19 salgınının etkileriyle mücadele eden Avrupa Birliği (AB) 2022’de, sağlık krizleriyle baş edebilmek için sürdürebilir stratejiler, aşıların üretimi ve küresel düzeyde dağıtımının yanı sıra savunma ile güvenlikte kendine yetebilirlik, enerji, ekonomik iyileşme, göç ve AB sınırlarının kontrolüne odaklanacak.

    2022, AB için Fransa’nın dönem başkanlığı ile başlıyor. 14 yılın ardından görevi üstlenecek Fransa’nın gündeminde iddialı maddeler mevcut.

    Covid-19’la mücadele ve aşılama

    2021’de nüfusunun üçte ikisini aşılayan AB, hatırlatıcı doz uygulamalarına hız verirken, dünyanın geri kalanıyla aşı paylaşımını koordine edecek.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen 28 Ekim’de AB’nin 2022’de 3,5 milyar doz aşı üretmeyi hedeflediğini, bunların büyük kısmının ihraç edileceğini vurgulamıştı.

    Von der Leyen, 17-18 Şubat 2022’de düzenlenecek AB-Afrika Zirvesi’nin ana konusunun kıtanın aşı bağımsızlığına kavuşturulması olacağını bildirmişti.

    AB, opsiyonlar dahil olmak üzere BioNTech-Pfizer ile 2,4 milyar, AstraZeneca ile 400 milyon, Sanofi-GSK ile 300 milyon, Johnson & Johnson ile 400 milyon, CureVac ile 405 milyon, Moderna ile 460 milyon, Novavax ile 200 milyon ve Valneva ile 60 milyon doz aşı almak için sözleşmeler yaptı.

    Bu sözleşmeler aşıların yeni varyantlara uyumlu hale getirilmesini içeren maddeler de içeriyordu. AB, ilaç şirketlerinden bu aşıların güncellenmesini ve yeni varyantlara karşı etkili olmasını isteyecek.

    AB ile aşı üreticileri arasında tedarik görüşmeleri yoğun biçimde devam edecek.

    AB’nin 2021’de uygulamaya koyduğu Covid-19 aşısı ihracatını sınırlandıran mekanizma ise 2022’nin başlamasıyla sona ermiş durumda. Bu mekanizma AB ile aşı sözleşmesi olan firmaların AB ülkelerindeki tesislerinde üretilen aşıların diğer ülkelere izinsiz satılmasını engelledi. Firmaların aşı üretim kapasitesini artması nedeniyle artık bu tip bir uygulamaya gidilmesi beklenmiyor.

    Fikri mülkiyet hakkının kaldırılması düşüncesi yoksul ve bazı gelişmekte olan ülkeler tarafından desteklenirken, Batılı ülkeler ve ilaç şirketleri plana karşı çıkıyor.

    AB’nin 2022’de de bu fikre sıcak yaklaşmaması bekleniyor. AB, üretilen aşıların ihraç edilmesi ve aşı üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırım uygulanması görüşünü savunuyor.

    Schengen sınırları ve göç

    Macron, AB’nin dönem başkanlığı için önceliklerini anlattığı konuşmasında, göç, hibrit tehditler ve insani krizler karşısında AB’nin dış sınırlarını daha iyi korumaya odaklanılacağına dikkati çekmişti.

    2021 kapanırken AB Komisyonu, üyeler arasında daha fazla koordinasyon için göç ve sağlık krizlerinde üye ülkelerin sınır kontrollerinin son çare olarak devreye girmesini sağlayacak ve Schengen bölgesinin gücünü artıracak yasa teklifi hazırlamıştı.

    Fransa’nın Schengen kuralları revizyonu ve AB sınırlarının korunması ve daha etkili iş birliğini sağlamak için, özellikle kaçakçılığı önleme noktasında istihbari destek sağlayacak Europol’un reformuna odaklanması, bu konuda üst düzeyli toplantılar yapılması bekleniyor.

    AB Komisyonu, 2015’teki göç akınından beri sığınmacıların nasıl dağıtılacağı ve iltica başvuruları reddedilenlerin nasıl geri gönderileceğine yönelik bir çözüm bulunamaması nedeniyle yeni bir tasarı hazırlamıştı ancak üye ülkelerin içerikle ilgili farklı tutumları nedeniyle henüz bir sonuç alınamadı.

    Bu çerçevede 2022’de AB’nin kaynak ve transit ülkelerle iş birliği yaparak, üye ülkelerin göç ve ikincil hareketlerle ilgili kurallarında uyum sağlayarak yeni paketle ilgili çalışmalara ivme kazandırılacağı öngörülüyor.

    Macron, Fransa’nın düzensiz göç ve geri dönüşlerle ilgili önleyici ve acil tedbirler alacağını duyurmuştu.

    Savunma, güvenlik ve dış politika

    Joe Biden yönetimindeki ABD’nin, her ne kadar transatlantik ittifaka bağlılığını tazelemiş olsa da odağının daha çok iç gelişmeler ve Çin ile rekabet olduğunun anlaşılması ve AB’nin sınırlarını tehdit eden Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağında geri adım atmaması, AB’nin 2022’de “yalnız” bir başlangıç yapacağını gösterdi.

    AB liderleri de 2021’de pek çok kez 2022’nin “savunma yılı olacağı”, AB’nin “Savunma Birliği” kuracağı yönünde açıklamalar yaptı.

    AB’nin savunma ile güvenlik alanlarında NATO ve ABD’den bağımsız hareket edemeyişi nedeniyle Birlik içinde uzun süredir aralıklarla gündeme getirilen “özerk askeri güç” fikri de 2021’de daha çok tartışılır oldu.

    ABD’nin ardından NATO’nun da Afganistan’dan çekilmesi ve Fransa’nın, ABD ile İngiltere tarafından denizaltı anlaşmasında devre dışı bırakılmasıyla cereyan eden AUKUS krizi ve yıl ortalarında Belarus yönetiminden yönelen “hibrid” tehdit, AB içinde dikkatleri Stratejik Pusula’ya çevirdi.

    5 bin kişiye kadar çıkabilen hızlı intikal kuvveti gibi unsurlar içeren Stratejik Pusula’nın 24-25 Mart 2022’de düzenlenecek AB Liderler Zirvesi’nde kabul edilmesi planlanıyor.

    Ayrıca, Haziran 2022’deki NATO zirvesinden önce AB ve NATO’nun, yeni bir siyasi bildiriye imza atması bekleniyor.

    Fransa, AB’nin, ABD ve NATO ile olduğu kadar, Hint-Pasifik bölgesine de eğileceğini, kendini daha iyi savunması için, askeri sanayisini güçlendirme stratejileri ve teknoloji yatırımları üzerine de çalışacağını duyurdu.

    AB’nin 2022 gündeminde ilerleyebilmesinde, en etkili iki üye Fransa ve Almanya arasındaki farklılıklar da önemli rol oynayacak.

    Almanya’da merkez sol üç partinin koalisyonuyla kurulan Olaf Scholz hükümeti, kağıt üzerinde Macron’un, Angela Merkel ile birlikte “AB’nin savunma, güvenlik ve dış politikada daha fazla özerkliği, Rusya ve Çin’e karşı daha sert tutum” üzerine inşa ettiği fikirleri destekliyor görünse de pratikte bu konularda iki aktörün uyum sağlamasının kolay olmayacağı yorumları yapılıyor.

    Kamu borcunun artması

    AB ülkelerinde kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı salgın tedbirleri nedeniyle 2021’de de hızla arttı.

    AB kurallarına göre, normal şartlarda üye ülkelerin kamu borçlarının da GSYH’lerinin yüzde 60’ını geçmemesi gerekiyor. AB üyesi ülkeler, salgın nedeniyle söz konusu kuralları askıya alma kararı almış ve kamu harcamalarını yükseltmişti.

    Bu durumun 2022’de de aynı şekilde devam etmesi bekleniyor. AB üyesi ülkelerin yarıdan fazlası kriterlerde belirlenen yüzde 60’lık kamu borcu oranını aştı. Salgının kontrol altına alınamaması halinde bu oranların daha da yükselmesi riski bulunuyor.

    Kamu borcunun GSYH’ye oranı son verilere göre Yunanistan’da yüzde 207,2’ye, İtalya’da yüzde 156,3’e, Portekiz’de yüzde 135,4’e, İspanya’da yüzde 122,8’e, Fransa’da yüzde 114,6’ya ve Belçika’da yüzde 113,7’ye ulaştı. Bu oranların 2022’de de zirve yapması bekleniyor.

    Enflasyondaki yükseliş

    AB ülkelerinde özellikle 2021’in ağustos ayından itibaren enflasyon hızla yükseldi.

    Enflasyondaki artış eylül, ekim ve kasım aylarında da devam etti. Euro Bölgesi’nde, kasımda yıllık enflasyon yüzde 4,9’luk oranla son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik sıkıntıları ve yüksek talebin devam etmesi ile enflasyondaki yükselişin yakın zamanda son bulması beklenmiyor.

    Özellikle gıda ve enerji ürünlerindeki enflasyon Avrupalıları da rahatsız ediyor. Bu durumun en azından 2022’nin ilk yarısında devam etmesine kesin gözüyle bakılıyor. Enflasyonun yılın ikinci yarısında yavaşlayabileceği beklentisi bulunuyor.

    Enerji krizi

    Avrupa’da özellikle 2021’in sonbahar aylarıyla beraber doğal gaz ve elektrik gibi enerji ürünleri fiyatları hızla yükseldi. Talebin canlanması ve arz sıkıntılarının sebep olduğu bu artış soğuk kış mevsimiyle zirve yaptı.

    Bu durum, kış aylarında yüksek faturalarla karşılaşan tüketicileri rahatsız ediyor.

    Doğal gaz ihtiyacının yüzde 90’ını ithal eden AB ülkeleri enerji konusunda alınacak önlemler konusunda ortak tutum belirlemeye çalışırken, yakın zamanda bir uzlaşı sağlanması beklenmiyor.

    Avrupa’da Fransa, İspanya ve İtalya’nın başını çektiği bir grup ülke, bu durumdan doğal gaz ve elektrik piyasalarının faaliyet biçimini de sorumlu tutuyor. Bu ülkeler, elektrik üretimindeki kaynak fiyatlarının ayrıştırılmasını da talep ediyor.

    Enerji fiyatlarının 2022 yılında önceki yılların ortalama seviyelere dönmesini bekleyen Almanya ve Hollanda gibi ülkeler, artan enerji fiyatlarına karşı AB elektrik piyasasının revize edilmesine karşı tutum sergiliyor.

    Başını yine Fransa’nın çektiği 10 civarında ülke ise nükleer enerji santrallerinin AB sürdürülebilir ve yeşil finansal yatırım sınıflandırmasında yer almasını talep ediyor.

    Buna ilave olarak Polonya ve Macaristan’ın da arasında olduğu bir grup ülke, enerji fiyatlarındaki yükselişten AB’nin iklim dostu dönüşümünü sağlamayı hedefleyen Yeşil Mutabakat ile ilgili politikalarını sorumlu tutuyor.

    Bu gruplaşmalar sonucunda enerji konusunda AB ülkelerin ortak bir politika belirlemesi kolay görünmüyor. Enerji alanındaki tartışmaların, fiyatlar yüksek seyrettiği sürece yoğun biçimde devam etmesi bekleniyor.

    AB dönem başkanlığı Slovenya’dan Fransa’ya geçti

    Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını 1 Ocak’tan itibaren 6 aylığına Fransa devraldı.

    Fransa’nın 6 ay boyunca önceliklerinin başında AB’nin özerkliğinin artırılması geliyor.

    Fransız hükümeti, dönem başkanlığında önceliklerini aktarırken Avrupa’nın “gerçekten egemen” olması için çalışacaklarını belirtiyor. Gerçek egemenlik ise AB’nin çıkarlarını ve değerlerini savunmak için dünyada “var olma” kabiliyeti edinmek olarak tanımlanıyor.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, aralık ayında ülkesinin önceliklerini anlatırken “Fransa’nın başkanlığını bir cümle ile özetlemek gerekirse, hedefimiz sınırlarımızın içinde iş birliği yapan Avrupa’dan, dünyada tamamen egemen, kararlarında ve kaderinde özgür olan bir Avrupa’ya geçmek.” ifadesini kullanmıştı.

    Fransa, Avrupa’nın sınırlarını kontrol edebilmesi ve Schengen bölgesinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini de savunuyor. Bunun için kriz durumlarında harekete geçirilecek “acil sınır destek mekanizması” kurulması hedefleniyor.

    Dönem başkanlığında seçim yapılacak

    Fransa, AB dönem başkanlığını yürütürken aynı zamanda seçimlere gidecek. Fransa cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu 10 Nisan’da, ikinci turu 24 Nisan’da yapılacak.

    Fransa’da yönetimin mart ayından nisan sonuna kadar seçimlere odaklanması ve en az 2 ay boyunca kendi iç gündemleriyle meşgul olması bekleniyor.

    Fransa’nın dönem başkanlığı sırasında 17-18 Şubat’ta Brüksel’de AB-Afrika Zirvesi de düzenlenecek. Macron, bu konuyu değerlendirirken Avrupa’yı Afrika’daki terörle mücadeleye dahil edeceğini ifade etmiş, Avrupa ve Afrika arasında bilimsel, kültürel ve akademik göçü destekleyeceğini aktarmıştı.

    Fransız dönem başkanlığında yeni iş imkanlarının yaratılması ve işsizlikle mücadeleye de önem verilmesi hedefleniyor. Bu çerçevede “Avrupa’nın yenilik, üretim ve istihdam yaratma kıtası” olması amacıyla 10-11 Mart’ta Paris’te bir zirve toplantısı düzenlenmesi planlanıyor.

    Dönem başkanlığını Slovenya’dan devralan Fransa’nın ardından AB dönem başkanı 1 Temmuz 2022’den itibaren Çekya olacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB Hırvatistan’ın Schengen bölgesine katılımına onay verdi

    AB Hırvatistan’ın Schengen bölgesine katılımına onay verdi


    Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Hırvatistan’ın AB içindeki pasaportsuz seyahat alanı Schengen bölgesine katılmasına onay verdi.

    AB İçişleri Bakanları Toplantısı’nda alınan kararı, AB dönem başkanlığını yürüten Slovenya’nın İçişleri Bakanı Ales Hoj duyurdu.

    Hoj, Hırvatistan’ın Schengen müktesebatının tümünü uygulamak için gerekli şartları yerine getirdiğine yönelik AB ülkelerinin mutabakata vardığını bildirdi.

    AB Komisyonunun içişlerinden sorumlu üyesi Ylva Johansson da Hırvatistan’ın Schengen bölgesine katılmaya hazır olduğunu söyledi.

    Fiilen katılım 2024’te

    Hırvatistan’ın Schengen bölgesine katılması ve diğer Schengen ülkeleriyle sınır kontrollerini kaldırması için önce AB Konseyi’nin onayı gerekiyor. Bu onayın aralık ayında yapılacak olan liderler zirvesinde verilmesi bekleniyor.

    Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic katılımın fiilen 2024 yılının ikinci yarısında gerçekleşeceğini duyurdu. Ülke aynı tarihte birliğin ortak para birimi euroyu kullanmaya başlayacak.

    AB Komisyonu, 2013’te AB üyesi olan Hırvatistan’ın 2019’da Schengen bölgesine katılmak için gerekli şartları sağladığını açıklamıştı.

    Schengen bölgesi, 26 Avrupa ülkesinden oluşuyor. 60’tan fazla ülkenin vatandaşları Schengen ülkelerine vizesiz seyahat edebiliyor. 100’ün üzerinde ülkenin vatandaşlarından ise vize talep ediliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’den yeni seyahat kuralları: Schengen bölgesine girmek için 3. doz aşı ve negatif PCR testi şartı

    AB’den yeni seyahat kuralları: Schengen bölgesine girmek için 3. doz aşı ve negatif PCR testi şartı


    Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun iç işlerinden sorumlu üyesi Ylva Johansson, AB’ye seyahat için Dünya Sağlık Örgütünün onayladığı aşıları olan kişilerin, 10 Ocak 2022 itibarıyla ikinci dozlarını takip eden 9 ay içinde 3. dozu yaptırmış olmaları ve negatif PCR testi ibraz etmelerinin gerekeceğini söyledi.

    Johansson, düzenlediği basın toplantısında AB’nin yeni seyahat kurallarıyla ilgili üçüncü ülkelerden girişlere yönelik detayları paylaştı.

    Kuralların 1 Mart’tan itibaren geçerli olacağını belirten Johansson, bunların zorunlu kategoride değerlendirilen seyahatleri değil, bu haller dışındakileri kapsadığını ifade etti.

    Johansson, AB’nin onayladığı aşılar dışında, DSÖ’nün onayladığı aşıları olmuş kişilerin de AB’ye girmesi gerektiğine karar verildiğini, önceden bunun üye ülkelerin inisiyatifinde olduğunu anımsattı.

    AB yetkilisi, ancak bu kişilerin ikinci dozlarını takip eden 9 ay içinde 3. dozu olmaları gerektiği ve ek olarak negatif PCR testi ibraz etmelerinin gerekeceğini anlattı.

    Hastalığı atlatmış kişilerin de ek PCR testi ile giriş yapabileceğini aktaran Johansson, “18 yaş altı çocuklar, negatif PCR testi sonucu ile zaten her zaman girebilir” dedi.

    DSÖ, Pfizer-BioNTech, Oxford-AstraZeneca, AstraZeneca’nın aşı üreticisi Hindistan Serum Enstitüsünün (SII) ürettiği aşı, Astra ZenecaBio (Güney Kore), Moderna, Janssen, Çin’in Sinopharm ve Türkiye’de de kullanılan Sinovac aşısı, Hindistan’da biyoteknoloji şirketi Bharat Biotech tarafından üretilen Covaxin aşılarına onay vermişti.

    9 ayı aşanlara 3. aşı şartı

    Johansson, 10 Ocak 2022 itibarıyla aşı sertifikasındaki son dozun tarihi 9 aydan eski olanların, 3. doz aşıyı olmadan Schengen bölgesine giriş yapamayacağının altını çizdi.

    AB’nin, seyahat kısıtlamalarından muaf tutulan ülkeler listesi bulunuyor ve bu liste iki haftada bir güncelleniyor. Listedeki ülkelerden AB’ye turistik seyahatlere izin verilebilirken, yolculara test ve karantina gibi bazı tedbirler uygulanabiliyor. Listede yer almayan ülkelere AB ülkelerinin seyahat kısıtlamaları devam ediyor.

    Halihazırda bu listede Arjantin, Avustralya, Bahreyn, Kanada, Şili, Kolombiya, Endonezya, Ürdün, Kuveyt, Namibya, Yeni Zelanda, Peru, Katar, Ruanda, Suudi Arabistan, Güney Kore, Birleşik Arap Emirlikleri, Uruguay ve Tayvan bulunuyor.

    Yeni kurallara göre AB artık topraklarına girişlere bu liste üzerinden izin vermeyecek. Bunun yerine “kişi ve aşılama temelli” bir uygulama başlayacak.

    AB’nin ilaç düzenleyicisi EMA, AB ülkelerinde BioNTech-Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Johnson&Johnson firmalarınca üretilen aşıların kullanımına izin veriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Schengen Bölgesi’ne seyahat edecek AB vatandaşı olmayanlardan 7 euro alınacak

    Schengen Bölgesi’ne seyahat edecek AB vatandaşı olmayanlardan 7 euro alınacak


    Avrupa Birliği’ne seyahat etmek isteyenlerin 2022’den itibaren 7 euro ücret ödemesi gerekecek. Buna Amerikalılar, Avustralyalılar, İngilizler ve Schengen bölgesi dışından gelen diğer ziyaretçiler dahil.

    AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlarının gelecek yıldan itibaren AB’ye giriş yapmak için 7 euroluk bir başvuru formu doldurmaları gerekecek.

    Schengen Bölgesi’nde geçerli olan ve herhangi bir vizeye ihtiyaç duymayanların tabi olduğu ’90 gün kuralı’ uyarınca 180 gün içinde 90 gün kalmalarına izin veriliyordu.

    Ziyaretçiler hala AB içerisinde bu kadar zaman geçirme hakkına sahip olacağından, söz konusu kuralda köklü bir değişim görülmese de diğer yandan süreç artık tamamen kontrol dışı kalmayacak.

    Kısa adı ETIAS olan Avrupa Seyahat Bilgileri ve Yetkilendirme Sistemi, yeni uygulamanın amacını AB’de “güvenliği artırmak ve bloğa yönelik sağlık tehditlerini önlemeye yardımcı olmak” olarak tanımladı.

    Avrupa Birliği’nde olmayıp vatandaşları vizeye ihtiyaç duymadan Schengen Bölgesine seyahat edebilen 60’tan fazla ülke bulunuyor.

    Yeni uygulama kimler için geçerli?

    Yeni güvenlik önlemi, bir AB ülkesinde kalıcı olarak yaşamayan veya bir AB ülkesinde kalmak için vizeye ihtiyacı olmayan kişileri etkiliyor.

    Turistlerin, ikinci ev sahiplerinin, geçici işçilerin, aile üyeleri ya da arkadaşlarını ziyaret edenlerin 26 üyeli Schengen bölgesine girerken bu kurala uyması gerekecek.

    Yeni ETIAS uygulaması, her ikisi de kısa süreli konaklamalar için kullanılan Avustralya ETA’sı (kısa süreli seyahat izni) ve ABD ESTA (seyahat onayı) vize muafiyetlerine benzetiliyor.

    Afrika, Asya ve Güney Amerikalıların çoğunluğu dahil olmak üzere, Schengen vizesine ihtiyaç duyanlar için daha önceki kural aynı kalacak.

    Değişiklik ne zaman yürürlüğe girecek?

    Avrupa Komisyonu, uygulamanın Avrupa’ya seyahat eden insanlar üzerinde ‘çok az bir etkisinin’ olacağını belirtiyor.

    Avrupa’ya vizesiz seyahat hakkına sahip ziyaretçilerin, gelmeden önce 7 euro tutarında (18 yaş altı ve 70 yaş üstü için ücretsiz) çevrimiçi bir başvuru formu doldurması gerekecek.

    Biyometrik pasaport bilgilerinin ve seyahat detaylarının yanı sıra bazı güvenlik sorularını gerektirecek formu doldurmanın sadece birkaç dakika süreceği belirtiliyor.

    Ziyaretçilerin herhangi bir teknik sorunla karşılaşmamak için seyahatten en az 72 saat önce başvurmaları tavsiye ediliyor.

    Başvuru onaylandıktan sonra üç yıl geçerli olacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB göçmen ve salgın krizi ile zarar gören Schengen uygulamasını güncelleyecek

    AB göçmen ve salgın krizi ile zarar gören Schengen uygulamasını güncelleyecek


    Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği projesinin en somut başarılarından biri olan pasaportsuz Schengen Bölgesi uygulamasına dair yeni reformlar yapmak istiyor.

    1995 yılında kurulan bu alan, kontrol ve kontrollere tabi tutulmadan sınırları geçmesine izin verilen 400 milyondan fazla vatandaşı kapsıyor.

    27 AB üye devletinin 22’sinin yanı sıra İzlanda, Lihtenştayn, Norveç, İsviçre ve birkaç mikro ülkeyi içeren Schengen ile her gün 3,5 milyondan fazla insan sınırlar arasında sorunsuzca hareket ediyor.

    Ne var ki yakın geçmişte iki olay Schengen’e ağır darbe vurdu ve imajını zedeledi. Bu iki krizden ilki 2015 göçmen ve mülteci akını diğeri de COVID-19 salgını oldu. Her iki krizde de birçok AB ülkesi, olağanüstü koşulların olağanüstü önlemler gerektirdiğini savunarak sınır kontrollerini yeniden başlattı.

    Schengen bölgesini Covid-19 sonrası döneme hazırlamak ve “daha güçlü ve daha dayanıklı” hale getirmek amacıyla Komisyon, üç sütuna odaklanan yeni bir strateji açıkladı: dış sınırlar, iç önlemler ve yönetişim.

    Plan, koronavirüs kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından Avrupa ekonomilerinin yeniden açılması ve sınır ötesi seyahatin kademeli olarak normalleşmesiyle hayata geçirilecek.

    Bununla birlikte, bugün itibariyle 6 Schengen ülkesinde (Finlandiya, İzlanda, Norveç, Danimarka, Macaristan ve Fransa) sağlık krizi nedeniyle hala sınır kontrolleri devam ediyor. Bir diğer 6 ülkelik grupta ise (Norveç, Avusturya, Almanya, İsveç, Danimarka ve Fransa) ) olası terörist ve suç tehditleri nedeniyle sınırdaki hareketler daha ihtiyatlı şekilde takip ediliyor.

    “Emin olmak istediğimiz tek şey kısıtlamaların son çare olması”

    Avrupa İçişleri Komiseri Ylva Johansson, yeni stratejiyi sunduktan sonra çarşamba öğleden sonra yaptığı açıklamada, “Üye devletlerin, söz konusu ülkeye yönelik ciddi bir tehdit olduğunda geçici olarak sınır kontrollerini yeniden başlatma olanağına sahip olmasının önemli olduğunu düşünüyorum” diyerek Schengen’in bundan sonra gelişmelere ayak uydurabilecek daha esnek bir şekilde devam edeceğinin işaretini verdi:

    “Emin olmak istediğimiz tek şey, bunun son çare olarak kullanılacak olması. Ayrıca, şu anda içinde bulunduğumuz duruma benzer şekilde, tüm üye ülkeleri tehdit eden bir pandemi ile uğraşıyoruz, bu tür senaryoları da kapsayacak bir plan için çalışıyoruz.”