Etiket: sahil güvenlik

  • ABD’de Gizemli Olay: Uçak Havada Kayboldu, Yolculardan Tek Bir İz Bile Yok…

    ABD’de Gizemli Olay: Uçak Havada Kayboldu, Yolculardan Tek Bir İz Bile Yok…


    ABD’nin Alaska eyaletinde ilerleyen bir Bering Air uçağı, seyir halindeyken gizemli bir şekilde havada kayboldu. Yetkililer uçağın beklenen saatte iniş yapmaması üzerine bir arama kurtarma çalışması başlattı. Açıklamada, uçağın Unalakleet’ten Nome’a gittiği ve içinde dokuz yolcu ile bir pilotun bulunduğu belirtilerek aktif kara araması başlatıldığı ifade edildi.

    GENİŞ ÇAPLI ARAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI

    Nome Gönüllü İtfaiye Departmanı’nın açıklamasında, “Şu anda, Nome ve White Mountain’dan kara araması yapıyoruz. Hava koşulları ve görüş mesafesi nedeniyle havadan yapılan aramalar sınırlı. Ulusal Muhafızlar, Sahil Güvenlik ve Polis Ekipleri arama çalışmalarına katıldı” ifadelerine yer verildi.

    Yerel yetkililer, ekstrem hava koşulları nedeniyle halktan kendi arama gruplarını oluşturma girişimlerinden kaçınması çağrısında bulundu.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunan Sahil Güvenliği için ‘en iyi göçmen ölü göçmen’: BBC, Yunanistan’ın Türkiye’ye ittiği göçmenleri denize attığını belgeledi

    Yunan Sahil Güvenliği için ‘en iyi göçmen ölü göçmen’: BBC, Yunanistan’ın Türkiye’ye ittiği göçmenleri denize attığını belgeledi


    – BBC, tanıklıklara dayanarak, Yunan sahil güvenliğinin göçmenleri denize atarak ölümlerine yol açtığını duyurdu. Araştırmada son 3 yılda Yunan karasularından zorla çıkarılmaları veya Yunan adalarına ulaştıktan sonra tekrar denize açılmak zorunda bırakılmaları sonucunda 40’dan fazla göçmenin öldüğü, bunların 9’unun ölümünün kasıtlı denize atılmaktan kaynaklandığı belirtildi.

    Yunanistan hükümetleri uzun süredir insanları zorla geri göndermekle, yani geçiş ülkesi Türkiye’ye doğru itmekle suçlanıyor ki, bu uluslararası hukuka göre yasadışı bir eylem. BBC, Yunan Sahil Güvenliği’nin eylemleri sonucu ölümlerin meydana geldiği iddia edilen olayların sayısını ilk kez hesapladığını, analiz ettiği Mayıs 2020-23 arası 15 olayın 43 ölümle sonuçlandığını söyledi.

    ‘NET BİR MODEL UYGULANIYOR’

    İlk kaynaklarının öncelikle yerel medya, STK’ler ve Türk sahil güvenliği olduğunu aktaran BBC, “Bu tür ifadeleri doğrulamak son derece zordur; tanıklar sıklıkla ortadan kaybolur ya da açıkça konuşmaktan korkar. Ancak biz görgü tanıklarıyla konuşarak ifadeleri doğrulayabildik” diyerek şöyle devam etti:

    “BBC’nin ‘Dead Calm: Killing in the Med?’ isimli yeni belgeselinde yer alan araştırmamız net bir model ortaya koydu.”

    ‘DOĞRUDAN DENİZE ATMA YA DA SÖNÜK-DELİK BOTA BİNDİRME’

    “Olayların 5’inde göçmenler, Yunan makamları tarafından doğrudan denize atıldıklarını söyledi. Bu vakaların 4’ünde, Yunan adalarına nasıl çıkıp yakalandıklarını anlattı. Diğer birçok olayda göçmenler, motorsuz şişirilen botlara bindirildiklerini, daha sonra bunların havalarının söndüğünü veya delinmiş göründüklerini aktardı.”

    DENİZE ATILAN AFRİKALILAR: İKİSİ ÖLDÜ

    En tüyler ürpertici ifadelerden biri, Eylül 2021’de Sisam adasına ayak bastıktan sonra Yunan yetkililer tarafından avlandığını söyleyen Kamerunlu bir erkek göçmenden geldi. BBC’nin görüştüğü tüm insanlar gibi o da sığınmacı olarak Yunan toprağında kayıt yaptırmak istediğini belirtti. Ama sahil güvenlik tarafından denize atıldığını, iki arkadaşının boğulduğunu söyledi.

    ‘SONUNDA ELİ DE AŞAĞIYA KAYDI VE SU ONU YUTTU’

    “Daha limana zar zor yanaşmıştık ki, polis arkamızdan geldi. Siyah giyimli iki polis, sivil giyimli üç polis vardı. Maskeliydiler, sadece gözleri görünüyordu” diyen göçmen, biri Kamerunlu, diğeri Fildişi Sahili’nden iki erkekle bir Yunan sahil güvenlik botuna nakledilmelerinin ardından olayın korkunç bir hal aldığını anlattı:

    “[Diğer] Kamerunluyla başladılar. Onu suya attılar. Fildişili adam, ‘Kurtarın beni, ölmek istemiyorum” derken giderek sadece eli suyun üstünde kaldı, vücudu suyun altındaydı. Sonunda eli yavaşça aşağıya kaydı ve su onu yuttu.”

    DÖVÜP DENİZE ATTILAR, AMA KIYIYA ÇIKMAYI BAŞARIP YAPILANLARI ANLATTI

    “Başıma yumruklar yağıyordu. Sanki bir hayvana yumruk atıyorlardı.”

    Hayatta kalan Kamerunlu göçmen, daha sonra kendisini de can yeleği olmadan suya ittiklerini, kıyıya kadar yüzebildiğini belirtti. Ancak diğer ikisinin (Sidy Keita, Didier Martial Kouamou Nana) cesetleri Türkiye kıyı şeridinde bulundu. Hayatta kalanın avukatları, Yunan makamlarından çifte cinayet davası açılmasını talep etti.

    SOMALİLİYİ ELLERİNİ ARKADAN BAĞLAYIP DENİZE ATTILAR

    Somalili bir erkek, Mart 2021’de Sakız adasına vardığında Yunan ordusu tarafından yakalanıp Yunan Sahil Güvenliği’ne teslim edildiğini, sahil güvenliğin onu suya bırakmadan önce ellerini arkadan bağladığını söyleyerek “Beni ellerimi ters kelepçeleyip denizin ortasına attılar. Ölmemi istediler” dedi. Sırt üstü süzülerek hayatta kalmayı başardığını sonunda ellerinden birini bağlardan kurtardığını, ama deniz dalgalı olduğu için içinde bulunduğu gruptan 3 kişinin öldüğünü aktardı. Karaya çıkmayı başardı ve sonunda Türkiye sahil güvenliği tarafından fark edildi.

    SURYELİ GÖÇMEN: BİZİ BİNDİRDİKLERİ BOTUN TIPASI BOZUKTU

    Eylül 2022’de 85 göçmeni taşıyan bir teknenin motor Yunanistan’ın Rodos adası yakınlarında durdu. Suriye’den gelen Muhammed, yardım için Yunan Sahil Güvenliği’ni aradıklarını, sahil güvenliğin onları bir tekneye yükleyip Türkiye karasularına geri götürüp cankurtaran botlarına bindirdiğini, kendisine ve ailesine verilen botun kapakçığının düzgün şekilde kapatılmadığını anlattı.

    ‘BÜTÜN ÇOCUKLAR ÖLDÜ’

    “Hemen batmaya başladık, gördüler… Çığlıklarımızı duydular ama yine de bizi bırakıp gittiler.”

    “İlk ölen çocuk kuzenimin oğluydu… Sonra birer birer öldüler. Başka bir çocuk, başka bir çocuk, sonra da kuzenim ortadan kayboldu. Sabaha karşı 7-8 çocuk ölmüştü.”

    “Çocuklarım sabaha kadar ölmedi, sonra Türk Sahil Güvenliği geldi.”

    ADALARDA SIĞINMA BAŞVURUSU YAPAMADAN SİVİL POLİSE YAKALANIYORLAR

    Yunan yasaları, sığınma talebinde bulunan tüm göçmenlerin, başvurularını adalardaki merkezlerde kayıt altına aldırmalarına izin veriyor. Ancak BBC’nin Consolidated Rescue Group isimli göçmen destek kuruluşunun yardımıyla iletişime geçtiği göçmenler, bu merkezlere ulaşamadan sivil polis olduğunu düşündükleri kişiler tarafından yakalandıklarını söyledi.

    İnsan hakları grupları, Avrupa’da sığınma arayan binlerce kişinin yasadışı bir şekilde Yunanistan’dan Türkiye’ye geri gönderildiği ve uluslararası ve AB hukukunda güvence altına alınan sığınma talebinde bulunma haklarının reddedildiğine dikkat çekiyor.

    VİDEOSU VAR: KADINLARLA ÇOCUKLAR BOTA BİNDİRİLİP AÇIK DENİZDE SÜRÜKLENMEYE BIRAKILDI

    Avusturyalı aktivist Fayad Mulla, Şubat 2023’te Yunanistan’ın Midilli adasında bu tür operasyonların ne kadar gizli yürütüldüğünü kendi gözleriyle gördüğünü belirtti. Fayad Mulla’nın ihbar üzerine zorla geri gönderme yerine doğru giderken, daha sonra polis için çalıştığı ortaya çıkan kapüşonlu bir adam tarafından durdurulması araç kamerası tarafından kaydedildi. Polis, görüntüleri araç kamerasından silmeye çalıştığı ve onu polis memuruna direnmekle suçlamaya çalıştı, ama işlem yapılmadı. İki ay sonra benzer bir yerde Mulla’nın çektiği zorla geri gönderme görüntüleri, The New York Times’ta yayımlandı.

    Videoya göre aralarında kadın ve bebeklerin de bulunduğu bir grup, işaretsiz bir minibüsün arkasından indirilip küçük bir tekneye bindirilerek daha uzaktaki Yunan Sahil Güvenlik gemisine aktarıldı, ardından şişme bota bindirilerek açık denizde sürüklenmeye bırakıldı.

    ESKİ KOMUTANIN AÇIK MİKROFON İTİRAFI: ULUSLARARASI BİR SUÇ

    BBC, bu görüntüleri doğrulayarak Yunanistan Sahil Güvenliği’nin eski özel operasyonlar şefi Dimitris Baltakos’a gösterdi.

    BBC’ye sahil güvenlikten yasadışı herhangi bir şey yapmasının talep edildiğini inkar eden eski komutan Baltakos, röportaj sırasında görüntülerin ne anlama geldiği hakkında yorum yapmayı reddetti.

    Ancak röportaja ara verildiği sırada mikrofonu açıkken kamera çerçevesinin dışındaki bir kişiye şöyle dediği kaydedildi:

    “Onlara pek bir şey söylemedim, değil mi? Çok açık değil mi? Nükleer fizik değil. Bunu neden güpegündüz yaptıklarını bilmiyorum… Bu… alenen yasadışı. Bu uluslararası bir suç.”

    YUNAN SAHİL GÜVENLİĞİ: ULUSLARARASI TOPLUM BİZİ TAKDİR EDİYOR

    BBC’nin soruşturmasına karşı Yunan Sahil Güvenliği, yasadışı faaliyetlere ilişkin tüm suçlamaları kesinkes reddettiğini söyledi. Personelinin “en üst düzeyde profesyonellik, güçlü bir sorumluluk duygusu ve insan yaşamına ve temel haklara saygıyla yorulmadan çalıştığını, ülkenin uluslararası yükümlülüklerine tam uyduklarını” savunan Yunan Sahil Güvenliği, “2015’ten 2024’e kadar 6161 deniz olayında 250 bin 834 sığınmacı/göçmen kurtardığını ve bunun uluslararası toplum tarafından olumlu karşılandığını” vurguladı.

    YUNAN ÖZEL KUVVETLER ÜYESİ: EMİR BAKANDAN

    BBC’ye açıklama yapan Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikası Bakanlığı, görüntülerin bağımsız Ulusal Şeffaflık Kurumu tarafından araştırıldığını söyledi.

    BBC’nin Samos adasında konuştuğu araştırmacı gazeteci Romy van Baarsen, Yunan özel kuvvetlerinin bir üyesiyle flört uygulaması Tinder aracılığıyla sohbet etmeye başladığını aktardı. Van Baarsen, onu aradığında “savaş gemisinde” olduğunu yanıtını aldığını, ona işi ve sığınmacı teknesi gördüklerinde ne yaptıkları hakkında sorular sorduğunu anlatarak ekledi:

    “Sığınmacıları geri püskürttüklerini söyledi. Bu tür emirlerin ‘bakandan’ geldiğini söyledi ve böyle bir tekneyi durdurmazlarsa cezalandırılacaklarını belirtti.”

    600’DEN FAZLA GÖÇMENİN ÖLMESİ: ‘YUNAN SAHİL GÜVENLİĞİ TEKNEYİ ALABORA ETTİ’

    Yunan sahil güvenliği daha önce de Akdeniz’de son 10 yılın en büyük göçmen teknesi kazasındaki rolü nedeniyle eleştirilmişti. Adriana’nın Haziran 2023’te Yunanistan’ın belirlenmiş kurtarma bölgesinde batmasıyla ölenlerin sayısı 600’den fazla hesaplanıyor. Yunan yetkililer, teknenin güvenli şekilde İtalya’ya yol almasından ötürü kurtarmak için müdahale etmedikleri iddiasında. Hayatta kalanlar ise Yunan Sahil Güvenliği’nin eylemleriyle teknenin alabora olmasına neden olduğunu söyledi. (BBC, Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Somali Cumhurbaşkanı Mahmud: Türkiye, 10 yıl denizlerimizi koruyacak

    Somali Cumhurbaşkanı Mahmud: Türkiye, 10 yıl denizlerimizi koruyacak


    Türkiye, Hint Okyanusu ve Kızıldeniz’e açılan Aden Körfezi üzerinde yer alan Somali’de kilit oyuncu konumunda bulunuyor.

    REKLAM

    Somali, Türkiye ile ülkenin deniz varlıklarına destek ve Etiyopya’nın ayrılıkçı Somaliland bölgesi üzerinden denize erişim sağlama çabalarını caydırmayı amaçlayan savunma işbirliği anlaşmasını onayladığını duyurdu.

    Somali kabinesi, gün içerisinde Türkiye ile savunma işbirliği alanında imzalanan anlaşmayı onayladı. 

    İki ülke arasında 8 Şubat’ta savunma ve güvenlik konularını da kapsayan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması imzalanmıştı.

    Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre, bakanlar kurulunun onayının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye ile yapılan anlaşmayı “ülke için tarihi bir gün” olarak nitelendirdi.

    Başbakan Barre, “Somali, uluslararası arenada gerçek bir müttefike, bir dosta ve bir kardeşe sahip olacak.” ifadesini kullandı. 

    Somali Enformasyon Bakanı Daud Aweis de X sosyal medya hesabından ülkesinin, Türkiye ile olan savunma alanındaki işbirliği anlaşmasına dair açıklamada bulundu.

    İki ülke arasındaki anlaşmanın çok önemli bir adım olduğuna işaret eden Aweis, “Kabine, NATO üyesi ve Somali’nin yakın müttefiki Türkiye ile imzalanan savunma işbirliği anlaşmasını onayladı. Bu dönüm noktası niteliğindeki 10 yıllık anlaşma, Somali hükümetinin egemenliğini koruma çabalarını önemli ölçüde güçlendirecek.” ifadesini kullandı.

    Öte yandan Etiyopya, 1 Ocak’ta Somali’den bağımsızlık almak isteyen Somaliland ile bir mutabakat zaptı imzalamıştı.

    Söz konusu anlaşma, Somaliland’i kendi toprağı olarak gören ve bu nedenle gerekirse savaşa hazır olduğunu belirten Somali’yi rahatsız etmişti.

    Dünyada hiçbir ülke tarafından tanınmayan Somaliland yönetimi, Etiyopya’nın bir deniz limanı karşılığında bu bölgenin bağımsızlığını tanımayı kabul ettiğini ileri sürmüştü. 

    Etiyopya, 120 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın denize kıyısı olmayan en kalabalık ülkesi.

    Somali Cumhurbaşkanı: Türkiye, 10 yıl denizlerimizi koruyacak

    Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Türkiye-Somali arasında imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın Somali Meclisi tarafından onaylanmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Türkiye ile yapılan anlaşmanın Somali’de terörizm, dış tehditler, korsancılık ve yasa dışı balıkçılıkla mücadele ile kıyıların korunmasını ve deniz kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda işbirliklerini kapsadığını kaydeden Mahmud, anlaşmanın, Etiyopya veya başka bir ülkeye yönelik düşmanca bir amacı olmadığını söyledi.

    AA’nın haberine göre iki ülke arasında ortak bir deniz kuvvetleri oluşturulacağını açıklayan Mahmud, bu kuvvetlerin, Somali sularını 10 yıl boyunca koruyacağını ve deniz kaynaklarının gelişmesine katkı sağlayacağını belirtti.

    Mahmud, “Türk kardeşlerimiz bu anlaşma çerçevesinde 10 yıl boyunca denizlerimizi koruyacak. 10 yıllık işbirliğinden sonra biz de denizlerimizi koruyacak bir donanmaya sahip olacağız.” şeklinde konuştu,

    Cumhurbaşkanı Mahmud, Türkiye’nin Somali’ye sağladığı desteğin diğer dünya ülkelerin verdiği destekten farklı olduğunu sözlerine ekledi.

    Somali Cumhurbaşkanı, cumartesi günü yaptığı bir başka açıklamada, Etiyopyalı üst düzey subayların Somaliland’de, bu bölgenin ilhakı için “zemin hazırladıklarını” söylemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kıbrıs açıklarında Türk gemisinin Rum sahil güvenik botuna uyarı ateşi açtığı iddiası

    Kıbrıs açıklarında Türk gemisinin Rum sahil güvenik botuna uyarı ateşi açtığı iddiası


    Kıbrıs’ta bir Türk güvenlik teknesinin Rumlara ait tekneye ve sahil güvenlik birimlerine uyarı ateşi attığı ileri sürüldü. Olayın Güzelyurt Körfezi’ne kıyısı olan Kato Pyrgos (Aşağı Pirgo) limanı yakınlarında sabaha karşı 3.30 civarında meydana geldiği belirtildi.

    Rum basına yansıyan haberlere göre olay Rum sahil güvenlik botunun Türkiye’den gelen kaçak göçmen olup olmadığına dair devriye yaptığı sırada yaşandı.

    euronews’e konuşan KKTC Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, “Böyle bir bilgi yok. Bu tamamen yalan.” diyerek Rum güvenlik birimlerine uyarı ateşi açıldığı iddialarını yalanladı.

    Rum polisinin verdiği bilgide içinde üç kişi bulunan Rum sahil güvenlik botunun Türk sahil güvenlik teknesinin limana 11 deniz mili mesafedeyken tespit ettiği ve Tylliria balıkçı barınağına doğru yöneldiği, ancak Türk sahil güvenlik ekipleri botu takip ederek dört kez uyarı ateşi açtığı belirtildi.

    Polis olayla ilgili Rum dışişleri bakanlığının bilgilendirildiğini kaydetti.

    Adanın kuzeyinde yer alan Kato Pyrgos, KKTC ile Rum kesiminin sınır çizgisinin hemen batısında yer alıyor.

    Olayla ilgili Türk tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***