Etiket: Sağlık Bakanlığı

  • Sağlık Bakanlığı Kansere Savaş Açtı! Hedef 15 Milyon Vatandaş

    Sağlık Bakanlığı Kansere Savaş Açtı! Hedef 15 Milyon Vatandaş


    Sağlık Bakanlığı, “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonu çerçevesinde, ücretsiz kanser taramalarına katılımı artırmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla kısa mesaj (SMS) yoluyla bilgilendirme uygulamasını başlattı.

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, kanser hem dünyada hem de Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Erken teşhis edilen kanser vakalarında tedavi süreci daha başarılı olurken, hastaların yaşam süresi ve kalitesi de artıyor. Bu nedenle, daha fazla vatandaşın ücretsiz kanser tarama hizmetlerinden haberdar olması ve tarama programlarına katılımın artırılması hedefleniyor.

    Yeni uygulama kapsamında, Ulusal Kanser Tarama Programı doğrultusunda belirlenen yaş gruplarındaki vatandaşlara kısa mesaj gönderilerek bilgilendirme yapılacak. Program kapsamında, kadınlara yönelik meme ve rahim ağzı kanseri ile kadın ve erkekleri kapsayan kalın bağırsak kanseri taramaları ücretsiz olarak sunuluyor. Meme kanseri taramaları 40 ile 69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi yöntemiyle, rahim ağzı kanseri taramaları 30 ile 65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testiyle, kalın bağırsak kanseri taramaları ise 50 ile 70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi yöntemiyle uygulanıyor.

    Taramalar, Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ile mobil tarama araçlarında tamamen ücretsiz şekilde gerçekleştiriliyor.

    Yaklaşık bir ay sürecek kampanya boyunca, meme kanseri taraması için 5,5 milyon, rahim ağzı kanseri için 3 milyon ve kalın bağırsak kanseri taraması için yaklaşık 6,5 milyon kişiye kısa mesaj gönderilmesi planlanıyor. Bu mesajlarda, hangi kanser türleri için tarama yapılabileceği, başvuru yöntemleri ve en yakın sağlık kuruluşlarının bilgilerine yer verilecek.

    Toplamda yaklaşık 15 milyon kişiyi kapsayan bu bilgilendirme çalışmasıyla, kanser taramalarına yönelik farkındalığın artırılması ve daha fazla vatandaşın erken teşhis fırsatından yararlanması amaçlanıyor. Mesaj gönderilecek kişiler arasında daha önce tarama yaptırmış bireyler de bulunuyor.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakanlık Duyurdu! Sağlık-1 Botu’nda Patlama: 1 Ölü, 1 Yaralı Var

    Bakanlık Duyurdu! Sağlık-1 Botu’nda Patlama: 1 Ölü, 1 Yaralı Var


    Sağlık Bakanlığı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Sağlık-1 Botu’nda patlama meydana geldiğini duyurdu.

    Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, “Çanakkale Merkez Kumkale mevkiinde Sağlık-1 Botu’nda patlama meydana gelmiştir. Olayda maalesef bir sağlık personelimiz hayatını kaybetmiştir. Yaralanan bir vatandaşımızın tedavisi hastanemizde devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

    Patlamanın nedeni henüz belirlenemezken, olayla ilgili hem adli hem de idari soruşturma başlatıldığı bildirildi. Sağlık Bakanlığı, yaşamını yitiren personel için başsağlığı dileyerek, yaralı vatandaşın sağlık durumunun yakından takip edildiğini aktardı.

    Açıklama şöyle:

    “Çanakkale Merkez Kumkale mevkiinde Sağlık-1 Botu’nda patlama meydana gelmiştir. Olayda maalesef 1 sağlık personelimiz hayatını kaybetmiştir. Yaralanan 1 vatandaşımızın tedavisi hastanemizde devam etmektedir. Sağlık personelimize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve büyük sağlık ailemize başsağlığı diliyoruz. Yaralı vatandaşımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Hadiseye ilişkin adli ve idari soruşturma başlatılmıştır.”

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sağlık Bakanlığı’ndan İlk Açıklama! Jinekolojik Muayeneye ‘Evlilik’ Şartı Getirildi mi?

    Sağlık Bakanlığı’ndan İlk Açıklama! Jinekolojik Muayeneye ‘Evlilik’ Şartı Getirildi mi?


    Sağlık Bakanlığı, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (MHRS) yapılan yeni düzenlemeyle 25 yaşın altındaki kadınlar, sadece evli olmaları halinde jinekoloji (kadın hastalıkları ve doğum) polikliniklerinden randevu alabileceğine ilişkin açıklama yaptı.

    “Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniklerine randevu alımında medeni duruma bağlı herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir” denilen açıklamada, bazı hastanelerin muayene odalarının niteliklerine göre ek bilgiler ekleyebildiği, bunun her branş için geçerli bir uygulama olduğu belirtildi.

    ‘YALNIZCA JİNEKOLOJİYE ÖZGÜ DEĞİL’

    Bu tür bilgilerin, hastaların doğru polikliniğe yönlendirilmesi ve muayene sürecinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amacıyla eklendiği ifade edildi. Bakanlık, bu uygulamanın bir kısıtlama ya da kural olmadığını, yalnızca jinekolojiye özgü değil, birçok branş için geçerli olduğunu vurguladı.

    Bu açıklama, özellikle kadın hakları savunucuları ve sağlık meslek örgütleri tarafından daha önce dile getirilen endişeleri tam anlamıyla gidermedi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) gibi kuruluşlar, sistemde ayrımcılık yaratabilecek uygulamalara karşı takipçi olacaklarını ifade etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Memişoğlu Duyurdu: 19 Bin Personel Alınacak… İşte Detaylar

    Bakan Memişoğlu Duyurdu: 19 Bin Personel Alınacak… İşte Detaylar


    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, bakanlık bünyesinde istihdam edilmek üzere toplam 19 bin personel alımı yapılacağını duyurdu. Alımlar kapsamında 15 bin 342 sözleşmeli personel KPSS puanıyla atanacakken, 3 bin 658 sürekli işçi ise İŞKUR üzerinden başvuru sürecine dahil edilecek.

    Bakan Memişoğlu, sözleşmeli personel alımının Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından merkezi yerleştirme yoluyla yapılacağını belirterek, adayların tercihlerini 2–8 Mayıs 2025 tarihleri arasında ÖSYM’nin resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirebileceğini aktardı.

    Sürekli işçi alımı için başvurular ise 5–9 Mayıs 2025 tarihleri arasında İŞKUR’un “esube.iskur.gov.tr” adresi üzerinden elektronik ortamda kabul edilecek.

    Bakan Memişoğlu açıklamasında, “Ülkemize, milletimize ve büyük sağlık ailemize hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Memişoğlu Açıkladı: Kuzey Makedonya’daki Yangında Yaralanan 3 Kişi Türkiye’ye Getirildi

    Bakan Memişoğlu Açıkladı: Kuzey Makedonya’daki Yangında Yaralanan 3 Kişi Türkiye’ye Getirildi


    Kuzey Makedonya’da başkent Üsküp’ün yaklaşık 100 kilometre doğusunda yer alan Koçani kentinde bir gece kulübünde yangın çıkması sonucu 59 kişi hayatını kaybetti.

    Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy, yangında 59 kişinin hayatını kaybettiğini, 155 kişinin de yaralandığını anımsattı. Ulusoy, Kuzey Makedonya makamlarının yaralılardan durumları acil olanların Türkiye’ye tedavi için gönderilmesi hususunda kendilerine talepte bulunduğunu kaydetti.

    Konuyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla hızla sonuçlandırdıklarını vurgulayan Ulusoy, “Sağlık Bakanlığımızın göndermiş olduğu ambulans uçak şu anda üç yaralı genci ülkemize götürmek üzere alıyor. Bu akşam onları İstanbul’da Çam ve Sakura Hastanesine indirmiş olacak.” dedi.

    BAKAN MEMİŞOĞLU DUYURDU

    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kuzey Makedonya’daki yangınlarda yaralanan ve durumu ağır olan 3 yaralının, tedavi edilmesi amacıyla ambulans uçak ile Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildiğini açıkladı.

    Bakan Memişoğlu Açıkladı: Kuzey Makedonya'daki Yangında Yaralanan 3 Kişi Türkiye'ye Getirildi - Resim : 2

    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    Kuzey Makedonya’nın Koçana şehrinde meydana gelen yangında hayatını kaybedenleri ve yaralananları derin bir üzüntüyle öğrendik. Resmî temasların ardından ivedilikle harekete geçtik. Durumu ağır olan 3 yaralıyı tedavi etmek amacıyla Bakanlığımıza ait Ambulans Uçak ile Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanemize naklediyoruz. Hastaların tedavileri Şehir Hastanemiz bünyesinde hizmet veren Avrupa’nın en büyük Yanık Merkezi’nde devam edecektir. İhtiyaç durumunda tedavi görmeleri için yeni hastaların naklini gerçekleştirmeye devam edeceğiz. “İnsan, Önce İnsan” şiarımızla gönül coğrafyamız Balkan ülkelerinin yanındayız. Rabb’imden acil şifalar diliyor, Kuzey Makedonya halkına taziyelerimi iletiyorum.

    7 GÜN YAS İLAN EDİLDİ

    Kuzey Makedonya Hükümetinden yapılan açıklamada, yangın nedeniyle ülkede yarından itibaren 7 gün milli yas ilan edildiği bildirilmişti.

    Kaynak: AA


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Memişoğlu, Hekimlerin 14 Mart Tıp Bayramını Kutladı

    Bakan Memişoğlu, Hekimlerin 14 Mart Tıp Bayramını Kutladı


    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile hekimlerin sağlık sisteminin övünç kaynağı olduğunu belirterek, hekimler ve hekim adaylarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı.

    ‘İYİ Kİ VARSINIZ’

    Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından paylaşımda, hekimliğin bir meslekten öte, adanmışlık hikayesi olduğunu belirtti. Hekimlik için, “Gecesini gündüzüne katan, dertlere derman olan, insanlığa iyiliği şiar edinen gönüllerin hikayesi.” yorumunda bulunan Memişoğlu, şunları kaydetti:

    “Yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir sanat. Bu eşsiz sanatı toplumumuzun esenliği için icra eden hekimlerimizle gurur duyuyorum. Sizler sağlık sistemimizin övünç kaynağısınız. Bu duygu ve düşüncelerle tüm hekimlerimizin ve hekim adaylarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum. İyi ki varsınız.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 7 ilde 200 bin doz aşı yapılamadı, salgın kapıda

    7 ilde 200 bin doz aşı yapılamadı, salgın kapıda


    Müzeyyen YÜCE


    İSTANBUL – Türkiye’de özellikle son yıllarda aşı karşıtı kampanyalar ve Covid-19 salgınının da etkisiyle alevlenen aşı tereddüdü ve aşı reddi dikkat çekici boyutlara ulaştı. Aşı şirketlerinin maddi kazanç odaklı çalıştığı, aşıların gerekli ve güvenli olmadığı gibi gerekçelerle son 8 ayda Türkiye’nin yedi bölgesindeki yedi büyükşehirde binlerce bebeğe ve çocuğa yapılması gereken 200 bin doz kızamık, boğmaca, hepatit ve suçiçeği gibi salgına yol açan hastalıkların aşıları yapılamadı. Aşı karşıtlığı nedeniyle çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı ise yüzbinlere ulaştı. Buna ek olarak geçmiş yıllarda sönümlenen kızamık vakaları da önceki yıllara oranla artarak 5 binlere çıktı.

    https://artigercek.com/saglik/7-ilin-asi-haritasi-333918h?sayfa=2

    7 İLİN ÜRKÜTÜCÜ AŞI HARİTASI

    Sağlık Bakanlığı’nın son düzenlemesiyle, aile hekimleri tarafından, yapılamayan çocukluk dönemi aşıları mayıs ayından bu yana ailelerden alınan ret formuyla birlikte il sağlık müdürlükleriyle paylaşılıyor. İl sağlık müdürlükleri de bu verileri internet sayfalarında yayınlıyor. Hekimlerin ellerinde kalan aşılar için doldurduğu formlarda itirazların çoğunda ise gerekçe aşı karşıtlığı. Artı Gerçek, sisteme giriş yapan il sağlık müdürlüklerinin verilerinden yola çıkarak 7 coğrafi bölgeden İstanbul, Ankara, Antalya, Antep, Erzurum, Ordu ve Denizli illerinin aşı haritasını çıkardı.

    REKOR İSTANBUL’DA: 5 KAT ARTIŞ

    Sağlık Bakanlığı’nın aşı reddine ilişkin açıkladığı son veriler 2017 yılın ait. Bakanlık tarafından o dönemde yapılan açıklamaya göre Türkiye genelinde 2011 yılında 183 olan aşı reddi, 2017’de 23 bini geçti. Sağlık Bakanlığı, aradan geçen sekiz yılda aşı reddine ilişkin herhangi bir sayı açıklamadı ancak il sağlık müdürlüklerinin sisteme yüklediği veriler, yapılmayan çocukluk dönemi aşılarına dair ürkütücü tabloyu ortaya koydu.

    Söz konusu verilere göre sadece İstanbul’da 2024’ün son sekiz ayında bebek ve çocuklara yapılması gereken 131 bin 499 doz aşı yapılamadı. Bu rakam Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB), 2016’da İstanbul için 36 bin doz olarak açıkladığı bir yıllık sayıya kıyasla beş kat bir artışı ifade ediyor. Uzmanlara göre bu da her ay ortalama 15 bin çocuğun aşılanamadığını ortaya koyuyor.

    EN ÇOK İTİRAZ BOĞMACA, KIZAMIK VE SU ÇİÇEĞİ AŞILARILARINA

    Vaktinde uygulanmayan aşıların dağılımına bakıldığında ise İstanbul’da sekiz ayda 35 bin 203 doz difteri, tetanoz ve boğmaca aşısı yapılmadı. Özellikle son yıllarda artan vakalara karşı savunmasız kalan binlerce çocuk da itirazlar nedeniyle 16 bin 966 doz kızamık aşısını olmadı. Yine bulaşıcı bir viral enfeksiyon olan ve son sekiz ayda uygulanamayan suçiçeği aşısı dozu da 6 bin 563 olarak kayıtlara geçti.

    RİSKLİ GRUP KÜMELENİYOR: ‘SALGIN RİSKİNİ DOĞURUYOR’

    İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi ve aile hekimi Emrah Kırımlı’ya göre aşı yapılamayan çocuk sayısı artıkça özellikle kızamık ve boğmacaya karşı riskli bir nüfus birikiyor. İstanbul özelinde yapılmayan aşıların belirli bölgelerde kümelendiğine de dikkat çeken Kırımlı, şu örneği verdi:

    “Benzer nüfuslu 3 ilçede yapılmayan aşı dozları 194, 459 ve 860 olarak çıkabiliyor. 459 doz aşının yapılmadığı bir ilçede bu aşıların 122’si sadece bir mahallede yapılmamış durumda. Böylesi bir kümelenme de bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırıyor. Mayıs ayı için Kadıköy, Fatih ve Sultanbeyli buna örnek oluşturabilir.”

    SAĞLIK SİSTEMİNİN MERKEZİ ANKARA’DA BİNLERCE AŞISIZ ÇOCUK VAR

    Sağlık sisteminin merkezi olarak nitelenen başkent Ankara’da de aşılanma konusundaki tablo yüksek bir düzeyde seyrediyor. Ankara’da verilere yansıyan aşıya bireysel itiraz sayısı son sekiz ayda 28 bin 65’e ulaştı. Aile hekimlerinin yapamadığı çocukluk dönemi aşıları da bu süreçte 26 bin 413 doz olarak kayıtlara geçti.

    İl Sağlık Müdürlüğü’nün sisteme girdiği verilere göre başkentte de yapılamayan aşılarının başında tıpkı İstanbul’da olduğu gibi 5 bin 96 doz ile boğmaca, tetanoz ve difteri aşıları geliyor. Kentte çocuklarına kızamık aşısı yaptırmayan ailelerin sayısı da yüksek bir tablo çiziyor. Sekiz ayın toplamına bakıldığında aile hekimleri 3 bin 747 doz kızamık aşısını çoğunluğunu itirazların oluşturması nedeniyle yapamadı. Yine çocuklara yapılamayan aşılar arasında bin 572 doz suçiçeği aşısı da dikkat çekiyor. Uzmanlar bu verilere göre kentte 5 binden fazla ailenin çocuklarına aşı yaptırmadığını değerlendiriyor.

    EN DİKKAT ÇEKİCİ VERİLERDEN BİRİ DE ANTALYA’DAN: 13 BİNİN ÜZERİNDE İTİRAZ YAPILDI

    Çocukluk çağı aşılanma oranlarına ilişkin en dikkat çekici verileri yansıtan kentlerden biri de Antalya. Aile hekimlerin ellerinde kalan aşılar için doldurduğu formlarda ‘aşı itirazı’ bölümüne yansıyan son sekiz aylık süreçte 13 bin 25 bireysel itiraz mevcut.

    Yılda ortalama 26 bin civarında bebeğin doğduğu kentte yapılamayan aşı dozları da 11 bin 402 olarak kayıtlara geçti. Kentte yapılması gereken bin 929 doz boğmaca aşısı, bin 656 doz da kızamık aşısı yapılmadı. Yeni doğan bebeklere tek doz şeklinde uygulanan 447 doz verem aşısı da elde kaldı. Bunun yanı sıra çocuklar sekiz ayda bin 569 doz Hepatit- B aşısını da olamadı. Uzmanlara göre tabloya bakıldığında Antalya’da her ay bine yakın çocuk aşı reddi nedeniyle aşılanamıyor.

    ANTEP’TE ÇOCUK FELCİ AŞISI DETAYI: BİN 503 DOZ AŞI YAPILMADI

    İl sağlık müdürlüklerinin verilerine göre, 7 ilde bebek ve çocukların aşılanmasına karşı yüksek bir direncin oluştuğu görülürken, yapılmayan aşıların dağılımı bölgesel olarak benzer seyrediyor. Göç ve dini gerekçelerle çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin ağırlıkta olduğu Antep’te 14 bin 611 doz aşı yapılamadı. Yapılamayan aşıların başında yine boğmaca, kızamık ve hepatit aşıları geliyor. Ancak, bin 503 doz çocuk felci aşısının yapılmadığı Antep, bu konuda diğer kentlerden ayrılıyor.

    ERZURUM’DA HER İKİ AŞIDAN BİRİ YAPILMADI

    Yılda ortalama 10 bin çocuğun doğduğu Erzurum’da ise sekiz ayda 5 bin 558 doz çocukluk ve bebeklik aşısı elde kaldı. Bin 373 doz boğmaca, 783 doz da kızamık aşısı çocuklara yapılmadı.

    7 BİN ÇOCUĞUN DOĞDUĞU ORDU’DA 5 BİN DOZUN ÜZERİNDE AŞI YAPILMADI

    Denizli’de de sekiz aylık tablo çocuklara ve bebeklere yapılamayan 4 bin 995 doz aşıyı gösteriyor. Kentteki veriler diğer illerle benzer bir tablo seyrederken, yapılmayan aşıların dağılımı ise birbirlerine yakın. En çok yapılmayan aşılar arasında boğmaca, tetanoz, difteri, (917 doz) kızamık, (691 doz), hepatit A ve hepatit B (toplam 1195) gibi aşılar var.

    Yılda ortalama 7 bin çocuğun doğduğu Ordu’da ise il sağlık müdürlüğü, sadece son dört ayın verilerini yayınladı. Dört ayda çocuklara ve bebeklere bin 636 doz aşı yapılmadı. Bunların başında boğmaca, difteri, tetanoz, kızamık ve çocuk felci aşıları geliyor. Ordu’da difteri ve tetanoza karşı bağışıklık sağlayan ancak yapılmayan çocukluk dönemi aşısındaki yüksek oran dikkat çekiyor. Nitekim dört ayda yapılmayan çocukluk dönemi aşısı 193 doz. Bu da ilde yaş ilerledikçe aşılanma oranlarının artığını gösteriyor.

    KIZAMIK VAKALARINDA ARTIŞ: ÇOĞUNLUĞU AŞISIZ GRUPLAR

    Kızamık aşısının çocuklarda otizme yol açtığına dair söylentilerin yanlış olduğu çoktan ortaya çıksa da bu yanlış inanış, aşılatma oranlarını olumsuz etkiliyor. Kızamık hastalığının içerdiği risklere rağmen ebeveynlerin çocuklarını aşılatmama eğilimi de salgın riskini ortaya çıkarıyor. Zira, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere 7 ilde çocuklara yapılamayan kızamık aşısı 25 bin 972 doz olarak verilere yansıdı. Aile hekimleri özellikle kızamık konusundaki vaka artışlarına dikkat çekerken, TTB’den Muzaffer Eskiocak’ın çıkardığı veriler salgına ilişkin alarm veriyor.

    KIZAMIK VAKALARINDA 14 YILDA 50 KAT ARTIŞ

    Verilere göre 2011 yılında 105 kızamık vakasının görüldüğü Türkiye’de 2023 yılında vaka sayısı 5 bine çıktı. Bu sayı ile Türkiye 2019 yılından bu yana son 6 yılın en yüksek kızamık vaka sayısına ulaştı. Bunun yanı sıra son 12 ay içerisindeki vakalar incelendiğinde ise yaşa göre insidansın (direncin) en yüksek olduğu grubun 1-4 yaş grubu olması ve bütün yaş gruplarında büyük çoğunluğun aşısız gruptan oluşması dikkat çekici.

    ‘2017’DEKİ 23 BİN AŞI REDDİNE ŞİMDİ İKİ İLDE ULAŞIYORUZ’

    Türkiye’de aşı reddinin giderek artığını, 7 ilin verilerine bakarak anlamanın mümkün olduğuna dikkat çeken Emrah Kırımlı, 2017’de Türkiye geneli için açıklanan 23 bin aşı reddine, bugün sadece İstanbul ve Ankara’da ulaşıldığını söyledi. Sağlık müdürlüklerinin sisteme girdiği ve paylaştığı verilere göre aşı reddinin yaklaşık 5 kat artığını anlatan Kırımlı şunları söyledi:

    “Ankara’da 5 binden fazla aile çocuklarına aşı yaptırmıyor. İstanbul’da bu sayı 15 bine civarında. Sağlık Bakanlığı’nın aşı yaptırmayan aile sayısına dair son verisi 2017 yılından ve o sayı 23 bin. O günden bu yana sadece iki ilimizde bu sayıya yaklaşıyoruz. Bu aşı reddinde 5 kata yakın artış olduğunu gösteriyor. Bu durumda ülkemizde yüz bine yakın ailenin bebeklerine aşı yaptırmadığını söyleyebiliriz. 7 ilin verisi, 200 bin çocuk ve bebeğe aşı yapılamadığını ortaya koyuyor. Bu rakamı Türkiye geneline yansıtıldığında 400 bin doza yakın aşı yapılamadı diyebiliriz. Bu ciddi bir oran.”

    ‘AŞI TEMİNİNDE DE SORUN VAR’

    Aşı reddinin yanı sıra aşı teminine ilişkin sorunların da yaşandığını aktaran Kırımlı, “Aşı konusunda ya aileyi ikna edemiyoruz ya da ikna ettiğimiz ailelere temin sorunu yaşandığı için aşı yapamıyoruz. Bu da çocukların aşı zamanlarının kaçırılmasına yol açabiliyor” vurgusu yaptı.

    ‘BAKANLIĞIN CİDDİ BİR KAMPANYA BAŞLATMASI LAZIM’

    Aşı reddindeki bu artışın kızamık, boğmaca, suçiçeği gibi salgına yol açacak hastalıkların ilerleyen yıllarda daha da çok yayılacağına vurgu yapan Kırımlı, Sağlık Bakanlığı’nın zaman kaybetmeden ciddi bir aşı kampanyası ve çalışması başlatması gerektiğini söyledi:

    “Yoğun bir aşısız toplumla karşı karşıyayız. Sağlık müdürlüğü verilerinden bu yapılmayan aşıların da iller ve bölgeler içinde kümelendiğini görüyoruz. Belirli bir Aile Sağlığı Merkezi bölgesinde bir ilin, bir ilçenin yapılmayan aşılarının büyük çoğunluğu görülebiliyor. Bu durum da bulaşıcı hastalıkların yayılma ve salgın haline gelme riskini doğuruyor. Hatta bu salgınlar nedeniyle ölen bebekler dahi oluyor. Etkilerini ve yayılma hızını önümüzdeki yıllarda görebiliriz. Aşı karşıtlığının daha da artmadan ciddi bir aşı kampanyasının yapılması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’nın aşısızlığın yükünü aile hekimleri ve ailelerin üzerinden alması lazım.”

    BAKANLIKTAN TALEBİMİZE RET

    Aşı reddi verilerine ilişkin Sağlık Bakanlığı’na CİMER üzerinden sorular yönelttik. Bakanlık, aşı retlerinin ek bir çalışma gerektirdiği gerekçesiyle, talebimize olumsuz yanıt verdi.

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ünlü Oyuncu Gizem Güven’den Skandal Paylaşım! Uzmanlar Uyardı, O Tanıtımını Yaptı

    Ünlü Oyuncu Gizem Güven’den Skandal Paylaşım! Uzmanlar Uyardı, O Tanıtımını Yaptı


    Son dönemde ölümcül etkileriyle gündemden düşmeyen sarı serum, yeni can kayıplarına yol açarken, sosyal medya fenomenleri bu tehlikeli ürünün tanıtımını yapmaya devam ediyor.

    Son bir ayda dört kişinin hayatını kaybetmesine neden olan sarı serumu, sosyal medya hesaplarından paylaşan isimlerden biri de oyuncu Gizem Güven oldu. 1,5 milyon takipçisi bulunan Instagram hesabında sarı serumu öneren Güven, takipçilerine sarı serumun reklamını yaptı.

    PAYLAŞIMA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ

    Gizem Güven’in, “Babam biraz grip gibiydi. Hemen yetişti bizimkiler. İyi ki varsınız” notunu düştüğü paylaşımı sosyal medyada büyük tepki çekti. Kullanıcılar, böylesine kritik bir konuda fenomenlerin sorumsuz davranışlarını eleştirirken, uzmanlar bir kez daha uyarıda bulundu.

    BİR FENOMENDEN DAHA SARI SERUM REKLAMI

    Benzer bir paylaşım da 250 bin takipçisi bulunan sosyal medya fenomeni Tuğba Eroğlu’ndan geldi. Eroğlu, kulak ağrısı yaşadığını belirterek evine sarı serum getirttiği anları paylaştı. Paylaşım esnasında serumu temin ettiği özel kurumun isminin de ekranda görünmesi dikkat çekti.

    Ünlü Oyuncu Gizem Güven'den Skandal Paylaşım! Uzmanlar Uyardı, O Tanıtımını Yaptı - Resim : 2

    SAĞLIK BAKANLIĞI UYARMIŞTI

    Sağlık Bakanlığı da artan ölüm vakalarının ardından sarı serum konusunda resmi bir açıklama yaparak, bu uygulamanın tehlikelerine dikkat çekmişti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sarı serumun bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımının beyin felci de dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği vurgulandı. Açıklamada, “Bu uygulama ancak, kişide aşırı sıvı kaybı (kusma, ishal, terleme ve ilgili dönemde sıvı gıda alamamaya bağlı) mevcutsa ve kan değerleri ölçülerek belirlenmiş mineral ve vitamin eksikliği varsa hekim kararı ile eğitimli sağlık personeli tarafından uygun sağlık kurumu koşullarında gerçekleştirilebilir” ifadeleri kullanıldı.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sağlık Bakanlığı’ndan ‘sarı serum’ açıklaması: ‘Hekim kararı ile yapılabilir’

    Sağlık Bakanlığı’ndan ‘sarı serum’ açıklaması: ‘Hekim kararı ile yapılabilir’


    Artı Gerçek – Sağlık Bakanlığı Sağlıklı Çözüm sosyal medya hesabından, son günlerde basına yansıyan ölüm vakaları üzerine sarı serum hakkında bilgilendirme paylaşımda bulunuldu. Paylaşımda, sarı serumun normal serum içinde C vitamini, B grubu vitaminler, magnezyum, mide koruyucu ve bulantı giderici ilaçlar, anti-inflamatuar ilaçlar, anti-oksidan maddeler, kas gevşetici, ağrı kesici ve magnezyum içerebildiği belirtildi.

    Ağız yoluyla beslenemeyen veya beslenebildiği halde vitamin ve minerallerden vücudu yararlanamayan kişilere, vitamin ve minerallerin serumla verilmesinin ancak hekim kararı ile uygun sağlık koşullarında ve steril cihazlarla kontrollü şartlarda uygulanabileceği belirtilen paylaşımda, “Sarı serumun; aşırı yorgunluk, gribal enfeksiyonlar, ‘akşamdan kalma’ gibi durumlarda hızlı toparlanma, zindelik sağlama ve ruhsal durumu güçlendirme gibi sağlık faydaları sağlayacağına dair beklenti ve vaatler bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. Sarı serum uygulamasının sebep olabileceği sağlık riski; seruma eklenecek vitamin ve minerallerin tipine, sayısına, miktarına, serumun damara uygulanma hızına, uygulanan kişinin sağlık durumuna bağlı olarak değişir” ifadelerine yer verildi.

    ‘UYGUN SAĞLIK KURUMU KOŞULLARINDA GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR’

    Paylaşımda, sarı serumun kendini iyi hissetme dışında ispatlanmış bir faydasının olmadığı ve bazı durumlarda ise zararının olduğunun bilimsel araştırmalarda da kanıtlandığı bilgisine yer verildi.

    Kanında magnezyum veya potasyum düzeyi değişimi olan kişilerde (örneğin böbrek hastalığı olan, idrar söktürücü ilaç alan veya aşırı alkol almış) magnezyum içeren serum kullanılmasının kalpte ritim bozukluklarını tetikleyebildiği, sarı serumun depresyon, uyku bozuklukları ve sindirim sistemi bozukluklarına yol açabildiği, hızlı verildiğinde tansiyon düşmesine, bilinç bozulmasına hatta bayılmaya yol açabildiği belirtilen paylaşımda, şunlar kaydedildi:

    “Damar içi sıvılar, yüksek tansiyon ve kalp hastalığı olan kişilerde olumsuz tesirler doğurabilir. Bazı vitaminlerin aşırı alınması, örneğin; aşırı B vitamini verilmesi hayatı tehdit edebilecek alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Serumun akış hızı ve miktarı kişiye göre ayarlanmadığında sıvı elektrolit dengesizliği, kalp ve böbrek problemleri, hatta beyinde su alıp şişmeye yol açabilir. Serum ile damara verilecek hava kabarcıkları beyin felci dahil ciddi problemlere yol açabilir.

    Sonuç olarak, bu uygulama ancak, kişide aşırı sıvı kaybı (kusma, ishal, terleme ve ilgili dönemde sıvı gıda alamamaya bağlı) mevcutsa ve kan değerleri ölçülerek belirlenmiş mineral ve vitamin eksikliği varsa hekim kararı ile eğitimli sağlık personeli tarafından uygun sağlık kurumu koşullarında gerçekleştirilebilir.” (AA)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Topuk Kanı Aldırmadı, Sağlık Bakanlığı Harekete Geçti: 2,5 Aylık Bebeğe Kayyım Atandı

    Topuk Kanı Aldırmadı, Sağlık Bakanlığı Harekete Geçti: 2,5 Aylık Bebeğe Kayyım Atandı


    Murat (40) ve Seda (35) Çakmak çiftinin 2.5 ay önce özel bir hastanede M.T. adını verdikleri bir çocukları dünyaya geldi. Ancak aile, çocuktan topuk kanı aldırmadı ve aşı olmasını istemeyerek evrakları imzalayıp daha sonra taburcu olup evlerine gitti.

    DAVA AÇILDI

    Özel hastane durumu çiftin ikamet ettiği mahallenin sağlık ocağına, onlar da Sağlık Bakanlığı’na bildirdi. Topuk kanı aldırmayan aile hakkında Sağlık Bakanlığı şikayetçi oldu ve Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldı.

    Açılan davada mahkeme, ailenin ifadesine başvurdu. 2.5 aylık M.T. için kayyım atanmasına karar verdi. Aile, mahkeme sürecinde Murat Çakmak’ın kardeşi F.Ç.’yi evlatlarının vasisi olarak mahkemeye bildirdi.

    Davanın ilk duruşmasının önümüzdeki günlerde görülmesi bekleniyor.

    Topuk Kanı Aldırmadı, Sağlık Bakanlığı Harekete Geçti: 2,5 Aylık Bebeğe Kayyım Atandı - Resim : 2

    TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ’Nİ HEDEF ALDI

    Baba Murat Çakmak, Türk Tabipler Birliği’ni hedef alarak, “Benim bir evladım daha var. 4 sene önce o dünyaya geldiğinde de topuk kanı aldırmadım ama hiçbir sorun yaşamadım. Ben araştırdım ve topuk kanının alınmasının hiçbir mantığını bulamadım. Kars’ta da böyle bir durum bir ailenin başına gelmişti ve Türk Tabipler Birliği ortalığı karıştırmıştı. Mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar ve bizim gibi aileleri mağdur ediyorlar. Türk Tabipler Birliği kapatılsın. Topuktan kan alınması için topuğu deldiğiniz zaman enfeksiyon kapabilir ve bizler bundan endişe duyuyoruz. Aynı testleri tükürük ve idrar ile yapabilirler, öyle yapsınlar. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Türk Tabipler Birliği bir anlaşma halinde gibi insanlara saldırmaya başlamışlar. Ben topuk kanı aldırmadım diye bana terörist muamelesi yapıyorlar” dedi.

    ‘EVLADIM BELEDİYE Mİ?’

    Kayyım atanması kararına tepki gösteren baba Murat Çakmak, “Benim evladım belediye mi ki kayyım atanıyor. Biz belediyelere kayyım atanır diye biliyoruz. Biran önce bu yanlıştan dönülmesini istiyoruz. Ben tıbba asla karşı bir insan değilim. Benim 4 yaşındaki kızım doktor olmak istiyor ve ben onu destekliyorum” ifadelerini kullandı.

    Topuk Kanı Aldırmadı, Sağlık Bakanlığı Harekete Geçti: 2,5 Aylık Bebeğe Kayyım Atandı - Resim : 3

    İNANMIYORMUŞ!

    Çakmak ailesinin avukatı Bülent Şeker ise şöyle konuştu:

    “Müvekkil birinci çocuğu için topuk kanı vermedi ve hiçbir sorun olmadı. Ancak ikinci çocuğu için müvekkilimiz topuk kanı ve aşı reddi için yine dilekçe vermiş. Ondan sonra müvekkilin ifadesi alınmış ve kayyım atanmış. Bir tedbir kararı verilecek. Sağlıklı çocuk hakkında böyle bir karar verilemez.

    Bu topuk kanı testinde sayılan ve tespit edilen hastalıkların tedavi edileceği belirtilmiyor, sadece hastalıkların ilerlemesinin durdurulacağı belirtiyor. Müvekkilimiz de buna inanmıyor ve topuk kanı aldırmıyor.”

    TOPUK KANININ ÖNEMİ

    Topuk kanı testi, her dört evlilikten birinin akraba evliliği olduğu ülkemizde, dünya geneline göre daha sık görülen genetik ve metabolik hastalıkları yenidoğan döneminde tespit edilerek erken tedavi ile çocuğun sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayan hayati önemi olan test.

    Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu kılınan bu topuk kanı testi ile ülkemizdeki yeni doğan bebeklerin yüzde 99’una ulaşmış, her yıl 5 binin üzerinde bebek hastalık belirtileri ortaya çıkmadan tespit edilebiliyor.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***