Etiket: Recep Tayyip Erdoğan

  • Beyaz Saray: Biden, Erdoğan’a S-400 endişesini iletti; insan haklarına saygının önemini vurguladı

    Beyaz Saray: Biden, Erdoğan’a S-400 endişesini iletti; insan haklarına saygının önemini vurguladı


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden ile görüşmesinde iki ülke ilişkilerini güçlendirmek ve geliştirmek için ortak mekanizma kurulması konusunda mutabık kalındığı bildirildi.

    Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden ile Roma’da bir araya geldi.

    Zirvenin yapıldığı Nuvola Kongre Merkezi’nde yapılan basına kapalı görüşmede görüşmede, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da yer aldı.

    Erdoğan’ın, ABD Başkanı Biden ile görüşmesi TSİ 12.15’te başladı. 20 dk. planlanan görüşme yaklaşık 1 saat sürdü.

    Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, “Biden savunma ortaklığını ve Türkiye’nin bir NATO müttefiki olarak önemini teyit etti ancak Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemleri almasına dair ABD’nin endişelerini de not etti. Biden aynı zamanda, güçlü demokratik kurumların, insan haklarına saygının, barış ve refah için hukukun üstünlüğünün önemini vurguladı” ifadeleri kullanıldı.

    Anadolu Ajansı’na göre, görüşmede ikili ticaret hacminin artırılması yönündeki ortak perspektif doğrultusunda atılacak adımlar ele alındı.

    Gündemde hangi konular var?

    Reuters’a göre, ikilinin öncelikli olarak Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması ve F-16 savaş uçağı satın alma talebini, ABD ile savunma ilişkisini ve Suriye ve Libya gibi bir dizi bölgesel konuyu görüşmesi bekleniyordu.

    ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Biden yönetimini Türkiye’ye F-16 savaş uçağı satmama konusunda uyarmıştı.

    İki NATO üyesi ülke arasındaki ilişkiler, Türkiye’nin Rus hava savunma sistemi S-400’leri satın alması ile son yıllarda çıkmaza girmişti.

    Geçtiğimiz hafta Erdoğan ABD büyükelçisi de dahil olmak üzere Osman Kavala açıklaması yapan 10 ülkenin Türkiye büyükelçilerinin ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmeleri için Dışişleri Bakanına talimat vermişti.

    Bu talimat sonrasında ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, Twitter hesabından yaptığı duyuruda, “ABD, 18 Ekim tarihli açıklamaya ilişkin bazı sorunların yöneltilmesi vesilesiyle, Diplomatik İlişkiler Hakkındaki Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesine riayet etmeyi teyit eder.” ifadesini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan ile Biden Glasgow’da bir araya gelecek: İki lider hangi konuları görüşecek?

    Erdoğan ile Biden Glasgow’da bir araya gelecek: İki lider hangi konuları görüşecek?


    Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu, dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren G20 Liderler Zirvesi, 30-31 Ekim’de İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenecek.

    İklim değişikliğiyle mücadelenin yanı sıra koronavirüs salgını, Covid-19 aşılarının dağıtımında küresel eşitsizliğe çözüm, salgın sonrası kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik toparlanma, dijital ekonominin vergilendirilmesi, Afganistan krizi ve mülteci meselesi ile ticaret ve jeopolitik gerilimler liderlerin gündeminde olacak.

    Devlet ve hükümet başkanlarının katılacağı zirvede Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil edecek.

    G20 programı

    Zirvenin ilk günün ev sahibi İtalya Başbakanı Mario Draghi, zirve için gelen bütün liderleri kongre merkezi önünde tek tek karşılayacak. Zirvede ilk oturuma geçilmeden önce liderler, aile fotoğrafında buluşacak.

    İlk gün oturumunun ardından, liderler için özel kültürel program hazırlandı. İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella da konuk liderlere Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda akşam yemeği daveti verecek.

    G20 liderleri, zirvenin ikinci ve son gününde ise “İklim Değişikliği ve Çevre” ile “Sürdürülebilir Kalkınma” oturumlarına katılacak.

    Kapanış oturumunun ardından liderler, kendi ülkelerinden gelen gazetecilere yönelik birer basın toplantısı düzenleyecek.

    Biden Erdoğan görüşmesi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26’ncı Taraflar Konferansı (COP26) için de 1-2 Kasım’da Birleşik Krallık’a gidecek.

    Taraflarca henüz resmen teyit edilmiş olmasa da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın konferansın düzenleneceği Glasgow’da görüşmesi bekleniyor.

    İki liderin görüşmesinde son dönemlerde öne çıkan sorunları ele alması öngörülüyor.

    Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerinin alınmasının ardından tırmanan gerilimde Washington’ın Ankara’ya talep ettiği F-35 savaş uçaklarını satmaması, ardından F-16 talebi ve Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterindeki mevcut F-16’ların modernizasyonu için kit talebi, masadaki en önemli gündem maddesi olacak.

    Yeni F-16 satışı konusunda ABD’den resmi bir açıklama gelmiş değil.

    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ayrıca çarşamba günü, Türkiye’nin F-35 programından tamamen çıkarıldığını duyurmuştu.

    Keza ABD’li bazı senatörler, Washington’ın Ankara’ya silah satışına karşı çıkıyor.

    Türkiye, jetlerin teslim edilmemesi halinde daha önce ödemesi yapılan 1.4 milyar doların geri verilmesini istiyor.

    İki liderin, savaş uçaklarının satılmaması halinde ödenen meblağın tazmin edilmesi meselesini ele alması bekleniyor.

    Anlaşmazlıklar

    NATO müttefikleri arasındaki ilişki, son 5 yılda Suriye politikası konusundaki anlaşmazlıklar, Ankara’nın Moskova ile yakınlaşması, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama faaliyetleri, Halkbank davası, ABD’nin Suriye’deki Kürt gruplara verdiği silahlı destek ve Washington’ın ‘Türkiye’de hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği’ yönündeki açıklamaları nedeniyle sekteye uğradı.

    Son olarak aralarında ABD’nin de bulunduğu 10 Batılı ülkenin büyükelçisinin, iş insanı Osman Kavala ile ilgili açıklaması ve akabinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyükelçilerin ‘istenmeyen adam’ ilan edileceklerini söylemesi, gerilimin son halkası oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan: Ben nasıl geri adım attım? Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok

    Erdoğan: Ben nasıl geri adım attım? Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 büyükelçinin, tutuklu Osman Kavala’nın serbest bırakılması çağrısının ardından Türkiye’nin gösterdiği tavır konusunda, “Atmış olduğumuz adım birilerine gövde gösterisi değil, sadece Türkiye’de görev yapan büyükelçilerin Türkiye’nin iç işlerine müdahil olmaması anlamındadır.” ifadesini kullandı.

    Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere değerlendirmelerde bulundu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetine icabetle yaptığı günübirlik çalışma ziyaretinin verimli geçtiğini vurgulayan Erdoğan, Azerbaycan’ı son olarak haziranda ziyaret ettiğini, Aliyev ile Şuşa’nın ardından bu defa da işgalden kurtarılan Fuzuli ve Zengilan’da bir araya geldiklerini söyledi.

    Erdoğan, Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan topraklarında hayata geçirdiği yeniden imar ve kalkınma çalışmalarını yakından gördüğünü, bölgedeki ekonomik kapasitenin canlandırılmasına, ulaştırma hatlarının ihyasına ve yenilerinin inşasına dair faaliyetleri incelediğini belirterek, “Azerbaycan’ın başarılarıyla, en az Azerbaycanlı kardeşlerimiz kadar biz de mutlu oluyoruz. Türkiye olarak bu projelerin parçası olduğumuz için gurur duyuyoruz.” diye konuştu.

    Ziyareti kapsamında, 8 ay gibi rekor sürede tamamlanan Fuzuli Uluslararası Havalimanı’nın açılışını Aliyev ile yaptıklarını dile getiren Erdoğan, böylelikle kilit önemdeki bir hava ulaştırma güzergahının hayata geçirilmiş olduğuna dikkati çekti.

    Havalimanının, sadece Azerbaycan için değil, Kafkasların geneli için de ulaştırma konusunda katma değer sunabilecek potansiyele sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, “Azerbaycan’ın, bölgenin kalkınma önceliği yönündeki iradesinin tezahürü olan ve çok kısa sürede tamamlanan bu önemli ulaştırma merkezinin faaliyete geçirilmesinde emeği bulunan herkesi tebrik ediyorum.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki ulaştırma için önemli bir yere sahip olan kara yolları inşasıyla ilgili çalışmaları da yerinde incelediğini ve temel atma törenine katıldığını anlatarak, bölgede sürdürülen kara yolu inşaatı çalışmaları hakkında yetkililerden ve çalışanlardan bilgi aldıklarını aktardı. Erdoğan, Türkiye olarak, bölgesel barış ve istikrarın tesisinde ulaştırma hatlarının önemini her zaman vurguladıklarını hatırlattı.

    ‘Ülkeler birbirlerinin karar mekanizmalarını etkilememeli, etkileyemez’

    Erdoğan, “İran son dönemde ‘İsrail’i buraya getirdiniz’ bahanesiyle Azerbaycan’ı tehdit ediyor, diğer taraftan da Ermenistan ile yeni iş birliği arayışlarına girerek sanki sizin ve Sayın Aliyev’in çabalarını baltalamaya çalışıyor. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

    “İlham Bey ile bu konunun da müzakeresini yaptık. İlham Bey kararlı bir duruş içerisinde ve o kararlı duruşundan da herhangi bir taviz vermiyor. Dedi ki: ‘Bizim İsrail’e yönelik verilmiş bir tavizimiz yok. Biz İsrail ile her türlü mal mübadelesi içerisinde adım atabiliriz. Farklı ülkelerle nasıl adım atıyorsak burada da aynı şekilde İsrail ile bu tür ilişkilerimiz vardır ve bundan sonra da olacaktır. Bu konularda da ülkeler birbirlerinin karar mekanizmalarını etkilememeli, etkileyemez. Temennimiz odur ki İran da burada aklıselimle hareket ederse İran ve Azerbaycan arasında herhangi bir sıkıntı yaşanmamış olsun.”

    ‘Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesini onlara hatırlatmış olduk’

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, tutuklu Osman Kavala’nın serbest bırakılması için 10 büyükelçinin çağrı yapması ve sonrasında Türkiye’nin verdiği tepkiye ilişkin, “Aslında sizin yaptığınız bu çıkış, Davos’taki ‘one minute’ çıkışına benzeyen bir çıkış olarak nitelendirildi. Ne yaşandı bu süreçte? Biden ile görüşme öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’nden geri adım mantığındaki adım, süreci nasıl etkileyecek? Bundan sonrası için süreç nasıl olmalı?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Bizim atmış olduğumuz adım birilerine gövde gösterisi değil, sadece Türkiye’de görev yapan büyükelçilerin Türkiye’nin iç işlerine müdahil olmaması anlamındadır. Herhangi bir büyükelçi görev yaptığı ülkenin iç işlerine müdahale yetkisine sahip değildir. Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesini bunların benden daha iyi bilmeleri lazım. Çünkü büyükelçilerin kendileriyle ilgili bu tür sözleşmeleri adım adım uygulaması lazım, adım adım takip etmesi lazım. Kaldı ki sen Türkiye’de görev yapıyorsun, Türkiye’de görev yapan bir büyükelçinin, Türkiye’nin bir kabile devleti olmadığını bilmesi lazım. Türkiye gibi böyle kadim bir tarihe sahip olan bu ülkede görev yapan büyükelçinin neyin, nereye varacağını çok iyi bilmesi lazım. Eğer bunu bilmiyorsa Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesini onlara hatırlatmış olduk. Olay bu kadar basit. Tabii Amerika’nın büyükelçisi de bu işe karıştığı için herhalde Biden nezaket gösterisinde bulundu ve ilk açıklama oradan geldi. Zaten Amerika’dan açıklama gelince diğer 9 tanesi de ona tabi olmak suretiyle bu iş böylece kapanmış oldu.”

    ‘Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok’

    Erdoğan, Amerikan gazetelerindeki “Erdoğan krizden kaçtı, geri adım attı” gibi manşetleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, “Ben nasıl geri adım attım? Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok.” diye konuştu.

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin kasım sonunda Türkiye’ye ilişkin bir süreç başlatabileceği hatırlatılarak, “Eğer bu tarihe kadar Osman Kavala serbest bırakılmazsa AİHM’in vereceği bir görüş bu anlamda belirleyici olacak herhalde. Beklentiniz nedir?” sorusunu da Erdoğan, şöyle yanıtladı:

    “Benim herhangi bir beklentim yok. Benim sadece tek beklentim var; biz bildiğimizi okuruz. Konsey bildiğini mi okur, okusun. Onlar ne okuyor, dinleriz, görürüz. AİHM’inkini de Konsey’inkini de dinleriz. Dinledikten sonra da biz üzerimize düşeni yaparız. Gereği neyse bunu yapacağız. Ben, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak bu makamda bulunduğum sürece üzerime düşen görevi dört dörtlük yaparım. Acaba şu ne der, bu ne der, bunlara hiç bakmam. Benim aldığım terbiye bu, yetişme tarzım bu. Ölene kadar da aynen bu istikamette devam ederim, devam edeceğim.”

    ‘Siyaseti öğrenmeleri için daha çok fırın ekmek yemeleri lazım’

    Erdoğan, büyükelçilerin açıklaması konusunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve bazı çevrelerden “Nazikçe uyarıyorlar, bunlara neden tepki gösteriyorsunuz?” gibi açıklamalar geldiği, “Non grata ilan etmek bizi yalnızlaştırır” diyenlerin, büyükelçiler geri adım attıktan sonra da bunun “diplomatik başarı olduğunu” söylemeye başladığı hatırlatılarak, değerlendirmesinin sorulması üzerine, şunları kaydetti:

    “Bunlardan biri de geçmişte Bakü’de büyükelçi olarak görev yapmıştı, şimdi CHP’de güya siyaset yapıyor. İlham Bey ile konuşurken o bile ‘Ben bu adamı bir daha bu kapıdan içeri sokmam’ dedi. Çünkü Azerbaycan’a da ihanet etti. Sen önce bir defa büyükelçilik yaptığın ülkenin siyasetine saygılı olmayı öğren. Bunu öğrenmedi ki bu adam. Şu anda da rastgele işte nasıl olduysa siyaset yapıyor. Biz bu tür siyasetçileri cepten çıkarıyoruz. Bunların siyaseti öğrenmeleri için daha çok fırın ekmek yemeleri lazım. Bunlar büyükelçilik yapmış, siyasetçilik değil. Siyasetçilik başka bir şey, büyükelçilik başka bir şey.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan, Kavala’nın bırakılmasını isteyen büyükelçilerle ilgili açıklamalarda bulundu

    Erdoğan, Kavala’nın bırakılmasını isteyen büyükelçilerle ilgili açıklamalarda bulundu


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan 10 ülkenin Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklama sonrası yaşanan krizle ilgili konuşmasında “Bugün büyükelçiler tarafından yapılan yeni bir açıklama ile yargımıza yönelik bühtandan geri dönülmüştür. Viyana Sözleşmesinin 41. maddesine uyulacağı taahhüdüne bağlılıklarını söyleyen bu büyükelçilerin Türkiye’nin egemenlik konusundaki beyanlarında daha dikkatli olacağını umuyoruz. Milletimizin hassasiyetlerine uymayanların bu ülkede barınamayacağını da söylemek istiyoruz.” dedi.

    Erdoğan’ın konuşmalarından satır başları:

    “Kimi dış kimi iç kaynaklı zorluklarımız illaki vardır. Türk milleti diye bir milletin varlığına bile tahammülü olmayanlar boş durmuyor. Ülkemizi istediklerini gibi yönetenler, Türkiye artık kendi duruşunu sergilemeye başladığında paniğe kapıldılar. Bir süredir yaşadığımız siyasi, ekonomik, toplumsal saldırılarının gerisinde işte bu panik halinin yol açtığı acelecilik vardır. Son dönemde bazı ülkelerin büyükelçileri tarafından yapılan hadsiz açıklamayı aynı çerçevede değerlendiriyoruz. Bu açıklama her hangi bir kişiyi değil doğrudan ülkemizin yargısını hedef almıştır.”

    “Bu tavır, ülkemizdeki yargı teşkilatını, hakimlerimiz, avukatlarımızla birlikte tüm yargı mensuplarına yapılmış hakarettir. Anayasamızda belirtildiği gibi Türk yargısı kimseden talimat almaz. Bugün aynı büyükelçilekelr tarfından yapılan yeni bir açıklama ile yargımıza yönelik bühtandan geri dönülmüştür. viyana sözleşmesinin 41l. maddesine uyulacağı tahhüdüne bağlılıklarını söyleyen bu büyükelcilerin Türkiyenin egemenlik konusundaki beyanlarında daha dikkatli olacağını umuyoruz. Milletimizin hassasiyetlerine uymayanların bu ülkede barınamayacağını da söylemek istiyoruz.”

    Erdoğan, 15.35’te başlayan toplantının öncesinde Cumhur İttifakı’ndaki ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmüştü.

    Ne olmuştu?

    Osman Kavala’nın tutukluluğunun dördüncü yılı nedeniyle 18 Ekim’de ABD, Fransa, Almanya, Hollanda, İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, Kanada ve Yeni Zelanda’nın imzasıyla ortak bir açıklama yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyükelçilerin ‘istenmeyen adam ilan edilmesi’ konusunda yaptığı açıklama sonrası anılan ülkeler yeni bir mesaj paylaştı.

    ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, Twitter hesabından yaptığı duyuruda, “ABD, 18 Ekim tarihli açıklamaya ilişkin bazı sorunların yöneltilmesi vesilesiyle, Diplomatik İlişkiler Hakkındaki Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesine riayet etmeyi teyit eder.” ifadesini kullandı.

    Sözleşmeye ilişkin aynı ifadeleri Almanya, Fransa, Kanada, Finlandiya, Danimarka, Hollanda, İsveç, Norveç ve Yeni Zelanda’nın Ankara büyükelçilikleri de resmi hesaplarından paylaşmış ya da retweet etti.

    18 Ekim’deki ortak açıklama

    Ülkelerin 18 Ekim’deki ortak açıklamasında, “Kanada, Fransa, Finlandiya, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri büyükelçilikleri olarak, Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ve iç hukukuyla uyumlu şekilde, bu davanın adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiği kanısındayız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu husustaki kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz.” ifadelerine yer verildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Asya piyasalarında Dolar, TL karşısında 9.75 seviyesine çıktı

    Asya piyasalarında Dolar, TL karşısında 9.75 seviyesine çıktı


    Türkiye’de son 24 saatte 338 bin 536 Covid-19 testi yapıldı, 24 bin 792 kişinin testi pozitif çıktı, 195 kişi yaşamını yitirdi.

    Buna göre, son 24 saatte 338 bin 536 Covid-19 testi yapıldı, 24 bin 792 kişinin testi pozitif çıktı, 195 kişi yaşamını yitirdi, iyileşenlerin sayısı ise 24 bin 403 oldu.

    18 yaş üstü nüfusta aşı uygulananların oranı ikinci dozda yüzde 77,49, birinci dozda 88,87 olarak gerçekleşti.

    Türkiye’de bugüne kadar uygulanan toplam aşı sayısı 115 milyon 255 bin 712’ye yükseldi. Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında son 24 saatte 90 bin 575 doz aşı uygulandı.

    En az iki doz aşı uygulananların oranı en yüksek 10 il Ordu, Muğla, Kırklareli, Amasya, Çanakkale, Eskişehir, Osmaniye, Balıkesir, Edirne ve Zonguldak oldu.

    En az iki doz aşı yapılanların oranı en düşük iller ise Şanlıurfa, Batman, Diyarbakır, Siirt, Muş, Mardin, Bingöl, Bitlis, Ağrı ve Bayburt olarak sıralandı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Tablo, belirtileri ciddi veya hafif, aramızdan 24 bin 792 kişiye daha virüs bulaştığını söylüyor. Aşılı olanların hastalığı genellikle hafif geçirdiğini biliyoruz. Aşı vücudu önceden korumaya alıyor. Risklere karşı dikkatli, aşınızı yaptırarak da hastalığa karşı baştan güçlü olun.” ifadesini kullandı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan, Kavala açıklaması yapan büyükelçilerin ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmesi talimatını verdi

    Erdoğan, Kavala açıklaması yapan büyükelçilerin ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmesi talimatını verdi


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osman Kavala açıklaması yapan 10 ülkenin Türkiye büyükelçilerinin ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmeleri için Dışişleri Bakanına talimat verdiğini söyledi.

    Erdoğan, “Talimatı Dışişleri Bakanımıza verdim, ‘Bu 10 büyükelçinin bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesini hemen halledeceksiniz’ dedim.” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan açıklamasında, “Bunlar Türkiye’yi tanıyacak, anlayacak, bilecekler. Türkiye’yi bilmedikleri, anlamadıkları gün burayı terk edecekler.” şeklinde konuştu.

    Kavala’nın serbest bırakılması çağrısı yapan ABD, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda’nın Ankara büyükelçileri, önceki gün Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı.

    Büyükelçiler ortak açıklamada ne demişti?

    10 büyükelçilik tarafından yapılan açıklamada, “Osman Kavala’nın tutuklanmasının üzerinden dört yıl geçti. Davanın, farklı dosyaların birleştirilmesi ve beraat kararından sonra yeni davaların yaratılması yoluyla sürekli geciktirilmesi, Türk yargı sisteminde demokrasiye saygıyı, hukuk devleti ve şeffaflık ilkelerini gölgelemektedir” ifadeleri kullanıldı.

    Bahsi geçen ülkelerin büyükelçileri Kavala davasının “adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması” gerektiğini belirterek Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulundu.

    Kavala: Artık savunma yapmayacağım

    Öte yandan Osman Kavala, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hakkında yaptığı açıklamalara avukatları aracılığıyla tepki gösterdi.

    Erdoğan’ın kendisi hakkındaki “Soros artığı” ifadelerine sosyal medya üzerinden yanıt veren Kavala, “İfadeler son derece esef vericidir ve Cumhurbaşkanlığı makamının ciddiyetine uygun düşmemiştir” dedi.

    Kavala açıklamasında, “Bu şartlar altında adil bir yargılama yapılmasına imkân kalmadığından, bundan sonra duruşmalara katılmamın ve savunma yapmamın anlamsız olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 10 büyükelçi için ‘istenmeyen adam’ sinyali

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 10 büyükelçi için ‘istenmeyen adam’ sinyali


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “siyasi cinayetler işlenebilir” açıklamasına ilişkin, “Her şeyden önce ana muhalefetin başındaki zatın bu açıklamaları tamamen deli saçması. Ya siyaseti öğrenecek ya siyaseti öğrenecek. Bunun başka çıkışı yok.” dedi.

    Seçimin 2023’te yapılacağını söyleyen Erdoğan, Osman Kavala için ortak çağrı yapan 10 büyükelçi için de “Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz.” diyerek sınır dışı sinyali verdi.

    Erdoğan, Angola, Togo ve Nijerya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere değerlendirmelerde bulundu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Türkiye’ye yönelik tavrı nedeniyle Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u eleştiren Erdoğan, “Bakın şimdi AİHM bir karar almış. Bu Kavala denilen Soros artığıyla ilgili olarak Türkiye’yi adeta burada mahkum etmek istiyorlar. 10 büyükelçi bu açıklamayı niye yapar? Bu Soros artığını savunanlar, ‘bunu nasıl bıraktırırız’ gayreti içindeler. Söyledim Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz. Türkiye’ye böyle bir ders vermek haddinize mi sizin? Kimsiniz siz? Neymiş? Kavala’yı bırakın. Sen kendi ülkendeki haydutları, katilleri, teröristleri bırakıyor musun? Amerika’sı, Almanya’sı, hangisi böyle bir şeyi şu ana kadar yaptı? Yapmadılar ve yapmazlar. Konuştuğu zaman sana verecekleri cevap şudur, ‘yargı bağımsızdır’. Sizde yargı bağımsız da bizdeki yargı bağımlı mı? Bizdeki yargı, bağımsızlığın en güzel örneklerini veriyor.” dedi.

    “Biz bu 1 milyar 400 milyon dolarımızı öyle veya böyle alacağız”

    F-35’lerden dolayı Türkiye’nin 1,4 milyar dolar alacağına karşılık, Amerika tarafından F-16 alımı ve mevcutların modernizasyonu için bir teklif geldiği hatırlatılarak, “Bu durum ABD Dışişleri Bakanlığına soruldu yalanlamadılar da doğrulamadılar da. Yine bir oyalama taktiği yürütüyorlar. Bundan vazgeçmeyecek mi Amerika?” şeklindeki soruyu da yanıtlayan Erdoğan, bu görüşmelerin şu anda alt düzeyde söz konusu olduğunu bildirdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama biz bu 1 milyar 400 milyon dolarımızı öyle veya böyle alacağız. Bütün bunlar konuşuluyor. Şu anda savunma bakanlarımız karşılıklı olarak bu görüşmeleri yapıyorlar. Şimdi Milli Savunma Bakanımız, Amerika Savunma Bakanı ile bir araya gelecek, görüşecekler. Mesafe alacağız diye inanıyorum. Roma’da G20 Toplantısı’nda Biden ile biz de bunu tabii konuşacağız. ‘Ne yapıyoruz, ne oluyor’ diye soracağız. Hiçbir şekilde Türkiye’nin haklarının yenmesine fırsat vermeyiz.” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu’nun “siyasi cinayetler işlenebilir” iddiası

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “siyasi cinayetler işlenebilir” şeklindeki sözleri sorulan Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

    “Her şeyden önce ana muhalefetin başındaki zatın bu açıklamaları tamamen deli saçması. Ya siyaseti öğrenecek ya siyaseti öğrenecek. Bunun başka çıkışı yok. Siyasi cinayet dediğin zaman senin yapman gereken bir şey var. Nedir o? İspat edeceksin. Böyle bir ispat söz konusu değil. Adeta bir deli bir kuyuya bir taş attı, 40 akıllı çıkaramadı. Bu da böyle. Bunu neye göre söylüyorsun? Çünkü hukuktaki kaide çok açık net ortada; müddei iddiasını ispatla yükümlüdür. Senin bunu ispat etmen lazım. Bunu ispat etmediğin sürece bu sana yapışıp kalır. Nitekim bütün arkadaşlarımız bu konuyla ilgili gerekenleri söylediler. Ama bu da aynı, yanındakiler de aynı. Aynı şeyleri dönüp dönüp konuşuyorlar. Avukat arkadaşlarımız şu anda bununla ilgili davaları açtılar. O da tutuştu. Niye? Çünkü olmayan şeyi konuşuyor. Diğeri de aynı şekilde, olmayan şeyi konuşuyor. Malum, şimdi başsavcılık bunları davet etti. Başsavcının davetiyle de bunlar ifadeyi verecekler. Bakalım ne söyleyecekler, göreceğiz.”

    “Seçimler 2023 Haziran’da”

    Muhalefetin erken seçim çağrılarına ilişkin olarak Erdoğan şunları söyledi:

    “Bunlar neredeyse iki yıldır hep erken seçim demiyorlar mı? Çok açık net bir gerçek var ortada, ben ‘seçimler zamanında yapılacak diyorum, asla geri adım yok’ diyorum. Devlet Bey, aynı şekilde, Haziran 2023’ü söylüyor, ‘seçimler zamanında yapılacak’ diyor. Ama bunlar hala avara kasnak gibi dönüp dönüp duruyorlar. Yok böyle bir şey, olmayacak böyle bir şey. Seçim zamanında yapılacak. Türkiye, seçimlerin zamanında yapılması olayını yaşayacak. O tarih de Haziran 2023’tür.”

    “Suriye konusunda kesinlikle taviz yok”

    Suriye’deki terörist gruplara yönelik operasyon konusundaki görüşleri de sorulan Erdoğan, “Şu anda bizim bölgede ciddi manada hassas noktalara operasyonlarımız devam ediyor. Kesinlikle taviz vermek yok. Suriye’deki bu süreci devam ettiriyoruz. Şu an itibarıyla da rejim nasıl bir tavır alır onu bilemiyorum ama biz özellikle İdlib’deki bu yaklaşım tarzına karşı gereği neyse onu yapmaya ve bütün ağır silahlarımızla beraber cevabını vermeye devam ediyoruz. Bu işi kendi akışına bırakamayız.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AİHM: ‘Cumhurbaşkanına hakaretten’ ceza alan kişinin ifade özgürlüğü ihlal edildi

    AİHM: ‘Cumhurbaşkanına hakaretten’ ceza alan kişinin ifade özgürlüğü ihlal edildi


    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Vedat Şorli adlı kişinin Facebook paylaşımları nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasının “ifade özgürlüğü ihali” olduğuna hükmederek kararı kınadı.

    Kararda söz konusu davada Şorli’nin gözaltına alınmasının yargılama öncesi tutukluluk halini gerektirecek bir durum olmadığı vurgulandı.

    Mahkeme ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 299’ncu maddesiyle düzenlenen Cumhurbaşkanına Hakaret suçunun “ifade özgürlüğü” ile uyumlu olmadığına karar verdi.

    Kararda devlet, hükümet veya herhangi bir yürütme, yasama, yargı organının, medyada eleştiri konusu olabileceği ifade edildi.

    Özel kanunlarla hakaretle ilgili daha fazla koruma sağlamanın konvansiyonun ruhuna aykırı olduğuna vurgu yapan AİHM, devletin cumhurbaşkanının itibarını savunmak için ona özel bir ayrıcalık geliştiremeyeceği belirtildi.

    Mahkeme Türkiye’yi Şorli’ye 7 bin 500 euro tazminat ödemeye mahkum etti.

    Ayrıca mahkeme Türkiye’den TCK 299’u AİHM içtihatlarıyla uyumlu hale getirilmesini istedi

    Kararda Avrupa Konseyi’ne üye birçok devletin hakaret için hapis cezasını kaldırdığını vurgulayan mahkeme, Azerbaycan ve Türkiye gibi devletlerin buna devam etmesinden endişe duyulduğunu kaydetti.

    Cumhubaşkanına hakaret davaları ile ilgili verilen bu ilk karar emsal niteliği taşıması açısında önem arz ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Dışişleri Bakanlığı, F-16’larla ilgili Türkiye’ye finansman teklifi yapmadıklarını duyurdu

    ABD Dışişleri Bakanlığı, F-16’larla ilgili Türkiye’ye finansman teklifi yapmadıklarını duyurdu


    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Türkiye’nin satın almak istediği F-16 uçağıyla ilgili olarak herhangi bir finansman teklifi yapmadıklarını söyledi.

    Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemi nedeniyle ABD’nin F-35 programından çıkarılmasının ardından başlayan kriz sürüyor.

    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, günlük basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin F-35 programı için yaptığı “1 milyar 400 milyon doların” ödenmesi konusunda ABD’nin Türkiye’ye F-16 alım teklifinde bulunduğu açıklaması ve bu teklifin ABD tarafından mı Türkiye’ye yapıldığı soruldu.

    Önerilen silah satışlarını ve transferlerini, Kongre’ye tebliğ edilmeden ve onaylanmadan teyit etmeyeceğini söyleyen Price, “Türkiye’ye gelince, NATO müttefikimiz Türkiye ile ortaklığımıza büyük değer veriyoruz. (Türkiye) Önemli bir NATO müttefikidir. Uzun süreli ve derin ikili bağlarımız var ve Türkiye’nin, NATO ile ortak çalışabilirliği öncelikli bir konu olmaya devam ediyor.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine doğrudan yanıt vermeyen Price, şöyle konuştu:

    “Şimdi gündeme getirdiğiniz konuya gelince şunu söyleyeceğim; Savunma Bakanlığı F-35 ihtilafının çözümü konusunda Türkiye ile istişare içindedir. Türk yetkililer, F-16 uçağı satın almakla ilgilendiklerini kamuoyuna ifade ettiler. Türkiye’nin savunma tedarik planları hakkında konuşmak için sizi Türk hükümetine yönlendiriyorum. Şunu söyleyebilirim ki Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin F-16 taleplerine herhangi bir finansman teklifinde bulunmadı. Savunma Bakanlığı, Türkiye ile F-35 programı, bu anlaşmazlığın nasıl çözüleceği konusunda istişarelerde bulunuyor. Bu konudaki özel görüşmeler hakkında konuşacak durumda değilim.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ne demişti?

    Afrika turu öncesi konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin F-35’ler için yapmış olduğu ödemeye karşı Amerika Birleşik Devletleri’nden yeni bir teklif sunulduğunu aktardı. Erdoğan, “1 milyar 400 milyon dolar F-35’ler için yapmış olduğumuz ödeme söz konusu. Bu ödemeler karşısında ABD’nin böyle bir teklifi söz konusu oldu. Ülkemizin savunma ihtiyacını gidermemiz gerekiyorsa bu adamları atalım dedik. Bugünün devamlığı için savaş filomuzu genişletmek için çabalıyoruz. Yeni F-16’lar alarak filomuzu genişleteceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TÜGVA’ya yönelik ‘torpille kadrolaşma’ iddiaları hakkında kim ne dedi?

    TÜGVA’ya yönelik ‘torpille kadrolaşma’ iddiaları hakkında kim ne dedi?


    İstanbul merkezli bir gençlik ve öğrenci vakfı olarak kurulan kısa adı TÜGVA olan Türkiye Gençlik Vakfı’nın devlet içinde kadrolaşmaya gittiği iddia edildi.

    Kurucuları arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da bulunduğu vakfın ‘ERP’ adlı bir sistem kullanarak kadro verilecek kişiler hakkında sicil listeleri oluşturduğu ve bu kişilerin ordu, emniyet ve diğer kamu kurumlarına yerleştirildiği ileri sürüldü.

    Gazeteci Metin Cihan’ın Twitter üzerinde paylaştığı belgelerdeki iddialarda TÜGVA’nın sistemde oluşturulmuş kadro listeleri görülebiliyor. Bu bilgilerin sadece kendisi ile paylaşılmadığını da düşündüğünü belirten gazeteci, vakfa usulsüz bina tahsisleri yapıldığını da ileri sürüyor.

    TÜGVA’dan önce yalanlama sonra ‘sızdırılmış’ açıklaması

    İddiaları kesin bir dille reddeden TÜGVA Başkanı Enes Eminoğlu, yine Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda belgelerin “sahte” olduğunu ve iddiaları mahkemeye taşıyacaklarını ifade etti.

    “Uğradığımız iftira ve haksızlıkların hesabını, hukuk karşısında soracağız” diyen Eminoğlu, “TÜGVA, sizin sahte belgelerinizle etiketlenemeyecek kadar güzide ve büyük bir teşkilattır” açıklamasında bulundu.

    Bu açıklamadan bir gün sonra Cüneyt Özdemir’incanlı yayınına katılan Eminoğlu, “Bir kere bu içeriden belgeleri almış bu adam, sızdırmış, yedek yapmış ve ifşa ediyor” dedi. Belgeler arasında doğru bilgiler olduğunu kabul eden Eminoğlu, “Yıllar sonra ifşa eden zihniyet, bunların taktiği ve uygulaması” değerlendirmesini yaptı.

    CHP: FETÖ tipi yapılanmalara devlette yer açıyorlar

    Muhalefet kanadı da iddialara tepki göstererek iktidara tepki gösterdi. CHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, TBMM’de yaptığı konuşmada “FETÖ konusunda ders alınmadığını”nın altını çizerek “Yeni FETÖ tipi yapılanmalara devlette yer açıyorlar” dedi.

    Ayrıca CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, iddialara ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi.

    TÜGVA hakkında “paralel devlet” iddiaları

    TÜGVA’dan gelen yalanlamalar hakkında da yorum yapan gazeteci Cihan, “Bu yalanlama en çok TÜGVA ve tür(g)evlerinin çevresinde yer alan, onların cemaat yurtlarında kalan gençleri ilgilendirir. Dava şuuru demediler, savunmadılar. Paralel yapılanma suçunun farkındalar. Torpil sandığınız şey başınıza bela açabilir. Bunlara güvenmeyin” dedi.

    Cihan dün paylaştığı twitlerinde ERP sistemi üzerinde çok uzun bir listenin bulunduğunu belirtmiş ve bu listeden bir görsel paylaşmıştı. Yapılanma’nın TÜGVA’dan da ibaret olmadığının altını çizen gazeteci, “Vergiler de TÜGVA’ya gidiyor. belediyeler ve valilikler eliyle kamu kaynakları bu yapılanmaya aktarılıyor. “Mali destek raporu” başlıklı dosyada bunu çok net görebiliyoruz” dedi.

    TÜGVA gibi başka kurumlar da bulunduğunu da ileri süren Cihan, öğrenci yurtları konusunda yedi oluşumun bir araya geldiğini ve bir “liste” hazırlanarak “taleplerin” iletildiğini ardından da yurt binalarının “paylaşıldığını” söylüyor. Cihan mesajında, “Çocukları cemaat yurduna alırsın, tornadan geçirirsin, sonra asker polis kadrolarına gönderirsin. bilindik bir hikaye. yeni sezon. TÜGVA versiyon” diyerek konuyu yorumladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***