Etiket: Polis

  • Emniyet’te büyük Soylu tasfiyesi: Ankara Emniyet Müdürü görevinden alındı müdürlük emrine verildi yerine Engin Dinç getirildi

    Emniyet’te büyük Soylu tasfiyesi: Ankara Emniyet Müdürü görevinden alındı müdürlük emrine verildi yerine Engin Dinç getirildi



    SERBEST GÖRÜŞ – 28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın atanmasıyla birlikte, İçişleri Bakanlığı görevine Ali Yerlikaya getirildi. Yerlikaya’nın eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla arasının iyi olmadığı Ankara’da biliniyordu.

    Görev teslimi sırasında Yerlikaya’nın “Temel referansımız hukuk ve insan haklarıdır. Bundan taviz verilmeyecektir” ifadeleri, Soylu döneminin geride kalacağının bir işareti olarak yorumlanmıştı. Yerlikaya, yaptığı görevlendirmelerle Soylu’ya yakın olarak bilinen isimleri Bakanlıktan tasfiye etmeye başlamıştı.

    EMNİYET’TE SOYLU EKİBİNE BÜYÜK TIRPAN: ANKARA EMNİYET MÜDÜRÜ GİTTİ

    Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarıyla Emniyet teşkilatında büyük değişiklikler yapıldı. En dikkat çekici değişiklik ise Süleyman Soylu’ya en yakın isimlerden biri olan Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz’ın görevden alınarak Emniyet Genel Müdürlüğü emrine verildi.

    Seçimlerden sonra eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, bakanlık bünyesinde ‘kişisel hedefleri doğrultusunda bazı isimler için rapor hazırlattığına’ dair iddialar gündeme gelmişti.

    Soylu’nun Emniyet Genel Müdürü ve daha önce de yeni İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya hakkında Erdoğan’a sunmak üzere bir rapor hazırlattığı ileri sürülmüştü. Raporu hazırlayan kurumun da Ankara Emniyeti olduğu ileri sürülmüştü.

    DİNK DAVASINDAN YARGILANAN ENGİN DİNÇ ANKARA EMNİYET MÜDÜRÜ OLDU

    Servet Yılmaz’dan boşalan Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne, Konya Emniyet Müdürü Engin Dinç getirildi.

    Emniyet Müdürü Dinç, cinayetin en önemli isimlerinden olan Erhan Tuncel’i “muhbir” yaptığı belirtilen isim olarak dikkati çekmişti. Aynı zamanda Dinç, gazeteci Dink’in öldürüleceğinden haberdar olan ilk isimler arasında yer alıyordu.

    Dink Davası sonucunda, Dinç hakkında “İhmali davranışla kasten öldürmek” suçundan beraat, “Kamu görevlisinin görevi ihmal” ve “Kamu görevlisinin görevi kötüye kullanması” suçlarından ise zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildi. Dinç, Hrant Dink cinayetinin yapılacağından haberdar olan ilk isim olmasına rağmen ödüllendirilerek İstihbarat Daire Başkanlığına getirilmişti.

    26 Ağustos 2004’ten, 19 Eylül 2007’ye kadar Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapan Dinç döneminde, TAYAD’lılara linç girişimi, McDonald’s bombalanması ve Rahip Santoro’nun öldürülmesi gibi pek çok olay yaşandı.

    IŞİD’in 10 Ekim Ankara Katliamı’na dair 8 Ekim 2015 tarihinde elde edilen istihbarat raporunun, 10 Ekim 2015 günü sabahı dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Dinç tarafından Terörle Mücadele Şube Müdürlüklerine gönderildiği Mülkiye Müfettişleri raporunda ortaya çıkmıştı. IŞİD’in katliamcılarının isminin dahi yer aldığı raporu 2 gün bekletmesine rağmen Dinç, Mülkiye Müfettişlerinin 10 Ekim Katliamı’nda ihmali olabileceği şüphesiyle ifadesini aldığı emniyet görevlileri arasında yer almamıştı.

    HOLOĞLU’NA DA TASFİYE

    Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Resul Holoğlu da görevinden alındı ve Emniyet Genel Müdürlüğü emrine verildi. Holoğlu da Soylu’ya yakın isimlerden birisiydi.

    Soylu’nun BAE’ye ziyareti sırasında Holoğlu da yanında bulunuyordu.

    Holoğlu, bizzat Soylu tarafından 26 Ekim 2016 tarihinde Emniyet Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına atanmıştı. Bu başkanlık, Sedat Peker’in de içinde bulunduğu organize suç örgütlerini yakından takip ediyor. Holoğlu, 2019’da ise Emniyet Genel Müdür Yardımcısı yapılmıştı.

    TEM VE İSTİHBARAT DA GİTTİ

    Atama kararlarıyla Terörle Mücadele Daire Başkanı Hasan Yiğit görevinden alındı ve Balıkesir İl Emniyet Müdürü yapıldı.

    İstihbarat Başkanı Sabit Akın Zaimoğlu da görevinden alınarak Bursa İl Emniyet Müdürü yapıldı.

    İMAMOĞLU’NA TAŞ SALDIRISI YAPILDIĞINDA MÜDÜR OLAN DA GİTTİ

    Görevden alınanlar arasında 14 Mayıs seçimlerinden önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Erzurum mitinginde seçim otobüsünün taşlı saldırıya uğradığı dönem Erzurum İl Emniyet Müdürü olan Levent Tuncer de var.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Akbelen’de direniş devam ediyor: Nöbet alanı abluka altında!

    Akbelen’de direniş devam ediyor: Nöbet alanı abluka altında!



    Muğla Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nda kömür ocağı açılmak için başlatılan ağaç kesimi, nöbet alanına kadar dayandı. Sabah 5.30’da başlayan kesim öncesinde jandarma ve polis çadırların bulunduğu nöbet alanının etrafını sardı.

    Alana giriş ve çıkışa izin verilmezken, abluka altına alınan alana girmek isteyen bölge halkının avukatı İsmail Hakkı Atal gözaltına alındı. Gözaltı sayısı üç oldu.

    Öte yandan Milas ilçesinin çıkışında bulunan Beçin Mahallesi’nden itibaren yol kapatıldı.

    IŞIK: YÜRÜYEREK GELİN

    Gazete Duvardan Cihan Başakçıoğlu’nun aktardıklarına göre, İkizköy Çevre Komitesi’nden Nejla Işık, “Sabah bütün kesim ekipleri kesime başladı. Alandaki arkadaşlara ulaşamıyoruz. Buraya gelmeye çalışan yüzlerce insan vardı. Çamköy’de yollar kesilmiş. Burada Akbelen ormanını yok ediyorlar, gözlerimizin içine baka baka ağaçları katlediyorlar. Yürüyerek gelin” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 5,3 ton kokain ele geçirildi… İtalyan polisi: Geminin nihai varış noktası Türkiye

    5,3 ton kokain ele geçirildi… İtalyan polisi: Geminin nihai varış noktası Türkiye



    İtalya polisi, Sicilya adası açıklarında bir ticari gemiden balıkçı teknesine denizde uyuşturucu nakli sırasında 5,3 ton kokain ele geçirdiğini duyurdu.

    BBC Türkçe’den Övgü Pınar’a konuşan polis yetkilileri, Palau bandıralı ticari geminin, yükünü boşalttıktan sonraki varış noktasının Türkiye olduğunun tespit edildiğini söyledi. Yapılan operasyonda 5 kişi gözaltına alındı.

    TEK SEFERDE ELE GEÇİRİLEN EN YÜKSEK MİKTAR

    Salı gecesi düzenlenen operasyonla ele geçirilen kokain, bugüne kadar ülke sınırlarında tek seferde ele geçirilen en yüksek miktar.

    Polis, kokainin İtalya iç pazarı için taşındığını ve toplam piyasa değerinin 850 milyon euroyu aştığını belirtti.

    NİHAİ VARIŞ NOKTASI TÜRKİYE

    Mali Polis’in açıklamasında ticari geminin kalkış ve varış limanları belirtilmezken, soruları yanıtlayan Albay Gianluca Angelini, geminin nihai varış noktasının Türkiye olarak göründüğünü söyledi.

    Angelini, ‘Plutus’ isimli geminin Güney Amerika’dan, muhtemelen Venezuela ya da Trinidad’dan denize açıldığını da belirtti.

    Uçakların da katılımıyla düzenlenen operasyon, Sicilya açıklarında, İtalya karasularının sınır hattında beklemede olan Palau bandıralı ticari gemiye bir balıkçı teknesinin yaklaşmasıyla başlatıldı.

    Balıkçı teknesinin, İtalya’nın güneyindeki Calabria kıyılarından hareket ettiği tespit edildi.

    Polise göre, güvenlik güçleri Çarşamba günü erken saatlerde Plutus’un güvertesinde çok sayıda şüpheli paketin bir araya getirildiğini ve ardından bu paketlerin denize bırakıldığını tespit etti. Bu sırada konum tespit sistemini (AIS) kapatmış şekilde bölgeye yaklaşan balıkçı teknesi, İtalya karasularına dönüş yaptığı sırada durduruldu.

    Yapılan aramada tekneye gizlenmiş büyük miktarda uyuşturucu bulundu.

    Mali Polis’in açıklamasına göre bunun üzerine “Türkiye istikametine doğru açılmaya çalışan ticari gemi” de durduruldu ve Palermo limanına çekilmeye başladı.

    GEMİNİN MÜRETTABATI TÜRK, AZERİ VE UKRAYNALI

    Geminin 15 kişilik mürettebatı arasında Türk, Azeri ve Ukrayna uyruklu kişilerin olduğu açıklandı.

    Balıkçı teknesinde gözaltına alınanlardan ikisinin Tunus vatandaşı, diğerlerinin ise İtalya, Fransa ve Arnavutluk uyruklu oldukları belirtildi.

    Albay Angelini, ticari geminin Palermo limanına yanaşmasının ardından mürettebatı hakkında da işlem yapılıp yapılmayacağına daha sonra karar verileceğini söyledi.

    Sicilya açıklarında Nisan ayında da 2 ton kokain bulunmuştu. Kokainin bir kargo gemisinden daha sonra alınmak üzere suya bırakıldığı düşünülmüştü. Kaçakçıların bu yöntemle kontrolleri aşmayı ve “rüşvetten tasarruf etmeyi” amaçladıkları belirtilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye kişi başına düşen polis sayısında Avrupa üçüncüsü

    Türkiye kişi başına düşen polis sayısında Avrupa üçüncüsü



    Avrupa’da polis sayısının en fazla olduğu ülke konumunda bulunan Türkiye, kişi başına düşen polis sayısında Karadağ ve Sırbistan’ın ardından üçüncü sırada yer alıyor. 

    Euronews’in aktardığına göre, AB İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre 2021 yılında Türkiye’de 100 bin kişi başına 568 polis düşüyor. Bu sayı 2019-2021 yılları ortalamasına göre AB’de 335. 

    100 bin kişi başına düşen polis sayısında zirvede Karadağ (678) bulunurken, ikinci sırada Sırbistan (596, 2015 verisi) var. Üçüncü sıradaki Türkiye’nin ardından Kıbrıs (547) ve Yunanistan (520) geliyor.

    KİŞİ BAŞINA EN AZ POLİSİN DÜŞTÜĞÜ ÜLKE FİNLANDİYA

    Avrupa’da kişi başına en az polisin düştüğü ülke ise Finlandiya. Bu ülkede 100 bin kişi başına 137 polis düşerken ardından Norveç (168, 2014 verisi), İzlanda (179) ve Danimarka (195) geliyor.

    Nüfus olarak AB’nin en büyük ülkelerinden Almanya’da 100 bin kişi başına 307 polis düşerken bu oran Fransa’da 323, Hollanda’da 296, Romanya’da 252. Son verinin 2016 yılına ait olduğu İngiltere ve Galler’de ise bu oran 212.

    AB ortalamasının üstünde yer alan bazı ülkeler ise şöyle: Belçika (336), Avusturya (360), İspanya (376), İtalya (399) ve Bulgaristan (421).

    TOPLAM POLİS SAYISINDA TÜRKİYE ZİRVEDE

    Eurostat verilerine göre 2021 yılında Türkiye’de 475 bin polis görev yapıyordu. Toplam polis sayısında Türkiye Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. Türkiye’deki polis sayısı 2016-2021 dönemini kapsayan son 5 yılda yüzde 31 artış gösterdi.

    Türkiye’nin ardından Almanya (255 bin), İtalya (238 bin), Fransa (217 bin) ve İspanya (178 bin) geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da şiddet olayları beşinci gününde de devam etti; İran Fransa’ya ‘itidal’ çağrısı yaptı

    Fransa’da şiddet olayları beşinci gününde de devam etti; İran Fransa’ya ‘itidal’ çağrısı yaptı


    Fransa’da 17 yaşındaki Nahel’in ölümüyle patlak veren kentsel şiddet olayları beşinci gününde de devam etti. Cumartesi gecesi 45 bin polis seferber edilirken 700’den fazla kişi gözaltına alındı. İran, Fransız hükümetine “isyancılara karşı itidal” çağrısı yaptı.

    Fransa’da 17 yaşındaki Nahel’in polis kurşunuyla öldürülmesinin yol açtığı isyan dalgasında cumartesi gecesi en az 719 kişi gözaltına alındı. 

    İçişleri Bakanlığı’na göre şiddet olayları protestoların beşinci gününde de devam etti. Cumartesi gecesi 45 polis ve jandarma eri yaralanırken 10 polis karakolu, 10 jandarma kışlası ve 6 yerel polis karakolunun hedef alındığı belirtildi. 

    İçişleri Bakanlığı yollarda toplamda 871 yangın çıkarıldığını ve 577 otomobille 74 binanın yakıldığını bildirdi. 

    Polis kaynakları Marsilya ve Lyon’un şiddet olaylarından en çok etkilenen iki şehir olduğunu söyledi. 

    Polis, L’Hay-les-Roses belediye başkanının evine yapılan koçbaşı saldırısının yanı sıra Tours şehri yakınlarında bulunan La Riche kenti belediye başkanının makam aracının da yakıldığını duyurdu. 

    Beş gün boyunca devam eden kentsel şiddet olaylarında binlerce kişi gözaltına alındı. 

    Mahkeme başkanları hafta sonu boyunca özel acil duruşmalar düzenledi ve yargıçlar göreve çağrıldı.  

    Özellikle Paris’in de içinde bulunduğu Ile-de-France bölgesindeki belediyelerde saat 21:00 sonrası otobüs ve tramvay seferleri durduruldu. 

    İçişleri Bakanlığı olaylara yönelik “olağanüstü” önlemler almak zorunda kaldı. İçişleri Bakanı Gerald Darmanin cumartesi gecesi 45 bin polis ve jandarma erinin seferber edildiğini duyurdu. 

    İran Fransa’ya ‘itidal’ çağrısı yaptı

    İran pazar günü Fransız hükümetine, Nahel’in ölümüyle patlak veren krizde halkına karşı “şiddet içeren muameleye son vermesi” ve “itidal göstermesi” çağrısında bulundu.

    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanani Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda, “Fransız hükümeti ve polisine göstericilerin taleplerine kulak verirken itidal göstermelerini ve şiddetten kaçınmalarını tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Kanani, “Fransız hükümeti, insan onuru, ifade özgürlüğü ve vatandaşların barışçıl gösteri yapma hakkı ilkelerine saygı göstererek halkına yönelik şiddet içeren muameleye son vermelidir.” şeklinde konuştu.

    Nahel toprağa verildi

    Salı günü polis kontrolü sırasında polis tarafından yakın mesafeden vurularak öldürülen 17 yaşındaki Nahel cumartesi günü öğle vakitlerinde düzenlenen bir cenaze merasimiyle toprağa verildi.

    Paris’in Nanterre banliyösünde düzenlenen cenaze töreninin gergin bir şekilde başladığı belirtildi.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Nahel’in ölümüyle başlayan şiddet dalgası nedeniyle pazar günü için planlanan Almanya ziyaretini erteledi. 

    Öte yandan Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği önceki gün Fransa’da yaşayan ya da bu ülkeye seyahat etmeyi planlayan Türk vatandaşlarına seyahat uyarısında bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da protestoların 4. gününde bin 300 gözaltı; Türk vatandaşlarına seyahat uyarısı yapıldı

    Fransa’da protestoların 4. gününde bin 300 gözaltı; Türk vatandaşlarına seyahat uyarısı yapıldı


    Fransa’da 17 yaşındaki Nahel’in polis kontrolü sırasında öldürülmesi nedeniyle başlayan protestolar, dördüncü gününde de devam etti. Cuma gecesi yaklaşık bin 300 kişinin gözaltına alındığı bildirilirken Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği Türk vatandaşlarına yönelik seyahat uyarısında bulundu.

    Fransa’da 17 yaşındaki Nahel’in polis kurşunuyla öldürülmesiyle başlayan şiddet olaylarının dördüncü gününde, cuma gecesi bin 300 kadar protestocu gözaltına alındı. 

    İçişleri Bakanı Gerald Darmanin cuma günü kentsel şiddet ve yağma dalgasında yoğunluğun daha düşük olduğunu bildirdi. 

    Nahel’in cumartesi günü öğle vakitlerinde Nanterre’de toprağa verileceği ifade edildi. 

    Güvenlik güçleri tarafından kullanılan “olağanüstü kaynaklara” rağmen, Nahel’in ölümü ve polisin verdiği ilk ifadeyle çelişen video kayıtlarının yol açtığı öfke dalgası dinmedi.

    İçişleri Bakanlığına göre cuma gecesi 406’sı Paris ve Nanterre banliyösünden olmak üzere en az bin 300 kişi gözaltına alındı. 

    Bakanlığa göre aynı gece bin 350 araç yakıldı, 234 bina yandı veya hasar gördü ve kamuya açık yollarda 2 bin 560 yangın kaydedildi. Rakamların bir önceki geceye göre keskin bir düşüş gösterdiği bildirildi.

    Bakanlık ayrıca, gece boyunca polis karakollarına 31, belediye karakollarına 16 ve jandarma kışlalarına 11 saldırı düzenlendiğini ve 79 polis ve jandarmanın yaralandığını açıkladı.

    Polis kaynakları Paris’in ardından Marsilya ve Lyon kentlerinin de dördüncü gecede bu şiddet olaylarından en çok etkilenen iki kent olduğunu duyurdu. 

    Lyon’un Vaulx-en-Velin banliyösünde bir isyancının polislere pompalı tüfekle ateş ettiği ve üç polis memurunun yaralandığı ifade edildi. 

    Grenoble, Saint-Etienne ve Lyon şehirlerinin bazı bölgelerinde dükkanların yağmalanması ve göstericilerle polis arasındaki çatışma sahneleri geceye damgasını vurdu.

    ‘İstisnai’ önlemler alındı

    Gerald Darmanin, isyan sarmalını durdurmak amacıyla 45 bin polis ve jandarmanın “istisnai” olarak seferber edildiğini duyurdu. 

    İçişleri Bakanlığı valilerden Fransa genelinde otobüs ve tramvayların akşam 9’dan sonra durdurulmasını istemişti. Bazı belediyeler de Clamart bölgesinde mahkeme tarafından onaylanan sokağa çıkma yasakları getirmişti.

    Cuma akşamı Paris, Marsilya, Lyon, Bordeaux ve Toulouse’da “ırkçılık, suç ve polis şiddetine karşı” gösteriler de yasaklandı. Ancak özellikle Montpellier’de birkaç yüz kişi “Polisi dağıtalım, kaç Nahel filme alınmadı” yazılı pankartlar taşıyarak yürüyüş yaptı. 

    Hükümet ayrıca Mylene Farmer’ın cuma ve cumartesi günleri Stade de France’da vereceği konserler de dahil olmak üzere “büyük ölçekli” etkinlikleri iptal etme kararı aldı.

    17 yaşındaki Nahel salı günü Nanterre’de polis kontrolü sırasında aracında polis kurşunuyla hayatını kaybetmişti. 

    Nahel’i vuran 38 yaşındaki polis memuru “kasten öldürmek” suçlamasıyla gözaltına alındı. 

    Paris Büyükelçiliği’nden seyahat uyarısı

    Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği Fransa’da yaşayan ve bu ülkeye seyahat etmeyi planlayan Türk vatandaşlarına yönelik uyarıda bulundu.

    Büyükelçilikten yapılan açıklamada, “Sözkonusu olaylar dikkate alınarak, başta Paris olmak üzere, Fransa’da bulunan vatandaşlarımızın veya Fransa’ya seyahat edecek vatandaşlarımızın azami teyakkuzu göstermeleri ve olası gösteri alanları ile yakın çevreden uzak durmaları, muhtemel olayların gelişimini yerel makamlar ile Paris Büyükelçiliğimiz ve Başkonsolosluğumuzun duyuruları üzerinden düzenli şekilde takip etmeleri tavsiye edilmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

    Açıklamada, “Paris yakınlarındaki Nanterre’de 27 Haziran 2023 tarihinde araç kontrolü sırasında polise mukavemet gösterdiği gerekçesiyle açılan ateş sonucu bir gencin hayatını kaybetmesi sonrasında ülke genelinde yaşanan geniş katılımlı protesto gösterileri nedeniyle, muhtelif ulaştırma ve kamu hizmetlerinde kesintiler yaşanmakta ve kamu binaları, özel mülkiyet ve altyapıya zarar veren şiddet eylemleriyle karşılaşılmaktadır.” denildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da ülke genelinde gösteriler sürüyor, hükümet artık OHAL seçeneğini dışlamıyor

    Fransa’da ülke genelinde gösteriler sürüyor, hükümet artık OHAL seçeneğini dışlamıyor


    İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, dün gece 79 polis karakolunun yanı sıra 34 belediye binası ve 28 okul içinde olmak üzere 119 kamu binasının saldırıya uğradığını duyurdu.

    Paris’in Nanterre banliyösünde Nael M. isimli 17 yaşındaki genç sürücünün polis tarafından öldürülmesine tepki gösterenler, 3 gecedir ülke genelinde protestolarını sürdürürken hükümet, Olağanüstü Hal Uygulaması (OHAL) ilanını dışlamayarak, kamu düzeninin tesisi için bütün seçeneklerin değerlendirildiğini bildirdi.

    Göstericilerin ülke genelinde çok sayıda aracı ve kamu binasını ateşe vermesi ve mağazaları yağmalaması üzerine Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından önceki gün dışlanan OHAL ilanının bugünkü olağanüstü bakanlar kurulu toplantısında ciddi bir şekilde gözden geçildiği bildirildi.

    Fransa’da 2005’teki banliyö olayları sırasında dönemin Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, OHAL ilan etmişti.

    Gözaltına alınanlar 875’e çıktı

    Bu arada Reuters, 200’den fazla polisin yaralandığı olaylarda gözaltına alınanların sayısının 875’e çıktığını aktardı.

    İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, dün gece 79 polis karakolunun yanı sıra 34 belediye binası ve 28 okul içinde olmak üzere 119 kamu binasının saldırıya uğradığını duyurdu.

    Başbakan Elisabeth Borne, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şiddet olaylarının “kabul edilemez olduğunu” belirterek, hükümetin kamu düzenin yeniden tesisi için tüm seçenekleri” incelediğini” bildirdi.

    Borne, olayların başladığı Nanterre banliyösünü yaptığı ziyarette gazetecilere yaptığı açıklamada, “Öncelik hedefimiz milli birliğin sağlanması ve bunun yolu da düzeni yeniden tesis etmekten geçiyor.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Macron bakanlar kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, “gencin ölümünün kabul edilemez bir şekilde araçsallaştırılmasını” kınadı ve üç gündür süren ve adeta isyana dönüşen olaylara müdahale için İçişleri Bakanı tarafından “ilave önlemlerin” alınacağını duyurdu.

    Macron ayrıca ailelere çağrı yaparak çocuklarını evlerinde tutmalarını istedi. 

    Marsilya’da olağanüstü önlemler

    Fransa’nın ikinci büyük şehri olan güneydeki Marsilya kentinde yetkililer cuma günü bütün gösterileri yasaklarken, tüm toplu taşıma araçlarının yerel saatle 19.00’da durdurulması talimatını verdi.

    Paris ve Marsilya dışında Lyon, Pau, Toulouse, Lille en fazla araçların kundaklandığı ve yağmalamaların yaşandığı kentler arasında.

    Fransa’da 17 yaşındaki bir genci trafik kontrolünde vurarak öldüren polis memuru, dün çıkarıldığı mahkemece ‘kasten adam öldürmek’ suçundan tutuklandı.

    BM’den Fransa’ya uyarı

    BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) Sözcüsü Ravina Shamdasani, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında, Kuzey Afrika kökenli gencin 27 Haziran’da polis kurşunuyla öldürülmesi nedeniyle endişe duyduklarını söyledi.

    Olayla ilgili soruşturma açıldığını dikkate aldıklarını vurgulayan Shamdasani, “Fransa’nın, kolluk kuvvetlerindeki derin ırkçılık ve ayrımcılık sorunlarını ciddi şekilde ele almasının zamanıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Shamdasani, barışçıl şekilde toplanmanın önemini vurgulayarak, yetkililerden, polisin gösterilerde şiddet içeren unsurları ele almak için güç kullanımının bazı ilkelere saygı gösterdiğine her zaman emin olmalarını istediklerini belirtti.

    Söz konusu ilkelerin meşruluk, gereklilik, ölçülülük, ayrımcılık yapmama, ihtiyatlı olma ve hesap verilebilirlik olduğuna dikkati çeken Shamdasani, “Orantısız güç kullanımına ilişkin tüm iddialar, hızla soruşturulmalıdır.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da protestocular 3 gecedir sürdürdükleri eylemlerle ülkeyi savaş alanına çevirdi

    Fransa’da protestocular 3 gecedir sürdürdükleri eylemlerle ülkeyi savaş alanına çevirdi


    Fransa’da polis ateşi sonucu ölen genç için ‘intikam’ isteyen eylemciler üçüncü gece yaptıkları eylemlerde araçları, binaları ve çöp bidonlarını ateşe verdi

    Fransa’nın başkenti Paris’te çarşamba günü 17 yaşındaki Kuzey Afrika kökenli bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesi sonrası patlak veren gösteriler üçüncü gününde de devam etti. 

    Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dinmeyen gösterilerle ilgili olarak bakanlarla yeniden kriz toplantısı düzenleyeceğini duyurdu. 

    Avrupa Birliği zirvesine katılmak için Brüksel’de bulunan Macron, bugün yerel saatle 13.00’te başlayacak toplantı için ziyaretini erken kesecek.

    İçişleri Bakanı Gerald Darmanin dün gece yaşanan olaylarda ülke çapında 667 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. 

    Fransız Le Figaro gazetesi tutuklananların çoğunun yaşları 14 ile 18 arasında değişen gençler olduğunu yazdı.

    Ülke çapında en az 40 bin polis memurunun görevlendirildiği göstericileri dağıtmaya çalışan çevik kuvvet ekipleri, eylemcilere panzerler ve biber gazıyla müdahale etti. 

    İçişleri Bakanlığı olaylar sırasında 249 polis ve jandarma erinin yaralandığını duyurdu.

    Ancak hükümetin müdahalesi ve şiddetin durması için yaptığı çağrılar protestocuların öfkesini bastırmaya yetmedi.

    “Nael için intikam”

    Cezayir ve Fas kökenli Nael M.’nin öldürüldüğü Paris’in batısındaki banliyölerden Nanterre’de gencin ailesi tarafından gencin anısına barışçıl bir anma yürüyüşü düzenlendi.

    “Beyaz Yürüyüş” olarak adlandırılan eyleme binlerce kişi katıldı. 

    Eylemcilerin birçoğu üzerlerine “Nael için Adalet” ifadeleriyle birlikte gencin ölüm tarihinin yazılı olduğu tişörtler giydi. 

    Barışçıl yürüyüşün ardından başlayan gösterilerde binalara “Nael için intikam” yazan bazı protestocular, karanlığın çökmesiyle birlikte yeniden harekete geçti.

    Yangınlar, hırsızlık ve yağma

    Protesto eylemlerinde kalabalık gruplar havai fişek patlatarak araçları, kamu binalarını, bir banka ve çöp bidonlarını ateşe verdi. 

    Protestocular tarafından çıkarılan yangınlara müdahale etmek için görevlendirilen itfaiye, kent sakinlerinden acil bir durum olmadığı sürece yangın söndürme ekiplerini çağırmamalarını istedi.

    Öte yandan gösterileri fırsat bilen bazı kişiler hırsızlık ve yağmalama girişiminde bulundu. 

    Paris’in merkezinde bir spor mağazasına giren 14 kişi çaldıkları ürünlerle birlikte gözaltına alınırken, Rivoli caddesindeki mağazaların camlarını indiren 16 gösterici de yakalandı.

    Diğer kentlere de sıçradı

    Ülkeyi savaş alanına çeviren olaylar, başkent Paris’le sınırlı kalmadı ve Lyon, Marsilya, Lille, Toulouse gibi birçok büyük kente sıçradı. 

    Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Paris’teki bir otobüs deposu ile Lyon’daki bir tramvay deposu ateşe verildiği görüldü.

    Marsilya’da turistik eski limanda gösteriler yapan gençler kafe ve mağazaları hedef aldı. Polis, göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

    Belçika sınırı yakınındaki Roubaix’de bir mini süpermarketin ateşe verilmeden önce yağmalandığı, Nantes’da da bir süpermarkete arabayla dalan kişilerin yağmalama yaptığı bildirildi.

    Bazı kentlerde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Söz konusu yasağın 3 Temmuz’a kadar devam edeceği bildirildi.

    Fransa’da polis şiddeti sonucu ölümler

    Şiddet dolu gösteriler, büyük kentlerin çevresinde yaşayan daha düşük gelirli, ırksal olarak karışık banliyölerde ve insan hakları örgütlerinden gelen “polis şiddeti” ve “kolluk kuvvetleri içindeki sistematik ırkçılıkla” ilgili devam eden şikayetleri yeniden gündeme getirdi. 

    Nael M.’yi  trafik kontrolü sırasında silahla ateş açarak öldüren polis memuru, çıkarıldığı mahkemece ‘kasten adam öldürmek’ suçundan tutuklandı. 

    Olay, polisin silah kullanımını düzenleyen koşulların silbaştan gözden geçirilmesi çağrılarını da beraberinde getirdi.

    Polis kayıtlarına göre, geçen yıl trafik kontrolü için durma talimatına uymadığından dolayı 13 kişi polis tarafından açılan ateş sonucu öldü. 

    Aynı koşullarda ölen kişi sayısı ise bu yıl Nael de dahil üç olarak açıklandı.

    Polisin silah kullanma yetkisini genişleten yasa, ülkede meydana gelen bir dizi terör saldırının ardından 2017 yılında kabul edilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Paris’te genç sürücü polis tarafından vurularak öldürüldü; araçlar ateşe verildi

    Paris’te genç sürücü polis tarafından vurularak öldürüldü; araçlar ateşe verildi


    Olayın ardından halk sokağa dökülürken, banliyöde polis ile gençler arasında gerilim tırmandı. Ölen gencin ailesinin avukatı ise polis hakkında kasten adam öldürme suçlamasıyla üç ayrı dava açtı.

    Fransa’nın başkenti Paris’in banliyölerinden Nanterre’de genç sürücünün polis tarafından vurularak ölümü bölgede protestolara neden oldu. 

    Olayın ardından halk sokağa dökülürken, banliyöde polis ile gençler arasında gerilim tırmandı. Banliyödeki gençler çok sayıda çöp bidonunu ve aracı ateşe verdi. Şu ana kadar 7 kişi gözaltına alındı.

    Siyasetçiler ise olaya sert tepki gösteriyor. Ölen gencin ailesinin avukatı da polis hakkında kasten adam öldürme suçlamasıyla üç ayrı dava açtı.

    Nanterre banliyösünde salı sabahı ne yaşandı?

    Devriye gezen iki motosikletli polis memuru, Nanterre banliyösünde tren istasyonu yakınlarında sabah saatlerinde içinde 3 kişinin olduğu sarı renk Mercedes AMG marka bir aracı durdurdu.

    Olay anına ilişkin sosyal medyada dolaşan görüntülerde, duran araçta, polisle sürücünün bir süre konuştuğu, daha sonra polislerden birinin sürücüye ateş açtığı görüldü.

    Yine görüntülere göre, ağır yaralanan 17 yaşındaki Afrika kökenli sürücünün yoluna devam etmeye çalıştı ve ileride direğe çarparak durabildi.

    Araçta bulunan bir çocuk gözaltına alınırken, diğer çocuk ise olay yerinden kaçtı.

    Olay yerine gelen ilk yardım ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen genç sabah 9,15’te hayatını kaybetti.

    İlk soruşturma bulguları arabanın kiralık olduğu ve bir çok kez trafik kurallarını ihlal ettiğini ortaya koydu.

    Sosyal medyadaki görüntülerde gözükmemesine rağmen polis kaynakları aracın polise çarptığını iddia ediyor.

    Ölen genç kim?

    AFP’ye bilgi veren Nanterre savcılığına göre, ölen 17 yaşındaki Nael M. isimli genç kızın, daha önce de polisin ikazlarına ve kimlik kontrolü taleplerine uymama gibi suçlardan adli sicili bulunuyor.

    Olaya karışan polisler kim?

    Olaya karışan polisler, başkentin 93 ve 94 bölgelerindeki banliyölerinde trafiğe açık yollarda motosikletle devriye gezen polis biriminde görevli.

    Salı akşamı, ateş açan polis gözaltına alındı. Savcılık bu polis üzerinde yapılan alkol ve uyuşturucu testlerinin negatif çıktığını açıkladı.

    Polis soruşturması ve açılan dava

    Ölen gencin ailesinin avukatı , Yassine Bouzrou, kasten adam öldürmek, kamuya yalan söylemek ve kuralları çiğnemek suçlarından toplam üç dava açtıklarını bildirdi.

    Avukat, sosyal medyada dolaşan görüntülerin polislerin yalan söylediğini açıkça ortaya koyduğu görüşünü dile getirdi.

    Fransız avukat, “Bu bir meşru müdafaa değil, tüm temel kurallar ihlal edildi ve bu açıkça kasten adam öldürme.” dedi.

    Savcılığın açtığı soruşturma dışında, polis müfettişleri de, olaya karışan polislerle ilgili ayrı bir inceleme başlattı.

    İçişleri Bakanı Gerald Darmanin ise yaptığı açıklamada olayın açıklığa kavuşması için bakanlık olarak ellerinden gelen bütün çabayı gösterecekleri vaadinde bulundu.

    Gencin öldürülmesine yönelik tepkiler

    Paris Emniyet Müdürü Laurent Nunez, davanın mümkün olan en kısa zamanda açıklığa kavuşmasını arzu ettiğini belirterek, kamsamlı bir soruşturma yürüttükleri güvencesini verdi.

    Nanterre Belediye Başkanı Patrick Jarry, ölen gencin ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyerek, soruşturma sonuçlanana kadar kasaba halkına itidal çağrısı yaptı.

    Fransız Meclisi’nde, hükümete soru önergeleri seansında Yeşiller (EELV) Partibi milletvekili Sabrina Sebaihi, polisin silahını kendisi için hayati tehlike teşkil eden belirli durumlarda kullanması gerektiğini vurguladı.

    Nanterre’de meydana gelen olayın görüntülerinin “korkunç” olduğunu ifade eden Sebaihi, ölen sürücünün aracı hareket halindeyken polislerin fiziksel olarak tehlikede olmadığını savundu.

    İçişleri Bakanı için sözlü soru önergesi sunuldu

    Sebaihi, bu olaya benzer durumların daha önce Paris ve Nice kentlerinde de yaşandığını anımsatarak, İçişleri Bakanı Gerald Darmanin’e “Neden cumhuriyetimizde ‘dur’ ihtarına itaatsizlik etmek kafaya bir kurşunla cezalandırılabilir?” sorusunu yöneltti.

    Darmanin, söz konusu olayın görüntülerinin, “şoke edici” olduğunu belirterek, polis kontrolü sonrası gencin ölmesini “bir dram” olarak nitelendirdi.

    Polisin yakın mesafeden ateş etmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Darmanin, sürücünün ailesinin yasına saygı duyulması gerektiğini kaydetti. Darmanin, ateş açan polisin masumiyet karinesi olduğuna işaret etti.

    Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Fransız milletvekili Manon Aubry, Twitter’da, Fransız polisinin, genç sürücüye ateş açtığı anın görüntüsünü paylaştı. Aubry, bu görüntülerin “korkunç” olduğunu ifade ederek, polisin “dur” ihtarına uymamanın ölümle cezalandırılmaması gerektiğini vurguladı.

    Eski Fransa cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Melenchon, Twitter’da yaptığı açıklamada, Fransa’da ölüm cezasının bulunmadığını, meşru müdafaa dışında hiçbir polisin öldürme hakkına sahip olmadığını belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus: Nahda Hareketi Lideri Gannuşi tutuklandı, parti büroları kapatıldı; faliyetleri askıya alındı

    Tunus: Nahda Hareketi Lideri Gannuşi tutuklandı, parti büroları kapatıldı; faliyetleri askıya alındı


    Tunus’ta Nahda Hareketi Lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi’nin dün akşam evine baskın düzenlenip gözaltına alınmasının ardından, polis Nahda Hareketi Genel Merkez binasını boşaltarak burada arama yaptı.

    AFP, partinin ülke genelindeki bütün bürolarının kapatılarak, buradaki toplantı ve faaliyetlerinin yasaklandığını duyurdu.

    Nahda Hareketi yönetici kadrolarından ve eski Dışişleri Bakanı Refik Abdusselam, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, Gannuşi’nin evine yapılan baskının ardından gözaltına alındığını aktardı. 

    Nahda Hareketi’nden yapılan yazılı açıklamada ise ülkedeki muhalefete “muhalif siyasilerin hakları ve özgürlüklerine karşı yapılan ihlaller ve baskıcı uygulamalara karşı tek bir saf halinde durulması” çağrısı yapıldı.

    Gannuşi’nin gözaltına alınmasının “oldukça tehlikeli bir gelişme” nitelemesiyle kınandığı açıklamada, Nahda liderinin derhal serbest bırakılması istendi.

    Öte yandan ülkedeki yerel medyada Gannuşi’nin gözaltına alınmasına dair verilen haberlerde “Ulusal Kurtuluş Cephesi liderleriyle yaptığı bir konuşmanın video kaydının sızdırılması üzerine Gannuşi’nin gözaltına alındığı iddia edildi.  Gannuşi’nin gözaltına alınmasına ilişkin resmi makamlardan henüz bir açıklama yapılmadı.

    Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin basın toplantısı yasaklandı

    Tunus’taki muhalefetin çatı oluşumu Ulusal Kurtuluş Cephesi’nden Emek ve Başarı Partisi lideri Abdullatif el-Mekki, cephenin faaliyet gösterdiği binaya girişlerinin ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi’nin gözaltına alınmasına ilişkin basın toplantısı aracılığıyla açıklama yapmak istemelerinin güvenlik güçleri tarafından engellendiğini söyledi.

    Eski Sağlık Bakanlarından Mekki, konuya ilişkin basına yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Ulusal Kurtuluş Cephesi, 31 Mayıs 2022’de Tunus’un Kalbi Partisi, Onur Koaalisyonu, Nahda Hareketi, Darbeye Karşı Vatandaşlar Girişimi, Emek ve Başarı Partisi ile Tunus İrade Partisinin desteğiyle, darbeye karşı durmak için oluşturulan bir girişim. Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi’nin gözaltına alınmasının ardından bu olayı değerlendirmek üzere sabah saatlerinde basın toplantısı yapmak istedik. Fakat güvenlik güçleri cephe merkezine girmemize izin vermediler.”

    Merkezlerinin önünde yoğun güvenlik önlemleri alınmasına anlam veremediklerini belirten Mekki, İçişleri Bakanlığının Nahda Hareketi ve Ulusal Kurtuluş Cephesi üyelerinin bir araya gelmesini önlemek için olağanüstü hal yasasına dayanarak bu yönde bir karar alındığının kendilerine iletildiğini açıkladı.

    Nahda Hareketi merkezinde arama yapan polis binayı boşalttı

    Tunus polisi Nahda Hareketi Genel Merkez binasını boşaltarak, burada arama yaptı. Nahda Hareketi Siyasi Danışmanı Riyad eş-Şuaybi, başkent Tunus’ta yer alan genel merkezlerindeki aramaya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

    Şuaybi, açıklamasında “Nahda Hareketi Genel Merkez binamıza yönelik güvenlik güçlerinin arama yapması, parti çalışmalarının ve örgütlenme özgürlüğünün açık bir ihlalidir. Merkez binamız birkaç günlüğüne arama yapılması için güvenlik güçleri tarafından boşaltıldı.” ifadelerini kullandı.

    AB: Tunus’taki gelişmeleri endişeyle izliyoruz

    Avrupa Birliği (AB) yönetimi, Tunus’ta Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi’nin gözaltına alınması ve hareketin genel merkezinin kapatılmasını endişeyle izlediklerini bildirdi.

    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in ofisinden yapılan açıklamada, Gannuşi’nin gözaltına alınmasıyla Tunus’ta farklı muhalif gruplardan siyasi aktörlere yönelik gözaltı işlemlerine yenisinin eklendiği belirtildi.

    Gözaltı işlemine yönelik resmi bilginin beklendiği kaydedilen açıklamada, adil yargılama ve savunma hakkına saygı gösterilmesine önem verilmesi çağrısı yapıldı.

    Açıklamada, “Aynı zamanda temel çoğulculuk ilkesinin altını çiziyoruz. Bu unsurlar demokrasiler için elzemdir ve AB’nin Tunus ile ortaklığının temelini oluşturmaktadır.” ifadesi yer aldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***