Etiket: Polis

  • Yol üzerinde çilingir sofrası kuran gençler gözaltına alındı, araçları trafikten men edildi

    Yol üzerinde çilingir sofrası kuran gençler gözaltına alındı, araçları trafikten men edildi



    Antalya’nın Serik ilçesinde yolun kenarında masa kurup alkol alan gençlerin gecesi karakolda bitti. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerine mukavemet gösterdiği ileri sürülen kişiler, karakola gördürülürken, 2 araç trafikten men edildi.

    Yol üzerinde çilingir sofrası kuran gençler gözaltına alındı, araçları trafikten men edildi - Resim : 1

    Olay Serik ilçesi Merkez Mahallesi, Millet bahçesi yolunda akşam saatlerinde meydana geldi. İHA’nın aktardığı bilgiye göre; yol kenarına park eden iki otomobilin sürücüleri ve yanında bulunan arkadaşları, yol içinde masa kurup alkol almaya başladı.

    Gençlerin yüksek sesle müzik açıp çevreyi rahatsız ettiği iddiasıyla yapılan ihbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.

    Ekiplerin tüm uyarılarına rağmen zorluk çıkardığı ileri sürülen şahıslar, destek ekiplerin gelmesiyle ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü. Şahıslara “trafiği tehlikeye sokmak, çevreyi rahatsız etmek ve polise mukavemet göstermek” suçlarından adli işlem uygulanırken, araçlar trafikten men edildi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Art arda bulunan cesetlerin ardından Antalya’da polis ekipleri sahillerde devriye geziyor

    Art arda bulunan cesetlerin ardından Antalya’da polis ekipleri sahillerde devriye geziyor



    Antalya sahillerinde son bir haftada 8 ceset bulunmasının ardından polis ekipleri, kıyı kesimlerde devriye gezmeye başladı.

    Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kadriye, Belek ve Boğazkent sahillerinde kontroller yapıyor.

    Polis ekipleri 3 mahallenin yaklaşık 15 kilometre uzunluğundaki sahil şeridinde belirli aralıklarla devriye görevi yürütüyor.

    Antalya Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri de aralıklarla denizde kontrol çalışmalarını sürdürüyor.

    Kadriye Mahalle Muhtarı Süleyman Çalışkan, gazetecilere, “Gerçekten çok üzücü bir durum. İnsan olarak çok üzülüyoruz. Sahil güvenlik ekipleri denizden, polis ekipleri de karada devriye geziyor. İnşallah başka cansız beden sahile vurmaz.” dedi.

    6 GÜNDE 8 CESET

    Manavgat ilçesinin Çenger Mahallesi’ndeki sahilde 17 Ocak’ta başı ve bir kolu, bir gün sonra da Alanya ilçesinin Konaklı Mahallesi sahilinde belden yukarısı olmayan çocuk cesedi bulunmuştu.

    Manavgat’ın Çenger ve Denizkent mahallelerinde 20 Ocak’ta cinsiyeti belirlenemeyen 2 ceset, Serik ilçesinin Kadriye Mahallesi’nde de genç bir kadına ait olduğu tespit edilen ceset kıyıya vurmuştu.

    Önceki gün Aksu ilçesinde sahilde bir, dün de Serik’in Kadriye Mahallesi sahilinde 500 metre aralıklarla 2 ceset daha bulunmuştu.

    Serik ilçesinde bulunan cesetlerden birinin, 4 Ocak’ta kaybolan Merve Şevval Elmas’a (18) ait olduğu belirlenmişti.

    Antalya Valiliğinden yapılan açıklamada, diğer 5 cansız bedene ait ayakkabı ve kıyafetlerin üretim yerinin Suriye olduğu bildirilmişti.

    Açıklamada, 11 Aralık 2023’te Lübnan ile Suriye arasındaki sahil bölgesinden yaklaşık 90 kişiyi taşıyan teknenin Kıbrıs’a doğru hareket ettiği ve sonrasında bağlantının kesildiği belirtilerek, bahse konu cansız bedenlerin akıntı, rüzgar ve dalga sebebiyle Antalya kıyı hatlarına sürüklenebileceği ihtimalinin değerlendirildiği kaydedilmişti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dava 15 ay sonra açıldı: Emniyete ait 8 tabancayı çalan polis görevine devam ediyor

    Dava 15 ay sonra açıldı: Emniyete ait 8 tabancayı çalan polis görevine devam ediyor



    Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü’nde, haklarında adli soruşturma açılan sekiz kişiye ait sekiz adet ruhsatlı tabancanın çalındığı ortaya çıktı. Tabancaların olması gereken yerde olmadığı, 13 Eylül 2022’de tespit edildi. 30 Ağustos 2022 tarihli kamera görüntülerinde yola çıkarak; bir polisin silahların bulunduğu odaya elleri boş bir şekilde girdiği, ancak elinde beyaz bir poşetle çıktığı öne sürüldü.

    Görüntülerdeki polisin, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Hasan Önder olduğu iddia edildi. Önder, hakkında açılan idari soruşturma kapsamında açığa alındı. Yaklaşık yedi ay sonra görevine iade edildi, şimdi başka bir ilde görevini sürdürüyor.

    KAYIP TABANCA SORUŞTURMASI YAKLAŞIK 5 AYDA TAMAMLANDI

    Tabancaların çalınması ile ilgili soruşturma, olaydan yaklaşık beş ay sonra Şubat 2023’te tamamlandı, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesi 3 Şubat 2023’te Kütahya Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

    Polis hakkındaki iddianamede, kendilerine ait olduğu iddia edilen tabancaları çalınan sekiz kişi müşteki olarak yer aldı.

    İLK DURUŞMA YAKLAŞIK 15 AY SONRA YAPILDI

    Polisin yargılanmasına, olaydan yaklaşık 15 ay sonra; 30 Kasım 2023’te, Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. İddianameye ve birinci duruşmanın tutanaklarına göre olay şöyle oldu:

    BİR TABANCANIN EKSİK OLDUĞU TESPİT EDİLDİ, YAPILAN SAYIMDA SEKİZ SİLAH EKSİK ÇIKTI

    Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü Silah Bulundurma ve Taşıma Büro Amirliği’nde bulunan sekiz adet ruhsatlı tabancının 13 Eylül 2022’de muhafaza edildiği yerde olmadığı tespit edildi. Silahlar, haklarında soruşturma açılan sekiz kişiye aitti. Bir kişinin teslim edilmesi gereken silahı, olması gereken yerde bulunamayınca yapılan kontrolde diğer yedi silahın da kayıp olduğu anlaşıldı.

    BİR POLİS, BİR NOT KÂĞIDI BULDU

    Tespit üzerine Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Soruşturmanın devam ettiği 26 Eylül 2022 tarihinde, o dönem Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Hasan Önder, bir banko üzerinde bir not kâğıdı buldu. Notun bulunması ile ilgili tutanak tutuldu. Tutanağa göre, Hasan Önder tarafından bulunan not kağıdının üzerinde; “7 Ekim Cuma günü silahlar sizde olacak amir bey. Bu notu sizin haricinizde bir kişi duyarsa, öğrenirse veya herhangi bir şikâyetiniz olursa silahlar gelmeyecek” ifadelerinin yazıldığı tespit edildi.

    AMİRİN, ‘SONRA BAKACAĞIZ’ DEDİĞİ İDDİASI

    Polis Hasan Önder, daha sonra verdiği ifadesinde; notu amirine söylediğini, amirinin kendisine “Bunu şu an şubede kimse bilmesin, sonra bakacağız” dediğini ileri sürdü.

    Önder, “Normal görevime devam ettim. Sonraki gün konu ile ilgili soruşturma açıldı. Bu not yazılı kağıdı kesinlikle ben bırakmadım. Zaten benim tarafımdan yazılmış ve katlanmış olsa benim parmak izimin çıkmaması mümkün değildir” dedi.

    NOT KÂĞIDI, KRİMİNALDE İNCELENDİ

    Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü, not kâğıdı üzerinde kriminal inceleme yaptı. İnceleme sonuçları, 21 Ekim 2022 tarihinde raporlaştırıldı. Buna göre not kağıdının Hasan Önder’e ait olup olmadığı belirlenemedi. Raporda, “Tetkik konusu belge üzerinde bulunan harflerin çizgisel hatlar kullanılarak köşe şekilde yazıldığı ve durumun inceleme konusu belge üzerinde bulunan yazılar üzerinde şahıs aidiyetinin belirlenmesinde esas alınacak şahsa ait itiyatların, kaligrafik ve karakteristik unsurların tespitini engellemek amacıyla yazım aşamasında bilinçli olarak yapıldığı” değerlendirildi. Raporda, “Tetkik konusu belge üzerindeki yazıların mukayeseye konu yazılarla müspet veya menfi bir kanaat beyan edilmesinin mümkün olmadığı” ifadeleri kullanıldı.

    30 AĞUSTOS’TA KAYDEDİLEN GÖRÜNTÜLERDEKİ POLİSİN HASAN ÖNDER OLDUĞU İDDİA EDİLDİ

    Soruşturma kapsamında Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü’nü gösteren kamera kayıtları incelendi. 4 Kasım 2022’de tarihli İnceleme Tutanağından; 30 Ağustos 2022 tarihinde sivil giyimli bir erkek şahsın elleri boş olarak girdiği ve bir poşetle çıktığı belirlendi. Kamera görüntülerindeki erkek şahsın, Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Hasan Önder olduğu iddia edildi.

    GÖRÜNTÜLERDEKİ POLİS, NOT KAĞIDINI BULAN POLİSTİ

    Hasan Önder, bir banko üzerinde, “7 Ekim Cuma günü silahlar sizde olacak amir bey. Bu notu sizin haricinizde bir kişi duyarsa, öğrenirse veya herhangi bir şikâyetiniz olursa silahlar gelmeyecek” ifadelerinin yazılı olduğu bir not kâğıdı bulmuştu.

    ‘BEYAZ POŞET İÇİNDE ÇİNİ HAM MADDELERİNİN OLDUĞUNU’ SÖYLEDİ

    Soruşturma aşamasında, Hasan Önder’in ifadesine başvuruldu. Önder; “Kamera görüntülerindeki şahsın kendisi olduğunu, elinde bulunan beyaz renkli poşet içerisinde çini ham maddelerinin bulunduğunu, bu malzemeleri annesinin çini kursuna gitmesi sebebiyle daha önce alarak silah dolabının bulunduğu odaya koyduğunu, izne ayrılacağından bu malzemeleri almak için resmî tatil olan 30 Ağustos 2022 tarihinde sivil olarak emniyet müdürlüğüne geldiğini, silahları kendisinin almadığını” söyledi.

    Kütahya Sulh Ceza Hakimliği, 10 Kasım 2022’de Hasan Önder’in “iletişiminin denetlenmesine” karar verdi. Herhangi bir şüpheli görüşmenin yapılmadığı belirlendi. Hakimlik ayrıca; 5 Ocak 2023 tarihinde Önder’in evinin aranmasına karar verdi, herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı. Farklı bankalara ait hesap hareketlerinde dikkat çeken bir para giriş çıkışı bulunmadı.

    1 GÜN GÖZALTINDA KALDI

    Önder, 5 Ocak 2023’te gözaltına alındı. 6 Ocak 2023’te adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı. Önder hakkındaki iddianame, gözaltına alınmasından yaklaşık bir ay sonra 3 Şubat 2023’te tamamlandı. İddianamede, şu değerlendirmeler yapıldı:

    “Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nde görevli polis memuru olan şüpheli Hasan Önder’in 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebiyle resmi tatil olan 30 Ağustos 2022 tarihinde sivil kıyafetler ile görev yaptığı Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nin yan kısmında bulunan Silah Bulundurma ve Taşıma Büro Amirliği’ne gelerek çalınan silahların bulunduğu anahtarların bulunduğu (…) masanın çekmecesini açarak ve daha sonra silah dolabının bulunduğu depo olarak kullanılan odaya elleri boş halde girip elinde beyaz renkli bir poşet ile odadan çıkarak olay yerinden ayrılması… hususun kamera görüntüleri ve CD inceleme tutanağı ile sabit olması… şüphelinin bahse konu tabancaları alarak üzerine atılı suçu işlediğini gösterdiği…

    Yine şüphelinin savunmalarında, elindeki poşette daha önce annesine aldığı çini ham malzemelerinin bulunduğu iddia etmiş ise de (…) çini malzemelerini görev yaptığı il emniyet müdürlüğü binasına getirerek arşiv odasında muhafaza etmesinin olağan hayatın akışına aykırı olduğu gibi, şüphelinin görevli olduğu zaman diliminde iddia ettiği malzemeleri alması mümkün iken özellikle resmi tatil olması sebebiyle şubede görevli kimsenin olmadığı zaman diliminde gelerek söz konusu iddia ettiği çini malzemelerini almasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu… şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği ve…

    30 Ağustos 2022 tarihinde Kütahya Emniyet Müdürlüğü’ne gündüz vakti olan zaman diliminde gelerek müştekilere ait olan Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü’nce muhafaza edilen 8 adet tabancı almayı şeklindeki eylemin ‘Bina İçerisinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı…”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Furkan Karabay’ın avukatı anlattı: Hukuksuzluklar zinciri ve ortaya bırakılan silah

    Furkan Karabay’ın avukatı anlattı: Hukuksuzluklar zinciri ve ortaya bırakılan silah



    GERÇEK GÜNDEM – Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay, Sarallar grubundan Barış Saral’ın yargılandığı davanın tutanağını haberleştirmesinin ardından “terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” suçunu işlediği iddiasıyla tutuklandı.

    Furkan Karabay’ın tutuklanmadan önce, gözaltına alındığı süreçte yaşananları avukatı Enes Ermaner, avukat Selin Nakipoğlu ve Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni Hilmi Hacaloğlu ile birlikte katıldığı Adalet Günlüğü programında anlattı.

    Avukat Enes Ermaner, programda Furkan Karabay’ı ‘sadece gazetecilik yaptığı için’ tutukluğa götüren süreçte yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekti.

    GÖZALTINA ALINDIĞI SÜREÇTE YAŞANAN GARİP OLAY

    Karabay’ın ‘Beyoğlu Emniyet’ten arıyoruz’ denilerek ofisin dışına çağırıldığını ve ofisten uzaklaştıktan sonra 100 metre ileride, 3 polis tarafından durdurularak gözaltına alındığını belirten Ermaner, gözaltına alma işlemi sırasında yaşanan ‘garip’ olayı da anlattı:

    “Furkan’ı ‘Beyoğlu Emniyet’ten arıyoruz’ diyerek, biri aramış. Artık gerçekten Beyoğlu Emniyet’ten mi aradılar, yoksa almaya gelen polisler mi bilmiyoruz. ‘Tebligatınız var gelin’ diye Furkan da aşağıya iniyor, buradan çıktıktan sonra 100 metre ileride 3 tane polis çeviriyor. ‘Kimliğini ver bakalım’ GBT’sine bakıyorlar güya. ‘Aa, senin yakalaman var’ diyorlar, arabaya bindiriyorlar sonra.
    Hatta, Furkan da ilk başta çekiniyor. ‘Kartlarını gösterdiler ama belki de bambaşka insanlar, belki de sahte karttır. Beni aldılar hemen arabaya bindirdiler’ diyor.

    KOLTUKTA SİLAHIN NE İŞİ VAR?

    Furkan’ı arabaya bindirdiklerinde, yanındaki koltukta silah varmış Furkan’ın. Öndeki koltuktaki polis diyor ki, ‘Tamam silahı ver bana’ diyor. Furkan da diyor ki, ‘Ben neden size silahı vereyim. Benim neden parmak izim geçsin bu silaha, kendi silahınız, alın’ diyor. Daha sonrasında kimse Vatan Emniyet’e kadar kimse Furkan’la konuşmuyor. Furkan arabaya bindikten sonra ‘Avukatlarıma haber vermek istiyorum’ diyerek telefonunu açmaya çalışınca, ‘Hayır senin telefonuna da el koyma kararı var’ denilerek telefonunu da alıyorlar.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sazan sarmalı operasyonu: 36 kişiyi 13 milyon dolandıran Azerbaycanlılar Zonguldak’ta yakalandı

    Sazan sarmalı operasyonu: 36 kişiyi 13 milyon dolandıran Azerbaycanlılar Zonguldak’ta yakalandı



    Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, ülke genelindeki çeşitli şehirlerde 36 kişiyi 13 milyon lira dolandıran şüphelilerin yakalanması için operasyon başlattı. Zonguldak merkezli başlatılan operasyon eş zamanlı olarak Antalya, Adana, İstanbul ve Mersin’de de gerçekleştirildi.

    Sazan sarmalı operasyonu: 36 kişiyi 13 milyon dolandıran Azerbaycanlılar Zonguldak'ta yakalandı - Resim : 1

    KRİPTO HESAPLARA AKTARDILAR

    Araç alım satımında kullanılan sazan sarmalı yönteminin yanı sıra bir çok dolandırıcılık yönetimi kullanan şüpheliler, dolandırıcılıktan elde ettikleri paraları da kripto hesaplara yatırarak aklamaya çalıştıkları ortaya çıktı. Gözaltına alınan 8’i İran uyruklu, 1’i Azerbaycan uyruklu toplam 13 zanlının Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı.

    Zanlılar, geniş güvenlik önlemleri altında Zonguldak Adliyesi’ne sevk edildi. 13 zanlının adliyedeki sorguları sürüyor.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Uğur Kurt davasında ceza talep edildi

    Uğur Kurt davasında ceza talep edildi



    İstanbul’daki Okmeydanı Cemevi’nde 2014’te bir cenaze törenine katılmak üzere bekleyen Uğur Kurt’u silahla vurarak öldüren polis Sezgin Korkmaz’ın yeniden yargılandığı davada duruşma savcısı, sanığın “Taksirle birinin ölümüne neden olmak” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını ve cezanın paraya çevrilmemesini talep etti.

    İstanbul’daki Okmeydanı Cemevi’nde 2014’te bir cenaze törenine katılmak üzere bekleyen Uğur Kurt, polis Sezgin Korkmaz’ın aç tığı ateş sonucu kafasından vurularak ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı. Kurt yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmişti. Kurt’u vuran polis Sezgin korkmaz ise yargılama sonucu İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce “taksirle ölüme neden olma” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırmış, bunu da 12 bin 100 TL adli para cezasına çevirmişti. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararı sonucu Sezgin Korkmaz’ın yeniden başlayan yargılanmasına bugün devam edildi.

    11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya taraf avukatları ve Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt katıldı. Sanık polis Sezgin Korkmaz ise teknik problemlerden dolayı Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanamadı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de duruşmayı takip etti.

    NARİN KURT: 2017’DE SANIĞA 12 BİN 100 LİRA PARA CEZASI VEREN HAKİM VE HEYETİNİ KINIYORUM

    Narin Kurt, mahkemede şunları söyledi:

    “Masum bir insanın kolluk kuvveti tarafından yaşam hakkının elinden alınması ve bizim yaklaşık 10 yıldır adalet arıyor ve bugün hala burada olmamız çok acı. 25 Nisan 2017 tarihinde görülen haklı davamızda sanığa 12 bin 100 lira para cezası veren hakim ve heyeti kınıyorum. Ve asla kabul etmiyorum. Oğlum, babası öldürüldüğünde bir buçuk yaşındaydı. Bundan sonraki hayatında babasızlığa mahkum eden kişiye ceza verilmiyor olması çok acı. Oğlum büyüyor ve süreci sorgulamaya başladı. Ben oğluma yaşadığımız adaletsizliği anlatamıyorum. Biz haklı davamızda yüce adalete ve sizin vicdanınıza sığınıyoruz. Bu zamana kadar yaşadığımız haksızlığın son bulmasını ve adalet terazisinde eşit tartılmayı ben ve ailem adına sizden umutla bekliyoruz.”

    AVUKAT TURGUT KAZAN: ANAYASA’NIN KURALLARINI TANIMAYAN BİR ANLAYIŞ VAR

    Müşteki avukatı Turgut Kazan, “Yargılama sürecine yeniden başladık. Çok zor bir dönemde yaşıyoruz bunu biliyorum. Anayasa’nın kurallarını tanımayan bir anlayış var. Artık yargılanmanın yenilenmesi hüküm kurulması demek değidir. Anayasa Mahkemesi’nin bahsettiği eksiklikler neyse onlar giderilmelidir. Bir CD sunduk orada olayı görüyorsunuz. Amirler görüntüde ‘Sıkma’ diye bağırıyor 5 kez” dedi.

    SAVCI MÜTALAASINDA 6 YILA KADAR HAPİSLE CEZALANDIRILMASINI VE CEZANIN PARAYA ÇEVİRİLMEMESİNİ TALEP ETTİ

    Mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, sanığın somut olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek maktul Uğur Kurt’un ölümüne sebebiyet verdiği, bu suretle üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği, ancak Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere cezanın eylemle orantılı olması ve ihlalin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Savcı, bu nedenlerle sanık hakkında “Taksirle bir kişinin ölümüne neden olma” suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını ve verilen hapis cezasının para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etti.

    Mahkeme, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmaları için süre vererek duruşmayı 1 Mart 2024 tarihine erteledi.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Memurları sefalete mahkum ettikten sonra… Lojmanları satan AKP tayin taleplerinden sonra lojman yapma kararı aldı!

    Memurları sefalete mahkum ettikten sonra… Lojmanları satan AKP tayin taleplerinden sonra lojman yapma kararı aldı!



    İktidara gelişinin ardından birçok kez lojmanları satışa çıkaran AKP, memurları sefalete mahkum ettikten sonra bu kez lojman inşa ettirmeye soyundu.

    Türkiye Gazetesi’nden Yücel Kayaoğlu’nun haberine göre, özellikle büyükşehirlerde artan kira masrafları, lojman satışlarıyla sık sık gündeme gelen iktidarı bu kez lojman inşa etmeye zorladı.

    Kayaoğlu’nun haberinde, İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde görev yapan devlet memurlarının hayat şartları zorlaşırken, memurlara yönelik yeni bazı imkânlar için hazırlık yapıldığı öne sürüldü.

    İçişleri Bakanlığı polisler için kolları sıvarken, büyükşehirlerde görev yapan polislere için lojman imkânı verilmesi için düğmeye basıldı.

    Projenin AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafınan açıklanması beklenirken, TOKİ ile yapılacak iş birliği ile bekar polislere lojman yapılacak ve daireler 1+1 olacak.

    İstanbul’da görev yapan polislerin en az yüzde 20’sinin kira ve barınma sıkıntısının giderileceği ifade ediliyor.

    ERDOĞAN’IN SEÇİM BEYANNAMESİNDE DE YER ALMIŞTI

    AKP’nin 14 Mayıs seçiminden önce yayımladığı seçim beyannamesinde kamu çalışanlarının sosyoekonomik şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacağı ifadeleri yer almıştı.

    Haberde AKP kaynaklarına dayandırılan bilgide, vaadin gerekçesi “Metropol kentlerde kiralar başta olmak üzere maliyetler yükseldi. Özel sektör çalışanları bir şekilde bu maliyetlerin karşılanması için destekleniyor. Ama kamu çalışanlarının böyle bir durumu yok. Mesela küçük bir şehirde aldığı maaşla geçinebilirken, tayini İstanbul’a veya Ankara’ya çıkıyor. Gitmeme gibi bir durumu da olmuyor. Sadece kira maliyeti bile zorlayan bir durum. Böyle olunca da hayat şartları ile maliyetler arasında büyük bir dengesizlik ortaya çıkıyor. Bu dengesizliği giderecek adımlar olacaktır. Polis, öğretmen gibi meslekler için lojman imkânı verilmesi gündeme gelebilir” diye açıklanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emniyetteki rüşvet operasyonunda yeni gelişme: 25 polis hakkında tutuklama talep edildi

    Emniyetteki rüşvet operasyonunda yeni gelişme: 25 polis hakkında tutuklama talep edildi



    İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 6 ilde “rüşvet almak/vermek” suçuyla ilgili projeli ve teknik takipli operasyon kapsamında gözaltına alınan 46 polisin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

    Emniyet ekipleri eşliğinde soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul Anadolu Adliyesi’ne getirilen şüphelilerin savcılıkta ifadeleri alındı.

    Cumhuriyet savcısı, 46 polisten 25’ini tutuklama, 21’ini ise adli kontrol uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti.

    Şüphelilerin hakimlikteki işlemleri sürüyor.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü, “rüşvet almak/vermek” suçu ile ilgili projeli ve teknik takipli bir operasyon başlatmıştı.

    Operasyon kapsamında, 2022 ve 2023 senelerinde toplam 67 farklı eylemde, 62 sivil şahsın rüşvet verdiği, 46 polis memurunun rüşvet aldığı tespit edilmişti.

    Teknik takip sonrası İstanbul, Kocaeli, Bitlis, Muş, Gümüşhane ve Şırnak’ta 46 adrese baskın düzenlenmiş, eylemlere karıştıkları tespit edilen 46 polis memuru yakalanmıştı.

    Şüphelilerin yakalanmasına yönelik başlatılan operasyonlarda 59 sivil de daha önce yakalanarak adli makamlara sevk edilmişti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM’den, Veli Saçılık ve annesi hakkında ‘ağır ihlal’ kararı

    AYM’den, Veli Saçılık ve annesi hakkında ‘ağır ihlal’ kararı



    Anayasa Mahkemesi (AYM), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen Veli Saçılık ile annesi Kezban Saçılık’ın, 2017 yılında Ankara Yüksel Caddesi’ndeki eylemde polisler tarafından maruz kaldığı müdahaleye ilişkin başvurusunu 6 yıl sonra karara bağladı. AYM, Saçılık ve annesi hakkında “kötü muamele yasağı” ile “toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edildiğine” hükmetti.

    Ağır bir ihlal kararı olarak, “İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlali” kararı da veren AYM, bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yeniden soruşturma başlatmasına karar verdi. AYM, Veli Saçılık ile annesine de ayrı ayrı 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

    T24’ten Gökçer Tahincioğlu ve Sibel Yükler’in haberine göre; KHK ile ihraç edilen Saçılık, kendisi gibi ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın 2016 yılında Yüksel Caddesi’ndeki “İşimizi geri istiyoruz” eylemlerine katılmış, bu dönemde 56 ayrı idari para cezası verilmişti. Kararda, Saçılık’ın bu idari para cezaları için de AYM’ye başvurduğu ve mahkemenin Saçılık’ın “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verdiği” belirtildi.

    “BURADA EYLEM YAPMAMIZ YASALDIR” DEDİ, DARP EDİLDİ

    Saçılık, 2017 yılında Yüksel Caddesi’ndeki eyleme katılarak, “Bizler tam 216 gündür burada insan hakları anıtının önünde direnişteyiz. KHK ile bir gecede bizi işimizden atamazsınız. İnsan hakları Anıtı’nın önünde oluşturduğumuz utanç duvarım kaldıralım. Burada eylem yapmamız tamamen yasaldır, tamamen meşrudur. Bu meşruluk karşısında polis bize şiddet uyguluyor. Biz bu şiddete karşı burada direniyoruz. Akşam 18.00’da basın açıklamasında görüşmek üzere” diye konuştu. Ancak polis, anıt önünden ayrılan gruba bir süre sonra müdahale etti. Grup bir kitabevinin yanındaki binaya girmek isterken Saçılık darp edildi, o dönem 70 yaşında olan annesi Kezban Saçılık ise polis tarafından yerde sürüklendi, yüzüne biber gazı sıkıldı.

    “ZOR KULLANILDIĞI İÇİN YARALANMALARI DOĞAL”

    Olaydan sonra Saçılık ve annesinin de aralarında olduğu 7 kişi hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” ve “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlarını işledikleri iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

    Saçılık ve avukatının başvurusu üzerine, aynı yıl müdahalede bulunan polisler hakkında da “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” suçundan soruşturma başlatıldı. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “yeterli delil elde edilemediği için kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi. Kararın gerekçesinde, “söz konusu müdahale sırasında zor kullanıldığı için müştekilerin yaralanmasının doğal olduğu” belirtildi. Saçılık’ın karara yaptığı itiraz ise reddedildi.

    SAÇILIK VE ANNESİNE DAVA AÇILDI

    Bu sırada Saçılık ve annesinin de aralarında olduğu eylemcilere, “Kanuna aykırı toplantılara ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçunu işledikleri” iddiasıyla 2017’nin Kasım ayında dava açıldı. İddianamede, eylemcilerin “kolluk görevlilerine karşı şişe ve taş attığı” da iddia edildi. Ancak AYM kararında, iddianameyi hazırlayan başsavcılığın, “görevi yaptırmamak için direnme suçu”ndan işlem yapmadığı da belirtildi. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, 2019 yılında beraatle sonuçlandı.

    “SAVCILIK GÖRÜNTÜLERİ İZLEMEDİ, POLİSLERİN İFADESİNİ ALMADI”

    Dava sürerken Saçılık ve annesinin avukatı Senem Doğanoğlu, 2018 yılının Şubat ayında AYM’ye başvurdu. AYM başvurusunda, “barışçıl bir toplantıya müdahale edilirken kalkan ve elle iteklenerek göstericilerin yere düşürüldüğünü, ayrıca yakın mesafeden yüzlerine biber gazı sıkıldığını ve yoğun bir şekilde göz yaşartıcı kimyasal ateşlendiğini” belirtildi. Keziban Saçılık ise yüzüne doğrudan biber gazı sıkılması nedeniyle fenalaştığını, çevredekilerin yardımıyla olay yerinden uzaklaştığını, oğlunun yere düşürülmesi nedeniyle oğlunu korumak isterken müdahaleye maruz kaldığını söyledi.

    AYM başvurusunda, kolluk görevlileri hakkındaki şikâyetlerinin de etkili soruşturulmadığı, başsavcılığın görüntüleri izlemeden ve hiçbir kolluk görevlisinin savunmasını almadan kovuşturmaya yer olmadığına kararı verdiği, bu nedenle kötü muamele yasağının ihlal edildiği belirtildi.

    POLİS TUTANAĞINA GÖRE, SAÇILIK HAREKETSİZCE MÜDAHALEYİ BEKLEMİŞ

    AYM ise Saçılık ve annesinin şikâyetiyle soruşturma evrakını inceledi. Karara göre, başvuruya eklenen on altı sayfadan oluşan ve kolluk görevlileri tarafından hazırlanan izleme tutanağında, “Eylemcilerin dağılmaması üzerine eylemcileri iteklemek suretiyle müdahaleye başladığı, eylemcilerin direnmesinin akabinde biber gazı kullandığı, sonrasında gaz kapsülü atan point tabanca ile müdahaleye devam ettiği bilgisine yer verildiği, Keziban Saçılık’ın, eylemcilere biber gazı sıkmaya çalışan polis memurunun elinden tutarak müdahale etmesini engellemeye ve polis memuruna vurmaya çalıştığı sırada gazın kendisine geldiği, gazdan etkilenerek gruptan uzaklaştığının tespit edildiği, Veli Saçılık’ın ise hareketsiz kalarak polis müdahalesini beklediği” belirtildi.

    AYM: Ayaklara ateş edilmiş, Kezban Saçılık’a ve diğerlerinin yüzüne çok yakın mesafeden gaz sıkmış
    Ancak karara göre, avukatın sunduğu on yediği fotoğrafı ve video görüntüleri de inceleyen AYM, “kolluk görevlilerinin gruba karşı yakın mesafeden göz yaşartıcı sprey kullandığı ve ellerinde gaz fişeği atan silahlar olduğu, başvurucu Keziban Saçılık’ın iki kişinin yardımıyla yerden kalkmaya çalıştığı ve birkaç kişi tarafından kendisine yardım edildiğinin anlaşıldığını” belirtti.

    Görüntüleri inceleyen AYM, “Müdahale sırasında kolluk görevlilerince kişilerin yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıkıldığı ve ayaklarının bulunduğu yakın bölgeye niteliği belirlenemeyen silahla ateş edildiğini, Keziban Saçılık’ın bir kolluk görevlisinin diğer göstericilere biber gazı sıkmak isterken kolunu tutması nedeniyle polis memurunun başvurucuya dönerek çok yakın mesafeden başvurucunun yüzüne gaz sıktığını” belirtti. AYM, göstericilerin kolluk görevlilerine karşı şişe veya taş attığına ilişkin veriye rastlanmadığını kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumartesi Anneleri bu hafta gözaltına alınmadı: Ama polis ablukası sürüyor

    Cumartesi Anneleri bu hafta gözaltına alınmadı: Ama polis ablukası sürüyor



    Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına rağmen 700. haftadan itibaren eylemleri engellenen Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 971. haftasında Galatasaray Meydanı’na yürümeye çalıştı.

    Emniyet ekipleri, Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakmak isteyen kayıp yakınlarını bir kez daha engelledi.

    Cumartesi Anneleri bu hafta gözaltına alınmadı: Ama polis ablukası sürüyor - Resim : 1

    971. haftada da polis ablukasına alınan Cumartesi Anneleri, bu hafta gözaltına alınmadı.

    Protestoları 700. haftasından itibaren engellenen Cumartesi Anneleri, yürüyüşlerine başladıklarında işkenceye varan yöntemlerle gözaltına alınıyordu.

    DÜN DURUŞMA VARDI

    Anayasa Mahkemesi, 700. haftadan eylemleri engellenen kayıp yakınları için hak ihlali kararı vermişti.

    Buna rağmen 700. hafta buluşmasına düzenlenen polis saldırısında 23 kişi gözaltına alınmış, ardından 46 kişiye 2911 “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla dava açılmıştı.

    AYM kararına rağmen, kayıp yakınları, hak savunucuları ve destekçileri hakkında açılan davanın 11’nci duruşması bugün saat 14.00’da Çağlayan Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda başladı.Görülen duruşma sonrası mahkeme heyeti davayı 5 Nisan 2024’e erteledi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***