Etiket: Pekin

  • DSÖ: Çin’i Covid-19’un kökeni hakkında daha fazla veri açıklamaya zorlayamayız

    DSÖ: Çin’i Covid-19’un kökeni hakkında daha fazla veri açıklamaya zorlayamayız


    Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) acil durumlar programı direktörü Mike Ryan, Çin’i Covid-19’un kökeni hakkında daha fazla veri açıklamaya zorlayamayacaklarını söyledi.

    Ryan, bir gazetecinin sorusu üzerine “DSÖ’nün bu konuda (Çin’in veri açıklaması) kimseyi zorlama yetkisine sahip olmadığını” dile getirdi.

    Ryan, Bu açıdan biz tüm üye devletlerimizin işbirliğini, katkısını ve desteğini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    DSÖ heyeti, geçtiğimiz aylarda Pekin hükümetinin Covid-19 salgınının nasıl ve ne zaman yayılmaya başladığını belirlemelerine yardımcı olabilecek “ilk vakalara ait ham bilgileri vermediğini” belirtmişti.

    Dünya, Covid-19 salgınından ilk kez, Çin’in 31 Aralık 2019’da Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde “kaynağı bilinmeyen gizemli solunum yolu hastalığının” ortaya çıktığını DSÖ’ye bildirmesiyle haberdar oldu.

    Çin dört ihtimal üzerinde duruyor

    Çin Bulaşıcı Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi Vuhan’dan virüsün yayılmasına neden olabilecek 4 ihtimal üzerinde durduklarını ifade etmişti;

    “Virüsü taşıyan bir yarasa, bunu bir insana bulaştırdı”, “yarasa, onu bir insana yayan bir ara memeliyi bulaştırdı”, “soğuk veya donmuş gıda sevkiyatları”, “Vuhan’da virüsleri araştıran bir laboratuvardan geldi”

  • Binlerce öğrencinin hayatını kaybettiği Tiananmen katliamında neler yaşandı?

    Binlerce öğrencinin hayatını kaybettiği Tiananmen katliamında neler yaşandı?


    Çin’in 1980’li yıllarda ekonomik krize girmesi ve enflasyonun yüzde 30’dan fazla artmasına iktidardaki Komünist Parti’nin insan hakları ihlalleri ve baskıları da eklenince ülkedeki birçok kesim yaşananlara isyan etti.

    Yolsuzluklar, kayırmacılık, yanlış ekonomi yönetiminin yanı sıra Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) reformcu lideri Hu Yaobang’ın partiden ihraç edilerek 15 Nisan’da öldürülmesi halkın öfkesini daha da arttırdı.

    Demokrasi yanlısı aktivistler 1989 yılının nisan ayında Pekin’in Tiananmen Meydanı’na akın ederek daha fazla özgürlük, insan hakları, anayasa ve ekonomik alanlarda reform talebiyle haftalar süren gösteriler düzenledi.

    Üniversite öğrencilerinin başını çektiği gösterilere işçi ve aydın kesimden bir milyonun üzerinde kişi katıldı.

    Öğrenciler Tiananmen Meydan’ındaki komünist lider Mao Zedong’un portresinin karşısında ‘Demokrasi Tanrıçası’nın heykelini dikti.

    Pekin’deki protestolardan da ilham alan demokrasi yanlısı gösteriler kısa sürede ülke genelinde 400 kente yayıldı.

    Gösterilerin ilk günlerinde eylemlere müdahale etmeyen hükümet 20 Mayıs’ta sıkıyönetim ilan etti.

    ÇKP protestocuların taleplerinin karşılanmasının mümkün olmadığını belirtti.

    Komünist Parti hükümetinin geri adım atmak yerine daha da sertleşmesi ve sivil halkın taleplerini gözardı etmesi öğrencilerin meydanlarda kalmasına yol açtı.

    Tiananmen Meydanı’na 200 bin asker sevk edildi

    Protestoları yabancı güçlerin manipüle ettiği “devrim karşıtı isyan” olarak nitelendiren Pekin yönetimi, 4 Haziran 1989 sabahı Tiananmen Meydanı’ndaki kalabalığı dağıtması için 200 bin asker görevlendirdi.

    Kanlı baskında göstericileri çapraz ateşe alan askerler, Çin Kızılhaçı’na göre 2 binin üzerinde kişiyi katletti.

    Çin yönetimi bu rakamı sadece 23 olarak açıklasa da yabancı kaynaklar 3 ila 10 bin civarında protestocu sivilin Tiananmen’de öldürüldüğünü belirtiyor.

    Görgü tanığı yabancı gazeteciler, meydana giren askerlerin gerçek mermilere ilaveten tanklarla çok sayıda göstericiyi ezdiğini aktardı.

    Kanlı baskında binlerce kişi de yaralandı.

    Muhalif eylemcilerden büyük bir kısmı olaylar sırasında gözaltına alınırken bu kişiler uzun yıllar hapis cezalarına çarptırıldı, bir kısmından bir daha hiç haber alınamadı. Bir kısmı ise ülke dışına kaçmayı başardı. Ayrıca ÇKP içerisindeki aykırı sesler susturuldu. Parti içinde muhaliflerle bağlantısı olduğundan şüphelenilen kişiler tasfiye edilirken bu kişilerin bir kısmı ev hapsine alındı.

    Meçhul asi: ‘Tank adam’

    Tiananmen’deki olayların bastırılması saatler sürdü. Ancak o günden hafızalarda tek başına tanklara karşı duran adam kaldı.

    Önce Chang’an Caddesi’nde tankın üzerine çıkıp askerle konuşan ve 20’inci yüzyılın en güçlü sembollerinden biri haline gelen ‘meçhul asi’ daha sonra kendini tankların önüne atarak protestocu arkadaşlarının katledilmesini önlemeye çalıştı.

    İki gösterici tarafından Type-59 tipi tankların önünden uzaklaştırılan ‘Tank Adam’ın akıbeti ise sır olarak kalmaya devam ediyor.

    Kimileri adı bilinmeyen bu şahsın Tayvan’a kaçtığını iddia ederken kimileri de halkın arasına karıştığını ve kendini gizlediğini belirtiyor.

    Bazı insan hakları aktivistleri ise şahsın Çinli otoritelerce idam edildiğini öne sürüyor. İddiaların hiçbirisi doğrulanmış değil.

    Çin Komünist Partisi aradan geçen yıllara rağmen Tiananmen Katliamı’na ilişkin gerçek rakamları hiçbir zaman açıklamadı.

    Tiananmen’de olağanüstü güvenlik önlemi

    Katliamın üzerinden on yıllar geçmiş olsa da Çin hükümet yetkilileri Tiananmen olaylarıyla ilgili yorum yapmaktan kaçınıyor.

    Öte yandan kanlı baskının yıl dönümü olan 4 Haziran öncesinde ve sonrasında Pekin’deki katliamın yapıldığı meydanda kuş uçurulmuyor.

    Sosyal medya ve mesajlaşma platformlarında içerisinde ‘Tiananmen’ geçen tüm kelimeler ve iletiler sansürleniyor.

    Daha önceki yıllarda insanların birbirlerine Tiananmen katliamını ay, gün ve yıl olarak hatırlatma amacıyla 89,64 Yüen ya da 64,89 Yüen para transferi yapması yasaklandı.

    Çin anakarada Tiananmen ile ilgili tüm programları yasaklasa da Hong Kong ve Tayvan’da vatandaşlar Tiananmen kurbanlarını anmaya devam ediyor.

  • Çin’in nüfus artışı son 10 yılda en düşük seviyeye geriledi

    Çin’in nüfus artışı son 10 yılda en düşük seviyeye geriledi


    Bir milyar 410 milyonluk nüfusu ile dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’de nüfus artışı, Pekin’i endişelendirecek kadar düşmeye devam ediyor.

    2020 yılı, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasından (1949) bu yana doğum oranının en düşük seviyede olduğu yıl oldu. Pandeminin doğumlarda etkisi olsa da bir önceki yılda kaydedilen doğum oranı da düşük seviyelerdeydi.

    Salı günü yayınlanan 2010-2020 arası nüfus sayımı sonuçlarına göre, Çin’in nüfusunun yüzde 5,38 artarak 1,41 milyara yükseldi. Bir önceki on yılda ise nüfus artışı yüzde 5,84 idi.

    Pekin’in 1970’lerde yürürlüğe soktuğu tek çocuk politikası ile her yıl düzenli olarak nüfus artışı düştü.

    Son yıllarda Pekin, çocuk politikasını gevşetse de nüfus düşüşünü tersine çevirecek kadar sonuçlar alamadı. 2016’da Çin, tek çocuk politikasında reforma giderek iki çocuk sınırını getirmişti.

    Ülkede ekonomik durum, kariyer ve hayat pahalılığı gibi sorunların yeni doğan çocuk sayısının düşmesinde etkili olduğu belirtiliyor.

    BM: 2030’dan itibaren Çin’in nüfusu azalacak

    Guangdong Nüfus Geliştirme Akademisi direktörü Dong Yuzheng’a göre, yürürlükte olan iki çocuk sınırlaması kaldırılmadığı taktirde, önümüzdeki beş yıl içinde doğum sayısı yılda 10 milyonun altına düşebilir.

    Birleşmiş Milletler’in analizlerine göre, Çin anakarasındaki nüfus 2030’da zirve yaptıktan sonra düşüşe geçecek.

    Nisan ayı sonlarında Financial Times gazetesi, nüfus sayımı ile görevli Çinli yetkiliye dayandırdığı haberinde, 2020’de nüfusun bir önceki yıla göre azaldığını iddia etmişti, fakat bu konuda Pekin’den açıklama gelmedi.

    Tek çocuk politikası, Çin’de 400 milyon doğumu engelledi

    Çin’de 1970 yılında kadınların doğum oranı 5.18 iken bu oran şimdi 1.6’ya düştü. Tek çocuk politikasının Çin’de şimdiye kadar 400 milyon doğumu engellediği tahmin ediliyor.

    Ülkede boşanma oranları da rekor kırıyor. Sivil İşler Bakanlığı’ndan alınan verilere göre 2019’un ilk üç çeyreğinde yaklaşık 7,1 milyon çift evlenirken 3,1 milyon çift de boşanma davası açtı.