Etiket: Özgür Özel

  • Özgür Özel’den ‘değişim’ tarifi: Sadece Kemal Bey değişsin derseniz ayıp etmiş olursunuz, zihniyet değişmeli

    Özgür Özel’den ‘değişim’ tarifi: Sadece Kemal Bey değişsin derseniz ayıp etmiş olursunuz, zihniyet değişmeli



    Dün önce partisinin Manisa Kırkağaç ilçe kongresine katılan ve burada konuşma yapan Özgür Özel akşam da Bodrum’da Komünist Osman belgeselini izledi ve Gökmen Ulu’nun hazırladığı belgesel kapsamında yapılan “Sosyal Demokrasi ve Toplumcu Belediyecilik” söyleşine katıldı.

    “ÖZELEŞTİRİ MESELESİNDE EKSİK KALINDI”

    Söyleşinin soru cevap kısmına geçildiğinde CHP Grup Başkanı, 2023 yılı Cumhurbaşkanlı Seçimi’nin kampanyasının startını ilk veren kişinin kendisi olduğunu söylerken 14 ve 28 Mayıs’ta CHP kaybettiği seçimlerle ilgili partinin ve yetkili kurullarının gerekli özeleştiriyi yapmadığını dile getirdi.

    Özgür Özel, “Ben bu yaşadığımız seçime en erken başlayan kişiyim dört yılda 400 tane ilçede 1000’e yakın miting yaptım. Hep şuna anlattık insanlara ‘otokrasi ya demokrasi’, ‘köprüden önce son çıkış’, ‘Cumhuriyetin kurucu kadrolarıyla husumeti olanlar Cumhuriyetin 100. yılında resepsiyon yapmayacak’ dedik. Ama yapacaklar. Burada bir özeleştiri yapmak hesap vermek, bunun üzerinden konuşmak gereken bir dönemdeyiz. Seçimi kaybettiğimiz gece hiçbir şey yapmaya takatim yoktu. Yani ‘kaybettik ve gereğini yapmak lazım’ diye düşünüyordum. Ama özeleştiri meselesinde eksik kalındı ve hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya doğru gidildiğini görünce bunun bir parçası olmanın da maliyeti var, seçimi kaybetmekten daha büyük bir eksiklik” dedi.

    Özgür Özel’den 'değişim' tarifi: Sadece Kemal Bey değişsin derseniz ayıp etmiş olursunuz, zihniyet değişmeli - Resim : 1

    “BİR DEĞİŞİM OLSUN AMA BU SADECE GENEL BAŞKAN DEĞİŞİMİ DERSENİZ KEMAL BEY’E AYIP ETMİŞ OLURSUNUZ, ESAS ZİHNİYETİN DEĞİŞMESİ LAZIM”

    CHP Grup Başkanı, genel başkan adaylığı ile net bir ifade kullanmasa da bu özeleştiri sürecinde yaşanan yetersizlik sonrası kendisinin “yeni bir süreç” için yelken açtığını ifade etti.

    “Onun üzerinden kendimce bir süreç yürütüyorum. Böyle süreçler yürütenlerle konuşuyorum. Ve şöyle bir şey olsun istiyorum. Bir değişim olsun ama bu sadece genel başkan değişimi derseniz Kemal Bey’e ayıp etmiş olursunuz. Onun emeğini görmezden gelmemek lazım. Sadece Kemal Bey eski MYK üyesi arkadaşlarımı değiştirirse Kemal Bey de onlara ayıp etmiş olur. Çünkü onları atayan da odur. Tüzük tartışmaları var, sadece tüzüğü değiştirelim. Önseçim zaten var. ‘Tam uygulanmadı daha katı hale getirelim.’ ‘Eyvallah’ onu yapalım ama (değişimi) yazılı belgelere indirmek ve çok başka bir kolaylık olur. Şimdi yönetimde birlikte olduğumuz arkadaşlar yönetimde diyorlar ki ‘tüzüğü değiştireceğiz her şey çok güzel olacak, görüş bildirin’ filan. ‘Siz bildirin biz en iyisini yapacağız’. O da doğru değil. Program meselesi, 9 Eylül’e kadar yeni bir program açıklayalım. Bizim mevcut programınız çok iyi program ama 2007’de kalmış bir program. Esas başka bir şey lazım. Yönetenlerin genel başkanın yönetici kadroların yazılı çizili evrakların ikincil üçüncül bütün mevzuatların ama esas bir zihniyetin değişmesi lazım. Dünyadaki iyi örneklere bakmak lazım kötü örneklerden ders almak lazım ama çalışmak lazım” diye konuştu.

    İki seçim arası Zafer Partisi ile yapılan ittifakı da eleştiren Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal demokrat bir parti olarak göçmen ve karşıtı değil göçmen ve mülteci yaratan politikaların düşmanı olduğunu vurguladı.

    “Birilerine benzeyerek siyaset yapmak olmuyor. Ne nerede duracağını karar vermek lazım. Mesele mesela onun karşısında olayım bununla yan yana düşmeyeyim değil. Sosyal demokrat parti siyasetin sosyal medyanıdır. O duracağı yeri doğru tarif ederse herkes ona göre pozisyon alır. Mesela bu mülteci meselesi. 14 28 Mayıs arası yaşananlar orada konuştuklarımız. Zafer Partisi şimdi bayrak yapıyorlar kandan falan. Mesela Cumhuriyet Halk Partisi mülteci düşmanı bir parti midir? Göçmen düşmanı bir parti midir? Değildir. Dosyal demokrat parti böyle olamaz ama mülteci ve göçmen yaratan politikaların düşmanı bir partidir. Başta komşuda iç savaş kışkırtıcılığı gibi.”

    ÖZGÜR ÖZEL’DEN “MASUM DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ” ÇIKIŞI

    Özgür Özel, parti yönetimine eleştirel tondaki sözleri üzerine söyleşiyi izleyenlerden birinin “Bu eleştirileri niye zamanında yapmadın?” yaklaşımıyla karşılaşınca şu yanıtı verdi:

    “Şimdi ‘Niye yapmadın?’ diye söyleyen arkadaşa söyleyeyim. Yapmadık ama sen de çok ikna idin. ‘Bu seçim çok önemli partiyi tartışmayın’, ‘en önemli referandum’ bilmem ne ‘yapmayalım’. ‘Rejim değişmesin köprüden önce son çıkış’. Bunları yapan kimse bunu kötü niyetinden yapmadı ama şöyle bir şey var. Bir gün bir MYK toplantısı çok içerden bir şey söylemem dışarıya mı buradaki samimiyete binaen de söyleyeyim bitireyim. (Bu sırada izleyicilerden ‘canlı yayın yapılıyor’ uyarısı geldi) O kadar da bir şey olmaz. O kadarda korkulacak bir şey söylemeyeceğim. Bir mevzu var kamuoyunda bilinen bir mevzu. O mevzuda genel kanaat şu ‘aman abi şunu söylemeyelim oyuna gelmeyelim, buna tepki vermeyelim buna barolar tepki versin’. ‘Buna tepki vermeyelim buna sivil toplum tepki versin’. ‘Buna bir şey demeyelim yanlış anlaşılmasın oyuna gelmeyelim’. ‘Seçimler yaklaşıyor aman oyuna gelmeyelim’. Bir gün dedim ki ‘acaba arkadaşlar oyuna gelmeyelim oyununa geliyor olabilir miyiz?’ Bugün herkes herkesi eleştirebilir. Hepimizin için bu gece geceyi bitirecek bir şarkı isteyecek olsam Sezen Aksu’dan şu şarkıyı isterim hepimize ‘masum değiliz hiçbirimiz’”

    ÖZGÜR ÖZEL’DEN SOL PARTİLERLE İTTİFAKA YEŞİL IŞIK: YETER Kİ SONUCA TESİR EDECEK SIKLETTE PARTİLER OLSUN

    Özgür Özel, ittifak siyaseti ile ilgili görüşünü açıklarken “sağ partilerle ittifak ne kadar meşruysa sol partilerle ittifak o kadar meşrudur” dedi ve ekledi, “yeter ki seçim sonucuna tesir edecek sıklette partiler olsun”.

    “İttifaklar yapılabilir ama bunu seçime doğru yapmak lazım. Beş yıl boyunca bunu taşımak siyasi partilerin kendi kimliğiyle davranmasına engel oluyor. İkincisi sağ partilerle ittifak yapmak ne kadar meşruysa solla ittifak yapmak en az o kadar meşrudur. Yeter ki solda da ittifak yapabilecek sıklette sonuca tesir edebilecek güçte partiler olabilirsin. Ama asıl meselenin seçim bittikten sonra siyasi partinin kendi duruşunu tarif etmesi. Ülkede yüzde elli artı birlik sistem şunu yapıyor. Biz ve onlar, iki kutba ayıralım. Aleviler-Sünniler, sağcılar-solcular, milliler-gayri milliler. Sürekli bir korku. Seçmene diyor ki ‘evet açsın yoksulsun güvencesizsin ama tehlike büyük beni desteklemelisin’. Bu ikili siyaseti reddetmek lazım. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir sosyalist ittifak kurması değil kendini var eden değerlerle barışık bir siyaset kurması lazım. Yani ittifak yapmakta sorun yok. Ama bu ölçme ve değerlendirmeye değil de müzakereye dayalı bir paylaşım olmamalı. Bunun derin acıları çekiyoruz bedelini ödüyoruz.

    Özgür Özel’den 'değişim' tarifi: Sadece Kemal Bey değişsin derseniz ayıp etmiş olursunuz, zihniyet değişmeli - Resim : 2

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özgür Özel: Ekrem İmamoğlu ile ortak bir hayalimiz var

    Özgür Özel: Ekrem İmamoğlu ile ortak bir hayalimiz var



    CHP’de 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra genel başkanlık tartışmaları sürerken, adaylar arasında ismi yer alan Özgür Özel, “CHP’de değişim ve dönüşüm olacaksa ayrılarak değil, birleşerek olacak. Değişimi cephelere bölecek değiliz. Hatta değişime itiraz edenleri bile kapsayacak bir değişim öngörüyoruz” diye konuştu.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile “ortak bir hayalimiz” var diyen CHP’li Özel, “İmamoğlu ile ortak bir hayalimiz var, CHP’de göreve gelirsem İmamoğlu ile uyumlu şekilde çalışacağım” ifadelerini kullandı.

    Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz’ın, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’le yaptığı röportajdan satır başları şu şekilde…

    – İmamoğlu, yönünü İBB’ye çevirdi. Ne düşünüyorsunuz?

    “Beklediğim bir karardı. En çok İstanbullular memnun olmuştur. AKP’ye karşı kurulup başarılı olmuş en iyi ittifak örneği, İstanbul İttifakı. Bu ittifakı ancak İmamoğlu sürdürebilirdi. “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır” demek, geleceğe dönük önemli bir iddia. Hem İstanbul’un hem Türkiye’nin geleceği için kıymetli bir karar. Ekrem Başkan üç karar birden verdi. Kendisi, İstanbul ve Türkiye için doğru karar.”

    – 2028’de cumhurbaşkanı adayı olmak istediği konuşuluyor

    “O hedef açısından da İstanbul’u bir kez daha kazanmasının en önemli kilometre taşı olacağını düşünüyorum. İstanbul kazanıldığında İmamoğlu, AKP’ye karşı üst üste dördüncü zaferini almış olacak. İstanbul’u üç kez kazanmış olacak. Biz de soracağız: “İmamoğlu’nun sizi kaç kez yenmesi gerekiyor?”

    – İmamoğlu, sizin için “CHP’nin tarihini bilen ve sicili temiz evlatları var” dedi

    “Büyük memnuniyet duyuyorum. Sadece şahsım değil, CHP’de adı geçen geçmeyen pek çok genç arkadaş için önemli ve kıymetli.

    Genel başkanlık noktasında sorumluluk üstlenebileceğimi size söylemiştim. Adımızın geçtiği bir süreçteyiz. Henüz adaylığımı açıklamadım. Ama en çok ismi geçenlerden biri olarak, başkanın cevabını nezaketli buluyorum.”

    – Adaylığınızı ne zaman açıklayacaksınız?

    “Örgütümüz şu an ilçe kongreleriyle meşgul. Partinin tansiyonu orada atıyor. İlçe kongrelerinin tamamlanması ile birlikte değerlendirme yapacağım. Bu kritik süreçte partiyi kamuoyunda zor durumda bırakmadan, genel başkanımıza hak ettiği değeri göstererek, tarihin yüklediği sorumluluktan kaçmadan doğruları yapmaya çalışıyoruz. Süreç biraz daha hızlanacak.
    Değişim umudu olanlar, partiye küsenler, kızgınlıklarını ifade edenler ve değişim olmazsa sandığa gitmeyeceğini söyleyenlerin beklentisi var, bir şeyler değişecek mi diye. Kimse umutsuzluğa kapılmasın, üzerimize düşeni yapacağız.”

    – İmamoğlu ile birlikte mi hareket ediyorsunuz? Erdoğan ve Gül birlikteliğine benzeyen bir ilişki mi aranızdaki?

    “Böyle benzetmelerden tüylerim diken diken oluyor. Her şeyi bırakıp kaçasım geliyor. Benim benzetilmeyi en son isteyeceğim iki isim bu ikisi.

    Ama İmamoğlu ile benzer kaygılar ve umutlarımız var. Sadece Ekrem Bey ile değil, beş CHP’linin dördüyle benzer duygulardayız.

    CHP’de değişim ve dönüşüm olacaksa ayrılarak değil, birleşerek olacak. Değişimi cephelere bölecek değiliz. Hatta değişime itiraz edenleri bile kapsayacak bir değişim öngörüyoruz.”

    – İmamoğlu’nun emanetçi adayı mısınız?

    “İmamoğlu ile aramızda “Şu güne kadar ben durayım, bu günden sonra sen dur” gibi en ufak bir konuşma yok. Bunu reddederim. Ancak İmamoğlu ile ortak bir hayalimiz var. CHP’de göreve gelirsem İmamoğlu ile uyumlu şekilde çalışacağımı biliyorum.

    CHP’nin genel başkanlığı Atatürk’ten emanet alınan bir şeydir. İmamoğlu’nun İstanbul’u kazanması, sonra Türkiye’yi kazanacağı süreçte onunla uyum içinde olunması başka birşey. Bu görevi bir süreliğine tutup sonra devretmek başka… Emanet Atatürk’e ait. Şu anda Kemal Bey’de. Bir gün bize nasip olursa sorumluluğunu Atatürk’e karşı hissederiz.”

    Tamamını okumak için tıklayın

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP, Meclis’i Akbelen için olağanüstü toplantıya çağıracak

    CHP, Meclis’i Akbelen için olağanüstü toplantıya çağıracak



    Muğla’daki Akbelen Ormanı’nda kömür madenine karşı zeytin ağaçlarını koruma mücadelesi sürerken ana muhalefet partisinden yeni bir adım geldi.

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Akbelen ormanları ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM) olağanüstü toplantıya çağıracaklarını belirtti:

    Tüm muhalefet partilerinin mutabakatıyla ve partimiz listelerinden seçilen milletvekillerinin imzalarıyla Meclis Genel Kurulu’nu Akbelen’de yaşanan katliam ve çevre gündemiyle olağanüstü toplantıya çağırmaya karar verdik.”

    Akbelen Ormanı’nda Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki YK Enerji’ye ait kömür madenine karşı köylüler, 2019’dan bu yana mücadele ediyor.

    Dava süreci devam ederken 24 Temmuz sabah saatlerinde bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi ve ağaç kıyımı başladı. Eyleme geçen İkizköy direnişçileri de jandarmanın biber gazlı ve coplu saldırısına uğruyor.

    Valilik en son “İşlemler için 24 Temmuz 2023’te Orman Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan çalışmalar bugün itibariyle sona ermiştir” demişti. Ama bölgede doğa kıyımı sürüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özgür Özel: ‘Öz eleştiri yapmamız, hataları kabul etmemiz lazım’

    Özgür Özel: ‘Öz eleştiri yapmamız, hataları kabul etmemiz lazım’



    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir Dikili Belediyesi’nin düzenlediği 2. Kitap Günleri etkinliğine katıldı.

    Özel, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerine ilişkin “Seçime dair söyleyecek çok şey var. Haksızlıklar, eşitsizlikler, usulsüzlükler. Ama hiçbirisi mazeret değil. Cumhuriyet’in 100. yılında Cumhuriyet’e husumet duyan, kurucu kadrolarına husumet duyan birilerinin Cumhuriyet’in 100. yılında Cumhuriyet’in yönetiminde olmamaları, orada Cumhuriyet’in kurucu kadroların hayranlık duyanlar ve Cumhuriyet’i sahiplenenlerin, Cumhuriyet’in değerlerini aşındıranları yenmiş olmaları gerekiyordu” dedi.

    “BAŞARMAK ZORUNDAYDIK”

    Seçim sonuçlarına ilişkin yurttaşlardan özür dileyen Özel, “Başarmak zorundaydık, başaramadık. Her şey anlatılabilir, her şey söylenebilir. Elbette şunun altını çizmek lazım. Açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama tehlike büyük arkama geçmelisin deyip, bu toplumun yoksul insanlarını, aç insanlarını, güvencesizleri, işsizleri, aslında sizin ve bizim onlar için siyaset yaptıklarımızı, büyük bir tehlikeye, bunlar gelirse teröristler gelir, bunlar gelirse ülke bölünür, bunlar gelirse ezan susar, bayrak iner diyerek, yokluğa, yoksulluğa, açlığa, güvensizliğe rağmen kendisini oy vermeye ikna etmiş bir kötücül akla yenildik. Maalesef, seçim geçti. Kaşıkla verdiklerini kepçe ile aldılar, verdikleri sözleri tutmadılar. Zamları yaptılar, Meclis’i kapatıp tatile koştular” diye konuştu.

    Özel, halkın çıkarlarını kendilerinin savunduğunu ve savunmaya devam edeceklerini kaydederek, şunları söyledi:

    “Ama değişmemiz, hatalardan ders çıkarmamız, yüzleşmemiz, öz eleştiri yapmamız, hataları kabul etmemiz, sorumluluksa sorumluluk ama hesap vermekse, fedakarlıksa fedakarlık. Ama bunlarla yüzleşmemiz lazım. Seçimin ilk gününden beri söylüyoruz. Hiçbir şey olmamış gibi davranamayız. Ben bu kürsüye çıkıp hiçbir şey olmamış gibi bir konuşma yapıp, sizin o çok iyi niyetli, vefakar, sahiplenici ve çok temiz kalpleriniz ile yaptığınız alkışları alıp inebilirim. Ama biz hem CHP olarak, hem onun üyeleri ve neferleri olarak, ona gönül verenler olarak, hep beraber ne varsa görmeye, birbirimizi kandırmamaya ama en sonunda Atatürk, Cumhuriyet, devrimler, çağdaşlaşma ülküsü için bu ülkeyi bir Ortadoğu ülkesi yapmaya çalışanlara karşı, bu Cumhuriyet’in ve 100 yıl öncesine giden Senedi İttifak’tan beri gelen bir tek adama karşı, demokratikleşme, batılılaşma, çağdaşlaşma ve seçenlerin yönettiği, atananların ve bir kişinin değil hepimizin yönettiği bir rejimi korumak için ya bir yol bulacağız ya hep beraber yeni bir yol açacağız. Buna hep beraber mecburuz.

    “NEZAKETLE YAPILMASI LAZIM”

    Bu işin öncelikle nezaketle yapılması lazım. Bu işin cesaretle yapılması lazım. Bu işin hep birlikte bu ülkeyi ayakta tutan, birilerinin burun kıvırdığı, yok saydığı, küçük gördüğü, benim sadece eksik gördüğüm ve üzerindeki o görülmeyen cam tavanı tuzla buz etmesi gereken bir yüzde 25 var. Her şeye rağmen terk etmeyen, her şeye rağmen teslim olmayan, her şeye rağmen üzülse de kırılsa da bozulsa da incinse de haksızlık yapmayan ama hakkını yedirtmemek için, bu ülkeyi var eden değerleri kimseye vermemek için, yaşatmak için bu Cumhuriyet’i yaşamak zorunda olduğunu, direnmek zorunda olduğunu bilen bir yüzde 25 var. İşte ben onların gözlerinin içine bakıyorum. Onları görüyorum.”

    Özel, “Cumhuriyet’e sahip çıkmak, CHP’ye sahip çıkmaktır. Bu partinin kişilerine değil kurumsal kimliğine, tarihine, geleneklerine, bu partiyi var eden kurucu kadrolardan emanet ilkelerine sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Bu zor günlerden hep birlikte inanarak, dayanışarak, mücadele ederek çıkacağımıza yürekten inanıyorum. Bu kürsüde iktidar partisinin grup başkanı olarak konuşmak isterdim, bakanlar buralarda otursun isterdik, bunu başaramadık ama teslim olmayacağız. En sonunda bu ülke hepimizin hak ettiği, istediği gibi yönetilen ve yürümesi gerektiği yolda yürüyen bir ülke olacak. O konuda size güveniyoruz” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Akbelen’e gidiyor

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Akbelen’e gidiyor



    Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’nda açılmak istenen maden sahasına karşı direniş dördüncü gününde de sürerken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve 10’a yakın milletvekili köylülere destek olmak için yarın bölgeye gidecek.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve 10’a yakın milletvekili direnişe destek vermek için yarın Akbelen’e gidecek.

    “DİRENİŞE DESTEK VERECEĞİZ”

    Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın haberine göre, CHP Grup Başkanı Özgür Özel konuya ilişkin Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, “AKP ‘Seçimi kazandım. 5 yıl boyunca Meclis ayağıma dolanmasın. Sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri olmasın her şeyi bildiğimiz gibi yapalım’ istiyor. Hem Meclis’te direndik, hem de sahada direneceğiz. Yarın Akbelen’de olacağız, direnişe destek vereceğiz” dedi.

    “Kimse kendisini yalnız hissetmesin, biz buradayız” diyen Özel, “CHP grubu kimin yanında olması gerekiyorsa onun yanında olacak. Nerede olması gerekiyorsa orada olacak. Sokaktan da meydandan da korkmadan Meclis’teki mücadeleyi de bırakmadan devam edecek” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu, vekillerle Ankara’da bir araya geldi: Dikkat çeken Özgür Özel ayrıntısı

    Kılıçdaroğlu, vekillerle Ankara’da bir araya geldi: Dikkat çeken Özgür Özel ayrıntısı



    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısının ardından milletvekilleri ile Ankara Çankaya’da bulunan Ahlatlıbel Atatürk Parkı’nda bir araya geldi. Yemeğe çok sayıda milletvekili aileleri ile birlikte katıldı.

    Kılıçdaroğlu, Ahlatlıbel’e CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Grup Başkanvekilleri Burcu Köksal ve Ali Mahir Başarır ile aynı anda geldi. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen yemekli organizasyon saat 20.00 itibari ile başladı.

    ÖZGÜR ÖZEL VE KILIÇDAROĞLU AYNI KAREDE

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından başlayan ‘değişim’ tartışmalarıyla birlikte genel başkanlıpa adaylığını açıklayan Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu, sürecin ardından ilk kez aynı karede görüntülendi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’deki ‘değişim’ tartışmalarına Bahçeli de katıldı: Sınıf arkadaşım olmazsa…

    CHP’deki ‘değişim’ tartışmalarına Bahçeli de katıldı: Sınıf arkadaşım olmazsa…



    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurul’u çıkışında basın mensuplarına açıklama yaptı.

    Genel Kurul’daki görüşmeleri değerlendiren Bahçeli, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in heyecanlı bir konuşma yaptığını söyleyerek, CHP’de bir genel başkan değişimi gerçekleşirse İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na karşı Özgür Özel’i destekleyeceğini söyledi.

    Bahçeli, “Özgür Bey’in konuşması çok heyecanlı yapılmış bir konuşma. Aynı zamanda kongre konuşması havasındaydı. Kongre konuşmasına benzer bir konuşma usulüyle. O bakımdan kendi kendime sordum, CHP’de sınıf arkadaşım devam etmezse Ekrem’e karşı Özgür derim” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’de değişim toplantısı sızdırıldı: İmamoğlu ile birlikte hareket edenler kesinleşti, ‘olağanüstü kurultay’ hamlesi

    CHP’de değişim toplantısı sızdırıldı: İmamoğlu ile birlikte hareket edenler kesinleşti, ‘olağanüstü kurultay’ hamlesi



    Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında ikinci turda yüzde 47,82’yle kaybettiği cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından CHP’de başlayan ‘değişim’ tartışması sürüyor.

    Kameralar karşısında verilen mesajlar uzunca bir süredir gündemdeki yerini korurken, bu kez İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun ‘ekibiyle’ düzenlediği toplantı sosyal medyaya sızdırıldı.

    Bu gelişmeye kadar tarafların kimlerden oluştuğu konusundaki bilgiler, yalnızca kulislerde konuşulanlarla sınırlıydı. Ancak katılımcılar ve adı geçenlere bakıldığında; partinin üst düzey isimleri arasında yer alan Selin Sayek Böke, Tekin Bingöl, Gökhan Günaydın, Engin Altay, Onursal Adıgüzel, Muharrem Erkek, Bülent Tezcan ve Özgür Özel‘in İmamoğlu ile birlikte hareket ettiğini söylemek mümkün.

    Bahse konu kayıtta Tezcan tarafından hazırlanan ve Parti Meclisi’ni (PM) olağanüstü toplantıya çağırmak için verilmesi planlanan dilekçe değerlendiriliyor; ne zaman ve kim tarafından sunulması gerektiği, basına nasıl duyurulacağı konuları ele alınıyor. İmzalayanlar ve imzalaması beklenenler de, dilekçenin kendisi kadar dikkati çeken türden.

    60 kişilik PM’de dilekçenin şimdilik toplam 15 kişinin imzasıyla sunulması bekleniyor. Yani ekibin dörtte birinin ‘değişim’ konusunda kararlı olduğu anlaşılıyor:

    İmzalayanlar: Bülent Tezcan, Gökhan Zeybek, Tekin Bingöl, Hasan Baltacı, Umut Akdoğan, Hakan Uyanık, Erbil Aydınlık.

    İmzalaması beklenenler: Selin Sayek Böke, Onursal Adıgüzel, Sevgi Kılıç, Pınar Uzun, Turan Aydoğan, Muharrem Erkek, Hakkı Süha Okay, Yaşar Selman. 

    Toplantıda imza sayısını ‘garantiye almak’ adına listeye Veli Ağbaba ya da Murat Emir‘den birinin eklenmesi ihtimali de konuşuluyor. 

    KİM SIZDIRDI?

    Toplantının ilk dakikalarında “katılımcı” olarak görünen ve kim olduğu bilinmeyen biri İmamoğlu’nun dikkatini çekiyor ve birkaç kez, bunun kim olduğunu soruyor. Ancak kimse müdahale etmiyor. 

    Sosyal medyada toplantı kaydını sızdıran kişinin, henüz kim olduğu tespit edilemeyen “katılımcı” olduğu konuşuluyor.

    CHP'de değişim toplantısı sızdırıldı: İmamoğlu ile birlikte hareket edenler kesinleşti, 'olağanüstü kurultay' hamlesi - Resim : 1

    KONUŞMALARIN DÖKÜMÜ

    14 dakika 34 saniyelik videodaki konuşmalar şöyle:

    Gökhan Günaydın: (…) ve Onursal Bey

    Ekrem İmamoğlu: Onursal Bey geldi, görüntüsü de…

    Onursal Adıgüzel: Merhabalar ben buradayım.

    Tekin Bingöl: Merhaba Onursal.

    Onur Adıgüzel: Merhaba Tekin Ağabey Bülent Ağabey, Engin abi yine uzaydasın.

    Engin Altay: Onursal merhaba canım.

    Gökhan Günaydın: Selin Hanım şu anda İstanbul’da.

    Ekrem İmamoğlu: Şu katılımcı o olabilir mi acaba? diye düşünüyorum da ekranda katılımcı diye bir şey var belki o olabilir ama henüz görüntü yok. Belki geliyordur çünkü bildiğim kadarıyla IPA’da bir toplantıdalar. Belki oradan katıldıkları için katılımcı diye ayarlanıyordur şu anda. Bir giriş yapalım mı yavaş yavaş başlayalım aslında. Herkese iyi pazarlar kolay gelsin. Belki biraz özet yapmak gerekebilir. Birkaç hususta ilk planlamamızı yapmıştık aslında. Hem bu Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik. Bunun da özellikle örgütün görevden almalar sürecine dair bir hazırlık olacaktı.

    Bu konuda en son Gökhan Bey bir süreç başlattı. İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum. Bir de malum aslında Selin Hanım işte Amerika’dan gelir gelmez içine eklenecek olan bir çalışma yapacaktı. Biz de onu yürütüyoruz aslında. Bugün de bir toplantının içinde şu anda Selin Hanım. Böyle bir aşamaları var. İstersen bu Parti Meclisi’nden başlayalım. Sonra olağanüstü kurultay zemini ya da ihtimali, alternatifi nasıl bir bakış diye devam edelim.

    Selin Hanım katıldığında biraz içerik detayına girebiliriz. Ardından da önümüzdeki günlere dair hem mahalle seçimleri nasıl bir akışla gidiyor. Sonrasındaki genel kurullara kongrelere dair var mı ön tespiti olan biraz da ona bakmak lazım. Nasıl bir zemin geliyor diye tartışalım. Bu şekilde sonlandıralım. Yani uygun görürseniz yaklaşık bir saat gibi bir süre koyarsak toplantımıza makul bir zeminde toparlarız diye düşünüyorum. Önce Gökhan Bey, Parti Meclisi işi galiba sizin tarafta yürüyordu değil mi yanlış mı?

    Gökhan Günaydın: Şimdi şöyle söyleyeyim. Bir bilgi sunayım ben o konuda. Bülent Bey de burada. Kendisi sağ olsun bir metin hazırladı ve metin hazırladıktan sonra da çeşitli imzaları, onun da aldığı imzalar var benim de aldığım imzalar var, şu an itibarıyla durum şudur, 7 kişi imzaladı. Sayıyorum izninizle Bülent Tezcan, Gökhan Zeybek, Tekin Bingöl, Hasan Baltacı, Umut Akdoğan, Hakan Uyanık, Erbil Aydınlık. Biraz evvel ben metni bir zarf içerisinde Selin Hanım’a gönderdim. Selin Hanım da imzalamış olacak böylece 8 imza olacak.

    Bu akşam 20.00’de bizim İstanbul içine yönelik bir toplantımız var. Orada Onursal Adıgüzel, Sevgi Kılıç, Pınar Uzun ve Turan Aydoğan da imzalamış olacaklar. Geriye Muharrem Bey, Hakkı Süha Okay Bey ve Yaşar Selman Hanım kalacak. Ben yarın sabah bir arabayla eğer kendileri de uygun görürse Çanakkale’ye Muharrem Bey’e göndereceğim imzayı. Oradan da galiba Burhaniyedeymiş bizim Yaşar Hanım, Yaşar Hanım imzalayacak. Oradan da Bodrum’a geçecek Hakkı Abi imzalayacak. Böylece imza sayısı pazartesi akşam itibarıyla 15’e ulaşacak.

    Engin Altay: Ben bir şey söyleyeyim, bence tüzüğün öngördüğünden bir fazla olmasın, tüzük 13 öngörüyor ya.

    Gökhan Günaydın: Bunu tartıştık. Şöyle, bizim Hakkı Abi’nin önerisidir bu, ‘Ben imza atanların hiçbirisinin geri çekeceğini düşünmüyorum ancak dedi ki insanlık halidir lastik patlar şoför atlar..

    Ekrem İmamoğlu: Şu katılımcı kim acaba?

    Gökhan Günaydın: 2-3 fazla yazmak iyi olur dedi. Zaten bir hafta içerisinde toplayacakları için sayımızı ne olduğunu görecekler. Yani ben 15-16’nın bu düşünce temelinde Engin başkanım…

    Engin Altay: Hayır, araba göndermeye gerek yok onun için söylüyorum aynı zamanda. Bilmiyorum.

    Gökhan Günaydın: Ya ben hatta ilaveten bir şey daha söyleyeceğim Özgür başkanım da burada eğer uygun görürseniz Veli Ağbaba ya da Murat Emir’den birinin de imzasını alalım buraya.

    Muharrem Erkek: Evet o iyi olur.

    Gökhan Günaydın: Böylece 16 sayısıyla veririz. Şöyle bir düşünce var, Bülent Bey kendisi de ifade eder ‘Eğer Genel Başkan toplantıya katılmaz ve başkanlık etmez ise Parti Meclisi bu çerçevede toplanamayabilir’ iddiası var. Geçmişte de böyle şeyler olmuştu. Biz bu takdirde bu 16 sayısını 32- 33 yapıp Parti Meclisi listesini tekrarlayabiliriz diye düşünüyorum. Bu alanda benim söyleyeceklerim bundan ibaret.

    Tekin Bingöl: Söz alabilir miyim? Söz alabilir miyim?

    Ekrem İmamoğlu: Tabii Tekin Bey buyurun başkanım.

    Tekin Bingöl: Ben de 1-2 ekleme yapayım. Bu itirazlarla ilgili şu ana kadar benim tespit ettiğim sayı şu Muş, Ağrı, Hakkari ve Mardin posta yoluyla, iadeli taahhütlü posta yoluyla perşembe günü Muş, diğerleri cuma günü Genel Merkez’e gönderdiler. Ama henüz Genel merkeze ulaşmış bir şey yok diye biliyorum çünkü postada öyle bir iki gün hafta sonu da araya girdi. Bir ara Van İl Başkanı Seracettin, Muş İl Başkanı’na ‘İmza atmayı düşünmüyorum’ demiş ama dün tekrar görüşüldü. Pazartesi o da itiraz dilekçesini gönderecek. Hatta şunu söyledim, eğer göndermediyse kargo ile göndersin. Kargo daha erken sürede Genel Merkez’e ulaşır Yurtiçi Kargo falan diye. İlçelerin durumunu, görevden alınan ilçelerin istifaların olup olmadığını bilmiyorum.

    Gökhan Günaydın: Onları da ben söyleyeyim izninizle. Beykoz gönderdi. Şeyin Hatay’ın Samandağ dahil görevden almışlardı. Fakat refik’in şiddetli itirazları karşısında Samandağ’ı görevden almadılar. Geriye kalan tüm Hatay ilçeleri itirazlarını Genel Merkez’e iletti. Bende de var zaten bunlar.

    Tekin Bingöl: Şimdi tabii o zaman muhtemeldir ki Van’ın da itirazıyla birlikte bu çarşamba günü tamamlanacaktır. Genel Merkez de biz bu bilgiyi alır almaz o dilekçeyi süratle Genel Merkez’e sunarız. Şimdi burada tabii bir de az önce Gökhan Bey’in söylediği konu var. Genel Başkan katılmaz ise. Bu yaşandı hatırlarsanız 2010’da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Gökhan Bey de ile birlikte biz o zaman MYK’daydık.

    Bir iddia ‘Kesinlikle katılmazsa bile vekaleten o toplantı yapılır’ deniyordu ama Genel Başkan gelmeyince o toplantı gerçekleştirilemedi ve toplantı yapılmadan dağıldı. Şimdi bu da bir önümüzde durmalı eğer bu girişimi yapacaksak. Dediğiniz gibi ona yönelik bir tedbir de alınmalı. Yoksa yani boşa bir atış bizi zor duruma sokar diye düşünüyorum.

    Gökhan Günaydın: İzin verir misiniz buradaki çok küçük bir şey söyleyeyim. Evet Genel Başkan bunu 2010’da yaptığı için 2023’te bunu hatırlayacaktır. Ya da ona 2010’da bunu söyleyenler 2023’te de bunu söyleyeceklerdir. Ancak Parti Meclisi’nin 16 üyesinin çağrısına gelmeyen Genel Başkan’ın hemen ertesi gün ya da birkaç gün içerisinde 33 üyenin de çağrısıyla yapılan bir PM toplantısına gelmemesi onu siyaseten hani belli bir noktaya koyar. Önce bunu ifade etmek isterim. İkincisi de bir önceki konuşmada eklemeyi ihmal ettiğim önemli bir konu var. Engin Bey ile ben görüştüm cuma günü müydü galiba öyleydi. Bu, hani bu bilgiyi aldığım bilgiyi kullanacağımı kendisine de söylediğim için burada aktarıyorum.

    Engin Altay: Engin ?

    Gökhan Günaydın: Efendim? Engin Özkoç evet, Engin Özkoç

    Ekrem İmamoğlu: Özkoç, Özkoç

    Gökhan Günaydın: Pazartesi günü saat 14.00’te MYK toplantısı var oraya muhtemelen Diyarbakır Urfa ve Rize Ardeşen’i de getireceklermiş. Dolayısıyla biz çarşamba günü bu dilekçeyi verebiliriz Bülent Bey’in bir orada tecrübesi ile yazdığı bir torba madde var İsterseniz siz kendiniz açıklayın sizin yerinize ben bir şey söylemiş olmayayım Bülent Bey

    Bülent Tezcan: Estağfurullah, estağfurullah. Yani devam edin bir mahsuru yok.

    Gökhan Günaydın: Orada Bülent Bey hem itiraz edilenleri yazdı ismen hem de sonuna koyduğu bir madde ile daha sonra itiraz edileceklerin durumunun da görüşülmesi diye torba bir madde koydu. Dolayısıyla toplantı günü itibariyle kimin itirazı ulaşmış olursa hepsi görüşülecek. Bir de şu ifade ediliyor, bunu Hakkı Abi söyledi, onu da söyleyebilirim. Bazısı 32-33’te kalabilir ama bazısı 40’ı bulabilir diyor, şeyin hani, görevden alınan ilin, ilçenin durumuna göre bu da kritik bir bilgi bence, sizlerle paylaşmış olayım.

    Ekrem İmamoğlu: Evet, o zaman Parti Meclisi süreci şu anda ayarında, dengede gidiyor. Muhtemelen Tekin başkanın ifade ettiği mektup sürecine dayalı olarak çarşamba günü bir aksiyona dönüşecek ya da maksimum perşembe diyelim buna.

    Gökhan Günaydın: Bir de bunu, izin verirseniz çarşamba, perşembe günü kimin teslim edeceğini de konuşmuş olalım eğer uygun görürseniz, bu kritik bir durum doğal olarak.

    Ekrem İmamoğlu: İmza sahiplerinden biri olacaktır herhalde.

    Gökhan Günaydın: Kuşkusuz öyle olmalı.

    Ekrem İmamoğlu: Ankara’da kim var arkadaşlarımızdan ya da onu nasıl şey yapabiliriz?

    Tekin Bingöl: Başkanım onu şöyle yapalım mı, biz, dilekçeye imza atan arkadaşlar kendi aramızda bir değerlendiririz çarşamba ya da perşembe hangi gün verilecekse kendi aramızda müsait olan bir ya da iki arkadaş götürür verir.

    Ekrem İmamoğlu: Ne güzel olur, tamam…

    Tekin Bingöl: Onu, o şekilde çözelim.

    Bülent Tezcan: Yani, evet, evet.

    Ekrem İmamoğlu: Yani bence tereddüt içermeyen bir durum zaten.

    Bülent Tezcan: Tekin başkanın önerisi uygun. Bir de benim düşüncem şu. Yani bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. Önemli olan kayda girip, kayıt numarasını almak. Bundan sonra, ilerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir verildikten sonra. Yani bence biraz o çerçevede bakalım diye düşünüyorum.

    Gökhan Günaydın: Yani verildikten sonra basına geçilmelidir diyorsun, bizim tarafımızdan geçilmelidir diyorsun.

    Bülent Tezcan: Tabii geçilmeli, ben öyle düşünüyorum, bilmem arkadaşlar ne der ama…

    Gökhan Günaydın: Ben de aynı fikirdeyim hatta gazeteciler soracaktır…

    Bülent Tezcan: İletişimini yapmadığımız hiçbir işin kıymeti yoktur.

    Tekin Bingöl: Zaten o dilekçe genel merkeze verildiği andan itibaren o deşifre olur. Yani onun gizlisi saklısı kalmayacaktır. Onunla ilgili de zaten basın dilekçeye imza atanlar üzerinden değerlendirme alacaklardır. Önemli olan o dilekçelerin bir an önce genel merkeze gelmesi. Genel Merkez’e geldikten sonra da, biz elimizde zaten Gökhan Bey’in verdiği bilgiye göre en geç pazartesi günü bu sayı tamamlanmış olacak. Elimizde hazır olacak. Zamanlamayı ayarlayıp, veririz.

    Engin Altay: Tekin Bey zaten sizin vermiş olan düştü zaten, değil mi

    Tekin Bingöl: Evet, evet.

    Engin Altay: Bir an önce görüşülmelidir diye değil mi yanlış hatırlamıyorum

    Tekin Bingöl: Evet, evet… Ben bunun yanlış olduğunu, özellikle şeyden önce bu tür…

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’den akaryakıtta ÖTV zammına tepki: “Yazıklar olsun!”

    CHP’den akaryakıtta ÖTV zammına tepki: “Yazıklar olsun!”



    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete’deki karara göre, akaryakıtta ÖTV tutarına zam geldi. Akaryakıta gelen büyük zammın ardından benzin istasyonlarındaki liste fiyatları güncellendi.

    Karara göre; benzinin litresinde 2,52 TL olan ÖTV 7,52 TL’ye, motorinde 2,05 TL olan ÖTV ise 7,05 TL’ye yükseldi. 

    Karara tepki gösteren CHP’li Özgür Özel, Twitter hesabından şunları yazdı:

    “Biraz önce yayınlanan Resmi Gazete’deki Cumhurbaşkanı Kararıyla akaryakıt ürünlerinin ÖTV’si litre başına 5 TL arttı. Bu anlayışla orta gelirli ve dar gelirli vergi yükünün altında ezildikçe eziliyor. Yazıklar Olsun!!!”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özgür Özel’den Erdoğan’a tepki: Bulduğun çarenin yaraya merhem olduğu yok

    Özgür Özel’den Erdoğan’a tepki: Bulduğun çarenin yaraya merhem olduğu yok



    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kiraya yüzde 25 zam sınırının temmuzdaki sözleşmeler için de devam edeceğini söyledi. Kabine toplantısı sonrası söz konusu sınırla ilgili konuşan Erdoğan, “Temmuz ayında yenilenecek konut kira sözleşmeleri için de aynı sınır uygulanmaya devam edecektir” dedi.

    ÖZGÜR ÖZEL’DEN TEPKİ

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’ın açıklamasına tepki göstererek şunları söyledi:

    Tayyip Erdoğan kira artışını yüzde 25 ile sınırlandırmaya devam edeceklerini açıkladı.

    TÜİK’in makyajlı rakamlarına göre bir yıllık artış yüzde 71,43, gerçek artış yüzde 300’lerde…

    Sınırlandırma kararı alsan da dinleyen yok, bulduğun çarenin yaraya merhem olduğu da yok…

    Özgür Özel'den Erdoğan'a tepki: Bulduğun çarenin yaraya merhem olduğu yok - Resim : 1

    Özgür Özel'den Erdoğan'a tepki: Bulduğun çarenin yaraya merhem olduğu yok - Resim : 2

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***