Etiket: Organize suç

  • İtalya: Ndrangheta Mafyası davasında 207 kişiye toplam 2 bin 100 yıl hapis cezası

    İtalya: Ndrangheta Mafyası davasında 207 kişiye toplam 2 bin 100 yıl hapis cezası


    Avrupa’nın en tehlikeli suç örgütlerinden biri olarak kabul edilen İtalya merkezli Ndrangheta isimli mafya grubu üyesi 207 kişiye toplamda iki bin yüz yıl hapis cezası verildi

    REKLAM

    İtalyan mahkemesi, Avrupa’nın ve dünyanın en güçlü, en yaygın ve en tehlikeli suç örgütlerinden kabul edilen “Ndrangheta” davası kapsamında 207 kişiyi mahkum etti. 

    İki mafya liderinin de aralarında bulunduğu mafya üyeleri çeşitli suçlamalardan toplam 2 bin 100 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, 131 sanığa beraat verdi.

    Aralarında beyaz yakalı profesyonellerin de bulunduğu 330’un üzerindeki şüpheli mafya üyesi ile suç ortağı olduğu iddia edilen kişilerin yargılaması üç yıl sürdü.

    Şahıslar dava kapsamında gasp, uyuşturucu kaçakçılığı ve hırsızlık gibi başlıklardan suçlanıyordu. 

    İtalyan devlet ajansı Ansa, Calabria’nın Lamezia Terme kentinde görülen davada yargıçların kararlarını okumalarının 1 saat 40 dakika sürdüğünü aktardı. 

    Duruşmada en ağır cezalar (30 yıl hapis), her ikisi de Calabria merkezli mafya liderleri olan Saverio Razionale ve Domenico Bonavota’ya verildi. 

    Ülkenin güneyindeki soruşturmayı yürüten mafya karşıtı savcılara göre Sicilya mafyasının etkisini kaybetmesi ile ‘Ndrangheta, İtalya ve yurt dışında sessizce güç topladı. Su anda Avrupa’da kokain ithalatını tekelinde bulunduruyor. 

    Keza İtalyan savcılara göre örgütün Kuzey ve Güney Amerika’da da üsleri var. 

    Ayrıca Afrika’da da aktifler ve ‘Ndrangheta üyeleri son yıllarda Avrupa’nın yanı sıra Brezilya ve Lübnan’da da tutuklandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Küresel Organize Suçlar Endeksi 2023: Türkiye Avrupa’da lider, dünyada 14. sırada

    Küresel Organize Suçlar Endeksi 2023: Türkiye Avrupa’da lider, dünyada 14. sırada


    Türkiye, Küresel Organize Suç Endeksi’nde dünyada 12 sıradan 14. sıraya düşmesine rağmen skoru daha da kötüleşti. Rapor sayfa grupları ile devlet bağlantılı kişiler arasındaki ilişkiye dair yorumlarda var.

    Türkiye Avrupa’da organize suç endeksinin en yüksek olduğu ülke. 2023 skoru biraz daha kötüleşen Türkiye dünyada ise 14. sırada bulunuyor. 

    REKLAM

    Küresel Organize Suçlar Raporu, Türkiye’de çeşitli mafya gruplarının hükümet ve diğer siyasetçilerle yakın ilişki kurarak polis ve yargı karşısında koruma sağladıklarının aktarıldığını bildirdi. Türkiye’nin 2023 skoru 7,03 puan. Bu skor 2021 yılında 6,89 idi. Bu son iki senede işlerin biraz daha kötüye gittiğini gösteriyor.

    Uluslararası Organize Suç İnisiyatifi’nin Küresel Organize Suç Endeksi 2023 raporu yayımlandı. Endeks BM üyesi 193 ülke içinde gelişen organize suç faaliyetlerini karşılaştırıyor. Araştırma için organize suça ilişkin yayınlar incelenerek veriler toplanıyor. Yerel uzmanlar ve gruplar bunların doğruluğunu kontrol ediyor. Sonra da endeks skoru ortaya çıkıyor. 1 en düşük, 10 ise en yüksek skor. Yüksek skorlar bu ülkede organize suç oranının yüksek olduğunu gösteriyor.

    Hangi alanlara bakılıyor?

    Organize suç skoru için ülkedeki suç ortamı ve suç aktörlerine bakılıyor. Bunlar toplam 20 alt başlıktan oluşuyor. Suç ortamına dair başlıklar arasında insan ticareti, insan kaçakçılığı, silah kaçakçılığı, eroin ticareti, kokain ticareti, sentetik uyuşturucu ticareti, mali suçlar, yenilenemez kaynakların yasadışı ticareti, uyuşturucu ticareti gibi başlıklar bulunuyor. Suç aktörleri için ise mafya grupları, kriminal ağlar, devlet bağlantılı aktörler, yabancı suç aktörleri ve özel sektör aktörleri inceleniyor.

    En kötü alanlar: İnsan kaçakçılığı ve devlet bağlantılı suç aktörleri

    Türkiye’nin genel organize suç skoru 7,03. Alt başlıklarda ise devlet bağlantılı suç aktörleri ve insan kaçakçılığı 9 puan ile Türkiye’nin en kötü olduğu alanlar olarak kayda geçti.

    İnsan kaçakçılığı birilerinin kendi rızası ile kaçak yollarla bir ülkeye sokulması anlamına gelirken insan ticareti ise kişilerin rızası dışında fuhuş ve zorla çalıştırma da dahil olmak üzere sömürü için gerçekleştirilen ticaret.

    Silah ticareti, eroin ticareti ve mafya vari suç gruplarında ise Türkiye’nin puanı 8,5. İnsan ticareti puanın 8 olması da bunun Türkiye’de ne kadar büyük bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

    Küresel Organize Suç Endeksi’nin zirvesinde ise 8,15 puan ile Myanmar yer alıyor. Ardından Kolombiya ve Meksika geliyor. İran, Türkiye ile aynı puan ile yine 14. Sırada bulunuyor. Rusya ise 6,87 puan ile 19. sırada.

    Türkiye Avrupa ülkeleri arasında ise ilk sırada. Organize Suç Endeks skoru en yüksek olan AB ülkesi ise İtalya oldu.

    Raporda Türkiye hakkındaki bulgular neler?

    Endeks dışında ülkeler raporda başlık başlık değerlendiriliyor. Öne çıkan bazı bulgular şöyle:

    • Türkiye’nin Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasındaki kavşakta yer alan coğrafi konumu ve uzun sınırları, ülkeyi insan ticareti ve insan kaçakçılığı için önemli bir transit ve hedef ülke haline getirmektedir.

    • Özellikle cinsel sömürü ve zorla çalıştırma amaçlı insan ticareti Türkiye’de giderek yaygınlaşıyor. Türkiye büyük bir mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmaya devam ederken, insan tacirleri bu toplulukların savunmasızlığından yararlanarak kadınları ve çocukları cinsel sömürü için insan ticaretine zorlamaktadır.

    • Genç kızların gayri resmi dini törenler yoluyla zorla evlendirilmesi, ekonomik bir başa çıkma mekanizması olarak giderek yayılmaktadır.

    • Suç şebekelerine ek olarak, devlet içinde yerleşik aktörler de insan ticaretinde rol almakta ya da en azından kolaylaştırmaktadır.

    Türkiye’nin politikaları kaçak göçmenlerin işini kolaylaştırıyor

    Rapora göre Türkiye; Suriye ve Afganistan gibi ülkelerden Avrupa’ya yönelik göçmen kaçakçılığında kilit transit ülke olmaya devam ediyor. 

    • Ayrıca Afrika ülkelerinden gelen düzensiz göçmen sayısında da bir artış söz konusu ve bu artış Türkiye’nin vize şartlarını hafifletmesi ve ülkeye giriş için iyi havalimanı bağlantıları sayesinde kolaylaşmaktadır.

    • İnsan ticaretine benzer şekilde, insan kaçakçılığı da yolsuzluğa bulaşmış hükümet yetkilileri tarafından kolaylaştırılmaktadır. Haberler, devletle ile bağlantılı aktörlerin ve meşru işletmelerin bu pazara doğrudan dahil olduğunu iddia ediyor.

    • Rapora göre akaryakıt kaçakçılığı, daha ucuz petrole olan talepten ve özellikle Suriye, Irak ve İran kaynaklı kaçak petrol satışından vergi geliri elde etme fırsatından yararlanan Türkiye’deki organize suç grupları için en kârlı gelir kaynaklarından birisi.

    • Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle eroin ticareti için bir kaynak, transit ve hedef ülke konumunda.

    • Türkiye tarihsel olarak uluslararası kokain kaçakçılığı rotasında yer almamasına rağmen, son birkaç yıl içinde ele geçirilen kokain miktarındaki artışın, Amerika ve Avrupa’daki yüksek sayıdaki ele geçirmeler nedeniyle nakliye rotalarındaki değişimin bir sonucu olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla Türkiye, Güneydoğu ve Doğu Avrupa’yı hedef alan kokain kaçakçılığında daha önemli bir transit ülke haline gelmektedir

    • Türkiye’de faaliyet gösteren ve geleneksel mafya sistemini model alan önemli sayıda mafya tarzı grup bulunmaktadır. Ülkede varlıklarını sürdüren bu grupların hükümetle ve diğer siyasetçilerle yakın ilişkiler geliştirdikleri ve bu sayede kolluk kuvvetleri ve yargı karşısında koruma sağladıkları bildirilmektedir.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avustralya’da organize suç örgütüne yönelik operasyonda en az 200 gözaltı

    Avustralya’da organize suç örgütüne yönelik operasyonda en az 200 gözaltı


    Avustralya polisi, ülke tarihinin en büyük uluslararası organize suç operasyonunda 200’den fazla kişiyi gözaltına aldı, uyuşturucu trafiğine darbe vuruldu. Narkotik birimlerin uzun süredir izlediği uluslararası çetenin lideri Hakan Ayık’ın İstanbul’da olduğu öne sürüldü.

    Ironside adı verilen operasyonun, ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) iş birliğinde 2018 yılında başlatıldığı ve Güney Amerika, Asya ve Orta Doğu’daki mafya, yasa dışı örgüt ve uyuşturucu çetelerini de kapsadığı öğrenildi. Avustralya genelinde en az 300 adrese yapılan baskınlarda 3,7 ton uyuşturucu ile 104 ateşli silah ele geçiren güvenlik güçleri ayrıca yaklaşık 35 milyon Amerikan doları değerinde nakit paraya da el koydu.

    Avustralya Başbakanı Scott Morrison konuya ilişkin basın açıklamasında, “Bu sadece kendi ülkemizde değil, dünya çağındaki organize suç örgütlerine ağır darbe vurmuştur. Avustralya kolluk kuvvetlerinin tarihinde de dönüm noktasıdır” ifadelerini kullandı.

    En çok aranan uyuşturucu baronu Hakan Ayık Türkiye’de iddiası

    Polis, yeraltı dünyasında kullanılan mesajlaşma uygulaması ANOM’daki yazışmalara sızarak istihbarat elde ettiğini ve çok sayıda cinayet planının da engellendiğini açıkladı. Güvenlik birimlerinin ulaştığı 25 milyondan fazla mesaj sayesinde suikast planları ve uyuşturucu nakliyatına ilişkin ayrıntılarda gün yüzüne çıkmış oldu.

    En az 11 bin kullanıcısı olduğu tahmin edilen ANOM adlı uygulamanın suç örgütleri arasında yayılmasında, Hakan Ayık adında Avustralya vatandaşı firarinin rol oynadığı belirtiliyor. İddialara göre en son İstanbul’da görüntülenen 42 yaşındaki uyuşturucu baronu Ayık, Avustralya’nın en çok arananları arasında.

    Ayık 2010 yılında Avustralya’dan kaçmıştı.

    Yetkililer, Ironside kapsamında 18 ülkede de gözaltıların olduğunu aktardı. Bu operasyonlara ilişkin FBI ve Europol’un gün içinde açıklama yapması bekleniyor.

  • AK Parti Milletvekili Altınok’tan AA’nın ‘FETÖ izi’ başlıklı haberine tepki

    AK Parti Milletvekili Altınok’tan AA’nın ‘FETÖ izi’ başlıklı haberine tepki


    AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, organize suç örgütü lideri olmak suçlamasıyla hakkında yakalama kararı çıkarılan Sedat Peker’e verilen koruma kararı belgesinin Anadolu Ajansı tarafından ‘FETÖ izi tespit edildi’ başlıklı haberle yayımlanmasına tepki gösterdi.

    Altınok, AA’nın yayınladığı belgeye ilişkin, “Resmi sıfat ve görev taşıyan kişiler haksız bir şekilde ifşa ve itham edilmiştir.” dedi.

    Altınok, yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:

    “Son günlerde kamuoyunu meşgul eden şahsın koruma kararına ilişkin haberlerde ve ‘FETÖ izi bulundu’ başlığıyla servis edilen belgede, resmi sıfat ve görev taşıyan kişiler haksız bir şekilde ifşa ve itham edilmiştir.

    Şahsım, birlikte çalıştığım ve koruma kararı verilen belgede adı geçen imza sahiplerinin gerek 17-25 Aralık gerekse 15 Temmuz sürecinde yürüttükleri mücadele ve gösterdikleri duruşa tüm milletimiz ve kamuoyu yakından şahittir.

    Bunun aksine bir ima, iddia ve iftira her iki dünyada da hak ihlali olup iddia sahiplerini ağır vebal ve sorumluluk altına sokmuştur.”

    Anadolu Ajansı’nın 27 Mayıs tarihli haberinde, “Suç örgütü elebaşı Sedat Peker’e ‘DHKP-C tehdidi’ bahanesiyle verilen koruma kararında FETÖ izi tespit edildi” başlığıyla duyurulmuştu.

    Haberin devamında, “Organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker’e tahsis edilen korumalara yönelik kararlarla ilgili süreçte Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) İstanbul Emniyeti yapılanmasının etkili olduğu öğrenildi.” ifadelerine yer verilmişti.

  • Sedat Peker’in açıklamaları ve yankıları: Kim ne tepki verdi?

    Sedat Peker’in açıklamaları ve yankıları: Kim ne tepki verdi?


    Hakkında kırmızı bülten talep edilen ve YouTube aracılığı ile yaptığı açıklamalar sonrası İçişleri Bakanlığı tarafından organize suç örgütü yönettiğine dair 2021 yılında tespit yapılan Sedat Peker’in konuşmaları gündemin en üst sırasına yerleşti.

    Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde olduğunu söyleyen Peker, videolarında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve bazı kurumlarla ilgili ciddi iddialar ortaya attı ve kendisine yönelik komplo kurulduğunu ileri sürdü.

    “Şahsıma yapılan kanunsuzlukların taşeronu Mehmet Ağar ve Pelikancılardır” diyen Peker, Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Milletvekili Tolga Ağar ile ilgili de ciddi iddialarda bulunarak Tolga Ağar’ın bir tecavüzcü ve katil olduğunu ileri sürdü.

    Peker videoda “Tolga Ağar’ın bir kız arkadaşı var Kırgız ya da Kazak uyruklu. Kızcağız jandarmaya gidiyor, Tolga Ağar bana tecavüz etti diye. Kız şikayet ediyor. Kız ertesi gün ölü bulunuyor. Orada bir garipcağız öldü, herkes biliyor kimse sesini açmıyor” şeklinde konuşmuştu.

    Söz konusu iddiayı Jandarma Genel Komutanlığı yalanlamış Tolga Ağar da reddetmişti.

    Ağar ile Kaharman nasıl tanışıyor?

    Yeldana Kaharman Elazığ’da yayın yapan Kanal23 adlı bir kanalda ‘Maksat Gezmek’ adlı programı sunuyordu. Programın müdürü KADEM yöneticisi Esra Soylu ve kanalın ve onun parçası olduğu HAR Grup’un sahibi de Burak Soylu. Tolga Ağar bu kanalda bir ofise sahip ve Burak Soylu’nun yakın arkadaşı.

    Başsavcılık: Kovuşturmaya yer yok

    Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı ise 2019’da şüphei şekilde Elazığ’da hayatını kaybetmiş olan Kazakistanlı 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Yeldena Kaharman ile ilgili şu açıklamayı yaptı:

    “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında yapılan olay yeri incelemesi, ölü muayene ve otopsi işlemi ve dinlenen tanık beyanları sonucunda müteveffa Kaharman’ın asıya bağlı gelişen asfiksi sebebiyle (havasızlık) vefat ettiği, müteveffayı intihara azmettiren, teşvik eden, intihar kararını kuvvetlendiren veya intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kimsenin bulunmadığı tespit edilerek 16/10/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.”

    Tolga Ağar da Twitter hesabından paylaşım yaparak “Şahsıma yönelik iftiraları reddediyorum. Hangi karanlık hesaplar için bu şeref ve itibar suikastına giriştiğinin açığa çıkması için hukuk işlemleri başlatacağım. Konunun şahsımla uzaktan yakından ilgisi yok” ifadelerini kullandı.

    Otopsi raporunu bulup paylaşan gazeteciye soruşturma açıldı

    Kaharman’ın otopsi raporunu sosyal medyada paylaşan gazeteci Baransel Ağca ise rapordaki ifadelerin Kaharman’ın öldürüldükten sonra asıldığı iddialarını güçlendirdiğini öne sürdü.

    Ağca’nın raporu paylaşmasının ardından hakkında soruşturma açıldığı öğrenildi. Ağca “Savcılık yine hakkımda soruşturma açmış. İl dışında olduğum için bayram sonu ifadeye gideceğim” diyerek şunları yazdı:

    “Muhtemelen yine eski bir tweeti suç unsuru yaptıkları fakat aslında gazetecilik faaliyetini cezalandırdıkları bir soruşturma. Siz siz olun savcılarımızı göreve çağırmayın”

    Kılıçdaroğlu: Devlet ve İçişleri seyirci

    Peker’in açıklamaları karşısında adım atmamış olan savcılara ve hükümete yönelik olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Devlet ve içişleri bakanı, bu tartışmalara seyirci” eleştirisi getirdi.

    İyi Parti lideri Meral Akşener de “İddialar çok vahim. Ortaya çıkanlar tam bir rezalet. Bu iç içe geçmişlik, hele kokain meselesi. Bir devletin derini, sığı olmaz” ifadeleriyle tepkisini gösterdi.

    Deva Partisi lideri Ali Babacan da “Türkiye’nin 90ların karanlık dönemine döndüğü” tespitini yaptı.

    Soylu’dan tepki

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına tepki gösteren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bir ülkede Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı, Kırmızı Bülten talep edilen organize suç örgütü yöneticisinin, güvenlik güçlerimize yönelik iftira ve akla sığmayan ithamlarına sığınarak siyaset yapar mı? Acizlik, çürümüşlük…” açıklamasını sosyal medya üzerinden paylaştı.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında yer verdiği sorular ve cevapları şu şekildeydi:

    “Peker, yurt dışına giderken bunlar ne kadar suçlu olup olmadığını bilmiyorlar mıydı? Biliyorlardı. Pasaport verildi mi? Verildi. Gönderildi mi? Gönderildi. Bir başka mafya lideri, bir ülkenin siyasal partisinin lideri olan bir kişi tarafından hapishanede ziyaret edildi mi? Edildi. Serbest bırakıldı mı? Bırakıldı? Onunla ilgili özel düzenleme yapıldı mı? Yapıldı. Eski bir İçişleri Bakanı bunlarla beraber bir fotoğraf verdi mi? Verdi. Şimdi kendi aralarında kavga var ve devlet seyirci. Garip olanı bu. İçişleri Bakanı, bu tartışmalara sadece seyirci.

    Ne olmuştu?

    Sedat Peker, 2019’da yerleştiği Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nde 18 Ocak’ta gözaltına alınıp, sınır dışı edilmiş ve Kosova’ya gitmişti.

    Kosova yetkilileri, Peker’in Kosova pasaportu olmadığını, kendisine geçici oturum izni verildiğini söyledi.

    Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nde son olarak yabancı suçlulara sahte pasaport sattıkları iddiasıyla dokuz polis gözaltına alındı ve ana muhalefet partisi lideri Hristijan Mickoski, Sedat Peker adına da Djadin Ademovski adıyla sahte kimlik ve pasaport düzenlendiğini açıkladı.