Etiket: öğretmen

  • Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP’den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi

    Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP’den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi


    CHP Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu milletvekilleri ve Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi başlattı.

    Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP'den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi - Resim : 2Öğretmen atamalarında yaşanan mülakat skandalına dikkati çekmek için gerçekleştirilen eyleme, çevredeki yurttaşlar ile akademisyenler, eğitim uzmanları, eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri destek verdi.

    Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP'den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi - Resim : 3

    Saat 22.00’de başlayan eylem, sabah 09.00’da sona erecek. Oturma eyleminin ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulunulacak.

    Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP'den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi - Resim : 4

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cinsel İstismarla Suçlanan Öğretmen Başka Okulda Görevlendirildi: ‘Hala Öğretmenlik Yapmasını Kabul Edemiyoruz’

    Cinsel İstismarla Suçlanan Öğretmen Başka Okulda Görevlendirildi: ‘Hala Öğretmenlik Yapmasını Kabul Edemiyoruz’


    İzmir’in Bayındır ilçesinde bulunan bir ortaokulda görev yapan Fen Bilgisi öğretmeni F.Ş. hakkında “Basit yaralama, sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçlamalarıyla iddianame hazırlandı.

    İstismara uğradığı öne sürülen 12 yaşındaki N.T.’nin avukatı Selen Göreci Palavar, hazırlanan iddianameye itiraz etti. İstismar şüphelisi F.Ş.’nin başka bir okulda görevlendirilmesine de tepki gösterilirken, konu Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Bayındır Kaymakamlığı’na bildirildi.

    Cumhuriyet’ten Rengin Temoçin’in haberine göre, avukat Palavar, konuya ilişkin “Şüphelinin yaz dönemi meslek içi eğitimlere katıldığını ve yeni dönem için de başka bir okula görevlendirildiğini sehven öğrendik. Dosya kapsamına sunduğumuz deliller ve ihbarlar sonucu şahsın pedofili olma şüphesi yüksekken hâlâ öğretmenlik yapması ve çocuklarla toplumda temas halinde olmasını kabul edemiyoruz. Şüpheli hakkında yeni ihbarlar, yeni bilgiler alıyoruz. Şahsı tanıyan herkes hareket ve davranışlarındaki tutumdan her zaman kendisinden şüphelendiklerini belirtiyor” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özel Harekatçılar Bahçeli’nin Önünde Sıraya Dizilmişti: Erdoğan’ın O Sözleri ‘El Öpme’ Skandalı İle Yeniden Gündemde

    Özel Harekatçılar Bahçeli’nin Önünde Sıraya Dizilmişti: Erdoğan’ın O Sözleri ‘El Öpme’ Skandalı İle Yeniden Gündemde


    Özel harekat polislerinin Bahçeli’nin elini öpmesinin ardından kamuoyunda bir tartışma başlarken, akıllara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2018 yılında bir öğretmene söyledikleri geldi. Erdoğan, elini öpmek isteyen öğretmene karşı çıkarak “Annenizin, babanızın ve öğretmenlerinizin elini öpün. Başka kimsenin elini öpmeyin” ifadelerini kullanmıştı.


    Polis Özel Harekat Başkanı Süleyman Karadeniz başta olmak üzere özel harekat polislerinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin elini öpmesi siyasette yeni bir tartışma başlattı. Bahçeli’nin ortaya çıkan bu görüntülerinin ardından akıllara Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın elini öpmek isteyen bir öğretmenle girdiği diyalog geldi.

    Polis Özel Harekat Başkanı Süleyman Karadeniz, karşılama sırasında Devlet Bahçeli’nin elini öptü. Bu anın fotoğrafı sosyal medyada hızla yayıldı ve kamuoyunda büyük tepkilere yol açtı. Daha sonra ise farklı özel harekat polislerinin de Bahçeli’nin elini öptüğü videolar dolaşıma girdi.

    ‘ANNENİZİN BABANIZIN VE ÖĞRETMENLERİNİZDEN BAŞKA…’

    Bahçeli’nin özel harekat polisleriyle görüntüleri tartışma yaratırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öpmek isteyen bir öğretmene verdiği yanıt akıllara geldi. Erdoğan, 2018 yılında Kabataş Lisesi’nde düzenlenen eğitim-öğretim yılı açılışına katıldığı sırada törenin ardından öğretmen ve öğrencilerle bir araya gelmişti.

    Bir öğretmenin elini öpmek istemesinin ardından bu duruma karşı çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annenizin, babanızın ve öğretmenlerinizin elini öpün. Başka kimsenin elini öpmeyin” diyerek öğüt verdi.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    Etiketler

    Polis


    Recep Tayyip Erdoğan


    Devlet Bahçeli


    MHP


    Öğretmen

    Mansur Yavaş'tan Adaylık Çıkışı: Gündeme Damga Vuracak!
    Mansur Yavaş’tan Adaylık Çıkışı

    Ev Alırken Bunlara Dikkat! İşte Tapuyla İlgili Bilmeniz Gereken Detaylar...
    Ev Alırken Bunlara Dikkat!

    Aile Sağlığı Merkezinde Ortalık Karıştı! 3 Doktor Birbirine Girdi, Soruşturma Başlatıldı
    Aile Sağlığı Merkezinde Ortalık Karıştı! 3 Doktor Birbirine Girdi

    Bitki Boylarını 10 Karış Birden Uzatan Uygulama! Çiçekleriniz Daha Hızlı Büyüyecek
    Bitki Boylarını 10 Karış Birden Uzatan Uygulama! Çiçekleriniz Daha Hızlı Büyüyecek

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sırrı Süreyya Önder: Bunca Yıllık Vekilim, Böyle Sıkıntılı Yasa Görmedim

    Sırrı Süreyya Önder: Bunca Yıllık Vekilim, Böyle Sıkıntılı Yasa Görmedim


    Bir süredir gündemde olan Öğretmenlik Mesleği Kanunu hakkında konuşan Meclis Grup Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, “Bunca sene vekillik, yasama deneyimim var, ben böyle bir sıkıntılı yasa görmedim. Öğretim üyesinin bütün emekçilerini ve öğrencilerini iktidar cenahının kalp gözüyle yeniden dinlemesini istiyorum” dedi.


    Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi’ne ilişkin, “Bunca sene vekillik, yasama deneyimim var, ben böyle bir sıkıntılı yasa görmedim. Öğretim üyesinin bütün emekçilerini ve öğrencilerini iktidar cenahının kalp gözüyle yeniden dinlemesini istiyorum” dedi.

    TBMM Genel Kurulu, ‘Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi’ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı. Kanun Teklifi’nin 22 maddesi TBMM’de kabul edildi.

    Önder, Genel Kurul’u kapattıktan sonra, Divan Başkanlığı’ndan ayrılmadan önce, “Ama bir fikrimi söylemek istiyorum. Görüşülmekte olan bir yasayla ilgili bir fikrimizi beyan edemiyoruz. Birleşimi kapattım, sadece Genel Kurul ile paylaşmak istiyorum. Bunca sene vekillik, yasama deneyimim var, ben böyle bir sıkıntılı yasa görmedim. Öğretim üyesinin bütün emekçilerini ve öğrencilerini iktidar cenahının kalp gözüyle yeniden dinlemesini istiyorum” dedi.

    Kaynak: ANKA


    Etiketler

    DEM Parti


    Sırrı Süreyya Önder


    Öğretmen

    AKP'li Mehmet Metiner İsim Vermeden Eleştirdi: Millet O Kişinin Davranışından Dolayı Fena Hâlde Kızgın, Biline!
    AKP’li Mehmet Metiner İsim Vermeden Eleştirdi

    Sosyal Medya Danışmanı Krizinde 2. Perde: Kılıçdaroğlu'ndan Hamle Geldi
    Kılıçdaroğlu’ndan Hamle Geldi

    Herkes O Isırığın Peşinde... Somer Sivrioğlu Köfteye Lezzet Katan Sırrı Açıkladı
    Herkes O Isırığın Peşinde… Somer Sivrioğlu Köfteye Lezzet Katan Sırrı Açıkladı

    Şimdi Anlaşıldı Lezzet Sırları : Yunan Usulü Bayatlamayan Tuzlu Kurabiye Tarifi
    Şimdi Anlaşıldı Lezzet Sırları : Yunan Usulü Bayatlamayan Tuzlu Kurabiye Tarifi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özel sektör öğretmenlerinin eylemine polis müdahalesi: 25 eğitimci gözaltına alındı

    Özel sektör öğretmenlerinin eylemine polis müdahalesi: 25 eğitimci gözaltına alındı


    Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto eden Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası 25 öğretmen, polis tarafından gözaltına alındı. Öğretmenler, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun Meclis’te görüşüldüğü süre boyunca MEB önünde oturma eylemi başlatma kararı aldı.

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenlerin taban maaş güvencesi getirilmesi talebiyle Meclis’in yanındaki Milli Egemenlik Parkı’nda başlattıkları eğitim nöbeti 38’inci gününde.

    25 ÖĞRETMEN GÖZALTINA ALINDI

    Bugün Meclis’e gelen Öğretmenlik Mesleği ve Milli Eğitim Akademisi Kanunu taslağını Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto eden öğretmenlerden 25’i, polis tarafından gözaltına alındı.

    Öğretmenlik Meslek Kanunu taslağının TBMM’de görüşüldüğü süre boyunca Milli Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi yapacaklarını belirten öğretmenlerin yaptığı açıklama şöyle:

    “İşveren dernekleriyle görüştüğümüzde kendileri, Maliyette eşitlik talep ettiklerini, taban maaş uygulamasını toptan reddetmediklerini ifade etti. Biz, kamudaki maliyet eşitliğini sürecin önünün açılması açısından ifade eden bir öneriyi tekrar bakanlığa ilettik. Bugün gelinen noktada ne öğretmenlik meslek kanununda ne 5580 sayılı Özel Öğretmen Kanunu’nda ne de yönetmelikte herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Bugünden itibaren Öğretmenlik Meslek Kanunu, TBMM Milli Eğitim Komisyonu’ndadır. Özel Sektör Öğretmenler Sendikası olarak öğretmenlik mesleğini korumak, saygınlığını artırmak, ‘bize söz değil, yasa lazım’ diyen bir yaklaşımla Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünde Öğretmenlik Meslek Kanunu TBMM’de görüşüldüğü süre boyunca oturma eylemi başlatıyoruz.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özel okul öğretmenlerinin uğradığı hak gaspı Meclis gündeminde

    Özel okul öğretmenlerinin uğradığı hak gaspı Meclis gündeminde



    Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, özel okul öğretmenlerinin uğradığı hak gasplarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Şık, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Özel okul öğretmenlerinin elinden alınan taban maaş hakkı, tüm taleplere rağmen hangi gerekçe ile iade edilmemektedir” ifadelerine yer verdi.

    Taban maaş uygulamasının kaldırılması, düşük ücretler, uzun çalışma süreleri, baskı ve mobbing gibi yollarla hak gaspına ve emek sömürüsüne maruz kalan özel sektör öğretmenlerinin mücadelesi Meclis gündemine taşındı.

    ‘ÖZEL OKUL ÖĞRETMENLERİNİN SİSTEMATİK ANGARYAYA MARUZ KALDIĞI ÖNE SÜRÜLÜYOR’

    TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi. Şık, önergede şunları kaydetti:

    “Özel okullarda çalışan öğretmenlerin hak gasplarına uğradıkları yönünde pek çok şikâyet tarafımıza iletilmekte ve kamuoyuna yansımaktadır.

    Özel okul yöneticilerinin, belirli süreli sözleşmeye tabi olan öğretmenlere, iki farklı sözleşme imzalatarak birini mevzuat gereği Bakanlığa gönderdiği diğerini ise kendi uhdesinde tuttuğu iddia edilmektedir. Bakanlık sözleşmelerinde 20 saat üzerinde çalışan ve nöbet tutan her öğretmene ek ders ücreti verilmesi maddelenmişken bugün kurumların yüzde 90’ı bu ücretleri vermediği ve bu hususa ilişkin hiçbir denetim mekanizması işletilmediği tarafımıza iletilen bilgiler arasındadır.

    2014’te yapılan taban maaş düzenlemesiyle birlikte asgari ücretle, hatta bazı kurslarda asgari ücretin dahi altındaki ücretlerle çalıştırılan öğretmenlerin ayrıca ara tatillerde ve yaz tatillerinde çalıştırıldığı sistematik angaryaya maruz bırakıldığı öne sürülmektedir. Edindiğimiz bilgiye göre; ihbar üzerine teftişe giden müfettişler teftiş öncesinde patron ve idarecilere bilgi vererek cezai işlemin uygulanmasının önüne geçmektedir.”

    ‘TABAN MAAŞ HAKKI, TÜM TALEPLERE RAĞMEN HANGİ GEREKÇE İLE İADE EDİLMİYOR’

    Ahmet Şık, Bakan Tekin’e şu soruları yöneltti:

    1. 2014 yılında özel okul öğretmenlerinin elinden alınan taban maaş hakkı, tüm taleplere rağmen hangi gerekçe ile iade edilmemektedir?

    2. Bakanlığınıza bağlı olarak özel sektörde çalışan eğitim emekçilerinin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9. maddesi gereği belirli süreli iş sözleşmelerine bağlı kalarak çalışması öngörülmüş ve bu yolla özel okullarda iş güvencesi hükümleri yok sayılmış olmakla, söz konusu düzenlemeyi ilga etmek ve oluşan hak kayıplarını gidermek için herhangi bir hukuki veya idari çalışma yapılmakta mıdır? Eğer yapılıyorsa bu çalışmaların içeriği nedir?

    3. Bakanlığınızın denetiminde olan özel okullara sağlanan hibe, teşvik, muafiyet ve imtiyazların hangi amaçlarla kullanıldığı ve usulüne uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı hususlarında herhangi bir denetim faaliyeti yürütülmekte midir?

    ‘GÖREVİ KÖTÜYE KULLANAN MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILACAK MI?’

    4. Özel okulların Bakanlığınıza gönderilen iş sözleşmelerine uyup uymadığı, yasal düzenlemelere uygun olarak ek ders ücretlerini ve nöbet ücretlerini verip vermediği ve ara tatillerde yapılması yasak olan derslerin yapılıp yapılmadığı hususlarında herhangi bir denetim faaliyeti yürütülmekte midir? Eğer yürütülmekteyse tespit edilen usulsüzlükler ile ilgili herhangi bir yaptırım uygulanmakta mıdır?

    5. Tüm şikâyetlere rağmen ara tatillerde ve yaz tatillerinde ders planlamaya devam eden özel okulların varlığı göz önünde bulundurulduğunda Bakanlığınız tarafından gerekli denetimleri yapmamak, patron ve idarecileri denetim öncesi bilgilendirmek iddialarına yönelik görevlerini kötüye kullanan il millî eğitim müdürleri ve diğer kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari veya cezai soruşturma başlatılacak mıdır?

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Öğretmenlerden Ankara’da miting: ‘Öğretmenlere önlük değil, çocuklara bir öğün yemek verilsin’

    Öğretmenlerden Ankara’da miting: ‘Öğretmenlere önlük değil, çocuklara bir öğün yemek verilsin’



    Eğitim-İş, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bugün Ankara Anıtpark’ta miting düzenledi. Türkiye’nin dört bir tarafından haklarını talep etmek için gelen öğretmenler ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmede bulundu ve yaşadıkları sorunları anlatılar.

    Eğitim İş Sendikası Denizli Şube Başkanı Namık Kemal Aydoğan, şunları söyledi:

    “BU BOZUK DÜZENE ARTIK ‘DUR’ DEMEK İÇİN SES YÜKSELTİYORUZ”

    “Hepimizin Öğretmen Günü kutlu olsun. Bugün başöğretmenimiz Atatürk’e, başöğretmenlik ünvanının verilişinin yıl dönümünde emeğimizi, hakkımızı aramak için dün Türkiye’nin dört bir yanında illerdeydik, bugün de Türkiye’nin dört bir yanından gelen arkadaşlarımız ile Ankara’da miting yapıyoruz. Bu bozuk düzene artık ‘dur’ demek için ses yükseltiyoruz. Bizler her zaman için eğitim emekçilerinin gündemini belirlemek için mücadelemize devam edeceğiz. Eğitim İş, eğitim emekçilerinin omurlu kalesidir.”

    “ÖĞRETMENLER 100’ÜNCÜ YILA HİÇ YAKIŞMAYACAK BİR KONUMDA”

    Eğitim İş Sendikası Didim Şube’den Ekrem Göçmen ise şunları dedi:

    “Bu yağmurda çamurda Anadolu’nun her köşesinden gelen bütün öğretmenler burada. Gerçekten öğretmenler 100’üncü yıla hiç yakışmayacak bir konumda. Bu uzun yıllar Eğitim İş’in vermiş olduğu mücadele ve gündeme getirme çabası burada. Öğretmenler, asgari düzeyde bir geçim standardına sahip. Oysa ülkenin en önemli memurlarından birisi olan öğretmenler, bugün toplumda kendi konumlarını koruyamadıkları gibi topluma önder olma görevlerini de yeterince yerine getirememektedir. Bu anlamda bütün öğretmenlerimiz; toplumun demokratik gelişmesini, çağdaş, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün sorunlarına karşı önder çağdaş bir yapıya kavuşması için olağanüstü bir mücadele veriyor. Bütün halkımızı bu mücadeleye ortak olmaya davet ediyoruz.”

    “KENDİ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİ BİLE SAĞLAYAMAZ BİR HALDE ÖĞRETMENLERİMİZ”

    Eğitim İş Sendikası Antalya 2 nolu Şube Başkanı Birsen Atmaca, şu değerlendirmede bulundu:

    “Öğretmenler gerçekten çok zor durumda. Biliyorsunuz, ülkede zaten barınma problemi var. İnanılmaz bir kira artışı var. Bu kira artışları ile öğretmenler ne maaşı ile karşılayabiliyor… Aynı zamana kredi kartı borçluları, asgari ödemesini anca ödeyebiliyor öğretmenlerimiz. Ayrıca, kendi çocuklarının eğitimi bile sağlayamaz bir halde öğretmenlerimiz. Yaşam koşulları çok zor ama öğretmenler için çok daha zor. Dolayısıyla bugün taleplerimizi iletmek için alana geldik. Dün 24 kasımda iş bıraktık. Tüm Türkiye’de alandaydık ve şu anda da illerden gelenler burada toplandı. Bu yağmurlu bir havada zor ama yine de hakkımızı alabilmek için direneceğiz.”

    “BİZ ÖNLÜK DEĞİL BİZ SAYGINLIK İSTİYORUZ”

    Eğitim-İş Sendikası Burdur Şube Başkanı Erkan Putgül ise şöyle konuştu:

    “Cumhuriyetin öğretmenleri, cumhuriyet dönemindeki saygınlığı, cumhuriyet dönemindeki toplumdaki yeri yok. Biz Burdur Şube; Fakir Baykurt’un topraklarından geliyoruz. Onun söylediği gibi biz yalvarmıyoruz; biz ders vermek istiyoruz, biz önlük değil biz saygınlık istiyoruz. Öğretmene önlük değil; çocuklarımıza gençlerimize, özellikle orta öğretimdeki gençlerimize günde bir öğün yemek versinler. Biz hamasi nutukları değil, biz cumhuriyetin öğretmeni olmak istiyoruz. ÇEDES gibi projelerden vazgeçilmesini istiyoruz. Laik, bilimsel, kamusal bir eğitim istiyoruz. Ankara’nın bu soğuğunda bunları dile getirmek için biz buradayız.

    Bizim için alanlarda bunlar dile getiriyor. Biz saraylarda kısık sesle değil, alanlarda mücadele ediyoruz. Biz siyasetin gölgesinde değiliz. Eğitim emekçileriyle birlikte Ankara’nın bu soğuğunda bu yağmurunda mücadeleye geldik. Salonlarda sendikacılık yapılmaz, alanlarda sendikacılık yapılır. Biz bunun için buradayız. Çocuklarımız için, ailelerimiz için, bu ülkenin geleceği için meydanlardayız. Meydanlarda olmaya da devam edeceğiz. Eğitim-İş eğitim emekçilerinin en büyük gücü. Sayısal değil, yetkili olmak değil, etkili olmak. Etkili olmak da alanlardan geçer.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Demir’den verdiği soru önergesine gelen yanıta tepki: Yanıt yok geçiştirme var

    CHP’li Demir’den verdiği soru önergesine gelen yanıta tepki: Yanıt yok geçiştirme var



    Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili ve TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Deniz Demir, söz verilmesine rağmen norm düzenlemesi ve ataması yapılmayan PDR öğretmenlerini TBMM gündemine taşımıştı. Demir, “Soru önergeme gelen yanıt, tam bir ‘soruları yanıtlamama açıklaması’ somut yanıt yok, geçiştirme var” ifadesini kullandı.

    PDR NORM DÜZENLEMESİ RAFA KALKTI

    Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sunduğunu kaydeden CHP’li Demir, “Bakandan gelen yanıt sorularımızın karşılığı değil. Gelen yanıtta sadece atama yönetmeliklerine atıf yapılarak geçmiş dönem yapılan atamaların sayısı açıklanmış. Görünen o ki söz verilen norm düzenlemesi ve atama rafa kalkmış durumda” değerlendirmesini yaptı.

    CHP’li Demir açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “VERİLEN SÖZLER TUTULMADI”

    “Önceki Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından ‘Anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, türü ne olursa olsun 100 öğrencisi olan her okulda bir rehber öğretmen olması zorunlu olacak’ sözü yerine getirilmedi. Ancak bu açıklamaların üzerinden aylar geçmesine rağmen bu konuda herhangi bir adım atılmamış, verilen sözler unutulmuş ve tutulmamıştır. Biz, ‘devamlılık ilkesi’ gereğince o sözü, yeni Bakan Yusuf Tekin’e hatırlattık ve sorduk: “Verilen söz yerine getirilerek 100 öğrencisi olan her okulda bir rehber öğretmen ataması gerçekleştirilecek mi?”

    ÇOCUKLAR PSİKOLOJİK DANIŞMAN/REHBER ÖĞRETMENE ULAŞAMIYOR

    Deniz Demir sözlerini söyle noktaladı:

    “Kamu hizmetleri, tatmininde kamu yararı bulunan genel ve ortak gereksinimleri karşılamaya yönelik hizmetler olduğundan, bu hizmetlerin sürekli ve düzenli bir biçimde görülmesi gerekir. Bu sebeple hem öğretmenlerimizi hem de okullarında PDR öğretmenlerine ulaşamayan küçüklerimize verilen sözler tutulmalı ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Çocuklar ve gençler arasında son yıllarda artan psikolojik sorunlar göz önüne alındığında Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen kadrolarının ne kadar önemli olduğu açıktır. Biz verilen sözün sonuna kadar takipçisi olacağız ve her platformda hatırlatacağız”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da terör alarmı: Okul saldırısı sonrası 7 bin asker görevlendirdi

    Fransa’da terör alarmı: Okul saldırısı sonrası 7 bin asker görevlendirdi


    Bir öğretmen ve üç okul çalışanının yaralandığı “terör saldırısı”nın soruşturması devam ederken, Louvre müzesi’ndeki ziyaretçiler güvenlik gerekçesiyle tahliye edildi

    REKLAM

    Fransa, ülkenin kuzeyinde yoğun bir Yahudi ve Müslüman nüfusa ev sahipliği yapan Arras kentinde dün bir lisede düzenlenen bıçaklı saldırı sonrası bölgeye 7 bin asker gönderme kararı aldı.

    Fransa Cumhurbaşkanlığı, görevlendirmenin, Ocak 2015 saldırılarının ardından ülkenin hassas kabul edilen bölgelerini terörizmden korumak üzere başlatılan “Sentinelle” askeri operasyonu kapsamında yapıldığı bildirildi.

    Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada, askerlerin bölgeye sevkinin pazartesi akşamına kadar tamamlanacağı belirtildi.

    İçişleri Bakanı Gerard Darmanin, olayın Orta Doğu’da devam eden şiddet olaylarıyla bağlantılı olabileceğini belirtirken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da olayı bir “İslamcı terör” eylemi olarak nitelendirdi.

    Macron, başka bir bölgede bir başka saldırı girişiminin güvenlik güçleri tarafından engellendiğini söyledi. İçişleri Bakanlığı, Macron’un Paris’in Yvelines bölgesinde “radikal” olarak bilinen bir kişinin ibadethaneden çıkarken yasadışı silah taşımaktan tutuklanmasına atıfta bulundu bilgisini verdi.

    Zanlı dahil sekiz kişi tutuklandı

    Olayla ilgili soruşturmanın ilk bulgularına göre, olayın zanlısı olarak tutuklanan Çeçen kökenli Muhammed Moguçkov’un Arapça “Allahü Ekber” diye bağırarak saldırıyı düzenledi.

    Polis, zanlıyla birlikte toplam sekiz kişinin tutuklandığını açıkladı. Saldırganın 17 yaşındaki erkek kardeşinin başka bir okul yakınlarında tutuklandığı, soruşturma amacıyla gözaltına alınan diğer kişilerin ise zanlının aile üyeleri olduğu bildirildi.

    Okulda panik

    Öğrencilerin zarar görmediği saldırıda yaşamını yitiren öğretmeninin boğazından ve göğsünden bıçaklandığı bildirildi. Yararlılar arasında bulunan okulun güvenlik görevlisinin ise hayati tehlikesi devam ediyor.

    Yaralanan diğer iki kişiden birinin başka bir öğretmen, diğerinin ise bir okulun temizlik çalışanı olduğu, ve durumlarının daha hafif olduğu belirtildi.

    Görgü tanıkları, saldırı esnasında okulda büyük bir panik havası yaşandığını aktardı.

    Üç yıl önce, 16 Ekim 2020’de yine bir Çeçen tarafından Paris’in banliyölerinden birindeki okulunun yakınlarında öğretmen Samuel Paty’nin kafasının kesilmişti.

    Louvre Müzesi’nde güvenlik alarmı

    Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olan başkent Paris’teki ünlü Louvre Müzesi’nin terör saldırısı korkusuyla cumartesi günü boşaltıldığı ve ziyarete kapatıldığı bildirildi.

    Karar, geçen yıl yaklaşık sekiz milyon ziyaretçi ağırlayan müzenin yazılı tehditler almasının ardından alındı. Kurumun sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajda, bugün için ziyaret rezervasyonu yaptıran kişilere geri ödeme yapılacağı belirtti.

    Fransız medyasına göre, müzenin yazılı bir bomba tehdidi almasının ardından 15 bin kadar ziyaretçi tahliye edilmek zorunda kaldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ücretli öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetler Meclis gündeminde

    Ücretli öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetler Meclis gündeminde



    CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ve 22 CHP’li milletvekili arkadaşı, TBMM Başkanlığı’na başvurarak, ücretli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlerle eşit haklara sahip olabilmesi için çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını talep etti.

    Tanal ile CHP’li 22 milletvekili arkadaşlarının TBMM Başkanlığı’na sunduğu Meclis Araştırması önergesinde, Türkiye’de öğretmen atamalarının yetersiz kaldığına, birçok öğretmenin ya özel sektörde çalıştığına ya da işsiz kaldığına dikkat çekildi.

    Bu nedenle atanamayan öğretmenlerin öğretmen açığı bulunan okullarda ücretli öğretmenlik yaptığının hatırlatıldığı önergede, “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından atanan ücretli öğretmenler, hastalık ya da doğum iznine ayrılmış öğretmenlerin yerine derse girmektedir. Ancak ücretli öğretmenler, kadrolu öğretmenlerin sahip oldukları haklara sahip olamamaktadır. Ücretli öğretmenler, idarecilik yapamamakta ve hizmet puanları bulunmamaktadır. Öte yandan, yalnızca bir eğitim dönemine mahsus olarak okullarda eğitim vermekte ve kalıcı istihdam güvencesinden yararlanamamaktadırlar” bilgisi aktarıldı.

    ‘ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER HER TÜRLÜ HAKTAN MAHRUM’

    “Ücretli öğretmenler, asgari ücretin altında maaş almakta ve SGK primleri çalıştıkları gün sayısı üzerinden yatırıldığından emekliliğe hak kazanma yaşları çok yüksek olmaktadır” denilen önergede, şöyle devam edildi:

    “Bunun yanında ücretli öğretmenler de kadrolu öğretmenler gibi ders saatlerine ek olarak nöbet tutmalarına, sınıf rehber öğretmenliği yapmalarına ve kulüp faaliyetlerinde bulunmalarına rağmen bunlar için ek ücret almamaktadır. Kadrolu öğretmenler bu gibi faaliyetlerden ek ücret alırken ücretli öğretmenlere herhangi bir ek ücret ödemesi yapılmaması büyük bir adaletsizliğe yol açmaktadır. Ayrıca öğretmenlere verilen kırtasiye yardımı, aile ve çocuk yardımı da ücretli öğretmenlere verilmemektedir. Öğretmen kimliği verilmediğinden ücretli öğretmenler, kadrolu öğretmenlerin yararlandığı sosyal haklardan yararlanamamaktadırlar. Özel eğitim sınıflarında görev alan ücretli öğretmenlerin şartları ve sorumlulukları daha ağır olmasına bu sınıflarda ek derse giren kadrolu öğretmenler normal ek ders ücretinden %25 fazla ücret almasına rağmen özel eğitim sınıfında veya özel eğitim uygulama okullarında ücretli öğretmen olarak çalışan öğretmenler diğer ders ücretleri ile aynı ücreti almaktadır. Bu da eşitliğe aykırı bir durum yaratmaktadır. Yine, kadrolu öğretmenlere verilen banka promosyonu ücretli öğretmenlere verilmemektedir. Kadrolu öğretmenlerin 10 günlük mazeret izni olmasına rağmen ücretli öğretmenlerin mazeret izin hakkı bulunmamaktadır. Yine ücretli öğretmenler, hastalık durumlarında rapor almakta ve ücretlerinden kesinti yapılmaktadır.”

    ‘DEPREM TAZMİNATI VERİLMEDİ’

    CHP’li Tanal ve diğer CHP’li vekillerin imzasını taşıyan araştırma önergesinde ayrıca, 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinden sonra kadrolu öğretmenlere ve okulda çalışan hizmetlilere ödenen deprem tazminatının, ücretli öğretmenlere ödenmediği aktarılarak, “Ücretli öğretmenler de deprem felaketini yaşamış ve kendilerine tayin hakkı da verilmemiş olduğu halde deprem tazminatından da mahrum bırakılmışlardır” denildi.

    ‘ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ORTAYA KONULMALI’

    Anayasanın “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49. Maddesi ve “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55. Maddesi ile İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 23. Maddesinin hatırlatıldığı önergede, şunlar kaydedildi: “Anayasamızda ve tarafı bulunduğumuz uluslararası sözleşmelerde, çalışanların yaptıkları işe uygun ücretler almaları gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen ücretli öğretmenler, yaptıkları işin önemi ve ağırlığı karşısında nispeten düşük ücretler ile çalışmaktadırlar. Bu da ücretli öğretmenlerin mağduriyetine yol açarak mesleki motivasyonlarının düşmesine sebep olmaktadır. Ülkemizin geleceği çocuklarımızın geleceğine bağlıdır ve çocuklarımızın geleceği için iyi bir eğitim öğretim ortamının sağlanması önem arz etmektedir.

    Bu itibarla, kadrolu öğretmenler ile ücretli öğretmenlere tanınan haklar arasındaki farkların giderilebilmesi yahut en aza indirilebilmesi için çalışma yapılması gerektiği açıktır. Ücretli öğretmenlerin yaşadıkları sorunlara ilişkin olarak, belli bir süre ücretli öğretmenlik yapanlara kadroya geçiş hakkı verilmesi, kalıcı istihdam ve özlük haklarının iyileştirilmesi gibi çözüm yolları düşünülebilir. Ücretli öğretmenlerin yaşamakta olduğu mağduriyetin nedenlerinin araştırılması ve çözüm önerilerinin ortaya konulması amacıyla önergemizin dikkate alınması elzemdir.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***