Etiket: Numan Kurtulmuş

  • Kurtulmuş da uçakta konuştu: Anayasada tuzaklı alanlar var, bunları geçmek lazım. Bir fantezi değil zarurettir.

    Kurtulmuş da uçakta konuştu: Anayasada tuzaklı alanlar var, bunları geçmek lazım. Bir fantezi değil zarurettir.



    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Asya Parlamenter Asamblesi (APA) 14. Genel Kurulu’na katılmak üzere gittiği Azerbaycan’dan dönüşünde uçakta gazetecilerin kendisine ilettiği sorulara yanıtlar verdi.

    Kurtulmuş, yargı kurumları arasında güç mücadelesinin olmayacağı bir sistemin inşa edilmesi gerektiğini belirterek, “Anayasal olarak her şeyin yerli yerine oturtulması, ‘benim sözüm daha kuvvetli’ yarışı içinde kimsenin olmaması lazım. Anayasa’daki flu alanlar giderilmeli.” dedi.

    YENİ ANAYASA PLANI HAZIR: O OLMAZSA BU OLSUN

    Bazılarının, “Bu Meclis yeni anayasa yapmaya muktedir değildir, çünkü kurucu meclis değildir” şeklinde itirazlar dile getirdiğini belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:

    “Bir kere kategorik olarak şunu söylemek lazım. TBMM, A’dan Z’ye yeni bir anayasayı yapma gücüne, kuvvetine sahiptir. Tabii ki bu bir uzlaşıyla olabilir. Hiçbir partinin tek başına bir anayasası olmaz. Milletin anayasası olur. Meclis’te yapılacak ister yeni anayasa, topyekun anayasal değişiklik olsun ister hayati maddelerde değişiklik olsun, yapılacak olan iş bir aritmetik işidir. Parlamentodaki siyasal aritmetik meselesidir. Burada gönlümüzden geçen odur ki hemen ilk turda 400’ü aşsın ve anayasa Meclis’te yapılsın. O olmazsa bunu referanduma götürecek çoğunluk Meclis’te oluşsun. Ama olabilecek en yüksek konsensusun çıkması için gayret sarf etmemiz lazım.”

    “BUGÜN MADDELER ÜZERİNDE KONUŞSANIZ 64 MADDE BELKİ 84-94 MADDE OLUR”

    28. Yasama Dönemi’nin, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının, Türkiye Yüzyılı’nın ilk Meclisi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “12 Eylül anayasası bir darbe anayasası. Aslında 1982 anayasası, 1961 anayasasının yavrusu, yani onun devamı. Bu süreklilik olduğu için bugün birtakım çatışmaları görüyoruz. Yargıdaki çelişkiler, çatışmalar çok nettir ki anayasanın içindeki belki darbecilerin ‘günü gelir buradan bir çatışma alanı çıkabilir’ diyerek planladıkları birtakım tuzaklarla doludur. Türk siyaseti olarak, sivil siyaset olarak artık bunları biliyoruz. Büyük bir birikim var, büyük bir tecrübe var.

    Geçmiş dönemlerde anayasa değişikliği ile ilgili 64 maddelik bir mutabakat var. Bugün maddeler üzerinde konuşsanız belki bu 64 madde, partilerin çoğunluğunun uzlaşabileceği 84-94 madde olur. Burada aslolan, milletin ne ihtiyacı var, Türkiye’deki demokratik sistemi nasıl daha ileriye götürebiliriz ve bunu siyasal bir tartışmanın aracı haline getirmeksizin Türkiye’nin önünü açacak bir hukuk metnini nasıl hazırlarız… Bunu hazırlamak, iki üç kişinin bir odaya çekilip hazırlaması asla değildir.

    Toplumun bütün kesimlerinin bu konuyla ilgili kanaatlerinin ortaya çıkması. Ama sonuçta kararı verecek olan milletin vekilleri olduğu için parlamentoda bunun uygun zeminlerde tartışılması temin edildikten sonra yasalaşma sürecinin başlatılmasıdır. Ben bu anlamda iyi niyetli müzakerelerin önünü açabilirsek hem yeni anayasanın çıkabileceğine hem de eğer yeni anayasa konusunda zorluklar ortaya çıkarsa anayasada hayati ihtiyaçlarımızı karşılayacak adımların atılabileceğine inanıyorum.”

    “BİR FANTEZİ DEĞİL TÜRKİYE İÇİN ZARURETTİR”

    İzlenecek yöntemin, işin en kolay kısmı olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

    “Yeter ki herkes fikrini söylesin, bütün siyasi partiler ‘Biz bu müzakere sürecinin içinde yer alacağız’ desin. Herhangi bir grup, herhangi bir çevre, ‘Benim kırmızı çizgim budur’ diyerek en baştan kırmızı çizgisini dayatmasın. Mesela parlamento içinde komisyonlar olabilir, geçmiş dönemlerde olduğu gibi; karma komisyonlar kurulabilir, sivil toplumun görüşlerinin alındığı, büyük müzakere ortamlarının açıldığı, şehir şehir, bölge bölge insanların fikirlerinin alındığı bir istişare zemini açılabilir. Bunlar da çok ciddi bir çabayı gerektiriyor. Ama sonuçta Türkiye’nin anayasa konusunda çok büyük bir tecrübesi var. Şu anda zannediyorum bütün siyasi partilerin elinde anayasa değişiklik teklifleri, çalışmaları vardır. Bunları bir araya getirerek, herkesin eteğindeki taşları dökmesiyle milletin hayrına olacak bir düzenleme yapılır. Bu bir sorumluluktur. Çok net söylüyorum, yeni anayasa ya da anayasada köklü değişiklik, bir fantezi, bir siyasi tartışma değil, Türkiye için bir zarurettir.”

    “BURADA FLU ALANLAR VARSA Kİ BAZI KONULARDA FLU ALANLAR VAR”

    “Siz yargıdaki sorunları acil çözülmesi gereken konular olarak görüyor musunuz?” sorusu üzerine Kurtulmuş, şu anda birçok çatışma alanlarının anayasanın içinde olduğunu gördüklerini söyledi. Bunların sistematik problemleri ortaya çıkaran şeyler olduğunu ve sistemsel sorunlar ürettiğini dile getiren Kurtulmuş, şöyle konuştu:

    “153. maddeye bakarsanız bir başka yargı mercinin dediği haklı oluyor, 138. maddeye bakarsanız bir başka yüksek yargı organının kararı haklı oluyor. Özellikle yargıyla ilgili alanda, yargı kurumları arasında bir çelişkinin, yargı kurumları arasında bir güç mücadelesinin olmayacağı bir sistemi inşa etmemiz lazım. Bunların hepsinin üstünde, Türkiye’de yürütme, yasama, yargı birbirinden bağımsızdır ama Türkiye’de anayasayı yapma gücüne dahi sahip olan kurum TBMM’dir. Anayasal olarak her şeyin yerli yerine oturtulması, ‘Senin sözün sözse benim sözüm daha kuvvetli söz’ yarışı içinde kimsenin olmaması lazım. Bu, hiçbir şekilde kimseye yarar sağlamaz. Anayasa çerçevesinde herkesin sorumlulukları, yetkileri bellidir. Burada flu alanlar varsa ki bazı konularda flu alanlar var, bunların giderilmesi ve net bir şekilde herkesin görev ve sorumlulukları içinde hareket etmesinin temin edilmesi gerekir.”

    “ANAYASA’DA TUZAKLI ALANLAR VAR”

    Geçmişte yaşanan deneyimler olduğunu anımsatan Kurtulmuş, hükümetin aldığı bir kararı Danıştay’ın iptal ettiğini, kendisini yasanın üstüne koyduğunu gördüklerini söyledi. Siyasi parti kapatma davalarında Anayasa Mahkemesinin kendisini siyasi partilerin ve milli iradenin üstünde konumlandırdığına şahit olduklarını, 367 garabetinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hiç olmayan bir usulü ortaya çıkararak TBMM’de cumhurbaşkanı seçtirmediği uygulamaları unutmadıklarını belirten Kurtulmuş, “Bunlar tesadüfen olmuş şeyler değil. Bunlar, 1961 Anayasası’nı, 1982 Anayasası’nı yaptıranların bilerek, belki planlayarak sistem içinde belli çatışma alanları oluşturmak için serpiştirdikleri tuzaklı alanlardır. Türkiye’nin bunları geçmesi lazım.” dedi.

    “MİLLETVEKİLLERİ CAMDAN BİR FANUSUN İÇİNDE YAŞADIĞINI UNUTMAMALI”

    “Milletvekillerinin itibar ve saygınlığı her zaman tartışılıyor, bir konudaki düşünceniz nedir?” sorusuna Kurtulmuş, şu karşılığı verdi:

    “Milletvekillerinin itibarını zedelemek için kenarda durup ‘Elimize bir fırsat geçsin’ diye bekleyen bazı çevreler olduğunu üzüntüyle görüyorum. Bunun yanında milletvekillerinin itibarının korunması öncelikli olarak milletvekillerinin görevidir. Her milletvekili arkadaşımız herhangi bir sözü en aykırı şekilde söyleyebilir, bunda hiçbir problem yok. Ama milletvekilleri de özellikle siyasi tartışma ortamlarını nezih bir şekilde tutmak, deruhte etmek ve sürdürmek durumundadır. Ağzından çıkan sözler, karşısındakine karşı yaralayıcı sözler, zaman zaman kabul edilemeyecek, hakaret içeren sözler, bunlar da milletvekillerimizin dikkat etmesi gereken hususlardır.

    Sadece Meclis görüşmeleri çerçevesinde değil, milletvekillerimizin, ‘Biri Bizi Gözetliyor’ diye bir program vardı ya, öyle bir şeyin içinde olduğunu, şeffaf, camdan bir fanusun içinde yaşadığını unutmamaları lazım. Bu, milletvekillerimizin çok daha disiplinli bir şekilde davranmalarını sağlar.”

    YARGI KRİZİ NEDEN BAŞLADI?

    Gezi davasında tutuklu olan Av. Can Atalay, 14 Mayıs seçimlerinde TİP Hatay Milletvekili seçildi. Atalay’ın tahliye edilmemesi, ülkeyi büyük bir yargı kriziyle karşı karşıya bıraktı. Anayasa Mahkemesi, Atalay hakkında iki kere hak ihlali kararı verip tahliye edilmesi gerektiğine hükmederken, dosyanın gönderildiği Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin kararını tanımadı; hem AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu hem de Meclis’e Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi çağrısında bulundu.

    Meclis’i AKP’li TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın yönettiği gün, Atalay hakkındaki karar okundu ve Atalay’ın vekilliği düşürüldü.

    CAN ATALAY KİMDİR?

    Avukat Can Atalay, genel anlamda ‘kimsesizlerin avukatı’ olarak biliniyor. Öğrenciliği ve meslek yaşamının ilk yıllarından bu yana sosyalist kimliğiyle öne çıktı. Emek mücadelesine hukukçu kimliğiyle destek verdi, Emek Sineması’nın yıkılmaması için yürütülen kampanyanın örgütleyicilerindendi.

    Somada hayatını kaybeden madencilerin, Hendek’teki patlamada yaşamını yitirenlerin, Çorlu’daki tren kazasında vefat edenlerin, tarikat yurdunda yanan çocukların yakınlarının yanında hep o vardı.

    Mimarlar Odası’nın avukatlığını da üstlenen Atalay, Gezi Parkı’na alışveriş merkezi (AVM) yapılması girişimine karşı kurulan Taksim Dayanışması’nın savunmasında da vardı.

    Atalay, Gezi eylemlerinde de öne çıkan isimlerden biri oldu ve hukuk tarihine bir skandal olarak adını yazıdan davada, 18 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Yargılama sürecinde direnişi savundu, ısrarla esas suçun Gezi’de şiddet uygulayan güvenlik güçleri ve onlara emirleri veren yöneticiler tarafından işlendiğini söyledi.

    Başta bugüne dek destek olduğu mağdurlar olmak üzere kamuoyunda Atalay için ‘adalet’ sesleri yükselirken, Türkiye İşçi Partisi (TİP) tarafından Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan Hatay’dan milletvekili adayı olarak gösterildi ve kazandı. Ancak Meclis’e hiç gitmedi.

    Atalay’ın maruz kaldığı süreç, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iki kere hak ihlali kararı vermesi, ancak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce benzeri görülmemiş bir biçimde dosyayı Yargıtay 3. Dairesi’ne göndermesiyle hukuk krizine döndü. Daire, AYM kararının tanımadı.

    Ve 30 Ocak 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın başkanlığında toplanan Genel Kurul’da hakkında kesinleşmiş hapis cezasının okunmasıyla milletvekilliği düşürüldü.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Numan Kurtulmuş’tan Fatma Sevim Baltacı için taziye mesajı

    Numan Kurtulmuş’tan Fatma Sevim Baltacı için taziye mesajı



    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, trafik kazasında hayatını kaybeden AKP İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı için taziye mesajı yayımladı.

    Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, “Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden AKP İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun” ifadelerine yer verdi.

    NE OLMUŞTU?

    AKP İstanbul Kadın Kolları İl Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı, AKP İstanbul İl Binası önünde gerçekleşen trafik kazasında kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Numan Kurtulmuş’tan Can Atalay açıklaması: Ankara’da olsam da kararı Bozdağ okuyacaktı

    Numan Kurtulmuş’tan Can Atalay açıklaması: Ankara’da olsam da kararı Bozdağ okuyacaktı



    Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TİP milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine ilişkin konuştu. Kurtulmuş, kararın okunduğu gün Ankara’da olsa dahi, bir değişiklik olmayacağını ve kararın AKP Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ tarafından okunacağını söyledi.

    Yargıtay’ın Can Atalay hakkındaki kararı TBMM Genel Kurulu’nda okutulmuş ve Atalay’ın milletvekilliği düşürülmüştü.

    Kararı, Meclis Başkanı Kurtulmuş yerine AKP’li Bekir Bozdağ’ın okutması kamuoyunun tepkisini çekmişti.

    Kurtulmuş’un açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

    “Yargıdaki hukuki ihtilafın tarafı Meclis değildir”

    “Meclis’in taraf olmaması için özel bir özen gösterdik”

    “İlk gün özlük hakları verildi, danışmanları atandı”

    “Yurtdışı ziyaretin aylar öncesinden planlandı”

    “Teamüller gereği Ankara’da olsaydım da Can Atalay’la ilgili kararı Sayın Bozdağ okutacaktı. Buradan doğacak siyasi tartışmaları sokakta halletmeye kalkmak doğru değil.”

    CAN ATALAY KİMDİR?

    Avukat Can Atalay, genel anlamda ‘kimsesizlerin avukatı’ olarak biliniyor. Öğrenciliği ve meslek yaşamının ilk yıllarından bu yana sosyalist kimliğiyle öne çıktı. Emek mücadelesine hukukçu kimliğiyle destek verdi, Emek Sineması’nın yıkılmaması için yürütülen kampanyanın örgütleyicilerindendi.

    Soma’da hayatını kaybeden madencilerin, Hendek’teki patlamada yaşamını yitirenlerin, Çorlu’daki tren kazasında vefat edenlerin, tarikat yurdunda yanan çocukların yakınlarının yanında hep o vardı.

    Mimarlar Odası’nın avukatlığını da üstlenen Atalay, Gezi Parkı’na alışveriş merkezi (AVM) yapılması girişimine karşı kurulan Taksim Dayanışması’nın savunmasında da vardı.

    Atalay, Gezi eylemlerinde de öne çıkan isimlerden biri oldu ve hukuk tarihine bir skandal olarak adını yazıdan davada, 18 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Yargılama sürecinde direnişi savundu, ısrarla esas suçun Gezi’de şiddet uygulayan güvenlik güçleri ve onlara emirleri veren yöneticiler tarafından işlendiğini söyledi.

    Başta bugüne dek destek olduğu mağdurlar olmak üzere kamuoyunda Atalay için ‘adalet’ sesleri yükselirken, Türkiye İşçi Partisi (TİP) tarafından Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan Hatay’dan milletvekili adayı olarak gösterildi ve kazandı. Ancak Meclis’e hiç gitmedi.

    Atalay’ın maruz kaldığı süreç, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iki kere hak ihlali kararı vermesi, ancak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce benzeri görülmemiş bir biçimde dosyayı Yargıtay 3. Dairesi’ne göndermesiyle hukuk krizine döndü. Daire, AYM kararının tanımadı.

    Ve 30 Ocak 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın başkanlığında toplanan Genel Kurul’da hakkında kesinleşmiş hapis cezasının okunmasıyla milletvekilliği düşürüldü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 57 baro başkanından Numan Kurtulmuş’a Can Atalay mektubu: ‘Kararın Meclis’te okutulmaması yönünde irade bekliyoruz’

    57 baro başkanından Numan Kurtulmuş’a Can Atalay mektubu: ‘Kararın Meclis’te okutulmaması yönünde irade bekliyoruz’



    Ankara, İstanbul, İzmir, Adana ve Hatay baro başkanlarının da aralarında bulunduğu 57 baro başkanı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a hitaben Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürüleceği iddialarına ilişkin açık mektup yayınladı. Baro başkanlarının açık mektubunda, “Anayasa Mahkemesi kararına uymayarak Anayasa’yı fiilen işlevsiz kılmayı amaçlayan bir yargı kararının gereğinin TBMM tarafından yerine getirilmesi anayasal hükmün açık ihlali olacaktır. Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmaması Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde sayılan ‘Hukuk Devleti’ niteliğine de büyük bir zarar verecektir. Bu nedenle Avukat Şerafettin Can Atalay hakkındaki hükmün TBMM Genel Kurulu’nda okutulmaması yönünde bir irade ortaya koymanızı bekliyoruz” denildi.

    Cezaevindeki tutuklu TİP Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürüleceği iddialarıyla ilgili Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Hatay, Eskişehir, Bursa, Antalya, Samsun, Van, Mardin, Şanlıurfa baro başkanlarının da aralarında bulunduğu 57 baro başkanı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a hitaben açık mektup yayınladı. 57 baro başkanı, Numan Kurtulmuş’tan Can Atalay hakkındaki hükmü TBMM’de okutmama yönünde bir irade beklediklerini açıkladı.

    57 baro başkanının ortak imzasıyla TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a hitaben yayınlanan açık mektup şöyle:

    “TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, bildiğiniz üzere İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Anayasa Mahkemesi’nin Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay’ın bireysel başvurusu üzerine vermiş olduğu ihlal kararına uymayarak kararı gereği için Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermiş, Yargıtay 3. Ceza Dairesi de 8 Kasım 2023 tarihli kararıyla Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına uyulmamasına ve hak ihlalinin kabulü yönünde oy kullanan Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında gereğinin takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar vermiştir.

    “YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ İSE KARARA UYMAK YERİNE ÖNCEKİ KARARINDA ISRAR EDEREK, ŞERAFETTİN CAN ATALAY’IN MİLLETVEKİLLİĞİNİN DÜŞÜRÜLMESİ İŞLEMLERİNİN BAŞLATILMASI İÇİN TBMM’YE YAZI GÖNDERMİŞTİR”

    Bu karar üzerine Şerafettin Can Atalay’ın avukatları tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan ikinci bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi bu kez Anayasa’nın 67. maddesinde güvence altına alınan seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı dışında, Anayasa’nın 148. maddesinde güvence altına alınan bireysel başvuru hakkının da ihlal edildiğine karar vererek bireysel başvuru hukuku açısından rehber niteliğinde bir karara imza atmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararının ulaştığı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararın gereklerine uymak yerine dosyayı yeniden Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermiş, Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise karara uymak yerine önceki kararında ısrar ederek, Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi işlemlerinin başlatılması için TBMM’ye yazı göndermiştir.

    “CAN ATALAY HAKKINDAKİ HÜKMÜN TBMM GENEL KURULU’NDA OKUTULMAMASI YÖNÜNDE BİR İRADE ORTAYA KOYMANIZI BEKLİYORUZ”

    Sayın Başkan, TBMM’nin kabul ettiği 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 153/6 hükmüne göre Anayasa Mahkemesi kararları yasama organı olan TBMM’yi de bağlar. Anayasa Mahkemesi kararına uymayarak Anayasa’yı fiilen işlevsiz kılmayı amaçlayan bir yargı kararının gereğinin TBMM tarafından yerine getirilmesi yukarıda yer verdiğimiz anayasal hükmün açık ihlali olacaktır. Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmaması Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde sayılan ‘Hukuk Devleti’ niteliğine de büyük bir zarar verecektir. Bu nedenle Avukat Şerafettin Can Atalay hakkındaki hükmün TBMM Genel Kurulu’nda okutulmaması yönünde bir irade ortaya koymanızı bekliyoruz.”

    Açık mektupta imzası bulunan 57 baro başkanı ise şöyle:

    “Adana Barosu Başkanı Av. Semih Gökayaz

    Adıyaman Barosu Başkanı Av. Bilal Doğan

    Ağrı Barosu Başkanı Av. Serdar Günakın

    Amasya Barosu Başkanı Av. Bahadır Tekeş

    Antalya Barosu Başkanı Av. Hüseyin Geçilmez

    Ankara Barosu Başkanı Av. Mustafa Köroğlu

    Ardahan Barosu Başkanı Av. Murat Yolçu

    Artvin Barosu Başkanı Av. Ayla Varan

    Aydın Barosu Başkanı Av. Sezgin Çetin

    Balıkesir Barosu Başkanı Av. Nadir Karakaşlı

    Bartın Barosu Başkanı Av. Ferhat Parlatır

    Batman Barosu Başkanı Av. Erkan Şenses

    Bilecik Barosu Başkanı Av. Halime Kahraman

    Bitlis Barosu Başkanı Av. Gülhan Bayram Sekmen

    Bingöl Barosu Başkanı Av. Yusuf Ketenalp

    Bolu Barosu Başkanı Av. Perihan Bengü Akşemsettinoğlu Yılmaz

    Burdur Barosu Başkanı Av. Ramazan Gedik

    Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun

    Çanakkale Barosu Başkanı Av. Hande Keskin

    Çankırı Barosu Başkanı Av. Mustafa Deniz

    Denizli Barosu Başkanı Av. Adnan Demirdöğer

    Düzce Barosu Başkanı Av. Taner Çakır

    Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç

    Erzurum Barosu Başkanı Av. Talat Göğebakan

    Eskişehir Barosu Başkanı Av. Mustafa Elagöz

    Giresun Barosu Başkanı Av. Soner Karademir

    Hakkari Barosu Başkanı Av. Ergün Canan

    Hatay Barosu Başkanı Av. Ergün Canan

    Iğdır Barosu Başkanı Av. Özgür Kurban Gül

    Isparta Barosu Başkanı Av. Ünsal Çankaya

    İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç

    İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz

    Kahramanmaraş Barosu Başkanı Av. Muhammed Burak Gül

    Kars Barosu Başkanı Av. Fettah Çapkurt

    Kastamonu Barosu Başkanı Av. Özgür Demir

    Kayseri Barosu Başkanı Av. Ali Köse

    Kırklareli Barosu Başkanı Av. Turgay Hınız

    Manisa Barosu Başkanı Av. Ümit Rona

    Mardin Barosu Başkanı Av. İsmail Elik

    Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir

    Muğla Barosu Başkanı Av. Levent Akgün

    Muş Barosu Başkanı Av. Kadir Karaçelik

    Nevşehir Barosu Başkanı Av. Murat Boz

    Ordu Barosu Başkanı Av. Sibel Torun

    Osmaniye Barosu Başkanı Av. Mehmet Karakoç

    Sakarya Barosu Başkanı Av. İlknur Ebiz Yıldız

    Samsun Barosu Başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran

    Siirt Barosu Başkanı Av. Muhammed Alptekin

    Sinop Barosu Başkanı Av. Funda Öztürk Altuntaş

    Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Abdullah Öncel

    Şırnak Barosu Başkanı Av. Rojhat Dilsiz

    Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün

    Tunceli Barosu Başkanı Av. Fatma Kalsen

    Van Barosu Başkanı Av. Sinan Özaraz

    Yalova Barosu Başkanı Av. Elif Turnacı Çavuş

    Yozgat Barosu Başkanı Av. Muhsin Ayanoğlu

    Zonguldak Barosu Başkanı Av. Türker Kapkaç.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 57 Baro Başkanı’ndan Numan Kurtulmuş’a açık mektup

    57 Baro Başkanı’ndan Numan Kurtulmuş’a açık mektup



    Cezaevindeki tutuklu TİP Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürüleceği iddialarıyla ilgili Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Hatay, Eskişehir, Bursa, Antalya, Samsun, Van, Mardin, Şanlıurfa baro başkanlarının da aralarında bulunduğu 57 baro başkanı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a hitaben açık mektup yayınladı. 57 baro başkanı, Numan Kurtulmuş’tan Can Atalay hakkındaki hükmü TBMM’de okutmama yönünde bir irade beklediklerini açıkladı.

    57 baro başkanının ortak imzasıyla TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a hitaben yayınlanan açık mektup şöyle:

    “TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, bildiğiniz üzere İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Anayasa Mahkemesi’nin Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay’ın bireysel başvurusu üzerine vermiş olduğu ihlal kararına uymayarak kararı gereği için Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermiş, Yargıtay 3. Ceza Dairesi de 8 Kasım 2023 tarihli kararıyla Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına uyulmamasına ve hak ihlalinin kabulü yönünde oy kullanan Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında gereğinin takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar vermiştir.

    “YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ İSE KARARA UYMAK YERİNE ÖNCEKİ KARARINDA ISRAR EDEREK, ŞERAFETTİN CAN ATALAY’IN MİLLETVEKİLLİĞİNİN DÜŞÜRÜLMESİ İŞLEMLERİNİN BAŞLATILMASI İÇİN TBMM’YE YAZI GÖNDERMİŞTİR”

    Bu karar üzerine Şerafettin Can Atalay’ın avukatları tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan ikinci bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi bu kez Anayasa’nın 67. maddesinde güvence altına alınan seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı dışında, Anayasa’nın 148. maddesinde güvence altına alınan bireysel başvuru hakkının da ihlal edildiğine karar vererek bireysel başvuru hukuku açısından rehber niteliğinde bir karara imza atmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararının ulaştığı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararın gereklerine uymak yerine dosyayı yeniden Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermiş, Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise karara uymak yerine önceki kararında ısrar ederek, Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi işlemlerinin başlatılması için TBMM’ye yazı göndermiştir.

    “CAN ATALAY HAKKINDAKİ HÜKMÜN TBMM GENEL KURULU’NDA OKUTULMAMASI YÖNÜNDE BİR İRADE ORTAYA KOYMANIZI BEKLİYORUZ”

    Sayın Başkan, TBMM’nin kabul ettiği 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 153/6 hükmüne göre Anayasa Mahkemesi kararları yasama organı olan TBMM’yi de bağlar. Anayasa Mahkemesi kararına uymayarak Anayasa’yı fiilen işlevsiz kılmayı amaçlayan bir yargı kararının gereğinin TBMM tarafından yerine getirilmesi yukarıda yer verdiğimiz anayasal hükmün açık ihlali olacaktır. Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmaması Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde sayılan ‘Hukuk Devleti’ niteliğine de büyük bir zarar verecektir. Bu nedenle Avukat Şerafettin Can Atalay hakkındaki hükmün TBMM Genel Kurulu’nda okutulmaması yönünde bir irade ortaya koymanızı bekliyoruz.”

    Açık mektupta imzası bulunan 57 baro başkanı ise şöyle:

    “Adana Barosu Başkanı Av. Semih Gökayaz

    Adıyaman Barosu Başkanı Av. Bilal Doğan

    Ağrı Barosu Başkanı Av. Serdar Günakın

    Amasya Barosu Başkanı Av. Bahadır Tekeş

    Antalya Barosu Başkanı Av. Hüseyin Geçilmez

    Ankara Barosu Başkanı Av. Mustafa Köroğlu

    Ardahan Barosu Başkanı Av. Murat Yolçu

    Artvin Barosu Başkanı Av. Ayla Varan

    Aydın Barosu Başkanı Av. Sezgin Çetin

    Balıkesir Barosu Başkanı Av. Nadir Karakaşlı

    Bartın Barosu Başkanı Av. Ferhat Parlatır

    Batman Barosu Başkanı Av. Erkan Şenses

    Bilecik Barosu Başkanı Av. Halime Kahraman

    Bitlis Barosu Başkanı Av. Gülhan Bayram Sekmen

    Bingöl Barosu Başkanı Av. Yusuf Ketenalp

    Bolu Barosu Başkanı Av. Perihan Bengü Akşemsettinoğlu Yılmaz

    Burdur Barosu Başkanı Av. Ramazan Gedik

    Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun

    Çanakkale Barosu Başkanı Av. Hande Keskin

    Çankırı Barosu Başkanı Av. Mustafa Deniz

    Denizli Barosu Başkanı Av. Adnan Demirdöğer

    Düzce Barosu Başkanı Av. Taner Çakır

    Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç

    Erzurum Barosu Başkanı Av. Talat Göğebakan

    Eskişehir Barosu Başkanı Av. Mustafa Elagöz

    Giresun Barosu Başkanı Av. Soner Karademir

    Hakkari Barosu Başkanı Av. Ergün Canan

    Hatay Barosu Başkanı Av. Ergün Canan

    Iğdır Barosu Başkanı Av. Özgür Kurban Gül

    Isparta Barosu Başkanı Av. Ünsal Çankaya

    İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç

    İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz

    Kahramanmaraş Barosu Başkanı Av. Muhammed Burak Gül

    Kars Barosu Başkanı Av. Fettah Çapkurt

    Kastamonu Barosu Başkanı Av. Özgür Demir

    Kayseri Barosu Başkanı Av. Ali Köse

    Kırklareli Barosu Başkanı Av. Turgay Hınız

    Manisa Barosu Başkanı Av. Ümit Rona

    Mardin Barosu Başkanı Av. İsmail Elik

    Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir

    Muğla Barosu Başkanı Av. Levent Akgün

    Muş Barosu Başkanı Av. Kadir Karaçelik

    Nevşehir Barosu Başkanı Av. Murat Boz

    Ordu Barosu Başkanı Av. Sibel Torun

    Osmaniye Barosu Başkanı Av. Mehmet Karakoç

    Sakarya Barosu Başkanı Av. İlknur Ebiz Yıldız

    Samsun Barosu Başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran

    Siirt Barosu Başkanı Av. Muhammed Alptekin

    Sinop Barosu Başkanı Av. Funda Öztürk Altuntaş

    Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Abdullah Öncel

    Şırnak Barosu Başkanı Av. Rojhat Dilsiz

    Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün

    Tunceli Barosu Başkanı Av. Fatma Kalsen

    Van Barosu Başkanı Av. Sinan Özaraz

    Yalova Barosu Başkanı Av. Elif Turnacı Çavuş

    Yozgat Barosu Başkanı Av. Muhsin Ayanoğlu

    Zonguldak Barosu Başkanı Av. Türker Kapkaç.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Numan Kurtulmuş, Yaşar Güler’i Hulusi Akar ile karıştırdı

    Numan Kurtulmuş, Yaşar Güler’i Hulusi Akar ile karıştırdı



    Türkiye Büyük Millet Meclisi, (TBMM) Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı.

    Genel Kurul’da, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, geçtiğimiz günlerde Irak’ın kuzeyinde hayatını kaybeden 9 asker hakkında milletvekillerine bilgilendirmelerde bulundu.

    Oturumda konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye, sorunlarını çözmeye muktedir bir devlettir. Terör belasını da bütün unsurlarıyla tasfiye edecek, yok edecek, tarihin çöplüğüne atacaktır” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Yaşar Güler’i anons edeceği sırada dili sürçtü.

    Kurtulmuş, Güler yerine eski Bakan Hulusi Akar’ın adını söyledi.

    Kurtulmuş’un ardından Yaşar Güler’e ‘paşa’ diye hitap etmesine ise Meclis sıralarından “Paşa değil Bakan” itirazı geldi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Fidan’dan KYB’ye PKK uyarısı: Tedbirler almak durumunda kalacağız

    Bakan Fidan’dan KYB’ye PKK uyarısı: Tedbirler almak durumunda kalacağız



    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) terörle mücadeleye ilişkin bilgilendirme oturumu düzenleniyor.

    Oturumda, Kuzey Irak’ta şehit olan askerler de anılıyor.

    Meclis’teki oturumda ilk sözü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş aldı.

    Bakan Fidan'dan KYB’ye PKK uyarısı: Tedbirler almak durumunda kalacağız - Resim : 1

    Kurtulmuş şunları aktardı:

    “Vekalet savaşı adını verdikleri bu süslü terim acımasız emperyalist saldırıdır. Teröre karşı amasız fakatsız karşı durmak boynumuzun borcudur. Son terörist kalmayıncaya kadar değil terörün bu topraklardan atılana kadar teröre karşı kararlı mücadelemiz devam edecek. Teröre kimlerin destek verdiğini gayet iyi biliyoruz. Amaçları ülkeleri istikrarsızlaşmak, yeni devletler ortaya çıkarmak ve halkları birbirine karşı düşmanlaştırmaktır. Tüm ülkeleri Türkiye’nin bu haklı mücadelesine destek olmaya çağırıyoruz. Teröristlerin esas amaçlarından biri de birliğimizi bozma. Gücümüzü özgürlükçü siyasetimize de borçlu olduğumuzu biliyoruz. Toplumsal huzurumuzu kimsenin bozmasına izin vermeyeceğiz. Terörün hayatımızın akışını bozmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye sorunlarını çözmeye muktedir devlettir. Terör belasını da yok edip tarihin çöplüğüne atacaktır. Terör belasını tüm unsurlarıyla yok edeceğiz. Teröre imkan vermemek, propaganda gücünü de elinden almakla mümkündür. Kararlı mücadelemizin meşru siyaset zeminde sürdürülebileceğinin altını çizmek isterim. Siyasetin imkanlarını çoğaltacağız ama siyasetin imkanlarının suiistimal edilmesine de müsaade etmeyeceğiz.”

    YAŞAR GÜLER: ÖRGÜTLERE AĞIR DARBELER İNDİRDİK

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, kürsüye çıkarak açıklamalarda bulundu.

    “Terörle mücadelede örgütlere ağır darbeler indirdik” diyen Güler’in sözleri şöyle:

    “Sizleri MSB mensupları adına saygıyla selamlıyorum. Sözlerimin başında milletimizin güvenliği için şehadete ulaşan kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Terörle mücadelede örgütlere ağır darbeler indirdik. Hareket kabiliyetini bitme noktasına getirdik. En büyük pay şehitlerimize ve gazilerimize aittir. Silahlı kuvvetlerimiz tehditleri sınırlarımıza dayanmadan bertaraf etmek için cansiperane mücadele vermekte. Spekülasyonlar oluşturulmakta. Kahraman Mehmetçiğin mücadelesine zarar verme amaçlı olduğu görülmektedir. Stratejik ön görüden yoksun, bilinçsiz söylemlere de şahit oluyoruz. Yakın geçmişte yaşananları unutmuşa benziyorlar. Böyle hassas konuda birlik içinde olmak yerine acıların siyasi malzeme yapılması kabul edilemez. 2015 itibaren yurt içinde birçok bölgede PKK, YPG, DEAŞ saldırılarında artış yaşandı.

    ‘GÜVENLİ HAT OLUŞTURDUK’

    Çok sayıda kahramanımızı şehit verdik. Mayın ve el yapımı patlayıcılar ile çok sayıda güvenlik gücümüz şehit oldu. Süreci farklı değerlendirenler var. Suriye’de bedel ödediğimiz söyleniyor ancak oradaki tedbirleri almadan önce ödemiştir. Harekatlarımız hem bizim hem bölge halkının menfaatlerine uygun şekilde devam ediyor. Terörü kaynağında yok etme stratejisi uyguladık. Irak’ın kuzeyindeki operasyonlarımızın icrasına da başlanmıştır. 2019 yılında başlatılan pençe harekatları ve eylemlerin kısıtlanmasında önemli başarı sağlanmıştır. Üs bölgeleri sayesinde yaklaşık 300 kmlik 30 km derinlikte güvenli hat oluşturduk. Pençe Kilit operasyonu ile kilit kapatılmış, emniyetimiz tesis edilmiştir. Aralarında PKK’nın üst düzey yöneticilerinin de olduğu çok sayıda kadro etkisiz hale getirildi. Pençe harekatlarımız sonrası ağır tahribata uğrayan PKK harekat alanlarımızı öncelikli hale getirdi. Sivil yerleşim yerlerini de örtü olarak kullanmaktalar.

    ’80 DOKTORUMUZ ÜS BÖLGELERİNDE GÖREV YAPMAKTA’

    Irak’taki varlığımız sayesinde ülkemizin tamamında güvenlik ve huzur ortamı tesis edildi. Teröristler temizlendikçe yatırımlar büyük bir ivme kazanmıştır. Sık sık bölgeye gidiyorum. Sizlerin de huzur ortamını görmeniz için bu şehirlerimizi görmenizi tavsiye ediyorum. Gabar’da petrol çıkıyorsa, Hakkari yaylaları turist ağırlıyorsa bunlar terörü kaynağında yok etme stratejisi sayesindedir. Kahraman Mehmetçik zorlu arazi ve iklim koşullarında canını dişine takarak görev yapıyor. Şehit ve gazilerimizin olduğu da oluyor. Teröristler artık son çırpınışlarını yapıyor. Hain teröristler tarafından üs bölgelerimize yapılan saldırılar görüş mesafesi olmayan ortamlarda kalleşçe sergilendi. Üs bölgelerimize yaklaşan teröristlerin çoğu etkisiz hale getirildi. Kahraman evlatlarımız üs bölgelerinde her türlü donanıma sahip şekilde görevini yürütüyor. ihtiyaç duyduğu her türlü mühimmat ve ikmal kesintisiz karşılanmakta. Topla 80 doktorumuz üs bölgelerinde görev yapmakta.

    ‘TERÖRİSTLER MAĞARALARINDA GÜVENDE OLDUKLARINI ZANNEDERKEN MEHMETÇİK TARAFINDAN İNLERİNE GÖMÜLMÜŞTÜR’

    Güvenlik tedbirlerini sürekli olarak arttırıyoruz. Tesisler aşama aşama geliştirilmektedir. Irak’ın kuzeyinden gelen haberlerle acımız büyük ancak intikam için kudretimiz daha büyük. Bugüne kadar şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık, bırakmayacağız. Üs bölgelerimize yönelik saldırı girişimleri oldu. Bu saldırılara mukabil 1089 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Irak ve Suriye’de kapsamlı hava harekatları başlatılmıştır. 114 hedef imha edilmiştir. Irak’ın kuzeyindeki saldırılar, kesintisiz mücadelenin gerekliliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Teröristler mağaralarında güvende olduklarını zannederken Mehmetçik tarafından inlerine gömülmüştür.”

    HAKAN FİDAN: ABD, SURİYE’DE TERÖR ÖRGÜTÜNE DESTEK VERMEKTEDİR

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuşmasından öne çıkanlar ise şöyle:

    “Sayın vekiller, hepinizi saygı ile selamlıyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Başta şehitlerimizin aileleri olmak üzere tüm milletimizin başı sağ olsun. Meşru müdafa hakkımız çevresinde son terör odağı etkisiz hale getirilene kadar mücadelemiz devam edecektir. Barış ve güvenlik dış politikamızın önceliğidir. Bu bölge ülkelerinin barış ve huzuru için olmazsa olmazdır. Soğuk savaş döneminde birbiri ile savaşamayan kamplar vekil unsurlar ile savaşa girmiştir. Aynı senaryoların Türkiye’de de uygulanmaya çalışıldı. Hükümetlerimiz terörle mücadelede ezber bozarak esaret gömleğini yırtıp atmıştır.

    ‘BM 51. MADDESİNDEN DOĞAN MEŞRU MÜDAFAA HAKKIMIZDAN DOĞUYOR’

    Özgürlük güvenlik dengesinde altın oran yakalanmıştır. Örgüt silahlı varlığını kaybetmiştir. Ülkemizin her bölgesi emniyet içinde yaşanılır hale gelmiştir. daha çok Suriye ve Irak’ın tehdidi haline gelmiştir. Ülkemizi hedef alan örgütler birbirleri ile etkileşim halindedir. Yeri geldiğinde iş birliği de yapıyorlar. Tehdidi kaynağında bertaraf ediyoruz. Tüm altyapısını teker teker yok ediyoruz. Yönetici kadrosunu da elimine ediyoruz. Irak ve Suriye sahasındaki operasyonlarımız BM 51. maddesinden doğan meşru müdafaa hakkımızdan doğuyor. Terörle mücadele diplomasimizi kararlılıkla yürütüyoruz. Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede siyasi ayağı olduğunu bilerek şekillendiriyoruz. Örgüt Suriye ve Irak’ta güçsüzlükten istifade ederek zemin kazandı. DEAŞ ile mücadele kisvesi altında Kerkük’e davet edilen PKK’nın Sincar’a yerleşmesi önemli gelişmelerden olmuştur. Anılan örgütler arasında ihtilaflı bölgelerde çatışma görülmemesi bu durumun kanıtıdır. Sünni ve Şii ayrışması PKK tarafından istismar edilen konudur. Suriye’de örgüt DEAŞ ile mücadele bahanesi ile destekçilerini çeşitlendirmeye çalışmakta. Suriye, DEAŞ ile mücadele kisvesi altında PKK ile işbirliği yapılmaktadır. PKK ile Suriye sahasında sonuna kadar mücadele edeceğiz. ABD, Suriye’de terör örgütüne destek vermektedir.

    ‘PKK’NIN FİNANS KAYNAĞININ KURUTULMASI İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI YÜRÜTÜYORUZ’

    PKK ile Suriye sahasında sonuna kadar mücadele edeceğiz. ABD, Suriye’de DEAŞ ile mücadele bahanesi ile terör örgütüne destek vermektedir. Teröristlerin kurduğu yapıların propagandasına karşı girişimlerimiz sürecektir. PKK finansman bağlamında Avrupa ile etkileşim içindedir. PKK’nın finans kaynağının kurutulması için her türlü çabayı yürütüyoruz. PKK’nın zorla silah altına aldığı çocukların durumu BM raporlarına yansımıştır.”

    ‘BAZI İLERİ TEDBİRLER ALMAK DURUMUNDA KALACAĞIZ’

    Fidan, TBMM’de terörle mücadeleye dair yaptığı konuşmada Türkiye’in Irak’ın kuzeyinde Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) yapısıyla terör örgütü PKK konusunda anlaşmazlık yaşadığına dikkat çekerek; “KYB ile ilgili de bazı ileri tedbirler almak durumunda kalacağız” ifadelerini kullandı

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’den Can Atalay formülü: Erdoğan, ‘Vekilliği düşürme’ önerisini Bahçeli ve Kurtulmuş’a sundu

    AKP’den Can Atalay formülü: Erdoğan, ‘Vekilliği düşürme’ önerisini Bahçeli ve Kurtulmuş’a sundu



    Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına rağmen tutukluluğu sürdürülen Milletvekili Can Atalay ile ilgili AKP’nin çözüm arayışı sürüyor. Gazete Pencere’den Nuray Babacan’ın haberine göre Atalay’la ilgili bazı AKP’liler öneriler getirdi. Buna göre, konunun daha fazla krize dönüşmemesi için, “Can Atalay’la ilgili milletvekilliğinin düşürülmesi kararının okunması, Atalay’ın AYM’ye yeniden başvuru yapması, yeni kararın TBMM’ye gönderilmesinin ardından da yemin ederek göreve başlaması” önerisinin gündemde olduğu öne sürüldü.

    AKP'den Can Atalay formülü: Erdoğan, 'Vekilliği düşürme' önerisini Bahçeli ve Kurtulmuş'a sundu - Resim : 1

    İddialara göre AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, söz konusu öneriyi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de sunuldu.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, “Bu meselenin suhuletle çözülmesi en doğru yol” görüşünü savunduğu ve makamı gereği iyi polis rolünü korumaya çalıştığı ifade edildi.

    YENİ ÖNERİLER

    Babacan’ın konuyla ilgili diğer aktardıkları şöyle:

    Adalet Bakanlığı bürokrasisi dahil hukukçu AKP’lilerin bazıları, Can Atalay kararının okunması sürecinde, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndaki benzer aşamaların gerçekleşebileceğini dile getiriyorlar. Bu öneriyi savunanlar, TBMM Başkanı’nın “Milletvekilliğinin düşürülmesi kararını okutması, bunun ardından yeni bir sürecin başlatılması, Can Atalay’ın AYM’ye yeni bir başvuru yapması, milletvekili hakkını savunan ve tahliye talebinde bulunan yeni karar, direkt TBMM’ye gönderileceği için Yargıtay’ın aradan çekilmesi, TBMM yönetiminin de yemin ettirerek, Atalay’ın göreve başlamasının sağlaması sürecini başlatması” görüşünü dile getiriyor.

    Tamamını okumak için tıklayın

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Devletin zirvesinde ani görüşme trafiği: Erdoğan önce Bahçeli’yle ardından Kurtulmuş’la görüşecek

    Devletin zirvesinde ani görüşme trafiği: Erdoğan önce Bahçeli’yle ardından Kurtulmuş’la görüşecek



    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Saray’da görüşeceği açıklandı.

    Basına kapalı olarak yapılacağı belirtilen görüşme 15.55’te başlayacak.

    Erdoğan, Bahçeli ile görüşmesinin ardından saat 17.00’de de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u ağırlayacak.

    YARGITAY KARARININ MECLİS’TE OKUNMASINI İSTEDİKLERİ ÖNE SÜRÜLMÜŞTÜ

    İkinci AYM kararına rağmen tahliye edilmeyen TİP Milletvekili Can Atalay’la ilgili Bahçeli ve Erdoğan’ın, Yargıtay kararının okutulmasını istedikleri öne sürülmüştü.

    Meclis Başkanı Kurtulmuş ise, Can Atalay kararı üzerinden AYM ve Yargıtay arasında yaşanan krize ilişkin “Meclis’in gündemi içerisinde bu konu gündeme geldiğinde ama şimdi bir şey söylemek istemem. Meselenin suhuletle çözülmesi en doğru yol. Dolayısıyla bu konuda ortaya çıkmış bir şey yok, süreç içerisinde bunu da göreceğiz” demişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meclis Başkanı Kurtulmuş’tan yeni Anayasa çıkışı: Muhalefete büyük görev düşüyor

    Meclis Başkanı Kurtulmuş’tan yeni Anayasa çıkışı: Muhalefete büyük görev düşüyor



    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, katıldığı bir canlı yayında yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Kurtulmuş, “Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden geri dönüşün olmayacağı aşikar. Halkımız 3 kez bu sisteme olan güvenini teyit etti. Geri dönüş yok” dedi.

    Kurtulmuş’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “Türkiye’de yapılan referandum ile bir sistem değişikliğine gidildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili 5 yıllık bir uygulama var. Türkiye’de önce gerçekten çok kapsamlı anayasa değişikliği ortamını oluşturmak. Bu anayasa değişikliği tartışmaları içerisinde bu ve benzeri konuların bir bütün olarak tartışılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim.

    Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden geri dönüşün olmayacağı aşikar. Halkımız 3 kez bu sisteme olan güvenini teyit etti. Geri dönüş yok.

    Şahsen tercih edeceğim yol, anayasa tartışmalarının içerisinde doğru zeminde doğru yöntemlerle bu konuların tartışılması. Yaptığımız tartışmalar ülkemizin geleceği ile ilgili. Bunun böyle sakın ve bilimsel verilerle bir anaysa tartışma platformu çerçevesinde ele alınacak konu olarak görürüm.

    YENİ ANAYASA TARTIŞMALARI

    Partiler arasında müzakere ortamı oluşturulmalı. Medeni bir müzakere ortamı oluşturmaya çalışıyorum.

    Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünü idrak eden bir Meclis. Özgür ve hiçbir önyargı ortaya koymaksızın bizim dağarcığımızda ne varsa ortaya koymamız lazım. Medeni bir müzakere ortamı oluşturmaya çalışıyorum. Her partinin ayrıca çalışmaları var. Bunların hepsi ortaya konulur. Gönlümüz arz eder ki parlamentodan 400 oy olarak anayasa teklifi geçmiş olsun. Milletin anayasası olsun. Artık Türkiye’ye yeni anayasa yapmak yakışır. Hatta bir zorunluluktur. Muhalefet partilerine büyük görev düşüyor.

    CAN ATALAY’IN TUTUKLULUĞUNA İLİŞKİN

    Bu tartışmanın da mevcut anayasadan kaynaklandığını görüyoruz. TBMM’nin tavrı belli. Milletvekili yeminin yapıldığı gün Meclis’te isminin okunması arkasından da partilerin ortak eğilimi ile birlikte İnsan Hakları Komisyonu’na seçilmesi Meclis’in tavrını ortaya koyan bir şeydir. Hiçbir gücün TBMM’ye görev verme hakkı yoktur. TBMM yasamanın merkezi olarak gerektiğinde yasaları, anayasayı değiştirecek güce sahiptir. TBMM’nin tartışmanın bir tarafı haline getirilmemesi için özel bir gayret gösteriyorum. Kimse TBMM’ye ödev vermeye kalkmasın.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***