Etiket: Nükleer saldırı

  • Putin: Rusya nükleer savaş için hazır, ABD’nin Ukrayna’ya asker göndermesini müdahale sayarız

    Putin: Rusya nükleer savaş için hazır, ABD’nin Ukrayna’ya asker göndermesini müdahale sayarız


    Finlandiya sınırına asker konuşlandıracaklarını açıklayan Rusya Devlet Başkanı, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine tepkisini sert ifadelerle dile getirdi.

    REKLAM

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı ülkelerine, Moskova’nın teknik olarak nükleer bir savaşa hazır olduğu uyarısında bulundu.

    Putin, ABD’nin Ukrayna’ya asker göndermesi durumunda ülkesinin bunu bir müdahale olarak değerlendireceğini bildirdi.

    Ülkesinde 15-17 Mart tarihlerinde düzenlenecek seçim öncesinde Rus basınına kapsamlı açıklamalarda bulunan 71 yaşındaki Putin, Moskova’nın nükleer savaş senaryosu konusunda “acele etmediğini” belirterek, ülkesinin Ukrayna’da nükleer silah kullanımına gerek görmediğini söyledi.

    Putin, “ülkenin nükleer bir savaşa gerçekten hazır olup olmadığı?” yolundaki bir soru üzerine “Askeri ve teknik açıdan bakıldığında elbette hazırız” dedi.

    Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılımı

    Finlandiya sınırına asker konuşlandıracaklarını açıklayan Rusya Devlet Başkanı, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine tepkisini sert ifadelerle dile getirdi.

    İki ülkenin NATO’ya katılmasını “anlamsız bir adım” olarak nitelendiren Putin, nükleer savaş tehdidini bir kez daha yineledi.

    Putin, “Rusya’nın varlığı tehdit edilirse nükleer silah kullanmaya hazır olduklarını” açıkladı.

    “Silahlar onları kullanmak için var ve bizim ortaya koyduğumuz kendi prensiplerimiz var.” diyen Putin, “Nükleer savaşa gerek yok, ama olursa buna teknik olarak hazırız.” dedi.

    ABD’nin nükleer testleri yapması durumunda Rusya’nın da aynısını yapabileceğini ifade eden Putin,

    “Bu gerekli değil… hala bunun hakkında düşünmemiz gerekiyor ama aynısını yapabileceğimizi de göz ardı etmiyorum.” dedi.

    Putin, Rusya’nın Şubat 2022’den bu yana çatışmaların sürdüğü Ukrayna’da hiçbir zaman nükleer silah kullanma ihtiyacıyla karşılaşmadığını söyledi.

    Putin, “Kitle imha silahlarını neden kullanmamız gerekiyor? Hiçbir zaman böyle bir ihtiyaç olmadı.” dedi.

    Ukrayna ile müzakereler

    Rusya’nın Ukrayna konusunda ciddi görüşmelere hazır olduğunu kaydeden Putin, “Rusya, Ukrayna konusunda müzakerelere hazır, ancak bu müzakereler gerçekliğe dayanmalı.” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CNN: ABD 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya olası nükleer saldırısına karşı ciddi hazırlık yaptı

    CNN: ABD 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya olası nükleer saldırısına karşı ciddi hazırlık yaptı


    CNN’e göre Biden yönetimini böylesine bir değerlendirmeye ulaştıran şey tek bir gösterge değil, gelişmelerin, analizlerin ve en önemlisi son derece hassas yeni istihbarat bilgilerinin toplamı.

    REKLAM

    Amerika Birleşik Devletleri’n’de (ABD) yayın yapan CNN kanalının haber sitesinde çıkan bir araştırma, Washington yönetiminin 2022 sonlarında Rusya’nın Ukrayna’ya olası nükleer saldırısına karşı “ciddi” bir şekilde hazırlık yaptığını ortaya koydu.

    ABD’de üst düzey iki yöneticinin görüşlerine atıfta bulunulan haberde, Biden yönetiminin özellikle Rusya’nın savaş alanında taktik veya nükleer silah kullanma ihtimali karşısında endişelendiği aktarıldı.

    Haberi kaleme alan ve aynı zamanda “Büyük Güçlerin Geri Dönüşü” isimli kitabı 12 Mart’ta satışa çıkacak olan araştırmacı gazeteci Jim Sciutto, ABD yönetiminin endişeleriyle ilgili ciddi kanıtları detaylarıyla gündeme getirdi.

    İlk olarak ABD’li yetkililerin Rusya’nın 2022’de taktiksel nükleer silah kullanmasından endişe duyduklarını bildirdiğini yazan Jim Sciutto, yeni kitabında üst düzey yetkililer tarafından yürütülen benzeri görülmemiş seviyedeki acil durum planlamasına ilişkin özel ayrıntıları paylaştı ve Biden yönetiminin durumdan giderek daha fazla “paniğe” kapıldığını aktardı.

    Sciutto, “Üst düzey yönetimin bir yetkilisi bana, ‘Çatışmanın gidişatı bu yöndeydi ve biz de buna inandık. Bunun olmasını önlemek için titizlikle hazırlanmanın ve mümkün olan her şeyi yapmanın hakkımız olduğunu düşünüyorum.’ diyerek endişesini dile getirdi” dedi.

    ABD’li araştırmacı gazeteciye göre, Biden yönetimini böylesine şaşırtıcı bir değerlendirmeye ulaştıran şey tek bir gösterge değil, gelişmelerin, analizlerin ve en önemlisi son derece hassas yeni istihbarat bilgilerinin toplamı.

    Milli Güvenlik Kurulu, nükleer saldırıya karşı hazırlık yaptı

    Yönetimin korkusunun “sadece varsayımsal olmadığını, aynı zamanda toplanan bazı bilgilere de dayandığını” yineleyen gazeteci, aynı üst düzey yetkilinin kendisine “Artık düşünülemez olan bir olayın bu kez gerçekten gerçekleşmesi durumunda mümkün olan en iyi konumda olacak şekilde plan yapmamız gerekiyordu.” dediğini ifade etti.

    Jim Sciutto, Milli Güvenlik Kurulu’nun yaz sonundan 2022 sonbaharına kadar olan dönemde Rusların nükleer silah kullanma olasılığına karşı her türlü önlemi ayrıntılı bir şekilde masaya yatırdığını bildirdi.

    Rus ordusu 2022 yazı sonlarında geriliyordu

    ABD’li araştırmacı gazeteci haberinde, 2022 yazının sonlarının, Ukrayna’daki Rus kuvvetleri için parlak geçmediğini ve Ukrayna güçlerinin güneyde Rus işgali altındaki Herson’a doğru ilerlediğini hatırlatarak, “Bu şehir, işgalden sonra Rusya’nın kazandığı en büyük ödül olmuştu. Ancak bu tarihlerde Ukrayna’nın karşı taarruzuna kapılma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Daha da önemlisi, Ukrayna kuvvetleri ilerledikçe tüm Rus birimlerinin kuşatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıydı. ABD yönetimi içindeki görüş, böylesine yıkıcı bir kaybın nükleer silah kullanımı için ‘potansiyel bir tetikleyici’ olabileceği yönündeydi.” dedi.

    CNN’in haberinde ABD’nin böyle bir değerlendirmeyi, Moskova’nın taktiksel bir nükleer saldırıyı, Ukrayna’da Rusya’nın elinde bulunan toprakların daha fazla kaybedilmesine ve Rusya’ya yönelik herhangi bir potansiyel saldırıya karşı caydırıcı olarak görebileceği endişesiyle yaptığı kaydedildi.

    Rusların ‘kirli bomba’ iddiası

    Yine aynı haberde Rusya tarafından ortaya atılan ve Ukrayna’nın kendi topraklarında ‘kirli bomba’ kullanmaya hazır olduğu yolundaki asılsız iddiaların, Moskova’nın nükleer bomba seçeneğine başvurmak için gerekçe olarak kullanabileceği yolundaki endişelere işaret edildi.

    Kirli bombalar, geleneksel patlayıcıların yanı sıra radyoaktif malzeme içeriyor. Geleneksel patlayıcısı infilak ettiğinde havaya uranyum gibi radyoaktif maddeler saçıyor.

    Nükleer bombalarda kullanılan yüksek derecede rafine radyoaktif malzemeye gerek duyulmuyor. Bunun yerine hastanelerden, nükleer santrallerden veya araştırma laboratuvarlarından elde edilen radyoaktif malzemeler kullanabiliyor.

    Bu durum, bu tip bombaları nükleer silahlardan daha ucuz ve daha hızlı bir hale getirebiliyor. Örneğin, bir aracın arkasında rahatça taşınabiliyorlar.

    CNN’nin haberinde ABD’nin, Rusya’yı böyle bir nükleer saldırıdan caydırmak için müttefik olmayanların, özellikle de Çin ve Hindistan’ın yardımını almaya çalıştığı bildirildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hiroşima Belediye Başkanı: Dünya liderleri nükleer caydırıcılık teorisinin saçmalığı ile yüzleşmeli

    Hiroşima Belediye Başkanı: Dünya liderleri nükleer caydırıcılık teorisinin saçmalığı ile yüzleşmeli


    Japonya’nın Hiroşima kentine atılan atom bombasının 78’inci yıl dönümüne “nükleer caydırıcılık” konusu damgasını vurdu.

    Dünyada ilk kez atom bombasının atıldığı kent olan Hiroşima’da yetkililer, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali üzerine nükleer silahların caydırıcı olarak desteklenmesi görüşünün güç kazanmasını eleştirdi.

    Kente atom bombası atılmasının 78’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde konuşan Hiroşima Belediye Başkanı Kazumi Matsui, “Dünyanın dört bir yanındaki liderler, şu anda bazı politika yapıcılar tarafından dile getirilen nükleer caydırıcılık teorisinin saçmalığı gerçeğiyle yüzleşmeli. Bizi şu anki tehlikeli durumdan ideal dünyamıza doğru yönlendirecek somut adımları derhal atmalı” dedi. 

    İki ay önce Hiroşima’da bir araya gelen dünyanın en gelişmiş ekonomisine sahip G7 ülke liderlerinin, nükleer silahların caydırıcı olarak haklılığını savunan bildiri yayınlamıştı. 

    Japonya’nın da aralarında olduğu G7 ülkelerinin liderleri, ortak bildiride nükleer silahların kullanılmaması çağrısında bulunmasına karşın, “savunma amaçlarına hizmet etmek, saldırganlığı caydırmak, savaş ve zorlamayı önlemek için bu tür silahlara sahip olmayı da haklı bulduğunu” belirtmişti.

    Hiroşima Valisi Hidehiko Yuzai de “Nükleer silahların barışı korumak için vazgeçilmez olduğunu söyleyen proaktif nükleer caydırıcılığa inananlar, sadece nükleer silahsızlanmaya doğru ilerlemeyi geciktiriyorlar.” dedi.

    Kişida: Nükleer silahsızlanma çatışmalar nedeniyle zor

    Anma törenine, atom bombası kurbanları tarafından Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na imza atmayı reddettiği için eleştirilen Japonya Başbakanı Fumio Kişida da katıldı.

    Parlamentoda Hiroşima kentini temsil eden Kişida, konuşmasında G7 liderlerinin nükleer silahsızlanma taahhüdünü ve Rusya’nın nükleer silah kullanma tehdidine yönelik kınamayı öne çıkardı.

    Kişida törende, nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyaya giden yolun artan gerilim ve çatışmalar nedeniyle zorlaştığını söyledi. “Ancak bu durum dünyanın yeniden ivme kazanmasını daha da önemli hale getiriyor.” diye konuştu.

    Hiroşima’daki anma töreni

    Amerika Birleşik Devletleri tarafından 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atılan bomba sonucu 140 bin kişi yaşamını yitirdi, kent yerle bir oldu.

    Patlayan bomba ve yayılan radyasyonun etkisiyle sağ kurtulan yüz binlerce kişi ya sakat kaldı ya da ömür boyu süren hastalıklara yakalandı.

    78’inci yıl anma töreni, Amerikan B-29 uçağı tarafından bırakılan bombanın kenti vurduğu sabah saat 8.15’te barış çanının sesiyle başladı. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından barışın simgesi olarak yüzlerce beyaz güvercin uçuruldu.

    Mart ayı itibarıyla, bombadan sağ kurtulanların sayısı 113 bin 649 olarak açıklandı. Yaş ortalaması 85 olan bu kişilerin bakımı devletin sağlık sigortası kapsamında yapılıyor. Ancak ülkede, “kara yağmur” olarak adlandırılan ve hedef alanına alanın ötesine yayılan bölgedeki kurbanların hala sağlık güvencesinden yoksun olduğu bildiriliyor.

    ABD, Hiroşima’dan üç gün sonra Nagasaki kentine bir başka atom bombası atmış ve kentte 70 bin kişinin ölümüne yol açmıştı.

    Japonya’nın 15 Ağustos’ta teslim olmasının ardından İkinci Dünya Savaşı sona erdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kuzey Kore lideri Kim’in kızkardeşi: Pyongyang’ın nükleer silahları Seul ordusunu imha eder

    Kuzey Kore lideri Kim’in kızkardeşi: Pyongyang’ın nükleer silahları Seul ordusunu imha eder


    Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo Jong, Seul’un ön alıcı saldırı başlatması halinde Güney Kore ordusunun “neredeyse tamamen imha kaderiyle yüzleşeceği” tehdidinde bulundu.

    Kim Yo Jong, ülkesiyle “askeri çatışmaya girmesi halinde” Güney Kore’ye karşı “nükleer silahları” kullanabileceklerini uyarısında bulundu.

    Ülkesinde Kuzey Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi Direktör Yardımcısı görevini yürüten Kim Yo Jong, Güney Kore Savunma Bakanı Suh Wook’un “ön alıcı saldırı” sözlerine tepki verdi.

    Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansına (KCNA) göre Kim, Suh’un “Kuzey’e karşı ön alıcı saldırı” terimi kullanmasını “geri dönüşü olmayan büyük bir hata” olarak niteledi.

    Güney’in “askeri çatışmayı tercih etmesi” olasılığına karşı Kim, “Bu durumda nükleer saldırı güçlerimiz kaçınılmaz olarak görevlerini yerine getirecektir” şeklinde konuştu.

    “Güney Kore ordusu ‘neredeyse tam imha’ kaderiyle yüzleşir”

    Bunun “sadece bir tehdit olmadığını” vurgulayan Kim, muhtemel bir savaşın önlenmesinin “öncelikleri” arasında yer aldığını ancak “savaş halinde korkunç saldırılar başlayacağını ve Güney Kore ordusunun ‘neredeyse tam imha’ kaderiyle yüzleşeceğini” ileri sürdü.

    Suh geçen hafta, Kuzey Kore’nin ülkesine füze fırlatma niyetinde olduğunu tespit etmeleri halinde kuzeye yönelik “ön alıcı saldırı başlatma hazırlığına” sahip olduklarını belirtmişti.

    Son deneme

    Kuzey Kore, 24 Mart’ta bir füze denemesi gerçekleştirmiş ve bunun “yeni tip” kıtalar arası balistik füze (ICBM) olduğunu açıklamıştı.

    Bu füzenin “ilk kez fırlatıldığı”, denemenin Kuzey Kore lideri Kim Jong-un nezaretinde gerçekleştiği belirtilmişti.

    Güney Kore, Kuzey Kore’nin füzesinin 6 bin 200 kilometrenin üzerindeki irtifada yaklaşık 1080 kilometre uçtuğunu bildirmişti.

    Japonya füzenin, Hokkaida’daki Oşima bölgesinin 150 kilometre batısına ve ulusal münhasır ekonomik bölge içerisine düştüğünü doğrulamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rapor | Nükleer füze ve bomba pazarı gelecek on yılda yüzde 73 artacak

    Rapor | Nükleer füze ve bomba pazarı gelecek on yılda yüzde 73 artacak


    ABD’de faaliyet gösteren bir araştırma şirketi tarafından yapılan çalışma, nükleer füze ve bombalarla ilgili pazarın 2020 yılına kıyasla 10 yıl içinde yüzde 73 büyüyerek 126 milyar dolara çıkacağı ortaya koydu.

    Merkezi ABD’nin Portland kentindeki Müttefik Pazar Araştırma şirketi tarafından düzenlenen ankete göre, 2020 yılında 73 milyar dolar olan nükleer füze ve bomba pazarı, 2030 yılına gelindiğinde 126 milyar doları geçecek.

    Rapor, bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını yüzünden artan sağlık harcamalarına rağmen jeopolitik krizler ve olası çatışmalar yüzünden savunma harcamalarının hız kesmeyeceği gösterdi.

    2020 yılı itibarıyla denizaltıdan atılan balistik füzelerin pazarın dörtte birini oluşturduğu hatırlatılan rapor, uçak ve karadan atılabilen füzelere kolayca yerleştirilebilen küçük nükleer savaş başlıklarına olan talebin gelecek yıllarda hızla artacağını ortaya koydu.

    2020 yılında bu pazarın yarısını Kuzey Amerika ülkeleri karşılarken, nükleer silahlarını hızla ve kapsamlı bir şekilde geliştirmeye çalışan Çin, Hindistan ve Pakistan‘ın girişimiyle bu eğilim Asya Pasifik bölgesine kayacak.

    Raporda, bununla birlikte nükleer denemeleri yasaklayan uluslararası sözleşmeler, bu pazarın gelişmesindeki en büyük engel olarak gösterildi.

    Nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmalarının artan etkisi ve ulusal çabalarla, depoda bulunan veya sökülmeyi bekleyen savaş başlıklarının sayısının artırılmasının öngörüldüğü hatırlatılan raporda, bununla birlikte, aktif silahlar, nükleer cephaneliklere yapılan yatırımların ve yeni savaş başlığı satın alımları yüzünden 2020’de silah pazarının “aslan payını” yani üçte ikisinden fazlasını nükleer füze ve bombalar oluşturduğuna dikkat çekildi.

    ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin geçen hafta, 2023 mali yılı için talep ettiği 813 milyar dolarlık savunma harcamaları bütçesi, 2000 yılından bu yana talep edilen en yüksek savunma bütçesi olarak tarihe geçmişti.

    Biden’in savunma bütçesi, özellikle balistik füze denizaltıları, bombardıman uçakları ve karadan atılan füzelerden oluşan nükleer silahların modernleştirilmesine öncelik verilmesini öngörüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden, Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanması durumunda karşılık vereceklerini açıkladı

    Biden, Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanması durumunda karşılık vereceklerini açıkladı


    ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanması durumunda karşılık vereceklerini ve bu karşılığın da kimyasal silahın kullanım şekline bağlı olacağını söyledi.

    Biden, Brüksel’de katıldığı NATO Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenleyerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanacağına ilişkin ellerinde bir istihbarat bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Biden, “Size şu an istihbarat verisi veremem, bu nedenle de sorunuzu yanıtlayamam. Ancak Rusya bunu (kimyasal silah) kullanırsa karşılık veririz. Bu karşılığın içeriği ise silahın kullanım şekline bağlı olur.” ifadesini kullandı.

    Biden başka bir gazetecinin “Rusya’nın G20’den çıkarılması gerektiğine inanıyor musunuz?” sorusuna “Buna cevabım evet. Bu durum G20’ye bağlı. Bugün bu konu da gündeme geldi. Eğer bu yapılamayacaksa, Endonezya ve diğer ülkeler buna karşı çıkarsa, Ukrayna’nın da toplantılara katılımını sağlamalıyız.” yanıtını verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***