Etiket: NATO

  • NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Çin, Avrupa’daki en büyük çatışmayı körüklüyor

    NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Çin, Avrupa’daki en büyük çatışmayı körüklüyor


    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Washington’a resmi ziyareti kapsamında Wilson Centre adlı düşünce kuruluşunda konuşma yaptı. ABD’nin tek başına çok büyük bir ülke olduğunu ancak NATO müttefikleriyle beraber herkesin ‘çok daha güçlü’ olduğunu belirten Stoltenberg, tüm müttefiklerin birbirini desteklemesi sonucunda saldırıların engellenebileceğini ifade etti.

    BİDEN İLE GÖRÜŞME

    Stoltenberg, Avrupa ülkelerinin ortak savunmaya çok daha fazla katkı sağladığına işaret ederek, “Avrupalı ülkeler savunma harcamalarını rekor seviyelere çıkardı” dedi.

    Bugün ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesinde savunmaya ilişkin yeni rakamlar açıklayacağını kaydeden Stoltenberg, bu yıl NATO müttefiklerinin 20’den fazlasının Gayrisafi Yurt İçi Hasılasının (GSYH) yüzde 2’sini savunmaya ayıracağını bildirdi.

    Stoltenberg, 5 yıl önce sadece 10’a yakın NATO üyesinin GSYH’sinin yüzde 2’sini savunma alanına yatırdığını anımsattı.

    RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

    Ukrayna’ya ihtiyaç duyduğu sürece yıllık en az 40 milyar avroluk askeri destek sağlamalarını içeren bir mali taahhüt önerdiğini hatırlatan Stoltenberg, “Moskova’nın bizi bekleterek vazgeçiremeyeceğini anlaması halinde savaş daha çabuk biter” değerlendirmesinde bulundu.

    Stoltenberg, Rusya’nın bugün de gelecekte de “saldırganlığın sonuç vermeyeceğini” anlaması için çaba sarf edilmesi gerektiğini kaydederek Ukrayna’yı, NATO üyeliğine yakınlaştırmak için çalışmaya devam edeceklerini, bunun için farklı adımlar attıklarını anlattı.

    ‘SALDIRGAN RUSYA’DIR’

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in NATO ülkelerini “ikna etme” konusunda başarısız olduğunu söyleyen Stoltenberg, bu nedenle Ukrayna’ya güçlü desteğin sürdüğünü ifade etti. Stoltenberg, “Saldırgan Rusya’dır, Ukrayna’ya yönelik uzun yıllardır saldırgan bir tutum izlemiştir. Biz de Ukrayna’nın yasal meşru müdafaa hakkını destekliyoruz” diye konuştu.

    Putin’in yeniden bir nüfuz alanı inşa etmeye çalıştığını savunan Stoltenberg, diğer taraftan herhangi bir NATO müttefikine yönelik saldırı hazırlığında olduğuna ilişkin bir belirti olmadığını dile getirdi.

    ÇİN

    Stoltenberg, Ukrayna’daki savaşın güvenliğin bölgesel değil küresel bir mesele olduğunu gösterdiğinin altını çizerek Çin’in, Rusya’ya destek verdiğini kaydetti. “Çin, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’daki en büyük çatışmayı körüklüyor.” ifadesini kullanan Stoltenberg, aynı zamanda Pekin’in Batı ile iyi ilişkiler yürütmeye çalıştığını söyledi.

    Stoltenberg, “Çin ikisini birden elde edemez” diyerek, bu ülkenin aynı zamanda Kuzey Kore ve İran’la yakın ilişkisi bulunduğuna işaret etti.

    NATO Genel Sekreteri, Çin’in “yön değiştirmemesi halinde” müttefiklerin, Pekin’in faaliyetlerini maliyetli kılmaya hazır olması gerektiğini ifade etti. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin’den Batı’ya uyarı: NATO-Rusya çatışması 3. Dünya Savaşı’na götürür

    Putin’den Batı’ya uyarı: NATO-Rusya çatışması 3. Dünya Savaşı’na götürür


    Rusya lideri Putin, seçimlerin ardından pazartesi günü uluslararası gazetecilerin sorularını yanıtladı

    REKLAM

    Rusya”da beşinci kez devlet başkanlığı seçimlerini kazanan Vladimir Putin Batı’yı, Rusya ile ABD liderliğindeki NATO askeri ittifakı arasında doğrudan bir çatışmanın Üçüncü Dünya Savaşı’na bir adım kalması anlamına geleceği konusunda uyardı.

    NATO askeri personelinin halihazırda Ukrayna’da bulunduğunu ve Rusya’nın savaş alanında hem İngilizce hem de Fransızca konuşulduğunu tespit ettiğini belirten Putin, “Bunda iyi bir şey yok, her şeyden önce onlar için, çünkü orada çoğu ölüyor.” dedi.

    “Modern dünyada herşey mümkün”

    Seçimleri kazanmasının ardından yaptığı basın toplantısında Putin’e Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçtiğimiz ay Ukrayna’ya kara birliklerinin konuşlandırılmasını göz ardı edemeyeceğini söylediği açıklaması ile ilgili sorular yöneltildi.  

    Macron’un açıklamaları ve Rusya ile NATO arasında bir çatışma riski ve olasılığı hakkında Reuters haber ajansı tarafından sorulan soruya Putin “Modern dünyada her şey mümkün.” yanıtını verdi, ancak Üçüncü Dünya savaşı’nın kimsenin istemediği görüşünü dile getirdi.

    Birçok Batılı ülke mesafeli yaklaşırken, özellikle Doğu Avrupa’daki bazı ülkelerin desteklediği Macron’un açıklamaları için “Herkes için açık ki, bu durumda tam ölçekli bir Üçüncü Dünya Savaşı bir adım ötede olacak. Ben kimsenin bununla ilgilendiğini sanmıyorum.” dedi.

    “Barış görüşmelerinden yanayız ama…”

    Macron’un Ukrayna’daki savaşı tırmandırmaktan vazgeçip barışın sağlanmasında rol oynamasını dilediğini belirten Putin “Görünen o ki Fransa bir rol oynayabilir. Henüz her şey kaybedilmiş değil.” diye konuştu.

    Putin “Bunu defalarca söyledim ve yine söyleyeceğim. Barış görüşmelerinden yanayız ama sadece düşmanın mermisi bittiği için değil.” ifadelerini yineledi.

    Ukrayna ile barış görüşmeleri konusunda yönetiminin yalnızca 1,5-2 yıl silahlanmaya ara vermek için değil, “gerçekten, ciddi bir şekilde, iki ülke arasında uzun vadede barışçıl, iyi komşuluk ilişkileri kurmak istiyorlarsa” ilgilendiklerini de sözlerine ekledi.

    “Gerekirse tampon bölge oluştururuz”

    Ukrayna’nın Rusya’daki seçimler öncesinde Rus topraklarına yönelik saldırılarını arttırdığına dair sorulara da yanıt veren Putin gerekirse Ukrayna topraklarında bir tampon bölge oluşturabileceklerini belirtti. 

    Seçim günü Ukrayna’nın sınıra yakın Belgorod’da iki kişinin ölümüne, okul ve mağazaların kapatılmasına yol açan hava saldırılarına değinen Putin, saldırılardan Ukrayna’yı sorumlu tutarak “Bugün meydana gelen trajik olayları göz önünde bulundurarak, uygun gördüğümüz bir noktada, bugün Kiev rejimi altında bulunan topraklarda belirli bir ‘sıhhi bölge’ oluşturmak zorunda kalacağımızı göz ardı etmiyorum.” diye konuştu.

    Putin, tampon bölgenin yabancı yapımı silahların Rusya topraklarına ulaşmasını engelleyecek kadar büyük olması gerekebileceğini de sözlerine ekledi.

    Navalny’nin takası

    Putin, 16 Şubat’ta Kuzey Kutbu’ndaki bir Rus hapishanesinde açıklanamayan bir şekilde hayatını kaybeden muhalefet lideri Alexey Navalny’nin akıbetiyle ilgili bir soruya da kamuoyu önünde ilk kez Navalny’nin adını kullanarak sadece “vefat ettiğini” söyledi.

    Putin, Navalny’nin ölümünden birkaç gün önce onu takas etme konusunda anlaştıklarını da belirtti. Putin mahkum takasına onay vermesiyle ilgili olarak “Ben ‘kabul ediyorum’ dedim. Tek bir şartım vardı – onu takas edeceğiz ama asla geri dönmeyecek.” diye konuştu.

    “Bütün dünya onlara gülüyor”

    Rusya’daki seçimlerle ilgili Amerika Birleşik Devletleri ve Batılı ülkelerden gelen eleştirileri reddeden Putin, eleştiri oklarını ABD seçimlere çevirdi.

    Beyaz Saray için seçimlerin demokratik olmadığını söyleyen ve Donald Trump’a karşı devlet gücünün kullanılmasını eleştirerek özgür ve adil olmadığını vurgulayan Putin, ABD için “Bütün dünya olanlara gülüyor. Bu tam bir felaket – bu demokrasi değil – bu da ne böyle?” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Stoltenberg’den Papa Francis’e tepki: Ukrayna’ya beyaz bayrak değil silah gerek

    Stoltenberg’den Papa Francis’e tepki: Ukrayna’ya beyaz bayrak değil silah gerek


    Stoltenberg, şu anda Ukrayna’ya teslim olmaktan bahsetmenin Ukraynalılar için trajedi olacağını söyledi

    REKLAM

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Papa Francis’in Ukrayna’nın “beyaz bayrak cesaretine” sahip olması ve Rusya’nın işgaliyle tetiklenen savaşın sona erdirilmesi için müzakere etmesi gerektiği yönündeki yorumlarına katılmadığını açıkça ifade etti.

    Stoltenberg Papa’nın sözleriyle ilgili olarak “Eğer müzakere edilmiş barışçıl ve kalıcı bir çözüm istiyorsak, bunun yolu Ukrayna’ya askeri destek sağlamaktan geçer.” yorumunu yaptı.

    Brüksel’deki NATO karargahında Reuters haber ajansına mülakat veren Stoltenberg, “Müzakere masasında yaşananlar, savaş alanındaki güçle ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır.” dedi.

    Stoltenberg, tepkisinin şu anda beyaz bayraktan bahsetmenin zamanı olmadığı anlamına gelip gelmediği sorusu üzerine de “Ukraynalıların teslim olmasından bahsetmenin zamanı değil. Bu Ukraynalılar için bir trajedi olur. Aynı zamanda hepimiz için de tehlikeli olacaktır.” cevabını verdi.

    Papa’nın tepki çeken ifadeleri

    Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis İsviçreli yayın kuruluşu RSI’ya verdiği mülakatta Ukrayna’nın Rusya ile barış görüşmelerini yürütmek için aynı masaya oturmaktan “utanmaması gerektiği” görüşünü dile getirmiş, “Bence en güçlü olan, duruma bakan, insanları düşünen, beyaz bayrak cesaretine sahip olan ve müzakere edendir.” ifadesini kullanmıştı.

    Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, Papa’nın sözlerie ilk tepkiyi sosyal medya hesabına göstererek “Bayrağımız sarı ve mavidir. Bu bayrakla yaşarız, ölürüz ve galip geliriz. Asla başka bir bayrak çekmeyeceğiz.” diye yazdı.

    Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy de Papa’nın müdahalesini “sanal arabuluculuk” olarak tanımladı ve “Bizi dualarıyla, tartışmalarıyla ve eylemleriyle destekliyorlar. Halkla birlikte olan bir kilise gerçekten de budur. 2 bin 500 kilometre uzakta, bir yerlerde, yaşamak isteyen biriyle sizi yok etmek isteyen biri arasında sanal arabuluculuk değil.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsveç, resmen NATO üyesi oldu

    İsveç, resmen NATO üyesi oldu



    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile İsveç Başbakanı Ulf Kirstersson, Washington’da yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

    İSVEÇ RESMEN NATO ÜYESİ

    İsveç’in NATO ittifakına katılmasına ilişkin resmi giriş protokolünü basına gösteren Blinken, “Bu katılım belgesi ile birlikte İsveç’e, (NATO’nun kurucu anlaşması) Washington Anlaşması’nın bir tarafı ve NATO’nun 32. üyesi olarak hoş geldiniz demek istiyorum.” ifadesini kullandı.

    İsveç’in katılımıyla NATO’nun artık daha da güçlü olacağını vurgulayan Blinken, “Bu İsveç için tarihi bir an, İttifak’ımız için tarihi bir an, NATO müttefiklerimizle transatlantik ilişkilerimiz için de tarihi bir an.” şeklinde konuştu.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsveç’in NATO’ya resmi olarak katıldığını bildirdi.

    “İsveç, NATO’nun 32. üyesi oldu ve masamızda hak ettiği yeri aldı. Pazartesi günü NATO karargahında bayraklarını göndere çekmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.” ifadelerini kullanan Stoltenberg, “İsveç’in katılımı NATO’yu daha güçlü, İsveç’i ve tüm İttifak’ı daha güvenli kılıyor.” değerlendirmesini yaptı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya uyardı: NATO askerleri Ukrayna’ya giderse çatışma kaçınılmaz

    Rusya uyardı: NATO askerleri Ukrayna’ya giderse çatışma kaçınılmaz


    NATO üyelerinin Ukrayna’da savaşmak üzere birliklerini göndermelerinin yaratacağı riskler konusundaki bir soruyu yanıtlayan Kremlin Sözcüsü Peskov, “Bu durumda olasılıktan değil (doğrudan bir çatışmanın) kaçınılmazlığından bahsetmemiz gerekir.” dedi.

    REKLAM

    Rusya’da Kremlin yönetimi, NATO üyelerinin Ukrayna’da savaşmak üzere asker göndermesi halinde Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) liderliğindeki NATO askeri ittifakı arasında çatışmanın “kaçınılmaz” olacağı uyarısında bulundu.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Ukrayna’ya destek konferansının kapanışında yaptığı konuşmada, NATO üyesi Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya asker göndermesinin ihtimaller arasında olduğunu ancak henüz bir fikir birliğine ulaşılmadığını belirtmişti. 

    Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Macron’un açıklamaları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “NATO ülkelerinden Ukrayna’ya birlik gönderilmesi olasılığının tartışılıyor olması çok önemli yeni bir unsurdur” ifadelerini kullandı.

    NATO üyelerinin Ukrayna’da savaşmak üzere birliklerini göndermelerinin yaratacağı riskler konusundaki bir soruyu da yanıtlayan Peskov, “Bu durumda olasılıktan değil (doğrudan bir çatışmanın) kaçınılmazlığından bahsetmemiz gerekir.” dedi. 

    Rusya ve NATO’nun en büyük gücü ABD dünyanın en büyük nükleer cephaneliklerine sahip. ABD Başkan Joe Biden, Rusya ve NATO arasındaki bir çatışmanın Üçüncü Dünya Savaşı’nı tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. 

    Fakat bir Beyaz Saray yetkilisi Reuters’e yaptığı açıklamada, ABD’nin Ukrayna’da savaşmak üzere asker gönderme planının olmadığını, NATO birliklerinin de Ukrayna’da savaşmak üzere gönderilmeyeceğini söyledi.

    ABD ve Almanya asker göndermeyecek

    Almanya Başbakanı Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un savaşı Rusya’nın kazanmaması için Ukrayna’ya asker gönderilebileceği önerisine karşı çıkarak Ukrayna’ya, Avrupa ve NATO ülkeleri tarafından askeri birliklerin gönderilmeyeceğini söyledi.

    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının ardından yaptığı değerlendirmede, “Ukrayna topraklarında Avrupa devletleri ya da NATO devletleri tarafından gönderilmiş hiçbir kara birliği, hiçbir asker olmayacak. Ülkelerimizde görev yapan askerler de savaşa aktif olarak katılmayacak.” şeklinde konuştu.

    Ukrayna’ya destek konulu konferansın kapanışında konuşan Macron, “Rusya’nın bu savaşı kazanmaması için ne gerekiyorsa yapacağız.” ifadesini kullanmıştı. Bu amaca ulaşmak için “her şeyin mümkün olduğu” mesajı veren Macron, Ukrayna’ya asker göndermenin “ihtimal dışı” bırakılmaması gerektiğini belirtmişti.

    Ukrayna’daki savaş Rusya’nın Batı ile ilişkilerinde 1962 Küba Füze Krizi’nden bu yana yaşanan en büyük krizi tetikledi ve Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce NATO ile Rusya arasında doğrudan bir çatışmanın tehlikeleri konusunda uyarıda bulunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan Parlamentosu, İsveç’in NATO’ya katılımını onayladı

    Macaristan Parlamentosu, İsveç’in NATO’ya katılımını onayladı


    Macaristan, İsveç’in katılım onayını bugün parlamentodan geçirerek İskandinav ülkesinin birliğe katılımının önünü açtı.

    REKLAM

    Macaristan Parlamentosu, uzun süredir beklettiği İsveç’in NATO üyeliğini onayladı. Türkiye’den sonra Macaristan’dan da onay alan İsveç, üye ülkelerin tümünün parlamentolarından vize almış oldu.

    Rusya’nın Ukrayna işgalinin ardından NATO’ya üyelik başvurusu yapan Finlandiya ve İsveç için süreç tamamlandı. Finlandiya’nın ardından İsveç’te Macaristan’dan çıkan katılım onayı ile NATO üyesi oluyor. 

    İsveç’in NATO’ya üyeliği için 188 milletvekili “evet” oyu kullanırken, 6 milletvekili ise “hayır” oyu verdi.

    Türkiye bu iki ülke ile yürütülen uzun diplomatik görüşmelerin ardından önce Finlandiya’ya ardından da İsveç’e onay vermişti. Onayın ardından ABD Türkiye’ye F16 satışına onay vermişti.

    Macaristan, İsveç’in katılım onayını bugün parlamentodan geçirerek İskandinav ülkesinin birliğe katılımının önünü açtı.

    Kararın ardından açıklama yapan İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, “Bugün İsveç için tarihi bir gün. NATO’daki sorumluluklarımızı yerine getirmeye hazırız” dedi.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de bir açıklama yaparak, “Macaristan Parlamentosu’nun kararını memnuniyetle karşılıyorum. İsveç’in aramıza katılışı bizi daha güçlü ve güvenli yapacak” ifadesini kullandı.

    Macaristan ile İsveç arasında yaşanan bazı gerginlikler nedeniyle süreç uzamış, Macar tarafı oylamanın yapılabilmesi için İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un Budapeşte’yi ziyaret etmesi koşulunu öne sürmüştü.

    Kristersson, 23 Şubat’ta, başkent Budapeşte’de Macar mevkidaşı Viktor Orban ile NATO üyeliğini görüşmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan onay verdi: İsveç NATO’ya katılıyor

    Macaristan onay verdi: İsveç NATO’ya katılıyor



    Macaristan Parlamentosu, İsveç’in NATO’ya katılımını onayladı.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg karar sonrası, ”İsveç’in NATO üyeliği hepimizi daha güçlü ve güvenli kılacak.” açıklamasında bulundu.

    İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ise ”NATO’da sorumluluk almaya hazırız.” diye konuştu.

    Oylama, tarihsel olarak tarafsız olan İsveç’in NATO’ya katılmak için başvurmasından yaklaşık 2 yıl sonra aylardır süren belirsizliğe ve diplomatik çekişmelere de son verdi.

    Cuma günü İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile Macar mevkidaşı Viktor Orbán arasında yapılan toplantıda kararı alınan oylama bugün başkent Budapeşte’de gerçekleşti.

    İki ülke liderleri farklılıklarını bir kenara bırakarak “birbirleri için ölmeye hazır olduklarını” söylemişti.

    İki ülke ayrıca Macaristan’ın başkentinde gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında İsveç’in daha önce sattığı 14 adete ek olarak dört yeni Gripen uçağı satma sözü verdiği yeni bir askeri anlaşma imzaladı.

    Türkiye, İsveç’in NATO başvurusuna geçen ay onay vererek Macaristan’ı son kararı alacak ülke konumunda bıraktı.

    İsveç’in NATO’ya katılım başvurusu daha önce Türkiye ve Macaristan’ın itirazları üzerine ertelenmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rakamlarla üçüncü yılına giren Rusya’nın Ukrayna işgali

    Rakamlarla üçüncü yılına giren Rusya’nın Ukrayna işgali


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil Fransızca

    Ukrayna topraklarının yüzde 18’i şu anda Rusya tarafından işgal edilmiş durumda. 6,4 milyondan fazla Ukraynalı ise mülteci konumunda.

    REKLAM

    Rusya’nın Ukrayna’daki işgali üçüncü yılına girdi. Bu süreçte sivil ve askeri kayıplar ne kadar? Kiev’e ne kadar yardım sözü verildi ve ulaştırıldı? Kaç Ukraynalı mülteci ya da yerinden edilmiş durumda? İki yılı geride kalan savaşın bilançosu:

    Mali ve askeri yardım

    Şubat 2024 başında Avrupa Birliği Ukrayna için 50 milyar euroluk yeni bir paketi onayladı.

    Amerikan tarafında ise aylar önce Kiev’e vaat edilen 60 milyar dolar Cumhuriyetçi temsilcilerin vetosu nedeniyle hala Kongre’de bloke edilmiş durumda.

    Avrupa Birliği Ukrayna’nın en büyük bağışçısı konumunda. Ukrayna’ya vaat edilen ve teslim edilen askeri, mali ve insani yardımları ölçen Kiel Enstitüsü‘ne göre, 24 Ocak 2022 ve 15 Ocak 2024 tarihleri arasındaki taahhütler 144 milyar euro’dan fazla.

    Ukrayna Destek Takibi projesinin başkanı Pietro Bomprezzi, “Belirli paketlere sadece 77 milyar euro tahsis edildiğini not ediyoruz. Dolayısıyla vaat edilenler ile mali açıdan gerçekte sağlananlar arasında oldukça önemli bir fark var” dedi.

    Ekonomist, “Bu farkın büyük bir kısmı AB’nin Haziran 2023’ten bu yana uzun süredir tartışılan ve ancak yakın zamanda onaylanan 50 milyar gibi çok önemli bir mali taahhüdünden kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

    Amerika Birleşik Devletleri ise Ukrayna’ya en fazla yardım sağlayan ikinci ülke konumunda. Kiel Enstitüsü’ne göre Wahsington 67 milyar euro’dan fazla yardım sözü verdi.

    Sadece askeri yardımlara bakacak olursak, Washington 42 milyar euroyu aşan taahhüdüyle bu kez en büyük bağışçı konumunda. 

    “Çatışma çıkmazı”

    Yaklaşık bin kilometre boyunca uzanan cephe hattı son aylarda pek değişmedi. Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü Uluslararası Güvenlik Çalışmaları Direktörü Neil Melvin’e göre bu durum çatışmanın “tıkanmaya” başladığının bir işareti.

    Ukrayna ‘nın yaklaşık yüzde 18’i şu anda Rusya tarafından işgal edilmiş durumda.

    Karadeniz’de başarı

    Her iki uzman da Ukrayna’nın 2023 yazındaki karşı saldırısının başarısız olduğu konusunda hemfikir.

    Neil Melvin, karşı saldırının başlangıcında belirlenen hedeflere “önemli ilerlemeler ” ve “Ruslardan önemli miktarda toprak alınması” Ukraynalıların büyük çabalarına ve müttefiklerinin desteğine rağmen ulaşılamadığını belirtiyor.

    Peter Dickinson, bu başarısızlığın “Ukrayna ordusunun moraline ve güvenilirliğine büyük bir darbe vurduğunu” doğruluyor. Karada ilerleme kaydedilemese de Kiev Karadeniz’de birkaç başarı elde etti. Ukrayna’nın Rus deniz kuvvetlerine yönelik saldırıları tahıl koridorunu Ukrayna ihracatı için yeniden açtı.

    14 Şubat 2024’te Ukrayna, Kırım açıklarında büyük bir Rus çıkarma gemisini batırdığını iddia etti. Moskova bu kaybı doğrulamadı.

    “Devlet sırları”

    Ukrayna’da iki yıldır devam eden savaş sırasında yaralanan ya da ölen sivil ve askeri personel sayısını tahmin etmek zor. Neil Melvin’e göre bunlar “devlet sırrı”.

    Aralık 2023’te gizliliği kaldırılan bir ABD istihbarat raporunda Rus tarafında yaralanan ya da ölen 315 bin asker listelendi. 

    New York Times, Ağustos 2023’te Amerikalı yetkililerin tahminlerine dayanarak 70 bin Ukraynalı askerin öldürüldüğünü ve 100 bin ila 120 bin arasında askerin yaralandığını açıkladı. Rus kayıplarının ise daha yüksek olduğu belirtildi. Buna göre savaşın başlangıcından Ağustos 2023’e kadar 120 bin Rus askeri öldü ve 170 bin ila 180 bin arasında asker de yaralandı.

    “Demografik kriz”

    Askeri kayıplar nedeniyle her iki taraf da birliklerini yeniden oluşturmaya çalışıyor. Ukrayna’da askere alınma yaşının 27’den 25’e düşürülmesini öngören bir yasa tasarısı hazırlandı.

    REKLAM

    Ukrayna’da bu tartışma sürerken “İki yıldır hiç ara vermeden savaşan insanlar var. Çok yorulmuş durumdalar” diyen Peter Dickinson, “Ukrayna kuvvetleri çok yüksek olan kendi kayıplarını yenilemek zorunda. Ayrıca cephede savaşanlara rotasyon yapma, mola fırsatı vermeleri gerekiyor” dedi. 

    Cephe hattındaki askerlerin yaş ortalaması şu anda 43 civarında. Bu nedenle Kiev, demografik geleceğinin bağlı olduğu gençleri feda etmeden birliklerini yenileme ikilemiyle karşı karşıya.

    6,4 milyon mülteci

    Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgalinin başlamasından bu yana 10 milyondan fazla Ukraynalı evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bunların 6,4 milyondan fazlası yurt dışında mülteci konumunda.

    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR) göre, Ukraynalı mültecilerin toplam sayısı 2022 sonu (5,7 milyon) ile 2023 sonu arasında yüzde 5 oranında arttı.

    Ukraynalı mültecilerin büyük çoğunluğu Avrupa ülkelerine sığındı. Avrupa’da mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerin başında Almanya (1.1 milyon), Polonya (957 bin) ve Çek Cumhuriyeti (376 bin) geliyor.

    REKLAM

    Louise Donovan, “Diğerleri ise, genellikle aile bağları varsa, diğer Avrupa ülkelerinde bir tür sosyal destek ağına sahiplerse, daha uzaklara gittiler” diye açıklıyor.

    Ayrıca 3.7 milyon Ukraynalı da kendi ülkeleri içinde yerinden edilmiş durumda. Yaklaşık 900 bin kişi üç aydan uzun bir süredir Ukrayna’ya geri dönmüş durumda.

    Buna ek olarak, Avrupa’daki Ukraynalı mültecilerin yaklaşık yüzde 39’u ailelerini ziyaret etmek ya da mülklerinin durumunu kontrol etmek için Ukrayna’ya ‘kısa süreli ziyaretler’ gerçekleştirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Trump: NATO’ya borcunu ödemeyen üye ülkelere Rusya’nın saldırmasını teşvik edeceğim

    Trump: NATO’ya borcunu ödemeyen üye ülkelere Rusya’nın saldırmasını teşvik edeceğim


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Donald Trump NATO’ya borcu olan üye devletlere Rusya’nın saldırmasını teşvik edeceğini söyledi.

    REKLAM

    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) kasım ayında gerçekleşecek başkanlık seçimlerine katılması beklenen eski Başkan Donald Trump, NATO’ya borcunu ödemeyen ülkelere Moskova’nın saldırmasını “teşvik edeceğini” açıkladı.  

    Başkanlığı sırasında NATO savunma harcamaları hedeflerini tutturamayan üye ülkelerin ABD tarafından korunmayacağını vurgulayan Cumhuriyetçi aday adayı, bu ülkelerin Rusya tarafından saldırıya uğraması gibi bir senaryoda Moskova’yı “ne isterse yapması” için “cesaretlendireceği”ni belirtti.

    Cumartesi günü Güney Carolina’daki bir miting sırasında NATO liderleriyle yaptığı bir toplantıdan alıntı yapan Trump, ismini vermediği bir ülke liderinin “Peki eğer ödeme yapmazsak ve Rusya tarafından saldırıya uğrarsak bizi koruyacak mısınız?” sorusuna verdiği şu yanıtı aktardı:

    “Dedim ki: Borcunuzu ödemediniz mi?’ Diyelim ki öyle oldu. Hayır, sizi korumam. Hatta onları istedikleri her şeyi yapmaları için teşvik ederim. Ödemek zorundasın.”

    Beyaz Saray: “Trump’ın açıklaması dehşet verici”

    Beyaz Saray sözcüsü Andrew Bates ise Trump’ın yorumlarını “dehşet verici ve akıl dışı” olarak nitelendirerek “En yakın müttefiklerimizin işgalini teşvik etmek… Amerikan ulusal güvenliğini, küresel istikrarı ve ekonomimizi tehlikeye atar.” dedi.

    Rusya’nın 2014 yılında Ukrayna’nın Kırım Yarımadasını ilhak etmesinin ardından NATO ülkeleri 2024’e kadar GSYH’lerinin yüzde 2’sini savunmaya harcamayı kabul ederek Soğuk Savaş’tan bu yana yapılan kesintileri tersine çevirmişti.

    Almanya’dan da tepki

    Trump’ın açıklamalarına Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan da tepki geldi. Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Bu NATO inancı Anchorage’dan (Alaska) Erzurum’a 950 milyondan fazla insanı güvende tutuyor.” denildi.

    Avrupa’da ABD desteği endişesi

    Trump’ın açıklaması, Demokrat Başkan Joe Biden’ın Kiev’e gittikçe daha fazla ihtiyaç duyduğu ABD desteğini gönderme çabalarının aşırı sağcı muhalefet nedeniyle Kongre’de engellendiği sırada geldi.

    Trump’ın başkanlık seçimlerinden zaferle çıkması bu sebeple de Avrupa ülkelerinde endişe ile karşılandı. 

    Ayrıca Trump’ın ilk döneminde Avrupa ülkelerine mesafe koyup Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı övmesi Avrupalı müttefiklerle yeni Washington yönetiminin nasıl bir bağ kuracağı konusundaki endişeleri daha da artırıyor.

    Trump kampanya konuşmalarında sürekli olarak NATO gibi uluslararası örgütleri eleştiriyor ve Washington’un bu örgütler için milyarlarca dolar harcamasına karşı çıkıyor.

    Her ne kadar Trump başkanlık görevi sırasında NATO’nun bir veya daha fazla üyesine yönelik silahlı bir saldırının tüm üyelere yönelik olduğunu kabul eden 5. Maddeyi onaylamış da olsa, NATO müttefiklerini “ABD ordusuna yapışmış sülükler” olarak tanımlıyor. 

    NATO, şu anda 31 olan NATO üyesi ülkelerin yedisinin, yüzde 2’lik savunma harcaması yükümlülüğünü yerine getirdiğini bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kremlin doğruladı: Türk bankaları Rus şirketlerinin hesaplarını kapatmaya başladı

    Kremlin doğruladı: Türk bankaları Rus şirketlerinin hesaplarını kapatmaya başladı



    Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik başlattığı savaş devam ediyor. ABD ve AB ülkeleri Rusya’ya yönelik yaptırımlarına devam ederken; NATO üyesi olan ve Rusya’ya karşı yaptırımlara katılmayan Türkiye’ye de yaptırımların delinmemesi konusunda baskı uyguluyor.

    Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasının ardından, ABD, F-16 satışında adım attı, Ankara’ya yönelik uygulanan silah ambargoları da kaldırılmaya başlandı.

    TÜRK BANKALARINDAKİ RUS HESAPLARI DONDURULDU MU?

    Bugün Rus basınında, Türkiye’deki bankaların Rus şirketlere ait hesapları kapatmaya başladığı ileri sürüldü.

    Türkrus sitesinde yer alan habere göre; Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova’nın Rus şirketlerinin Türkiye’deki banka hesaplarıyla ilgili yaşanan ve Rus basının gündemine bir kez daha taşınan sorunlarla ilgili açıklama yaptı.

    Günlük basın brifinginde Peskov’a, Vedomosti gazetesinin bu sabah yayınladığı “Türkiye’deki bankalar Rus şirketlerin hesaplarını kapatmaya başladı” haberi soruldu.

    Kremlin doğruladı: Türk bankaları Rus şirketlerinin hesaplarını kapatmaya başladı - Resim : 2

    PESKOV: SORUNU BİLİYORUZ, TÜRK ORTAKLARIMIZLA DİYALOG HALİNDEYİZ

    Peskov Kremlin’in Türk bankalarındaki kişi ve şirketlerin sorunlarından haberdar olup olmadığı sorulduğunda, “Evet biliyoruz. Türk ortaklarımız ve meslektaşlarımızla aktif bir diyalog halindeyiz ve bu sorunları tartışıyoruz” dedi.

    “ABD’NİN BASKILARINDAN KAYNAKLANIYOR”

    Peskov, “Bunlara neyin sebep olduğu açık. Bunlar, her şeyden önce ABD temsilcilerinin Türkiye ve mali şirketler de dahil olmak üzere Türk şirketlerine uyguladığı eşi benzeri görülmemiş, açık ve agresif baskılardan kaynaklanıyor” diye konuştu.

    Kremlin sözcüsüne göre, bu sorunun aşılması için Türk tarafıyla “aktif bir diyalog” yürütülüyor.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***