Etiket: NASA

  • Astronotlar uzay mekiğinde mahsur kaldı: Dünya’ya dönüşleri dördüncü kez ertelendi

    Astronotlar uzay mekiğinde mahsur kaldı: Dünya’ya dönüşleri dördüncü kez ertelendi


    Boeing, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) iki astronotunu taşıyan Starliner mekiğini, yaşanan son dakika sorunları yüzünden iki kez ertelemenin ardından ilk kez uzaya 5 Haziran tarihinde yollamıştı.

    Mekiğin Dünya’ya dönüşü çıkan problemlerin ardından dördüncü kez ertelendi ve NASA yetkilileri, istasyonda 24 Haziran ve 2 Temmuz’da düzenlenmesi planlanan iki uzay yürüyüşünün ardından mekiğin dönüş tarihini değerlendireceklerini belirtti.

    13 Haziran’da çekilen fotoğrafta Starliner uzay aracı, Uluslararası Uzay İstasyonu Mısır’ın Akdeniz kıyısının 262 mil üzerinde yörüngeye otururken Harmony modülünün ön limanına kenetlenmiş olarak görünüyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NASA ve Sovyetlerin uzay görevlerinde bugüne kadar 21 kişi hayatını kaybetti

    NASA ve Sovyetlerin uzay görevlerinde bugüne kadar 21 kişi hayatını kaybetti


    Live Science’ın haberine göre NASA Emniyet ve Uçuş Güvenliği Direktör Yardımcısı Nigel Packham, uzay görevi veya yer testleri esnasında 21 astronotun öldüğünü açıkladı.

    Seattle’daki Washington Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri profesörü Jim Hermanson, 3 NASA ve 2 Sovyetler Birliği uzay görevi olmak üzere 5 görevde ölümlerin yaşandığını belirterek “Kazalar genellikle ekipman hatası, insan hatası, politika ve yönetim hatalarının bir kombinasyonu olan olağandışı durumlar sonucu meydana geldi.” açıklamasını yaptı.

    NASA’nın uzay mekiği görevleri esnasında iki ölümcül kaza meydana geldiği, ilk kazanın Ocak 1986’da Uzay Mekiği Challenger’ın, kalkışından 73 saniye sonra havada infilak etmesi sonucu yaşandığı anımsatıldı.

    Kazada ölen 7 kişilik mürettebatta astronotlar haricinde New Hampshire’dan bir öğretmen olan Christa McAuliffe’in de bulunduğu, McAuliffe’in NASA’nın Uzaydaki Öğretmen Projesi kapsamında ekibe dahil olduğu kaydedildi. Kazanın Cape Canaveral’da yaşanan olağandışı soğuk hava nedeniyle bazı sızdırmazlık malzemelerinin esnekliğini kaybetmesi sonucu oluştuğu ifade edildi.

    Hermanson, bazı NASA mühendislerinin uyarılarına rağmen fırlatmayı ertelemeyen yönetimin de kısmen suçlu olduğunu belirterek, “Sıcak gaz dışarı sızdı ve yakıt tankında yangın çıkardı, sonuçta büyük bir patlamaya neden oldu.” dedi.

    Uçuş esnasında meydana gelen ikinci ölümcül kaza NASA Columbia görevi oldu
    İkinci NASA ölümcül uzay kazası ise, Şubat 2003’te Uzay Mekiği Columbia’nın atmosfere yeniden girişi esnasında patlamasıyla meydana geldi ve 7 kişilik mürettebatın ölümüyle sonuçlandı.

    Packham, mekiğin kalkışı esnasında köpük izolasyon malzemesinin koparak Columbia’nın kanadına zarar verdiğini, hasar gören kanadın atmosfere girişte oluşan çok yüksek sıcaklıklara dayanamayarak mekiğin parçalanmasına sebep olduğunu kaydetti.

    Kazaların sadece uçuşta yaşanmadığını belirten Packham, “Ben şahsen kazanın yerde veya havada olması arasında ayrım yapmıyorum.” dedi. Packham, bu kapsamda, fırlatma öncesi yapılan bir test esnasında kabinde çıkan yangın sonucunda 3 kişilik mürettebatın ölümüyle sonuçlanan Apollo 1 kazasını örnek gösterdi.

    SOVYETLER BİRLİĞİ DÖNEMİNDE 4 KOZMONOT HAYATINI KAYBETTİ

    Sovyetler Birliği döneminde 4 kozmonotun hayatını kaybettiğini aktaran Packham, ilk ölümcül kazanın 1967’de yaşandığını, Soyuz 1 uzay aracının iniş esnasında yaşanan paraşüt hatası nedeniyle yere çakıldığını, kazada bir kozmonotun hayatını kaybettiğini anımsattı.

    Packham, uzay yarışının başlangıcında, henüz uzay aracının hazır olmadığının ve uçuş kontrol ekibi tarafından atmosfere giriş sonrasında paraşüt hatası yaşanabileceğinin bilinmesine rağmen uçuşun bir politik olaya denk getirilmesinin kazaya sebep olduğu iddiasında bulundu.

    Hermanson ise, atmosfer dışında yaşanan ve üç kozmonotun hayatına mal olan tek kazanın 1971’deki Sovyetler Birliği uzay görevi olduğunu belirterek, “genellikle kalkış ve iniş uçuşun en tehlikeli safhalarıdır.” dedi.

    NASA’daki bilgilere göre, Sovyetler Birliği tarafından kurulan ilk uzay istasyonunda üç haftadan fazla zaman geçiren kozmonotların, Dünya’ya gitmek üzere istasyondan ayrıldıklarında uzay aracında basınç düşüklüğü meydana geldiğini kaydeden Hermanson, uzay giysisi giymemiş olan kozmonotların yaşamını yitirdiğini belirtti.

    Packham da bugüne yaklaşık 650 kişinin uzayda uçtuğunu ve ticari uzay uçuşları nedeniyle bu sayının daha da artacağını belirterek uzay görevlerinin “asla risksiz olmayacağını” sözlerine ekledi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NASA, Samanyolu galaksisinin dışında Satürn büyüklüğünde bir galaksi ötesi gezegen adayı keşfetti

    NASA, Samanyolu galaksisinin dışında Satürn büyüklüğünde bir galaksi ötesi gezegen adayı keşfetti


    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ilk defa içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinin dışında bir gezegenin işaretlerine rastlanmış olabileceğini açıkladı.

    NASA’nın Chandra X-Işını Teleskobu kullanılarak elde edilen bu heyecan verici keşfin galaksi ötesi gezegenlerle ilgili yeni araştırmaların önünü açabileceği belirtiliyor.

    NASA’dan yapılan açıklamada gökbilimcilerin sprial şekli nedeniyle “Girdap” olarak adlandırdığı Messier 51 (M51) galaksisindeki muhtemel bir gezegenin izlerine rastladığını bildirildi.

    Gökbilimciler bugüne kadar Güneş Sistemi dışında ve Samanyolu Galaksisi içindeki bütün gezegenleri ve gezegen adaylarını tespit etti. Bunların büyük çoğunluğu Dünya’ya 3 bin ışık yılından yakın mesafede. Ancak M51’de tespit edilecek bir galaksi dışı gezegenin 28 milyon ışık yılından uzak olduğu tahmin ediliyor.

    Araştırmada X-ışınlarından yararlanıldı

    Gezegen araştırmalarında transit, yani bir gezegenin bir yıldız önünden geçerken yıldızdan çıkan ışınların bir kısmının engellenmesi sonucu ortaya çıkan karakteristik kararma dikkate alınıyor.

    Gökbilimciler yer ve uzay teleskoplarını kullanarak insan gözünün tespit edebildiği elektromanyetik ışınlardaki optik ışık kararmaları araştırıyor.

    Nature Astronomy dergisinde yer alan ve Harvard & Smithsonian Üniversitesi Astrofizik Merkezi’nden Rosanne Di Stefano’nun liderliğinde yürütülen bu son araştırmada X-ışınlarından yararlanıldı.

    Bu sistem genellikle refakatçi yıldızın yörüngesinde dönerken gaz çeken bir nötron yıldız ya da kara delik içeriyor. Nötron yıldız ya da kara deliğe yaklaşan cisimler aşırı ısınıyor ve X-ışınları olarak parlıyor.

    X-ışını üreten bölge çok küçük olduğundan, önünden geçen bir gezegen X-ışınlarının çoğunu ya da tamamını kapatıyor. Bu da optik ışığın ulaşabildiğinden çok daha uzak mesafelerdeki ötegezegenlerin tespiti için olanak sağlıyor.

    Aday gezegen Satürn büyüklüğünde

    Bu araştırmada M51-ULS-1 adı verilen ikili sistemde M51 galaksisinde Güneş’ten 20 kat daha büyük kütleye sahip bir yıldızın yörüngesinde dönen bir nötron yıldız ya da kara delik esas alındı.

    Chandra X-Işını Teleskobu’nun üç saat süreyle kaydettiği olayda X-ışını yayımı sıfıra kadar düştü.

    Bu bilgiye dayanarak bilim insanları galaksi ötesi gezegen adayının Satürn büyüklüğünde olabileceğini ve Satürn ile Güneş arasındaki mesafeden iki kat daha uzaktaki bir nötron yıldız ya da kara deliğin etrafında döndüğünü tahmin ediyor.

    Bu ilginç keşfin galaksi ötesi gezegen olarak kesinleşmesi için daha çok veriye ihtiyaç duyuluyor. Ancak bu bilginin toplanabilmesi için on yıllarca zaman gerekiyor. Zira bilim insanları aday gezegenin büyük yörüngesi sebebiyle ikili eşinin önünden en az 70 yıldan önce geçmeyeceğini belirtiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NASA, ‘kara deliklerin sırrını çözmek’ için SpaceX Falcon 9 roketini uzaya gönderdi

    NASA, ‘kara deliklerin sırrını çözmek’ için SpaceX Falcon 9 roketini uzaya gönderdi


    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Görüntüleme X-ışını Polarimetri Gezgini (IXPE), SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya gönderildi.

    Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden başlatılan misyon kapsamında kara deliklerle ilgili araştırma yapılacak.

    Aynalar ve detektörlerden oluşan üç özdeş teleskop içeren IXPE, galakside görülemeyen gaz ve tozun içine nüfuz ederek görüntü aktarabiliyor.

    Misyonun baş araştırmacısı Martin Weisskopf, “IXPE, evrenin nasıl çalıştığına dair mevcut teorilerimizi test etmemize ve iyileştirmemize yardımcı olacak. Bu egzotik nesneler hakkında, varsaydığımızdan daha heyecan verici teoriler keşfedebiliriz.” dedi.

    NASA Genel Merkezi’ndeki Bilim Misyonu Direktörü yardımcısı Thomas Zurbuchen, “Her NASA uzay aracı, yeni bilimi mümkün kılan yepyeni gözlemleri hedeflemek için özenle seçildi. IXPE, bize etrafımızdaki evreni daha önce hiç görmediğimiz şekillerde gösterecek” diye konuştu.

    X-ışınlarını toplayan ve odaklayan 24 iç içe ayna içeren teleskoplar, İtalyan bilim adamları tarafından geliştirilen hassas detektörlere sahip.

    Samanyolu galaksisinin kalbindeki kara deliğin yanı sıra süpernova kalıntısı Yengeç Bulutsusu’nu gözlemleyen IXPE, iki yıllık görevi kapsamında uzayda 50’den fazla parlak nesneyle ilgili araştırmalar yapıyor.

    IXPE’nin uzaydaki incelemeleri SpaceX’in şimdiye kadarki 28. Falcon 9 görevi olacak.

    Kara deliklerin sırrı

    Astronomlar, geçtiğimiz ay ilk kez Samanyolu Galaksisi dışında yeni bir teknik kullanarak bir kara delik keşfetti. Keşfedilen kara delik, Samanyolu’na komşu olan Büyük Mecellan Bulutu’ndaki yıldızlar topluluğunun olduğu NGC 1850 içinde bulundu.

    Kara deliklerin, Samanyolu Galaksisi gibi büyük galaksilerin çoğunda yer aldığına inanılıyor.

    Kütlesel çekimin hareket halindeki ışık üzerinde etkileri Albert Einstein’dan bu yana bilim dünyasının en çok merak ettiği konuların başında geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • James Webb Teleskobu uzaya fırlatıldı

    James Webb Teleskobu uzaya fırlatıldı


    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), yeni nesil James Webb Uzay Teleskobu’nu bugün uzaya fırlattı.

    Mart 2021’den bu yana fırlatışı defalarca ertelenen teleskobun aralık ayı içinde uzaya gönderilmesi için hazırlıklar hızlandırılmıştı.

    Teleskobu rokete bağlayan iletişim kablolarında tespit edilen bir arıza nedeniyle daha önce iki gün, arızanın tamiri için fırlatma alanında teleskoba kelepçe takılması ihtiyacının ortaya çıkması üzerine de dört günlük ilave bir gecikme yaşanmıştı.

    Hafta için son durumla ilgili bilgi veren NASA yetkilileri roket ve teleskobun iyi durumda olduğunu belirtmişti.

    Teleskob, Türkiye saati ile 15.20’de fırlatıldı.

    Hubble Teleskobu’nun halefi

    NASA’nın Avrupa ve Kanada uzay ajanslarıyla ortaklaşa yürüttüğü proje ile 10 milyar dolara geliştirilen James Webb Teleskobu’nun 1990’dan bu yana Dünya’nın yörüngesinde olan Hubble Uzay Teleskobu’nun yerini alması planlanıyor.

    Kızılötesi teleskop, sahip olduğu ileri optik donanımlar sayesinde evrenin yaklaşık 13,7 milyar yıl önce oluşumuna sebep olan “Büyük Patlama”den (Big Bang) 200 milyon yıl sonraki halini inceleyebilecek.

    Teleskobun fırlatılışı Güney Amerika’nın kuzeydoğu kıyısındaki Fransız Guyanası’ndan Ariane roketi ile yapıldı.

    Teleskobun asıl fırlatma tarihi 2019 yılı için belirlenmiş, ancak tespit edilen bazı hatalar nedeniyle fırlatış 2021’e ertelenmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NASA, Ay’da nükleer santral kuracak girişimci arıyor

    NASA, Ay’da nükleer santral kuracak girişimci arıyor


    ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Ay’da nükleer santral kurma planlaması yapacak girişimcilerin görüşlerini almaya hazır olduğunu açıkladı.

    NASA ile birlikte ABD Enerji Bakanlığı tarafından yapılan ortak duyuruda, Ay’da nükleer enerji santrali kurulması konusunda proje veya planı olanların görüşlerinin alınıp dinleneceği aktarıldı. Duyuruda, tekliflerin 19 Şubat’a kadar teslim edilmesi istendi.

    NASA, 2026 yılına kadar Ay’da çalışır durumda bir nükleer reaktör olmasını hedefliyor. Buna göre, inşa edilecek nükleer santral, dünyada üretilecek ve yine bunun ön testleri dünyada tamamlanacak.

    Nükleer enerji üretecek sistem uzaya gönderilecek bir araçla, Ay yüzeyine indirilecek.

    Ay’dan sonra Mars’a da kurulabilir mi?

    NASA, ilk uçuş sistemini, iniş takımını ve nükleer reaktörü altı yıl içinde tamamlamayı, önce Ay’a daha sonra ise Mars’a göndererek, uzun görevlerin önünü açabilecek bir sistem kurmayı planlıyor

    Sistemin ilk adımda kesintisiz olarak en az 40 kilovat enerji üretmesi ve 10 yıl boyunca çalışması hedefleniyor.

    Dünya’dan Ay’a fırlatılacak nükleer enerji üretecek sistemin 6 metre uzunluğunda ve 4 metre çapında bir silindirin içine sığması ve 6 bin kilogram daha fazla olmaması isteniyor.

    ABD Enerji Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Fizyon Yüzey Gücü Projesi sorumlusu Sebastian Corbisiero, “Ay’da güvenilir, yüksek ve güçlü bir enerji sistemi sağlamak, insanoğlunun uzay araştırmalarında hayati bir sonraki adımı olacak ve bunu başarmak bizim elimizde.” diyerek görüşlerini açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cambridge Sözlüğü yılın kelimesini açıkladı: Perseverance

    Cambridge Sözlüğü yılın kelimesini açıkladı: Perseverance


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NASA, Ay’ın güney kutbundaki bir kratere su bulmak için robot gönderecek

    NASA, Ay’ın güney kutbundaki bir kratere su bulmak için robot gönderecek


    Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) Ay’ın güney kutbu yakınlarındaki Nobile kraterine donmuş su aramak amacıyla bir araştırma robotu gönderileceğini açıkladı.

    Yıllardır Ay’ın kutup bölgelerine su bulmak için araştırma yapmayı planlayan NASA, kraterlerin tabanında sıkışmış su buzlarının gelecekteki astronot görevlerinde içecek su, solunacak hava ve geri dönüş için roketlere yakıt olabilecek hatta güneş sisteminin dışından Dünya’ya dönüşlerde kullanılabilecek yakıt için faydalı bir buluş olacağı öngörüsünde bulunuyor.

    NASA bu amaç doğrultusunda atılacak ilk adım için VIPER (olatiles Investigating Polar Exploration Rover) adlı uzay aracının belirlendiğini açıkladı.

    VIPER’ın Nobile yakınlarına inişinden itibaren 100 gün süreyle bölgede keşif çalışması yapması planlanıyor.

    NASA gezegen bilimi bölümü direktörü Lori Glaze konuyla ilgili yaptığı basın toplantısında aracın Ay’ın toprağıyla temasta olacağını ve hatta birkaç metrelik delik açacağını belirterek bu sayede Ay’la ilgili bilinenlerin daha iyi tanımlanmasına yardımcı olacağını kaydetti.

    Ay’ın kutupları güneş sisteminin en soğuk bölgelerinden

    VIPER Ay’ın güney kutbunun batı ucunda Nobile kraterinin yakınlarına iniş yapacak. 65 kilometre genişliğindeki kraterin bir cismin çarpması sonucu oluştuğu tahmin ediliyor.

    Kutuplara yakın bölgeler güneş ışığı ufuktan az ulaşabildiği için sürekli gölgede kalmaları sebebiyle güneş sisteminin en soğuk bölgelerinden olduğu tahmin ediliyor.

    Güneş panelleriyle çalışacak olan ve Dünya ile temasını sürdürebilmesi için ışığa ihtiyacı bulunan VIPER’ın aküsünün karanlıktan en fazla 50 saat kadar çalışmasına yeteceği bildiriliyor. Bu nedenle aracın fazla karanlık bölümlerde fazla ilerlemeyeceği tahmin ediliyor.

    NASA yetkilileri Nobile bölgesinin hem yumuşak hem de çeşitli bir arazi sunması sebebiyle araç için en uygun bölgelerden biri olduğunu belirtiyor.

    VIPER yaklaşık bir golf arabası büyüklüğünde ve yaklaşık yarım ton ağırlığı ile yüzeyin altından örnek toplamasına ve geri getirmesine imkan veren bir dizi araç gereç taşıyabilme kapasitesine sahip.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NASA: Ay’ın yörüngesindeki değişiklik 2030’dan sonra olağanüstü sellere yol açacak

    NASA: Ay’ın yörüngesindeki değişiklik 2030’dan sonra olağanüstü sellere yol açacak


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Ay’ın yörüngesinde yaşanacak değişikliğin ve küresel ısınmanın etkilerinin, yeryüzünde olağanüstü sellere yol açabileceği uyarısında bulundu.

    NASA bilim insanlarının yaptığı araştırma, Ay’ın yörüngesindeki ‘yalpalanma’ ve küresel ısınmanın 2030’dan sonra özellikle ABD’nin Atlantik kıyılarında ciddi su taşkınlarını artıracağını ortaya koydu.

    Hawaii Üniversitesi ile ortak yapılan araştırmaya göre, bu durum günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyerek, kıyı şehirlerinin altyapısına zarar verecek olan sel sayısında artışa neden olacak.

    Doğal İklim Değişikliği dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu durum yaşanmaya başladığında kıyıdaki şehirler bugünkünden üç veya dört misli daha fazla ani su baskını tehlikesi yaşayacak.

    Yine yapılan uyarıya göre, kıyı şeritlerinde gerçek bir altyapı sorunu ortaya çıkma ihtimali yüksek görünüyor.

    “İklim değişikliği sebebiyle sonuçlar daha tehlikeli olabilir”

    Bilim insanların yaptığı çalışma, “yalpalama” olayının doğal olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, Ay’ın yörüngesinde 18.6 yıl süren bir döngü var ve bu sürecin yarısında gelgitler normalden daha az görülüyor; ancak diğer yarısında bu tam tersine dönerek yüksek gelgit seviyeleri oluşuyor.

    Araştırmacılar, bu yalpalama sürecinin hep yaşandığını, ancak iklim değişikliği sebebiyle sonuçlarının artık daha tehlikeli olacağı görüşünü dile getiriyor.

    Bilim insanlarına göre 2030’larda döngünün ikinci yarısına girilecek ve dünya genelinde deniz seviyelerinin yükselmesine sebep olarak korkunç sonuçlar doğurabilecek yıkıcı seller oluşabilecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Arap dünyasının ilk kadın astronotu Nora Al-Matrooshi

    Arap dünyasının ilk kadın astronotu Nora Al-Matrooshi


    Nora Al-Matrooshi, Arap dünyasının ilk kadın astronotu. Birleşik Arap Emirlikleri’nin uzay programına seçilen 28 yaşındaki makine mühendisi NASA yolcusu.

    Al-Matrooshi’nin uzaya olan ilgisi çocukken yıldızları seyrederek başlamış, Arap dünyasının ilk kadın astronotu olarak en büyük hayalini gerçekleştirdiğini söylüyor.

    “Bu programa seçilmiş olmam, uzay üzerine çalışmak, bilim kadını ya da astronot olma hayali genç kızlar için cesaret verici. Hayalimi gerçekleştirdiğim için çok gururlu ve mutluyum. Bu görevin ülkem ve Arap dünyası için ne kadar önemli olduğunu biliyorum”.

    Program için seçilen astronotlar, yüzme, tüplü dalış, dayanınıklık, uçuş gibi temel eğitimlerini tamamladıktan sonra aralık ayında NASA’nın ‘2021 Astronot Adayları Sınıfı’na katılmak için ABD’ye gidecek ve Uluslararası Uzay İstasyonu’na yapacağı yolculuk için eğitim görecek.

    BAE, 2021 yılında Mars’a insansız uzay aracı göndererek Arap dünyasının ilk uzay misyonunu gerçekleştirmişti.