Etiket: Müzik

  • Bu bir kuş! Bu bir uçak! Hayır, bu The Ringo Jets!

    Bu bir kuş! Bu bir uçak! Hayır, bu The Ringo Jets!


    Can ÖKTEMER


    The Ringo Jets’i ilk dinlediğimde yıllardır aradığım kayıp bir akrabamı bulmuş gibi hissetmiştim. Ringo Jets’in ilk albümlerini (Üç durak boyunca The Place dinlemiştim) metroda kulaklığımla dinlerken yolcuların tuhaf bakışlarına aldırmadan kafa sallayıp, air gitar yaptığımı hatırlıyorum.

    Grup, garaj, punk, stoner harmanlı parçalarıyla fazlasıyla kasvet ve kedere bulanmış memleket rock ikliminin düşük pilli hallerine can suyu olmuştu. Lale Kardeş, Tarkan Mertoğlu, Deniz Ağan’dan oluşan The Ringo Jets bugüne kadar yayınladığı tüm albümlerde garaj ve stoner rock’ın tüm karakteristik özelliklerini memleket atmosferiyle buluşturup başarılı bir melezlik yaratabilmişlerdi.

    The Ringo Jets’in son teklisi Cehennem Köpekleri geçtiğimiz günlerde Ferment Records tarafından yayımlandı. Cehennem Köpekleri, The Ringo Jets’in punk sularına biraz daha yaklaştığı bir parça olmuş kanımca. Şarkıyı daha ilk dinlediğimiz andan itibaren Lale Kardeş’in agresif vokali ve ona eşlik eden davullar, bir an bile susmayan gitarlarla üç dakikalık bir maratona tanık oluyoruz. İnsanı olduğu yerde zıplatan, bağra çağıra sözlere eşlik ettiren, konserlerde her türlü çılgınlık yapılmasına olanak tanıyan Cehennem Köpekleri’nin kaydında gruba bu sefer Alex Tsyntaru’nun bas gitarı da eşlik ediyor. The Ringo Jets yoluna taviz vermeden devam ediyor, tekliden sonra gözümüz kulağımız albümde.

    NİCK CAVE AND THE BAD SEEDS GERİ DÖNDÜ

    Nick Cave & Bad Seeds’in Ağustos ayında çıkacağı Wild God isimli yeni albümün teklisi Wild God geçtiğimiz günlerde sosyal ağlardaki yerini aldı. Bu albüm Nick Cave ve dostlarının 2019 yılında çıkan Ghosteen’den sonra yayınladıkları ilk çalışma olacak. Nick Cave, üst üste yaşadığı kayıplarla dolu geçen o zorlu süreci müziğe sarılarak yas sürecini tamamlamaya çalışmıştı. Cave, Ghosteen’den sonra dünya turnesine çıkıp tüm enerjisiyle parçaları söyleyip kendisi gibi durumda olan insanlara ilham olmayı başarmıştı.

    Wild God, 30 Ağustos’ta çıkacak yeni albüm hakkında birtakım şifreler barındırıyor. Nick Cave, albümün kendi lisanlarına uygun bir Rock’n Roll albümü olacağını belirterek Rolling Stone isimli meşhur mecmuaya “Müziğimizde bulmaya çalıştığımız enerjinin bilindik Rock & Roll ezberlerinin yerine başka bir yerden gelmesi gerektiğini düşünüyorum” beyanında bulunmuş. Takım elbiseli punk bilgesinin demeçlerinden albümün bir önceki albüme göre daha enerjik, yüksek volümlü bir yapıya sahip olacağına benziyor.

    nick-cave-wild-god-header-768x512.jpeg

    Wild God, blues riffleri, gosbeli hatırlatan çoklu vokalleri ve tempoyu yavaş yavaş yükselten temposuyla dikkatleri üzerinde hemen toplayan bir parça olmuş. Jubilee Street’e de yeniden dönülmüş ayrıca. Wild God, bu haliyle biraz da milenyum başında çalışmaları hatırlatıyor. Albüme az kaldı, parçalar hakkında şimdilik bir şey bilmesek de dizlerimizi vurarak, kendimiz kaybedercesine dans edip, şarkılara eşlik edeceğimiz bir albümle karşılaşacağımızdan hiç şüphe yok.

    ROCK’N COKE’U ÖZLEYENLER İÇİN MÜJDE! PLACEBO BİR KEZ DAHA İSTANBUL’DA

    Placebo, 1990’lı yılların ortalarında alternatif rock akımın varlığını iyiden iyiye hissettirdiği dönemde büyük çıkışını yapmıştı.

    Melankolik sözleri, ritmik parçalarıyla kasvetli Britanya havasının yeni sözcüsü konuma gelmişti. Without You I’m Nothing’le (David Bowie düetiyle parçanın şöhreti dubleleşmişti) beynelmilel bir grup haline gelen Placebo, Every You Every Me, Twenty Years gibi lokomotif parçalarıyla uzun süre zirvede kalmayı başarmıştı. Grup son zamanlarda politik mevzularla da gündeme geldi.

    placebo-2048x1141.png

    Placebo’nun solisti Brian Molko’nun Torino konseri sırasında İtalya Başbakanı Georgia Meloni için “Irkçı, faşist” diye bağırması ortalığı alevlendirmişti. Sonrasında Molko’nun bu sözleri sebebiyle soruşturma açılmıştı.

    Son albümleri 2022’de yayımlanan Placebo, milenyum başındaki başarılarını arasa da konser perfomanslarıyla dikkat çekiyor. Türkiye’ye en son 2022 yılında uğrayan İngiliz grup, bu yaz üçüncü kez Boğaz’da seyirciyi selamlayacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gitarist Mark Knopfler yola devam ediyor

    Gitarist Mark Knopfler yola devam ediyor


    CAN ÖKTEMER


    Rock müzik tarihinin en özel gitaristlerin Mark Knopfler, geçen günlerde bir sürprize imza atarak ‘Watch Me Gone’ ve ‘Ahead of The Game’ isimli iki yeni teklisini dinleyicilerle paylaştı. Bu parçalar 12 Nisan’da çıkacak ‘One Deep River’ adlı yeni albümün de girizgahı niteliğinde.

    ‘Dire Straits’ efsanesi en son 2015 yılında ‘Tracker’ isimli bir albüm yayımlamıştı. Bunun haricinde yakın zamanda gitar koleksiyonunun önemli bir kısmını hayır kurumuna başlayan Knopfler’ın bundan sonra ne yapacağı merak ediliyordu.

    ‘Watch Me Gone ve ‘Ahead of The Game’, ustanın cephesinden gelen en güzel haberlerden biri oldu. İki parça da Knopfler’ın blues ve hem şarkıcılık hem şarkı yazarlığı geleneğinden izler taşıyan, kendisine has gitar temalarının yakalanabileceği türden kayıtlar olmuş. Ezcümle, usta, müzikal olarak vadettiği şeyleri yine kusursuz bir şekilde sunuyor.

    BİR GENCİN RÜYASI’

    Albüm, Knopfler’ın yakın arkadaşı Guy Fletcher’la birlikte Londra’daki British Grove Stüdyosu’nda kaydedilmiş. Mark Knopfler albüm ve yayınladığı iki parça için “Bir gencin rüyası” tanımlamasını yapmış.

    74 yaşındaki müzisyen, parçaları yazarken ilk gençliğinde kurduğu hayallere, hislere yeniden döndüğünü ve bu duyguların onun yola devam etmesini sağladığından bahsetmiş. Eline gitar alıp yeniden parçalar, hikayeler yazmanın onu hayata nasıl bağladığını fark etmiş. Zaten aynı röportajda söylediklerine göre, gençliğinde Van Morrison ve Bob Dylan gibi olmayı hayal edermiş. Bunu da bir şekilde başarmış görünüyor. Yıllardır tüm rock’n roll klişelerinden uzakta, elinde gitarı derviş gibi kendi dünyasından hikayeler paylaşan Mark Knopfler hâlâ yollarda ve anlatacak bir hikayesi var.

    Zaman avuçlarımızdan kayan kum tanesi, anılar ve geçmiş duygular ise hiçbir zaman gitmeyecek, bizi var eden şeyler; hatırladıkça çoğalan; tıpkı Knopfler’ın yaptığı gibi… Kabul edelim Knopfler tüm mahallenin şık abileri gibi güzel yaşlanıyor.

    LEON KARDEŞLER LTD.ŞTİ

    Blues’un köklerini saldığı Tennessee Nashville yöresinden tanıdığımız dört kardeşten oluşan Kings of Leon da 2024’te albüm yayınlayacağını duyuran gruplar arasında yer alıyor. Son albümleri ‘When You See Yourself’, 2021’de yayımlanmıştı.

    Grup ilk iki albümlerinde damarlarında akan blues ve country müziği, indie rock ile harmanlayıp ortaya başarılı bir melezlik çıkarmıştı. ‘Sex On Fire’, ‘Use Somebody’ gibi hitleriyle hatırı sayılır bir başarı elde etmişlerdi. Sonraki albümlerinde daha çok U2 tarzına doğru kayan, güneyli köklerinden ufak ufak kopup ana akım pop müziğe yakınlaşan grubun bir sonraki hamlesi merak ediliyordu.

    Kings of Leon’un 10 Mayıs’ta çıkacak yeni albümü ‘Can We Please Have Fun’dan çıkan ilk tekli ‘Mustang’ birkaç gün önce dinleyicilerle buluştu. Parça grubun son iki albümdeki müzikal tavrına yakın duruyor. Kings of Leon, Mustang’de, Caleb Followill’in yanık sesli, akılda kalan vokali üzerine sytnhler, sıkı bir bas yürüyüşü ona eşlik eden gitarlar ve enerjik bir tema yakalayabilmiş. Lakin Mustang bize, grubun indie rock ve bugünün pop müzik anlayışına yakın bir yerde durduğunu ufak ufak hissettirmiyor da değil.

    slayer-1.jpg

    EKİBİ YENİDEN TOPLUYORUZ

    2019 emekli olduklarını açıklayan Slayer’ın geri dönüşü metal dünyasını şaşırtan gelişmelerinden biri oldu. Slayer en son, Jeff Hanneman’ın 2013’teki kaybı sonrası 2015’te Repentless albümünü yayınlamış, ondan sonra da dağıldığını açıklamıştı.

    Slayer’in emeklilik günleri bu yaz Judas Priest, Slipknot, Offspring, Korn, Mötley Crüe, Tom Morello, Anthrax, Mastodon’la birlikte katılacakları Riot Festivali ile son buluyor.

    Ekibi yeniden toplayan (Dave Lombardo büyük ihtimalle yer almayacak) Tom Araya ve Kerry King yeniden sahnelere döndükleri için çok mutlu olduklarını açıklamışlar.

    Özellikle Tom Araya, müziğe dönmesi için eşinden yoğun baskı gördüğünü ifade etmiş. Araya emeklilik günlerinde gün boyu tamir işleri, mutfakta tuhaf yemek deneyleri yaparak geçirip eşine hayatı zindan etmiş midir bilinmez ama grubun dönüşü müzikte yaş sınırının olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Zaten Kerry King’i veya Tom Araya’yı gün boyu evlerinde kös kös oturup geçmiş güzel günler üzerine konuşurken insan hayal edemiyor.

    Metal tarihinin en özel gruplarından biri olan Slayer’ın bu işi tadında bırakıp tekrar yollara düşmesi birçok kişi için tuhaf görünüyor biliyorum. Lüzumsuz iyimserlik arasında gidip gelen biri olarak Slayer’ın her ne kadar orijinal kadrosuyla olmasa da bir şekilde müziğe devam etmesi benim adıma iyi bir gelişme.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Everything I Thought It Was’

    ‘Everything I Thought It Was’


    Artı Gerek – Dünyaca ünlü Grammy ödüllü şarkıcı Justin Timberlake, yeni single’ı ‘Selfish’in ardından yeni albümünü duyurdu. Timberlake, yaklaşık 6 yıl sonra ilk solo abümü ‘Everything I Thought It Was’ı 15 Mart’ta dinleyicileriyle paylaşacak.

    Timberlake, Louis Bell, Cirkut, Theron Thomas, Amy Allen tarafından yazılan ve yapımcılığını Timberlake, Louis Bell ve Cirkut’un üstlendiği ‘Selfish’, 2018 tarihli Man of the Woods albümünden bu yana Justin’in ilk solo çalışması. Bradley J. Calder tarafından yönetilen müzik klibi ise sosyal medyada uzun süre gündem oldu.

    Timberlake, son albümü Man of the Woods’u 2018 yılında yayınlanmıştı.

    TURNEYE ÇIKACAK

    10 Grammy ödüllü şarkıcı, albüm müjdesinin ardından Forget Tomorrow World Tour adlı dünya turnesini duyurdu. Şarkıcı, turne kapsamında ilk konserini 29 Nisan’da Kanada’da verecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’nin yakın tarihinde yasaklanmış 10 şarkı

    Türkiye’nin yakın tarihinde yasaklanmış 10 şarkı


    Türkiye’de 12 Eylül 1980 Askeri darbesinin ve sıkıyönetim uygulamalarının olağanlaştırdığı yasakların bakiyesi olarak, takip eden yıllarda da gündelik hayatın işleyişindeki bütün unsurların politikayı mutlak biçimde düzenleyen bir araç olarak görülerek yasaklandığı pratiklerin sonu hiç gelmedi.

    Şarkılara, kitaplara, filmlere gelen yasaklar ve sansürler devam ederken, yıllar içinde bazı sanatçıların ise şarkılarından öteye doğrudan kendisi sansür gerekçesi oldu.

    Türkiye’nin yakın tarihinde yasaklanmış 10 şarkı ve sansür gerekçeleri şöyle:

    1- Adnan Şenses/ Doldur be meyhaneci

    Gerekçesi: İnsanları içmeye teşvik etmek

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Rock ‘n’ Roll’un kraliçesi’ Tina Turner 83 yaşında hayatını kaybetti

    ‘Rock ‘n’ Roll’un kraliçesi’ Tina Turner 83 yaşında hayatını kaybetti


    Sekiz Grammy Ödülü’nü kazanan ünlü şarkıcı kariyerinin zirvesine ulaştığı 1980’li yılların timsali haline gelmişti

    Rock and Roll müziğin 1980’li yıllardaki en büyük isimlerinden siyahi şarkıcı Tina Turner 83 yaşında hayata veda etti.

    26 Kasım 1939’da Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Tennessee eyaletinde Anna Mae Bullock ismiyle dünyaya gelen Turner’ın uzun süredir hasta olduğu biliniyordu. 

    Alman müzik yapımcısı Erwin Bach ile evlenen şarkıcının Zürih yakınlarındaki Küsnacht’taki evinde öldüğü bildirildi.

    Kariyerine 1950’lerin başındaki ‘Rock and Roll’ akımıyla başlayan Turner, o dönemde eşi müzisyen Ike Turner’la olan ilişkisinde gördüğü şiddeti gündeme getirmekten çekinmedi. 

    1960 ve 1970’lerde eşinden dayak yediği için acil servise gittiği günlerle ilgili Rolling Stones dergisine bir yazı yazan şarkıcı Janet Jackson, “Tina’nınki bir kurban değil, inanılmaz zaferin hikayesidir.” ifadelerini kullandı.

    Rolling Stones dergisi Tina Turner’a tüm zamanların en iyi 100 sanatçısı listesinde 63’üncü sırada yer verdi. 

    1980’lerin Rock ‘n’ Roll  Kraliçesi

    Tina Turner 1980’li yıllarda “What’s Love Got To Do Wıth It” adlı şarkısının klibinde New York sokaklarında sarı kabarık saçları, kısa kot montu, mini eteği ve yüksek topuklu ayakkabılarıyla 1980’lerin timsali haline geldi.

    “Rock ‘n’ Roll’un Kraliçesi” lakabıyla tanınan Turner kariyerindeki sekiz Grammy Ödülü’nün altısını 1980’lerde kazandı. Turner’ın “Typical Male,” “The Best,” “Private Dancer” ve “Better Be Good to Me” gibi onlarca şarkısı bu dönemde en iyi 40 şarkı (Top 40) listesine girdi.

    “Private Dancer” albümü toplam 200 milyon satışla şarkıcının en büyük albümü ve kariyerinin zirvesi oldu.

    1988’de Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde 180 bin kişiye yaptığı şov, tek bir şarkıcı tarafından verilen en büyük konserlerden biri olarak tarihe geçti.

    New York Times’ın müzik eleştirmeni Jon Pareles Turner’ın sesini “popun en tuhaf enstrümanlarından biri” olarak tanımlamış, 1987’de yazdığı bir konser eleştirisinde, “Üç katmanlı, genizden gelen bir alçak perde, hırıltılı, kesici bir orta aralık ve falsetto gibi duyulacak kadar şaşırtıcı derecede net bir yüksek perdeye sahip” demişti.

    Avrupa’ya yerleşti

    1988’de Londra’ya taşınarak Avrupa’ya adım atan Turner 1990’larda da özellikle Avrupa’da iyi satış yapan iki albüm yaptı. 1995 yılında ünlü casus James Bond filminin tema müziği “Golden Eye”ı kaydeden şarkıcı 2008 ve 2009’da iki başarılı dünya turnesi gerçekleştirdi.

    Bu dönemde uzun süreli hayat arkadaşı Erwin Bach ile evlenen Turner, İsviçre’ye yerleşti, Amerikan vatandaşlığından vazgeçerek İsviçre vatandaşlığını aldı.

    Turner 2018’de emekliye ayrılmasının ardından birçok sağlık problemi ve ailesel trajedi ile mücadele etti. En büyük oğlu Craig 59 yaşında Los Angeles’ta intihar etti, küçük oğlu Ronnie’yi de Aralık 2022’de kaybetti.

    “TINA: Tina Turner Müzakali” 2018’de Londra’da West End’de, daha sonra da New York’taki Broadway’de izleyiciyle buluştu. İlk kez Adrienn Warren’ın Tina Turner’ı canlandırdığı müzikal halen sahnelenmeye devam ediyor.

    HBO da 2021’de şarkıcının hayatını anlatan “Tina” adlı bir belgesel yayınladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eurovision Şarkı Yarışması yeni oylama sistemiyle ‘dünyaya açılıyor’

    Eurovision Şarkı Yarışması yeni oylama sistemiyle ‘dünyaya açılıyor’


    Avrupa Yayın Birliği (EBU), Eurovision Şarkı Yarışması’nın oylama sisteminde şaşırtıcı bir değişikliğe gideceğini açıkladı ve yalnızca yarışmaya katılan ülkelerin değil, bütün dünyayı oy vermeye davet etti.

    2023 yılından itibaren düzenlenecek olan yarışmalarda, yarı finale kalacak olan yarışmacılar yalnızca katılımcı ülkelerin değil, bütün dünyanın oy vereceği bir sistemle belirlenecek. Finalde ise kazananın belirlenmesinde profesyonel jüri görev yapmaya devam edecek.

    EBU, bu yeni sistemle yarışmaya olan küresel ilgiyi dikkate almayı ve yarışmayı güncel tutmayı amaçlıyor.

    Yarışmanın düzenleyicisi EBU, sosyal medya üzerinden bir açıklama yayımlayarak değişiklikleri kamuoyuna şu sıralama ile duyurdu:

    • İzleyicilerin gücü: Yarı finale kalacak ülkeleri yalnızca izleyiciler belirleyecek
    • Jüriler hala finalde oy kullanacak: Jüri oyları küresel izleyiciden gelen oylarla birlikte yarışma sonucunu belirleyecek
    • Dünyaya açılma: Yarışmaya katılmayan ülkelerdeki izleyiciler de çevrimiçi oy kullanabilecek

    “Dünyanın geri kalanını da” ilk defa oy vermeye davet eden açıklamada oylamanın çevrimiçi platformlar üzerinden yapılacağı ve bu oyların yarı finale kadar yapılacak üç canlı şovda da katılımcı ülkelerle eşit ağırlığa sahip olacağı belirtildi.

    67 yıllık tarihi boyunca güncel ve heyecan verici kalmak adına sürekli olarak evrimleştiğini belirten  Eurovision Şarkı Yarışması’nın Eurovision Şarkı Yarışması İcra Denetmeni Martin Österdahl, “Bu değişiklikler dünyanın en büyük müzik etkinliğinde gücü izleyiciye vererek şovun geniş popülerliğini dikkate alıyor” değerlendirmesinde bulundu. 

    2023 Eurovision Şarkı Yarışması nerede yapılıyor?

    Bu yıl düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nın birincisi Ukrayna oldu, ancak EBU, Ukrayna’nın Rusya ile savaşta olması sebebiyle şarkı yarışmasına ev sahipliği yapmasının güvenlik açısından uygun olmadığına karar verdi. 

    Bunun üzerine organizasyonu üstlenmek için yarışmanın ikincisi İngiltere kolları sıvadı. 2023 Eurovision Şarkı Yarışması İngiltere’nin Liverpool kentinde düzenlenecek.

    Türkiye 2023 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılacak mı?

    En son 2012 yılındaki yarışmaya katılan Türkiye, yarışma kurallarında yapılan değişiklik ve “haksızlıkları” gerekçe göstererek 2013 yılından itibaren yarışmadan çekilmişti. Türkiye 2023 yılındaki yarışma için de başvuruda bulunmadı.

    Türkiye ile beraber üç ülke daha Liverpool’da düzenlenecek olan yarışmaya katılmayacağını açıkladı.  Kuzey Makedonya, Karadağ ve Bulgaristan bu karar için yüksek kayıt maliyetini gerekçe gösterdi.

    Eurovision Şarkı Yarışması’nın oy verme sistemi çoğu kez “komşu kayırma” ya da siyasetin müzik performansının önüne geçmesi” gibi sebeplerle eleştiriliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kürt müzisyen Ayfer Düzdaş: İBB konser talebimize yanıt vermiyor

    Kürt müzisyen Ayfer Düzdaş: İBB konser talebimize yanıt vermiyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kozlu Müzik Festivali iptal edildi: Niyazi Koyuncu, Manga, Hayko Cepkin, İlkay Akaya sahne alacaktı

    Kozlu Müzik Festivali iptal edildi: Niyazi Koyuncu, Manga, Hayko Cepkin, İlkay Akaya sahne alacaktı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Müziği, Melek Mosso’yu susturamadıkları için çoğalacağız’

    ‘Müziği, Melek Mosso’yu susturamadıkları için çoğalacağız’


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polisten saldırgana değil, Kürtçe söyleyen müzisyenlere müdahale

    Polisten saldırgana değil, Kürtçe söyleyen müzisyenlere müdahale


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***