Etiket: Müzakere

  • Kiev’in gönderdiği mesajları değerlendiren Kremlin, Zelenskiy iktidardayken Ukrayna’yla görüşmeye kapıyı kapatmadı

    Kiev’in gönderdiği mesajları değerlendiren Kremlin, Zelenskiy iktidardayken Ukrayna’yla görüşmeye kapıyı kapatmadı


    – ABD’de gelecek başkanının Kiev yönetiminin baş destekçisi Joe Biden olmayacağının netleşmesinin ardından soluğu Çin’de alan Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitriy Kuleba’nın “Rusya’yla müzakerelere hazırız” açıklamasıyla ilgili Kremlin’den yeni değerlendirmeler geldi.

    Bugün Kremlin’de düzenlenen basın toplantısında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in mayısta görev süresi dolan ve savaş gerekçesiyle seçim düzenlemeyen Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in meşruiyetinin bulunmadığına dair önceki açıklamalarına atıfla, Moskova’nın, “Zelenskiy iktidardayken Kiev’le görüşmeye hazır olup olmadığı” sorusu yöneltildi.

    ‘AKIL HOCALARINDAN İZİN ALDILAR MI?’

    “Temelde Rusya müzakere sürecine açık, ama öncelikle Ukrayna’nın ne kadar hazırlıklı olduğunu ve akıl hocalarından bunun için izin alıp almadığını anlamamız gerekiyor” yanıtını veren Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Bugüne dek çelişkili açıklamalar yapıldığını, işlerin pek netleşmediğini görüyorsunuz” uyarısını yaptı.

    ‘UKRAYNA’DA RUSYA’YLA İLETİŞİM YASAĞI YÜRÜRLÜKTE’

    Zelenskiy’in meşruiyeti sorununun yanısıra Ukrayna’nın Rus tarafıyla herhangi bir temas ve müzakereye getirdiği yasağın da hâlâ yürürlükte olması sorununun bulunduğunu hatırlatan Peskov, dolayısıyla potansiyel görüşmeler konusunda “hâlâ açıklığa kavuşturulması gereken pek çok şey olduğunu” belirtti.

    ‘FARKLI SEÇENEKLER MÜMKÜN’

    Moskova’nın “Zelenskiy ile görüşmeyi tasavvur ettiği mi yoksa kesinkes reddettiği mi” sorusunun ısrarla gelmesi üzerine Kremlin Sözcüsü şu yanıtı verdi:

    “Kolay bir soru değil. Hukuki açıdan bu sorun (meşruiyet sorunu) gündemde, ama pratik açıdan biz hedeflerimize müzakereler yoluyla ulaşmaya açığız. Dolayısıyla burada farklı seçenekler mümkün.” (Reuters, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lavrov’dan Hamas ve El Fetih’e çağrı: Filistin halkının iyiliği için birleşik hükümet kurun

    Lavrov’dan Hamas ve El Fetih’e çağrı: Filistin halkının iyiliği için birleşik hükümet kurun


    Filistinli heyetlere hitap eden Lavrov, Moskova müzakerelerinin teknokrat bir hükümeti destekleme ihtiyacı konusunda “tüm gruplar arasında karşılıklı anlayış” ile sonuçlanacağını umduğunu söyledi.

    REKLAM

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Hamas ve El Fetih’e aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakarak Filistin halkının iyiliği için birleşme çağrısında bulundu.

    Moskova’da birleşik bir hükümet kurulması için yapılan görüşmeler Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye’nin görevinden istifa etmesinden kısa süre sonra gerçekleşiyor.

    Filistinli heyetlere hitap eden Lavrov, Moskova müzakerelerinin teknokrat bir hükümeti destekleme ihtiyacı konusunda “tüm gruplar arasında karşılıklı anlayış” ile sonuçlanacağını umduğunu söyledi.

    Moskova’nın uzun zamandır İsrail ve Filistin Yönetimi arasında “doğrudan görüşmeleri” savunduğunu söyleyen Rus Dışişleri Bakanı, bununla birlikte “kontrolleri dışındaki nedenlerden dolayı” bu görüşmelerin gerçekleşmediğini söyledi.

    ‘Kendi içinde bölünmüş bir ev ayakta kalamaz’

    Rus bakan konuşmasına şöyle devam etti: 

    “Bu müzakerelerin ertelenmesinin bahanelerinden biri Filistin saflarında birliğin olmaması. Zira diğer taraf, Filistinliler adına kimin konuştuğunun bilinmediği bir ortamda müzakere yapmanın imkansız olduğunu savunuyor. İsa Peygamber Filistin’de doğdu. Onun sözlerinden biri şudur: ‘Kendi içinde bölünmüş bir ev ayakta kalamaz’. Hz. İsa hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlar tarafından onurlandırılır. Bence bu söz Filistin birliğini yeniden tesis etmenin zorluğunu yansıtıyor. Bu Filistinlilerin kendilerinden başka kimseye bağlı değildir.”

    Lavrov, Rusya Dışişleri Bakanlığı ve Rus Orta Doğu uzmanlarının heyetlere  yardımcı olmak ve danışmanlık vermek üzere hazır bulunduğunu da sözlerine ekledi. 

    Hamas-İsrail çatışması Rusya için bir fırsatı mı?

    AFP’ye konuşan “Carnegie Rusya Avrasya Merkezi”nin (Carnegie Russia Eurasia Center) Berlin’deki merkezinin Direktörü Alexander Gabuev ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan gibi üst düzey ABD’li yetkililerin en azından seçimlere kadar zamanlarının çoğunu Ortadoğu krizine harcamalarının beklendiğine dikkat çekti.

    Gabuev, “Bu çatışma Rusya için bir nimet çünkü ABD ve Batı’nın dikkatini büyük ölçüde başka yöne çekiyor.” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin’den Ukrayna-Rusya Savaşı’na ilişkin açıklamalar: Müzakereleri hiçbir zaman reddetmedik

    Putin’den Ukrayna-Rusya Savaşı’na ilişkin açıklamalar: Müzakereleri hiçbir zaman reddetmedik


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan başkanlığındaki G20 Zirvesi’ne video konferans yoluyla katıldı. Zirvede konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna-Rusya Savaşı’na ilişkin açıklamalarda bulundu. Putin, “Rusya’nın Ukrayna ile barış görüşmelerini hiçbir zaman reddetmediğini hatırlatmak isterim. Müzakere sürecinden çekildiğini kamuoyuna açıklayan Rusya değil, Ukrayna oldu. Üstelik bu, Rusya ile bu tür müzakereleri yasaklayan ve Devlet Başkanı’nın (Vladimir Zelenskiy) imzasının taşıyan kararnameyle yasallaştırıldı” dedi.

    Ukrayna’daki savaş ile İsrail’in Filistin’e yönelik devam eden saldırılarını karşılaştıran Putin, “Bunun bir savaş olduğunu anlıyorum, can kayıpları herkesi şok ediyor. 2014’te Ukrayna’da yaşanan kanlı darbe ve ardından Kiev rejiminin Donbass’ta halkına karşı açtığı savaş da şok edici değil miydi? Aynı zamanda bugün Filistin ve Gazze Şeridi’nde sivil halkın yok edilmesi şok edici değil mi? Doktorların çocuklara anestezisiz ameliyat yapması şok edici değil mi? Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Gazze’nin kocaman bir çocuk mezarlığına dönüştüğünü söylemesi şok edici değil mi?” ifadelerini kullandı.

    “ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİNDEN YANAYIZ”

    Uluslararası işbirliğinden yana olduklarını ve Dünya Ticaret Örgütü’nün yeniden aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Putin, “Rusya, BM normlarına ve karşılıklı saygıya dayalı ortak çalışma ilkelerine dayanan açık ve karşılıklı yarar sağlayan uluslararası ekonomik işbirliği ruhunun yeniden tesis edilmesinden yanadır. Küresel ekonomik yönetişim sisteminin etkin bir şekilde optimize edilmesi, yani DTÖ’nün tahkim işlevi de dahil olmak üzere tam olarak yeniden etkin hale getirilmesi önemlidir. IMF ve Dünya Bankası da dahil olmak üzere uluslararası finans kuruluşlarında gelişmekte olan ekonomilerin rolünü arttırmak, bu kuruluşların kaynaklarını fırsatçı siyasi amaçlar yerine gerçekten ihtiyaç duyan ülke ve bölgelerin kalkınması için kullanmak gerekiyor” dedi.

    Korona virüs salgını sonrası Batılı devletlerin ekonomi politikalarını eleştiren Putin, hala devam eden küresel ekonomik krizin Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı savaştan değil başka ülkelerin ambargo ve yanlış ekonomik programlarından kaynaklandığını ekledi.

    “BORU HATLARINDAKİ PATLAMALAR DEVLET TERÖRÜDÜR”

    Putin, Kuzey Akım boru hatlarına yapılan sabotajlarla ilgili üstü kapalı olarak Ukrayna ve batılı ülkeleri sorumlu tutarak, “Rakipleri ortadan kaldırmak ve avantaj elde etmek için haksız rekabetçi mücadele yöntemleri kullanılmaktadır. Özellikle sadece ulaşım ve lojistik zincirlerinin, uluslararası yerleşim kanallarının tahrip edilmesini değil, aynı zamanda devlet terörü eylemlerini de kastediyorum. Baltık Denizi’nin dibine döşenen Kuzey Akım Doğal Gaz Boru Hattı bunun bariz bir örneğidir” dedi.

    Buna karşı Rusya’nın enerji ve gıda konusunda sorumluluklarını yerine getirdiğini vurgulayan Putin, “Piyasalarda artan türbülans, uluslararası finans sektöründe kronik sorunlar, enerji ve gıda güvenliği alanında kötüleşme var. Tabii bu arada Rusya bu alandaki tüm yükümlülüklerini yerine getiriyor, en büyük gıda ihracatçılarından biri olmaya devam ediyor” dedi.

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Reuters: Suriye Devlet Başkanı Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeyi reddetti

    Reuters: Suriye Devlet Başkanı Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeyi reddetti


    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yapılacak olası görüşme teklifini reddettiği öne sürüldü.

    Reuters’ın 3 farklı kaynağa dayandırdığı haberine göre, Rusya’nın Türkiye ve Suriye arasında görüşme yapılması için yürüttüğü çalışma Şam’da kabul görmedi. 

    Reuters’ın görüştüğü iki kaynak, Esad’ın Türkiye’de yapılacak seçim öncesi Erdoğan’ın elini güçlendirmemek adına görüşmeyi kabul etmediğini iddia etti. Aynı kaynaklar olası görüşmenin, özellikle Türkiye’de 3,6 milyon Suriyelinin geri dönüşü hedefinin ele alınması halinde, Erdoğan’a seçim öncesinde destek sağlayacağını kaydetti. 

    Kaynaklardan birinin “Erdoğan’ın eline neden bedava zafer verelim? Seçim öncesi yakınlaşma olmaz” dediğini aktaran Reuters, Suriye’nin dışişleri bakanları toplantısı fikrini de geri çevirdiğini bildirdi.

    Görüşme teklifi ile ilgili bilgisi olan üçüncü kaynak ise Şam’ın somut bir öneri olmadığı sürece görüşmeyi yararsız gördüğünü ve Türk güçlerinin ülke topraklarından tamamen çekilmesini istediklerini ifade etti.

    Türkiye’nin yaklaşımını yakından bilen bir diplomat olduğu belirtilen kaynak Esad-Erdoğan görüşmesinin “çok da uzak olmayan bir gelecekte” mümkün olabileceğini belirterek, “Putin bu yolu yavaştan hazırlıyor. Bu Suriye’de çok büyük bir değişimin başlangıcı olabilir ve Türkiye’ye çok olumlu etkide bulunabilir. Rusya’nın da birçok alanda gerilmişken bu onun da yararına olabilir” ifadeleriyle görüş bildirdi.

    Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov bugün yaptığı bir açıklamada Erdoğan ve Esad’ın Rusya’da görüşebileceğini ifade etmiş, ancak henüz ayrıntıların belli olmadığını sözlerine eklemişti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz haftalarda Endonezya’da yapılan G20 toplantısı sırasında yaptığı açıklamada seçimden sonra Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la ilişkilerde “sil baştan” yapılabileceğini belirterek “Siyasette ebedi olarak dargınlık, kırgınlık, küslük olmaz. Haziran seçiminden sonra bir sil baştan yapabiliriz.” şeklinde konuşmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da Rusya-Ukrayna müzakeresi | Erdoğan: Somut sonuç alma dönemi geldi

    İstanbul’da Rusya-Ukrayna müzakeresi | Erdoğan: Somut sonuç alma dönemi geldi


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müzakere için İstanbul’a gelen Ukrayna ve Rusya heyetlerine seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bölgesinde pek çok acıya şahitlik etmiş bir ülke olarak Karadeniz’in kuzeyinde benzer bir tablonun ortaya çıkmaması için çalıştık, çabaladık” dedi.

    “Çatışmalar, dostunuz ve komşunuz olarak bizleri gerçekten derinden üzüyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahibi olduğumuz uluslararası platformlarda iki tarafın (Ruysa-Ukrayna) da hakkını, hukukunu, hassasiyetlerini koruyan kollayan gözeten, adilane bir yaklaşım sergiledik” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan “Adil bir barışın kaybedeni olmayacağına inanıyoruz. Çatışmanın uzaması hiç kimsenin yararına değildir” diyerek trajediyi durdurmanın tarafların elinde olduğunu vurguladı.

    Erdoğan, “Bir an önce barışın sağlanması herkesin faydasına olacaktır. Görüşmelerden artık somut sonuçlar alınması gereken döneme girildiğini düşünüyoruz. Dünya sizlerden gelecek hayırlı ve müjdeleri haberleri bekliyor. İşinizi kolaylaştıracak her türlü katkıya hazırız” dedi.

    Türkiye’nin görüşmelerde arabuluculuk rolünün bulunmadığına dikkat çeken Erdoğan buradaki müzakerelerin liderler temasını mümkün hale getireceğini belirtti ve “Böyle bir görüşmeye ev sahipliği yapmaya da hazırız” dedi.

    Müzakere heyetleri İstanbul’da

    İki ülke heyetleri İstanbul’da bir araya geliyor. Kaldıkları otellerden ayrılan Rus ve Ukrayna müzakere ekibi görüşmelerin yapılacağı Dolmabahçe’de Çalışma Ofisi’ne gitti. Ukrayna heyetine Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı’nın Danışmanı Mihaylo Podolyak, Rus ekibine ise Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Vladimir Medinsky liderlik ediyor.

    Rusya’nın Ukrayna işgalinde bir ay geride kalırken, taraflar arasındaki savaş devam ediyor. İki taraf arasında yapılan müzakerelerden bugüne kadar sonuç alınamadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’ın ‘4 başlıkta mutabakat var’ açıklamasına Kuleba’dan yanıt: Müzakerelerde ilerleme yok

    Erdoğan’ın ‘4 başlıkta mutabakat var’ açıklamasına Kuleba’dan yanıt: Müzakerelerde ilerleme yok


    Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Moskova ve Kiev’in ‘4 başlık üzerinde mutabakat varmış gibi bir durum söz konusu’ sözleri üzerine açıklama yaptı. Ukraynalı Bakan Kuleba, müzakerelerde bir ilerleme olmadığını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları üzerine görüş bildiren Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, Rusya ile yapılan müzakerelerde ilerleme olduğu yönündeki fikri reddetti. Kuleba, “Müzakere süreci çok zorlu. Ukrayna delegasyonu güçlü bir pozisyon aldı ve taleplerinden vazgeçmek istemiyor. Ateşkes, güvenlik garantileri ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğü konusunda ısrarcıyız” ifadelerini kullandı. Kuleba ayrıca, Ukraynaca’nın da ülkenin tek resmi dili olmaya devam edeceğini söyledi.

    Kuleba açıklamalarında ülkesinin ” Türkiye’nin siyasi ve insani yardımının yanı sıra Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona erdirilmesini amaçlayan diplomatik gayretlerinden dolayı samimiyetle minnettar olduğunu” belirtti.

    Rus müzakere ekibi de görüşmelerin video konferans yöntemi ile kesintisiz sürdüğünü ancak net bir ilerleme olmadığını duyurdu.

    Erdoğan: Özellikle 4 başlık üzerinde mutabakat varmış gibi bir durum söz konusu

    Erdoğan NATO Olağanüstü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için gittiği Belçika’daki temaslarını tamamlayarak Türkiye’ye dönerken uçakta gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve Rusya’nın Ukrayna işgalinde taraflar arasında yürütülen müzakerelere ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Özellikle 4 başlık üzerinde mutabakat varmış gibi bir durum söz konusu. Bunlardan bir tanesi özellikle bu NATO meselesiyle ilgili. Ukrayna ilk başlarda bu konuya önemle asılıyordu ama daha sonra NATO üyeliğinden çekilebileceğini Zelenskiy ifade etmeye başladı. Bir diğer konu, özellikle Rusça’nın resmi dil olarak kabul edilmesi meselesi. Zelenskiy bunu da kabul etti. Zaten Rusça Ukrayna’nın hemen her yerinde konuşulan bir dil. Bu noktada da bir sorun yok. Bir diğer konu silahsızlanma meselesi. Tabii Ukrayna bir devlet, yani silahsızlanmayı A’dan Z’ye kabul söz konusu değil. Ama bu konu da anlaşılamaz değil. Yani orada da belli tavizlerin verilebileceğini Ukrayna tarafı ifade etti. Dördüncü konu, ki yine Ukrayna’nın da burada bir mutabakatı var; o da bu kolektif güvenlik dedikleri mesele. Bu konuda da Ukrayna olumlu bir yaklaşım ortaya koydu. Ama tabii Ukrayna Kırım ve Donbas konularında bu kadar rahat değil. Donbas meselesinde en sonda güzel bir adım attı, bana göre akıllı bir liderlik diyebiliriz ve ‘Bu konuda referanduma gitmem gerekir’ dedi. Bu konuyla orayı kestiler. Şu anda böyle bir durum var. Kaldı ki Rusya 2014’te Kırım’ı işgal ettiği zaman, biz çok açık, net bu işgale karşı çıkmıştık ve o günden sonra da Putin ile yaptığım her görüşmede bu işgale karşı çıktığımızı hep söylemiştim. Ama o zaman Batı bu işgale bugün olduğu gibi çok açık, net bir tavır koymamıştı”.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zelenskiy’nin danışmanı: Ukrayna’nın tarafsızlık statüsünde ABD ve Türkiye de garantör olmalı

    Zelenskiy’nin danışmanı: Ukrayna’nın tarafsızlık statüsünde ABD ve Türkiye de garantör olmalı


    Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’nin danışmanı Ihor Zhovkva ülkesinin ‘tarafsızlık’ statüsünü tartışmaya hazır olduğunu söyledi.

    Zelenskiy’nin dış politika danışmanı Zhovkva, “tarafsızlık” konusunu görüşme ve NATO üyeliğinden vazgeçme olasılığını gözardı etmediklerini ancak bu konudaki en ciddi görüşmelerin Zelenskiy ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılabileceğini ifade etti. Putin, bir süredir Zelenskiy’nin doğrudan görüşme çağrılarını yanıtsız bırakıyor.

    Zhovkva İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye verdiği röportajda “Rusya ile tarafsızlık konusunu görüşmeye hazırız. Ama aynı zamanda Ukrayna’nın tarafsızlık seçeneği tercih etmesi ve şimdilik NATO’ya girmekten vazgeçmesi halinde sağlam güvenlik koşullarını da oluşturmamız lazım” dedi.

    Zelenskiy’nin ülkesinin güvenlik garantileri ile ilgili kapsamlı bir belge hazırlığında olduğunu ifade eden Zhovkva “Güvenlik garantileri yalnızca aralarında Rusya’nın da bulunduğu ülkeler değil, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Türkiye gibi güçlü ülkelerce de sağlanmalı” dedi.

    Ukrayna’nın doğusundaki Sumy kentinden binlerce sivil ve yabancı öğrencinin çıkarılmasını sağlayan insani koridor gibi konuların görüşmeler sayesinde hayat geçirilebildiğini belirten Zhovkva, düşmanlıkların sona erdirilmesi ve ateşkesin sağlanmasının ancak görüşmeler yoluyla sağlanabileceğinin altını çizdi ve Ukrayna’nın olası bir tarafsızlık statüsünün şekillendirilmesinin de ancak görüşmeler sonucunda sağlanabileceğini vurguladı.

    Ukrayna’daki iktidar partisi de tarafsızlık için ABD, Türkiye ve komşu ülkelerin garantörlüğünü istedi

    Öte yandan Ukranya’da iktidarda bulunan Halkın Hizmetkarı Partisi de ülkesinin tarafsızlık statüsü kazanmaması halinde ABD; Türkiye ve Ukrayna’nın komşu ülkelerinin garantör ülke olabileceğini belirtti. Yapılan açıklamada partinin NATO’ya katılım hedefini ertelemeye gönüllü olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca Rusya’nın hiç şüphe bırakmayacak şekilde Ukrayna’yı devlet olarak tanımasını ve tehdit etmeyeceğini garanti etmesi istendi.

    Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Kiev’in bir dizi koşulu kabul etmesi halinde askeri operasyonları “hemen” durdurmaya hazır olduklarını söylemiş, taleplerini Ukrayna’nın anayasa değişikliği ile tarafsız statüye geçmesi, Kırım’ın Rus toprağı olarak tanınması ve ayrılıkçı Donetsk ve Luhansk’ın bağımsız devletler olarak kabul görmesi olarak sıralamıştı.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 10 Mart’ta Antalya’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitri Kuleba’nın katılacağı bir üçlü zirvenin yapılacağını duyurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sırbistan’ın Avrupa Birliği üyeliği sürecinde önemli adım: 4 yeni fasıl daha açıldı

    Sırbistan’ın Avrupa Birliği üyeliği sürecinde önemli adım: 4 yeni fasıl daha açıldı


    Avrupa Birliği (AB) Sırbistan ile katılım müzakereleri kapsamında 4 yeni faslın açıldığını duyurdu.

    Belçika’nın başkenti Brüksel’de, AB ve Sırbistan arasında düzenlenen 13’üncü Katılım Konferansı’nda Belgrad’a bir de uyarı geldi. Brüksel AB’ye katılımın mümkün olabilmesi için Balkan ülkesinin eski bölgesi Kosova ile ilişkileri normalleştirmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Konferansın ardından AB Konseyinden yapılan yazılı açıklamada, AB’nin Sırbistan ile “Yeşil Gündem ve Sürdürülebilir Bağlantılılık” (Green Agenda and Sustainable Connectivity) fasıl kümesini açtığı bildirildi.

    “Önemli bir dönüm noktası”

    Söz konusu küme, 14’üncü (Ulaştırma Politikası), 15’inci (Enerji), 21’inci (Trans-Avrupa Ağları) ve 27’nci (Çevre ve İklim Değişikliği) fasıllarını kapsıyor.

    1 Mart 2012’de adaylık statüsünü alan ülke böylece toplam 35 fasıldan 22’sini açmış oldu. Bu fasıllardan ikisi geçici olarak kapatılmıştı.

    AB Konseyi, mayıs ayında aday ülkelerin hazırlıklarını hızlandırmalarına yardımcı olmak için müzakere fasıllarının altı kümede gruplandırılmasına karar vermişti.

    İlk defa dört faslın birden açıldığı ülkede Başbakan Ana Brnabic bu adımın , “Avrupa ile entegrasyon sürecinde çok önemli bir dönüm noktası” olduğunu söyledi.

    Kosova uyarısı

    Sırbistan’ın AB’ye katılımı yolunda çok önemli bir adım daha attığını ifade eden AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Oliver Varhelyi, bununla birlikte Belgrad’ın hukukun üstünlüğü alanında atması gereken adımlar bulunduğunun da altını çizdi.

    “Kosova ile ilişkilerin normalleşmesi, katılım müzakerelerinin genel hızı için gerekli olmaya devam ediyor” diyen AB komiseri, “Sırbistan’ın sahada sonuç almaya devam etmesinin çok önemli” olduğunu vurguladı.

    2008’de bağımsızlığını ilan eden Kosova’yı Rusya ve Çin’in desteğini alan Sırbistan tanımıyor. İspanya, Kıbrıs, Yunanistan, Romanya ve Slovakya da Kosova’yı tanımayan diğer AB ülkeleri.

    Bununla birlikte birçok AB üyesinin yanı sıra Türkiye ve ABD de Kosova’nın bağımsızlığını onaylayan ülkeler tarafında bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Venezuela’da siyasi krizin son bulması için ‘kısmi anlaşma’ sinyali

    Venezuela’da siyasi krizin son bulması için ‘kısmi anlaşma’ sinyali


    Venezuela hükümeti ile muhalefet temsilcilerinin Norveç’in arabuluculuğunda Meksika’da yaptığı ikinci tur müzakerelerden ‘kısmi anlaşma’ umudu doğdu.

    Venezuela’nın uzun süredir devam eden siyasi krizini çözmek için Meksika’da başlayan ikinci tur görüşmelerin olumlu bir atmosferde gerçekleştiği belirtildi. AFP’ye konuşan hükümet tarafından üst düzey bir diplomat, tarafların kısmi bir anlaşma üzerinde anlaşmaya yakın olduğunu söyledi.

    Ancak görüşmelere katılan muhalefet tarafından müzakereciler bu iddiayı doğrulamadı. Muhalefet kaynakları, henüz tarafların bir anlaşma üzerinde uzlaşmadığını açıkladı. Yaptırımların hafifletilmesi, siyasi haklar ve seçim güvenliği gibi 7 ayrı madde konusunda yapılan görüşmelerde, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun geleceği tartışılmıyor.

    Venezuela Hükümeti’nin diyalog heyeti başkanı Jorge Rodriguez, açıklamasında, ekonomik özgürlüklerin geri kazanılması için mücadele ettiklerini belirterek, “Kısmi anlaşmaları mümkün kılmak için kısa sürede tüm çabamızı göstereceğiz. Toplantının iyi atmosferini kirletmeyeceğiz. ” ifadesini kullandı.

    Müzakerelerin pazartesi gününe kadar sürmesi beklenirken, muhalefetin amacının hükümet temsilcileriyle bir takım anlaşmalar yapmak olduğu kaydedildi.

    Muhaliflerin temsilcisi Gerardo Blyde, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, süreci ilerletmekte istekli olduklarını savunarak, “Ülkedeki krizin çok ciddi temel sorunları var, Venezuela’da başarısız olan bir model, demokratik ve anayasal düzeni tanımayan bir model var.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***