Etiket: Müslüman

  • ABD’li Siyasetçiden Kan Donduran Video! Kur’an-ı Kerim Yakıp Elinde Silahla Müslümanları Hedef Aldı

    ABD’li Siyasetçiden Kan Donduran Video! Kur’an-ı Kerim Yakıp Elinde Silahla Müslümanları Hedef Aldı


    ABD’de Donald Trump yönetimiyle beraber göçmen ve azınlıklara yönelik nefret suçları artarken, bu tavrı doğrudan siyasi yetkililer bile benimseyebiliyor. Son olarak Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi adayı Valentina Gomez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile Müslümanları hedef alarak tepki topladı.

    MÜSLÜMANLARI HEDEF GÖSTERDİ

    Kolombiya doğumlu bir göçmen olan Gomez, paylaştığı videoda elindeki silahla Kur’an-ı Kerim’i yakıp kameraya bakarak Müslümanlara doğrudan tehditler sarf etti. Valentina Gomez, İslam’ın tamamen yok edilmesi gerektiğini savunarak “Unutmayın Davut, Calut için dua etmemişti. Müslümanları öldürdü” ifadelerini kullandı.

    Kolombiya doğumlu bir göçmen olan Gomez, skandal paylaşımında ayrıca “ABD Hristiyan bir ülke, o yüzden terörist Müslümanlar 57 Müslüman ülkeden herhangi birine gidebilir” dedi. Videonun sonunda da yanmış Kur’an-ı Kerim’in yanında poz veren siyasetçiye sosyal medyada tepki yağdı.

    HER DİNDEN İNSAN TEPKİ GÖSTERDİ

    Gomez’in bir siyasetçi olarak açıkça nefret söylemi yaydığını ve masum insanları hedef haline getirdiğini vurgulayan sosyal medya kullanıcıları arasında yalnızca Müslümanlar değil her dinden birçok kişi vardı. Bazı Hristiyan kullanıcılar da hiçbir dine hakaret edilemeyeceğini savunarak Gomez’in yaptığının masum insanlara çok büyük bir zarar verebileceğini söyledi.

    ABD'li Siyasetçiden Kan Donduran Video! Kur'an-ı Kerim Yakıp Elinde Silahla Müslümanları Hedef Aldı - Resim : 2

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsveç’te Farklı İnanç Grupları İftar Programında Buluştu

    İsveç’te Farklı İnanç Grupları İftar Programında Buluştu


    İsveç İslam Dernekleri Federasyonunun organize ettiği iftar programında, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Yönet Can Tezel, İsveç Kilisesi Papazlar Birliği Başkanı Peter Lööv Roos, İsveç Kilise Birliği Diyalog Başkanı Eva Maria Munck, İsveç Botkyrka Budist Topluluğu Başkanı Marie Spennare ile Stockholm’deki farklı inanç gruplarının önde gelen temsilcileri bir araya geldi.

    BÜYÜKELÇİ TEZEL’DEN FEDERASYONA TEŞEKKÜR

    Burada konuşma yapan Büyükelçi Tezel, böyle bir program düzenledikleri için İsveç İslam Dernekleri Federasyonuna teşekkür etti.

    Federasyonun iftarına üçüncü katılışı olduğunu dile getiren Tezel, “Ramazan, Müslümanların farklı bir seviyede dua ettikleri ibadet ayıdır. Bu ayda alçak gönüllü olmak, mütevazı ve hayırsever olmak önemli bir duruştur. Ayrıca başkalarının kendi doğrularına sahip olduğunu anlaması ve onlara saygı duyması ve içsel olarak da ruhun arındırılması, bu ayda harika bir fırsattır.” ifadelerini kullandı.

    İsveç'te Farklı İnanç Grupları İftar Programında Buluştu - Resim : 2

    İsveç’te 1 milyona yakın Müslüman yaşadığını hatırlatan Tezel, “İsveçli Müslümanların bu ülkeye katkılarda bulunmasını ve bu ülkenin demokratik yapısından yararlanarak entegrasyona katkıda bulunmasını önemli buluyorum.” diye konuştu.

    ‘RAMAZAN İNSANIN KENDİNİ TANIMASI İÇİN ÖNEMLİ’

    İsveç Kilisesi Papazlar Birliği Başkanı Roos da Müslümanlarla birlikte ayın manevi atmosferinde bulunmaktan mutlu olduklarını belirterek, “İnsanlar, bir erkek ve kadından yaratıldı. Sonra farklı din ve kültürlere ayrıldı. Ramazanda oruç tutmak açlık değil, insanın kendisini tanıması için önemli bir zaman dilimi.” diye konuştu.

    İsveç'te Farklı İnanç Grupları İftar Programında Buluştu - Resim : 3

    İslam Dernekleri Federasyonuna kendilerini bir araya getirdiği için teşekkür eden Roos, Gazze halkının enkazın ortasına kurdukları uzun iftar sofrası fotoğraflarından çok etkilendiğini ve savaşın bitmesi gerektiğini kaydetti.

    İsveç İslam Dernekleri Federasyonu Başkanı Tahir Akan da ramazan ayının bereketini farklı dini gruplardan insanlarla paylaştıklarını söyledi.

    İsveç'te Farklı İnanç Grupları İftar Programında Buluştu - Resim : 4

    Geleneksel olarak her yıl iftar verdiklerini belirten Akan, “Bütün farklı renklerden, inançlardan insanların bizim çatımız altında bir araya gelmesi bizi oldukça duygulandırdı. İnşallah dostluğumuz ve kardeşliğimiz devam eder, gelecek ramazan da aynı çatı altında iftara iştirak ederiz.” dedi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Arnavutluk, artık ‘nüfusunun çoğunluğu Müslüman ülke’ değil

    Arnavutluk, artık ‘nüfusunun çoğunluğu Müslüman ülke’ değil


    Arnavutluk, artık “nüfusunun çoğunluğu Müslüman” olarak tanımlanan bir ülke değil. euronews Türkçe’nin yerel medyada yayınlanan nüfus sayımı verilerinden aktardığına göre, toplam nüfusu 2,4 milyon olan ülkede 1,1 milyon kişi kendisini Müslüman olarak tanımladı. Sayımda 115 bin 644 kişi ise “Bektaşi” olduğunu belirtti.

    Günümüzde senkretik ve heterodoks bir yapıya sahip olan Bektaşilik köken olarak Sünni İslam’ın Sufilik geleneğinden gelse de, ülkede her Bektaşi kendisini aynı zamanda Müslüman olarak tanımlamıyor.

    Arnavutluk’ta 85 bin 311 kişi ateist olduğunu ifade ederken, 201 bin 530 kişi Hristiyanlığın Katolik, 173 bin 645 Ortodoks, 9 bin 658 kişi de Evanjelik mezhebine bağlı olduğunu belirtti.

    Nüfus sayımında 332 binden fazla Arnavut dinlerini belirtmeden kendilerini “inançlı” olarak tanımlarken, 244 bin 331 kişi ise yanıt vermek istemedi.

    Sayımda ayrıca ülke nüfusunun 2011’de yapılan bir önceki sayıma göre 420 bin kişi azaldığı da ortaya çıktı. (Kaynak)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalya’daki Müslüman öğrencilerden Ramazan Bayramı tatili talebi

    İtalya’daki Müslüman öğrencilerden Ramazan Bayramı tatili talebi



    İtalyan basınındaki haberlere göre, bazı eğitim kurumlarında başlatılan Ramazan Bayramı’nın ilk gününde derslere ara verme uygulamasının ardından diğer okullardaki Müslüman öğrencilerden de benzer talepler gelmeye başladı.

    Milano’daki Politeknik Üniversitesindeki Müslüman öğrencilerin oluşturduğu birlik, kültürel ve dini farklılıkların tanınması ve saygı çerçevesinde Ramazan Bayramı’nda derslerin durdurulmasını talep etti.

    Bolonya Üniversitesinde öğrenim gören Müslüman öğrenciler de Milano’daki arkadaşlarının taleplerine destek vererek, okul yönetiminden bayram için derslerin durdurulmasını istedi.

    Öğrenciler, tatil taleplerinin karşılanması durumunda Ramazan Bayramı’nda Müslüman öğrencilerin aileleriyle birlikte olma fırsatı yakalayacağını kaydetti.

    İktidarın küçük ortaklarından İslam ve göç karşıtı tezleriyle bilinen aşırı sağcı Lig Partisi’nden Avrupa Parlamenteri Silvia Sardone ise Milano Politeknik Üniversitesindeki Müslüman öğrencilerin talebini “kabul edilemez” olarak niteledi.

    BİR İLKOKUL VE BİR ÜNİVERSİTE, BAYRAMIN İLK GÜNÜNÜ TATİL İLAN ETMİŞTİ

    Ülkede, geçen ay, bazı eğitim kurumları Ramazan Bayramı’nın ilk gününü tatil ilan etme kararı almıştı.

    İlk olarak öğrencilerinin önemli bir kısmı Müslüman olan, Milano yakınlarındaki Pioltello’da bulunan ve adını Pakistan’da çocuk işçiliğine karşı mücadele eden Hristiyan Pakistanlı Iqbal Masih’ten alan ilkokulun yönetimi, Ramazan Bayramı’nın ilk gününü tatil ilan etmişti. Bölge yönetiminin itiraz ettiği ve kararını gözden geçirmesini istediği ilkokul, bu kararından geri adım atmamıştı.

    Pioltello’daki ilkokulun bu kararından kısa süre sonra Siena kentindeki Siena Yabancılar Üniversitesi de (Universita per stranieri di Siena), Ramazan Bayramı’nın ilk gününü tatil etme kararı aldığını duyurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mısır’da, Müslüman Kardeşler’in 8 yöneticisi idam cezasına çarptırıldı

    Mısır’da, Müslüman Kardeşler’in 8 yöneticisi idam cezasına çarptırıldı



    Mısır Mahkemesi, 2013 yılında askeri darbenin ardından Rabia Meydanı’nda düzenlenen oturma eylemi nedeniyle bölge çevresinde çıkan olaylara ilişkin davada üst düzey Müslüman Kardeşler (İhvan) yöneticilerini idam cezasına çarptırdı.

    AA’nın Mısır haber ajansı MENA’dan aktardığına göre, 2013 yılında Rabia Meydanı’nın yakınındaki Manassa bölgesinde yaşanan olaylarla ilgili davanın duruşması bugün Olağanüstü Devlet Yüksek Güvenlik Mahkemesi’nde yapıldı.

    Mahkeme, İhvan ve Cemaat’ül İslamiyye teşkilatından 8 yönetici hakkında idam cezası verdi.

    İdam cezasına çarptırılanların 80 yaşındaki İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii’nin yanı sıra, Muhammed el-Biltaci, Mahmud İzzet, Amr Muhammed Zeki, Üsame Yasin, Saffet Hicazi, Asım Abdulmacid ve Muhammed Abdulmaksut olduğu ifade edildi.

    Duruşmada 37 sanık müebbet hapis (25 yıl), 6 sanık 15’er yıl ağırlaştırılmış, 7 sanık 10’ar yıl ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırılırken, 21 sanık da beraat etti.

    Mahkemenin hükmüne temyiz yolunun açık olmadığı belirtildi. Mısır’da daha önce de İhvan yöneticileri hakkında idam kararları çıkmıştı ancak bunlara temyiz yolu açıktı.

    Mısır yasalarına göre, idam hükmü cumhurbaşkanının onayından sonra infaz ediliyor. Cumhurbaşkanının, idam cezasını, hapis cezasına indirme veya hükümlüyü affetme, cezanın infazını durdurma ve hükümlünün serbest bırakılmasına karar verme yetkisi bulunuyor.

    Mısır’da eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 3 Temmuz 2013’te darbeyle görevden alınmasının ardından Rabia Meydanı’nda eylemler başlamış ve 14 Ağustos 2013 tarihine kadar sürmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Babür Camisi Hindu tapınağına çevrildi, açılışı Başbakan Modi seçim öncesi yaptı

    Babür Camisi Hindu tapınağına çevrildi, açılışı Başbakan Modi seçim öncesi yaptı


    Aşırı sağcı, popülist politikalarıyla öne çıkan Modi, yaklaşan genel seçimde vaatlerinden biri olan caminin tapınağa çevrilmesi için taraftarlarına verdiği sözü böylece tuttu.

    REKLAM

    Hindistan Başbakanı Nerandra Modi, tarihi Babür Camisi’nin (Babri Masjid) yerine inşa edilen Hindu tapınağının açılışını görkemli bir tören ve ayinle gerçekleştirdi.

    Aşırı sağcı, popülist politikalarıyla öne çıkan Modi, yaklaşan genel seçimde vaatlerinden biri olan caminin tapınağa çevrilmesi için taraftarlarına verdiği sözü böylece tuttu.

    Ağustos 2020’de temel atma törenine de katılan Başbakan, mabedin içerisine 40 kilo ağırlığında gümüş bir tuğla koymuştu. Seçim kampanyasının en büyük vaatlerinden biri olan tapınak sayesinde Modi bir rekora imza atmak ve göreve üçüncü defa seçilmeyi hedefliyor. 

    Tapınağın açılış töreninde düzenlenen ayini de bizzat yöneten Başbakan, altın süslemelerle bezenmiş ve elinde altın bir yay ve ok tutan tanrı heykelinin önüne bir lotus çiçeği yerleştirerek secde etti.

    Milyonlarca Hint töreni televizyondan izlerken haber kanalları dini etkinliği kesintisiz olarak yayınladı.

    Aralarında seçkin sanayiciler, politikacılar ve film yıldızlarının da bulunduğu yaklaşık 7 bin 500 kişi ayinde hazır bulundu. 

    Modi, Hindistan’da din ve siyasetin eşi benzeri görülmemiş şekilde iç içe girmesine neden olan siyasi bir lider olarak görülüyor. 

    Analistler ve eleştirmenler şatafatlı törenin, Modi döneminde din ve devlet arasındaki çizginin ne ölçüde aşındığını gösterdiğini belirtirken, aynı zamanda seçim kampanyasının da başlangıcı olarak görüyor. 

    “Modi’den önceki başbakanlar da tapınaklara ve başka ibadet yerlerine gitti, ama oraya inanan olarak gitti.” diyen Hindu milliyetçiliği uzmanı ve Modi üzerine bir kitabın yazarı olan Nilanjan Mukhopadhyay, “Modi ilk kez oraya ayin yapan biri olarak gitti” ifadelerini kullandı. 

    Hindistan’ın en sorunlu dini mekanlarından birinde yer alan tapınağın hükümet tarafından dini çıkarlar için kullanıldığını ileri süren muhalefet partileri ise 1.4 milyarlık Hindistan nüfusunun yüzde 80’ini oluşturan Hinduların böylece Modi hükümetine oy atmasının hedeflendiğini ileri sürüyor. 

    Bu sebeple ana muhalefet partisi ve Kongre’nin bazı üst düzey liderleri etkinliği boykot etti.

    Öte yandan dört önemli Hindu dini otoritesi, bitmemiş bir tapınağı kutsamanın Hindu kutsal metinlerine aykırı olduğunu söyleyerek törene katılmayı reddetti.

    Açılış için dev hazırlık ve sıkı güvenlik önlemleri

    Dar sokakları ve gecekonduları ile tanınan bölge tapınağın açılışından önce önemli bir ‘makyaj’ çalışmasına da sahne oldu. 

    Tapınağa giden dört şeritli yollar ve yeni bir havaalanı inşa edildi. Tren Garı da genişletildi. Ayrıca birçok otel zinciri de yeni tesisler inşa etmeye başladı. 

    Şehre ayin için binlerce kişinin akın etmesinden dolayı sınırlar kapatılırken yaklaşık 20 bin güvenlik personeli ve 10 binden fazla güvenlik kamerası konuşlandırıldı.

    Tahmini maliyeti 217 milyon dolar olan ve yaklaşık 3 hektarlık (7.4 dönüm) bir alana yayılan tapınak, 1992 yılında Lord Ram’ın doğum yerini işaret eden tapınak kalıntıları üzerine inşa edildiğine inanan Hindu çeteler tarafından yerle bir edilen 16. yüzyıldan kalma Babür Camisi’nin (Babri Masjid) enkazı üzerinde yer alıyor.

    Caminin yıkılması Hindistan’da çoğu Müslüman 2 bin kişinin ölümüne yol açan kanlı ayaklanmaları tetiklemiş ve bu bölge uzun süre iki toplum için dini bir gerginlik noktası olmuştu.

    Anlaşmazlık, 2019’da Hindistan Yüksek Mahkemesi’nin tartışmalı bir kararla caminin yıkımını yasaların “korkunç bir ihlali” olarak nitelendirmesi ancak Müslümanlara farklı bir arsa verirken Hindulara arsayı tahsis etmesiyle sona ermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Adalet Divanı: AB’de kamu kurumları başörtüsü yasağı uygulayabilir

    Avrupa Adalet Divanı: AB’de kamu kurumları başörtüsü yasağı uygulayabilir


    Avrupa Adalet Divanı, “bir kamu kurumunun, kendi bünyesinde tarafsız bir idari ortam oluşturmak amacıyla çalışanlarına dayattığı tarafsızlık politikasının, meşru bir amaçla nesnel olarak haklı görülebileceğine” hükmetti.

    REKLAM

    Avrupa Birliği’nin en yüksek hukuk mercii konumundaki Avrupa Adalet Divanı, AB üyesi ülkelerde kamu kurumlarının, çalışanların iş yerlerinde başörtüsü gibi dini inancı simgeleyen nesneleri takmasını yasaklayabileceğine hükmetti. 

    Belçika’nın doğusundaki Liege kentine bağlı Ans Belediyesi’nin bir kadın çalışanına iş yerinde başörtüsü takamayacağını bildirmesi üzerine ilgili çalışan konuyu mahkemeye intikal ettirmişti. 

    Ancak kadın çalışanın ‘dini özgürlüğünün ihlali’ ve ‘ayrımcılık’ gerekçesiyle başvurduğu Liege İş Mahkemesi bu konuda hüküm veremedi. 

    Bunun üzerine konu Avrupa Adalet Divanı’na taşındı. 

    Bu arada belediye istihdam koşullarını değiştirerek, çalışanlarının dini veya ideolojik inançlarına dair açık işaretler taşımamak suretiyle tarafsızlık sergilemelerini zorunlu kıldı.

    AB Avrupa Adalet Divanı, “bir kamu kurumunun, kendi bünyesinde tarafsız bir idari ortam oluşturmak amacıyla çalışanlarına dayattığı tarafsızlık politikasının, meşru bir amaçla nesnel olarak haklı görülebileceği” yönünde karar verdi. 

    Ayrıca mahkeme, başka bir kamu idaresinin, genel ve ayrım gözetmeyecek bir şekilde, görünür inanç işaretlerinin takılmasına izin vermeye karar vermesi halinde de haklı olabileceğini kaydetti. 

    Mahkemenin kararında her AB üyesi devletin ve devlete bağlı idarelerin iş yerlerinde teşvik etmeyi amaçladıkları kamu hizmetinin tarafsızlığını tasarlama konusunda takdir yetkisine sahip olduğu belirtildi. 

    Kararda, “Ancak bu hedefe tutarlı ve sistematik şekilde ulaşılmalı. Hedefe ulaşmak için benimsenen önlemler, kesinlikle ‘gerekli’ olanlarla sınırlı kalmalı. Bu gerekliliklere uyulduğunun doğrulanması ise ulusal mahkemelerin görevidir.” denildi. 

    Mahkeme, söz konusu kararının, halkla temas halinde olmayanlar için de geçerli olduğunu bildirdi. 

    Avrupa Adalet Divanı daha önce özel kurum ve kuruluşlarla ilgili çokça karar vermiş olsa da bu, kamu kurumlarına yönelik ilk olma özelliği taşıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gazze’deki hastane saldırısı sonrası birçok ülkede protestolar düzenlendi

    Gazze’deki hastane saldırısı sonrası birçok ülkede protestolar düzenlendi


    Gazze’deki hastane saldırısı sonrası Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki ülkeler başta olmak üzere birçok noktada protestolar düzenleniyor.

    REKLAM

    Gazze’deki El Ehli Hastanesi’nde meydana gelen 500’e yakın sivilin hayatını kaybettiği, yüzlercesinin yaralandığı saldırı birçok ülkede büyük tepki topladı. 

    İsrail ve Filistinli tarafların birbirini suçladığı olayda Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde öfkesini İsrail’e, Amerika Birleşik Devletleri’ne ve Fransa’ya yönlendiren kalabalık gruplar protesto eylemleri düzenleyerek Filistin halkına destek verdi. Gösterilerde İsrail’in saldırıları durdurması istendi. 

    Türkiye

    Yaşanan ağır can kaybı Türkiye’de devam eden öfkeli protesto gösterilerini beraberinde getirdi. Polis birçok yerde biber gazı ile müdahale ederek göstericileri dağıtmaya çalıştı.

    Binlerce protestocu gece boyunca başkent Ankara’daki İsrail Büyükelçiliği’nin önü de dahil, birçok şehirde Filistin bayraklarıyla yürüyüş yaptı ve İsrail’i kınayan sloganlar attı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olayla ilgili olarak “İçerisinde kadınların, çocukların, masum sivillerin olduğu bir hastaneyi vurmak, İsrail’in en temel insani değerlerden yoksun saldırılarının son örneğidir.” ifadeleriyle paylaşım yaptı.

    İstanbul’daki gösterilerde protestocularla polis arasında çatışma yaşandı. Polis,  İsrail Başkonsolosluğu’na havai fişek fırlatan ve konsolosluk yerleşkesine girmeye çalışan binlerce protestocuyu dağıtmak için biber gazı ve tazyikli su kullandı. İstanbul Valiliği beş kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

    Adana’da Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail politikasını protesto etmek için ABD’nin konsolosluğu önünde toplanan eylemcilere polis müdahale etti, iki polis yaralandı.

    Malatya’da da bir grup protestocu Kürecik Radar Üssü’nde güzenlediği gösteriye güvenlik güçleri müdahale etti. 

    İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, İsraillilerin Türkiye’ye seyahat etmemesi yönünde bir uyarı yayınladı. Konsey ayrıca Türkiye’deki İsrail vatandaşlarına da mümkün olan en kısa sürede ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu. 

    Lübnan

    Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki ABD Büyükelçiliği’nin önünde toplanan protestocular molotof kokteylleri ve taşlarla güvenlik güçleriyle çatıştı ve yakınındaki bir binayı ateşe verdi.

    Beyrut’taki Fransız büyükelçiliği önünde yüzlerce kişi toplanarak Hizbullah bayrakları açtı ve elçiliğin ana girişine yığılan taşları güvenlik güçlerine fırlattı.

    Hizbullah, hastane saldırısını kınamak için 18 Ekim çarşamba gününü “düşmana karşı öfke günü” ilan etti ve Müslümanlardan ve Araplardan “öfkelerini göstermek üzere derhal meydanlara çıkmalarını” istedi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Lübnan’a yönelik seyahat uyarısını “seyahat etmeyin” seviyesine yükseltirken, ABD hükümet personelinin aile üyelerinin gönüllü ve geçici olarak ülkeyi terk etmelerine izin verdi.

    Ürdün

    Uzun zamandır bölgede istikrarın kalesi olarak görülen Ürdün, hastane saldırısı üzerine Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın ülkeye yapacağı ziyareti iptal ettiğini duyurdu. 

    Son günlerde kitlesel protestolara sahne olan ülkede dün gece, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın da bulunduğu başkent Amman’da geç saatlerde Filistin yanlısı protestocular İsrail Büyükelçiliğini basmaya çalıştı. 

    Hamas lehine sloganlar atan göstericiler hükümetten elçiliği kapatmasını ve İsrail’le barış anlaşmasını iptal etmesini talep etti. Göstericilere güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazla müdahale etti. 

    Yaklaşık 5 bin Ürdünlü Amman’daki İsrail Büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi. İsrail ile barış anlaşması olan Ürdün, İsrail’in “bu ciddi olayın sorumluluğunu taşıdığını” söylüyor.

    Mısır

    1970’lerin sonunda İsrail ile barış yapan ilk Arap ülkesi olan Mısır’da başkent Kahire’deki ABD Büyükelçiliği yakınlarında dün gece protesto gösterisi düzenlendi.

    REKLAM

    Bugün ise binlerce öğrenci Mısır üniversitelerinde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınamak üzere bir araya geldi. Öğrenciler Kahire, İskenderiye ve diğer şehirlerdeki protestolarında “İsrail’e ölüm” ve “Ruhumuzla, kanımızla sana feda olsun El Aksa” sloganları attı.

    Kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi “Mısır halkından sokağa çıkmasını istersem milyonlarcası sokağa çıkar” uyarısında bulunmuştu. 

    Yetkililerin on yılı aşkın bir süredir muhalefeti baskı altında tuttuğu Mısır’da bu tür protestolara nadiren rastlanıyor. 

    Ancak İsrail’in Gazze’nin 2,3 milyon sakinini Mısır’ın Sina Yarımadası’na itebileceği korkusu ve yükselen enflasyonun etkisiyle 2011 yılında ABD destekli eski Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in halk ayaklanmasıyla devrildiği ülkede istikrarsız bir karışım yaratabileceği belirtiliyor.

    Tunus

    Ülkede göstericiler üst üste ikinci gün, Fransız Büyükelçiliği önünde toplanarak hastane saldırısına duydukları öfkeyi dile getirdi.

    REKLAM

    Fransa ve ABD’yi İsrail ile Hamas savaşında “Siyonistlerin müttefiki” olmakla suçlayan binlerce gösterici “Büyükelçinin görevden alınması bir görevdir” şeklinde sloganları attı.

    Fas

    Ülkede İslamcı partiler ittifakı ve sol koalisyon tarafından düzenlenen mitingde iki kilometre boyunca uzanan kalabalıklar başkent Rabat’ta yürüdü.

    Göstericiler “Filistin’i halk özgürleştirecek” sloganları atıldı. Bazı protestocular da İsrail ve ABD bayraklarının üzerine basarak Washington’un İsrail’e verdiği desteği kınadı.

    Libya

    Libya’da yüzlerce gösterici, Filistin bayrakları sallayarak, Şehitler Meydanı’nda toplanmadan önce Trablus sokaklarında tur attı. Göstericiler Gazzelilere destek sloganları attı.

    İran

    İran’ın başkenti Tahran’da dün gece başkent Tahran’daki Filistin Meydanı’nda toplanan protestocular Gazze’nin kurtuluşuna destek verdi.

    REKLAM

    Yüzlerce protestocu çarşamba günü erken saatlerde İngiliz ve Fransız büyükelçiliklerinin önünde toplandı.

    “Fransa ve İngiltere’ye ölüm” diye bağıran protestocular, İran’ın başkentindeki Fransız Büyükelçiliği yerleşkesinin duvarlarına yumurta fırlattı.

    İran, hastaneye yönelik saldırıdan İsrail’in sorumlu tutulduğu İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında üyesi ülkelerin İsrail’e petrol ambargosu ve “kapsamlı yaptırımlar” uygulaması çağrısında bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hindistan’da Hindu ve Müslümanlar arasında çıkan çatışmada en az 5 kişi hayatını kaybetti

    Hindistan’da Hindu ve Müslümanlar arasında çıkan çatışmada en az 5 kişi hayatını kaybetti


    Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’nin yaklaşık 50 km güneyinde Hindular ve Müslümanlar arasında çıkan çatışmalarda ikisi polis personeli olmak üzere en az 5 kişi hayatını kaybetti

    Olaylar bir Hindu dini tören alayının Haryana eyaletindeki Müslümanların çoğunlukta olduğu Nuh bölgesinden geçmesi ile çıktı. 

    Akşam saatlerine doğru çatışmalar komşu Gurugram bölgesine de sıçradı ve orada bir cami yakıldı. Bu sırada camideki bir din adamı öldü ve bir kişi yaralandı.

    Şüpheliler yakalanıyor

    Gurugram komiser yardımcısı Nishant Kumar Yadav, “Olaya karışan beş kişi yakalandı ve diğerlerinin kimlikleri tespit ediliyor” dedi ve ibadethanelerin etrafındaki güvenliğin de artırıldığını sözlerine ekledi.

    Pazartesi akşamı beş arabanın ateşe verilmesi ve bazı dükkanların hasar görmesinin ardından bölge için şimdiden asayiş kısıtlamaları çıkarıldı ve okulların kapalı kalması talimatı verildi.

    Gurugram, Yeni Delhi ile sınırı olan bir bölge ve çok sayıda çok uluslu şirketi barındıran bir ticaret merkezi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Iraklı sığınmacının Kuran yakma eylemine Müslüman dünyasından tepki yağdı

    Iraklı sığınmacının Kuran yakma eylemine Müslüman dünyasından tepki yağdı


    57 üyeli İslam İşbirliği Örgütü, yaptığı çağrıda Kuran-ı Kerim yakılmasının tekrarını önlemek için etkili önlemler alınmasını istedi.

    İsveç’te bir caminin önünde Kuran-ı Kerim yakan Iraklı sığınmacı Salvan Momika’nın gerçekleştirdiği eylem Müslüman ülkeler tarafından sert ifadelerle kınandı.

    İsveç’te Kurban Bayramı’nın ilk günü başkent Stockholm’de bir caminin önünde Kur’an-ı Kerim yakıldı.

    Irak uyruklu 37 yaşındaki sığınmacı Salvan Momika aldığı izin sonrası Kuran’-ı Kerim sayfalarını yırtarak ayakkabılarını sildikten sonra ateşe verdi.

    Müslüman dünyasından tepki yağdı

    Başta Türkiye olmak üzere Irak, İran, Suudi Arabistan, Mısır, Afganistan, BAE, Lübnan, Ürdün gibi ülkelerin dışında Arap Birliği, İslam Konferansı Örgütü, Körfez İşbirliği gibi kurumlar Kuran’-ı Kerim sayfalarının yırtılarak yakılmasını kınadı.

    Erdoğan: “Bu alçaklığa göz yumanlar emellerine ulaşamayacak”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakılmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu cürmü işleyenler kadar fikir özgürlüğü kılıfı altında izin verenler, bu alçaklığa göz yumanlar emellerine ulaşamayacak.” dedi.

    Erdoğan, Kur’anı Kerim’in yakılmasıyla ilgili olarak şunları söyledi:

    “Türkiye olarak, tahrik siyasetine de tehdit siyasetine de kesinlikle boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini istiyorum. Terör örgütleriyle ve İslam düşmanlarıyla kararlı mücadele edilinceye kadar tepkimizi en güçlü şekilde ortaya koyacağız. Müslümanların kutsallarına hakaret etmenin düşünce hürriyeti olmadığını Batılı kibir abidelerine eninde sonunda öğreteceğiz.”

    Arap Birliği ve İslam Konferansı Örgütü ne dedi?

    Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir caminin önünde Kur’an-ı Kerim yakılması provokasyonuna izin verilmesine tepki gösterdi.

    Ebu Gayt, yaptığı yazılı açıklamada, başkalarının inançlarını küçümsemenin ifade özgürlüğünün bir parçası olmadığını belirtti.

    “Hükümetlerin sorumluluğu aşırıcılığı teşvik etmek, nefret ve İslamofobi fikirlerini öne sürenlere müsamaha göstermek değil, bu eğilimlerle kararlı bir şekilde yüzleşmektir.” ifadesini kullanan Ebu Gayt, İsveçli yetkililerin böyle bir eyleme müsamaha göstermesini kınadı.

    57 üyeli İslam İşbirliği Örgütü, yaptığı çağrıda Kuran-ı Kerim yakılmasının tekrarını önlemek için etkili önlemler alınmasını istedi.

    Müslüman ülkelerden çığ gibi yükselen tepki

    Kur’an-ı Kerim yakılması kurban bayramının başlaması ve Mekke’de hac vazifesinin tamamlanmasına az bir zaman kala gerçekleşti.

    Irak , eyleme izin veren İsveç’i sert bir şekilde eleştirirken, İran Kur’an-ı Kerim yakılmasını “kışkırtıcı, kötü düşünülmüş ve kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

    Bu arada sayıları 50’yi bulan Iraklı protestocular, Bağdat’taki İsveç Büyükelçiliği binasına kısa süreli girmeyi başararak burada bir protesto eylemi gerçekleştirdi.

    Hac vazifesi dolayısıyla yurt dışından 1,8 Müslümanı ağırlayan Suudi Arabistan, “Bu nefret dolu ve sürekli tekrarlanan eylemler hiçbir gerekçeyle kabul edilemez” dedi.

    Mısır ise Kurban Bayramı sırasında yaşanan bu eylemi Müslümanların duygularını tahrik eden rezil bir hareket” olarak yorumladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***