Etiket: Mülteciler

  • 2023’te AB’ye iltica başvuruları 1 milyonu aştı, Türkiye’den başvurular yüzde 82 arttı

    2023’te AB’ye iltica başvuruları 1 milyonu aştı, Türkiye’den başvurular yüzde 82 arttı


    AB’deki son veriler ışığında, genel olarak artan iltica arayışında Türkiye’den yapılan başvuruların artış eğilimi dikkat çekti

    REKLAM

    Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın (EUAA) çarşamba günü açıkladığı verilere göre, Avrupa Birliği’ndeki iltica başvuruları 2023 yılında yüzde 18 artışla 1,14 milyona ulaştı.

    Yeni veriler 2015-2016 mülteci krizinden bu yana iltica başvurularının en yüksek seviyeye çıktığını gösterdi.

    27 AB üyesi ile birlikte İsviçre ve Norveç’i de kapsayan çalışma sonucunda geçtiğimiz yıl 2022’ye kıyasla iltica başvurularında yüzde 18’lik bir artış yaşandı ve 1,1 milyon başvuru alındı. 

    En çok başvuru alan ülkeler

    EUAA’nın son raporunda en fazla başvuru alan ülke, başvuruların yaklaşık üçte birinin yapıldığı Almanya oldu. Bu ülkeyi Fransa, İspanya ve İtalya izledi.

    2023 yılında Almanya 334 bin başvuru ile çalışmada değerlendirilen ülkelere yapılan tüm başvuruların yüzde 29’unu alarak AB içinde sığınmacılar için en önde gelen varış noktası olma konumunu korudu.

    Ancak Almanya tek başına, ikinci ve üçüncü en fazla başvuru yapılan ülkeler Fransa ve İspanya’nın toplamından daha fazla başvuru alması dikkat çekti.

    Fransa 167 bin başvuru ile tüm başvuruların yüzde 15’ini, İspanya 162 bin başvuru ile yüzde 14’ünü ve İtalya da 136 bin başvuru aldı. Bu dört ülkenin aldığı başvuru sayısı, toplu olarak bu dönemde çalışmada incelenen 29 ülkeye yapılan tüm başvuruların üçte ikisinden fazlasını oluşturdu.

    Suriyeliler açık ara önde

    Başvurularda Suriye’den gelenler açık ara başı çekmeye devam etti, bunu yine Afganistan takip etti.

    2023’te 181 bin iltica başvurusunda bulunan Suriyeliler, 2022’ye kıyasla yüzde 38’lik bir artışla en fazla başvuruyu yapan ulus oldu. 

    Uzun yıllardır ikinci en büyük başvuru grubunu oluşturan Afganlar 2023’te de bu sırayı korudu, ancak başvuru oranı düşen tek ulus olarak öne çıktı. Afganlar 2023’te 114 bin başvuru ile 2022’ye göre yüzde 11 daha az başvuruda bulundu.

    Türkiye’den başvurularda dikkat çeken artış

    Türkiye’den yapılan başvurular ise en dikkat çekici artışa işaret etti. Türk vatandaşları, 2022 yılına kıyasla yüzde 82’lik bir artışla yaklaşık 100 bin 870 iltica başvurusunda bulundu. 

    Bunların 96 bin 147’si ilk defa başvurular olarak değerlendirildi, 37 bin 841’i karara bağlanırken, 83 bin 964 başvuru hala değerlendirme aşamasında. 10 bin 457 başvuru ise geri çekildi. 94 başvuru ise varış ülkesinden başka ülkeye yönlendirildi.

    Başvuruların çoğu Almanya’da yapıldı. Bu ülkeyi Fransa ve Avusturya takip etti. 

    Rapora göre, Türklerin iltica başvuru kabullerinde son dört yılda istikrarlı bir düşüş görüdü. 2019’da yüzde 54 olan başvuru kabul oranı, 2023’te yüzde 25’e geriledi.

    Öne çıkan diğer ülkeler

    Güney Amerika: Venezuela ve Kolombiya’dan yapılan başvurular 2022’ye kıyasla üçte bir oranında artış gösterdi. Bu iki ülke vatandaşlarının her biri 60 binden fazla başvuruda bulundu, başvuruların büyük çoğunluğu İspanya’ya yapıldı.

    Kuzey Afrika: Fas ve Mısır vatandaşlarının her biri 31 bin ve 27 bine yakın başvuruda bulundu, ancak varış ülkeleri farkllık gösterdi. Faslılar çoğunlukla Avusturya’da, Mısırlılar ise çoğunlukla İtalya’da başvuruda bulundu.

    Afrika: Gine ve Fildişi Sahili vatandaşları, çoğunluğu Fransa’da olmak üzere 20 binden fazla başvuru yaptı.

    Filistinlilerin durumu

    Uyrukları farklı şekillerde kaydedildiği için sığınmacıların tam sayısını değerlendirmenin zor olabildiğine dikkat çekilen çalışma raporunda, vatansızlık tanımına ilişkin ülkeden ülkeye değişen farklılıkların önemli rol oynadığı belirtildi.

    REKLAM

    Bu durum özellikle 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırıları ve ardından Gazze’de İsrail’in başlattığı savaşta yerlerinden edilen Filistinlilerin durumunda öne çıktı. Filistin’in AB ülkeleri, İsviçre ve Norveç tarafından devlet olarak tanınmaması durumu zorlaştırsa da, bazı tutarsız verilere rağmen, daha fazla Filistinlinin bu ülkelere sığınma başvurusunda bulunduğu açıkça görüldü.

    Buna göre Filistinlilerin AB, İsviçre ve Norveç’e 2023 yılında yaptığı başvuru sayısı yaklaşık 11 bine çıkarak şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sayıya ulaştı. Bu rakam, 2022 yılına göre üçte iki oranında artışa işaret etti.

    Rapora göre, özellikle, Yunanistan’daki başvuru sayısının aynı dönemde iki kattan fazla artmış olması ve neredeyse tamamının ilk kez başvuru olması, başvuru sahiplerinin AB ülkelerine yeni geldiklerini gösteriyor. Ancak, mevcut veriler bu kişilerin özel durumlarına ilişkin ayrıntılı bilgiler sunmuyor.

    Ukraynalıların durumu

    Artan iltica başvurularının ötesine geçen bir diğer durum da Ukraynalılarla ilgili, çünkü Ukrayna’dan gelen dört milyondan fazla yerinden edilmiş kişinin Geçici Koruma’dan yararlanması sebebiyle Avrupa ülkelerinde koruma ihtiyaçları ile gelen bireylerin toplam sayısına önemli bir katman ekliyor.

    2023 sonu itibarıyla, Rusya’nın geniş çaplı işgalinin ardından ülkelerinden kaçarak Avrupa ülkelerinde Geçici Koruma’dan yararlanan Ukraynalıların sayısı 4,4 milyonu buldu. 

    REKLAM

    Bu kişilerin en fazla sığındığı ülke Çekya oldu. Onu Bulgaristan, Estonya, Litvanya ve Polonya takip etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yurt dışına göç eden Türk vatandaşları: 2022’de son 7 yılın rekoru kırıldı

    Yurt dışına göç eden Türk vatandaşları: 2022’de son 7 yılın rekoru kırıldı


    2016-2022 arasını kapsayan son yedi yılda yurt dışından Türkiye’ye göç eden Türk vatandaşlarının toplamı Türkiye’den gidenlerden az farkla daha yüksek. Türkiye’ye en çok göç veren ülkeler ise Irak, Afganistan ve İran.

    ‘Beyin göçü’ son yıllarda sık sık gündeme geliyor. Daha iyi bir hayata sahip olmak isteyen binlerce Türk vatandaşı yurt dışında yaşamanın hayalini kuruyor. Resmi verilere göre 2022 yılında 140 bin Türk vatandaşı Türkiye’den göç etti. Bu; 2016 yılından bu yana son yedi senedeki en yüksek sayı. Ancak 2016-2022 arasını kapsayan son yedi yılın toplamına bakıldığında yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin toplamı Türkiye’den gidenlerden az farkla daha yüksek. Türkiye’ye en çok göç veren ülkeler ise Irak, Afganistan ve İran.

    Peki, yurt dışına her yıl kaç Türk vatandaşı göç ediyor? Yurt dışından Türkiye’ye taşınan Türk vatandaşı sayısı kaç? Türkiye en çok hangi ülkelerden göç alıyor?

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Uluslararası Göç İstatistikleri Türkiye’ye gelen ve Türkiye’den giden göçmen sayısını ortaya koyuyor. 2022’de 139 bin 531 Türk vatandaşı yurt dışına göç ederken 94 bin 409 Türk vatandaşı da Türkiye’ye göç etti.

    Yurt dışına giden Türk vatandaşları sayısı 2016’dan bu yana en yüksek seviyeye erişti.

    2016-2022 arasındaki yedi senenin üç yılında giden; dört yılında gelen sayısı daha fazla oldu.

    Yedi yıllık toplama bakıldığında ise 725 bin 209 Türk vatandaşı yurt dışına göç etti. Bu dönemde Türkiye’ye taşınan Türk vatandaşı sayısı ise 734 bin 972 oldu.

    Türkiye daha çok göç alan bir ülke

    2022’de yurt dışından Türkiye’ye 494 bin 52 kişi göç ederken Türkiye’den yurt dışına ise 466 bin 914 kişi göç etti. Bu verilere Türk vatandaşları dahil.

    2016-2022 arasında Türkiye’ye 3 milyon 676 bin kişi göç ederken Türkiye’den 2 milyon 261 bin kişi başka ülkelere göç etti. Bu da Türkiye’nin 1 milyon 415 bin net göç aldığını gösteriyor.

    Türkiye’ye en çok göç Irak, Afganistan ve İran’dan

    2022’de Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 25 ile Rus vatandaşları aldı. Rusya’yı yüzde 8,1 ile Ukrayna, yüzde 6,5 ile İran, yüzde 5,4 ile Afganistan ve yüzde 4,8 ile Irak vatandaşları izledi.

    Ancak 2022 verilerinde Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi etkili oldu. 2016-2022 arasını kapsayan son yedi senede en çok göç Irak’tan gerçekleşti. 484 bin Irak vatandaşı gelirken 305 bini de Türkiye’den göç etti.

    236 bin Afgan vatandaşı Türkiye’ye göç ederken 86 bini Türkiye’den taşındı. 2013 bin İran vatandaşı gelirken 113 bin İran vatandaşı da göç amaçlı Türkiye’den ayrıldı.

    Bu ülkelerden sonra en çok göç Suriye, Türkmenistan ve Azerbaycan’dan gerçekleşti.

    Koruma altındaki Suriyeliler dahil değil

    Türkiye’ye göç edenlere geçici koruma statüsüyle ülkede bulunan Suriyeliler dahil değil. Yabancı nüfus;

    • Referans tarihinde geçerli ikamet veya çalışma iznine sahip,

    • İkamet izni yerine geçen kimlik belgesi olan (uluslararası koruma vb.) ve referans tarihinde geçerli adres beyanı olan,

    • İzinle Türk vatandaşlığından çıkmış (mavi kart hamili) ve referans tarihinde geçerli adres beyanı olan

    kişilerden oluşuyor. Kurs, turizm, bilimsel araştırma vb. nedenlerle üç aydan kısa süreli vize veya ikamet iznine sahip yabancılar ile geçici koruma statüsüyle ülkede bulunan Suriyeliler yabancı nüfusa dâhil değildir.

    Yaşa göre göç

    Türkiye’ye 2022 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 12,2 ile 25-29 yaş grubunda olduğu ortaya çıktı. Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 15,8 ile yine 25-29 yaş grubunda.

    Üç göçmenden birisi İstanbul’a

    Türkiye’ye 2022 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 35,4 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu tespit edildi. İstanbul’u yüzde 14,8 ile Antalya, yüzde 5,4 ile Ankara, yüzde 3,9 ile Bursa ve yüzde 3,8 ile Mersin izledi.

    Hesaplama yıl sonu verilerinden

    Öte yandan bu veriler her sene 31 Aralık itibariyle verileri yansıtıyor. Hesaplamalar bu yıllık verilerden yapıldı. Bu yedi yıllık sürede gidip dönenler veya dönüp tekrar gidenler olduysa bunlar tekerrür olabilir.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sudan’da ateşkes yine ihlal edildi, tahliyeler yavaşladı

    Sudan’da ateşkes yine ihlal edildi, tahliyeler yavaşladı


    Sudan’da üçüncü haftasına giren çatışmalarda ölenlerin yanı sıra, evlerinden kaçan ve mülteci olarak komşu ülkelere sığınanların sayısı da hızla artıyor.

    Sudan’da tahliyelere olanak sağlamak amacıyla ilan edilen 72 saatlik ateşkese rağmen bugün sabahtan itibaren başkent hava saldırısı ve top atışlarının başkent Hartum’u vurdu. Üçüncü haftasına giren çatışmalarda ölen yüzlerce sivil yaşamını yitirirken, on binlerce kişi komşu ülkelere sığındı. 

    Yabancı ülkeler ise ülkedeki diplomat ve vatandaşlarını olabildiğince hızlı bir şekilde tahliye etmek için çabalarını sürdürüyor.

    Ateşkesi kim ihlal etti?

    Amerika Birleşik Devletleri ve diğer yabancı güçlerin çabaları sonucu ilan edilen son ateşkesin pazar günü yerel saatle gece yarısı sona ermesi bekleniyordu. 

    Ancak haber ajanslarına konuşan başkentliler güne savaş uçakları ve uçaksavar sesleriyle uyandıklarını belirtti.

    Sudan ordusuyla çatışan paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) cumartesi günü yayınladıkları açıklamada Omdurman kentinde orduya ait bir savaş uçağını düşürdüklerini duyurdu ve orduyu ateşkesi ihlal etmekle suçladı. 

    HDK’nın başındaki General Hamdan Dakalu İngiliz yyaın kuruluşu BBC’ye verdiği bir röportajda Sudan Ordusu’nun başındaki general Abdulfettah Burhan’ın “güvenilmez” olduğunu söyledi ve “vatana ihanet” suçlamasında bulundu.

    Ordudan iddialara yönelik yorum gelmezken, haber ajansları ateşkesi hangi tarafın ihlal ettiğine dair bilgi doğrulayamadıklarını bildiriyor. General Burhan yönetimindeki ordu daha önceki ihlallerden HDK’yı suçlamış ve “isyanı” bitirene kadar mücadeleye devam edeceklerini duyurmuştu.

    General Burhan komşu ülkeler Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Nijer’den “paralı askerlerin” kaostan yararlanmak amacıyla ülkeye akın ettiğini ileri sürüyor.

    Sivil ölümler ve göç

    Çatışmalardaki ölümleri yakından takip eden Sudanlı Doktorlar Sendikası cumartesi günü yaptıkları açıklamada 411 sivilin çatışmalar sonucu öldüğünü, 2 binden fazla sivilin ise yaralandığını duyurdu. 

    Birleşmiş Milletler verilerine göre bu rakam daha da fazla. Buna göre ülkeyi saran şiddet olaylarında en az 512 kişi öldü, 4 binden fazla kişi yaralandı. Ancak gerçek rakamın bu sayıların çok üstünde olduğu sanılıyor.

    Birleşmiş Milletler’e göre en az 75 bin kişi çatışmalar sebebiyle yerlerinden oldu. En çok terk edilen kentler arasında başkent Hartum, Nil’in karşı kıyısında başkenti ikizi olarak adlandırılan Omdurman ve Bahri geliyor. Bu kentlerdeki toplam nüfusun 10 milyon olduğu belirtiliyor. Ülkenin toplam nüfusu 46 milyon.

    Dünya Gıda Programı da ülkedeki şiddetin 15 milyon kişinin halı hazırda açlığa düşmemesi için yardıma ihtiyaç duyduğu ülkede milyonlarca kişinin daha bu tehlikeyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

    Mültecilerin durumu ve Darfur

    Öte yandan yine BM verilerine göre 50 bin kadar kişi başka ülkelere sığındı. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan mülteciler komşu ülkeler Çad, Mıısır, Güney Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ne sığındı. Ancak bu göçün bölgedeki istikrarsızlıkları körüklemesinden endişe ediliyor.

    Bunun yanı sıra daha önce etnik kökenleri dolayısıyla sistemaki ölümlerin yaşandığı Sudan’ın batısındaki Darfur bölgesini yeniden şiddete sürüklemesi tehlikesine dikkat çekiliyor. 

    BM, en az 96 kişinin öldüğünün bildirildiği Darfur’daki durumu “alarm verici” olarak tanımayarak buradaki personelini tahliye ettiğini duyurdu.  Sınır Tanımayan Doktorlar ise bölgede yağmalama, yıkım ve kundaklama olaylarının arttığını rapor ediyor.

    Tahliyelerde son durum

    Yabancı ülkeler Sudan’daki ateşkes ilanından yararlanarak olabildiğince vatandaşını ülkeden tahliye edebilmek için çabaları yoğunlaştırdı.

    Milli Savunma Bakanlığı, Türk vatandaşlarını tahliye için giden uçakların emniyetli şekilde Sudan’dan ayrıldığını ve saatlerinde Antalya’ya indiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan sosyal medya açıklamasında bu uçaklar arasında silah ateşiyle taciz edilen uçağın da bulunduğu bilgisi verildi.

    İngiltere bugün, yaklaşık bin 500 vatandaşını ve yakınlarını ülkeden tahliye ettiğini ve operasyonlarını bitirdiğini açıkladı. ABD üç yüze yakın vatandaşının hava, kara ve deniz yoluyla tahliyesinin yapıldığını duyurdu. Avustralya ise ülkedeki 130 vatandaşını tahliye ettiğini bildirdi.

    Suudi  Arabistan ise büyük çoğunlu başka ülke vatandaşı toplam 4 bin 879 kişiyi tahliye ettiğini açıkladı. Hindistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre 2 bin 400 Hint vatandaşı bölgeden tahliye edildi. İran ise 65 vatandaşını bölgeden çıkardığını bildirirdi.,

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere Yüksek Mahkemesi sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planı ‘yasal’ dedi

    İngiltere Yüksek Mahkemesi sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planı ‘yasal’ dedi


    İngiltere Yüksek Mahkemesi, İçişleri Bakanlığı’nın sığınmacıları caydırmak amacıyla Doğu Afrika ülkesi Ruanda’ya gönderme planına ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme planın yasal olduğu, ancak bakanlığın bireysel durumları yeterince dikkate almadığı sonucuna vardı. 

    Yargıç Clive Lewis planın, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteci Sözleşmesi veya insan hakları yasalarını ihlal etmediğinin altını çizdi, ancak, Ruanda’ya gönderilmesi planlanan sekiz sığınmacının durumunun İçişleri Bakanlığı tarafından “yeniden değerlendirilmesi” gerektiğini bildirdi.

    Yargıç Lewis, mahkemenin verdiği hükmün temyize götürülmesine izin verilip verilmeyeceğine ilişkin kararın ise 16 Ocak 2023’e ertelendiğini söyledi.

    “Kısmi zafer”

    İktidardaki Muhafazakar Parti için “kısmi zafer” olarak nitelendirilen bu kararla ilgili olarak ulusal basına yansıyan haberlerde karar için büyük ihtimalle temyize yolunun açılacağı ve bu nedenle Ruanda’ya sığınma arayışındakileri götürecek uçakların hemen havalanmasının beklenmediği ifade edildi.

    Yüksek Mahkeme haziran ayında da düzenlemenin yasal olduğuna hükmederek, ilk uçağın durdurulması için ihtiyati tedbir talebini reddetmişti.

    Hükümetin Ruanda ile yaptığı sınır dışı etme anlaşmasını durdurmak için bazı sığınmacılar, yardım grupları ve bir sınır görevlileri sendikası dava açmıştı. 

    İngiltere’nin Ruanda planı

    Net göç sayısını düşürmeyi en büyük siyasi hedeflerden biri haline getiren hükümet, uzun süredir Manş Denizi’ndeki tehlikeli yolculuğu göze alarak ülkeye ulaşmaya çalışanları durdurmakta başarısız olmakla suçlanıyor. Bu yıl 44 binden fazla göçmen Manş Denizi’ni geçerek İngiltere’ye ulaştı ve birçoğu bu girişim sırasında hayatını kaybetti.

    İçişleri Bakanlığı ayrıca sığınmacıların başvuru süreçlerinin çok uzun sürmesinden dolayı da eleştirilere maruz kalıyor.

    Bu nedenle hükümet kaçak yollardan ya da teknelerle İngiltere’ye gelen bazı göçmenleri, sığınma taleplerinin değerlendirileceği Ruanda’ya göndermeyi planlıyor. İltica başvurusu kabul edilenlerin Birleşik Krallık’a dönmek yerine Ruanda’da kalması öngörülüyor. Ancak Ruanda’nın güvenli ülke olmadığını belirten bazı sivil toplum kuruluşları karara karşı çıkıyor.

    İlk pilot uygulama kapsamında haziran ayında yedi kişiyi Ruanda’ya taşıyacak olan uçak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı sonucu havalanamamıştı. İçişleri Bakanı Suella Braverman en büyük hayalinin Ruanda’da doğru uçağın havalandığını görmek olduğunu ifade ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Birliği, iltica başvurusu yapanların şartlarını iyileştiren reformu kabul etti

    Avrupa Birliği, iltica başvurusu yapanların şartlarını iyileştiren reformu kabul etti


    Avrupa Birliği, üye ülkelere iltica başvurusu yapanların şartlarını iyileştirme konusunda anlaşmaya vardı.

    Parlamento ve Konsey tarafından kabul edilen yasa tasarısına göre, sığınma başvurusunda bulunanlar daha erken çalışmaya başlayabilecek ve entegrasyon süreçleri iyileştirilecek. 

    Ancak yeni kurallar, başvuru sahiplerinin kayıt olduktan sonra AB içinde hareket etmesini engelliyor. 

    ‘Kabul Koşulları Direktifi’, maddi koşullar, barınma, sağlık hizmetleri gibi alanlarda AB üye ülkeleri arasında eşdeğer standartları sağlamayı amaçlıyor. 

    Avrupa Parlamentosu’nun Hollandalı raportörü Sophie in ‘t Veld, anlaşma, “AB genelinde sığınma başvurusunda bulunanların yaşamlarında somut iyileşmeler sağlayacak” dedi. 

    AB üyesi ülkelerin, yürürlüğe girmesinden sonra direktifi iki yıl içinde kendi ulusal yasalarına aktarmaları gerekiyor. 

    Entegrasyon şartlarının iyileştirilmesi

    İltica başvurusunda bulunanların yeni sisteme entegre olmasını kolaylaştırmak amacıyla mevcut 9 ay yerine ilk kayıtlarının yapıldığından itibaren en geç altı ay içinde çalışmalarına izin veriliyor. 

    Yine entegrasyon sürecini hızlandırmak için dil kurslarına, yurttaşlık eğitimi kurslarına veya mesleki eğitim kurslarına erişimleri sağlanıyor. 

    Küçüklerin korunması

    Yeni direktife göre, üye devletler, refakatsiz her çocuğa, uluslararası koruma başvurusunda bulunduktan sonra en geç 15 gün içinde bir vasi atanmasını sağlamakla yükümlü olacak. Çocuklar ülkeye geldikten en geç iki ay sonra eğitim hayatına başlayacak. 

    Gözaltı

    Uygulamayla ülkeler, başvuru sahibinin kaçmasını etkili bir şekilde önlemek için bu kişilerin belirli bir yerde ikamet etmesi gerektiğine karar verebiliyor. İltica başvurusunda bulunanlar ulusal hukukta belirlenen gerekçelerle gözaltına alınabiliyor. 

    “AB’nin insan yüzünü göstermesinin zamanı geldi”

    Kabul koşullarında varılan anlaşmayı ‘dönüm noktası’ olarak değerlendiren Hollandalı raportörü Sophie in ‘t Veld, “Yasa koyucular nihayet ortak bir Avrupa sığınma sistemi üzerinde çalışmalarını ilerletti. Anlaşma, AB genelinde sığınma başvurusunda bulunanların yaşamlarında somut iyileşmelere yol açacak. Özellikle de bazı üye devletlerde sokaklarda uyumak zorunda kalan sığınma başvurusu sahiplerinin fotoğraflarını gördüğümüz şu günlerde, Avrupa’nın insani yüzünü göstermesinin; yüksek ve tutarlı kabul standartları sağlamasının zamanı geldi” değerlendirmesinde bulundu. 

    Üzerinde anlaşmaya varılan metnin AP Sivil Özgürlükler Komitesi ve Konsey tarafından da onaylandıktan sonra AB Resmi Gazetesinde yayınlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. 

    Avrupa Parlamentosu, İltica ve Göç yasal çerçevesi reformunun Nisan 2024’ten önce tamamlanması için her türlü çabanın gösterileceğini kaydetti. 

    Avrupa Komisyonu ilk olarak 2016’da iltica başvurusu yapanlarla ilgili “Kabul Koşulları Direktifi” teklifini sunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HRW: Yunanistan, göçmenleri göçmenlerle sınır dışı ediyor

    HRW: Yunanistan, göçmenleri göçmenlerle sınır dışı ediyor


    İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Yunanistan’ı, sınırı geçen göçmenleri Türkiye’ye geri göndermek için belge vaadi verilen başka göçmenleri kullanmakla suçladı. HRW, göçmenleri geri itenlerin Orta Doğu ve Güney Asya’dan geldiğinin tahmin edildiğini kaydetti.

    Konu ile ilgili bugün yayımlanan 29 sayfalık raporda, Yunan polisinin, Meriç Nehri sınırında gözaltına alınan düzensiz göçmenlerin giysilerini çıkartıp, üstlerini soyup paralarını, cep telefonlarını ve diğer önemli eşyalarını çaldığı yolunda şikayetler geldiği aktarıldı.

    Yunanistan’da sığınma başvurusunda bulunmak isteyenlerin yüzleri maskeli ancak Orta Doğu veya Güney Asyalı olduğu tahmin edilen diğer göçmenlerin kullandığı botlarla Meriç Nehri’nin ortasında kaderleriyle baş başa bırakıldığı şikayetinde bulunulan raporda, Avrupa Birliği’nin acilen duruma müdahale etmesi istendi.

    “AB Komisyonu harekete geçmeli”

    Yunan hükümetinin sınırlarındaki “yasadışı geri itmelerle ilgili sorumluluğunun yadsınamayacağını” belirten İnsan Hakları İzleme Örgütü Göçmen ve Mülteci Hakları Direktörü Bill Frelick, “Yunanistan’ın bu yasadışı eylemleri gerçekleştirmek için vekiller kullanması onu herhangi bir sorumluluktan kurtarmaz. Avrupa Birliği Komisyonu acilen yasal işlem başlatmalı ve Yunan hükümetini toplu sınır dışı eylemlerini yasaklayan AB yasalarını ihlal etmekten sorumlu tutmalı.” dedi.

    Eylül 2021 yılı ve Şubat 2022 arasında Meriç Nehri üzerinden Türkiye’ye geri itilen toplam 26 Afgan göçmenle konuşulduğu belirtilen raporda, bu kişilere yönelik Yunan polisinin kötü muamelesinden örnekler verildi.

    23’ü erkek, 2’si kadın ve biri çocuk bu kişilere yeteri kadar su ve yiyecek verilmesinin dışında polisin kendilerini suistimal ettiği ve dövdüğü bildirildi.

    Göçmenleri götüren göçmenlere ne vaatler veriliyor?

    Bu kişilerden 16’sı kendilerini küçük botlarla Meriç Nehri’nin ortasında bırakanların özel üniforma giyip, yüzlerini sakladıklarını ve Arapça ve Asya dilleri konuştuğunu söyledi.

    Türkiye’ye geri geri gönderilenlerden üçü, bu kişilerle konuşmayı başardıklarını belirterek, botları kullananların kendilerinin de göçmen olduğu ve bu işi yapmaları halinde kendilerine yolculuk yapmalarına imkan sağlayacak belgelerin verilmesi vaadinde bulunulduğunu aktardı.

    Afganistan ordusundan ayrılan 28 yaşındaki bir Afgan, botu süren Pakistanlı ile Peştu dili konuştuğunu belirterek, “Bu kişi bana eğer üç ay daha bu şekilde çalışırsa, yolculuk için Yunanistan’dan gerekli belgeleri alacağını söyledi.” dedi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’den 20 bin kişi 2021’de Avrupa ülkelerine iltica başvurusunda bulundu

    Türkiye’den 20 bin kişi 2021’de Avrupa ülkelerine iltica başvurusunda bulundu


    Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre, 2021 yılında Avrupa Birliği’ne ilk defa iltica başvurusunda bulunanların oranı yüzde 28 artarak yarım milyonu geçti. Türkiye’den Avrupa ülkelerine yapılan iltica başvuru sayısı ise 20 bini aştı.

    Eurostat, Avrupa ülkelerine ilk defa iltica başvurusu yapanların sayısını 535 bin olarak açıkladı. Bu rakam yaklaşık olarak 2014 yılındaki başvuru düzeyine denk geliyor.

    2021 yılında en fazla başvuru yapan ülkelerin başında yüzde 18 ile Suriye geldi. İkinci sırada Afganistan, üçüncü sırada Irak, dördüncü sırada Pakistan ve beşinci sırada Türkiye yer aldı.

    Afganistan’dan yapılan başvurular Taliban’ın ağustos ayında ülkede kontrolü ele geçirmesinin ardından yüzde 90 arttı.Öte yandan Kolombiya, Venezuela ve Rusya’dan yapılan iltica başvurusu sayısında geçen yıl azalma görüldü.

    En fazla başvuru alan ülkeler sıralamasında ise Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi Fransa, İspanya, İtalya ve Avusturya takip etti. Bu beş ülkeye yapılan başvuru sayısı toplam sayının üçte ikisini teşkil etti.

    Öte yandan 18 yaş ve altındaki çocuklar başvuranların üçte birini oluşturdu. 65 yaş ve üzeri kadınlar ise aynı yaş grubundaki erkekleri açık farkla geçti, ancak bu yaş grubundan başvuruların genel kıyasla daha az olduğu görüldü.

    Türkiye’den hangi ülkelere kaç başvuru yapıldı?

    Eurostat verilerine göre Türkiye’den Avrupa Ekonomik Alanı olarak tanımlanan ve 27 AB ülkesi ile birlikte İzlanda, Norveç, Lihtenştayn ve İsviçre’yi de kapsayan gruptaki ülkelere iltica başvurusunda bulunan Türk vatandaşı sayısı toplam 20 bin 310 oldu.

    Başvuruların en fazla yoğunlaştığı ülke Almanya oldu. Geçen yıl Almanya’ya iltica talebinde bulunan Türk vatandaşı sayısı 7 bini geçti. Almanya’yı 5 bine yakın kişi ile Fransa, 2 bin 465 kişi ile Hollanda, 2 bin 245 kişi ile İsviçre ve bin 910 kişi ile Yunanistan takip etti.

    AB’ye yapılan iltica başvuruları Suriye’deki iç savaşın tetiklemesiyle 2015-2016’da zirveye çıkmıştı. Şimdi de benzer bir durumun Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle ortaya çıkan mülteci akınıyla ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

    Bir ayını doldurmak üzere olan işgal girişimi nedeniyle İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük mülteci akını yaşanıyor. Ukrayna’dan kaçan sığınmacı sayısı bir ay içinde 3 buçuk milyonu geçti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Berlin polisi, Ukraynalı kadın mültecilerin fuhuş çetelerinin eline düşmemesi için seferber oldu

    Berlin polisi, Ukraynalı kadın mültecilerin fuhuş çetelerinin eline düşmemesi için seferber oldu


    Almanya’nın başkenti Berlin’deki eyalet yönetimi, Ukrayna’dan gelen mültecileri, şehir merkezindeki tren garı etrafında kendilerine konut ve nakit para vaadinde bulunan çetelere karşı uyardı.

    Eyaletin Ukraynalı mülteciler için oluşturulan resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, Ukrayna’dan kaçan mültecileri fuhuş yapmaya ve yasa dışı yollara yönlendirmeye çalışan çetelerin merkez tren garı etrafına yuvalanabileceği uyarısında bulunuldu.

    Açıklamada, “Berlin merkez garı etrafında savaştan kaçan mültecilerden faydalanmaya çalışan suçluların olabileceğine dikkat edin.” denildi.

    Tren garı etrafına Alman, Rus ve Ukrayna dillerinden konulan afişlerde, tek başına yolculuk yapan kadın ve gençlerin şüpheli kişilerin yardımlarını kabul etmemeleri istendi.

    Berlin polisi, şu ana kadar mülteci kadınların tuzağa düşürülüp fuhuş için zorlandıklarına dair ellerinde somut bir delil olmadığını aktardı.

    Bu aybaşında Ukraynalı ilk mülteci kafilesi Berlin’e gelmeye başladığında çok sayıda Alman aile, tren garına gidip bu kişileri evlerinde ağırlamak için davette bulunmuştu.

    İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde 300 bine yakın özel konut sahibinin, Ukraynalı mülteci ağırlamak için başvuruda bulunduğunu açıklamıştı.

    “Mültecilere yardım etmek isteyenler tren garına gitmesin”

    Alman yetkililer, evlerinde müsait odası olanların tren garlarına gidip kendileri şahsen mültecileri evlerine davet etmek yerine yetkililerle koordinasyon içindeki resmi internet siteleri aracığıyla bunu gerçekleştirmesini tavsiye ediyor.

    Berlin polisinin de merkez tren garı etrafında güvenlik önlemlerini arttırdığı belirtilirken, çok sayıda sivil polisin nöbet tuttuğu aktarıldı.

    Bu arada uluslararası insani yardım kuruluşu “World Vision” Rusya’nın Ukrayna’yı işgali yüzünden çok sayıda Ukraynalı mülteci kadının insan tacirleri tarafından fuhuş batağına çekilebileceği uyarısında bulundu.

    World Vision Doğu Avrupa Sorumlusu Eleanor Monbiot, yaptığı açıklamada, “İnsan tacirlerinin hedefinde olan kadınların sayısı katlanarak artıyor.” diyerek endişesini dile getirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM Mülteci Komiseri Ukrayna’dan çıkışlarda ırkçı uygulamalar yaşandığını kabul etti

    BM Mülteci Komiseri Ukrayna’dan çıkışlarda ırkçı uygulamalar yaşandığını kabul etti


    Birleşmiş Milletler yetkilileri, mültecilerin Ukrayna sınırlarında ırkçılıkla karşı karşıya kaldığını kabul etti

    Örgütün Mülteciler Yüksek Komiseri (UNHCR) Filippo Grandi, yaptığı açıklamada durumun bu olduğunu kabul ederek mültecilerin deneyimlerinin yalan ve “Rus dezenformasyonu” olmadığını, Avrupalı ​​olmayan bazı mültecilerin Ukrayna sınırlarında güvenli bir yere kaçmaya çalışırken ırkçılıkla karşı karşıya kaldıklarını teyit etti.

    Bundan önce, Komiserliğin Birleşik Krallık şubesi Kıdemli Dış İlişkiler Sorumlusu Christine Pirovolakis şu açıklamayı yaptı:

    “Yasal statüleri, uyrukları ve ırkları ne olursa olsun herkesin güvenliğe erişimini ve sığınma talebinde bulunmak isteyenlerin sığınma hakkını savunuyoruz”

    Bu açıklama, bir dizi siyahi, Güney Asyalı ve Akdenizli mültecinin Ukraynalılara öncelik verildiğini ve geçiş yapmaya çalışırken sınırlarda engellendiklerini gösteren görüntüler paylaşmalarının ardından geldi.

    Kaderlerine terk ediliyorlar

    Bölgede yaşayan siyahiler, İngiliz ‘The Independent’ gazetesine konuşarak “kaderlerine terk edildiklerini” söylediler. Seslerini sosyal medyadan duyurmayı başaran bu kişiler şimdi yetkililerden yardım talep ediyor.

    Ayrımcı muameleyi kınayalar arasında Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, Afrika Birliği, Amerikalı şarkıcı Beyonce de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki kuruluşlar ve hükümet yetkilileri bulunuyor.

    Beyoncé’nin 2013’te başlattığı BeyGood hayır kurumu Pazartesi günü tweet atarak: “Afrikalı ve diğer uluslararası öğrencilerin Ukrayna’dan ayrılmaya çalışırken sınırda reddedilmelerine üzüldük. Büyükelçiliklerin desteğe ihtiyacı olanlara yardım etmek için durumu hızla düzeltebileceklerini umuyoruz.” denildi.

    Milyonlarcası daha gelecek

    Avrupa Birliği İçişleri Komiseri Ylva Johansson Salı günü Slovakya’ya yaptığı ziyarette, AB’nin ilk dalga olan 500 bin kişilik kısmın geçişinden sonra “milyonlarca” daha mülteciye hazırlanması gerektiğini söyledi.

    Johansson, Avrupa Konseyi’nin Perşembe günü kaçanlara koruma sağlayan geçici koruma direktifini etkinleştireceğini umduğunu ve AB ülkesinin sınırındaki Ukrayna’ya yardım etmek için daha fazla insan göndermeyi düşündüklerini de sözlerine ekledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM: Ukrayna’dan 1,5 milyon kişinin çıkışı, 2. Dünya Savaşı’ndan beri en hızlı büyüyen mülteci krizi

    BM: Ukrayna’dan 1,5 milyon kişinin çıkışı, 2. Dünya Savaşı’ndan beri en hızlı büyüyen mülteci krizi


    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Ukraynalı 1,5 milyondan fazla kişinin komşu ülkelere geçtiğini duyurdu.

    Grandi, Twitter’dan yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle 24 Şubat’tan bu yana yerinden edilen sivillere ilişkin bilgi verdi.

    10 gün içinde Ukrayna’dan 1,5 milyondan fazla mültecinin komşu ülkelere geçtiğini belirten Grandi, “Bu, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da en hızlı büyüyen mülteci krizi.” ifadesini kullandı.

    Öte yandan, BM verilerine göre, Ukraynalı mültecilerin yarısından fazlası Polonya’ya geçti.

    Polonya’yı sırasıyla Macaristan, Moldova, Slovakya, Romanya ve diğer Avrupa ülkeleri takip ediyor.

    BMMYK, Ukrayna’da durumun daha da tırmanması halinde 4 milyon kadar sivilin ülkeden kaçabileceği uyarısında bulunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***