Etiket: Muharrem İnce

  • Benim milliyetçim, senin milliyetçin…

    Benim milliyetçim, senin milliyetçin…

    Ne deniyor? 14 Mayıs seçimlerinin asıl galibi milliyetçiler!

    Üstelik bunu BBC, DW gibi saygın kuruluşlar da yüksek sesle dile getiriyor.

    Amerika’yı yeniden keşfediyoruz böylelikle.

    Oysa çok uzağa değil, 2014 yerel seçimlerinde Ankara’ya bakalım:

    AK Parti’nin adayı İ. Melih Gökçek.

    CHP’nin adayı Mansur Yavaş.

    MHP’nin adayı Mevlüt Karakaya.

    BBP’nin adayı Remzi Çayır.

    Bunlar 30 Mart gecesi ipi göğüsleyen ilk 4 parti ve 4 aday.

    AK Parti %44,82 oy alıyor. CHP  %43,82… MHP %7,77… Ve BBP %1,32…

    Manzara şu: Partilerin temsil ettikleri fikir demeyelim de siyasi iklimi, flamaları başka olsa da, adayların dördü de ‘milliyetçi’ paydasında.

    Hepsinin toplam yüzdesi 97,73.

    Bu mudur durum?

    Galiba, budur!

    Türkiye’nin başkentinde her yüz kişiden sadece biri kendini milliyetçi saymıyor.

    Peki, nerede ‘diğerleri’?

    Hani çok sesli, çok renkli, çok kültürlü bir toplumduk biz?

    Attığımız oy mu birleştiriyor, aynılaştırıyor bizi?

    ***

    Peki, kendini milliyetçi sayan seçmen her daim bu kadar fazla mıydı?

    Alparslan Türkeş liderliğinde kurulan Milliyetçi Hareket Partisi’nden Milliyetçi Cephe’ye, Milliyetçi Çalışma Partisi’ne kadar uzanalım; aldıkları oy oranı yüzde 4 ila yüzde 7 aralığında olmuş hep.

    İstisna: 1990’lı yıllar.

    MHP 1995 seçimlerinde yüzde 8,18 alıyor; 1999’da yüzde 17,98 ile 57’inci hükümette kendine yer buluyor.

    Ne oluyor da, böyle oluyor?

    Aklıma bir çırpıda gelenleri sıralayayım:

    Mardin Nusaybin’de çıkan çatışmada öldürülen PKK’lıların cenaze töreninde 1 kişi ölüyor, 500 kişi gözaltına alınıyor, ilçede sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.

    1 Mayıs olayları nedeniyle 1.100 kişi tutuklanıyor.

    Çevrimli katliamı… Turan Dursun, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Eşref Bitlis, Ahmet Taner Kışlalı suikastları… Körfez Savaşı… Erzincan depremi…  1992 Cizre Nevruz’u… Madımak ve Başbağlar katliamı… İSKİ ve Civangate skandalı… Maden faciaları… Yemin krizi… Vs. vs.

    Toplum korku iklimine girince (belki de bu çukura itilince demeliyim), saflar sıklaşıyor, milli hassasiyetler artıyor ve çare güçlüde, çoklukta bulunuyor.

    Aradan 30 yıl geçmiş. Lakin manzara neredeyse aynı.

    Maden faciaları yaşandı peş peşe… Hüda Par yemin krizi eşikte. Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinde on binlerce can kaybettik. Ekonomik ve sosyal sonuçları olan pandemi yaşandı. İdbib’te 45 asker öldü.

    Felaketlerin üst üste yaşandığı 2020’li yıllar.

    Ülkenin bekası… Dış güçler…

    Bir de bunlara beti benzeri görülmemiş bir ekonomik çöküş eklendi.

    Dolayısıyla saflar sıklaştı, çare güçlüde ve çoklukta bulundu.

    ***

    2019 İstanbul Ara Yerel Seçimi’nde, tantanalı ve hayli karanlık oyunlardan sonra ipi Ekrem İmamoğlu göğüslüyor.

    İmamoğlu, CHP’nin adayı.

    Arkasında Canan Kaftancıoğlu var. Kendisini seven gençlerin sosyal medyada verdiği isimle “Trinity Canan” var yani.

    Kaftancıoğlu, belki de partide sola en yakın kişi. Ama İmamoğlu öyle mi?

    Unutulmuştur diye hatırlatmak isterim; İmamoğlu, “Beylikdüzü’nde 9 sosyal tesis açtım, bir tanesinde alkol var mı?” diyor 2019’da, seçilmeden önce.

    Sonra bu vecizeyi, seçime bir hafta kala, İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünü yaptığı İmamoğlu-Yıldırım canlı yayın buluşmasında tekrarlıyor.

    Yani dili sürçmemiş; bilinçle ve ısrarla söylüyor.

    Şimdi soruyorum: Kendini solda, Atatürkçü olarak tanımlayan bir partinin adayı nasıl olur da, “belediyenin hiçbir sosyal tesisinde alkol içilmiyor” diyebilir?

    Nasıl olur da “kadın ile erkek ayrı günlerde havuza giriyor” diyebilir?

    Laiklik bu mudur? Çağdaşlık bu mudur? Özgürlük bu mudur?

    Bir reklam vardı, hatırlar mısınız?

    “Yok aslında birbirimizden farkımız, ama biz Osmanlı Bankası’yız!” derdi.

    Galiba durum bundan ibaret.

    Yok aslında birbirlerinden farkı. Sadece üstlerindeki çatı farklı.

    ***

    Hal böyleyken, 14 Mayıs seçimleri arifesinde Muharrem İnce cumhurbaşkanı adaylığından çekildi. Hem de kimseyi işaret etmeden… Ve yüzer gezer denilen oyların önemli bir kısmını Sinan Oğan kaptı.

    Kendi dahil, tüm Türkiye buna şaştı kaldı.

    Sinan Oğan’a atılan oyların tamamı sahiden ‘milliyetçi’ oylar mı?

    Milliyetçiliğin tarifi öyle keyfe keder bir hale geldi ki… Bugün, emin olun ki, Türkeş’i bile yeterince milliyetçi bulmayan milliyetçiler çıkacaktır.

    Kemik, blok olduğu ve rahatlıkla güdülebileceği sanılan oylar üzerinden pazarlıklar başladı tuhaf bir biçimde.

    Sinan Oğan, o vakte kadar savunduğu pek çok değeri yere serip ayaklarını sildikten sonra Cumhur İttifakı’nın güvenli ve ılıman kucağında derin bir nefes aldı.

    Peşi sıra da dedikodu kazanı kaynadı: Neymiş efendim, Sinan Oğan MHP milletvekili iken Azeri petrollerinin Türkiye’ye taşınması sırasında komisyon, yani rüşvet almış. Bu olay Azerbaycan mahkemelerinde dava konusu olmuş. Hatta Sinan Oğan suçlu bulunmuş. Devlet Bahçeli de bunu duyar duymaz onu ihraç etmiş. Şimdi ise İlham Aliyev Sinan Oğan’a telefon edip ‘ya Erdoğan’ı desteklersin ya da dosyanı yeniden açar, ortalığa saçarım’ diye tehdit etmiş.

    Bir gün Nagehan Alçı gibi düşüneceğim hiç aklıma gelmezdi. Bir milyon görüşü olsa, birine bile yakınlık duymayacak kadar uzağım ona aslında. Ama 24 Mayıs’ta öyle bir şey söyledi ki Nagehan Alçı: Ümit Özdağ ile Sinan Oğan ‘bilinçli rol paylaşımı’nda bulunuyorlar.

    İlginç bir sözcük öbeği: Bilinçli rol paylaşımı.

    Yani Devlet Bahçeli’nin temsil ettiği milliyetçi görüşe alternatif olarak görülen Sinan Oğan Cumhur İttifakı’na katılıyor, Meral Akşener’in temsil ettiği milliyetçi görüşe alternatif olarak görülen Ümit Özdağ da Millet İttifakı’na…

    Dahası: Ne Ümit Özdağ, Sinan Oğan’ı yerle yeksan eyliyor ne de Sinan Oğan Ümit Özdağ’ı bir kaşık suda boğuyor. Seçim evliliğini bozup medeni şekilde ayrılıyorlar. Belki biraz küslük, çok az kıskançlık var, ama o kadarı da olur, değil mi?

    Sonuçta 2 milyon 800 bine yakın seçmenin oyu söz konusu.

    Oysa yazdım; YSK 5 Nisan’da 7 milyon yeni seçmenin sandığa gideceğini açıklıyor. Hemen akabinde, 25 Nisan’da yani, 5 milyon yeni seçmenin sandığa gideceğini duyuruyor.

    Söyler misiniz: O kimsenin sormadığı 2 milyon seçmen nerede?

    Tam da bu esnada Murat Ağırel, vahim bir iddiayla çıkageliyor. O da 2 milyon belirsiz seçmeni soruyor. Onun iddiası biraz farklı. Diyor ki 2 milyonun üzerinde fazla seçmen var.

    Ve bu ahval içinde 28 Mayıs’a gidiyoruz.

    ***

    Milliyetçilerin oylarını Cumhur’da toplayabileceğine inanan Sinan Oğan, biraz mübalağa ederek söylüyorum, ‘siyasal bir fetiş’ gibi davranıyor. Sözlük karşılığıyla söyleyeyim: Taparcasına bağlanılan ve sevilen kimse olarak görüyor kendini.

    Ümit Özdağ ise o fetişizmden taşan yahut kaçan oyları, yine mübalağa ederek söylüyorum, zimmetine geçirme derdinde.

    İkisinin de bahşettikleri bir şey yok.

    Umarım ikisi de yokluklarının Türkiye siyasetinde bir boşluk yaratacağını düşünmüyordur.

    Bütün bu tantana, benim bir anda, 20 günlük bir sürede buharlaştığını iddia ettiğim, Murat Ağırel’in de fazlalığından söz ettiği 2 milyon seçmen çevresinde dönüyor.

    İyi de; HDP’ye oy vermiş ‘milliyetçi’ seçmenin çaresizliğini düşünebiliyor musunuz?

    Buna artık kâbus demek mümkün değil. Kavram sepetine yeni bir terim eklemek gerek. Ama ne? Bilen beri gelsin lütfen…

    Daha Fazla Göster:
    Alparslan TürkeşEkrem İmamoğluHDPmilliyetçilikMuharrem İnceNagehan Alçısinan oganÜmit Özdağ

    BERKE KAYA
    26 Mayıs 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kopya partiler Erdoğan’a yaradı: Görev tamam

    Kopya partiler Erdoğan’a yaradı: Görev tamam

    Erdoğan’ın muhalefeti bölmek amacıyla kurulmasına destek verdiği veya önünü açtığı Yeniden Refah, Zafer ve Memleket Partileri görevlerini başarıyla yerine getirmiş görünüyor. Bu üç partinin oy toplamı yüzde 6,07. Mevcut seçim sisteminde yüzde 0,01’in dahi önemi ortadayken muhalefete gitmesi muhtemel oyları bu partilerde hapsederek Erdoğan hedefine ulaşmış oldu.

    Hatırlayalım, Erdoğan, ilk olarak 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Saadet Partisi’nin (SP) CHP ve İYİ Parti ile birlikte hareket etmesi üzerine bu partiyi bölmek için harekete geçti. Melih Gökçek üzerinden SP’nin ihtiyar takımı tarafından ‘adam yerine’ konmayan Fatih Erbakan’ın yeni parti kurması teşvik edildi. SP’de genel başkan yardımcılığı görevini beğenmeyip genel başkanlık isteyen küçük Erbakan için bu fırsattı. Hızlı bir şekilde Kasım 2018 tarihinde babasının eski partilerinden birisini isim değişikliğiyle canlandırdı.

    Parti uzun süre etkisiz bir profil çizdi ve toplumdan bir karşılık görmedi. Koronavirüsü bütün dünyayı etkisi altına almaya başlayınca partinin genel başkanı Fatih Erbakan aşı karşıtlığı ile gündeme geldi. Partinin topluma ne vaat ettiği bilinmiyor ama toplumdan neyi kısıtlamak istediği net. Parti bir anda ülkedeki kadın hakları karşıtlığının merkezi durumuna geldi. Tabanın muhalefete destek çağrılarına rağmen iktidarın yanında saf tuttu ve yüzde 2, 83 oyla Meclis’e 5 vekil gönderdi.

    İNCE, GENÇ SEÇMENİ İKTİDARIN ALGI MAKİNELERİNİN ÖNÜNE ATTI

    2019 Mart ayında AKP’nin önemli büyükşehir belediye başkanlıklarının Millet İttifakı’na kaptırmasının ardından Erdoğan, Yeniden Refah Partisi benzeri yeni partilerin kurulması için harekete geçti. 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 30 oy alan Muharrem İnce, 2019’daki yerel seçimde ise adaylık beklentilerinin boşa çıkmasının ardından parti kurma arayışına girdi. Kılıçdaroğlu’nun toplumun bütün kesimlerine ulaşma gayretini eleştirerek Atatürkçü ve Ulusalcı bir parti hüviyeti kazanan Memleket Partisi’ni 17 Mayıs 2021 tarihinde hayata geçirdi.

    Partiye yönelik toplumdan ilgi neredeyse yok gibiydi. Maraş merkezli depremde yaptığı sosyal medya paylaşımları ve İYİ Parti’nin altılı masayı tekmelemesinin ardından gençlerin kendisine yöneldiği görüldü. Ancak seçime yaklaşılırken partiye olan ilgi azaldı ve Muharrem İnce ‘özel görüntülerinin’ yayınladığı gerekçesiyle adaylıktan çekildi. İnce, bu süreç içerisinde muhalefete yakın gençleri kendine çekti ve ardından AKP’nın ‘algı makineleri’nin önüne attı. Normal şartlarda muhalif olan gençler bir anda vatan, millet, Sakarya diyerek Erdoğan’ın tek adamlığına yeniden onay verir konuma geldi. Erdoğan, İnce üzerinden muhalif gençleri devşirmiş oldu.

    HERKESE MUHALİF PARTİ

    Millet İttifakı, 2019 yerel seçimlerde Erdoğan’a tarihi bir hezimet yaşattı. İttifak içerisindeki İYİ Parti’ye özellikle Orta Anadolu yoğun bir ilgi başladı. Bu ilginin önü kesilmez ise Erdoğan’ın iktidarının sonu gelebilirdi. Meral Akşener, partiye olan ilgiyi görmüş ve daha geniş toplum kesimleriyle buluşmak için söylemini merkez sağ parti gibi ayarlamaya başlamıştı. Akşener’in bu planları partinin içindeki ‘derin abileri’ rahatsız etti. Kendilerinin kurduğu parti bir süre sonra ellerinden gidebilir ve etkisiz elaman konumuna düşebilirlerdi.

    Parti içinde hep aykırı fikirleriyle ön plana çıkan Ümit Özdağ, parti yönetimini mülteciler ve Gülen cemaati üzerinden eleştirmeye başladı. Bu eleştirilerin devam etmesi sonrasında partiden ihraç edildi. Kısa süre içerisinde Zafer Partisi’ni kuran Ümit Özdağ, mülteciler üzerinden oluşturduğu söylem ile uzun süre gündemin ilk sırasında yer aldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile küfürleşmeye varan tartışmaları Ümit Özdağ’ın partisini bir anda yüzde 5’lere taşıdı.

    Seçim öncesinde iktidar ve muhalefetten ayrı dil kullanmaya çalışan Özdağ, üçüncü bir alternatif yol arayışına başladı. İlk olarak Cumhurbaşkanlığı için Mansur Yavaş’ın ismini gündeme getirdi. Yavaş’tan istediği cevabı alamayınca Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ikna etti. Akşener’in altılı masayı tekmelemesinden sonra Mansur Yavaş’a yeniden adaylık teklifini götürülmesi İnce’yi gruptan kopardı.

    İYİ PARTİ’NİN ÖNÜNÜ KESTİ 

    Zafer Partisi’nin bir aktör olarak ortaya çıkışı, İYİ Parti’nin toplumun geniş kesimlerine ulaşan bir siyasi dil kullanmasının önünü kesti. Zafer Partisi’ne yönelik ilgiyi gören İYİ Parti kurmayları partiyi daha milliyetçi bir söylemle toplumun karşısına çıkardı. Böylece, İYİ Parti Anadolu’nun muhafazakar-milliyetçi kesimlerine ulaşacak siyasi dili geliştirmesini engellendi.

    Zafer Partisi’nin öncülüğünde kurulan ATA İttifakı’nın adayı Sinan Oğan, iktidardan kopan yüzde 5’lik kitleyi kendine çekmeyi başararak seçimi ikinci tura taşıdı. Beklendiği gibi Erdoğan’a desteğini açıklayarak da görevini sonlandırmış oldu.

    ERDOĞAN KURMASA DA BÜYÜTTÜ…

    Tüm bu partilerin kurulmasında direkt Erdoğan’ın rolü olduğunu söylemiyorum. Ancak Erdoğan’ın bu partilerin kurulmasını sağlayacak siyasi ortamın oluşmasına katkı sunduğunu düşünüyorum. Dahası, bu partilerin muhalefete zarar verecek şekilde gündem olması ve gündemde uzun süre kalması da yine Erdoğan’ın marifeti.

    Bu üç partinin muhalefete gidecek tepki oylarının büyük bir kısmını aldığı görülüyor. Kendilerine bir çıkış yolu ararken Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzatmada önemli rol ifa ettiler. Gelecekte var olabilir mi bilinmez ama Erdoğan ikinci turda da seçimi kazanırsa tek adam rejiminin kurumsallaşmasına katkılarıyla tarihteki yerlerini alacakları kesin.

    Ve elbette, bu farklı söylem geliştirse de hedef bakımından birbirinin kopyası partiler, ülkenin en az yarısı tarafından hiç hayırla yad edilmeyecekler…

     

    Daha Fazla Göster:
    Fatih ErbakanMuharrem İnceÜmit Özdağ

    SÜLEYMAN ÖZKAYA
    23 Mayıs 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İnce’den seçim açıklaması: ‘Çekilmeseydim bu manzaranın tek sorumlusu ilan edilecektim’

    İnce’den seçim açıklaması: ‘Çekilmeseydim bu manzaranın tek sorumlusu ilan edilecektim’


    Cumhurbaşkanı adayıyken hakkındaki kaset iddiaları sonrası adaylıktan çekilen Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı. 

    “ÇEKİLSEYDİM BU MANZARANIN SORUMLUSU OLACAKTIM”

    İnce açıklamasında “Ne söylediysem dinlemek yerine muhalefet var gücüyle sesimi kısmaya, beni oyundan düşürmeye çalıştı. Seçim alınıyor da ben engelliyormuşum gibi bir algı yaratıldı” dedi. 

    Adaylıktan çekilmesi hakkında “Oturdukları yerden sadece tweet atarak, sadece şikayet ederek, sadece WhatsApp gruplarında tartışarak memlekette dönüşüm yapacağını zanneden tatlı su muhalifleri, sanatçılar, yazarlar hep bir ağızdan adaylıktan çekilmemi talep etti bende çekildim” diyen İnce, “Çekilmeseydim bu manzaranın tek sorumlusu ilan edilecektim. Şimdi herkes ‘Muharrem İnce haklıymış’ diyor. Evet ama ‘Ba’de harabil Basra’ (Basra harap olduktan sonra)” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kemal Kılıçdaroğlu’dan Rusya’ya açık uyarı: Deep fake içerikler ve kasetlerin arkasında siz varsınız

    Kemal Kılıçdaroğlu’dan Rusya’ya açık uyarı: Deep fake içerikler ve kasetlerin arkasında siz varsınız


    Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter’dan bir paylaşım yaparak Rusya’yı Türkiye’deki seçimlere müdahale etmekle suçladı. ‘Deep fake içerikler ve kasetlerin arkasında siz varsınız’ diyen Kılıçdaroğlu, ‘Elinizi Türk’ün devletinden çekin’ ifadelerini kullandı

    Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Rusya’nın pazar günü Türkiye’de yapılacak seçimlere müdahalede ettiğini savunarak bu ülkeye yönelik açık uyarıda bulundu. 

    Twitter hesabından bir mesaj paylaşan Kılıçdaroğlu, ‘Sevgili Rus Dostlarımız, Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız.” diyerek doğrudan Rusları uyardı.

    Kılıçdaroğlu, mesajının devamında şu ifadeleri kullandı: “Eğer 15 Mayıs sonrası dostluğumuzun devamını istiyorszanız, elinizi Türk’ün devletinden çekin. Biz hala işbirlikten ve dostluktan yanayız.”

    Kemal Kılıçdaroğlu, aynı mesajını Rusça dilinde de paylaştı. 

    Muharrem İnce ile ilgili kaset iddiaları

    Türkiye’de cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine üç gün kala, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adaylığından çekilme kararı almasına gelen sürecin arkasında, sosyal medyada ‘kaset ve şantaj görüntüleri olduğu’na iddialar yayıldı. 

    Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Arkasında Rusya var” dediği görüntülerle ilgili olarak, istifasını ilan ettiği konuşmasında “Bunu ‘fetöcü’ler yapıyor” demişti.

    “Olmayan görüntüler, olmayan fotoğraflar… Yani İsrailli bir porno sitesinden alıyor görüntüyü. Benim kelleyi kesiyor oraya koyuyor.” diyen İnce, “Bunu ‘fetöcü’ler yapıyor” ifadelerini kullandı. Muharrem İnce, sosyal medyada seçim öncesi son haftaiçinde yayılan iddialara tepkisini şöyle dile getirdi: “Ama ne yazıkki Türkiye’de muhalif olacağım diye bunu paylaşanlar var. Böylesine bir iftira furyasını Cumhuriyet tarihi boyunca hiç bir siyasetçi görmedi. Bütün bunlar olurken bu ülkenin savcıları, bu ülkenin gazetecileri bunlara değinmediler. Oda TV hariç. Onu hariç tutuyorum. Bir tanesi çıkıp bu emniyet nerede? Ya bu sahte görüntüler yayınlanıyor 45 gündür. 45 gündür itibar suikasti yapılıyor. Saldırılıyor. Alıyorlar bir porno sitesinden bir şey, yayınlıyorlar. Emniyet bulmuyor, savcı görevini yapmıyor…”

    Kaset iddialarında ‘Ali Yeşildağ’ detayı

    Diğer yandan, Muharrem İnce ile ilgili görüntü ve mesajların sosyal medyada ‘Ali Yeşildağ adına açılmış bir hesap üzerinden yayıldığı’ iddiası dikkat çekiyordu. Sonrasında ise söz konusu hesabı Ali Yeşildağ’ın kendisinin yönetmediği ve sahte olduğu ortaya çıktı. Bir süredir Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ve iktidar çevrelerine yönelik ifşalarıyla gündeme gelen Yeşildağ, ‘kendisine ait hiç bir sosyal medya hesabı olmadığını’ açıkladı. 

    Bir dönem Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Ali Yeşildağ’ın ifşa videolarını, YouTube kanalından yayınlayan gazeteci Cevheri Güven de İnce’ye yönelik iddialarla ilgili kendisin de hedef gösterildiğini savunarak Twitter hesabından tepkisini paylaştı. 

    Kılıçdaroğlu’nun ‘Dark Web ve Cambridge Analytica’ uyarısı

    Kemal Kılıçdardoğlu geçtiğimiz günlerde, sosyal medya hesabından “Son uyarı” notuyla bir mesaj paylaşarak İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve ekibinin “dark web dünyası ile anlaşmaya çalıştığını” ileri sürmüştü. Kılıçdaroğlu, mesajında “Fahrettin Altun, Serhat ve ekip arkadaşları Çağatay ile Evren; anlaşmaya çalıştığınız dark web dünyası, sizi yabancı istihbaratın eline düşürür. Cambridge Analytica’cılık oynamak sizin kapasitenizi aşar çocuklar” demişti. 

    İletişim Başkanı Altun ise iddiayı yalanlayarak “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ülkemizin stratejik iletişimi için gece gündüz demeden çalışan ve özellikle ülkemize dönük sistematik dezenformasyonla mücadelede büyük başarılar elde eden İletişim Başkanlığımızı, Başkan Yardımcılarım Çağatay ve Evren beyleri, Bilgi İşlem Daire Başkanım Serhat beyi, bir kez daha akıl ve izan dışı iftiralarla karalamaya çalışmış.” şeklinde yanıt vermişti.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İnce’nin çekilmesine Kılıçdaroğlu ve Erdoğan ne tepki verdi?

    İnce’nin çekilmesine Kılıçdaroğlu ve Erdoğan ne tepki verdi?


    İnce’nin adaylıktan çekilme kararı sorası Erdoğan “üzüldüm”, Kılıçdaroğlu “Halil İbrahim sofrasına bekliyoruz” dedi

    Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adaylığından çekildiğini açıklamasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından İnce’ye çağrıda bulundu.

    Kılıçdaroğlu, Barış Manço’nun Halil İbrahin Sofrası şarkısıyla yaptığı paylaşımda “Benim çağrım hala geçerli. Eski kırgınlıkları, dargınlıkları bir kenara bırakalım artık. Sayın İnce’yi Türkiye’nin sofrasına bekliyoruz. Buyursun lütfen gelsin…” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Üzüldüm

    İnce’nin kararını değerlendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da üzüldüğünü belirtti.

    Mamak’ta yaptığı bir konuşmada önemli olanın milletin vereceği kararın olduğunu ifade eden Erdoğan, “Doğrusu üzüldüm. Keşke bu yarış sonuna kadar böyle devam etseydi. Biz tabi yola diğerleriyle devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    İnce ayrılırken ne mesaj verdi?

    İnce ise cumhurbaşkanı adaylığından çekildiğini açıklarken “Hiçbir bahaneleri kalmasın, yoksa seçimi kaybettiklerinde seçimin sabahı bütün suçu bize atacaklar.” ifadelerini kullandı.

    Muharrem İnce, son 45 günde gördüklerini, son 45 senede görmediğini kaydederek, “Sahte dekontlar, sahte cipler, olmayan bacanaklar, olmayan görüntüler, olmayan fotoğraflar. Yani İsrailli bir porno sitesinden alıyor görüntüyü, benim kelleyi kesiyor oraya koyuyor. Bunu FETÖ’cüler yapıyor. Ama ne yazık ki Türkiye’de de ‘muhalif olacağım’ diye bunu paylaşanlar var.” ifadesini kullandı.

    İnce, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, benim itibarımı koruyamamıştır. Bir yurttaşının, bir cumhurbaşkanı adayının itibarını korumakla görevlidir devlet. Bu ülkenin savcıları, bu ülkenin medyası, bu ülkenin emniyeti, benim itibarımı korumakla görevlidir. Alenen iftira.” sözlerini sarf etti.

    Memleket Partisinin, Türkiye’nin geleceği için önemli olduğunu, mutlaka Meclise girmesi gerektiğini vurgulayan İnce, “Neden söyleyeyim; HDP var, CHP listelerindeki 77 Saadetli, Devalı, Gelecekli var, bir de AKP var. Atatürkçüler azınlıkta olacak Mecliste. Atatürkçülerin o Mecliste olması lazım. Türkiye’nin sigortası Memleket Partisidir. Memleket Partisi mutlaka o Mecliste olmalıdır. Kim saldırırsa saldırsın, istedikleri kadar montaj kaset yapsınlar, istedikleri kadar montaj dekont yapsınlar, Memleket Partisine her evden bir oy istiyorum. Bunu başarmalıyız.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce adaylıktan çekildi

    Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce adaylıktan çekildi


    Cumhurbaşkanı adayı ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, adaylıktan çekildiğini açıkladı. İnce, bu kararı Türkiye için aldığını duyurdu.

    Cumhurbaşkanı adayı ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, adaylıktan çekildiğini açıkladı. İnce, bu kararı Türkiye için aldığını duyurdu. 

    İnce, ayrıca kendisine yönelik sahte görüntülerle saldırılar düzenlendiğini söyleyerek, emniyet ve savcılıkları eleştirdi. 

    İnce, “Sahte dekontlar, olmayan bacanaklar, olmayan görüntüler, fotoğraflar… İsrailli bir porno sitesinden alıyor görüntüyü benim kelleyi kesip ortaya koyuyor FETÖ’cüler.” dedi. 

    Kendisine karşı ‘iftira furyası’ düzenlendiğini, ‘FETÖ’cülerin komplonun arkasında’ olduğunu ve devletin itibarını koruyamadığını söyleyen İnce, 45 gün boyunca her gün bir iftara atıldığını söyledi.

    Memleket Partisi’nin mutlaka mecliste olması gerektiğini söyleyen İnce, Partisinin Türkiye’nin sigortası olduğunu söyledi.     

    İnce şunları söyledi:

    “Atılan iftiralara, ‘saraydan para aldı, görevini yapıyor çekilemez’ diyenlere, bu alçaklığı yapanlara sesleniyorum. Benim bu kumpaslardan, montajlardan, sahte dekontlardan korktuğum yok. 45 gündür direniyorum. Adaylıktan çekiliyorum. Bunu memleketim için yapıyorum.

    Türkiye’ye üçüncü bir seçenek önerdim. Ne cumhur ne millet tek yol memleket dedim. Atatürk’ün yolundan dedim. Bir kanal açmaya çalıştım. Bu kanalı başaramadık. Bahaneleri kalmasın. Yoksa seçimi kaybettiklerinde, seçimin sabahı bütün suçu bize atacaklar. Bahaneleri kalmasın. Memleket Partisi’ne her evden bir oy istiyorum, cumhurbaşkanı adaylığından çekiliyorum.”

    İnce yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle seçim çalışmalarına dün ara vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu’ndan İnce’ye çağrı: “Soframız ona hep açık, değişimi birlikte getirelim, bu pislikleri birlikte temizleyelim”

    Kılıçdaroğlu’ndan İnce’ye çağrı: “Soframız ona hep açık, değişimi birlikte getirelim, bu pislikleri birlikte temizleyelim”


    Kılıçdaroğlu’ndan İnce’ye: Otursun soframıza bu pislikleri birlikte temizleyelim

    CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, rakibi Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce hakkında sosyal medyada yapılan paylaşımlara ilişkin konuştu.

    “GELMEK İSTİYORSA OTURSUN SOFRAMIZA DEĞİŞİMİ BİRLİKTE GETİRELİM BU PİSLİKLERİ BİRLİKTE TEMİZLEYELİM”

    Sözcü yazarı İsmail Saymaz’a konuşan Kılıçdaroğlu, İnce’yle ilişkilendirilmeye çalışılan paylaşımlara tepki gösterdi ve İnce’ye birlikte çağrısı yaptı:

    “Bugün rahatsızlığını duyduğum andan itibaren kendisine ulaşmaya çalışıyordum ancak ulaşamıyordum, sonunda ulaşabildim. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum.

    Bunu yapanlar operasyoncudur, şantajcıdır, montajcı pisliklerdir. Bunları siyasetten de toplumdan da söküp atmak gerekir. Çünkü bunlar yabancı istihbaratçıların eline düşmüş zavallı kimselerdir. Buradan net söylemek istiyorum ki Halil İbrahim soframız ona hep açıktır.

    Gelmek istiyorsa otursun soframıza değişimi birlikte getirelim. Bu pislikleri birlikte temizleyelim siyasetin içinden…”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sedat Peker’in avukatı Ersan Barkın’dan ‘Ali Yeşildağ’ açıklaması: ‘Bu kalleşliktir’

    Sedat Peker’in avukatı Ersan Barkın’dan ‘Ali Yeşildağ’ açıklaması: ‘Bu kalleşliktir’


    Hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker’in avukatı Ersan Barkın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski koruması Hasan Yeşildağ’ın kardeşi Ali Yeşildağ’ın açıklamaları üzerine konuştu.

    Ersan Barkın, Erdoğan’ı merkeze alan milyarlarca liralık yolsuzluk ve siyasiler hakkında “kaset” iddialarında bulunan Yeşildağ ile Peker’in bağlantısı olmadığını belirtti.

    “AHLAKSIZLIKTA YENİ BİR AŞAMADIR”

    Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Barkın, “Ali Yeşildağ adına açılmış olan Ali Yeşildağ hesabında, kendisini müvekkilim  Sedat Peker ile ilişkilendirilmeye çalışarak Muharrem İnce ya da başka konularda yapılan paylaşımlar, ahlaksızlıkta yeni bir aşamadır” dedi.

    Barkın devamında, “Amaçlardan birinin de müvekkilimi, tecrit halini deldiği görüntüsü yaratarak, hukuki sıkıntıya sokmak olduğu kanaatindeyiz. Bu kalleşliktir. Sedat Peker’in, kendisi ya da başkası üzerinden bir paylaşım yapabilmesi, hukuku bilen herkesin artık net görebildiği biçimde, olanaklı değildir” diye belirtti.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Son anket: Beş bölgede seçmenin tercihi Kılıçdaroğlu, seçim ilk turda bitiyor

    Son anket: Beş bölgede seçmenin tercihi Kılıçdaroğlu, seçim ilk turda bitiyor


    Seçime 11 gün kala anket şirketleri de saha araştırmalarına hız kesmeden devam ediyor.

    Ser Araştırma (SER-AR) 30 Nisan – 2 Mayıs tarihleri arasında cumhurbaşkanı adayları ile ilgili yaptığı anketin sonuçlarını paylaştı. Yapılan açıklamada elde edilen sonuçların seçimin 1.turda sonuçlanacağını gösterdiği belirtildi.

    26 ilde 2600 seçmen ile yüz yüze görüşülerek yapılan ankette katılımcılara 14 Mayıs’taki seçimde cumhurbaşkanı tercihleri soruldu. Araştırmada ayrıca mart-nisan arasında yapılan görüşmelerden yararlanıldığı belirtildi. 

    Ser Araştırma’dan anket sonuçları ile yapılan analiz şöyle:     

    * Mart – Nisan aylarında yaptığımız tüm araştırmalar, seçimin 1.turda sonuçlanacağını göstermektedir.

    * Muharrem İnce‘nin aldığı oyların %35’i ilk defa oy kullanacak seçmen, %40’ı 2018 seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’a oy verenler, %20’si ise 2018’de Muharrem İnce‘ye oy verenler, %5 ise diğer seçmenler olarak tespit edilmiştir.

    * Sinan Oğan‘ın tüm seçmenlerden beğeni puanının hızla artmış olduğu gözlenmektedir. Fakat bu oy alarak yansımamaktadır.

    * Kararsız seçmenlerin, artık seçimi 1. turda bitirmek için tercihlerini güçlü adaylar üzerinden yaptığı gözlenmektedir.

    Ankette 4 adayın durumları şöyle: 

    Recep Tayyip Erdoğan: % 44,3

    Kemal Kılıçdaroğlu: % 52,7

    Muharrem İnce: % 1,4

    Sinan Oğan: % 1,6

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cem Uzan’dan dikkat çeken İnce ve Oğan yorumu

    Cem Uzan’dan dikkat çeken İnce ve Oğan yorumu


    Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan, Sözcü TV’de kendisine yöneltilen sorulara yanıt verdi. 

    Saygı Öztürk’ün “Cumhurbaşkanı adayı olsaydınız şu anki tabloya bakıp Muharrem İnce ve Sinan Oğan’ın oy oranlarını dikkate aldığınızda ne yapardınız?” sorusu hakkında konuşan Uzan, “Demokrasiye inanıyorsanız insanların seçme ve seçilme haklarına saygı göstermek zorundasınız. Muharrem İnce’nin yerine ahkam kesersem haddimi aşmış olurum. Seçilme ihtimali olmayan ya da az olan iki adayın ne yapmaları gerektiği kendi takdirleridir” dedi. 

    “HEDEFİM ERDOĞAN OLURDU”

    Uzan açıklamalarının devamında ise “Ama şunu yanlış bulurum, CHP’deki bazı arkadaşlarımız bunu yapıyorlar: ‘Sen bizim oylarımızı bölüyorsunuz.’ Bir dakika beyler, sizin seçilmeniz için sizden başka kimsenin aday olmaması mı gerekiyor? Sonuç konusunda evet söylemin yanlış olduğunu düşünüyorum. Siz Muharrem İnce’nin yüzde yarıma düşmesini sağlayın kampanyanızla” dedi.

    Uzan son olarak “Ben bugün seçim meydanlarında cumhurbaşkanı adayı olarak dolaşan Cem Uzan olsaydım asıl hedefim Erdoğan olurdu” ifadelerini de açıklamasına ekledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***