Etiket: Meral Danış Beştaş

  • AKP’li Ensarioğlu ile DEM Partili Beştaş arasında ‘şerefsiz’ tartışması

    AKP’li Ensarioğlu ile DEM Partili Beştaş arasında ‘şerefsiz’ tartışması


    DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş ile AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu arasında Meclis’te “Şerefsiz” tartışması yaşandı.

    Beştaş, Galip Ensarioğlu’nun kayyım döneminde işe alımlar için para aldığını etmesi üzerine tansiyon bir anda yükseldi.

    Beştaş, “Galip Ensarioğlu’nun kayyım döneminde işe almak için ne kadar para aldığını, kaç kişiyi işe aldığını soralım Diyarbakır halkına” dedi.

    AKP Milletvekili Galip Ensarioğlu, “İspat etmezsen şerefsizsin” dedi. Beştaş, “Şerefsiz sensin” yanıtını verdi. Tartışmanın ardından oturuma ara verildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEM Parti İBB Başkan adayı Beştaş, İstanbul’da oy kullanamayacak

    DEM Parti İBB Başkan adayı Beştaş, İstanbul’da oy kullanamayacak



    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Meral Danış Beştaş’ın, ikametgahının Diyarbakır’da olması nedeniyle İstanbul’da oy kullanamayacağı bildirildi.

    DEM Parti İstanbul Basın Komisyonundan yapılan duyuruda, yarınki yerel seçimler için ikametgah değişikliği yapacak olanların, yasal olarak 1 Ekim’e kadar adres değişikliğini gerçekleştirmeleri gerektiği hatırlatıldı.

    Duyuruda, şu ifadelere yer verildi:

    “Aday çıkarma süreci ve Meral Danış Beştaş’ın adaylığı bu tarihten sonra belirlendiği için yarın İstanbul’da oy kullanamayacaktır. İBB Eş Başkan adayımız Meral Danış Beştaş, İstanbul’da seçim güvenliği sebebiyle ikametgahının bulunduğu Diyarbakır’da da oyunu kullanamayacaktır.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dolaşıma sokulan “CHP ile DEM Parti Protokolü” sahte çıktı: Bu kağıt parçası külliyen yalan

    Dolaşıma sokulan “CHP ile DEM Parti Protokolü” sahte çıktı: Bu kağıt parçası külliyen yalan



    CHP ile DEM Parti’nin İstanbul İl Başkanlıkları arasında yerel seçimler için protokol yapıldığına dair dolaşıma sokulan belge hakkında açıklama geldi. İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile DEM Parti İBB Eş Başkan adayı Meral Danış Beştaş, belgenin sahte olduğunu duyurdu.

    CHP ile DEM Parti arasında İstanbul’daki seçimlere ilişkin protokol yapıldığı iddia edildi. Söz konusu belgede imzası olduğu iddia edilen DEM Parti Erzurum Milletvekili ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Eş Başkan Adayı Meral Danış Beştaş konuyla ilgili açıklama yaptı. Belgenin sahte olduğunu duyuran Beştaş, “Dolaşıma sokulan aşağıdaki kağıt parçası külliyen yalan. İmza bile taklit edilememiş. Bu sahtekarlığı yapanların bir an önce ortaya çıkarılması lazım… Sahtekarların, yalancıların peşini bırakmayacağız” dedi.

    CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de tv100.com yazarı Barış Yarkadaş’a konuşarak belgenin sahte olduğunu açıkladı. DEM Parti İstanbul İl Başkanı Murat Kalmaz ise böyle bir protokol yapılmadığını; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun da belgenin yalan olduğunu bildirdi.

    CHP’DEN YALANLAMA

    CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Barış Bey bu gerçek bir belge değil kesinlikle yalandır, imzalar da taklit edilmiştir. İmzaları becerememişler bile” diye konuştu.

    “BELGE YALAN”

    Barış Yarkadaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun ise bu belgenin kesinlikle yalan olduğunu söylediğini aktardı.

    DEM PARTİ: BÖYLE BİR PROTOKOL YAPMADIK

    DEM Parti İstanbul İl Başkanı Murat Kalmaz’la da görüştüğünü ifade eden Yarkadaş, Kalmaz’ın “DEM Parti İl Başkanlığı olarak böylesi bir protokol yapmadık, bizim adımıza sahte evraklar ile algı operasyonları yapılıyor” dediğini aktardı.

    Dolaşıma sokulan

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meral Danış Beştaş: Başak Demirtaş ile kıyaslanmam kötü bir şey

    Meral Danış Beştaş: Başak Demirtaş ile kıyaslanmam kötü bir şey



    Yerel seçime sayılı gün kalırken adaylar da seçmeni ikna etmeye devam ediyor.

    DEM Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Meral Danış Beştaş da seçim sürecine ve vaatlerine ilişkin açıklamada bulundu.

    Habertürk’te Eren Eğilmez‘in sorularını yanıtlayan Beştaş, Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın aday gösterilmemesine ilişkin olarak “Bizim için siyaset illa İBB koltuğuna oturmak değil. Bizim için kazanmak şu anda sizinle konuşmak. Bugün Hacıahmet’e gittik, kucaklaştık. Bizim için kazanmak Türkiye’ye hakikati anlatmak. Bu nedenle bu adaylık oldu. Bu soruya en net yanıtı şöyle verebilirim. Sevgili Başak’la benim kıyaslanmam kötü bir şey” dedi.

    Beştaş’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    Sonuçta biz bir siyasi parti olarak tabii ki seçimlere gireriz. Bu bütün seçimler için sözkonusu. Şu anda Meclis’in üçüncü büyük partisiyiz. Her ne kadar kayyum atansa da kazandığımız belediyelerimiz var. Meşru ve doğal olanı her partinin seçimlere girmesidir. Bu biraz da Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili çokça konuşuldu. İttifaklar zzorunlu hale geldi. Biz 2019’da bir defaya mahsus karar aldık. O her zaman ilelebet karar değil neticede. Demokrasinin önünü açmak için karar aldık. Kaybettirmek, kazandırmak üzerine bir stratejik yaklaşımdı. Dönemsel atmosferi, siyasal durumu, mevcut tıkanıklığı, kurullarımızın çok yoğun tartışmalarıyla böyle bir karar aldık. Bugün bir parti olarak seçime girme karar aldık. Aslolan partilerin yarışmasıdır. O bir istisnaydı. O dönem için stratejik karar aldık. Bu döneme gelince sonuçta kararımız bu. Normale döndük tırnak içinde söylüyorum. Aslolan kendi kimliğimizle girmek.

    “KÜRTLER SEÇİM DÖNEMİNDE TARTIŞILIYOR”

    Çokça bizsiz biz tartışılıyor. Şimdi yasal kıskaçtan dolayı ismimiz değişti. DEM Parti her gün kesintisiz yaygın medya tarafından konuşuluyor. En fazla ‘DEM Parti kime kazandıracak, kime kaybettirecek, iktidarla mı anlaştı?’ gibi çokça büyük ve yaygın tartışma var. Politik olarak rahatsız edici yönü şu; seçim dönemlerinde partimiz daha çok konuşulur olur. Seçim dönemi bitince varolan baskılar, hukuksuzluklar, tutuklu olan arkadaşlarımız, Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak. Kışanak şu anda Kandıra Cezaevi’nde. 7 yıllık azami tutukluluk süresini çoktan geçirdi ama Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı kampanyasını yürütemiyor. Mesela kayyuma karşı güçlü destek ve dayanışma görmediğimizi söylemiştim. DEM Parti tabii ki Türkiye’nin partisi En çok oyu Kürtlerden alıyor. Kürtler seçim döneminde tartışılıyor. En çok Kürtlerin oyu önemseniyor. Kime oy verecekler meselesi. Sadece seçim dönemlerinde değil DEM Parti’nin politikasının, yol haritasının, Türkiye toplumu için nasıl bir model öngördüğünü anlatmak istiyoruz. Biz neticede bir iddia ile geldik İstanbul’a. Büyükşehir Belediye başkanlığına eş başkanla listelerle giriyor ve mücadele ediyoruz.

    BAŞAK DEMİRTAŞ İSTANBUL’DA ADAY OLSAYDI

    Bir kere Başak Demirtaş’ın aday olmaması meselesini kamuoyuyla paylaştık. Selahattin Başkan da uzun metin yazdı. Konuya dair görüşlerini ifade etti. Başak da neticede partimizle mutabakat halinde aday olmayacağını ifade etti. Bu tek taraflı alınan karar değil. Sevgili Başak, Selahattin Bey bizim dostlarımız ve yoldaşlarımız. Aynı partideyiz. Aday olabileceğini açıkladığında kamuoyundaki tartışmaları bir hatırlayalım derim. Hakikaten siyasetin dibini gördük. Korkunç linçlemeler, eleştiriler, başka başka saldırılar gündeme geldi. Siyaset ticaret gibi görüldü. Hiçbir arkadaşımızı tırnak içinde söylüyorum malzeme ettirmeyiz. Selahattin Demirtaş’ın tahliye olması için eşini aday gösteriyoruza kadar gitti. Biz herkesin özgür olduğu Türkiye hayaliyle yapıyoruz. Bu meseleden partimizin bilgisi vardı. Oturuldu uzun uzun konuşuldu, karşılıklı ortaklaşıldı. Eğer gerçekten birilerini kazandırmak isteseydik aday çıkarmazdık. Söz konusu olan Başak ya da Meral değil. Biz kazanmak için yola çıkıyoruz. Oy oranları belli, nasıl olsa kazanamayacaksınız, denilebilir. Bizim için siyaset illa İBB koltuğuna oturmak değil. Bizim için kazanmak şu anda sizinle konuşmak. Bugün Hacıahmet’e gittik, kucaklaştık. Bizim için kazanmak Türkiye’ye hakikati anlatmak. Bu nedenle bu adaylık oldu. Bu soruya en net yanıtı şöyle verebilirim. Sevgili Başak’la benim kıyaslanmam kötü bir şey.

    Gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim, İstanbul seçmeni o pusulada Başak Demirtaş’ı görse de Meral Danış Beştaş’ı da görse mühürü basacak. Bizim aramızda ayırım yok. Bu tartışmaları yürütenlere bunu söylemek istiyorum.

    “KÜRT SEÇMEN DİYE AYIRMAK AYRIMCILIKTIR”

    Bir kere kimsenin aracısı değiliz. Kendi seçmenlerimizle, hedef kitlelerimizle de, bize oy vermemiş milyonlara da hitap etmek istiyoruz. İzmir, Adana, Bursa’da bütün büyükşehirlerde adaylarımız var. ‘Kürt seçmenle aramıza kimse giremez’ meselesi değil sorun. Zaten arada kimse olmamalı. Hepimiz seçmene doğrudan temas etmeliyiz. Kürt seçmenlerinin bence, zamanında insan haklarına çalışmış birisi olarak söyleyeyim; bir kere Kürt seçmen diye ayırmak bile ayrımcılık. İnsanlık politik tercihleriyle tartışmalı. Doğru, Kürtler ayrımcılığa uğruyor, talepleri ve dertleri var. Biz Meclis’te 3 cümle Kürtçe konuşamıyoruz. Kürtler ne istiyor? Bunu tartışmak lazım. Tersine seçim döneminde ‘Kürt seçmen nasıl oy verecek’ bunu tartışıyoruz.

    “BİZİM OYUMUZ BİZE, KAZANMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK”

    Ben dördüncü hafta İstanbul’dayım. Sahadayız. Hakikaten herhangi bir kayışı gözlemlemedim. Seçmenlerimizle uzun uzun konuşabiliyoruz. Hakikaten Türkiye siyasetini izleyen, kimin ne amaçladığını bilen bir yerden bu sorular soruluyor. Çokça yayın yapan kanal var. Biz kazanmak için yola çıktık. Biz kendi oyumuzu istiyoruz. O kayışı önlemek için sonuçta bir kampanya yürütüyoruz. Kayış olma ihtimalini tırnak içinde söylüyorum, neticede bu dayanışmayı, toplumsal kesimlerle nüfusla temas ederken tabii ki oy ve destek istiyoruz. Muhafazakâr seçmende iktidara büyük t epki var. Erzurum’da da, Diyarbakır’da da, Mardin’de de görüyorum. Dini hassasiyetler açısından Kürtlere yapılanları zulüm olarak görülüyor. Burcu Köksal bölücü, ırkçı söylemde bulundu. Bu t epkileri görüyoruz. Kürtlerin de politik tercihlerini yaparken kendilerine yaklaşımı dikkate aldıkları gibi kendileri de bunları gözlüyorlar.

    “HEDEFİMİZ EN YOĞUN VE YAYGIN ÇALIŞMA YAPMAK”

    Neticede biz en yüksek oyu almak için girdik seçimlere. Doğrusu hayatın kendisi baskı uyguluyor zaten. Bu çalışmalar, tartışmalar. Özel olarak bu konuda etkilenme halimin olduğunu söyleyemem. Olmazsa olmaz ‘prestijimiz için şu kadar oy almalıyız’dan ziyade yapabileceğimiz en yoğun ve yaygın çalışmayı yapmak. Mümkünse İstanbul’un her yerine kendimizi ifade etmek. Bu konuda oy olarak geri dönüşleri alabilmek oy olarak, söz olarak, destek olarak. Hedefimiz bu.

    “OY MOTİVASYONU DEĞİŞEBİLİYOR”

    Anket çalışması yaptırmadık, ileriki günlerde düşünebiliriz. Bütün anket firmaları bize çalışıyor. Hiçbir zaman DEM seçmenin oyu tahmin edilemez. DEM Parti üzerinden maalesef 4 Kasım 2016’dan berki kesintisiz baskı politikasıyla karşı karşıyayız. 2019’da Demirtaş Edirne’de. 2023’de, 14-28 Mayıs’ta Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak Kandıra’da. İlk defa anayasa değişikliğiyle bu parlamentoda milletvekilleri tutuklandı, siyasi davalarla. Onların içeride kalmaması gerekiyor. Seçmen bunu görüyor. Başka motivasyonlarla da hareket edebilirler. Biz barış siyaseti yürütüyoruz. Şu anda binlerce insan cezaevinde. Aslında zigzag biraz da tutarsızlık demeyim de, yerel seçimlerin bir etkeni oluyor. Bölgede muhtarlar bile etkiliyor. Muhtarlar oyu kendi köyüne taşıyor. Sonuçta İstanbul’daki yaşamını kolaylaştırmak açısından tercih değişebilir.

    Yerel seçimlerde oy oranları değişir. Aday farkı, hitap ettiği kitle değişebilir. Ankara buna örnektir. Bu doğasında var. İstanbul seçmeni neticede bazı konularda farklı düşünüyor olabilir. Bu seçimde şunu söylemek istiyorum. Bu seçim sadece İstanbul seçimi değil. Biz bu seçimde yürüttüğümüz politika açısından çok güçlü şekilde varlığımızı ortaya koyuyoruz. Barış siyaseti yürütüyoruz. Demokratikleşmenin olması için varlığımız çok önemlidir. Kürtlerin yaşadığı şehirlerde çok önemli bir şey var; seçmen taşıma. Muhalefet de yanımızda durmuyor. İktidar taşıdı da. Siirt’te 8 bin oy taşınmış. Demem o ki, yapılanlar karşısında İstanbul, Diyarbakır, Siirt’te de her yerde oyumuzu kendimize verelim.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meral Danış Beştaş’tan Bahçeli göndermeli oy pusulası yorumu: Aldık, kabul ettik 777

    Meral Danış Beştaş’tan Bahçeli göndermeli oy pusulası yorumu: Aldık, kabul ettik 777



    Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi(DEM Parti) İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB) Eşbaşkan Adayı Meral Danış Beştaş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2009 yılındaki sözlerine göndermede bulundu.

    31 Mart’ta yapılacak Yerel Seçimlere 24 gün kaldı.

    YSK’nın paylaştığı bilgilere göre İstanbulluları seçimde yaklaşık 1 metre uzunluğunda bir oy pusulası bekliyor. 22 parti ve 27 bağımsız aday İstanbul için yarışacak.

    Partisinin oy pusulasını paylaşan Meral Danış Beştaş, Devlet Bahçeli’nin 2009’da partisinin 40. yılı için söylediği sözlere göndermede bulunarak bir açıklama yaptı.

    Beştaş, “Hesap uzmanı siyasetçiler gibi çarpmadan, toplamadan, bölmeden dümdüz diyoruz. Yerin ve göğün 7 katı var, bir hafta 7 gün, dünya 7 günde yaşamla doldu. Ve 7 tepe İstanbul için pusuladaki yerimiz 7. Bu da mı tesadüf! Aldık, kabul ettik 777” dedi.

    BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

    Bahçeli, 2009’da partisinin 40. yılı için yaptığı bir konuşmasında, “2009’u yazarken iki sıfır var. Dokuzun yanındaki sıfırı sildiniz. Kaldı 9. 2’nin sonunda yine bir 0 var. Onu da sil kaldı 2. Toplayın ne yapar: 11. 2009’un içindeki içindeki iki sıfırı da sildiniz. Ne kaldı? 40 yapar. Ve MHP’nin 40’ıncı yıl dönümü…” demişti.

    MHP İstanbul başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katılan ise “Ben hesap adamıyım” diyen Bahçeli, şunları söylemişti:

    “Üç bölge var İstanbul’da. Toplam milletvekili sayısı 98. Dokuz artı sekiz: 17. Bugün 17 Mayıs ise hepinizin bildiği gibi Kadir Gecesi. Bu tesadüf müdür?”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meral Danış Beştaş’tan AKP’li Ensarioğlu’na Süleyman Soylu göndermesi: Ranttan beslendiğini bütün Diyarbakırlı bilir

    Meral Danış Beştaş’tan AKP’li Ensarioğlu’na Süleyman Soylu göndermesi: Ranttan beslendiğini bütün Diyarbakırlı bilir



    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Eşbaşkan adayı Meral Danış Beştaş, AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun “Beştaş’ın aday olmasına bakmayın, İstanbul’da DEM ittifakı var” sözlerine yanıt verdi.

    Eski İçişleri Bakanı olan AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu üzerinden göndermede bulunan Beştaş, ” “Kendisi geçen yıl CHP’ye gidip milletvekili adayı olmak istemişti. Pazarlıklar yapmıştı. Kendisi Süleyman Soylu’ya mı özeniyor? Kayyımın rantından beslendiğini bütün Diyarbakırlılar bilir” dedi.

    Beştaş’ın yanıtı şöyle oldu:

    “Rahatsız edici bir açıklamaydı. Açıkçası ne konu ne de ilgili şahıs bizim açımızdan önemli bir yerde durmuyor. Bu tip demeçleri takip etmeyi zaman kaybı olarak görüyorum. Siyasi sığlığını gördüm söz konusu açıklamada. Ensarioğlu, geçen yıl CHP’ye gidip milletvekilliği için aday olmak istemişti, pazarlıklar yapmıştı. Bu yorum değil, bilgi. Kendisi Süleyman Soylu’ya mı özeniyor; Bir şey söyleyelim de gündem olayım derdinde.

    Bir de açıklamada kayyım karşıtı gibi görünüyor ama kayyımların sağladığı ranttan da beslendiğini herkes biliyor. Bu klasik bir devlet anlayışı, kendi siyasi hayatını devam ettirmeyi bizim üzerimizden yapmaya çalışıyor. Bizim iddiamız bu ülkeye onurlu bir barış, eşit ve özgür Türkiye sunmaktır. Bunun gibi açıklamalar, bizim kapsama alanımızın dışında.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meral Danış Beştaş: 31 Mart’tan sonra ortam oluşursa hükümet ile görüşürüz

    Meral Danış Beştaş: 31 Mart’tan sonra ortam oluşursa hükümet ile görüşürüz



    DEM Parti tarafından Murat Cepni ile birlikte İstanbul Büyükşehir Eş Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Meral Danış Beştaş, çözüm süreci tartışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Kürt siyasetinin deneyimli ismi, T24 yazarı Cansu Çamlıbel‘e verdiği söyleşide “Çözüm süreci biliyorsunuz bir ‘AKP projesi’ olarak görüldüğü için bugün kendini ‘muhalif’ olarak tanımlayan pek çok siyasi yorumcunun hayli eleştirel yaklaştığı bir konu” şeklindeki ifade üzerine şunları kaydetti:

    “Biz o dönemde partideydik ama aynı zamanda Mecliste’ydik ve siyaset yürütüyorduk. Her zaman da şunu söylüyorduk; Adalet ve Kalkınma Partisi bizim iktidar olarak muhatabımız ama bizim ittifak ortağımız değil. Biz onunla ittifak yapmadık. Bu sorunun çözümü için görüştük. Başka bir parti iktidarda olsa yine görüşürdük. Bugün için de aynı şey söz konusu. Bu, seçimle ilgili bir mesele değil. Seçimi çok aşan, seçimin üstünde ve Türkiye’nin geleceği açısından en hayatı mesele. Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi ile ittifakımız yok, görüşmemiz yok.

    Bizim siyasi mücadelemiz içinde seçimin sonrasına ertelemediğimiz bir dolu şey var. Mesela tecridin kaldırılması için bir kampanya yürüyor. Özgürlük Yürüyüşü yapıldı. Pazar günü İstanbul Esenyurt’ta miting yapıldı. Çünkü biz bu yolların açılmasını istiyoruz. Meselenin artık konuşarak ve diyalogla çözüm yoluna girmesi noktasında irade koyuyoruz. Seçim öncesi, seçim sonrası ayırmadan böyle bir talebimiz ve mücadelemiz var. Biz siyaseti sadece seçimlere sıkıştırılan bir olgu olarak görmüyoruz. Biz siyaseti bir toplumsal mücadele olarak da görüyoruz.”

    Beştaş, “Muhalif kanallardaki yorumcu arkadaşlar şimdi bu cümlelerinizi okuyunca yine ‘DEM Parti hükümete yanaşıyor’ diyecek” yorumuna da “Evet, diyebilirler. Dedim ya söylediklerimiz bilinçli olarak manipüle ediliyor genelde” karşılığını verdi.

    ‘TABİİ Kİ GÖRÜŞÜRÜZ’

    Çamlıbel ile Beştaş arasında şekillenen diyalog şöyle:

    – Şunu diyorsunuz; “Şimdi bir temas ya da hazırlık yok ama seçim sonrasında hükümet adım atarsa kapınız açık.”

    Seçim sonrasında diyelim ki böyle bir ortam oluştu, tabii ki varız çözüme. İktidar tarafından böyle bir adım atılırsa, ittifak yapmak için değil muhataplık açısından tabii ki görüşürüz. Zaten 2013’te de meseleye aynı şekilde yaklaşmıştık. İttifak değil muhataplık.

    ‘CHP İLE ARAMIZDAKİ CİDDİ AÇI FARKI, ÇÖZÜM SÜRECİNİ ‘GÜNAH’ OLARAK KODLAYAN DİL’

    – Ama 2013’te Türkiye bambaşka bir politik iklimin içindeydi. Ülke tarihindeki en yaygın sivil toplum direnişi olan Gezi protestolarının yapılabildiği bir Türkiye idi. Aradan geçen 11 sene içinde AKP iktidarı ülkeyi demokratikleştirme ajandasını bir kenara atarak güvenlikçi bir devlet anlayışına ve otokratik uygulamalara döndü. 11 sene önce televizyonlarda tartışılabilen şeylerin onda birini söyleyen birisinin bugün kendini bir terör soruşturması kapsamında bulma ihtimali son derece kuvvetli. Bugünün Erdoğan’ından ve AKP’sinden çözüm için samimi bir adım beklemek ne kadar gerçekçi sizce?

    Biz burada beklentiyi aşan bir psikolojideyiz. Bunun mücadelesini yürütüyoruz. Yani bu konuda direniyoruz. Arkadaşlarımız hala cezaevinde. Çözümün gerektiği konusunda hiçbir tereddüdümüz yok, o yüzden de hiçbir ‘fakat’mız yok. Biz demokratik siyaset yürütürken bu konuda birçok tartışmaya muhatap olduk bugüne kadar. Bugün iktidar kendisine oy vermeyen herkesi ‘terörist’ görüyor. O konuda sizinle aynı fikirdeyim. Ama bizim bugünkü açmazımız sadece iktidarın bu tutumu değil. Tamam o ‘terörist’ görüyor ve elinde güç var, peki CHP’den ve diğer partiler Kürt meselesi için herhangi bir tavır ortaya koyuyor mu? Hepsinin çözüm sürecini neredeyse bir günah olarak kodlayan bir dilleri var.

    Meclis’te de onlarla yaşadığımız en büyük tartışmalarda hep bu vardı. En ufak bir şeyde “Efendim siz de Salih Müslim ile görüşmediniz mi?” ve bunun gibi çözüm sürecini hükümetin en büyük günahı olarak gösteren bir açı. CHP ile aramızda mesela böyle bir açı farkı var ve bu ciddi bir açı farkı. Biz çözüm sürecinin devam etmesi gerektiğini, bugün yine sorunun konuşularak çözülmesi gerektiğini savunurken, bu ülkenin muhalefeti tam tersi bir dil kullanıyor. Kendine ‘Demokratım’ diyen muhalefet partisi siyasetçileri de bu sorunu tanımıyor.

    Söyleşinin tamamı.

    ÇÖZÜM SÜRECİ HAKKINDA KISACA

    2009’da Oslo görüşmelerinde temeli atılan ve zaman zaman kesintilerle devam eden Kürt sorunu konusundaki ‘çözüm süreci’, 7 Haziran – 1 Kasım 2015 seçimleri arasındaki çalkantılı dönemde sona ermişti.

    İlk seçimden kısa süre sonra PKK, yol kesme ve şantiye basma eylemlerine başlamıştı.

    Çözüm sürecinin sona ermesinin ardından Türkiye, canlı bombaların intihar saldırılarına sahne olmuş, bu saldırılarda onlarca insan yaşamını yitirmişti. Bu tabloda yalnızca PKK değil, IŞİD de yer alıyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Başak Demirtaş’tan İstanbul adayları için mesaj: Artık DEM zamanı

    Başak Demirtaş’tan İstanbul adayları için mesaj: Artık DEM zamanı



    Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP (DEM) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, eşi, Başak Demirtaş DEM Parti’nin İstanbul adayları için mesaj yayımladı.

    1 ay sonra yapılacak yerel seçimlerden İstanbul’dan aday olacağı konuşulan Demirtaş, parti ile yapılan görüşmelerin sonucunda aday olmayacağını açıklamıştı. Demirtaş, kararın partisiyle ortak görüş birliğine varılarak alındığını söylemişti.

    İlerleyen günlerde DEM Parti, İstanbul için deneyimli siyasetçi Meral Danış Beştaş ile Murat Çepni’yi aday gösterdiklerini duyurmuştu.

    Bugün sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan Demirtaş, adaylara başarılar diledi. Demirtaş şunları kaydetti:

    “Partimizin İstanbul adayları, değerli Meral Danış Beştaş ile Murat Çepni’ye başarılar diliyorum. Adaylarımızın en güçlü şekilde destekleneceğine inanıyorum. Artık İstanbul’da DEM zamanı! DEM DEMA ME YE!”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM, Hazine yardımına bloke koydu | HDP Grup Başkanvekili Beştaş: Yargı darbesinin onlara bir katkısı olmayacak

    AYM, Hazine yardımına bloke koydu | HDP Grup Başkanvekili Beştaş: Yargı darbesinin onlara bir katkısı olmayacak


    Türkiye, seçimlere hazırlanıyor. Henüz tarih kesinleşmese bile seçim yasasına göre 6 aydan kısa bir süre içinde seçim yapılacak. Cumhur ittifakının peş peşe ortaya attığı iyileştirici politikalar da seçim çalışmalarına start verildiğinin bir göstergesi.

    Diğer taraftan iki yıldır süren Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik kapatma davasına ek olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin Hazine yardımı yapılan hesaplarına bloke konulması talebinde bulundu. Şahin’in bu talebi siyasete doğrudan müdahale, seçim yarışının adil bir biçimde yürütülmesinin önüne geçecek bir talep olarak değerlendiriliyor.

    Ayrıca şu da önemli ki, Şahin’in bu talebi, HDP’nin kapatılma istemiyle açılan davadan bir buçuk yıl sonra; 2023 bütçesi kapsamında HDP’ye Hazine yardımının yapılacağı 10 Ocak 2023’ten önce yapıldı.

    AYM, HESAPLARA BLOKE KOYDU

    HDP’ye Hazine yardımının kesilmesiyle ilgili talep bugün Anayasa Mahkemesi’nde görüşüldü. AYM, “HDP’nin kapatılması” istemli davada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına tedbiren bloke konulması talebini kabul etti.

    Buna göre HDP kapatma davasında, bir ay içerisinde savunmasını yapacak. Bir ay sonra tedbir kararı gözden geçirilerek, “tedbire devam” ya da “tedbir sonlandırılsın” kararı verilecek. 

    KAPATMA DAVASI 10 OCAK’TA BAŞLIYOR

    HDP kapatılmasına ilişkin davada ise esas hakkında yazılı savunma verildi, sırada parti adına yapılacak sözlü savunma var. Kapatma davasında 10 Ocak’ta da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin sözlü açıklama yapacak. Bu açıklamanın ardından önümüzdeki haftalarda belirlenen bir günde Anayasa Mahkemesi’nde HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar savunma yapacak.

    Savunma tamamlanınca Anayasa Mahkemesi raportörü, esas hakkında rapor hazırlayacak. Raporun üyelere dağıtılmasının ardından mahkeme başkanının belirlediği günde kapatma davası esastan görüşülmeye başlanacak.

    PARTİMİZE 2015’TEN BU YANA BASKI VAR, BİZİM İÇİN YENİ BİR ŞEY DEĞİL

    Seçimlere müdahale anlamına gelecek tüm bu hamleleri Gerçek Gündem’e değerlendiren HDP Grup Başkanvekili, Siirt Milletvekili, hukukçu Meral Danış Beştaş şunları söyledi:

    “İktidar; seçim yarışına eşit şartlarda, adil koşullarda girme gibi bir niyetinin olmadığını çoktandır ilan etti. Şu anda iktidar cephesi bütün tuşlara birden bastı. Hem partimize hem diğer partilere karşı dört koldan baskı artırıldı. Yargı mekanizması, bürokrasi gibi kendi ellerindeki olanakları kullanıyorlar. Bizler buna göre yol alıyoruz.

    2015’ten bu yana aralıksız bir şekilde partimize karşı ciddi bir baskı süreci yaşatılıyor. Bizim için yeni bir şey değil. Bunlarla hep mücadele ettik, direndik, ayakta durduk, mücadelemiz bundan sonra da devam edecek.”

    “ALTILI MASAYA GİDİP NE YAPALIM DEMEMİZE GEREK YOK BİR İHTİYAÇ OLURSA, KAPILARIMIZ AÇIK”

    Beştaş, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın içinde olduklarını hatırlatarak “Sonuçta bu mücadelenin en aktif taraflarından biriyiz. Altılı masaya ya da birilerine gidip ne yapalım, ne edelim demekten ziyade bizimle bir paylaşım yapılmak, iletişim kurulmak isteniyorsa her zaman söyledik, kapılarımız açık” diye konuştu.

    Beştaş son olarak, “Yargı darbesinin halen devam ettiriliyor olmasının onlara bir katkısı olduğunu düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Tabanımızda, kitlemizde bu çok daha büyük tepki ve konsolidasyon olarak geri dönecek” dedi.

    DAHA ÖNCE REDDEDİLEN TALEP SEÇİM SÜRECİYLE KABUL EDİLDİ

    İki gün önce HDP, kapatma davasıyla ilgili bir basın açıklaması yaparak, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru yaptıklarını, davanın seçim sonrasına bırakılmasını istediklerini açıklamıştı.

    HDP’nin hazine yardımı alacağı hesaplara bloke konulması talebi Mart 2021’deki ilk iddianamede de yer almıştı. HDP avukatlarından Özgür Erol, basın açıklamasında ilgili süreçle hatırlatmada bulunarak şunları kaydetmişti:

    “Geldiğimiz noktada HDP’nin hazine yardımı alacağı hesaplara bloke konulması talebi artık son noktayı ifade ediyor. Hukuksal bir yönü bulunmayan bir talep. Mart 2021’deki ilk iddianamede bu talep öne sürüldü, iddianame reddedildi, Haziran 2021’deki iddianamede bu talep yenilendi ve AYM tarafından yine reddedildi.

    Aradan geçen bir buçuk yıldan sonra davada ne tür yeni bir durum oldu da başsavcılık bu talebi yenileme gereği duydu? Yeni olan tek şey, seçim sürecine gelinmiş olundu. Yasal veya anayasal bir temeli olmayan bu talebi incelenmeksizin reddini talep ettik.

    Kapatma davasında 10 Ocak’ta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı AYM’de sözlü görüşlerini sunacak. Bu artık son merhalelerden biridir. Bundan sonrasında da HDP adına bu görüşler sunulacak, bu aşamaya gelmeden bu talebin apar topar sunulmuş olması, bu işleyişlerin iç içe geçmesine yol açıyor. Öncelikle bu talebe doğru hususun netleşmesi gerekir. Bu husus netleşmeden, bu hususta ya ret kararı verilecek ya HDP’nin görüşü ve savunması alınacak. Bu süreçler tamamlanmaksınız bunun üstüne Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının dinlenmesi prosedürü işletilemez.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***