Etiket: Mehmet Şimşek

  • Mehmet Şimşek yine ‘sabır’ dedi: Doğru yoldayız

    Mehmet Şimşek yine ‘sabır’ dedi: Doğru yoldayız



    5 Eylül’de gerçekleşen kabine toplantısının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, ekonomik krizin “psikolojik” olduğunu öne sürerek, “Devlet olarak bir yandan hayat pahalılığını körükleyen psikolojik faktörler ve bu durumu fiyatlara yansıtanlarla mücadele ediyor bir yandan da enflasyonu düşürecek politikaları kararlılıkla yürütüyoruz” demişti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Erdoğan’ın aksine “Zorlu bir süreçteyiz” açıklaması yaparak krizin varlığını kabul etti.

    Şimşek “ekonomiyi yeniden dengelemeyi ve iç talebi yumuşatmayı” hedeflediklerini belirterek politika değişimi süreci için sabırlı olunması gerektiğini belirtti.

    Financial Times’a röportaj veren Şimşek, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni ekonomi politikalarına desteğini verdiğini belirterek “Doğru yoldayız. Güvenin geri döndüğüne dair güçlü kanıtlar var. Ancak sabırlı olmalıyız, halen zorlu bir süreçteyiz” açıklamasını yaptı.

    Gelecek yılın ortalarına kadar enflasyonun “geçiş sürecinde” olacağını kaydeden Şimşek miktarsal sıkılaştırma tedbirleriyle birlikte finansal koşulların TCMB politika faizinin işaret ettiğinden daha fazla sıkı olduğunu söyledi.

    Şimşek “Enflasyon beklentilerini sıfırlamak için güvene ihtiyacınız var” dedi.

    Mehmet Şimşek yine 'sabır' dedi: Doğru yoldayız - Resim : 1

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Şimşek’in hedefi 2026’da Türkiye’nin ‘yüksek gelirli ülke’ olması; peki IMF tahmini ne diyor?

    Bakan Şimşek’in hedefi 2026’da Türkiye’nin ‘yüksek gelirli ülke’ olması; peki IMF tahmini ne diyor?


    IMF tahminlerine göre 2026’da Türkiye’de kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla 13 bin dolar olacak. Gayrisafi milli hasılaya dayanan Dünya Bankası’nın gelir sınıflandırma eşikleri her sene güncelleniyor. Tahminlere göre yüksek gelirli ülkeler kategorisine girmek kolay değil.

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye’nin 2026 yılında “Dünya Bankasının tanımıyla yüksek gelirli gelişmiş ülkeler kategorisine girmiş olacağını” söyledi. Peki, bu kategoriler nasıl belirleniyor? Bu hedef gerçekçi mi? Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) tahminlerine göre 2026’da Türkiye’de kişi başına düşen gelir ne olacak?

    REKLAM

    Dünya Bankası, ülkeleri kişi başına gelirlerine göre sınıflandırırken dört gruba ayırıyor.

    • Düşük gelir grubundaki ülkeler

    • Alt orta gelir grubundaki ülkeler

    • Üst orta gelir grubundaki ülkeler

    • Yüksek gelir grubundaki ülkeler

    Dünya Bankası’nın bu sınıflandırması Atlas sistemi denilen ve gayri safi milli hasılaya (GSMH) dayanan bir hesaplama. Her yıl bu grupların sınıflandırılmasına esas alınan kişi başına göre gelir değişiyor. 2020 yılında yıllık kişi başına düşen GSMH 12 bin 695 Amerikan dolar ve üzerinde olan ülkeler “yüksek gelir” grubunda yer alırken bu miktar 2022 yılında 13 bin 845 dolara yükseldi. Bu sınır kademeli olarak artış eğiliminde.

    Dünya Bankası’nın 1987’den bu yana olan verilerine göre Türkiye hiçbir zaman yüksek gelirli ülke olmadı. 1987-1996 arasında alt-orta sınıfta yer alan Türkiye 1997’de üst orta sınıfa yükseldi. 2004 yılından bu yana da hep üst orta gelir grubundaki ülkeler listesinde yer alıyor.

    Atlas sistemine göre Türkiye’de kişi başına düşen gelir 1960-2006 arasında hep dünya ortalamasının altına seyretti. 2007-2017 arasında ise Türkiye’de kişi başına milli gelir dünya ortalamasının üstünde seyretti. 2018’den bu yana ise dünya ortalaması Türkiye’den daha yüksek.

    2022’de yüksek gelirli ülke sınıfı için kişi başı gelirin en az 13 bin 845 dolar olması gerekiyordu. Türkiye’nin kişi başına geliri ise 10 bin 595 dolarda kaldı.

    2022 listesine göre dünyada 83 ülke yüksek gelir grubunda yer alıyor.

    Dünya Bankası ve IMF hesaplaması farklı

    Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin ekonomik büyümesini sürdüreceğini öngörüyor. IMF’nin Nisan 2023 tahminlerine göre Türkiye’nin 2023 sonunda gayri safi yurt için hasılası (GSYH) ilk kez 1 trilyon dolar barajını aşacak ve 1,03 trilyon dolar olacak. 2026’da ise Türkiye’nin ekonomi büyüklüğü 1,21 trilyon dolara ulaşacak.

    Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler kategorisine girebilmesi için 2026 yılında eşiğin kaç dolar olacağı önemli çünkü son yıllarda ciddi bir artış görülüyor. Dünya Bankası’nın Atlas hesabı GSMH’ye; IMF’nin milli gelir hesabı ise GSYH’ye dayanıyor.

    Bir ekonomide, belirli bir dönemde, ülkede yerleşik üretim birimleri tarafından üretilen nihai mal ve hizmetlerin değerlerinin toplamı GSYH’yi gösteriyor. GSMH ise milliyet esasını dikkate alarak milli üretim faktörlerinin yurtdışında elde ettikleri gelirleri ve yabancı üretim faktörlerine yapılan ödemeleri de kapsıyor.

    IMF verisine göre Türkiye’nin 2022 yılında kişi başına düşen GSYH’si 10 bin 618 dolar oldu. 2023 yılında bu miktarın 11 bin 932 dolar olması bekleniyor. 2026 yılında ise kişi başına GSYH 13 bin 574 dolara ulaşacak.

    Tahmin ve eğilimlere göre kolay değil

    GSYH-GSMH hesaplamaları ve ölçümleri birbirinden farklı ancak birbirlerine oldukça yakın seyrediyor. Bundan dolayı IMF’nin 2026 tahminine bakılırsa Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler sınıfına girebilmesi için Dünya Bankası’nın hazırladığı eşik değerin yükselmemesi gerekiyor. Oysa son yıllarda bu miktar belirgin şekilde artıyor. Bu artış eğilimin sürmesi ve IMF tahminlerine yakın bir milli bir ortaya çıkması durumunda Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler sınıfına girmesi kolay olmayacak.

    REKLAM

    Bakan Şimşek ne demişti?

    Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek 15 Eylül’de yaptığı açıklamada “Yuvarlamam gerekirse (bu yıl) yaklaşık 1,1 trilyon dolarlık bir ekonomi haline geleceğiz. Bu önemli. Bu program dönemi sonunda yani 2026’da, Türkiye, 2026’da Dünya Bankasının tanımıyla yüksek gelirli gelişmiş ülkeler kategorisine girmiş olacak. Bu çok önemli bir eşik. İnanıyorum ki biz bunu başaracağız. Bunun ön koşulu fiyat istikrarıdır.” yorumunda bulunmuştu.

    Türkiye’nin geliri artarken diğer ülkelerinki de artıyor

    Türkiye’nin ekonomi büyüklüğü ve kişi başına gelirinin artması öngörülüyor. Ancak bu durum Türkiye’nin diğer ülkelerden daha iyi konuma geldiğini göstermeyebilir. Çünkü Türk ekonomisi büyürken diğer ülkelerin ekonomisi de farklı oranlarda büyümeye devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Şimşek’le ilgili çarpıcı iddia: Meclis’e adam koymuş

    Mehmet Şimşek’le ilgili çarpıcı iddia: Meclis’e adam koymuş



    Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizi ile boğuşurken, ekonomi kurmayları da durumu toparlamak için çeşitli hamleler yapıyor. Yapılan hamlelerin işe yaramadığı ve krizin her geçen gün derinleştiği şu günlerde ortaya atılan iddialar ise dikkat çekiyor.

    Son olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le ilgili ortaya atılan bir iddia gündem oldu.

    10haber yazarı Erdal Sağlam, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kendisine yakın kişilerle yaptığı konuşmalarda ek harcamalardan yakındığını iddia ettiği yazısında, “Bakan Şimşek, bu şikayetleri arttığında bir şey yapmak istediğini belirterek ‘düzenlemeler konusunda önceden bilgi sahibi olmak için Meclis’e özel olarak bir elemanımızı tahsis ettik. Ancak bu yolla da ek harcamaları önlememiz mümkün olamadı’ demiş” ifadelerini kullandı.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomide istikrarın sağlanmasının önünde engel oluşturduğunu da savunan Sağlam, “Hazine ve Maliye Bakanlığı kendisinin planlamadığı, önceden bilmediği, sürekli artan harcamalar ve azalan gelirle bütçenin finansmanını sağlamaya çalışıyor. Böyle bir idari sistemde mali disiplinin sağlanmasının ne kadar zor olacağı açık” diye yazdı.

    Tamamını okumak için tıklayın

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Şimşek: KKM’den çıkış stratejisinden önce rezervleri güçlendireceğiz

    Şimşek: KKM’den çıkış stratejisinden önce rezervleri güçlendireceğiz


    Şimşek Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan toplantıda konuştu

    Orta Vadeli Program (OVP) toplantısında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yabancı yatırımcılarla diyaloğa özel bir önem vereceklerini, KKM’den çıkışla ilgili de önce rezervleri güçlendireceklerini belirtti.

    REKLAM

    Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan toplantıda konuştu.

    Şimşek, yatırımcı toplantılarını çok güçlü şekilde başlatacaklarına işaret ederek, G20 toplantılarına katılacaklarını, ardından kendisinin Almanya’ya ve sonrasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’la BM toplantıları için New York’a gideceğini anlattı. 

    New York’ta şu anda programlanan çok sayıda yatırımcı etkinliği olduğunu bildiren Şimşek, bu temaslarının ardından da Londra’da görüşmelerinin olabileceğini söyledi.

    Bakan Şimşek, temaslarının süreceğine dikkati çekerek, “Asya, Orta Doğu… Yani hemen hemen erişilmeyen, diyalog kurulmayan bir yatırımcı düşünemiyoruz. Yani yılın sonuna kadar aşağı yukarı reyting kuruluşlarından, kredi derecelendirme kuruluşlarına ve doğrudan yatırımcılara kadar diyaloğumuz güçlü olacak. Japonya’dan başlayıp, Türkiye’de yatırımı olan belli başlı ülkelerin yatırımcılarıyla bir araya gelmeye başladım. Burada ciddi yatırımı olan ülkelerin büyükelçilerinin de ev sahipliğinde birçok yatırımcıyla bir araya geleceğiz ve programı anlatacağız. Akabinde de dışarıda anlatacağız. Mesela benim Almanya’da katılacağım etkinlik özel bir etkinlik. Almanya’nın en büyük 50 firmasının CEO’su ve CFO’sunun olduğu üç günlük bir etkinlik, Türkiye’yi anlatıp döneceğiz. Dolayısıyla yatırımcı diyaloglarımız çok hızlı ve çok güçlü şekilde olacak.” diye konuştu.

    Türk hazine tahvillerindeki yabancı oranının şu anda yüzde 1’in altına düşmüş olması Şimşek’in yabancı yatırımcılar konusundaki hassasiyetinin temel gerekçesini oluşturuyor.

    ‘KKM’den çıkış stratejisinden önce rezervleri güçlendireceğiz’

    Bütçe disiplini noktasında gereken adımları attıklarını da belirten Şimşek, “Tabii bu dinamik bir süreçtir. Burada durulacağı anlamına gelmiyor. Para politikasında bir süreç başladı. Yapısal reform gündemi çok net takvimlendirilmiş. Şimdi bunun bir ayağı kalıyor, o da dış kaynak ayağı. Ben dış kaynak ayağının oldukça güçlü olacağına inanıyorum. O konuda arka planda yaptığımız bir takım çalışmalar var. İkili ülkelerle olan bir kısmı yansıdı gibi. Daha sonraki evrede de doğrudan yatırımlar var. Bunlar hep aşama aşama gidecek. Dolayısıyla yatırımcılarla diyaloğumuz güçlü olacak.” ifadesini kullandı.

    AA’nın haberine göre Şimşek, cari açığı ve enflasyonist baskıyı artıran tüketim kalemlerinde bir yeniden dengelemeye gideceklerini belirterek, bunun için bütün enstrümanları kullanmaya başladıklarını söyledi.

    Otomotivden ikinci konuta ve tüketici kredilerine kadar pek çok husus bulunduğuna işaret eden Şimşek, “Kur korumalı mevduat (KKM) konusunda kafamızda tabii ki bir plan var. Önce rezervlerimizi güçlendireceğiz. Sonra çıkış stratejisini kamuoyuyla paylaşacağız.” dedi.

    ‘Kur hedefimiz yok’

    Bu sürecin “yeniden dengelenme” olarak görülmesi gerektiğini belirten Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yeniden dengelenmenin doğası gereği eğer iç talepte yumuşama olacaksa bugünkü enflasyonist baskının ve cari açığın azalması, cari açığın azalmasıyla birlikte finansal istikrar ve Türkiye’ye fon akışı anlamında olumlu bir döngünün ortaya çıkacağını görmemiz lazım. Dolayısıyla programın felsefesi, Türkiye’nin olumlu bir döngüye gireceği yönündedir. Onun için biz bir geçiş dönemi öngördük. Şu anda o geçiş dönemindeyiz. Şu ana kadar da bizim öngördüğümüz çerçevede gidiyor. Aslında çok büyük bir sürpriz yok. Her dönemin koşulları farklı olabilir. Ama biz Türkiye’nin 2024’ün ikinci yarısından itibaren bu olumlu döngüyü çok güçlü bir şekilde yakalayabileceğine inanıyoruz. Küresel koşulların da buna elverişli olacağına inanıyoruz. Öncelikle şunu söyleyeyim, bizim hiçbir zaman bir kur hedefimiz olmaz. Yani ne programda ne başka türlü kur hedefimiz yok. Ama işin doğası bir tahmin olması gerekiyor. Siz tabii bu ortalama kurlardan kurun yıl boyunca lineer seyredeceğini varsayıyorsanız, yanlış varsayıyorsunuz. O zaman tahlilleriniz de yanlış olabilir. Burada esas itibarıyla biz bir hedefe sahip değiliz. Dolayısıyla kur rejiminde herhangi bir değişiklik yok.”

    ‘Dünya Bankası da OVP’ye desteğini ifade ediyor’

    OVP’de yer alan yapısal reformların önemine de dikkati çeken Şimşek, programın en önemli bileşeninin takvime bağlanmış, verimliliği arttıracak, cari açığı azaltacak, vergide adaleti artıracak, kayıt dışılığı azaltacak reformlar olduğunu söyledi.

    REKLAM

    Şimşek, işverenlerin de katkısının olduğu yeni bir BES modeli öngördüklerini ifade ederek, “Amaç, tasarrufları, sistemde kalış sürelerini ve tabii ki fon tutarını artırmak. Bu önemli, çünkü bunu yapabilirsek kamu tasarruflarını artıracağız. Bir taraftan da çalışanlarımızı uzun vadede, refahları için tasarrufa teşvik edeceğiz, yönlendireceğiz. Bu yeni modelle amaç, hem sistemdeki fon tutarını hem de sisteme girenlerin oradaki kalış sürelerini artırmak ve işverenlerin de desteğinin olacağı bir model kurmak.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bakan Şimşek, bundan sonra ücret düzenlemelerinin hedef enflasyona göre yapılacağını belirterek, “Ama çalışanlar, hiçbir şekilde enflasyona ezdirilmeyecek. Dar gelirli kesimlerin alım gücünün kalıcı bir şekilde artırılmasının bir tek yolu var. O da enflasyonu düşük tek hanelere indirmekle olur. Dünya Bankası da OVP’ye desteğini ifade ediyor.” dedi.

    ‘Vergi reformu yapacağız’

    Gelecek yıla ilişkin gelir tahminine ilişkin de bilgi veren Şimşek, “Ayrıca vergi denetimini de çok güçlü şekilde sürdüreceğiz. Yani sahada olacağız. Dolayısıyla 2024 yılı için öngördüğümüz gelir tahminlerinin gerçekçi ve tutarlı olduğunu çok net şekilde söyleyebilirim. Önümüzdeki dönemde denetim, tahsilat ve istisnalar üzerine çalışmalar yapacağız. Vergi reformu yapacağız. Yıl sonundan önce kendi içimizdeki taslak çalışmaları bir noktaya getireceğiz. Önümüzdeki yılın başından itibaren de bunların Meclise gönderilmesi inşallah mümkün olur ama verilen takvim üçüncü çeyrek.” ifadelerini kullandı.

    Şimşek, ücret artışlarına yönelik sorular üzerine de “Yılın ikinci yarısında verdiğimiz artışların önemi bir kısmı seyyanen. Dolayısıyla bu seneki enflasyon farkı ki yüzde 65 olacaksa çok yüksek düzeylerde olacak. Yani gelecek sene memur maaş artışları enflasyonun çok çok üzerinde olacak.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Şimşek’e iki ‘operasyon’ çekilmiş: AKP’ye yakın yazar hükümet çevrelerini işaret etti, ‘durmayacaklar muhtemelen’

    Mehmet Şimşek’e iki ‘operasyon’ çekilmiş: AKP’ye yakın yazar hükümet çevrelerini işaret etti, ‘durmayacaklar muhtemelen’



    ‘Düşük faiz’ politikasına çıktığı için Temmuz 2018’de kabine dışı bırakılan, ancak gelinen süreçte yangın yerine dönen ekonomiyi düze çıkartması beklentisiyle Mayıs 2023 seçimleri sonrası yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı’na getirilen Mehmet Şimşek‘le ilgili olarak dikkati çeken bir yazı yayınlandı.

    Seçim sürecinde Şimşek’in görevi ilk etapta kabul etmediği, ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın ısrarlarına ‘dayanamadığı’ ve birtakım koşullar öne sürerek ‘tamam’ dediği belirtiliyordu.

    AKP’ye yakınlığıyla bilinen TV100 yazarı Fuat Uğur, “Mehmet Şimşek’e hükümet çevrelerinden çelme takılabilir mi?” başlıklı yazısında bakanlığı öncesi ve sonrasında Şimşek’in iki kere önünün kesilmeye çalışıldığı iddiasını kamuoyuyla paylaştı:

    “Bakan olma sürecinde yaşanan o çarpıcı bilgiyi öğrendiğimde aklımdan geçen ‘İşi hakikaten çok zor’ düşüncesi oldu. Dolayısıyla da başlıktaki o sual gerekli hale geldi. Sorunun cevabını ve Şimşek’in Bakan oluş sürecinde yaşananları bilmek ileride neler olabileceğinin de işaretlerini veriyor bize.”

    İlk olarak seçim sürecinde yaşananları hatırlatan, akabinde edindiği duyumu detaylandıran Uğur, şunları kaydetti:

    “(…) Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Şimşek’i AK Parti Genel Merkezi’ne davet etmişti. Gazeteciler o gün AK Parti önünde epey beklediler. Ama 2,5 saat süren görüşmenin sonunda Mehmet Şimşek geldiği gibi gitti. Haberler şöyleydi: ‘Mehmet Şimşek Cumhurbaşkanı’nın teklifini reddetti.

    Bunun üzerine hatırlarsanız Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik bir açıklama yapma ihtiyacı hissetti: ‘Kendisi çok değerli, sürekli görüştüğümüz arkadaşımız. Seçim zamanı olunca olağanüstü hava yaratılıyor. Kendisi aktif siyaseti arzu ederse partimizin bütün mekanizmaları açıktır.

    ‘ERDOĞAN, ŞİMŞEK’E AK PARTİ MİLLLETVEKİLLİĞİ TEKLİF ETTİ’

    Mehmet Şimşek ise Twitter hesabından paylaşımda bulunarak görüşmenin samimi bir ortamda geçtiğini, kendi alanına giren konularda hükümete katkı vermeye hazır olduğunu ancak yurtdışındaki finans kuruluşlarındaki işleri nedeniyle aktif siyasete girmeyi düşünmediğini ifade etti. Oysa İngiliz Reuters haber ajansı bir önceki hafta, ‘Erdoğan’ın ekonominin başına Mehmet Şimşek’i getirmeyi planladığını’ haberleştirmişti ve buna neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu.

    Ama gelin görün ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şimşek’e AK Parti milletvekilliği teklif etmişti.

    Sebebi ise çevresindeki bir takım isimlerin Cumhurbaşkanı’na ‘Mehmet Şimşek milletvekili olmak istiyor’ demesiydi. Şimşek’in bakanlığının önü mü kesilmek istenmişti? Cumhurbaşkanı belki biraz da bu fikrin daha iyi olduğu konusunda ikna edildiğinden, Mehmet Şimşek’i yeniden parti saflarına katmak ve ondan danışmanlık almak niyetindeydi.

    ‘ŞİMŞEK, ERDOĞAN’A ‘MİLLETVEKİLİ OLMA ARZUSU’ FİKRİNİN NEREDEN ÇIKTIĞINI ANLAMADIĞINI SÖYLEDİ’

    Başta Mehmet Şimşek olmak üzere İngiltere ve Batı’daki finans çevreleri şaşkındı. Bir şeyler yanlış gitmişti.

    Ancak çok geçmeden kimi arabulucular devreye girdi.

    Mehmet Şimşek, daha sonraki görüşmesinde Cumhurbaşkanı’na milletvekilliği değil, bizzat elini taşın altına sokarak bakanlık düşündüğünü, bu ‘milletvekili olma arzusu’ fikrinin nereden çıktığını anlamadığını söyledi.

    Öyle görünüyordu ki Mehmet Şimşek göreve başladığında ‘yalnız’ kalmayacak, hem Cumhurbaşkanı’nın etrafında hem de bakanlık içinde bu tarz lafları konuşmaya meyilli birileri hep olacak.

    15 TEMMUZ’DA ÇEKİLEN OPERASYON

    Nitekim ilk çalım (çelme) çok geçmeden geldi.

    Hani 15 Temmuz darbe girişimini andığımız gece salâlar okunurken saat 24.00’den sonra gelen o ani kallavi benzin ve motorin zammı var ya işte o.

    İhtar niteliğinde, güçlü bir operasyondu.

    ‘DURMAYACAKLAR MUHTEMELEN’

    Durmayacaklar muhtemelen. Misal, dün açıklanan enflasyon, yılsonu hedefini 1 puan geçti bile. Üzerinde tepinmek için bir sebep daha.

    Bakan olduğu gün kasayı boş bulan ve ‘Ben bu maaşları nasıl ödeyeceğim’ diye kara kara düşünen Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı’nın tam desteğiyle Merkez Bankası Başkan ve yardımcılarını da atayarak kendi kadrolarını sessiz derinden yerleştirdi ve hızlı başladı.

    ‘ERDOĞAN TEK BİR LAF ETMEDİ, HER ŞEY İSTENDİĞİ GİBİ GİDİYOR’

    Cumhurbaşkanı uygulanan politika ile ilgili tek bir laf etmedi. Şu ana kadar her şey istendiği gibi gidiyor. Ama en ufak bir sendelemede yırtıcı ve alıcı kuşlar gibi atlayacaklarına şüphe yok. (…)”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ebrar Karakurt için ‘defansa koştular’: Polemikler birbirini izledi, ‘ite it dediğin için teşekkürler’

    Ebrar Karakurt için ‘defansa koştular’: Polemikler birbirini izledi, ‘ite it dediğin için teşekkürler’


    2023 CEV Avrupa Şampiyonası finalinde Sırbistan’ı 3-2 yenerek şampiyon olan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın tarihi zaferi, tartışmaların gölgesinde kutlanıyor. Bir süredir cinsel yönelimi ve Abdulhamid isimli bir sosyal medya kullanıcısıyla yaşadığı gerilim nedeniyle AKP’ye mensup isimlerin hedefinde bulunan Ebrar Karakurt, iktidar çevrelerince yayınlanan tebrik mesajlarından ‘dışlanmaya’ çalışılıyor.

    Abdulhamid Denge isimli Twitter kullanıcısı Karakurt’a “Müslüman Türkler olarak sana tahammül ediyoruz” diye seslenmiş, Karakurt ise “Boş yapma Abdulhamid” yanıtını vermişti. Oyuncu daha sonra bu tepkisini tişörte bastırmıştı.

    Bu polemik sonrası AKP’li birçok isim tartışmayı bağlamından tamamen kopararak Karakurt’un Osmanlı padişahı Abdulhamid’i hedef aldığını ileri sürerek milli takımdan kovulması çağrılarında bulunmuştu.

    Karakurt yaşananlarla ilgili olarak büyük finalden bir gün önce “Söz konusu arkadaşımızın ismi Ahmet, Mehmet veya Berke olabilirdi. Konu başka yerlere çekilmeye çalışılıyor” dese de da, sesini bu kitleye ‘duyuramamıştı.’

    Aynı zamanda takımın en skorer ikinci oyuncusu olan Karakurt, müsabakaya saniyeler kala dahi sosyal medyada lince maruz bırakılmış, hatta AKP’li Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız milli maçın Kızılay Meydanı’nda canlı yayınlanacağını duyururken Ebrar’ı fotoğraf karesinden çıkarmayı tercih etmişti. (Yıldız, tepkiler sonrası bu kez Ebrar’ın da bulunduğu görseli yayınlamak zorunda kalmıştı.)

    ‘SAYI ALMASINA RAĞMEN BURUK SEVİNÇ’

    Final karşılaşması başladığında Karakurt’un motivasyonunun düştüğü, yıldız oyuncunun kendini sahaya vermekte güçlük çektiği görüldü. Sosyal medyada kullanıcılar, bu durumun sebebinin platformdaki hakarete varan tepkiler olduğu düşüncesini dile getirdi.

    Oyuncu maçın ilerleyen dakikalarında odağını toplayabildi. Melissa Vargas 41 sayı ile karşılaşmanın en skorer ismi olurken, Eda Erdem Dündar ve Zehra Güneş 15’er sayı ve Ebrar Karakurt da 13 sayı kaydetti.

    TAKIM SAHİP ÇIKTI

    Takım, maçın ardından şampiyonluk üçlüsünü Ebrar Karakurt’a çektirdi. Söz konusu hamle, arkadaşlarının yıldız oyuncuya desteği olarak yorumlandı.

    ŞAMPİYONLUK GELDİ, AKP’YE YAKIN MAHALLE EBRAR’I DIŞLAMAYA ÇALIŞTI

    AKP’ye yakın mahalledeki dışlama çabası, tarihi zaferin ardından da bitmedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de dahil birçok ismin kutlama mesajlarındaki fotoğraflarda Ebrar Karakurt’a yer vermemeyi tercih ettiği görüldü.

    Ebrar Karakurt için 'defansa koştular': Polemikler birbirini izledi, 'ite it dediğin için teşekkürler' - Resim : 2

    Şimşek’in bu paylaşımına birçok kişi Ebrar Karakurt’un fotoğrafıyla yanıt verdi.

    Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, başarıdan dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ayrıca tebrik ederken mesajına şöyle bir not düştü: “Ebrar konusunda tek geri adımımız yoktur biline… Sultan Abdülhamid’e laf eden Tanzimat artıklarının milli takımda yeri olmamalı.”

    GÜNTEKİN ONAY’DAN MELİH GÖKÇEK’E: BU ÜLKE SENDEN TİKSİNİYOR

    Gökçek’e yanıt, spor yorumcusu Güntekin Onay’dan geldi. “Melih Gökçek! Senin ne iş yaptığın, nasıl para kazandığın belli değil. Yolsuzluk iddiaları tavan yapmış. Sen ne iş yapıyorsun da böyle bir servetin var?” diye soran Onay, şöyle devam etti:

    “Kamuoyuna bir açıklarsan çok mutlu olacağız. Hadi bekliyoruz. Senden korkan da senin gibi olsun, hadi yaz. Nasıl zengin oldun? Sen kimsin? Bu ülke senden tiksiniyor. Vatandaş olarak ben de tiksiniyorum. Kimse bu vatandaşın hakkını gasp edemez.”

    YEŞİM SALKIM’DAN BUKET AYDIN’A: EN AZINDAN ALIN TERİYLE PARA KAZANIYOR

    AKP’ye yakınlığıyla bilinen Haberet Genel Yayın Yönetmeni Buket Aydın ise “Şu Ebrar Karakurt muhabbetinden ben çok sıkıldım. Siz sıkılmadınız mı? Kesin olan bir şey var çok iyi bir oyuncu. Ama her galibiyetten sonra kişisel laf sokma olayına girmemesi gerek. Yaşı daha küçük anlıyorum; üzerine gelindikçe cevap verme ihtiyacı hissediyor. Ama çok düşünmeden ve nereye gideceğini anlamadan sergilediği davranışlarla tepkileri arttırmanın ötesine geçemiyor” dedi.

    Bu mesajı alıntılayan Yeşim Salkım, “Buket kapa çeneni artık çok ve boş konuşuyorsun haydi herkes hesap kitap yapıp konuşacak diye bir kaide yok yeter yaşıtlarınla herkes kendi yatak odasından sorumlu bilmem anlatabildim mi?! En azından alın teriyle para kazanıyor yatak teriyle değil” ifadesini kullandı.

    Salkım, bir takipçisinin, “Boş yapma buket deseniz yeter” yorumuna ise, “Yok yetmez, gerçekten yetmez” cevabını verdi.

    Ebrar Karakurt için 'defansa koştular': Polemikler birbirini izledi, 'ite it dediğin için teşekkürler' - Resim : 3

    – CÜBBELİ: PUTİN BİLE EŞCİNSELLİĞİ YASAKLADI
    – KILIÇ: MÜSLÜMAN EŞCİNSELLER DERNEĞİ KURDURAN AKP YANDAŞLARI…

    Spor ve siyaset sahnesinde polemikler böyleyken, dini cenahta da bir başta tartışma yaşandı.

    Kamuoyunda ‘Cübbeli Ahmet’ olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü el yükselterek “Putin bile eşcinselliği yasakladı. Bizim hükümette hiç böyle bir ufuk görünmüyor. Sonra ‘Müslümanız’ diyorlar” diyerek AKP’ye tepki gösterdi.

    Daha önce pek çok kez kadınları hedef alan söylemleriyle gündeme gelen İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi Başkanı İhsan Şenocak da “Hilali ve yıldızıyla kelime-i tevhidi remzeden bayrağımızın bir LGBT’cinin üzerinde olması şeref değil, zillettir” sözleriyle doğrudan Karakurt’u hedef aldı.

    İlahiyatçı Cemil Kılıç ise şu mesajı yayınladı:

    “Bülent Ersoy’u sarayda iftar sofrasında ağırlayıp Ramazan ayında sesinden ilahi dinleyen, Zeki Müren şarkısıyla izleti yayımlayan, Müslüman Eşcinseller Derneği kurduran AKP yandaşları, Ebrar Karakurt ve Melissa Vargas üzerinden yakışıksız ifadelerle bir şeyler gevelemeye çalışıyor. Neden hiçbir zaman tutarlı değil bu yandaşlar?”

    FATİH ALTAYLI: ‘İTE İT DEME CESARETİNE GENÇ YAŞINDA SAHİP OLDUĞUN İÇİN TEŞEKKÜRLER

    Ebrar Karakurt’a bir destek de, gazeteci Fatih Altaylı’dan geldi. Altaylı, günlerdir yürütülen linç kampanyalarına değindiği yazısında yıldız oyuncuya şöyle teşekkür etti:

    “(…) Ebrar Karakurt, sana da ayrıca özel bir teşekkür. Hadsizlere boyun eğmediğin, sana sözde dostça ayar verenlere kulak asmadığın, geri vitese takmadığın, ite it deme cesaretine genç yaşında sahip olduğun için. Anan, baban seninle ne kadar gurur duysa azdır.”

    EBRAR KARAKURT: BU VERDİĞİMİZ İLK PSİKOLOJİK SAVAŞ DEĞİL

    Şampiyonluk sonrası kişisel Twitter hesaplarında tarihi zafere dair paylaşımlarda bulunan oyuncunun en dikkati çeken ifadesi ise, takım arkadaşı Melissa Vargas’la paylaştığı fotoğrafa düştüğü not oldu:

    Bu ne oynadığımız ilk final, ne de verdiğimiz ilk psikolojik savaş.

    Ebrar Karakurt için 'defansa koştular': Polemikler birbirini izledi, 'ite it dediğin için teşekkürler' - Resim : 4


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Şimşek’ten ‘istifa etti’ iddiasına tek kelimelik cevap

    Mehmet Şimşek’ten ‘istifa etti’ iddiasına tek kelimelik cevap



    Gazeteci Rıza Canpolat’ın “teyitli” olarak paylaştığı bilgiye göre Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a istifa dilekçesi sundu.

    Haber7 Yazarı Mehmet Acet, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in istifa iddialarına ilişkin ilk tepkisini sosyal medya hesabından paylaştı.

    BAKAN ŞİMŞEK: UYDURMUŞLAR

    Bakan Şimşek istifa söylentilerine yönelik “Uydurmuşlar” cevabını verdiğini belirten şu ifadeleri kullandı:

    Sordum, şu cevabı aldım:

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “istifa etmek istedi” haberleri kendisine iletilince tek kelimelik bir cevap vermiş:

    “Uydurmuşlar”

    Mehmet Şimşek'ten 'istifa etti' iddiasına tek kelimelik cevap - Resim : 2

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Şimşek, istifanın eşiğinden dönmüş: ‘Panikle istekleri yerine getirildi’

    Mehmet Şimşek, istifanın eşiğinden dönmüş: ‘Panikle istekleri yerine getirildi’



    28 Mayıs’ta tamamlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı olarak Mehmet Şimşek göreve getirildi. Büyük umutlarla ekonominin başına getirilen Şimşek henüz bekleneni veremezken, geçtiğimiz günlerde 2024 yılını işaret etti.

    Ekonomik kriz her geçen gün büyürken, Şimşek ile ilgili yeni bir iddia ortaya atıldı. İddialara göre Şimşek, iki hafta önce istifasını verdi ancak istekleri yerine getirilince istifadan vazgeçti. Gazeteci Recep Canpolat’ın “teyitli” olarak paylaştığı bilgi şöyle:

    “Aldığım ve teyit ettiğim bir bilgiyi paylaşıyorum… Ankara’da iki hafta öncesi büyük bir kriz yaşanmış. Hazine ve Maliye Bakanı @memetsimsek istifasını CB Yardımcısı @_cevdetyilmaz‘a vermiş… Panik halinde istekleri yerine getirilerek Mehmet Şimşek’in istifası engellenmiş… Ekonomi ekibi tedirgin…”

    Mehmet Şimşek, istifanın eşiğinden dönmüş: 'Panikle istekleri yerine getirildi' - Resim : 1

    AÇIKLAMA YAPILMADI

    Canpolat’ın iddialarıyla ilgili hükümet kanadından henüz bir açıklama yapılmazken, konu sosyal medyada da gündem oldu. Sosyal medya kullanıcıları ekonomi yönetimini eleştirerek “Şimşek gitse ne olacak? Hiçbir şey değişmeyecek” yorumlarında bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Öztrak’tan iktidara ‘Barış Pehlivan’ tepkisi: Bunlar duyulmasın diye harıl harıl gazeteciler tutuklanıyor

    Öztrak’tan iktidara ‘Barış Pehlivan’ tepkisi: Bunlar duyulmasın diye harıl harıl gazeteciler tutuklanıyor



    CHP’nin bugünkü MYK toplantısının ardından Parti Sözcüsü Faik Öztrak, basının karşısına geçerek açıklamalarda bulundu.

    Öztrak, açıklamalarında Türkiye İşçi Partisi’nin Gezi tutuklusu milletvekili Can Atalay’ın halen hukuksuzca cezaevinde tutulduğunu hatırlatarak, “Hataylıların, milletin iradesine pranga vuruluyor” diye konuştu.

    Öztrak, gazeteci Barış Pehlivan’ın denetimli serbestlik başvurusunun reddedilmesiyle 5’inci kez cezaevine girmesine de tepki göstererek, “Gazeteci Barış Pehlivan, denetimli serbestlikten yararlanabilecekken 8 ay daha içeri atılma tahdidi altında. Memleketin her yanında her gün silahlar patlıyor.

    Sinan Ateş cinayetinin soruşturması bir türlü ilerlemiyor. Limanlarımız uyuşturucu rotalarının uğrak noktası haline gelmiş. Türkiye “dünyanın en tehlikeli 20 ülkesinden biri” sayılıyor. Dünya klasmanında yerimiz Kolombiya ile Pakistan arasında bir yerde. Hükümet bunlar duyulmasın diye, harıl harıl gazetecileri tutuklattırıyor” ifadelerini kullandı.

    Öztrak’ın basın toplantısından öne çıkanlar ise şöyle:

    “Baskıcı ve hukuk dışı uygulamalarına karşı yapılacakları konuştuk. Partimize yakışan büyük bir olgunlukla ilerleyen ilçe kongrelerimiz de, bugün kurulumuzun gündemindeydi. Saray yönetiminin sebep olduğu güven bunalımını gidermek için vitrinine koyduğu, Merkez Bankası Başkanının ve Hazine ve Maliye Bakanının son açıklamaları, sekiz ay sonra yapılacak yerel seçimlere kadar, enflasyonla mücadele konusunda, hiçbir şey yapmak niyetinde olmadıklarını gösteriyor.

    En önemli önceliklerinin, “Enflasyonu düşürmek” olduğunu söyleyerek iş başına gelen vitrin yönetimi de, sonunda Saray’a uydu. Verdikleri ücretleri, maaşları, aylıkları, her şeyi, vergiyle, zamla, enflasyonla misliyle geri alacaklarını, göz boyama stratejisini sürdüreceklerini, milleti ezmeye devam edeceklerini açıkladılar.

    Yandaş basın, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleyi, “Dezenflasyon süreci”, “Gerçek dezenflasyon“, “İstikrar” gibi yaldızlı laflarla, süreçlere ayırarak, bir başka bahara ertelemesine, “ne kadar da rasyonel”, “ne kadar da gerçekçi” diyerek alkış tutuyor.

    ‘BİR ELİ YAĞDA BİR ELİ BALDA YAŞAYAN SARAY’IN KİBİRLİSİ…’

    Anlaşılan Bakan Şimşek de, doğru dürüst, bütüncül, çapalara bağlanmış bir program yapma imkanı kalmadığını görmüş. Sorunların temelindeki asıl sebebin, ekonomi bilimiyle uzaktan yakından ilişkisi olmayan, ama “Ben ekonomistim” diye caka satan, safsatalarıyla ekonominin altını üstüne getiren, enflasyona rekor üstüne rekor kırdıran, “İtibardan tasarruf olmaz” diyerek bir eli yağda, bir eli balda yaşayan Saray’ın kibirlisi olduğunu biliyor. Fakat onun adını ağzına almaktan korkuyor. Bu yüzden Bakan Şimşek, olmayacak işi yaptı, enflasyonun sebebi olarak memur maaşlarına yapılan zamları gösterdi.

    Enflasyonun sorumlusu, enflasyonun ezdiği memur oldu. İnsan bu sözleri söylerken biraz utanır. “Memura zam yaptık” dediniz, çoğu yoksulluk sınırının altında.

    “Asgari ücrete zam yaptık” dediniz, açlık sınırının altında. Emekliye zam yaptık dediniz. “Kök aylık, seyyanen zam” diye lafa boğdunuz.

    ‘AKP KADROLARININ GÜZEL OLAN HİÇBİR ŞEYE TAHAMMÜLÜ KALMAMIŞ’

    Enflasyon telafisi için dediğiniz yüzde 25 zammı, emeklilerin çoğuna vermediniz. Emeklileri enflasyona ezdirip perişan ettiniz. Kaderine terk ettiniz. Çoğu 7 bin 500 liralık sefalet aylığına mahkum edilen emeklilerimize, bizim belediyelerimiz el uzattı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız, “İnsanı önceleyen belediyecilik, darda olanın yanında olmaktan geçer” diyerek, şartları uyan tüm emekli hemşerilerinin sosyal yardımlardan yararlanmak için belediyeye başvurmalarını istedi. AK Partili belediye başkanları ise bunu alkışlayacaklarına, örnek alacaklarına, hakaret ettiler, iftira ettiler.

    Zamlarla ezdikleri milletimizle büyük bir duygusal kopuş yaşayan, AK Parti kadrolarının, güzel olan, insani olan hiçbir şeye tahammülü kalmamış. Bunlar hakir gördüğü millete talkını vermeye, kendileri, yandaş müteahhitlerle bir olup salkımı yutmaya alışmış.

    “AMERİKAN ENFLASYONU DA TÜRK MİLLETİNİN SIRTINDA”

    Emekliye, emekçiye, memura üç kuruşu çok gören Erdoğan ve şürekası, yandaşlarına yaptırdıkları yollar, köprüler, tüneller için, dolarla, avroyla verdikleri garantiler karşılığında, bu yılın ilk 6 ayında 25 milyar lira ödemiş. Geçen yılın ilk 6 ayına göre artış yüzde 167. Emekliye yüzde 25 artışı çok gören hükümet.

    Yandaşa yaptığı ödemeleri yüzde 167 artırıyor. Emekliye, kendisinin neden olduğu enflasyon farkını vermeyen hükümet, geçiş ücretlerini, bırakın bu ülkedeki enflasyona göre güncellemeyi, Amerikan enflasyonuna göre güncelliyor. Garantili geçiş ücretlerinde, sebebi olduğu kur artışları yetmez gibi, Amerikan enflasyonunu da Türk milletinin sırtına bindiriyor.

    Tüm bunlara para var. Memura, emekliye, emekçiye yok. İşte AK Parti yönetiminin adaleti bu: Aşağı mahalleye ver talkını, yukarı mahalledeki yandaşlara yuttur salkımı.

    Hafta sonunda gençlerimiz bu ballı projelerin yapıldığı yerlere gittiler. Proje görünümlü soygunların ayrıntılarını “Köprülerde soygun var” afişleriyle milletimizle paylaştılar.

    “MuazZAM” SERGİSİNE ENGEL

    Diğer taraftan İstanbul’daki örgütlerimiz, seçimlerden sonra başlayan zam yağmuruna milletimizin tepkisini “MuazZAM” sergileriyle gösteriyor. Hükümet ise bu sesin duyulmaması için elinden geleni yapıyor. En son İstanbul’da Eyüpsultan Kaymakamlığı, İstanbul örgütümüzün zam sergisini yasakladı.

    Kaymakamlık kararında, Erdoğan Hükümetinin eseri olan zamları gösteren ve örgütümüzün çabasıyla sokak sokak halkla buluşan bu serginin “Mitinge dönüşebileceğini”, “Güvenlik yönünden sakıncalı olacağını” söylemiş. Anlaşılan hükümet değil ama kaymakam, milletin asabını ne kadar bozduklarının farkında.

    Bir serginin, zammın protesto edildiği bir mitinge dönüşmesinden korkuyor. Ama onun da şunu bilmesi lazım, protesto anayasal bir haktır. Bu yasaklar bizi korkutmaz, yıldırmaz. Biz milletimizin derdini duyurmaya, hükümeti çözüme zorlamaya devam edeceğiz. İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu, bu süreci takip ediyor.

    Erdoğan hükümetinin eseri zamların sergilendiği MuazZAM sergi, tüm engellemelere rağmen İstanbul’un sokaklarında vatandaşla buluşmaya devam ediyor. Hükümetin zamlarla ezdiği tüm vatandaşlarımızı bu sergilere bekliyoruz.

    Bir yandan, Kadın kollarımız “Pazar Yeri Yangın Yeri” projesini başlattı. 81 il ve 973 ilçede semt pazarlarında açılacak stantlarda, vatandaşın derdini dinleyecekler, Mutfaktaki yangının sebebinin hükümet olduğunu anlatacaklar.

    “ZAM YAĞMURU DURMAK BİLMİYOR”

    Milletvekillerimiz ve Genel Başkanımız dört koldan sahada, vatandaşlarımızın yanındayız. Yanında olmaya devam edeceğiz. Nitekim Akbelen’deki çevre katliamını görüşmek için, bu hafta Salı günü, bizim talebimiz üzerine Meclis toplanıyor.

    Bu defa AK Parti vekilleri, çocuklar gibi kapıların arkasına saklanmasınlar. Millet inim inim inlerken tatillerinden vazgeçsinler de, Meclis çalışmaya başlasın. İşleri sarayın keyfine bırakmayalım. Milleti ezdirmeyelim.

    Seçimlerden sonra başlayan zam yağmuru durmak bilmiyor. Sabah raftan aldığınız bir malı, akşam aynı fiyata bulmak, adeta mucize haline geldi. Saray bütçeyi, insafsızca artırdığı harçlarla ve vergilerle, kamu mallarına yaptıkları zamlarla, anayasaya aykırı şekilde, bir defa aldıkları Motorlu Taşıtlar Vergisini, bir kere daha alarak vatandaşın sırtından, zar zor dolduruyor. Diğer taraftan sarayın itibarına, faiz lobilerine, döviz baronlarına, yandaşlarına ödediği garantilerle hovardaca boşaltıyor.

    ‘GELİR DAĞILIMI HIZLA BOZULUYOR’

    İlk 6 ayda bütçe 483 milyar lira açık verdi. Bunun yarısından fazlası, 275 milyar lirası faiz harcaması. Kur Korumalı Mevduat garantilerine 25 milyar lira, KÖİ’lerin dövizli garantilerine bir o kadar daha gitmiş. Merkez Bankası’nın döviz kasasından satışlar da, yeniden başlamış görünüyor. Seçim sonrasında biraz toparlanan rezervler, yeniden piyasaya sürülüyor.

    Temmuz ortasında 56 milyar dolara kadar inen net rezerv açığı yeniden 60 milyar dolara yükseldi. Dünyada kredi temerrüt riski primleri düştü. Biz de de 400’ün altını gördü. Şimdi yeniden ayrışarak 400’ün üzerine doğru hareketlendi.

    Bütçe açığı ve rezerv açığına, 60 milyar doları bulan bir cari açık eklendi. Temmuz ayı dış ticaret verilerine göre enerji fiyatlarındaki düşüşe rağmen dış ticaret açığı, önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16 artmış. Yıllık dış ticaret açığı ise yüzde 46 artışla 121 milyar dolara yükselmiş. Dış dengedeki bozulma devam ediyor.

    Gelir dağılımı da hızla bozuluyor. En zengin yüzde 20, toplam gelirin yarısını alıyor. Gelir adaletsizliğinde son 16 yılın rekoru kırıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre destek alan aşırı yoksul hanelerin sayısı geçen yıla göre 1 milyon artışla 3,7 milyona ulaşmış.

    “ENFLASYON ÜÇ HANEYE DAYANDI”

    Bir yılda; dana eti yüzde 143, yumurta yüzde 114, kuru soğan yüzde 113, kuru fasulye yüzde 101 zam görmüş. Patatesin fiyatı yüzde 99, beyaz peynirin fiyatı yüzde 83 artmış.

    TÜİK aylık enflasyonu ısrarla tek hanede tutmaya çalışırken, vatandaşın en çok kullandığı gıdalarda enflasyon bırakın iki haneyi çoktan üç haneye dayanmış.

    Resmi verilere göre, 63 milyon vatandaş konut masraflarının, 44 milyon vatandaş borçlarının altında eziliyor. 35 milyon vatandaş iki günde bir sofrasına bir kap et yemeği koyamaz halde. Yaz geldi vatandaş tatili unuttu. 50 milyon yurttaş, evden uzak 1 hafta tatil masrafını karşılayamaz durumda. OECD içerisinde vatandaşları en çok geçim kaygısı taşıyan ülke Türkiye.

    ‘JP MORGAN’IN YATIRIMCI TOPLANTISINA KOŞA KOŞA GİTTİLER’

    Şimşek ve Erkan ikilisi geçtiğimiz hafta da, SPK’nın daha 3 ay önce 33 milyon TL “piyasa bozucu eylem cezası” kestiği JP Morgan’ın basına kapalı yatırımcı toplantısına koşa koşa gittiler.

    Ama sızan bilgilere bakılırsa, kan emici, vur-kaççı kısa vadeli fonlar hariç, Şimşek-Erkan ikilisinin anlattıklarına ciddi yatırımcılar fazla itibar etmemiş. Para politikasına dair, “Somut ve öngörülebilir” bir çerçeve bulamamışlar. Nasıl bulsunlar. Zaten Merkez Bankası Başkanı “Dinamik optimizasyon problemindeki en büyük kısıt” sözleriyle vaziyeti anlattı.

    CAN ATALAY, BARIŞ PEHLİVAN, MERDAN YANARDAĞ…

    Depremin vurduğu Hatay’ın milletvekili Can Atalay hala haksız, hukuksuz şekilde içeride tutuluyor. Hataylıların, milletin iradesine pranga vuruluyor.

    AK Parti Diyarbakır milletvekilinin sözlerini anımsatarak, Erdoğan Hükümeti’nin yeni bir açılım süreci başlatma, ve terörist başını salıverme niyetinde olduğunu açıklayan, gazeteci Merdan Yanardağ tutuklanıyor. TELE-1 ekranları, Merdan Yanardağ’a isnat edilen suçla uzaktan yakından alakası olmayan, bir yasa maddesine dayanılarak, hukuksuz bir şekilde 7 gün karanlığa gömülüyor.

    Gazeteci Barış Pehlivan, denetimli serbestlikten yararlanabilecekken 8 ay daha içeri atılma tahdidi altında. Memleketin her yanında her gün silahlar patlıyor.

    Sinan Ateş cinayetinin soruşturması bir türlü ilerlemiyor. Limanlarımız uyuşturucu rotalarının uğrak noktası haline gelmiş. Türkiye “dünyanın en tehlikeli 20 ülkesinden biri” sayılıyor. Dünya klasmanında yerimiz Kolombiya ile Pakistan arasında bir yerde. Hükümet bunlar duyulmasın diye, harıl harıl gazetecileri tutuklattırıyor.

    ‘SINIR KEVGİRE DÖNMÜŞ’

    Milletin artık sadece sofrasındaki ekmek değil, canı da tehlikede. Sınır kevgire dönmüş, her yer kaçak sığınmacı dolmuş. Elini kolunu sallayarak sınırlarımızdan geçenler, Sığınmacı mıdır, terörist midir belli değil. Avrupa ülkeleri Erdoğan’la anlaşmışlar. “Al sana birkaç avro, bu sığınmacılar bize gelmesin” diye oturmuşlar imzaları da atmışlar. İstanbul Valisi de, “Türkler sığınmacılardan daha çok suç işliyor” diye, açıklamalar yapıyor.

    DEPREM BÖLGESİNDEKİ SORUNLAR ÜZERİNE

    Depremin üstünden 6 koca ay geçmiş. Hala barınma sorunu, hala tuvalet sorunu, hala temiz suya ulaşım sorunu konuşuyoruz.

    Bu Hükümet, kendi seçmenleri dahil tüm milletle bağını koparmış bir vaziyette. Bu aralar hiçbiri ortalıkta gözükmüyor. Herhalde bu zamlar unutulsun diye bekliyorlar.

    ‘YEREL SEÇİMLERE BÜYÜK BİR HIZLA HAZIRLANIYORUZ’

    Yerel seçimlere de büyük bir hızla hazırlanıyoruz. Ve bir kere daha bizlere oy veren milyonlara sesleniyoruz.

    Mayıs seçimlerini kazanamadık. Bunun için en çok biz üzgünüz. Ama şimdi vakit yılgınlık vakti değil, ayağa kalkacağız, eksikleri gidereceğiz, hataları telafi edeceğiz, yenileneceğiz, ve yerel seçimlerde 25 milyonu 30 milyona, 35 milyona çıkaracağız. Bu gün olduğu gibi belediyelerimizle milletimizin yanında olacağız. Biz pandemide de, depremde de bu işi iyi bildiğimizi gösterdik. Yerelde de bu iktidarın sebep olduğu yoksullukla mücadele etmek için projelerimizi geliştireceğiz. Seçimden sonra da belediyelerimiz çok başarılı hizmetlere imza atacak.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Halk ekonomik kriz altında ezilirken… AKP konak sevdasına milyarlarca lira harcadı

    Halk ekonomik kriz altında ezilirken… AKP konak sevdasına milyarlarca lira harcadı



    Hazine Maliye Bakanı Mehmet Şimşek genelge yayınladı ama “İtibardan tasarruf olmaz’ anlayışı devam ediyor. Vali ve kaymakamlık binaları için milyonlar harcanıyor.

    Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde depremde hasar gören hükümet konağı 250 milyon liraya yeniden yapılacak. 11 Temmuz’daki ihaleyi İzmirli Salihoğlu İnşaat kazandı. Şehitkamil Hükümet Konağı ise 480 milyon TL’ye mal olacak.

    Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, 24 Ocak 2023’teki ihaleyi Salihoğlu, Befat İnşaat ile birlikte almıştı. İki konak için ödenen tutar 730 milyon TL oldu. Bu yıl ülke genelinde yapılan hükümet konaklarının maliyeti ise 3 milyar TL’yi aştı.

    O konakların TL olarak maliyetleri şöyle:

    Çanakkale: 184 milyon. Bilecik: 180 milyon. Darıca: 179.4 milyon, Gölcük: 178.4 milyon, Şile: 149.3 milyon, Çerkezköy: 129.7 milyon, Serik: 127.2 milyon, Karaköprü: 112.7 milyon, Silivri: 109.8 milyon, Çarşamba: 109 milyon, Ezine: 103.3 milyon, Sorgun: 97.7 milyon, İnegöl: 89 milyon, Söke: 73.6 milyon, Turhal: 69.4 milyon, Orhaneli: 66 milyon, Kurşunlu: 63 milyon, Tire: 59.9 milyon.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***