Etiket: Mehmet Şimşek

  • İletişim Başkanlığı’ndan Mehmet Şimşek açıklaması: İddia doğru değil

    İletişim Başkanlığı’ndan Mehmet Şimşek açıklaması: İddia doğru değil



    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e atfedilen sözlerle ilgili açıklama yaptı.

    Mehmet Şimşek’in Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) katıldığı toplantıda, özel tüketim vergisi (ÖTV) ve katma değer vergisinde (KDV) artış yapılacağını, döviz kuruna gerektiği takdirde müdahale edileceğini söylediği iddia edilmişti.

    Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamasında iddianın doğru olmadığı belirtildi.

    Açıklamada, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, basına kapalı bir toplantıda, oda ve borsa başkanlarının yanı sıra iş dünyası temsilcileri ile bir araya gelmiştir. Bahse konu toplantıda Bakan Şimşek’in kura müdahale edileceğini veya ÖTV ve KDV’de artış olacağını söylediği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Yetkili kişi ve kurumların açıklamaları dışında yapılan spekülatif haberlere itibar edilmemelidir” denildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Şimşek duyurdu: DASK’tan sonra şimdi de zorunlu afet sigortası geliyor

    Mehmet Şimşek duyurdu: DASK’tan sonra şimdi de zorunlu afet sigortası geliyor



    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Mehmet Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde (HKÜ) düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması Ödül Töreni’nde açıklamalarda bulundu.

    Depreme dayanaklı binaların tasarımlarının oluşturulmasının önemine işaret eden Şimşek, “Türkiye büyük bir oranda deprem ülkesi. Depremle yaşamak dışında bir seçeneğimiz yok. Onun için de mutlaka dirençli yapıları inşa etmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

    Şimşek, zorunlu deprem sigortasının 1999’daki depremin ardından hayata geçirildiğini hatırlatarak, Türkiye’nin deprem ülkesi olması nedeniyle sigortaların yapılması gerektiğini dile getirdi.

    DASK bünyesindeki deprem teminat havuzuna finansal güvence sağlandığını dile getiren Şimşek, “2023 itibarıyla zorunlu deprem sigortası poliçe sayısı yaklaşık 11,7 milyon. Teminat tutarı ise yaklaşık 3,7 trilyon liraya ulaşmış durumda. Adı da zorunlu sigorta ama sigortalık durumu hala düşük. Bu zorunlu sigorta önemli bir temel taşı, bunun üzerine ilave adımlar atmamız gerekiyor” diye konuştu.

    Türkiye’nin geçen sene depreme 1,1 trilyon liranın üzerinde kaynak harcadığını bildiren Şimşek, şöyle devam etti:

    “Bu deprem sigortası bir nebze de olsa bu yaraların sarılmasında faydalı oldu. Bölgedeki yaklaşık 500 bin hasar başvurusuna yaklaşık 35 milyar lira ödeme yapıldı. Dolayısıyla biz zorunlu deprem sigortasını, yaygınlaşmasını önemsiyoruz ve sadece depremle sınırlı olmasın istiyoruz. 2024 için bir reform programımız var. Bu reformun birleşenlerden bir tanesi de mevcut sigortanın kapsamını genişletmek. Şu an itibarıyla zorunlu deprem sigortası, bazı ülkeler açısından da örnek oluşturdu. Geçtiğimiz dönemde Azerbaycan, Arnavutluk gibi ülkelerin yetkilileri geldi, bu sistemi öğrenmek ve tecrübelerimizi paylaşmamızı istedi. Hakikaten örnek bir uygulama görüyoruz. Türkiye bir deprem bölgesi, bu bir gerçek.”

    ZORUNLU AFET SİGORTASI

    İklim değişikliğine ve yol açacağı afetlere karşı dirençli şehirlerin kaçınılmaz bir öneme sahip olduğunu belirten Şimşek, şöyle konuştu:

    “İklim krizi bir realiteyse bizim ona bir hazırlık yapmamız lazım. Yeşil dönüşüm de hazırlığın bir parçası. Bu yıl içerisinde, 2024’ün 3. ve 4. çeyreğinde zorunlu afet sigortasını getirmeyi düşünüyoruz. Deprem sigortasının kapsamı çok dar. Sadece binaları kapsıyor, afet sigortası ise bütün diğer riskleri de kapsamış olacak. 2000 yılında iyi bir reform yapılmış, zorunlu deprem sigortası getirilmiş, şimdi biz bir adım daha öteye geçip iklim değişikliğini de dikkate almamız lazım. Doğal afetlerin sıklığını artırma riskine karşı tedbir olarak, şimdi ‘zorunlu afet sigortası yapacağız’ diyoruz. 12. Kalkınma Planımızda bu düzenleme de yer alıyor. Ev eşyası dahil diğer bütün boyutlarıyla riskleri kapsamış olacak. Böylece ülkemizin sigortacılık oranı artmış olacak.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Mehmet Şimşek: Suudi Arabistan’a turist götürebiliriz

    Bakan Mehmet Şimşek: Suudi Arabistan’a turist götürebiliriz



    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’a turist götürülebileceğini söyleyerek “Oradaki tesislerin yapılmasına ve işletmesine katkıda bulunabiliriz. Oraya tur operatörlerimiz ile turist götürmeye de katkıda bulunabiliriz. Dolayısıyla Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bu alanlarda işbirliği yapması hem bizim hem onların menfaatine” dedi.

    Şimşek, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Suudi Arabistan’ın çok iddialı turizm hedefleri bulunduğunu dile getiren Şimşek, “Türkiye, bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde yardımcı olabilir. Çünkü bizim mevsimler örtüşmüyor; onların turizm mevsimi kış, bizimki genelde yaz ve sonbahardır” diye konuştu.

    “HEM BİZİM HEM ONLAR MENFAATİNE”

    Şimşek, Türkiye’nin inşaat sektöründe çok muazzam birikimi olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Oradaki tesislerin yapılmasına ve işletmesine katkıda bulunabiliriz. Oraya tur operatörlerimiz ile turist götürmeye de katkıda bulunabiliriz. Dolayısıyla Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bu alanlarda işbirliği yapması hem bizim hem onların menfaatine. Tur operatörlerimiz yazın buraya nasıl turist getiriyorlarsa, para kazanarak, oraya da turist götürebilirler.

    Biz artık turizmde dünyada ilk 5’teyiz. Yani 2022’de turist sayısında 4. sıradaydık. Bizim 2023 rakamlarımız belli. Dünya rakamları belli olunca belki muhtemelen yine 3. veya 4. sırada olabiliriz. Dolayısıyla Türkiye’nin bu konuda çok ciddi birikimi var.”

    “HİZMET İHRACATINI ÖNEMSİYORUZ”

    Bakan Şimşek, amaçlarının hizmet ihracatını büyütmek olduğunu belirterek, burada 100 milyar doların üzerine ulaştıklarını, bu rakamı daha da büyütmek istediklerini söyledi.

    Şimşek, “Hizmet ihracatına Maliye olarak çok güçlü destek veriyoruz. Yüzde 80 matrah indirimi sağladık. Yani diyelim ki Türkiye’den siz herhangi bir ülkeye belli alanlarda hizmet ihracatında bulunursanız fiilen ödeyeceğiniz vergi çok çok düşük düzeyde olacak. Yüzde 80 oranlı bir matrah indirimi var, o da önemli” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hafize Gaye Erkan’ın ‘görevden affı’nın perde arkası: ‘Mehmet Şimşek, Erdoğan’a gitti ve…’

    Hafize Gaye Erkan’ın ‘görevden affı’nın perde arkası: ‘Mehmet Şimşek, Erdoğan’a gitti ve…’



    Geçtiğimiz günlerde ani bir kararla görevden affını isteyen Hafize Gaye Erkan, gidişi ile kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Erkan’ın gidişinin ardından iddialar peş peşe gelirken, ortaya atılan yeni bir iddia da tartışma yarattı.

    ABD merkezli yayın kuruluşu Bloomberg, eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın istifasının perde arkasını yazdı. Erkan’ın görevden ayrılmasına giden süreçte Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gibi diğer ‘ağır topların güvenini kaybettiğini’ yazan Bloomberg, Erkan’ın ABD ziyaretine işaret etti.

    ‘TEKNOKRAT GRUBUNDA ÇATLAKLAR OLUŞMAYA BAŞLADI’

    Gazete Duvar’ın aktardığına göre Bloomberg’e konuşan kaynaklar, Erkan’ın yaklaşık 8 aylık görev süresinin sona ermesini ‘çatışmaların ve boşa çıkan bir güç oyununun sonucu’ olarak değerlendirdi. Kaynaklar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından geleneksel politikalara dönüşün dövizde düzensiz devalüasyon olasılığı riskini ortadan kaldırdığını ancak perde arkasında ‘çatlaklar’ oluştuğunu belirtti. Haberde, şu ifadelere yer verildi:

    “Erdoğan’ın geçen mayıs ayında yeniden seçilmesinin ardından, geleneksel politikalara dönüş sırasında Şimşek’le birlikte Erkan’ın da övgüyle karşılanması, dövizde düzensiz bir devalüasyon olasılığı riskini ortadan kaldırdı. Ancak kaynaklar, perde arkasında Erdoğan’ın görevlendirdiği teknokrat grubunda henüz aylar geçmesine rağmen çatlaklar oluşmaya başladığını söyledi.”

    ‘SELEFLERİ AYNI MUAMELEYİ GÖRMEDİ’

    Erkan’ın ‘eksikliklerinin’ seleflerine kıyasla daha fazla göz önünde olduğunu yazan Bloomberg haberinde şu ifadelere yer verildi: “Erkan’ın eksikliklerine gösterilen ilgi aynı zamanda önceki erkek başkanlara uygulanan muameleyle tam bir tezat oluşturuyordu. Eski Merkez Bankası başkanlarından bazıları, Erdoğan’ın emirlerini ekonominin zarar göreceğini bile bile yerine getirdiler ancak basından veya siyasetçilerden hiçbir zaman aynı muameleyi görmedi.”

    Erkan’ın aralık ayında Ahmet Hakan’a verdiği röportajı hatırlatan haberde, “Bazı hükümet yetkililerine göre, ev fiyatlarına ilişkin yorumu aşırı politik ve ekonomik liderliğin yansıtmak istediği teknokrat imajla çelişkili olarak yorumlandı” denildi.

    Erkan, bu röportajında İstanbul’daki yüksek kiralardan yakınmış ve “ev bulamadığı için annesine taşındığını” söylemişti.

    ‘GERİLİM TIRMANDI, ŞİMŞEK ERDOĞAN İLE GÖRÜŞTÜ’

    Para Politikası Kurulu içerisindeki gerginliğin Erkan’ın ABD ziyareti ile ‘doruğa çıktığını’ yazan Bloomberg, Erkan’ın babasına ilişkin iddialara da değindi. Merkez Bankası çalışan Büşra Bozkurt, CİMER başvurusunda Gaye Erkan’ın babası tarafından işten çıkarıldığını iddia etmişti. Haberde bu konuda şöyle devam edildi: “Erkan’ın babası, İstanbul Sanayi Odası’ndaki bir toplantı da dahil olmak üzere iş etkinliklerine sık sık katılırdı.”

    Erkan’ın 18 gün süren ABD ziyaretiyle beraber Şimşek ile gerilimin tırmandığını yazan Bloomberg, Şimşek’in Erdoğan’a ‘durumu anlattığını ve Erkan’ı görevden almasını istediğini’ belirtti. Haberde, ‘yeni bir krizden kaçınmak için yerel seçimlere kadar beklenmesinin planlandığı’ ancak Erkan’ın görevden ayrılmasının daha erken gerçekleştiği aktarıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İlk ev alacaklara düşük faizli kredi lafta kaldı: CHP’li isim Bakan Şimşek’e hatırlattı

    İlk ev alacaklara düşük faizli kredi lafta kaldı: CHP’li isim Bakan Şimşek’e hatırlattı



    CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, ilk ev alacaklara verileceği açıklanan düşük faizli konut kredisine ilişkin konuyu TBMM gündemine taşıdı. Bakırlıoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e “İlk ev alacaklara düşük faizli kredi verilmesi uygulaması ne zaman başlayacaktır, konut kredisi limitleri, faiz oranları ve vadeleri ne kadar olacaktır” diye sordu.

    CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, ilk ev alacaklara verileceği açıklanan düşük faizli konut kredisiyle ilgili TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi. Bakırlıoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle, verdiği önergesinde şu ifadelere yer verdi:

    “Artan kredi faiz oranları ve kredi kısıtlamaları nedeniyle özellikle dar gelirlilerin ev sahibi olma imkanları kalmamıştır. Bu amaçla ilk ev alımında kredi erişiminin sağlanacağı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanmıştı.

    “İLK KEZ EV ALACAK OLAN VATANDAŞLARIMIZ DÜŞÜK FAİZLİ KONUR KREDİSİ BEKLENTİSİ İÇİNE SOKULMALARINA RAĞMEN BU KONUDA HERHANGİ BİR ADIM ATILMADI”

    2024-2026 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programda “Kamunun uygun koşullarda sağladığı konut kredileri ilk kez konut edinimini destekleneceği, dar ve orta gelirli vatandaşlar için belirli standartlarda ve uygun fiyat aralığında olacak şekilde yeni başlayan projelere tesis edileceği’ belirtilmektedir. İlk kez ev alacak olan vatandaşlarımız düşük faizli konut kredisi beklentisi içine sokulmalarına rağmen bu konuda herhangi bir adım atılmadı.”

    CHP’li Bakırlıoğlu’nun Bakan Şimşek’e yönelttiği soru ise şöyle:

    “İlk ev alacaklara düşük faizli kredi verilmesi uygulaması ne zaman başlayacaktır? İlk ev alımında konut kredisi limitleri, faiz oranları ve vadeleri ne kadar olacaktır?”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Karabat’tan Mehmet Şimşek’e uyarı: “Çok derin bir operasyon yürütülüyor özellikle Arap sermayesine söz verildi”

    CHP’li Karabat’tan Mehmet Şimşek’e uyarı: “Çok derin bir operasyon yürütülüyor özellikle Arap sermayesine söz verildi”



    CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e seslendi. İktidarın özelleştirme planlarını anlatan Karabat, “Çok derin bir operasyon yürütülüyor. Yabancılara, özellikle Arap sermayesine söz verildi.” diye yazdı.

    Karabat’ın “Türkiye’nin son varlıkları AKP’nin ikbali uğruna satılacak” başlığıyla attığı tweet serisi şöyle:

    1-Seçim sonrası yabancı yatırım kısa sürede gelecek dediler. Kimse gelmedi. Şimdi de özelleştirme yapıp bunları yabancı yatırımcı diye anlatacaklar.

    2-Çok derin bir operasyon yürütülüyor. Yabancılara, özellikle Arap sermayesine söz verildi. Kamuda çok az varlık kaldı. Onlar da ağırlıklı olarak enerji santralleri.

    3-Enerjide dağıtım sektörünün tamamı özelleştirildi. 2013’te 15 milyar dolara satıldı. 21 dağıtım bölgesi özel şirketlerin kontrolünde. Dağıtım şirketlerinin kamuya karşı görevlerini yerine getirmediklerini defalarca dile getirdik.

    4-Elektrik üretiminin yüzde 80’inden fazlası özel sektörde. Şimdi yüzde 100’ünü özel şirketlere devredecekler. Atatürk, Keban, Karakaya, Ilısu gibi barajlarımızı satacaklar.

    5-Sektörün uzmanlarına göre kamunun santrallerinin bedeli 50 milyar doları buluyor. Bunları Mehmet Şimşek yerel seçim sonrası satarak günü kurtaracak.

    6-Şimşek’in dezenflasyon ve yabancı yatırım sürecinin yılın ikinci yarısında başlayacağı sözünün temeli, TCMB’nin yeni para politikaları değil, özelleştirme kaynaklı döviz girişidir.

    7-Türkiye’de gerçek anlamda bir yapısal reform, üretime geçiş ve hukukun üstünlüğü sağlanmadan dezenflasyon yaşanması söz konusu olamaz. Şimşek de bunu çok iyi biliyor. Ama siyasi ikballeri, vatanın ikbalinin önüne geçtiği için kamunun malını yağmalayacaklar.

    8-Mehmet Şimşek’i buradan tekrar uyarıyorum. Saray’ın kirli planlarını uygulayan insan olarak tarihe geçme! Gittiğin yol, yol değil. Elbet hesabı sorulur.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • OECD ülkelerinde istihdam, işsizlik ve işgücüne katılma oranları: Türkiye ne durumda?

    OECD ülkelerinde istihdam, işsizlik ve işgücüne katılma oranları: Türkiye ne durumda?


    OECD üyeleri arasında istihdam oranının en düşük olduğu ülke. Türkiye aynı zamanda işgücüne katılma oranının en düşük olduğu üçüncü ülke durumunda. İşsizlik oranında da Türkiye zirveyi zorluyor.

    REKLAM

    Türk ekonomisi cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığına oturmasıyla “rasyonel zemine” dönmeye çalışıyor. Henüz bu politikaların tesirlerini yansıtan veriler oldukça sınırlı ve Bakan Şimşek’e göre ‘zamana ihtiyaç var’. Mevcut veriler ise Türkiye açısından çok parlak değil. Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyeleri arasında istihdam oranının en düşük olduğu ülke. Türkiye aynı zamanda işgücüne katılma oranının en düşük olduğu üçüncü ülke durumunda. İşsizlik oranın da da Türkiye zirveyi zorluyor.

    İstihdam, işsizlik ve işgücüne katılım oranlarında Türkiye OECD ve AB üyeleri arasında kaçıncı sırada?

    İstihdamda sonuncu sırada

    OECD verilerine göre 15-64 yaş arasındaki kişilerde 2023 ikinci çeyrekte Türkiye’de istihdam yüzde 53,6 oldu. Bu oran OECD’de yüzde 70,1; AB’de ise yüzde 70,5. Tüm üyeler içinde Türkiye son sırada.

    Zirvede ise yüzde 84,7 ile İzlanda bulunurken ardından Hollanda (yüzde 82,5) ve İsviçre (yüzde 80,7) geliyor.

    Almanya’da istihdam oranı yüzde 77,5 olurken Fransa’da yüzde 68,5 gerçekleşti.

    İşgücüne katılımda sondan üçüncü

    Türkiye işgücüne katılma oranında ise OECD üyeleri arasında sondan üçüncü sırada. Türkiye’de 2023 yılının ikinci çeyreğinde işgücüne katılma oranı yüzde 53,3 oldu. Bu oran AB’de yüzde 57,9; OECD’de ise yüzde 60,9 gerçekleşti.

    İstihdamda olduğu gibi işgücüne katılım oranı da en yüksek İzlanda’da (yüzde 75,4)Bu oran Birleşik Krallık’ta yüzde 63,6, ABD’de yüzde 62,6 ve Almanya’da yüzde 61,6 oldu.

    İşgücüne katılımın Türkiye’den daha düşük olduğu ülkeler ise İtalya (yüzde 49,8) ve Yunanistan (yüzde 52,4) oldu.

    İşsizlikte zirveyi zorluyor

    Ağustos 2023 itibariyle işsizlik oranının en yüksek olduğu ülkeler İspanya (yüzde 11,5), Yunanistan (yüzde 10,9) ve Kolombiya (yüzde 9,5) oldu. Türkiye de bu ülkelerin ardından yüzde 92 ile dördüncü sırada.

    OECD’de işsizlik ortalaması yüzde 5,9 olurken OECD’de bu oran yüzde 4,8.

    İşsizlik oranının en düşük olduğu ülke ise yüzde 2,4 ile Güney Kore oldu. Almanya’da yüzde 3 olan işsizlik oranı Fransa’da yüzde 7,3 gerçekleşti.

    OECD’nin Türkiye verileri Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı resmi verilere dayanıyor.

    AK Parti, 12 Haziran 2011 seçim beyannamesinde açıkladığı 2023 ekonomik hedeflerinin oldukça gerisinde kalmıştı. Şimşek yönetimindeki ekonomi yönetimi başta faizler olmak üzere ciddi politika değişikliğine gitti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bütçe açığı son 1 yılda 10 kattan fazla arttı: Ocak-Eylül bütçe açığı 46 milyardan 513 milyara çıktı

    Bütçe açığı son 1 yılda 10 kattan fazla arttı: Ocak-Eylül bütçe açığı 46 milyardan 513 milyara çıktı


    Ocak-Eylül döneminde geçtiğimiz yıl 45,5 milyar TL olan merkezi yönetim bütçe açığı bu sene 512,6 milyar liraya ulaştı. Faiz giderleri de yüzde 127 artarak 470,9 milyar lira gerçekleşti.

    REKLAM

    Eskiyen ‘yeni ekonomik model’den ‘rasyonel bir zemine dönme’ çabasındaki Türk ekonomisinde bütçe açığı rekor seviyelere ulaştı. 

    Ocak-Eylül döneminde bütçe açığı 2022 yılının aynı dönemine göre 10 kattan fazla artış gösterdi. Geçtiğimiz yıl bu dönemde 45,5 milyar TL olan merkezi yönetim bütçe açığı 512,6 milyar liraya tırmandı. Bu dönemdeki artış oranı yüzde bin 27 oldu. Ocak-Eylül döneminde faiz gideri ise önceki yıla göre yüzde 127 artarak 470,9 milyar lira oldu.

    2021 son çeyreğinde “yeni ekonomik modele” geçen Türkiye hızla yükselen ve rekor kıran enflasyon sonrası 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından politika değişikliğine gitti. Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini üstlenen Mehmet Şimşek selefi Nureddin Nebati’nin yanında görev teslim töreninde “Rasyonel bir zemine dönme dışında seçenek kalmamıştır” açıklaması yapmıştı. Şimşek döneminde değişen Merkez Bankası faizi kademeli ancak keskin şekilde arttırmıştı.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi yönetim bütçe raporu bu sene işlerin iyi gitmediğini gösteriyor. Ocak-Eylül döneminde gelirler 3 trilyon 440 milyar lira olurken harcamalar 3 trilyon 953 milyar lira gerçekleşti. Aradaki fark ise 512,6 milyar TL. Harcamalar, gelirlerden daha fazla olduğu için bu bütçe açığı demek.

    Peki, geçtiğimiz yıllarda Ocak-Eylül döneminde bütçe dengesi ne durumdaydı?

    2019 yılından bu yana bakıldığında bütçenin açık vermediği dönem yok. Ancak 2023’te rekor bir artış söz konusu. 2021’de bu dönemde açık 61,9 milyar TL iken 2022’de 45,5 milyar liraydı. Açık 2020’nin aynı döneminde 140,6 milyar TL gerçekleşmişti.

    Ocak-Eylül 2023’te geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bütçe açığı artışı yüzde bin 27 oldu. Bu da 10 kattan fazla artış demek.

    Faiz giderindeki artış bütçe açığında etkili

    Bakanlığın verilerine göre bütçe açığının önemli sebeplerinden birisi faiz giderlerindeki artış. Ocak-Eylül 2022’de 207,7 milyar lira olan faiz gideri 2023’ün aynı döneminde 470,9 milyar liraya ulaştı. Bu da yüzde 127 artış demek.

    Son 5 yıla bakıldığında bu dönemde faiz giderlerinin en çok yükseldiği yıl 2023 oldu. Faiz giderleri 2022’de önceki yıla göre yüzde 45 artarken 2021 ve 2020’de bu dönemdeki yıllık artış yüzde 32 olmuştu.

    KKM’nin maliyeti kaç?

    Hükümet 2021 sonunda Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasını devreye sokmuştu. Bütçede “Mevduat ve Katılma Hesaplarının Kur Artışlarına Karşı Korunmasına İlişkin Giderler” başlığıyla bulunan KKM gideri 2023 yılında eylül sonuna kadar 59,4 milyar lira oldu.

    Mehmet Şimşek, bakanlığı devraldıktan sonra KKM uygulamasından çıkış politikasına geçti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İddia: Mehmet Şimşek’ten üç büyüklerin başkanlarına ‘Şov yaptınız’ çıkışı

    İddia: Mehmet Şimşek’ten üç büyüklerin başkanlarına ‘Şov yaptınız’ çıkışı


    Yaz transfer döneminde futbolculara milyonlar harcayan üç büyükler, vergi indirimi için Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kapısını çaldı.

    Yayın gelirlerinin düşmesinden şikayet eden Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş transfer döneminde 100 milyon Euro’ya yakın harcama yapmıştı.

    Futbolculara verilen ücretler hariç bonservis bedeli olarak Fenerbahçe 56.8 milyon Euro, Galatasaray 29.54 milyon Euro, Beşiktaş ise 12.5 milyon Euro ödeme yaptığı hesaplandı.

    10 Haber’in haberine göre, kadrolarına bir çok kariyerli ismi katarak bonkör davranan üç büyükler, vergi indirimi için Mehmet Şimşek’in kapısını çaldı ancak istediklerini alamadı.

    İddialara göre, üç büyük kulübün başkanı Ali Koç, Dursun Özbek ve Ahmet Nur Çebi’nin taleplerini dinleyen Bakan Şimşek onları şaşırtan bir çıkış yaptı. Daha önceki dönemlerde defalarca vergi indirimi alan kulüplere ret yanıtı verildi.

    “ŞOV YAPTINIZ VERGİ İNDİRİMİ Mİ İSTİYORSUNUZ?”

    Bakan Şimşek’in herkesi etkileyen bazı ürünlerdeki ÖTV artışı ve ek MTV vergisine vurgu yaptığı ve böyle bir ortamda spor kulüplerine indirim gibi bir uygulamanın yapılmasının söz konusu olmadığını söylediği belirtildi.

    İddiaya göre Mehmet Şimşek,”Transfer döneminde uçakların biri indi biri kalktı. Şov yaptınız. Şimdi vergi indirimi mi istiyorsunuz?” şeklinde konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Şimşek’in danışmanı da çift maaşlı çıktı: Aylık kazancı dudak uçuklattı

    Mehmet Şimşek’in danışmanı da çift maaşlı çıktı: Aylık kazancı dudak uçuklattı



    Yoksulluk her geçen gün daha da fazla derinleşirken tüm tepkilere rağmen birçok bürokrat ve AKP’li kamudan çift maaş alıyor.

    Çift maaş alan yandaşlara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, son olarak, “Ülkeyi ekonomik krizden çıkaracağı” iddia edilen ve kamu kurumlarına “tasarruf genelgesi” gönderen Hazine ve Maliye Bakanı AKP’li Mehmet Şimşek’in Basın Danışmanı Sibel Tokgöz’ün çift maaşlı olduğu açığa çıktı.

    Tokgöz, Mehmet Şimşek’in basın danışmanlığı görevinin yanında, “Borsa İstanbul, Takas İstanbul ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği” tarafından kurulan Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.’nin (MKK) yönetim kurulu üyesi. 3 Ağustos tarihinde bu göreve atanan gazetecilik bölümü mezunu Tokgöz’ün ekonomi eğitimi de bulunmuyor. Tokgöz’ün danışmanlık ve yönetim kurulu üyeliğinden aldığı maaşın yaklaşık 200 bin TL olduğu tahmin ediliyor.

    Sibel Tokgöz’ün MKK’nin internet sitesinde yer alan biyografisi de dikkat çekici. 2008’de bakanlık basın danışmanlığına başlayan Tokgöz, bugüne kadar bu görevinin yanında kendi alanıyla hiçbir ilgisi olmayan elektrik üretiminden denizcilik işletmelerine kadar çok farklı kamu şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Tokgöz, 2009-2013 döneminde Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş., 2013-2015 döneminde Türkiye Denizcilik işletmeleri A.Ş., 2015-2018 döneminde de Ziraat Teknoloji A.Ş. yönetim kurulu üyesi olarak atandığı için yıllardır çift maaşlar alıyor.

    Ayrıca Tokgöz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in basın danışmanı olduğu halde Merkez Bankası’nın basın birimiyle de ilgileniyor.

    “ŞAHSIMA ÖZEL DEĞİL”

    BirGün’ün ulaştığı Sibel Tokgöz çift maaş aldığı kabul ederek şu açıklamayı yaptı: “200 bin TL abartılı bir rakam. Yönetim kurulu üyeliği yaptığım şirketlerde iletişimle alakalı fikirlerimiz soruluyor ve oralarda güzel işlere de imza atıyoruz. Yaptıkları işlerin kamuoyuna yansıması ve alacakları kararların yansımasının nasıl olacağı ile alakalı fikirlerimiz soruluyor. 2008’den beri şirketlerde görev alıyorum. Bu (çift maaş) sadece benim şahsıma özel değil.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***