Etiket: Mal varlığı

  • Mansur Yavaş’tan ‘600 dairesini’ açıklamayan Turgut Altınok’a tepki

    Mansur Yavaş’tan ‘600 dairesini’ açıklamayan Turgut Altınok’a tepki





    Mansur Yavaş’tan ‘600 dairesini’ açıklamayan Turgut Altınok’a tepki

    Mansur Yavaş, rakibi Turgut Altınok’un Antalya’da 600 tane evinin bulunduğu iddialarına ilişkin, “600 daireyi unutmuş olamaz. Mal beyanını açıkladı ve bu 600 daire yok. Demek ki saklamak istedi veya kamuoyuna yalan söyledi” dedi.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Eczacılar Odası ziyaretinin ardından, AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un Antalya’da 600 tane dairesinin bulunduğu iddialarına ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    “MADEM AÇIKLADINIZ TAM AÇIKLAYIN”

    Mansur Yavaş şunları kaydetti:

    “600 daireyi unutmuş olamaz. Mal beyanını açıkladı ve bu 600 daire yok. Demek ki saklamak istedi veya kamuoyuna yalan söyledi. Bir siyasetçi yalan söyleyemez. Yalan söylediği de ortaya çıkıyorsa mutlaka gereğini yapması lazım. Çünkü insan aklına hemen şu geliyor; daha açıklamadığı neler var? Yani sakladığı bir şey mi var? Örneğin banka hesapları, ziynet eşyaları da açıklanmadı. Ben bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum artık. Bu 600 daire unutulacak bir şey değil. Dolayısıyla eğer kamuoyundan bir şey kaçırılıyorsa orada şaibe doğacaktır. Ben gereğini yapmasını istiyorum kendisinin. Saklamak istemiş herhalde. Başka bir anlamı yok çünkü 600 daire unutulamaz. ‘Babadan kaldı.’ Evet babadan kalmış olabilir ama niye onu da açıklamadınız, değil mi? Bunların açıklanması lazım. Babadan ne kaldıysa veya ne gelir elde ediliyorsa banka hesaplarıyla açıklanması lazım ya da hiç açıklamayacaksın. Madem açıkladınız tam açıklayın. Tam açıklamadığınız zaman insan haklarına bir türlü şey gelir. Kamuoyunun takdirine bırakıyorum.”

    Yeni Arayış Haber


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suriye’de rejim aleyhine gösterilere katılanların 1,5 milyar dolara yakın mal varlığına el kondu

    Suriye’de rejim aleyhine gösterilere katılanların 1,5 milyar dolara yakın mal varlığına el kondu


    Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esad aleyhine gösterilere katılanların şu ana kadar 1,5 milyar dolara yakın mal varlığına el konduğu bildirildi.

    Başkent Şam yakınlarında muhaliflerin gönderildiği Sednaya Cezaevi’ndeki tutuklu ve kayıp kişilerin yakınlarının sürgünde kurduğu derneğe göre, gözaltına alınan muhaliflere, cezaevine girmeden önce sahip oldukları mal varlıklarından feragat ettiklerine dair zorla belgeler imzalatılıyor.

    Şam yönetimi, bu yöntemle cezaevlerine atılan muhaliflerin gayrimenkul, araba, arsa, tarla, mücevher ve değerli elektronik eşyalarına el koyuyor.

    Derneğin araştırması, Suriye’de 2011 yılında başlayan isyandan bu yana rejim aleyhtarı gösteriye katıldığı için gözaltına alınanların yüzde 40’ının mal varlığına el konulduğunu ortaya koydu.

    Eskiden cezaevinde kalan ancak dışarı çıktıktan sonra yurt dışına kaçanların da varlıklarına el konulduğunu belirten dernek yönetimi, Şam rejiminin uluslararası yaptırımlar yüzünden yaşadığı mali sıkıntıyı bu yolla aşmayı denediği saptamasında bulundu.

    İngiliz the Guardian gazetesine konuşan eski mahkum Hassan Al Haj, “Halep yakınlarındaki bir köyde zeytin ve fıstık ağaçlarımız, tarla ve evlerimiz vardı. Şam rejimi geri dönmeyelim diye hepsine el koydu.” dedi.

    Al Haj, topraklarının ve diğer taşınmazların daha sonra gizli servise yakın kişilere dağıtıldığını öğrendiğini bildirdi.

    İngiliz gazetesine konuşan Al Haj ve diğer eski tutuklular, terör suçlamasıyla mahkemeye çıkartıldıklarını ve gözleri bağlı bir şekilde mal varlıklarından feragat ettiklerine dair zorla resmi belgeleri imzalamaları için kendilerine baskı yapıldığını aktardı.

    Derneğin üyesi Diab Serrih ise Şam rejiminin özellikle Halep, Humus, Daraya kentlerinde muhaliflerin mal varlıklarına el koyduğunu hatırlatarak, Esad’ın intikam veya korkutma taktiği izlediğini söyledi.

    Güvenlik nedeniyle “Tarık İbrahim” kod adıyla konuşan başka bir Suriyeli muhalif ise Şam yakınlarında ailesine ait 15 bin metrekare büyüklüğünde bir toprağa rejimin el koyduğunu kaydetti.

    2012 yılında iki kardeşiyle birlikte bir hükümet karşıtı gösteri sonrası tutuklandığını belirten İbrahim, kardeşlerinin daha sonra Sednaya askeri cezaevinde infaz edildiğini kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pandora Belgeleri’nde adı geçen isimler hakkında siyasiler ne dedi?

    Pandora Belgeleri’nde adı geçen isimler hakkında siyasiler ne dedi?


    Onlarca siyasi lider, iş insanı ve diğer kamu görevlilerinin vergi cennetlerinde sakladığı gizli hesap ve mali sırları açığa çıkaran Pandora Belgeleri’nin ifşası sonrası, adı geçen isimler kendilerini savundu.

    Bazı isimler söz konusu belgelerde kendileriyle ilgili yazılan bilgilerin asılsız olduğunu öne sürerken, kimileri de farklı ülkelerde taşınmaz mal, nakit ya da yatırıma sahip olmanın yasalara aykırı bir durum teşkil etmediğini söyledi.

    Pandora Belgeleri’nde aralarında Türkiye, ABD, Hindistan, Ürdün, Ukrayna, Çekya, Brezilya gibi farklı ülkelerden 130’a yakın kurum ve şahsın ile alakalı vergi kaçırma ya da mal varlığını saklamak gibi birçok iddia yer alıyor.

    Ürdün, Ekvador, Şili ve Çekyalı siyasilerden iddialara yalanlama

    Pandora Belgeri’nde adı geçen Ürdün Kralı II. Abdullah konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Maalesef Ürdün’e karşı başlatılan bir kampanya var. Ülkeler arası ilişkilerimizi zedelemek ve şüphe oluşturmak isteyen kişilerden saklayacak bir şeyimiz yok. Ama biz bundan daha güçlüyüz. Ürdün halkının hedef alındığı ilk olay bu değil.” diye konuştu.

    Güney Amerika ülkesi Ekvador’un Başkanı Guillermo Lasso da Pandora Belgeleri’nde adı geçen bir diğer siyasi isim. Lasso, hiçbir vergi cennetinde şirketi ya da bu gibi kurumlarla ilişkisinin olmadığını ifade ederek, “Belgelerde adım geçiyor. Ancak ben Ekvador Başkanı adayı olabilmek için zaten birçok yatırım şirketiyle ilişkimi kesmiştim.” diye konuştu.

    Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera da ilk kez göreve geldiği 2010 senesi öncesinde bağlantılı olduğu şirketlerle ilişkisini kestiğini belirterek, “12 sene önce yönetiminde bulunduğum aile şirketlerinden ayrıldım. Başka şirketlerle de ilişkim yok. Ailemin sahip olduğu hiçbir şirketin de yurt dışında yatırımı ya da hesabı bulunmuyor.” dedi.

    Çekya Başbakanı Babis: Bu durum seçimlerin sonuçlarını etkileyecek

    2011 yılında siyasete atılmadan önce zengin bir iş insanı olan Çekya Başbakanı Andrej Babis ise adının geçtiği belgelerdeki tüm para hareketlerinin yasal olduğunu ve bu durumun sadece 5 gün sonra 10 Ekim’de düzenlenecek seçimlerin sonuçlarına etki edeceğini söyledi.

    Söz konusu belgelerdeki para hareketlerinin 12 sene öncesine ait olduğunun altını çizen Babis, “Bu durum seçimlere etki edecek. Bunu 2017 senesinde de yaşadık. O dönemde iddialar tahvillerle alakalıydı. O işlemleri iş insanı kimliğimle yaptım ve iddiaları reddediyorum. Şimdi tüm bu haberler bir hafta boyunca yazılıp çizilecek.” diyerek kızgınlığını dile getirdi.

    Babis, 2017 senesinde Avrupa Birliği fonlarından haksız yere 2 milyon dolarlık destek aldığı gerekçesiyle soruşturmaya tabi tutulmuştu.

    Von der Leyen: AB, vergi konusunda en şeffaf sistemlerden birine sahip

    Öte yandan dünyaca ünlü bazı siyasi isimler de Pandora Belgeleri ile ilgili görüşlerini dile getirdi, vergi kaçırmayla alakalı tüm hareketlerin yakından izlenerek bunu yapan kişilerin cezalandırılmasını savundu.

    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın dünyadaki en şeffaf vergi denetim bölgelerinden biri olduğunu belirterek, “Görüldüğü üzere yapılanlar yetersiz ve bu konuda daha fazla çalışma yapmalıyız. Vergi işleriyle alakalı kılıf olarak kullanılan şirketlerle alakalı yıl sonuna kadar bir çalışmayı tamamlayacağız. Mevcut sorunlara çözüm getiriyoruz.” dedi.

    Obrador: Bu paraların kaynağı da açığa çıkarılmalı

    Brezilya Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador, söz konusu belgelerde geçen isimlere ait varlık ve nakit paranın kaynaklarının da açığa çıkartılması gerektiğini savunurken, Rusya adına konuşan Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov ise söz konusu belgelerle ABD’nin dünyanın en çok vergi kaçıran ve bu alanda sisteminde en çok boşluk bulunan ülkesi olduğunun açığa çıktığını söyledi.

    Marin’den belgeleri açığa çıkaran gazetecilere tebrik

    Finlandiya Başbakanı Sanna Marin, vergi kaçırma eylemlerinin büyük bir sorun olduğunu belireterek, söz konusu belgeleri açığa çıkaran gazetecileri tebrik etti. Marin, gelecekte bu tarz olayların yaşanmaması için Avrupa Komisyonu ile birlikte çalıştıklarını ifade etti.

    Pandora Belgeri’nde adı geçen geçen bazı isim ve kuruluşlar tüm işlemlerin yasal olduğunu savunsa da kamuoyunun büyük tepkisi çekti. Uzmanlar söz konusu işlemler sebebiyle kaçırılan vergilerin daha iyi bir amaca hizmet edebilecek mali program ve projelerde kullanılabilecekken, bu yolla şahıs ve özel kurumlara yarar sağladığını ifade ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***