Etiket: Mahsa Amini

  • ‘Jin, Jiyan, Azadî’ protestolarının bastırılmasını eleştiren, Pezeşkiyan’ı destekleyen İranlı hukukçu hapse atıldı

    ‘Jin, Jiyan, Azadî’ protestolarının bastırılmasını eleştiren, Pezeşkiyan’ı destekleyen İranlı hukukçu hapse atıldı


    – İran’da önceki gün cumhurbaşkanı seçilen reformcu Mesud Pezeşkiyan’ın destekçilerinden olan ve hükümetinde görev alabileceği konuşulan önde gelen hukukçu Muhsin Burhani hapse atıldı. .

    Eylül 2022’de genç Kürt kadın Jîna Mahsa Amini’nin uygun örtünmediği gerekçesiyle gözaltındayken ölmesinin yol açtığı “Jin, jîyan, azadî” protestolarının kanla bastırılmasını, infaz dalgasıyla boğulmasını eleştiren Dr. Muhsin Burhani, daha önce Tahran Üniversitesi’ndeki ceza hukuku ve kriminoloji öğretim üyeliği görevinden alınmıştı.

    ‘CEZASININ KESİNLEŞMESİNİ MÜTEAKİP CEZAEVİNE ÇAĞRILDI’

    İran yargısının Mizan haber ajansı, ünlü hukukçunun daha önce mahkum edildiğini söyledi. “Daha önce adli mahkemelerde bir davanın görülmesi sırasında hüküm giyen Muhsin Burhani’nin cezasının kesinleşmesini müteakip cezaevine çağrıldığını” duyuran Mizan, dava veya hapis cezası hakkında daha fazla ayrıntı vermedi.

    SEÇİM KAMPANYASINDAKİ VAATLER

    “Jin, jîyan azadî” protestoları sırasında İran yönetimini eleştirmesiyle sosyal medyada popüler olan Burhani’nin desteklediği Pezeşkiyan, seçim kampanyası sırasında, zorunlu başörtüsü yasasını gevşetmeyi ve Batı’yla ilişkileri düzeltme girişiminde bulunmayı vaat etti.

    Pezeşkiyan’ın seçim kampanyasında konuşan Burhani de Mahsa Amini’nin gözaltında ölümü üzerine başlayan protestolara karşı güvenlik güçlerinin “cop elektrik şoku ve saçma mermisi” kullandığından söz etti.

    İÇİŞLERİ BAKANINI OYLARI KORUDUĞU İÇİN ÖVDÜKTEN SONRA

    Yönetimi vatandaşlara, özellikle başörtüsü zorunluluğunu ihlalle suçlanan kadınlara baskı uyguladığı için eleştiren Burhani, dün X’te yaptığı paylaşımda “Başörtüsü konusunda İçişleri Bakanı’na yönelik eleştirel tavrım açık, ama halkın oylarını koruduğu için kendisine teşekkür etmeliyiz; Ahmed Vahidi Bey, parlayan, adından söz ettiren güvenilir bir insandı” dedi.

    GÜVENLİK VE İSTİHBARAT KURUMLARI DAVAYLA HEDEF ALDI

    Protestoları destekleyen profesörlerin tasfiyesi sırasında Tahran Üniversitesi’ndeki görevinden alınan, geçen yıl ağustos ayında İran güvenlik ve istihbarat kurumlarının ortak davasının hedefi olan Burhani, o dönemde X’te yaptığı paylaşımda, kendisine dava açanlar arasında İran Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı ve Anayasayı Koruma Konseyi’nin bir üyesinin de bulunduğunu söylemişti.

    Hukukçu “Bire karşı kaç kişi” sorusunu yöneltmişti. (AP, Iran International, Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nobel Barış Ödülü İranlı aktivist Nergis Muhammedi’ye verildi

    Nobel Barış Ödülü İranlı aktivist Nergis Muhammedi’ye verildi


    Muhammedi, ödüle layık görülen 19’uncu kadın ve 2003 yılında ödülü kazanan insan hakları aktivisti Şirin İbadi’den sonra ikinci İranlı kadın oldu.

    REKLAM

    Nobel Barış Ödülü İran’da kadınlara yönelik baskıya karşı mücadele eden ve Mahsa Amini protestoları üzerine tutuklanan aktivist Nergis Muhammedi’ye verildi. Birleşmiş Milletler Muhammedi’nin serbest bırakılmasını istedi.

    Muhammedi, ödüle layık görülen 19’uncu kadın ve 2003 yılında ödülü kazanan insan hakları aktivisti Şirin İbadi’den sonra ikinci İranlı kadın oldu.

    Nobel Barış Ödülü, diğer Nobel ödüllerinden farklı olarak Norveç’te veriliyor. Oslo’da ödülü açıklayan Norveç Nobel Komitesi Başkanı Berit Reiss-Andersen, “Onun cesur mücadelesi çok büyük kişisel bedellere mal oldu. Rejim onu 13 kez tutukladı, beş kez mahkum etti ve toplam 31 yıl hapis ve 154 kırbaç cezasına çarptırdı.” dedi.

    Reiss-Andersen, ödülün Muhammedi’nin lideri olduğu hareketin çalışmalarını teşvik etmesini umduğunu da sözlerine ekledi.

    1979 İslam Devrimi’nden bu yana İran”daki rejime karşı en yoğun protesto hareketlerinden birini ateşleyen olaylarda rejimin şiddetli müdahalesi sonucu 500’den fazla kişi öldürüldü, 22 binden fazla kişi de tutuklandı.

    Protestolardan beri hapiste

    Muhammedi, 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin İran ahlak polisi tarafından gözaltına hayatını kaybetmesi üzerine ülke çapında düzenlenen son protestolar nedeniyle parmaklıklar arkasında.

    Siyasi suçluların tutulduğu Evin cezaevinden The New York Times için bir görüş yazısı kaleme alan Muhammedi, “Hükümetin anlamadığı şey, ne kadar çoğumuzu hapsederlerse o kadar güçlendiğimizdir.” ifadelerini kullandı.

    Muhammedi hapse atılmadan önce İran’da yasaklı olan İnsan Hakları Savunucuları Merkezi’nin başkan yardımcısı olarak merkezi kuran İbadi’ye yakın bir isim olarak biliniyor.

    Mesleği mühendis olan Mohammadi 2018 yılında 2018 Andrei Sakharov Ödülü’ne layık görülmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran’da ahlak polisi geri döndü, başörtüsü denetimleri artacak

    İran’da ahlak polisi geri döndü, başörtüsü denetimleri artacak


    Tahran sokaklarında da erkek ve kadın ahlak polisi ekiplerinin işaretli araçlarla devriye gezdiği görüldü

    İran’da geçtiğimiz aralık ayında feshedildiği söylenen ahlak polisi uygulaması geri geliyor.

    İranlı yetkililer kadınları kamusal alanlarda başörtüsü takmaya zorlamak için yeni bir kampanya başlatırken polis sözcüsü Said Muntazerulmehdi, ahlak polisinin kadınları önce uyarmaya sonra da gözaltına almaya başlayacağını duyurdu.

    Tahran sokaklarında da erkek ve kadın ahlak polisi ekiplerinin işaretli araçlarla devriye gezdiği görüldü.

    Geçen yıl eylül ayında 22 yaşındaki Mahsa Emini ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmişti. Ardından ülke çapında geniş çaplı protestolar patlak vermişti.

    Bu süreçte ahlak polisi büyük oranda devriyelerini sonlandırmış, aralık ayında da tamamen feshedildiği açıklanmıştı.

    Sert bir şekilde bastırılan protestolar, bu yıl başından itibaren kademeli olarak azalmıştı.

    Polisin müdahalesi sırasında 500’den fazla protestocu hayatını kaybetmiş 20 bin kişi de gözaltına alınmıştı.

    İran’ın dini liderleri, başörtüsünü İslami devrimin en önemli ayaklarından biri olarak görüyor. Farklı kıyafetleri ise ‘Batının bozguncu etkisi’ olduğunu savunuyor.

    Başörtüsü takmama, geçen yıl başlayan ve kadınların ön plana çıktığı protestolarda sembol haline gelmişti. 

    Başörtüsü karşıtı gösteriler kısa sürede rejim karşıtlığına dönüşmüş, yöneticiler de protestoları dış güçlerin provokasyonu olarak tanımlamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran’da Mahsa Amini gösterileriyle bağlantılı 2 kişi daha idam edildi

    İran’da Mahsa Amini gösterileriyle bağlantılı 2 kişi daha idam edildi


    İran’daki Kerec kentindeki gösterilerde “bir güvenlik görevlisinin öldürülmesi” suçlamasıyla idama mahkum edilen Muhammed Mehdi Keremi ve Seyid Muhammed Hüseyni isimli iki kişinin cezası infaz edildi.

    Mizan Haber Ajansına göre, Elborz eyaletinin Kerec kentindeki gösterilerde Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Besic milis gücü üyesi Seyid Ruhullah Acemiyan’ın öldürülmesine karışmakla suçlanan Keremi ve Hüseyni idam edildi.

    Tahran yakınlarındaki Kerec kentinde 3 Kasım’daki gösteriler sırasında güvenlik güçlerine yönelik saldırıda bir Besic mensubunun bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili 16 kişi yargılanmış, sanıklardan 5’i “güvenlik görevlilerine saldırıda bulunmak ve kamu düzenini bozmak suretiyle yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak” suçundan idama mahkum edilmişti.

    İdam cezası verilen 3 kişi hakkındaki karar dosyadaki eksikler göz önünde bulundurularak bozulmuş ve yeniden yargılama yolu açılmıştı.

    Dava kapsamında yargılanan 11 sanığın ise “uzun süreli hapis” cezalarına mahkum edildiği bildirilmişti. 

    Uluslararası Af Örgütü söz konusu duruşmaların “normal bir yargı sürecine benzemediği” yönünde bir rapor yayınlamıştı. 

    Ülkede gösteriler nedeniyle onlarca kişi “yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak”, “devlete karşı savaş açmak” gibi suçlamalarla idamla yargılandı, 10’dan fazla göstericiye ölüm cezası verildi.

    İdam cezasına çarptırılan mahkumlardan Muhsin Şikari’nin cezası 8 Aralık’ta, Mecidrıza Rahneverd’in cezası ise 12 Aralık’ta infaz edildi.

    Mahsa Amini isimli 22 yaşındaki Kürt kadının 16 Eylül’de “ahlak polisi” sorgusunda hayatını kaybetmesi sonrası patlak veren ve İran rejimi karşıtı gösterilere dönüşen eylemlere milyonlarca kişi katıldı. Olaylar sırasında İran güvenlik güçlerinin açtığı ateşte 500’ün üzerinde insan yaşamını yitirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran, BM Kadının Statüsü Komisyonu’ndan men edildi

    İran, BM Kadının Statüsü Komisyonu’ndan men edildi

    Mahsa Amini’nin 16 Eylül 2022’de katledilmesinden beri İran rejiminin şiddetini arttırarak barışçıl protestoları bastırmasına yönelik bir başka girişim bugün Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nden (ECOSOC) geldi. Bünyesinde 54 üye ülkeyi bulunduran ECOSOC konseyi bugün oy birliği ile İran hükümetini BM Kadının Statüsü Komisyonu’ndaki yerinden men etti.

    BM Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) 45 üye ülkenin 4 yıl boyunca aktif olduğu, kadın hakları ve kız çocuklarının güçlendirilmesi adına Birleşmiş Milletler ajandası belirleyen en önemli yapılardan birisi. İran İslam Devleti geçtiğimiz mart ayında CSW komisyonundaki yerini almıştı. Mahsa Amini ve onun gibi yüzlerce kadın 2022 İran Protestolarında hayatını kaybetmeden, siyasi tutuklu gençler idam sehpasına çıkartılmadan önce de İran rejiminin kadın haklarını savunan bir komisyonunda yer alıyor olması dünya çapında bilinen kadın hakları örgütleri ve insan hakları aktivistleri tarafından sert bir dille eleştiriyordu.

    Birleşmiş Milletler’in prosedürel yapılanması bazı durumlarda maalesef üye ülkelerin korkunç insan hakları karnelerine rağmen işletilmeye devam ediyor. Fakat komisyonların sivil toplumlardan gelen çağrılara kulak veriyor ve kural dışı uygulamalara karşı pek esnek olmayan bünyesine rağmen aksiyon alıyor olması umut verici. Cenevre bazlı, dünyanın önde gelen insan hakları kurumlarından olan UN Watch, İran’ın CSW’ya dahil edilmiş olmasına karşıt Mart 2022’den beri başarılı bir kampanya çalışması yürütüyordu. Fakat 2022 İran Protestolarının başlaması ile birlikte aralarında İngiltere ve Amerika’nın önde gelen Hollywood aktrisleri Nazanin Nour ve Nazanin Boniadi’nin de bulunduğu bir grup insan hakları savunucusu önce ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, daha sonra da ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris ile tüm dünyanın yakinen takip ettiği görüşmeler gerçekleştirdi. Bu yüksek seviyeli diplomatik girişimlerin arkasından Amerika BM Daimî Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield önderliğinde ECOSOC bünyesinde işleyen BM Kadının Statüsü Komisyonu’ndan İran’ın çıkartılmasına dair bir oylama çağrısında bulunuldu.

    14 Aralık 2022’de gerçekleşen ECOSOC oylamasında ABD BM Büyükelçisi Thomas-Greenfield konuşmasında “İranlı barışçıl aktivistlerin çağrısına cevap vermek için buradayız” dedi. Gerçekten de İran’ın tüm dünyanın gözü önünde kadınlara hayatın hiçbir alanında özgürlük tanımaması, cinsiyetçi rejimi, sadece kadın hakları değil, vatandaşların en temel siyasi, politik, sivil ve ekonomik haklarını sistematik bir şekilde devlet eli ile engellediği bir konjektürde CSW’da yer alması kabul edilemez bir durumdu. Uluslararası en önemli kadın hakları komisyonlarından olan CSW’nun bu lekeden arınmış olması esnekliği gerçekten çok az olan BM diplomasisi için önemli bir zafer.

    Amerika’nın sponsorluğunda gerçekleşen oylamada ECOSOC’un kritik üyelerinden olan İsrail ve Kanada da İranlı insan hakları aktivistlerine verdikleri kamuoyu desteğini gözle görünür kılmaya devam ettiler. İsrail BM Büyükelçisi Gilad Erdan İran ile nükleer silah anlaşması yapan tüm ülkelere iş birliklerini sonlandırmaları adına global bir çağrıda bulundu. Bir diğer kritik açıklama ise İranlı kadınların BM’den taleplerini ilk günden beri etkin bir şekilde destekleyen Kanada BM Büyükelçisi Bob Rae’den geldi. İran’ın BM Kadının Statüsü Komisyonu’ndan menedilmesini istemeyen ülkeleri sert bir dil ile eleştiren Büyükelçi Rae “Kadınların onurlarının çiğnendiği bir durumda daha neyi konuşuyoruz? Bugün burada İran’ın yanında olan ülkeleri bire bir takip ediyor olucaz” dedi ve BM Kadının Statüsü Komisyonu’nun kadınları ve genç kızları katleden bir rejimi bünyesinde bulundurmasının mümkün olmadığını ifade etti.

    Geçtiğimiz Nisan ayında BM İnsan Hakları Konseyi’nden menedilen Rusya, İran rejimine destek verdiğini ve hatta batılı ülkelerin işleyen sistemleri, mekanizmaları bozma konusunda ne kadar teşvikli olduklarını söylemesi üzerine ECOSOC oylamasına ket vurmak üzere oylamanın prosedürlere uygun yapılmadığını iddia ederek konuyla ilgili hukuksal danışmanlık alınması gerektiğine dair bir talepte bulundu fakat bu istek oy birliği ile reddedilerek İran’ın CSW’dan atılması için esas oylamaya geçildi.

    Diktatör ve tek adam rejimlerinin engellemelerine rağmen gerçekleşen toplantı ve oylama sonunda İran geçtiğimiz Mart ayında dahil olduğu BM Kadının Statüsü Komisyonu’ndan menedildi. Mahsa Amini’den sonra zorba rejim polislerinin şiddeti sonrasında vefat eden Nika Shakarami, Hadis Najafi, yada annelerini protestolarda kaybeden çocuklar, asılan İranlı siyasi tutuklular için adaletin tecelli etmesi tek bir oylama ile elbette mümkün değil. Bu yalnızca bir başlangıç, ama sosyal medyayı en etkin şekilde kullanan, insan hakları jargonu ile tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başaran İran halkı için çok önemli bir başarı. İnsanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili etkin adımların uluslararası komisyonlarca hızlı bir şekilde atılıyor olması günümüzün diplomasisinin uluslararası insani değerleri yüceltmesi adına çok kritik.

    Kendi insanını gözünün yaşına bakmadan katleden İranlı üst düzey yetkililerinin aile bireyleri batılı ülkelerde, sözde savundukları İslami değerlerin aksine, gayet modern ve lüks hayatlar sürmeye devam ediyor. Bundan sonraki süreçlerde İranlı devlet insanlarının ailelerinin bulundukları ülkelerdeki vizelerinin iptal edilmesi, seyahat engellerinin getirilmesi, İran dışındaki ekonomik kaynaklarının dondurulması, batılı ülkelerin de büyükelçilerini ivedikle geri çekmesi gerekir. Çünkü diktatör rejimlerle masaya oturulmaz, anlaşma yapılmaz. Savunmasız insanlara karşı devletin tüm imkanlarını kullanarak hak hayat tanımayan sözde yöneticilerle diplomasi yapılmaz. Tek adam rejimlerinin en iyi anladıkları dil birçok farklı şekilde gerçekleşebilecek yaptırımlar ve yalnızlaştırma politikalarıdır. Diktatörler kulübünün birlikteliklerini bozan tüm insan hakları savunucularının bu önemli başarısını kutlarım.

    Daha Fazla Göster:

    BM Ekonomik ve Sosyal KonseyiBM Kadının Statüsü KomisyonuCSWECOSOCİranmahsa amini

    CEMRE ÜLKER
    15 Aralık 2022 HABER İZLENİM

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ŞanoWan’ın 3’üncü Tiyatro Festivali Jîna Mahsa Amini’ye adandı

    ŞanoWan’ın 3’üncü Tiyatro Festivali Jîna Mahsa Amini’ye adandı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Aksu’dan ‘Mahsa Amini’ paylaşımı: Acınız acım, mücadeleniz mücadelemdir

    Aksu’dan ‘Mahsa Amini’ paylaşımı: Acınız acım, mücadeleniz mücadelemdir


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***